25 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İskitlerin Ok Uçlu Paraları

Yerleşik düzene geçilmesiyle birlikte sosya-ekonomik alanda birçok değişimler görülmüştür. Üretimin çeşitlenmesi ve oluşan üretim fazlası sonucunda toplumsal gruplar oluşmaya, meslekler oluşmaya başlamıştır. Üretim fazlası ticaretin gelişmesine ve yazının doğmasına yol açmıştır. Ticarette ilk zamanlar takas yöntemi ile alış-veriş yapılmış ise de zamanla bu yöntem uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Ve takas yöntemi yerini para/sikke dediğimiz materyale bırakmıştır.

Paranın Lidyalılar tarafından bulunduğunu biliyoruz ancak para olarak kabul edebileceğiz değişim materyallerine Lidyalılardan önceki toplumlarda da görmekte olduğumuzu da belirtmeliyiz. Ancak, nümismatik açıdan bu materyallerin para olarak değerlendirilmesi için belli standartlar taşıması- boyut, içerdiği kimyasal bileşimler ve hangi otoritenin bastırdığı- gerektiği için paranın başlangıç tarihini Lidya Kralı Kraisos dönemi olarak başlatırız.

Lidya’dan önce gümüş çubuklar, demir çubuklar kullanılıyordu

M. Ö. 1700 yıllarında Anadolu’da ilk bilinen merkezi devleti kuran Hititler, değiş tokuş aracı olarak gümüş çubuklar kullanmışlardır. Mezopotamya ölçü birimi olarak kullanılan MINA yı alan Hititler, Mezopotamya’dan farklı olarak 1 MINA 40 Şekel (500 gr) olarak değer vermişlerdir. Bu gümüş çubuklar, herhangi bir çizim ve otorite damgası barındırmıyordu.

Anadolu’da yerleşik kültürlerden olan Greklerde Hititlere benzeyen değişim araçları kullanmışlardır. Grekler, ticarette çeşitli madenleri, demir çubukları para olarak değerlendirmişlerdir. Dünya’nın diğer ucuna Çin’e baktığımızda ise bakır ve bronz kalıplarının deniz kabuğu biçiminde kesilerek kullanıldığını görmekteyiz. Paranın değişik şekillerde değişik materyaller kullanılarak üretildiğine dair verdiğimiz bu üç örnek dışında en ilginç örnek İskitlere ait para olacaktır.

İskitlerde para ok ucu şeklinde yapılıyordu.

Göçebe topluluk olarak bilinen İskitler, kültürleriyle insanlık tarihine damga vurmuşlardır. İç Asya’dan göç ederek Anadolu’nun kuzeyine Karadeniz bölgesine kadar inen İskitler, savaşçı kimliği ile ön plana çıkmışlardır. Karadeniz’e yerleşen Kimmerlerin güneye doğru yönelmesini neden olan İskitler, ok ve yay kullanımında ustalaşmışlardır. Öyle ki; Karadeniz’de yerleşik Grekler’in yazarları Karadeniz’i İskit yayına benzetmişlerdir. Ok ve yay ayrıca İskit kültüründe kutsal görülmüş savaş tanrısının doğrudan gücünün bir sembolü olmuştur.

İskitler dönemi savaş ok uçları
İskitler dönemi savaş ok uçları Kaynak: A. Helmuth

İskitler ile ok ve yay takımı özdeşleşmiştir. İskitler, bozkır toplumu olması hasebiyle avcılık ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanda ok ve yay ve diğer savaş aletlerinde n yararlanmışlardır. Asıl kullanım alanı dışında savaş aletlerini gündelik ve diğer işler için kullanımlarını Herodotos; “Kralları Ariantas; İskitlerin kaç kişi olduklarını öğrenmek istemiş, her İskit’in kendisine bir kargı ucu getirmesi için haber salmış; getirmeyen öldürülecekmiş. Pek çok kargı ucu getirilmiş ve o da bunlardan kalıcı bir anıt yaptırmak istemiş. O zaman bu bakır kazan yapılmış, bu Exampeia denilen yerde kurbanlar bunun içine konur. İşte İskitlerin kaç kişi oldukları hakkında dinlediklerim bunlardır” diyerek aktarmıştır. Heredotos’un aktarımında da görüldüğü gibi İskitler, kargılarını nüfus sayımında kullanmışlardır.

Savaş aletlerinden kargı ucunun nüfus sayımında kullanan İskitler, ok uçlarını da para olarak kullanmışlar

Karadeniz’e yerleşen burada koloniler kuran Grek toplumu ile Kimmerleri güneye sürerek bölgeye yerleşen İskitler arasında kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkiler başlamıştır. Her iki toplumda birbirlerine kendi öz değerlerini aşılamış ve karşılıklı kültür alış-verişi yaşanmıştır.

Grekler, M. Ö. 812 yılında Megaranlar ve Miletli denizcilerin kurdukları Sinope kentine yerleşerek Karadeniz’de kolonileşme hareketlerine girişmişlerdir. Grekler, ürettikleri ihtiyaç fazlası ürünleri bölgede pazarlamışlar, kendilerinde olmayan ürünleri de satın alarak ticari hayata yön vermişlerdir. Köle ticaretinin de yapıldığı kolonilerde ki ticari hayatta ilk başta takas usulü benimsemiş -sadece köle ticaretinde gümüş kullanılmış- ancak zamanla sıkıntılar baş göstermeye başlayınca Lidya dönemi öncesi nümismatik olmayan para kullanılmıştır.

Karadeniz bölgesinde Greklerle başlayan ticari hayatta kullanılan ilk para örneği ok uçları olmuştur. Ok uçlarının arkeolojik kayıtlara göre Kimmerler’de para manasına geldiği belirlenmiştir. M. Ö. 8. yy’larında Kimmerler’in ok uçlarını para yerine kullandıkları görülmektedir. Ok uçlarının para olarak kullanımı Kimmerler’den sonra İskitler’de devam ettirmiştir.

Kimmerler'in kullandığı ok uçlu para örnekleri
Kimmerler’in kullandığı ok uçlu para örnekleri Kaynak: museum.com.ua

Kimmer ve İskitlerin ok uçlarının para olarak kullanılmasında ana etken bu iki toplumun demir dökümcülüğünün ileri boyutta olmasına dayandırılabilir. İskitlerde demir dökümcülerin ellerindeki ok ucu kalıplarının para üretimi içinde kullanılmış olmasına yönelik düşünceler bu savı destekler niteliktedir.

İskit ok uçlarının para olarak kullanıldığı yerler

İskit parası diyeceğimiz ok uçları ortalama 0,70 – 4,01 gram aralığında ağırlığa ve 17 – 32,2 milimetre uzunluğa sahiptir. Bu tip ok uçlu paralar Kuzeybatı Karadeniz kıyı kentlerinden olan M.Ö. VI. ile M.Ö. IV. yüzyıllar arasında Apollonia, Kerkinitis, Tomis, Histria,Nikonion, Berezan ve Olbia’da yoğunlukla kullanılmıştır.
Apollonia, Olbia ve Histria kentlerinde, vazoların içinde bu tip ok uçları bulunmuştur. Vazolar haricinde kentlerin mezarlarında da görülmüştür. Mezar bölgelerinde bulunan ok uçlarının sadece para olarak değerlendirilmemesi yönünde düşünceler de bulunmaktadır. Çünkü en nihayetinde İskitler, savaşçı bir toplum ve kurganlarda ölen kişinin savaş aletleri de konulmaktadır.

Grek kolonileri içinde İskit tipi paraların kullanılması, bu bölgelerde İskit egemenliğinin sadece askeri alanda sınırlı kalmayıp, ekonomik alanda da varlığını göstermektedir.

İskitlerin kullandığı ok uçlu para
İskitlerin kullandığı ok uçlu para Kaynak: museum.com.ua

İskitler dönemine tarihlenen, savaş amaçlı oluşturulan ok uçlarının yapılan tahlillerinde ağırlıklı olarak bakırın kullanıldığı ve az miktarda kalay karıştırıldığı tespit edilmiştir. Bronzdan yapılan savaş amaçlı ok uçlarının dışında para amaçlı kullanılan ok uçlarında gümüş ve antimon maddelerinin de karıştırıldığı belirlenmiştir.
Üzerlerinde herhangi bir emare görülmeyen ok uçları M. Ö. VI. yüzyılla birlikte Karadeniz’in kuzeyindeki koloni kentlerinde belirli semboller işlenmeye başlanmıştır. Tahıl ya da tahıl ürünleri alım-satımında kullanılan ok uçları üzerine başak deseni, deniz ürünleri alım-satımında kullanıldığı düşünülen ok uçları üzerine balık deseni işlenmiştir.

Çeşitli şekillerde ok uçlu paralar
Çeşitli şekillerde ok uçlu paralar Kaynak: G. M. Talmatchi

Kimmerler ile birlikte İskitlerinde kullandığı ok uçlu paraların kurganlardan çıkarılan büyük bir bölümü günümüzde Köstence Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

Yazımızda Said Mübin Çalış’ın “Kimmer-İskit Oku Ucu Biçimindeki Paraları” adlı makalesinden yararlanılmıştır. Makaleye “Uluslararası Eskiçağ Tarihi Araştırmaları Dergisi/3/2021 den ulaşabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Kültepe’de bulunan 2000 yıllık Anisa Levhası, o dönemde Anadolu’da Yunanca konuşulduğunu gösteriyor

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

Asur ticaret koloni çağının en önemli karumu olan Kültepe/Kanesh de yapılan kazılarda bulunan 2000 yıllık meclis kararına sahip Anisa Levhası,...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

İzmir Arkeoloji Müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesine Bir Prenses Kemeri İle Başladı

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyecek. Projeye ilk olarak Urartu Krallığından...

Hititlerin amansız düşmanları Kaşkalar’a ait ilk arkeolojik kanıtlar keşfedildi

16 Ocak 2025

16 Ocak 2025

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hint-Avrupalı Hititlerin amansız düşmanları Kaşkalar tarih sahnesinde gizemli bir topluluk olarak kaldı. Karadeniz bölgesinde yaşayan...

Haydarpaşa Gar Alanı, Arkeopark ve Gar Kompleksi, tasarım konseptiyle dünyada bir ilk olacak

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Haydarpaşa Gar alanı için beklenen müjdeyi verdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu...

Trabzon’da 700 Yıllık Kilise Müze Oluyor

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

St. Michael kilisesinin 2018 yılında başlayan restorasyonu tamamlandı. Trabzon’un Akçaabat beldesinde bulunan 7 asırlık kilisenin bundan sonra müze olarak hizmet...

Bolu’da işçiler Roma Dönemi lahit buldular

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Bolu’da bir inşaatın bahçe duvarının temelini kazan işçiler Roma Dönemi’nde ait olduğu düşünülen lahit ortaya çıkardılar. Bolu Tepecik Mahallesi’nde bir...

Afyonkarahisar’da Tanrı Apollon Heykeli Bulundu

30 Mayıs 2021

30 Mayıs 2021

Afyonkarahisar’da kanalizasyon çalışmaları sırasında Tanrı Apollon‘a ait olduğu düşünülen heykel bulundu. Afyonkarahisar Sinanpaşa Belediyesi’nin sınırları içerisinde yer alan Sinanpaşa Höyüğü...

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

Uşaklı Höyük’te ortaya çıkarılan dairesel yapı kutsal Hitit kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir

27 Aralık 2022

27 Aralık 2022

Uşaklı Höyük kazılarında ortaya çıkarılan dairesel yapı kayıp Hitit kutsal kenti Zippalanda’yı işaret ediyor olabilir. Bu savı geçtiğimiz kazı sezonlarında...

Amida Höyük’te Halaf Dönemi Ev Planı Görüldü

24 Ekim 2021

24 Ekim 2021

Diyarbakır merkez Sur ilçesinde bulunan Amida Höyük’te Halaf dönemi ev planı görüldü. Höyük’te ayrıca, 3 tabakada yanık izleri ile karşılaşıldı....

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

Anadolu’da Tek Tanrı İnancının Kökleri Oluz Höyük’te Bulundu!

21 Ekim 2020

21 Ekim 2020

Tek Tanrılı inancın Ön Asya da ki ilk örneğidir Zerdüştçülük. Ve bu inancın temeli diyebileceğimiz kanıtlara da Oluz Höyük’te ulaşıldı....

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

26 Mayıs 2021

26 Mayıs 2021

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve...

Ulucak Höyüğü’nde Tilki Postlu 8 Bin Yıllık Erkek Figürü Gün Yüzüne Çıkarıldı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

İzmir’in Kemalpaşa ilçesinde yer alan ve kentin bilinen en eski yerleşim alanı kabul edilen Ulucak Höyüğü’nde yürütülen kazılarda, 8 bin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]