23 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İnsanda Toplama Biriktirme Duygusu 100.000 Yıl Öncesine Dayanıyor

Güney Afrika’da kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, insanda toplama ve biriktirme duygusunu gösteren bulgulara ulaştılar. Arkeologlar ayrıca, deniz kenarında ve iç kesimlerde yaşayan insan grupları arasında yaşam kültürü açısından bir fark olmadığını da raporladılar.

Griffith Üniversitesi arkeoloğu Jayne Wilkins ve meslektaşları, kısa süre önce denize kıyısı olmayan insanların kıyıdaki benzerleri kadar modern olduklarına dair kanıtlar ortaya çıkardılar.

125.000 ila 70.000 yıl önce, insanlar bazı modern şeyler yapmaya başladılar. Pratik bir sebep olmadan küçük nesneler toplamak, eşyaları pigmentlerle süslemek ve su ve hatta yiyecekleri kaplarda saklamak. Bu davranışların izlendiği kanıtların olduğu en eski siteler, Güney Afrika kıyı şeridinde yer almaktadır. Bugün, bu önemli yerlerin çoğu tam kıyıdadır, ancak Pleistosen döneminde bile, deniz seviyelerinin daha düşük olduğu zamanlarda, orada yaşayan insanların deniz kaynaklarını kullanması için yeterince yakın olmaktadır.

Sahip olma duygusu ya da dini ritüellerde maddenin kullanılmaya başlanması..?

Ga-Mohana Hill North Rockshelter’da, 105.000 yıl öncesine dayanan ve taş aletlerle dağılmış bir tortu tabakası olduğu görülmektedir. İçinde Wilkins ve meslektaşları, sanki pigment olarak kullanılmış gibi düz ve iki tarafı çizgili, büyük bir kırmızı aşı boyası parçası buldular.

Toplanılmış saklanılmış 22 kalsit kristal
Kaya sığınağında ayrıca işlenmemiş veya alet olarak kullanılmamış yarı saydam beyaz kalsit kristaller bulundu.

vardı; sanki birisi kristalleri sadece sahip olmak uğruna veya belki bir ritüel adak olarak toplamış gibi görünüyordu. Aynı katmana gömülmüş birkaç kırık, yanmış devekuşu yumurtası kabuğu, su deposu vazifesi gördüğü şeklinde değerlendirilebilir.

Sedimentteki kuvars taneciklerinin ışığa en son ne zaman maruz kaldığını ölçen optik olarak uyarılmış ışıldama tarihlemesine göre Ga-Mohana Tepesi eserleri, yaklaşık 105.000 yıl önce, kıyıdaki en eski benzer buluntularla kabaca aynı yaştadır. Bu aynı zamanda, Güney Afrika kıyılarındaki insanların görünürde pratik bir amaç olmaksızın deniz kabukları toplamaya başladıkları zamandır, Güney Afrika’daki Diepkloof Rockshelter’daki insanlar ise sularını bilinen en eski devekuşu yumurtası kabuğunda sakladılar.

Bu çıkarım gülünç basit bir fikir gibi gelebilir günümüz insanına… Daha büyük bir şeyin içinde çok şeyler koyarsanız, daha kolay taşınabilir ve hatta sonrası için daha çok şeyler saklayabilirsiniz. Ancak, devekuşu yumurtası kabuğu ile en az 200.000 yıl işlerin nasıl yapılacağını çözme avantajına sahip olduk. Uzak tarih öncesinin bir noktasında, kaplar inanılmaz yeni bir fikirdi. Wilkins ve meslektaşlarının dediği gibi, “ilk insanlar için çok önemli bir yenilik” olurdu.

Bu buluntulardan çıkan sonuç, Afrika’nın iç kesimlerindeki insanların kıyı kültürlerinin hiç gerisinde kalmadıklarıdır. İnsan tarihinin en önemli yeniliklerinden bazıları kıtanın birçok bölgesinde aynı anda gerçekleşti.

yerel çört, tüf ve bantlı demir taşından yapılmış çeşitli taş alet
Kazılarda yerel çört, tüf ve bantlı demir taşından yapılmış çeşitli taş aletler ortaya çıkarıldı.

Yüz bin önce insanın varlığı biliniyordu ama alet ve kap kacak kullanımı hakkında bir bilgiye sahip değildik.

Bir arkeolog değilseniz, iç kesimlerde yaşayan insanların da kıyıda yaşayan insanlar kadar yenilikçi olabileceği aşikar görünebilir, ancak arkeologların şimdiye kadar sahip olduğu tüm kanıtlar farklı bir hikaye anlattı. Tüm yeni (o zamanlar) insan davranışlarının en eski izleri, kıyı şeridine nispeten yakın yerlerde bulundu. Afrika’nın iç kesimlerinde, Kalahari havzası gibi yerlerde, insanların yaklaşık 100.000 yıl önce bulunduklarına dair kanıt bulduk, ancak sularını yumurta kabuklarında, pigmentli şeyleri boyadıklarına veya parlak nesneler topladıklarına dair hiçbir gösterge yoktu.

Ancak Wilkins ve meslektaşlarına göre, bunun, insanların uzak geçmişte gerçekte yaptıklarından çok jeolojiyle ilgisi var. Yakın tarihli makalelerinde, “İyi korunmaya ve sağlam kronolojilere sahip tabakalı Geç Pleistosen bölgeleri, Güney Afrika’nın iç kesimlerinde nadirdir” diye yazmışlardır.

Sonuç, kendi sözleriyle “her zaman sorunlu olan” “kıyı bölgelerine yönelik iç nüfusların rolünü marjinalleştiren güçlü bir önyargı” olarak tanımladıkları şeydir.

Ga-Mohana Hill North Rockshelter’dan çıkarılan eserler, kıyılardan uzakta yaşayan insanların, kıyılardaki insanlarla hemen hemen aynı zamanda bazı önemli kültürel kavramları icat ettiklerinin ilk kanıtıdır. Ve bu bize geçmişimiz hakkında önemli bir şey söylüyor. Birçok insan, birçok farklı ortamda, sorunlara benzer çözümler ve ilgilenilmesi gereken benzer şeyler buldu.

 

Kiona N. Smith’in Nature dergisinde kaleme aldığı makalenin orjinal halini buradan okuyabilirsiniz.

Banner
Related Articles

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

Suudi Arabistan’da Hz. Ömer’in Adının Geçtiği Kaya Yazıtları Bulundu

10 Haziran 2026

10 Haziran 2026

Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde yürütülen arkeolojik yüzey araştırmalarında, Hz. Ömer ibn el-Hattab’ın adını taşıyan kaya yazıtları belgelendi. Keşif, erken İslam...

Malatya Tohma Kanyonu’nda Anadolu’nun En Eski Resimli Mağaralarından Biri Keşfedildi

13 Haziran 2026

13 Haziran 2026

Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yapılan arazi çalışmaları, Anadolu tarihöncesi için önemli bir keşfi ortaya çıkardı. Bir mağaranın duvarlarında yüze yakın insan...

Arkeologlar, Hırvatistan şehir müzesinin altında büyük Roma hamamı keşfettiler

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Dominik Papalık sarayının içinde yer alan Hırvatistan’ın en önemli ve ziyaret edilen müzelerinden biri olan Split Şehir Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına...

Vikingler, Kıyameti Önlemek İçin Volkanik Mağaraya Devasa Bir Tekne Oydular

26 Nisan 2021

26 Nisan 2021

Arkeologlar, Vikinglerin Ragnarök ile yani tanrıların öldürüldüğü ve dünyanın alevler içinde kaldığı hikaye ile ilişkilendirilen İzlanda da bir mağarada da...

Yahya Coşkun “Çalınan hiçbir kültür varlığımız yoktur”

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde bölgede bulunan...

Levant’ta para birimi olarak kullanılan gümüşün en eski kanıtlarına ulaşıldı

9 Ocak 2023

9 Ocak 2023

Pazar günü, İsrailli arkeologlar, günümüz İsrail, Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye’nin bir kısmını içeren Levant bölgesinde gümüşün para olarak kullanıldığına...

Thames Nehri’nde 5000 yıllık insan kemiği bulundu

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Londra Thames Nehri’nde kürek sporu yapan grafik sanatçısı Simon Hunt, nehir yatağı üzerinde bir insan uyluk kemiği veya üst bacak...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası UNESCO listesine girdi

27 Temmuz 2021

27 Temmuz 2021

Çin’de çevrimiçi düzenlenen UNESCO 44’üncü Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Çin’in Fujian eyaletinde bulunan Antik Deniz İpek Yolu’nun başlangıç noktası tarihi...

Kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Kudüs yakınlarında 2017 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu. Kilolarca ağırlıkta demir halkalarla...

Jiroft Uygarlığı: Mezopotamya’nın Gizemli Rakibi

26 Mart 2025

26 Mart 2025

Güneydoğu İran’daki son arkeolojik keşifler, özellikle yaklaşık 5.000 yıl önce gelişen Jiroft Uygarlığı olmak üzere, erken uygarlıklara dair anlayışımızı yeniden...

İtalyan Hükümeti Kolezyum’a Açılır Kapanır Zemin İnşa Edecek

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

MS.80’de tamamlanan Kolezyum, İtalya’nın en önemli yapılarından biridir. İtalyan Hükümeti, sanat performanslarının ünlü arenada yapılabilmesi için Kolezyuma (Colosseum) amfi tiyatrosuna geri...

Van’da Moğol İlhanlı Hükümdarı Hülagü Han’ın yazlık sarayının kalıntılarına ulaşıldı

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Türk ve Moğolistanlı bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibi, Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın...

Pompeii Domus’ta tanrıça Kibele kültü ile ilişkilendirilen pişmiş toprak figürünleri keşfedildi

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Arkeologlar, Pompeii’deki Via del Vesuvio boyunca “Leda ve Kuğu Evi”nin bitişiğindeki Domus’ta yapılan son kazılarda 13 pişmiş toprak figürün ortaya...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]