18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İskitlerin Ok Uçlu Paraları

Yerleşik düzene geçilmesiyle birlikte sosya-ekonomik alanda birçok değişimler görülmüştür. Üretimin çeşitlenmesi ve oluşan üretim fazlası sonucunda toplumsal gruplar oluşmaya, meslekler oluşmaya başlamıştır. Üretim fazlası ticaretin gelişmesine ve yazının doğmasına yol açmıştır. Ticarette ilk zamanlar takas yöntemi ile alış-veriş yapılmış ise de zamanla bu yöntem uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Ve takas yöntemi yerini para/sikke dediğimiz materyale bırakmıştır.

Paranın Lidyalılar tarafından bulunduğunu biliyoruz ancak para olarak kabul edebileceğiz değişim materyallerine Lidyalılardan önceki toplumlarda da görmekte olduğumuzu da belirtmeliyiz. Ancak, nümismatik açıdan bu materyallerin para olarak değerlendirilmesi için belli standartlar taşıması- boyut, içerdiği kimyasal bileşimler ve hangi otoritenin bastırdığı- gerektiği için paranın başlangıç tarihini Lidya Kralı Kraisos dönemi olarak başlatırız.

Lidya’dan önce gümüş çubuklar, demir çubuklar kullanılıyordu

M. Ö. 1700 yıllarında Anadolu’da ilk bilinen merkezi devleti kuran Hititler, değiş tokuş aracı olarak gümüş çubuklar kullanmışlardır. Mezopotamya ölçü birimi olarak kullanılan MINA yı alan Hititler, Mezopotamya’dan farklı olarak 1 MINA 40 Şekel (500 gr) olarak değer vermişlerdir. Bu gümüş çubuklar, herhangi bir çizim ve otorite damgası barındırmıyordu.

Anadolu’da yerleşik kültürlerden olan Greklerde Hititlere benzeyen değişim araçları kullanmışlardır. Grekler, ticarette çeşitli madenleri, demir çubukları para olarak değerlendirmişlerdir. Dünya’nın diğer ucuna Çin’e baktığımızda ise bakır ve bronz kalıplarının deniz kabuğu biçiminde kesilerek kullanıldığını görmekteyiz. Paranın değişik şekillerde değişik materyaller kullanılarak üretildiğine dair verdiğimiz bu üç örnek dışında en ilginç örnek İskitlere ait para olacaktır.

İskitlerde para ok ucu şeklinde yapılıyordu.

Göçebe topluluk olarak bilinen İskitler, kültürleriyle insanlık tarihine damga vurmuşlardır. İç Asya’dan göç ederek Anadolu’nun kuzeyine Karadeniz bölgesine kadar inen İskitler, savaşçı kimliği ile ön plana çıkmışlardır. Karadeniz’e yerleşen Kimmerlerin güneye doğru yönelmesini neden olan İskitler, ok ve yay kullanımında ustalaşmışlardır. Öyle ki; Karadeniz’de yerleşik Grekler’in yazarları Karadeniz’i İskit yayına benzetmişlerdir. Ok ve yay ayrıca İskit kültüründe kutsal görülmüş savaş tanrısının doğrudan gücünün bir sembolü olmuştur.

İskitler dönemi savaş ok uçları
İskitler dönemi savaş ok uçları Kaynak: A. Helmuth

İskitler ile ok ve yay takımı özdeşleşmiştir. İskitler, bozkır toplumu olması hasebiyle avcılık ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanda ok ve yay ve diğer savaş aletlerinde n yararlanmışlardır. Asıl kullanım alanı dışında savaş aletlerini gündelik ve diğer işler için kullanımlarını Herodotos; “Kralları Ariantas; İskitlerin kaç kişi olduklarını öğrenmek istemiş, her İskit’in kendisine bir kargı ucu getirmesi için haber salmış; getirmeyen öldürülecekmiş. Pek çok kargı ucu getirilmiş ve o da bunlardan kalıcı bir anıt yaptırmak istemiş. O zaman bu bakır kazan yapılmış, bu Exampeia denilen yerde kurbanlar bunun içine konur. İşte İskitlerin kaç kişi oldukları hakkında dinlediklerim bunlardır” diyerek aktarmıştır. Heredotos’un aktarımında da görüldüğü gibi İskitler, kargılarını nüfus sayımında kullanmışlardır.

Savaş aletlerinden kargı ucunun nüfus sayımında kullanan İskitler, ok uçlarını da para olarak kullanmışlar

Karadeniz’e yerleşen burada koloniler kuran Grek toplumu ile Kimmerleri güneye sürerek bölgeye yerleşen İskitler arasında kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkiler başlamıştır. Her iki toplumda birbirlerine kendi öz değerlerini aşılamış ve karşılıklı kültür alış-verişi yaşanmıştır.

Grekler, M. Ö. 812 yılında Megaranlar ve Miletli denizcilerin kurdukları Sinope kentine yerleşerek Karadeniz’de kolonileşme hareketlerine girişmişlerdir. Grekler, ürettikleri ihtiyaç fazlası ürünleri bölgede pazarlamışlar, kendilerinde olmayan ürünleri de satın alarak ticari hayata yön vermişlerdir. Köle ticaretinin de yapıldığı kolonilerde ki ticari hayatta ilk başta takas usulü benimsemiş -sadece köle ticaretinde gümüş kullanılmış- ancak zamanla sıkıntılar baş göstermeye başlayınca Lidya dönemi öncesi nümismatik olmayan para kullanılmıştır.

Karadeniz bölgesinde Greklerle başlayan ticari hayatta kullanılan ilk para örneği ok uçları olmuştur. Ok uçlarının arkeolojik kayıtlara göre Kimmerler’de para manasına geldiği belirlenmiştir. M. Ö. 8. yy’larında Kimmerler’in ok uçlarını para yerine kullandıkları görülmektedir. Ok uçlarının para olarak kullanımı Kimmerler’den sonra İskitler’de devam ettirmiştir.

Kimmerler'in kullandığı ok uçlu para örnekleri
Kimmerler’in kullandığı ok uçlu para örnekleri Kaynak: museum.com.ua

Kimmer ve İskitlerin ok uçlarının para olarak kullanılmasında ana etken bu iki toplumun demir dökümcülüğünün ileri boyutta olmasına dayandırılabilir. İskitlerde demir dökümcülerin ellerindeki ok ucu kalıplarının para üretimi içinde kullanılmış olmasına yönelik düşünceler bu savı destekler niteliktedir.

İskit ok uçlarının para olarak kullanıldığı yerler

İskit parası diyeceğimiz ok uçları ortalama 0,70 – 4,01 gram aralığında ağırlığa ve 17 – 32,2 milimetre uzunluğa sahiptir. Bu tip ok uçlu paralar Kuzeybatı Karadeniz kıyı kentlerinden olan M.Ö. VI. ile M.Ö. IV. yüzyıllar arasında Apollonia, Kerkinitis, Tomis, Histria,Nikonion, Berezan ve Olbia’da yoğunlukla kullanılmıştır.
Apollonia, Olbia ve Histria kentlerinde, vazoların içinde bu tip ok uçları bulunmuştur. Vazolar haricinde kentlerin mezarlarında da görülmüştür. Mezar bölgelerinde bulunan ok uçlarının sadece para olarak değerlendirilmemesi yönünde düşünceler de bulunmaktadır. Çünkü en nihayetinde İskitler, savaşçı bir toplum ve kurganlarda ölen kişinin savaş aletleri de konulmaktadır.

Grek kolonileri içinde İskit tipi paraların kullanılması, bu bölgelerde İskit egemenliğinin sadece askeri alanda sınırlı kalmayıp, ekonomik alanda da varlığını göstermektedir.

İskitlerin kullandığı ok uçlu para
İskitlerin kullandığı ok uçlu para Kaynak: museum.com.ua

İskitler dönemine tarihlenen, savaş amaçlı oluşturulan ok uçlarının yapılan tahlillerinde ağırlıklı olarak bakırın kullanıldığı ve az miktarda kalay karıştırıldığı tespit edilmiştir. Bronzdan yapılan savaş amaçlı ok uçlarının dışında para amaçlı kullanılan ok uçlarında gümüş ve antimon maddelerinin de karıştırıldığı belirlenmiştir.
Üzerlerinde herhangi bir emare görülmeyen ok uçları M. Ö. VI. yüzyılla birlikte Karadeniz’in kuzeyindeki koloni kentlerinde belirli semboller işlenmeye başlanmıştır. Tahıl ya da tahıl ürünleri alım-satımında kullanılan ok uçları üzerine başak deseni, deniz ürünleri alım-satımında kullanıldığı düşünülen ok uçları üzerine balık deseni işlenmiştir.

Çeşitli şekillerde ok uçlu paralar
Çeşitli şekillerde ok uçlu paralar Kaynak: G. M. Talmatchi

Kimmerler ile birlikte İskitlerinde kullandığı ok uçlu paraların kurganlardan çıkarılan büyük bir bölümü günümüzde Köstence Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

Yazımızda Said Mübin Çalış’ın “Kimmer-İskit Oku Ucu Biçimindeki Paraları” adlı makalesinden yararlanılmıştır. Makaleye “Uluslararası Eskiçağ Tarihi Araştırmaları Dergisi/3/2021 den ulaşabilirsiniz.

Banner
Related Articles

Assos’ta mezar hediyesi 2 bin yıllık düdük keşfedildi

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Çanakkale Ayvacık ilçesinde yer alan Assos Ören Yeri’nde Roma döneminde çocuk mezarlarına konulan pişmiş topraktan yapılmış düdük keşfedildi. 2 bin...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

Bu çizim İzlanda’da şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilir

17 Haziran 2023

17 Haziran 2023

Doğu İzlanda’daki arkeologlar, ülkede şimdiye kadar bulunan en eski resim olabilecek bir Viking gemisi çizilmiş bir kumtaşı buldular. Taş, Doğu...

Myrleia Antik Kenti Açık Hava Müzesi Olacak

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Bursa’nın Mudanya ilçesinde bulunan Myrleia Antik Kenti‘nin, açık hava müzesi olması için beklenen kamulaştırma Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan onay...

Anadolu’da İlk Kez: Perre Antik Kenti’nde Mısır Tanrısı Pataikos’un Figürü Ortaya Çıktı

1 Eylül 2025

1 Eylül 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti kazılarında öyle bir keşif yapıldı ki, sadece bölge tarihini değil, Anadolu ile Mısır arasındaki kültürel bağları...

Karaman’da 1.300 Yıllık Komünyon Ekmeği Bulundu: Üzerinde “Kutsanmış İsa’ya Şükranlarımızla” Yazıyor

11 Ekim 2025

11 Ekim 2025

Karaman’ın Ermenek ilçesindeki Topraktepe (Eirenepolis) Antik Kenti kazılarında, erken Hristiyanlık dönemine ait 1.300 yıllık bezemeli Komünyon ekmeği bulundu. Kültür ve...

Apollon Smintheus Tapınağı’nda 2.000 yıllık mezar ve 10’dan fazla iskelet bulundu

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Çanakkale’deki Apollon Smintheus Tapınağı’nda 2 bin yıllık bir mezar ortaya çıkarıldı. Mezarın içinde 10’dan fazla iskelet bulundu. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine...

Malatya Tohma Kanyonu’nda Anadolu’nun En Eski Resimli Mağaralarından Biri Keşfedildi

13 Haziran 2026

13 Haziran 2026

Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yapılan arazi çalışmaları, Anadolu tarihöncesi için önemli bir keşfi ortaya çıkardı. Bir mağaranın duvarlarında yüze yakın insan...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Asur Ticaret Koloni Döneminden Günümüze Ulaşan Tebligat

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Tebligat, günümüzde resmi işlemlerde bilgilendirme amacı taşıyan belgelere verilen isim olarak tanımlanmaktadır. Tebligat denince ilk akla gelen adli işlemlerdir. Mahkeme...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Büklükale’de Hitit döneminde yaşanan depremin izlerine ulaşıldı

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Anadolu tarihini değiştirecek bulgulara ulaşılan Büklükale kazılarında Hitit döneminde yaşanan depremin yarattığı tahribatın izlerine ulaşıldı. Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale mevkisinde...

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]