8 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İskitlerin Ok Uçlu Paraları

Yerleşik düzene geçilmesiyle birlikte sosya-ekonomik alanda birçok değişimler görülmüştür. Üretimin çeşitlenmesi ve oluşan üretim fazlası sonucunda toplumsal gruplar oluşmaya, meslekler oluşmaya başlamıştır. Üretim fazlası ticaretin gelişmesine ve yazının doğmasına yol açmıştır. Ticarette ilk zamanlar takas yöntemi ile alış-veriş yapılmış ise de zamanla bu yöntem uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Ve takas yöntemi yerini para/sikke dediğimiz materyale bırakmıştır.

Paranın Lidyalılar tarafından bulunduğunu biliyoruz ancak para olarak kabul edebileceğiz değişim materyallerine Lidyalılardan önceki toplumlarda da görmekte olduğumuzu da belirtmeliyiz. Ancak, nümismatik açıdan bu materyallerin para olarak değerlendirilmesi için belli standartlar taşıması- boyut, içerdiği kimyasal bileşimler ve hangi otoritenin bastırdığı- gerektiği için paranın başlangıç tarihini Lidya Kralı Kraisos dönemi olarak başlatırız.

Lidya’dan önce gümüş çubuklar, demir çubuklar kullanılıyordu

M. Ö. 1700 yıllarında Anadolu’da ilk bilinen merkezi devleti kuran Hititler, değiş tokuş aracı olarak gümüş çubuklar kullanmışlardır. Mezopotamya ölçü birimi olarak kullanılan MINA yı alan Hititler, Mezopotamya’dan farklı olarak 1 MINA 40 Şekel (500 gr) olarak değer vermişlerdir. Bu gümüş çubuklar, herhangi bir çizim ve otorite damgası barındırmıyordu.

Anadolu’da yerleşik kültürlerden olan Greklerde Hititlere benzeyen değişim araçları kullanmışlardır. Grekler, ticarette çeşitli madenleri, demir çubukları para olarak değerlendirmişlerdir. Dünya’nın diğer ucuna Çin’e baktığımızda ise bakır ve bronz kalıplarının deniz kabuğu biçiminde kesilerek kullanıldığını görmekteyiz. Paranın değişik şekillerde değişik materyaller kullanılarak üretildiğine dair verdiğimiz bu üç örnek dışında en ilginç örnek İskitlere ait para olacaktır.

İskitlerde para ok ucu şeklinde yapılıyordu.

Göçebe topluluk olarak bilinen İskitler, kültürleriyle insanlık tarihine damga vurmuşlardır. İç Asya’dan göç ederek Anadolu’nun kuzeyine Karadeniz bölgesine kadar inen İskitler, savaşçı kimliği ile ön plana çıkmışlardır. Karadeniz’e yerleşen Kimmerlerin güneye doğru yönelmesini neden olan İskitler, ok ve yay kullanımında ustalaşmışlardır. Öyle ki; Karadeniz’de yerleşik Grekler’in yazarları Karadeniz’i İskit yayına benzetmişlerdir. Ok ve yay ayrıca İskit kültüründe kutsal görülmüş savaş tanrısının doğrudan gücünün bir sembolü olmuştur.

İskitler dönemi savaş ok uçları
İskitler dönemi savaş ok uçları Kaynak: A. Helmuth

İskitler ile ok ve yay takımı özdeşleşmiştir. İskitler, bozkır toplumu olması hasebiyle avcılık ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanda ok ve yay ve diğer savaş aletlerinde n yararlanmışlardır. Asıl kullanım alanı dışında savaş aletlerini gündelik ve diğer işler için kullanımlarını Herodotos; “Kralları Ariantas; İskitlerin kaç kişi olduklarını öğrenmek istemiş, her İskit’in kendisine bir kargı ucu getirmesi için haber salmış; getirmeyen öldürülecekmiş. Pek çok kargı ucu getirilmiş ve o da bunlardan kalıcı bir anıt yaptırmak istemiş. O zaman bu bakır kazan yapılmış, bu Exampeia denilen yerde kurbanlar bunun içine konur. İşte İskitlerin kaç kişi oldukları hakkında dinlediklerim bunlardır” diyerek aktarmıştır. Heredotos’un aktarımında da görüldüğü gibi İskitler, kargılarını nüfus sayımında kullanmışlardır.

Savaş aletlerinden kargı ucunun nüfus sayımında kullanan İskitler, ok uçlarını da para olarak kullanmışlar

Karadeniz’e yerleşen burada koloniler kuran Grek toplumu ile Kimmerleri güneye sürerek bölgeye yerleşen İskitler arasında kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkiler başlamıştır. Her iki toplumda birbirlerine kendi öz değerlerini aşılamış ve karşılıklı kültür alış-verişi yaşanmıştır.

Grekler, M. Ö. 812 yılında Megaranlar ve Miletli denizcilerin kurdukları Sinope kentine yerleşerek Karadeniz’de kolonileşme hareketlerine girişmişlerdir. Grekler, ürettikleri ihtiyaç fazlası ürünleri bölgede pazarlamışlar, kendilerinde olmayan ürünleri de satın alarak ticari hayata yön vermişlerdir. Köle ticaretinin de yapıldığı kolonilerde ki ticari hayatta ilk başta takas usulü benimsemiş -sadece köle ticaretinde gümüş kullanılmış- ancak zamanla sıkıntılar baş göstermeye başlayınca Lidya dönemi öncesi nümismatik olmayan para kullanılmıştır.

Karadeniz bölgesinde Greklerle başlayan ticari hayatta kullanılan ilk para örneği ok uçları olmuştur. Ok uçlarının arkeolojik kayıtlara göre Kimmerler’de para manasına geldiği belirlenmiştir. M. Ö. 8. yy’larında Kimmerler’in ok uçlarını para yerine kullandıkları görülmektedir. Ok uçlarının para olarak kullanımı Kimmerler’den sonra İskitler’de devam ettirmiştir.

Kimmerler'in kullandığı ok uçlu para örnekleri
Kimmerler’in kullandığı ok uçlu para örnekleri Kaynak: museum.com.ua

Kimmer ve İskitlerin ok uçlarının para olarak kullanılmasında ana etken bu iki toplumun demir dökümcülüğünün ileri boyutta olmasına dayandırılabilir. İskitlerde demir dökümcülerin ellerindeki ok ucu kalıplarının para üretimi içinde kullanılmış olmasına yönelik düşünceler bu savı destekler niteliktedir.

İskit ok uçlarının para olarak kullanıldığı yerler

İskit parası diyeceğimiz ok uçları ortalama 0,70 – 4,01 gram aralığında ağırlığa ve 17 – 32,2 milimetre uzunluğa sahiptir. Bu tip ok uçlu paralar Kuzeybatı Karadeniz kıyı kentlerinden olan M.Ö. VI. ile M.Ö. IV. yüzyıllar arasında Apollonia, Kerkinitis, Tomis, Histria,Nikonion, Berezan ve Olbia’da yoğunlukla kullanılmıştır.
Apollonia, Olbia ve Histria kentlerinde, vazoların içinde bu tip ok uçları bulunmuştur. Vazolar haricinde kentlerin mezarlarında da görülmüştür. Mezar bölgelerinde bulunan ok uçlarının sadece para olarak değerlendirilmemesi yönünde düşünceler de bulunmaktadır. Çünkü en nihayetinde İskitler, savaşçı bir toplum ve kurganlarda ölen kişinin savaş aletleri de konulmaktadır.

Grek kolonileri içinde İskit tipi paraların kullanılması, bu bölgelerde İskit egemenliğinin sadece askeri alanda sınırlı kalmayıp, ekonomik alanda da varlığını göstermektedir.

İskitlerin kullandığı ok uçlu para
İskitlerin kullandığı ok uçlu para Kaynak: museum.com.ua

İskitler dönemine tarihlenen, savaş amaçlı oluşturulan ok uçlarının yapılan tahlillerinde ağırlıklı olarak bakırın kullanıldığı ve az miktarda kalay karıştırıldığı tespit edilmiştir. Bronzdan yapılan savaş amaçlı ok uçlarının dışında para amaçlı kullanılan ok uçlarında gümüş ve antimon maddelerinin de karıştırıldığı belirlenmiştir.
Üzerlerinde herhangi bir emare görülmeyen ok uçları M. Ö. VI. yüzyılla birlikte Karadeniz’in kuzeyindeki koloni kentlerinde belirli semboller işlenmeye başlanmıştır. Tahıl ya da tahıl ürünleri alım-satımında kullanılan ok uçları üzerine başak deseni, deniz ürünleri alım-satımında kullanıldığı düşünülen ok uçları üzerine balık deseni işlenmiştir.

Çeşitli şekillerde ok uçlu paralar
Çeşitli şekillerde ok uçlu paralar Kaynak: G. M. Talmatchi

Kimmerler ile birlikte İskitlerinde kullandığı ok uçlu paraların kurganlardan çıkarılan büyük bir bölümü günümüzde Köstence Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

Yazımızda Said Mübin Çalış’ın “Kimmer-İskit Oku Ucu Biçimindeki Paraları” adlı makalesinden yararlanılmıştır. Makaleye “Uluslararası Eskiçağ Tarihi Araştırmaları Dergisi/3/2021 den ulaşabilirsiniz.

Banner
Related Articles

Antik Karya’nın 2.500 Yıllık Dor Düzenli Kaya Mezarı Koruma Altına Alındı

29 Aralık 2025

29 Aralık 2025

Marmaris’te, yaklaşık 2.500 yıl önce kayaya oyularak inşa edilmiş anıtsal bir mezar yapısı koruma altına alındı. Yeşilbelde Kaya Mezarı olarak...

Japon Arkeologlar Kaman Kalehöyük’te 4.200 Yıllık Demir İşçiliğine Dair Kanıt Buldu

19 Şubat 2025

19 Şubat 2025

Japon arkeologlar, Orta Anadolu’daki Kaman Kalehöyük kazı alanında 4.200 yıllık bir Tunç Çağı katmanında demir işçiliğinin tarihini değiştirebilecek önemli kanıtlar...

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

2 Mayıs 2026

2 Mayıs 2026

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir...

Magnesia kazılarında Zeus Tapınağı’nın Giriş Kapısı Ortaya Çıkarılıyor

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

Efsaneye göre Thessalia’dan gelen Magnetler tarafından kurulmuş olan Magnesia Antik Kenti’nde Zeus Tapınağı’nın giriş kapısı ortaya çıkarılmaya başlandı. Aydın ilinin...

Defineciler Van’da 2 bin 700 Yıllık Urartu Tapınağı Buldular

18 Haziran 2022

18 Haziran 2022

Van’ın 28 kilometre kuzeybatısında yer alan Alaköy’deki Garibin Tepe’de defineciler, 2 bin 700 yıllık Urartu tapınağı ortaya çıkardılar. İlk görüntüleri...

Bergama Antik Kenti Dijital Ortamda Yerini Aldı

1 Şubat 2021

1 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının da izniyle, Alman Enstitüsünün yaptığı çalışmalar sonucu  Bergama Antik Kenti MÖ. 3 yy. daki hali ile...

Hatay’daki Üçağızlı II Mağarası, Neandertaller ile Modern İnsanlar Arasındaki 20 Bin Yıllık Kültürel Sürekliliği Ortaya Koydu

7 Temmuz 2026

7 Temmuz 2026

Hatay’daki Üçağızlı II Mağarası’nda yürütülen araştırmalar, Neandertaller ile modern insanlar arasındaki geçiş sürecine ilişkin yerleşik görüşleri yeniden değerlendirmeye açabilecek bulgular...

Diyarbakır Surları’nda 1500 yıllık kandil bulundu

1 Eylül 2022

1 Eylül 2022

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Büroları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan ‘Surlarda Diriliş’ temasıyla...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

6 Bin Yıllık Tarihin İzinde: Kültepe Kaniş-Karum’da 77. Yıl Kazıları Başlıyor

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Kayseri’nin tarihi zenginliklerini gün yüzüne çıkaran Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde, bu yıl 77. yıl kazı çalışmaları başlıyor. “Anadolu tarihinin başladığı...

Kutsal Havariler Kilisesi’nde bir köle tarafından Tanrıya adanmış mozaik ortaya çıkarıldı

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Hatay’ın Arsuz ilçesinde tesadüfen bulunan Kutsal Havariler Kilisesi’nde kazı çalışmaları devam ediyor. 2007 yılında Hataylı çiftçi Mehmet Keleş sahip olduğu...

Tarihi Urartulara dayanan Zernaki Tepe’de kale suru ortaya çıkarıldı

14 Ekim 2022

14 Ekim 2022

Van’ın Erçiş ilçesi Yukarı Işıklı mahallesinde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi’nin tek ızgara planlı antik kenti Zernaki Tepe’de kale suru...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

Aççana Höyük’te Hitit tarihini etkileyecek 3250 yıllık mühür bulundu

19 Kasım 2021

19 Kasım 2021

Aççana Höyük kazılarında ortaya çıkarılan 3250 yıllık mühür baskısı ve kil tablet Hitit tarihini etkileyecek önemli bir keşif olarak değerlendiriliyor....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]