1 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İnsanda Toplama Biriktirme Duygusu 100.000 Yıl Öncesine Dayanıyor

Güney Afrika’da kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, insanda toplama ve biriktirme duygusunu gösteren bulgulara ulaştılar. Arkeologlar ayrıca, deniz kenarında ve iç kesimlerde yaşayan insan grupları arasında yaşam kültürü açısından bir fark olmadığını da raporladılar.

Griffith Üniversitesi arkeoloğu Jayne Wilkins ve meslektaşları, kısa süre önce denize kıyısı olmayan insanların kıyıdaki benzerleri kadar modern olduklarına dair kanıtlar ortaya çıkardılar.

125.000 ila 70.000 yıl önce, insanlar bazı modern şeyler yapmaya başladılar. Pratik bir sebep olmadan küçük nesneler toplamak, eşyaları pigmentlerle süslemek ve su ve hatta yiyecekleri kaplarda saklamak. Bu davranışların izlendiği kanıtların olduğu en eski siteler, Güney Afrika kıyı şeridinde yer almaktadır. Bugün, bu önemli yerlerin çoğu tam kıyıdadır, ancak Pleistosen döneminde bile, deniz seviyelerinin daha düşük olduğu zamanlarda, orada yaşayan insanların deniz kaynaklarını kullanması için yeterince yakın olmaktadır.

Sahip olma duygusu ya da dini ritüellerde maddenin kullanılmaya başlanması..?

Ga-Mohana Hill North Rockshelter’da, 105.000 yıl öncesine dayanan ve taş aletlerle dağılmış bir tortu tabakası olduğu görülmektedir. İçinde Wilkins ve meslektaşları, sanki pigment olarak kullanılmış gibi düz ve iki tarafı çizgili, büyük bir kırmızı aşı boyası parçası buldular.

Toplanılmış saklanılmış 22 kalsit kristal
Kaya sığınağında ayrıca işlenmemiş veya alet olarak kullanılmamış yarı saydam beyaz kalsit kristaller bulundu.

vardı; sanki birisi kristalleri sadece sahip olmak uğruna veya belki bir ritüel adak olarak toplamış gibi görünüyordu. Aynı katmana gömülmüş birkaç kırık, yanmış devekuşu yumurtası kabuğu, su deposu vazifesi gördüğü şeklinde değerlendirilebilir.

Sedimentteki kuvars taneciklerinin ışığa en son ne zaman maruz kaldığını ölçen optik olarak uyarılmış ışıldama tarihlemesine göre Ga-Mohana Tepesi eserleri, yaklaşık 105.000 yıl önce, kıyıdaki en eski benzer buluntularla kabaca aynı yaştadır. Bu aynı zamanda, Güney Afrika kıyılarındaki insanların görünürde pratik bir amaç olmaksızın deniz kabukları toplamaya başladıkları zamandır, Güney Afrika’daki Diepkloof Rockshelter’daki insanlar ise sularını bilinen en eski devekuşu yumurtası kabuğunda sakladılar.

Bu çıkarım gülünç basit bir fikir gibi gelebilir günümüz insanına… Daha büyük bir şeyin içinde çok şeyler koyarsanız, daha kolay taşınabilir ve hatta sonrası için daha çok şeyler saklayabilirsiniz. Ancak, devekuşu yumurtası kabuğu ile en az 200.000 yıl işlerin nasıl yapılacağını çözme avantajına sahip olduk. Uzak tarih öncesinin bir noktasında, kaplar inanılmaz yeni bir fikirdi. Wilkins ve meslektaşlarının dediği gibi, “ilk insanlar için çok önemli bir yenilik” olurdu.

Bu buluntulardan çıkan sonuç, Afrika’nın iç kesimlerindeki insanların kıyı kültürlerinin hiç gerisinde kalmadıklarıdır. İnsan tarihinin en önemli yeniliklerinden bazıları kıtanın birçok bölgesinde aynı anda gerçekleşti.

yerel çört, tüf ve bantlı demir taşından yapılmış çeşitli taş alet
Kazılarda yerel çört, tüf ve bantlı demir taşından yapılmış çeşitli taş aletler ortaya çıkarıldı.

Yüz bin önce insanın varlığı biliniyordu ama alet ve kap kacak kullanımı hakkında bir bilgiye sahip değildik.

Bir arkeolog değilseniz, iç kesimlerde yaşayan insanların da kıyıda yaşayan insanlar kadar yenilikçi olabileceği aşikar görünebilir, ancak arkeologların şimdiye kadar sahip olduğu tüm kanıtlar farklı bir hikaye anlattı. Tüm yeni (o zamanlar) insan davranışlarının en eski izleri, kıyı şeridine nispeten yakın yerlerde bulundu. Afrika’nın iç kesimlerinde, Kalahari havzası gibi yerlerde, insanların yaklaşık 100.000 yıl önce bulunduklarına dair kanıt bulduk, ancak sularını yumurta kabuklarında, pigmentli şeyleri boyadıklarına veya parlak nesneler topladıklarına dair hiçbir gösterge yoktu.

Ancak Wilkins ve meslektaşlarına göre, bunun, insanların uzak geçmişte gerçekte yaptıklarından çok jeolojiyle ilgisi var. Yakın tarihli makalelerinde, “İyi korunmaya ve sağlam kronolojilere sahip tabakalı Geç Pleistosen bölgeleri, Güney Afrika’nın iç kesimlerinde nadirdir” diye yazmışlardır.

Sonuç, kendi sözleriyle “her zaman sorunlu olan” “kıyı bölgelerine yönelik iç nüfusların rolünü marjinalleştiren güçlü bir önyargı” olarak tanımladıkları şeydir.

Ga-Mohana Hill North Rockshelter’dan çıkarılan eserler, kıyılardan uzakta yaşayan insanların, kıyılardaki insanlarla hemen hemen aynı zamanda bazı önemli kültürel kavramları icat ettiklerinin ilk kanıtıdır. Ve bu bize geçmişimiz hakkında önemli bir şey söylüyor. Birçok insan, birçok farklı ortamda, sorunlara benzer çözümler ve ilgilenilmesi gereken benzer şeyler buldu.

 

Kiona N. Smith’in Nature dergisinde kaleme aldığı makalenin orjinal halini buradan okuyabilirsiniz.

Banner
Related Articles

Türkiye’den İtalya’ya kaçırılan 10 tarihi eser ülkeye geri getiriliyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Türkiye, yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan kültür varlıklarının ülke topraklarına geri getirilmesi için yürüttüğü başarılı çalışmalara bir yenisini daha ekledi....

Perre Antik Kenti’nde depremde yıkılmış yapı ortaya çıkarıldı

9 Kasım 2021

9 Kasım 2021

Kommagane Krallığı’nın 5 büyük kentinden biri olan günümüzde Pirin olarak bilinen Perre Antik Kenti kazı çalışmaları devam ediyor. M. Ö....

Mısırlı arkeologlar, Ölüler Kitabı’ndan metinler içeren papirüs keşfetti

20 Ocak 2023

20 Ocak 2023

Mısır’ın Sakkara bölgesinde çalışan arkeologlar, bir yüzyıldan beri ilk kez Ölüler Kitabı’ndan metinler içeren 16 metre uzunluğunda bir papirüs ortaya...

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor. Tibet platosunda bulunan 46 bin...

Hadrianaupolis’te Sağlık Tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2022

5 Eylül 2022

Hadrianaupolis Antik Kenti kazılarında Yunan mitolojisinde Apollon ve Koronis’in oğlu olan sağlık tanrısı Asklepios’un adının geçtiği 1800 yıllık yazıt ortaya...

Antalya’da Roma dönemi taşları yurtdışına çıkarmak isteyen turiste istenilen ceza belli oldu

5 Ekim 2023

5 Ekim 2023

Geçtiğimiz günlerde Antalya Havalimanı’nda yapılan kontrollerde çantasında Roma Dönemine ait taşlar bulunan Belçikalı turist Kim Mergits için istenilen ceza belli...

Knidos Antik Kenti’nde Emevi dönemine ait kitabeler bulundu

4 Nisan 2022

4 Nisan 2022

2016 yılından bu yana devam eden Knidos Antik Kenti kazılarında MS 685-711 yılları arasında bölgede hakimiyet kuran Emevilere ait kitabeler...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Asur Tanrılarını Betimleyen Devasa Kabartma, Ninova’da Gün Yüzüne Çıkarıldı

15 Mayıs 2025

15 Mayıs 2025

Heidelberg Üniversitesi’nden arkeologlar, Kral Asurbanipal’in taht odasında eşsiz bir kabartma ortaya çıkardı. Heidelberg Üniversitesi bünyesindeki arkeologlar, Kuzey Mezopotamya’nın kalbinde, Musul...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Kız Kulesi Anıt Müze Olarak Ziyarete Açılacak

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Kız Kulesi restorasyon çalışmalarını inceleyen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, restorasyon çalışmalarının yıl sonuna kadar bitirilmesini hedeflediklerini söyledi....

Anadolu Arkeolojisinde Bir İlk: Oluz Höyük’te 2 bin 600 yıllık kutsal oda ve Tanrıça Kubaba’yı simgeleyen taş bulundu

30 Kasım 2024

30 Kasım 2024

Amasya’nın Toklucak köyündeki Oluz Höyük yerleşim yerinde yapılan kazılarda, 2 bin 600 yıl öncesine ait Frig dönemine ait kutsal oda...

8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildi

8 Temmuz 2022

8 Temmuz 2022

İsrail Eski Eserler Kurumu, Sha’ar Hagolan Yarmukian arkeolojik alanında devam eden kazılarda 8.000 yıllık Yarmukian dönemi Ana Tanrıça heykelciği keşfedildiğini...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]