29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İnsanda Toplama Biriktirme Duygusu 100.000 Yıl Öncesine Dayanıyor

Güney Afrika’da kazı çalışmalarına devam eden arkeologlar, insanda toplama ve biriktirme duygusunu gösteren bulgulara ulaştılar. Arkeologlar ayrıca, deniz kenarında ve iç kesimlerde yaşayan insan grupları arasında yaşam kültürü açısından bir fark olmadığını da raporladılar.

Griffith Üniversitesi arkeoloğu Jayne Wilkins ve meslektaşları, kısa süre önce denize kıyısı olmayan insanların kıyıdaki benzerleri kadar modern olduklarına dair kanıtlar ortaya çıkardılar.

125.000 ila 70.000 yıl önce, insanlar bazı modern şeyler yapmaya başladılar. Pratik bir sebep olmadan küçük nesneler toplamak, eşyaları pigmentlerle süslemek ve su ve hatta yiyecekleri kaplarda saklamak. Bu davranışların izlendiği kanıtların olduğu en eski siteler, Güney Afrika kıyı şeridinde yer almaktadır. Bugün, bu önemli yerlerin çoğu tam kıyıdadır, ancak Pleistosen döneminde bile, deniz seviyelerinin daha düşük olduğu zamanlarda, orada yaşayan insanların deniz kaynaklarını kullanması için yeterince yakın olmaktadır.

Sahip olma duygusu ya da dini ritüellerde maddenin kullanılmaya başlanması..?

Ga-Mohana Hill North Rockshelter’da, 105.000 yıl öncesine dayanan ve taş aletlerle dağılmış bir tortu tabakası olduğu görülmektedir. İçinde Wilkins ve meslektaşları, sanki pigment olarak kullanılmış gibi düz ve iki tarafı çizgili, büyük bir kırmızı aşı boyası parçası buldular.

Toplanılmış saklanılmış 22 kalsit kristal
Kaya sığınağında ayrıca işlenmemiş veya alet olarak kullanılmamış yarı saydam beyaz kalsit kristaller bulundu.

vardı; sanki birisi kristalleri sadece sahip olmak uğruna veya belki bir ritüel adak olarak toplamış gibi görünüyordu. Aynı katmana gömülmüş birkaç kırık, yanmış devekuşu yumurtası kabuğu, su deposu vazifesi gördüğü şeklinde değerlendirilebilir.

Sedimentteki kuvars taneciklerinin ışığa en son ne zaman maruz kaldığını ölçen optik olarak uyarılmış ışıldama tarihlemesine göre Ga-Mohana Tepesi eserleri, yaklaşık 105.000 yıl önce, kıyıdaki en eski benzer buluntularla kabaca aynı yaştadır. Bu aynı zamanda, Güney Afrika kıyılarındaki insanların görünürde pratik bir amaç olmaksızın deniz kabukları toplamaya başladıkları zamandır, Güney Afrika’daki Diepkloof Rockshelter’daki insanlar ise sularını bilinen en eski devekuşu yumurtası kabuğunda sakladılar.

Bu çıkarım gülünç basit bir fikir gibi gelebilir günümüz insanına… Daha büyük bir şeyin içinde çok şeyler koyarsanız, daha kolay taşınabilir ve hatta sonrası için daha çok şeyler saklayabilirsiniz. Ancak, devekuşu yumurtası kabuğu ile en az 200.000 yıl işlerin nasıl yapılacağını çözme avantajına sahip olduk. Uzak tarih öncesinin bir noktasında, kaplar inanılmaz yeni bir fikirdi. Wilkins ve meslektaşlarının dediği gibi, “ilk insanlar için çok önemli bir yenilik” olurdu.

Bu buluntulardan çıkan sonuç, Afrika’nın iç kesimlerindeki insanların kıyı kültürlerinin hiç gerisinde kalmadıklarıdır. İnsan tarihinin en önemli yeniliklerinden bazıları kıtanın birçok bölgesinde aynı anda gerçekleşti.

yerel çört, tüf ve bantlı demir taşından yapılmış çeşitli taş alet
Kazılarda yerel çört, tüf ve bantlı demir taşından yapılmış çeşitli taş aletler ortaya çıkarıldı.

Yüz bin önce insanın varlığı biliniyordu ama alet ve kap kacak kullanımı hakkında bir bilgiye sahip değildik.

Bir arkeolog değilseniz, iç kesimlerde yaşayan insanların da kıyıda yaşayan insanlar kadar yenilikçi olabileceği aşikar görünebilir, ancak arkeologların şimdiye kadar sahip olduğu tüm kanıtlar farklı bir hikaye anlattı. Tüm yeni (o zamanlar) insan davranışlarının en eski izleri, kıyı şeridine nispeten yakın yerlerde bulundu. Afrika’nın iç kesimlerinde, Kalahari havzası gibi yerlerde, insanların yaklaşık 100.000 yıl önce bulunduklarına dair kanıt bulduk, ancak sularını yumurta kabuklarında, pigmentli şeyleri boyadıklarına veya parlak nesneler topladıklarına dair hiçbir gösterge yoktu.

Ancak Wilkins ve meslektaşlarına göre, bunun, insanların uzak geçmişte gerçekte yaptıklarından çok jeolojiyle ilgisi var. Yakın tarihli makalelerinde, “İyi korunmaya ve sağlam kronolojilere sahip tabakalı Geç Pleistosen bölgeleri, Güney Afrika’nın iç kesimlerinde nadirdir” diye yazmışlardır.

Sonuç, kendi sözleriyle “her zaman sorunlu olan” “kıyı bölgelerine yönelik iç nüfusların rolünü marjinalleştiren güçlü bir önyargı” olarak tanımladıkları şeydir.

Ga-Mohana Hill North Rockshelter’dan çıkarılan eserler, kıyılardan uzakta yaşayan insanların, kıyılardaki insanlarla hemen hemen aynı zamanda bazı önemli kültürel kavramları icat ettiklerinin ilk kanıtıdır. Ve bu bize geçmişimiz hakkında önemli bir şey söylüyor. Birçok insan, birçok farklı ortamda, sorunlara benzer çözümler ve ilgilenilmesi gereken benzer şeyler buldu.

 

Kiona N. Smith’in Nature dergisinde kaleme aldığı makalenin orjinal halini buradan okuyabilirsiniz.

Banner
Related Articles

Taiyuan’da 8. Yüzyıla Ait Tang Hanedanı Mezarı Ortaya Çıkarıldı: Duvarlarda Sarı Saçlı Bir Yabancı

16 Ekim 2025

16 Ekim 2025

Çin’in kuzeyinde, Shanxi Eyaleti’nin başkenti Taiyuan yakınlarında ortaya çıkarılan 8. yüzyıla ait Tang Hanedanı mezarı, olağanüstü korunmuş duvar resimleriyle dikkat...

Hititlerin sonunu kuraklık getirdi

9 Şubat 2023

9 Şubat 2023

Hititlerin Anadolu’ya nereden geldikleri hala bilinmemekle beraber tarih sahnesinden bir anda çekilmeleri de bir bilinmezlik taşımaya devam ediyor. Bazı uzmanlara...

Kosova’da Tarihin Katmanları Arasında Bir Keşif: Vuçak Kalesi’nden 1700 Yıllık Roma Sunağı

23 Nisan 2025

23 Nisan 2025

Kosova’nın Vuçak Kalesi’nde 1700 Yıllık Roma Sunağı keşfedildi. Başbakan Albin Kurti’nin duyurduğu üzere, kalede yapılan arkeolojik kazılar, MS 3. yüzyıla...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

Notre Dame Katedrali’de bulunan iki lahit sırlarını ortaya çıkarmaya başladı

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bu yılın başlarında Notre Dame Katedrali’nin nef ve transeptinin kesiştiği noktada yapılan bir kazıda bulunan iki lahitten birinin sahibi tespit...

Birleşik Devletler’in iade ettiği “tetrarkh heykel başı” vücuda yerleştirildi

30 Mart 2023

30 Mart 2023

Birleşik Devletler Manhatten bölge savcılığı aracılığı ile iadesi gerçekleştirilen Anadolu kökenli 12 eserden biri olan “tetrarkh heykel başı” Antalya Müzesi’nde...

Kazakistan’da Tunç Çağı’na ait 4.000 yıllık büyük boyutlu bir bozkır piramidi keşfedildi

11 Ağustos 2023

11 Ağustos 2023

L. N. Gumilyov Avrasya Ulusal Üniversitesi arkeologları, Kazakistan bozkırlarında bir at kültü ile ilişkili büyük bir Tunç Çağı bozkır piramidi...

Araştırmacılar, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladılar

26 Mayıs 2023

26 Mayıs 2023

Cordoba Üniversitesi’ndeki bir araştırma ekibi, ilk kez, 2.000 yıldan daha eski bir Roma parfümünün bileşimini tanımladı. Her şey 2019 yılında...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Meksika’da nadir Maya Işık Tanrısı K’awiil heykeli bulundu

1 Mayıs 2023

1 Mayıs 2023

INAH arkeologları, çalışmaları devam eden Maya tren projesinin 7. Arkeolojik kurtarma kazılarında nadir bulunan Maya Işık Tanrısı K’awiil heykelini çıkardılar....

İnsan Ne Zaman Dik Yürümeye Başladı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Darwin’in, insanların şempanzeler ve goriller arasında yakın bir evrimsel ilişki olduğu teorisi bilim dünyasında hararetli tartışmaların devam ettiği bir alandır....

Moğolistan’da Bakır Aramaları 3 Bin Yıllık Göçebe Mezarlarını Ortaya Çıkardı

21 Aralık 2025

21 Aralık 2025

Moğolistan’da yürütülen jeolojik araştırmalar, ülkenin kadim göçebe geçmişine açılan beklenmedik bir pencere sundu. Oyut Sahası’nda gerçekleştirilen maden aramaları sırasında, Tunç...

Finlandiya’da arazi sahibinin dikkati Haçlı Seferi dönemi mezarlık ve bir kılıcın keşfedilmesini sağladı

16 Ekim 2023

16 Ekim 2023

Finlandiya’da eski bir belediye olan Salo Perttel’deki bir Orta Çağ taş kilisesinin yakınında Haçlı Seferi zamanından kalma büyük bir mezarlık...

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]