1 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İskitlerin Ok Uçlu Paraları

Yerleşik düzene geçilmesiyle birlikte sosya-ekonomik alanda birçok değişimler görülmüştür. Üretimin çeşitlenmesi ve oluşan üretim fazlası sonucunda toplumsal gruplar oluşmaya, meslekler oluşmaya başlamıştır. Üretim fazlası ticaretin gelişmesine ve yazının doğmasına yol açmıştır. Ticarette ilk zamanlar takas yöntemi ile alış-veriş yapılmış ise de zamanla bu yöntem uygulanabilirliğini kaybetmiştir. Ve takas yöntemi yerini para/sikke dediğimiz materyale bırakmıştır.

Paranın Lidyalılar tarafından bulunduğunu biliyoruz ancak para olarak kabul edebileceğiz değişim materyallerine Lidyalılardan önceki toplumlarda da görmekte olduğumuzu da belirtmeliyiz. Ancak, nümismatik açıdan bu materyallerin para olarak değerlendirilmesi için belli standartlar taşıması- boyut, içerdiği kimyasal bileşimler ve hangi otoritenin bastırdığı- gerektiği için paranın başlangıç tarihini Lidya Kralı Kraisos dönemi olarak başlatırız.

Lidya’dan önce gümüş çubuklar, demir çubuklar kullanılıyordu

M. Ö. 1700 yıllarında Anadolu’da ilk bilinen merkezi devleti kuran Hititler, değiş tokuş aracı olarak gümüş çubuklar kullanmışlardır. Mezopotamya ölçü birimi olarak kullanılan MINA yı alan Hititler, Mezopotamya’dan farklı olarak 1 MINA 40 Şekel (500 gr) olarak değer vermişlerdir. Bu gümüş çubuklar, herhangi bir çizim ve otorite damgası barındırmıyordu.

Anadolu’da yerleşik kültürlerden olan Greklerde Hititlere benzeyen değişim araçları kullanmışlardır. Grekler, ticarette çeşitli madenleri, demir çubukları para olarak değerlendirmişlerdir. Dünya’nın diğer ucuna Çin’e baktığımızda ise bakır ve bronz kalıplarının deniz kabuğu biçiminde kesilerek kullanıldığını görmekteyiz. Paranın değişik şekillerde değişik materyaller kullanılarak üretildiğine dair verdiğimiz bu üç örnek dışında en ilginç örnek İskitlere ait para olacaktır.

İskitlerde para ok ucu şeklinde yapılıyordu.

Göçebe topluluk olarak bilinen İskitler, kültürleriyle insanlık tarihine damga vurmuşlardır. İç Asya’dan göç ederek Anadolu’nun kuzeyine Karadeniz bölgesine kadar inen İskitler, savaşçı kimliği ile ön plana çıkmışlardır. Karadeniz’e yerleşen Kimmerlerin güneye doğru yönelmesini neden olan İskitler, ok ve yay kullanımında ustalaşmışlardır. Öyle ki; Karadeniz’de yerleşik Grekler’in yazarları Karadeniz’i İskit yayına benzetmişlerdir. Ok ve yay ayrıca İskit kültüründe kutsal görülmüş savaş tanrısının doğrudan gücünün bir sembolü olmuştur.

İskitler dönemi savaş ok uçları
İskitler dönemi savaş ok uçları Kaynak: A. Helmuth

İskitler ile ok ve yay takımı özdeşleşmiştir. İskitler, bozkır toplumu olması hasebiyle avcılık ve güvenlik başta olmak üzere birçok alanda ok ve yay ve diğer savaş aletlerinde n yararlanmışlardır. Asıl kullanım alanı dışında savaş aletlerini gündelik ve diğer işler için kullanımlarını Herodotos; “Kralları Ariantas; İskitlerin kaç kişi olduklarını öğrenmek istemiş, her İskit’in kendisine bir kargı ucu getirmesi için haber salmış; getirmeyen öldürülecekmiş. Pek çok kargı ucu getirilmiş ve o da bunlardan kalıcı bir anıt yaptırmak istemiş. O zaman bu bakır kazan yapılmış, bu Exampeia denilen yerde kurbanlar bunun içine konur. İşte İskitlerin kaç kişi oldukları hakkında dinlediklerim bunlardır” diyerek aktarmıştır. Heredotos’un aktarımında da görüldüğü gibi İskitler, kargılarını nüfus sayımında kullanmışlardır.

Savaş aletlerinden kargı ucunun nüfus sayımında kullanan İskitler, ok uçlarını da para olarak kullanmışlar

Karadeniz’e yerleşen burada koloniler kuran Grek toplumu ile Kimmerleri güneye sürerek bölgeye yerleşen İskitler arasında kültürel, sosyal ve ekonomik ilişkiler başlamıştır. Her iki toplumda birbirlerine kendi öz değerlerini aşılamış ve karşılıklı kültür alış-verişi yaşanmıştır.

Grekler, M. Ö. 812 yılında Megaranlar ve Miletli denizcilerin kurdukları Sinope kentine yerleşerek Karadeniz’de kolonileşme hareketlerine girişmişlerdir. Grekler, ürettikleri ihtiyaç fazlası ürünleri bölgede pazarlamışlar, kendilerinde olmayan ürünleri de satın alarak ticari hayata yön vermişlerdir. Köle ticaretinin de yapıldığı kolonilerde ki ticari hayatta ilk başta takas usulü benimsemiş -sadece köle ticaretinde gümüş kullanılmış- ancak zamanla sıkıntılar baş göstermeye başlayınca Lidya dönemi öncesi nümismatik olmayan para kullanılmıştır.

Karadeniz bölgesinde Greklerle başlayan ticari hayatta kullanılan ilk para örneği ok uçları olmuştur. Ok uçlarının arkeolojik kayıtlara göre Kimmerler’de para manasına geldiği belirlenmiştir. M. Ö. 8. yy’larında Kimmerler’in ok uçlarını para yerine kullandıkları görülmektedir. Ok uçlarının para olarak kullanımı Kimmerler’den sonra İskitler’de devam ettirmiştir.

Kimmerler'in kullandığı ok uçlu para örnekleri
Kimmerler’in kullandığı ok uçlu para örnekleri Kaynak: museum.com.ua

Kimmer ve İskitlerin ok uçlarının para olarak kullanılmasında ana etken bu iki toplumun demir dökümcülüğünün ileri boyutta olmasına dayandırılabilir. İskitlerde demir dökümcülerin ellerindeki ok ucu kalıplarının para üretimi içinde kullanılmış olmasına yönelik düşünceler bu savı destekler niteliktedir.

İskit ok uçlarının para olarak kullanıldığı yerler

İskit parası diyeceğimiz ok uçları ortalama 0,70 – 4,01 gram aralığında ağırlığa ve 17 – 32,2 milimetre uzunluğa sahiptir. Bu tip ok uçlu paralar Kuzeybatı Karadeniz kıyı kentlerinden olan M.Ö. VI. ile M.Ö. IV. yüzyıllar arasında Apollonia, Kerkinitis, Tomis, Histria,Nikonion, Berezan ve Olbia’da yoğunlukla kullanılmıştır.
Apollonia, Olbia ve Histria kentlerinde, vazoların içinde bu tip ok uçları bulunmuştur. Vazolar haricinde kentlerin mezarlarında da görülmüştür. Mezar bölgelerinde bulunan ok uçlarının sadece para olarak değerlendirilmemesi yönünde düşünceler de bulunmaktadır. Çünkü en nihayetinde İskitler, savaşçı bir toplum ve kurganlarda ölen kişinin savaş aletleri de konulmaktadır.

Grek kolonileri içinde İskit tipi paraların kullanılması, bu bölgelerde İskit egemenliğinin sadece askeri alanda sınırlı kalmayıp, ekonomik alanda da varlığını göstermektedir.

İskitlerin kullandığı ok uçlu para
İskitlerin kullandığı ok uçlu para Kaynak: museum.com.ua

İskitler dönemine tarihlenen, savaş amaçlı oluşturulan ok uçlarının yapılan tahlillerinde ağırlıklı olarak bakırın kullanıldığı ve az miktarda kalay karıştırıldığı tespit edilmiştir. Bronzdan yapılan savaş amaçlı ok uçlarının dışında para amaçlı kullanılan ok uçlarında gümüş ve antimon maddelerinin de karıştırıldığı belirlenmiştir.
Üzerlerinde herhangi bir emare görülmeyen ok uçları M. Ö. VI. yüzyılla birlikte Karadeniz’in kuzeyindeki koloni kentlerinde belirli semboller işlenmeye başlanmıştır. Tahıl ya da tahıl ürünleri alım-satımında kullanılan ok uçları üzerine başak deseni, deniz ürünleri alım-satımında kullanıldığı düşünülen ok uçları üzerine balık deseni işlenmiştir.

Çeşitli şekillerde ok uçlu paralar
Çeşitli şekillerde ok uçlu paralar Kaynak: G. M. Talmatchi

Kimmerler ile birlikte İskitlerinde kullandığı ok uçlu paraların kurganlardan çıkarılan büyük bir bölümü günümüzde Köstence Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.

 

Yazımızda Said Mübin Çalış’ın “Kimmer-İskit Oku Ucu Biçimindeki Paraları” adlı makalesinden yararlanılmıştır. Makaleye “Uluslararası Eskiçağ Tarihi Araştırmaları Dergisi/3/2021 den ulaşabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Haydarpaşa Gar Alanı, Arkeopark ve Gar Kompleksi, tasarım konseptiyle dünyada bir ilk olacak

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Haydarpaşa Gar alanı için beklenen müjdeyi verdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu...

Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin 600 yıllık damga mühür ortaya çıkarıldı

12 Ekim 2022

12 Ekim 2022

Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Halil Tekin başkanlığında devam eden Domuztepe Höyüğü kazılarında 7 bin...

Amasra’da lojman inşaatı için yapılan sondaj çalışması sırasında Roma eserleri bulundu

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Bartın’ın Amasra ilçesinde bir site inşaatı için yapılan sondaj çalışması sırasında Roma dönemine ait altın küpeler, yüzükler, gözyaşı şişeleri ve...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

2 Bin 200 Yıllık Antik Tiyatro Kazılmaya Başladı

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Bursa’nın Nilüfer ilçesi Gölyazı mahallesinde bulunan 2 bin 200 yıllık antik tiyatro alanının kazı çalışması başladı Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile...

Tozkoparan Höyük kazılarında çocuk iskeleti ortaya çıkarıldı

11 Ağustos 2021

11 Ağustos 2021

Tunceli Pertek ilçesi Tozkoparan köyünde yer alan Tozkoparan höyük de gerçekleştirilen kurtarma kazılarında çocuk iskeleti ortaya çıkarıldı. 2019 yılında tutulan...

Düzce’de Roma dönemine ait olduğu düşünülen pişmiş topraktan yapılmış bir tiyatro bileti bulundu

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Düzce’de bulunan Prusias Ad Hypium Antik Kenti’nde, Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen pişmiş topraktan yapılmış tiyatro bileti bulundu ....

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Zeus Tapınağı’nın Ortaya Çıkarılması Planlanıyor

9 Temmuz 2021

9 Temmuz 2021

Magnesia Antik Kenti 2021 kazı çalışmalarında kent içerisinde yer alan Zeus Tapınağı’nın ortaya çıkarılması planlanıyor. Aydın’ın Germencik İlçesi, Ortaklar Bucağı’na...

Zile Kalesi’nde Kayalara Oyularak Yapılmış Antik Tiyatro Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

Tokat’ın Zile ilçesinde bulunan 4 bin yıllık höyük üzerine kurulu Zile Kalesi’nde kayalara oyularak yapılmış antik tiyatronun toprak altında kalan...

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

Gedikkaya Mağarası’nda 16500 yıllık adak çukuru içinde taş heykelcik keşfedildi

17 Aralık 2022

17 Aralık 2022

Bilecik’in İnhisar ilçesinde bulunan Gedikkaya Mağarası’nda Paleolitik Çağ’dan Neolitik Çağ’a geçiş evresi olan Epi-paleolitik döneme ait 16500 yıllık adak çukuru...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

Japon Arkeologlar Kaman Kalehöyük’te 4.200 Yıllık Demir İşçiliğine Dair Kanıt Buldu

19 Şubat 2025

19 Şubat 2025

Japon arkeologlar, Orta Anadolu’daki Kaman Kalehöyük kazı alanında 4.200 yıllık bir Tunç Çağı katmanında demir işçiliğinin tarihini değiştirebilecek önemli kanıtlar...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]