1 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Karaganda’da bulunan İskit-Saka ve onun erken dönemine ait piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı

Kazakistan’nın Karaganda bölgesinde bulunan İskit-Saka ve erken dönemine ait 3400 yıllık piramit ile ilgili detaylara ulaşıldı.

Piramidi inceleyen uzmanlar, Karajartas anıt mezarın, Andronovo döneminin son evresini oluşturan Begazı Dandibay döneminden bir hükümdara ait olduğunu belirlendi.

Karajartas anıt mezarı, Karaganda Üniversitesi Sarı Arka Arkeoloji Heyeti tarafından tespit edildi ve 4 kazı sezonunda detaylı çalışmalar gerçekleştirildi.

Kazakistan Cumhuriyeti Milli Müzesinden Dr. Aibar Kassenali ve Dr. Serhan Çınar keşfedilen piramitle ilgili TRT Haber’den Ayşe Şimşek’e değerlendirmelerde bulundu.

Dr. Aibar Kassenali, buluntular üzerinde yapılan karbon 14 analizlerinin sonucuna göre, piramit yapısının Milattan Önce (M.Ö) 14 ile 12. yüzyıllar arasına tarihlendirildiğini; bu tarihlendirmenin anlamını, “Bölgede tespit edilen birden fazla piramidal basamaklı anıt mezarların varlığı, Sarı Arka bozkırları içerisinde yer alan Taldı Nehir vadisinin, Bronz Çağı’nda Andronovo topluluklarınca Mısır’daki Nil Vadisi gibi büyük liderlerinin gömüldüğü krallar vadisi olarak kullanıldığını gösteriyor” sözleriyle açıkladı.

Karajartas anıt mezarı_Kazakistan
Fotoğraf: Dr. Aibar Kassenali

Dr. Aibar Kassenali, mezar odasındaki bulgular incelendiğinde, bozkır piramidinin Andronovo döneminde Kazak bozkırlarına hükmeden yerel bir hükümdar adına yaptırılmış olabileceğini söyledi. Kassenali, Karajartas piramidinde bulunan kesme taşlar ve anıt mezarın boyutuna bakıldığında Bronz Çağı’nda ve bozkır gibi oldukça kurak bir bölgede böylesine devasa bir yapının inşa edilmiş olmasının, Begazı Dandibay topluluklarının ulaşmış olduğu yüksek sanat anlayışı ve zengin ruhani inanışın göstergesi olduğunu vurguladı.

İskit-Saka ve onun erken dönemini oluşturan Begazı Dandibay topluluklarındaki piramidal mezar yapıları hakkında antik dönem tarihi kaynaklarında da bilgiler bulunduğunu belirtenDr. Serhan Çınar ayrıca, Karajartas’ta tespit edilen basamaklı piramidal anıt mezarların tarihi kayıtlarda geçen İskit çağına ait mezar yapılarının erken versiyonları olabileceğinin altını çizdi.

Dr. Serhan Çınar, bölgedeki kazı çalışmaları sırasında anıt mezarların yanı sıra yine Begazı-Dandibay topluluklarına ait olduğu tespit edilen Kent adında bir proto-şehir yerleşkesi de bulunduğunu açıkladı.

Dr. Çınar, “15 hektarlık alana yayılan bu merkez, kronolojik olarak, Ön Asya’daki Troya 4; Yunanistan anakarasındaki Erken Miken dönemi ve Mısır’daki Orta Krallık şehir devletlerinin gelişmiş katmanları ile aynı tarihi dönemde varlık göstermişti. Yerleşke içerisinde labirent kapılar, hendekler ve çıkıntılı surlar vardı. Bu antik kentler, nizami planlı bir sokak ağı ve su toplama sistemleri bulunuyordu.” dedi.

Dr. Aibar Kassenali ayrıca, “Kaya resimlerinden anlaşıldığı kadarıyla bu türden gün dönümleri, Andronovo toplumunda ay ve güneşin birbirine kavuştuğu dönemler olarak algılanmış ve halk nezdinde bu kutsi kavuşma çeşitli şenliklerle kutlanmıştır. Bu doğrultuda Karajartas anıt mezar piramidinin sadece bir mezar alanı olmayıp Andronovo toplulukları için aynı zamanda dini merasimlerin gerçekleştirildiği bir kutsal alan olarak kullanıldığı anlaşılıyor” ifadelerini kullandı.

Karaganda'da İskit-Saka ve onun erken dönemine ait piramit bulundu
Fotoğraf: Dr. Aibar Kassenali

Karajartas piramidinin erken Türk arkeoloji ve tarih araştırmalarındaki yerini Dr. Serhan Çınar, maddeler halinde değerlendirdi:

Begazı Dandibay toplulukları, Proto-Türk kültürünü oluşturan Güney Sibirya’nın Karasuk kültürüyle de yakından bağlantılarının bulunduğunu gösteriyor.

Özellikle Begazı Dandibay evresine ait mozolelerdeki mezar odasına ulaşılan koridorlar, geleneksel Türk dini inanışının bir tezahürü olarak her zaman güneşin doğduğu yöne doğru açılıyor.

Yine bu döneme ait mezarlarda görülen yuvarlak tipli keramik kaplar, bozkır muhitinde kültürel bir devamlılığın simgesi olarak İskit-Saka dönemi ritüel kaplarına, daha ilerleyen dönemde ise Asya Hun döneminden itibaren Türk kabileleri arasında sıklıkla görülen geleneksel dökme kazanların arkaik versiyonlarını oluşturuyor.

Göktürk dönemine ait Türk-Runik yazı karakterleri arasında, Andronovo ve Begazı Dandibay evresine ait birçok tamga piktogramının bulunduğu biliniyor.

Yine mezar alanlarında görülen geometrik süslemeler ve tamga tipi karakterler, etnografik ve tarihi süreklilik açısından Ortaçağ dönemi Türk kabilelerinin sanatında yer buluyor.

Karajartas anıt mezarında ele geçen buluntu
Fotoğraf: Karaganda Üniversitesi Sarı Arka Arkeoloji Heyeti ‘nden Viktor Novozhenov (Facebook)

Proto-Türk kabilelerininde bulunduğu bozkır kabileleri için aidiyetlerin esas belirleyicisi yaşam biçimi oldu. Bu anlamda Karajartas buluntusu gibi bozkır çağına ait bulgular, 19. ve 20. yüzyıl tarih ve arkeoloji çalışmalarında, kültür ve medeniyetin şehir yaşamıyla ölçüldüğü geleneksel yorumların ötesinde global dünya üzerinde bozkır kavimlerinin tarihi rolünü ortaya koyan önemli bulgular olarak karşımıza çıkıyor.

Anıt mezardaki mezar odasında, etrafı granit plaka taşlarla çevrili bir lahit yapısı ve onun içerisinde ise burada gömülü olduğu anlaşılan Andronovo kabile reisine ait bir hükümdarın kafatasına ulaşıldı.

Mezar odasının üst kısmında, hükümdarın şahsi eşyalarının bırakıldığı özel niş alanında ise tunçtan imal edilmiş halkalı bir ok ucu, bir altın yüzük ve üzerinde arkaik dönem yazı üslubuna benzediği düşünülen gizemli bir çömlek parçası tespit edildi.

Mezar odasının çeşitli bölgelerinde ve piramidin çeşitli basamak bölümlerinde, bozkır kabilelerinin geleneksel defin merasimlerinde defin merasimi sırasında kullanılan ritüel amaçlı hayvan kemiklerine de rastlanıldı.

Karajartas anıt mezarı, zemin seviyesinde kare planlı olup dış duvarlar kenarlardan merkeze doğru yükselerek artan üst üste yığılmış granit yığma taşlardan inşa edildi. Anıt mezarı çevreleyen dış çit alanları kil harcıyla birbirine tutturulmuş granit plakalar dizilen menhir taşlarından oluşuyor.

Öte yandan mezar odasını çevreleyen iç duvarlar ile yapının dış hattını çevreleyen menhirler arasında bir geçit alanı tespit edildi.

Anıt mezarın iç kısmında ise küçük taşların üst üste dizilmesiyle yapılmış merkeze doğru kademeli biçimde yükselen 5 yükselti bölümünün bulunduğu anlaşıldı. Burada yapının dış hatlarını oluşturan ikinci duvar, mezar odasını çevreleyen iç duvarın üstüne binecek şekilde zemine dik bir şekilde yerleştirilen çok daha büyük granit plakaların birbirine yakın olarak tasarlamasıyla kapatıldığı görüldü.

Anıt mezarın merkezinin iç ölçüleri 3,5-4,5 metre boyutlarında olup, mezar alanının üst örtü yüksekliği yaklaşık 2 metreye ulaşıyor. Bu yükseltiler, kesme taşların üst üste yerleştirilmesiyle oluşan kuzey-güney ve doğu-batı cephelerinde toplamda 5’er adet basamaklar aracılığıyla sağlanıyor.

“Ön Asya’daki piramit yapılarında görülen eğimli parkur tekniğinin kullanıldığı tespit edildi”

Karaganda Karajartas anıt mezarı
Fotoğraf: Dr. Serhan Çınar

Bu bölgede ayrıca mezar odasını dışarıya bağlayan bir yolun varlığı tespit edildiğini açıklayan Dr. Aibar Kassenali, bu yol ile ilgili şu bilgilerin altını çizdi:

Özellikle Karajartas’taki anıtsal yapı, Kazak bozkırlarındaki ilk piramit yapısı değil.

Taldı Nehri boyunca bu türden piramidal basamaklı anıt mezar tipi yapılara, kazı çalışmaları 1946 yılında A.H Margulan tarafından tamamlanan Androno dönemine ait Sangru 1-3 adlı mezar alanlarında da rastlanıldı. Bu iki mezar alanı gerek daha küçük ebatlı olmaları ve mezar odasına giden bir yol alanlarının bulunmayışıyla Karajartas mozolesinden ayrılıyor.

Dr. Serhan Çınar, Begazı Dandibay kültürüne ilişkin şu bilgileri verdi:

Batı Türkistan sahasının Geç Bronz Çağı’nı temsil eden Begazı Dandibay kültürünün ana ekonomik uğraşısı metal ihracatıydı. Kent şehrinde, metalin dökümü ve Harezm, Urallar ve Yedisu bölgelerine ihraç edilmesi bölgenin elitleri aracılığıyla gerçekleşiyordu.

Özellikle Karajartas piramidini yaptıran Begazı dönemi hükümdarları, güneyde Türkmenistan Namazgâh Tepe 4, batıda Harezm Tagisken buluntuları ve doğuda Altay Dağlarına kadar uzanan geniş bir alana yönelik metal ihracatında bulunuyorlardı. Bu yeni evre bölgede bozkır aristokrasinin şekillendiği yeni bir sosyal elitizm olarak ortaya çıktı. Böylece Kazakistan’da ilk defa bozkır toplulukları arasındaki devlet oluşumunun alt evreleri şekillenmeye başladı.

Kapak Fotoğrafı: Dr. Aibar Kassenali

Banner
Related Articles

Sanxingdui Harabeleri’nde Yeni Keşifler

27 Mart 2021

27 Mart 2021

Kelimenin tam anlamıyla “Üç Yıldız Yığınları” anlamına gelen Sanxingdui, antik Çin’de Shu Krallığı’na ait kültürel bir kalıntıdır. Bu isim, sitedeki 3...

Antik Roma Kolonisi Liternum’da Önemli Arkeolojik Keşifler: Gladyatör Mezarı ve İmparatorluk Dönemi Yapıları Gün Yüzüne Çıktı

22 Mart 2025

22 Mart 2025

İtalya’nın Campania bölgesindeki Giugliano’da bulunan antik Roma kolonisi Liternum’da yapılan son arkeolojik kazılar, koloninin zengin tarihine ışık tutan İmparatorluk dönemine...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Aztek Tapınağının Altında Bulunan Etkileyici Kartal Kabartması

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Modern Mexico City’deki eski bir Aztek tapınağında, bozulmamış durumda olan 600 yıllık bir altın kartal kabartma ortaya çıkarıldı. Antropoloji ve...

Ambar Barajı Suları Altında Kalacak Gre Fılla Höyüğü Taşınıyor

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

M. Ö. 7 binli yıllara ait Çanak Çömleksiz Neolitik Dönem buluntuları keşfedilen Gre Fılla Höyüğü, Ambar Barajı suları altında kalacak....

Dara Antik Kenti’nde keşfedilen agora gün yüzüne çıkarılıyor

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Doğu Roma İmparatorluğu’nun Sasani saldırılarına karşı durmak için kurduğu Dara Antik Kenti’nde bir agora keşfedildi. Şehir, MS 507 yılında imparator...

İzmir Arkeolojisi Müzesi’nde 2 bin yıllık Tanrı Hermes ve Herme heykelcikleri ilk kez sergileniyor

7 Aralık 2022

7 Aralık 2022

İzmir Arkeoloji Müzesi, “12 Ay 12 Sergi” projesi kapsamında müze envanterine kayıtlı olup şimdiye kadar sergilenmemiş 2 bin yıllık Tanrı...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Adana’daki Tatarlı Höyük’te 2 Bin Yıllık Annelik Kültünün İzleri Bulundu

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Adana’nın Ceyhan ilçesindeki Tatarlı Höyük’te bulunan beş küçük pişmiş toprak figürin, Helenistik Dönem’de annelik, çocuk bakımı ve koruyucu inançların gündelik...

Afrika’nın Unutulmuş Krallığı “Kush”

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Sudan’da kurulmuş olan en eski krallıklardan biridir. Bu krallık 5000 yıl önce muhteşem bir krallık kurmuş ve nedense akabinde unutulmuştur....

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Hadrianaupolis’te Roma kalesi ortaya çıkarılıyor

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Karabük Eskipazar ilçesinde bulunan Hadrianaupolis Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazı çalışmalarında 1700 yıllık Roma Kalesi ortaya çıkarılıyor. “Karadeniz’in Zeugması”...

Ukrayna’da bir mağarada 5000 yıllık kadın figürinleri keşfedildi

15 Mayıs 2023

15 Mayıs 2023

Arkeologlar, batı Ukrayna’nın Borshchiv Bölgesi’ndeki Verteba Mağarası’nda bir delik içinde gizlenmiş kilden yapılmış beş kadın figürini keşfettiler. Yaklaşık 5.000 yıl...

Spartacus’un Gladyatör Olduğu Capua Şehrinde Roma Mezarları Keşfedildi

7 Ocak 2021

7 Ocak 2021

İtalya’nın Capua kenti yakınlarında kazı yapan arkeologlar Spartacus’un Gladyatör Olduğu Capua Şehrinde iki antik mezar ortaya çıkardılar. Merkezi Piazza San...

Galler’de nadir, erken bir Orta Çağ mezarlığı ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Arkeologlar, 6. veya 7. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen erken Orta Çağ mezarlığı buldular. Mezarlarda iyi korunmuş halde çıkarılan iskeletlerin...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]