9 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

İnsan Ne Zaman Dik Yürümeye Başladı

Darwin’in, insanların şempanzeler ve goriller arasında yakın bir evrimsel ilişki olduğu teorisi bilim dünyasında hararetli tartışmaların devam ettiği bir alandır. Darwin, 1838 yılında geliştirdiği doğal seçilim teorisi ile bağlantılı olarak insanların şempanzeler ve goriller arasındaki akrabalık bağları düşüncesi için bazı büyük sorular ortaya attı: İnsanlar diğer primatlarla nasıl ilişkilidir ve ilk insanlar tam olarak nasıl hareket etti? Bizde bu sorulara ek olarak şunu ekliyoruz. Eğer, insan, şempanze ve goril ile yakın akrabalık bağı içinde ise, insan ne zaman dik yürümeye başladı?

Darwin‘in doğal seçilim teorisini destekleyen bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışmalardan elde edilen birçok kanıt bilim dünyasına kazandırılmıştır. Afrika, Avustralya ve Asya’nın güney kısımlarında elde edilen fosil, iskelet ve parçaları kopuk zincirlerin birleşmesine yardımcı olmaktadır. En son olarak antropoloji profesörü yardımcı doçent Thomas Cody Prang ve meslektaşlarının Etiyopya’da elde ettikleri iskelet kalıntısı insanın ne zaman dik yürümeye başladığına dair ipucu olabilir.

Antropoloji profesörü yardımcı doçent Thomas Cody Prang ve meslektaşları, Etiyopya’da bulunan 4,4 milyon yıllık Ardipithecus ramidus’un (“Ardi”) iskelet kalıntılarını inceledi. Ardi’nin ellerinden biri son derece iyi korunduğu gözlemlendi.

Araştırmacılar, en eski homininler (fosil insan akrabaları) tarafından kullanılan lokomotor davranış türleri hakkında karşılaştırmalar yapmak için, Ardi’nin elinin şeklini, son zamanlardaki insanları, maymunları ve maymunları temsil eden yüzlerce başka el örneğiyle karşılaştırdı.

Etiyopya’da bulunan 4,4 milyon yıllık Ardipithecus ramidus’un (“Ardi”) iskelet kalıntıları Foto: Wikimedia Commons

Sonuçlar, insanların ne kadar erken dik yürümeye başladığına ve bugün tüm insanların yaptığı benzer hareketler yapmaya başladığına dair ipuçları sağlayabilir.

Science Advances’ın güncel sayısında yayınlanan bir çalışmada Thomas Cody Prang, keşif ile ilgili şu bilgileri paylaştı.

“Kemik şekli, belirli alışkanlıklara veya yaşam tarzlarına – örneğin primatların hareketine – adaptasyonu yansıtır ve kemik şekli ile canlı formları arasındaki davranış arasındaki bağlantıları kurarak, Ardi gibi soyu tükenmiş türlerin davranışları hakkında çıkarımlar yapabiliriz. Ek olarak, Ardi’nin temsil ettiği türden bir el ile Lucy’nin türününki (aynı bölgede bulunan, 3.2 milyon yıllık ünlü, iyi korunmuş bir iskelet Bu ‘evrimsel sıçrama’, homininlerin daha insana benzer bir dik yürüme biçimine adaptasyonlarını geliştirdikleri kritik bir zamanda gerçekleşir ve hominin taş alet üretimi ve kesme gibi taş alet kullanımı için en eski kanıttır.”

Prang, Ardi’nin insanın evrim tarihinin daha önceki bir aşamasını temsil etmenin önemli olduğunu, çünkü potansiyel olarak insanların ve şempanzelerin evrimleştiği ata türüne ışık tutması gerektiğini söyledi.

Ardi, insanın ne zaman dik yürüdüğüne cevap bulunmasında yardımcı olabilir

Çalışmanın, Charles Darwin tarafından fosilleri veya genetik anlayışı olmadığı zaman ilk kez 1871’de öne sürülen, ellerin ve üst uzuvların manipülasyon için kullanımının dik yürüme ile bağlantılı olarak erken insan akrabalarında ortaya çıktığı şeklindeki klasik bir fikri desteklediğini ifade eden Prang,”İnsan ellerinin ve ayaklarının evrimi muhtemelen bağlantılı bir şekilde gerçekleşti. Potansiyel olarak bizi, insanların nasıl ve neden dik yürüme şeklimizi geliştirdiklerine dair bir açıklamaya bir adım daha yaklaştırıyor” dedi.

Ardi ve sonraki tüm homininler arasındaki el anatomisindeki büyük değişikliğin, kabaca 4,4 ila 3,3 milyon yıl önce meydana geldiğini ve insan evriminde kavrayan ayak başparmağının kaybının en erken kanıtına denk geldiğine işaret eden Prang, Ardi bu kadar eski bir tür olduğu için, insan ve şempanzelerin son ortak atasında bulunan iskelet özelliklerini koruyabilir. Eğer bu doğruysa, araştırmacıların dik yürümeye ek olarak insan soyunun kökenini daha net bir ışığa yerleştirmelerine yardımcı olabilir diyerek “Bunun, insan ellerinin, muhtemelen taş aletler içeren gelişmiş manuel manipülasyon için evrimsel süreçle değiştirilmesine olanak tanıyan daha gelişmiş dik yürüyüşün evrimini içerdiğini öneriyoruz” bilgisini verdi.

 

Banner
Benzer Yazılar

Şaşırtıcı halkalar, tarih öncesi silah sistemlerinde parmak halkalar olabilir

24 Mayıs 2023

24 Mayıs 2023

Birçok araştırmacı, Fransız arkeolojik alanlarında keşfedilen şaşırtıcı bir grup esere baktığında, bunların süs eşyaları veya kıyafetler olduğunu varsaydılar. Ancak Kansas...

Çin’in Hebei bölgesinde antik şaraphane alanı ortaya çıkarıldı

6 Ocak 2022

6 Ocak 2022

Kuzey Çin’in Hebei bölgesinde, Ming Hanedanı sonlarına ve erken Qing Hanedanlıklarına kadar uzanan eski bir şaraphane ortaya çıkarıldı. 2021 yılının...

Amerika’da 1200 yıl suya direnen ahşap kano ele geçti

6 Kasım 2021

6 Kasım 2021

Ahşap maddesinin su içerisinde ne kadar bir süre sağlam kalabileceği üzerinde tahmin yürütsek herhalde en fazla 3 yıl 5 yıl...

Buzul arkeologları eriyen buzda 1500 yıllık demir uçlu ok buldular

19 Ağustos 2022

19 Ağustos 2022

Buzul Arkeolojisi Programı’nda (Glacier Archaeology Program) çalışan buzul arkeologları Norveç Jotunheimen sıradağlarında, deniz seviyesinden 1750 metre yükseklikte eriyen buzul alanında...

Arkeologlar, Alfabenin Kayıp Halkasını Buldular

15 Nisan 2021

15 Nisan 2021

Yazı, uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilir. Ekonomik hayatın bir sonucu olarak ortaya çıkan yazı, Mezopotamya halklarından Sümerliler tarafından bulunmuş...

Meksika’da Esrarengiz Boyalı El İzleri Ortaya Çıkarıldı

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Maya, Aztek ve İnka gibi antik medeniyetlere ev sahipliği yapan Meksika’da Arkeolog Sergio Grosjean, yeraltı mağarasının duvarlarında düzinelerce esrarengiz siyah...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

71 yıl aradan sonra Yazılıkaya/Midas Kale arkeolojik kazıları yeniden başlıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Anadolu medeniyetlerinden Friglerin önemli yerleşim alanı Yazılıkaya/Midas Kale’de 71 yıl aradan sonra yeniden arkeolojik kazı çalışmaları başlıyor. Anadolu Üniversitesi öncülüğünde...

Köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği mermer blok bulundu

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Düzce Belediyesi’nin destekleri ile devam eden Prusias ad Hypium Antik Kenti kazı çalışmalarında, köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği...

Mısır Papirüsleri Korumak İçin Yenilikçi Bir Çözüm: Wasabi

29 Şubat 2024

29 Şubat 2024

Araştırmacılar, bakteri ve mantar tehlikesi altında olan paha biçilmez eski Mısır papirüslerini temizlemek ve korumak için yeni bir doğal teknik...

Porsuk Höyük kazılarında yeni surlar ortaya çıkarıldı

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Yerleşim kalıntı izlerinin Neolitik çağla görüldüğü ve önemli bir Hitit yerleşim yeri olan Porsuk Höyük kazılarında demir çağına ait surlar...

İskoçya’nın Highlands bataklığında keşfedilen en eski tartan

2 Nisan 2023

2 Nisan 2023

Yeni araştırmalara göre, İskoç Yaylaları’ndaki bir bataklıkta keşfedilen bir kumaş parçası, şimdiye kadar keşfedilen en eski geleneksel tartan olabilir. 1980’lerin...

Peru’da kamış çubuklara takılmış insan omur kemikleri ortaya çıkarıldı

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Arkeologlar, 500 yıl önce Peru’nun Chincha Vadisi’nde kamış çubuklara takılmış yaklaşık 192 insan omur kemiği buldular. MS 1000 ve 1400...

Lavların altında kalan Pompeii kentindeki kazılarda Truvalı Helen’i tasvir eden çarpıcı bir fresk bulundu

11 Nisan 2024

11 Nisan 2024

Arkeologlar, Vezüv Yanardağı’nın lavları altında kalan Pompeii’nin en uzun caddelerinden biri olan Via di Nola’daki büyük bir evin ziyafet salonundaki...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]