18 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hititlerin ünlü altın kabzalı demir hançeri dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş

Anadolu medeniyet sahnesinin en büyük oyuncusu Hititler demiri işleme ve kullanımında da öncü toplumdu. Alacahöyük kazılarında ele geçen altın kabzalı demir hançer Hititlerin demir işlemesindeki en güzel örneğini verir.

Hançer, dünya dışı kökenleri olan demirden dövülmüş bir hançer olmasından dolayı ayrıca önemli bir keşiftir.

Alaca Höyük, Hitit başkenti Hattuşa gibi Çorum’un Alacahüyük köyünde yer alıyor. M.Ö. 5000’li yıllara kadar uzanan bir geçmişe sahiptir. Farklı uygarlıklara ev sahipliği yapmış önemli bir kültür ve sanat merkezidir.

Alacahöyük kazıları sırasında 2002 yılında bulunan ve bizlere Hitit medeniyetinin suya verdiği önemi ve kullandıkları su teknolojisi hakkında bilgiler aktaran Alacahöyük Gölpınar Barajı.

Alacahöyük’te kazılar 1935 yılında Prof. Dr. Remzi Oğuz Arik tarafından başlatıldı.

Hititler’in önemli bir kültür ve sanat merkezi olan Alacahöyük 4 uygarlığa ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 70 yıldan beri devam eden kazılarda Geç Kalkolitik Çağı,Tunç Çağı, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu-Osmanlı dönemlerine ait buluntular, yapılar çıkarıldı.

Bu yapılara en güzel örnekler arasında Hitit Sfenksli Kapı, Kral Mezarları ve Açık Hava Tapınağı yer alıyor.

Fotoğraf: AA

Hititler, demir kullanımında öncü uygarlıklardan biridir.

Tunç Çağı ve sonrasında devletler için en önemli madde demir cevheriydi. Öyle ki; Hititler, büyük kralları için tahtlarını altından değil demirden yaparlar ve “Büyük Kahraman Kral demir tahtına oturdu” derlerdi.

Hititler, demirden silahlar ve aletler kullanmaya başladıkları bilinmektedir. Demir kullanımı, Hititlerin askeri gücünde önemli bir artışa yol açmıştır. Demirden yapılmış kılıçlar, mızraklar ve ok uçları, bronz silahlardan çok daha sağlam ve keskindir. Bu sayede Hititler, savaşlarda daha avantajlı hale gelmişlerdir.

Demir kaynakları, demir ve nikel elementlerinden yapılan demir göktaşlarında bulunan erken evren öncül bir disk kalıntısı olan meteorik demir ile sınırlıydı. Demir göktaşlarının esas olarak, güneş sistemimizin erken oluşumu sırasında erken protogezegenlerin kalan çekirdekleri olan M tipi (diğer adıyla M sınıfı) asteroitlerden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Hititler, dönemin demir eritme teknolojisini en iyi kullanan toplumuydu.

1935-39 yılları arasında, Alaca Höyük’ün Hitit yerleşiminde kazı yapan arkeologlar, altın kabzalı meteorik hançer keşfettiler.

Hançer, Tunç Çağı’nda MÖ 2400 ila 2300 yılları arasına tarihlenmiştir.

2012 yılında bıçağın bir X-ışını floresan (XRF) çalışması, eser miktarda kobalt içeren demir ve nikelin, demir korozyonu nedeniyle eser miktarda Ca, Zn, As ve Sr ile bıçağın ana bileşenleri olduğunu belirledi.

Çalışma, hançerin Journal of Archaeological Science’da yayınlanan 2017 jeokimyasal analizinde doğrulanan meteorik demir kullanılarak üretildiği sonucuna vardı. Bu, Demir Çağı’nın MÖ 1300 civarında başladığı Anadolu ve Kafkasya’da Demir Çağı’nın başlangıcından yaklaşık 1000 yıl öncesine dayanmaktadır.

Kapak fotoğrafı: Noumenon – CC BY-SA 3.0 DEED

Banner
Benzer Yazılar

2.000 Yıllık Hurma Çekirdekleri Ağaç Oldu

4 Mayıs 2021

4 Mayıs 2021

İsrail hurması çekirdekleri 2.000 yıl sonra yeniden ağaç oldular. Bilim insanları, İsrail çölünden çıkarılan birkaç düzine 2.000 yıllık hurma çekirdeklerinden...

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor. Ayasofya’nın...

Çalınan Freskler Pompeii Arkeoloji Parkına İade Edildi

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İtalyan polisinin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaya göre, yıllar önce antik Roma villalarının kalıntılarından sökülen altı fresk, Pompeii arkeoloji parkına iade...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Hristiyanlık Öncesi İskandinav Dinine Yeni Yorum

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Hristiyanlıktan önceki İskandinav dini hakkında yapılan araştırmalar İskandinav dininde düşünülenden çok fazla çeşitlilik olduğunu gösterdi. Stockholm Üniversitesinin yaptığı 10 yıllık...

Eski Çağ yazı sistemi Mısır Hiyeroglifi’nin deşifresini sağlayan Rosetta Taşı’nın iadesi talep ediliyor

6 Ekim 2022

6 Ekim 2022

Eski Çağ yazı sistemi Mısır Hiyeroglifi’nin deşifre edilmesinin yolunu açan Rosetta Taşı’nın iadesi talep ediliyor. Taş, Reşit Taşı olarak da...

Copán’da Bulunan Antik İskeletler, Maya Uygarlığının Çöküşüne Işık Tutuyor

30 Mayıs 2025

30 Mayıs 2025

UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Honduras’taki Copán antik kentinde yapılan yeni arkeogenetik araştırmalar, Maya uygarlığının nasıl çöktüğüne dair önemli...

Yeni kanıtlar Endonezya’daki Gunung Padang’ın Göbeklitepe’den bile daha eski olduğunu öne sürüyor

25 Kasım 2023

25 Kasım 2023

Endonezya’nın Batı Java kentinin yemyeşil manzaralarında yer alan devasa bir megalitik yapı olan Gunung Padang, dünyanın en eski piramidi olabilir....

Sihirli yılan büyüleriyle süslenmiş bir Mısır mezarı keşfedildi

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Giza ve Saqqara arasındaki Abusir’deki kazılar sırasında, Çek Mısırbilim Enstitüsü’ndeki (CIE) arkeologlar, mezarın sakinini yılan ısırıklarına karşı koruyan sihirli büyülere...

Tesadüfen Bulunan Seramik Parçaları Bilecik Tarihini Değiştirdi

27 Nisan 2021

27 Nisan 2021

Bilecik’in Bahçelievler Mahallesi’nde boş arazi de bir vatandaşın tesadüf eseri bulduğu seramik parçaları Bilecik tarihini 9.000 yıl geriye götürdü. Vatandaşın...

Eski zamanlarda aşk ve nefret: Büyülü metinleri keşfetmek

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

Aşk ve nefret, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren evrensel duygulardır. Eski uygarlıklar, sıklıkla dini ve büyüsel inançlarla iç içe geçen...

Eski bir bronz el, Vaskonik yazının en eski ve en uzun örneği olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Araştırmacılar, 2.000 yıllık bronz bir el üzerinde esrarengiz bir antik dilin nadir kanıtlarını keşfettiler. Eldeki yazıt, Vasconik yazının bilinen en...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Issık-Kul’da 3 metre yüksekliğinde balbal bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Kırgızistan’ın Issık-Kul (Issık Göl) bölgesinde bir çiftçi tarafından yüksekliği 3 metreye varan balbal (taş heykel) bulundu. Issık-Kul, Kırgızistan’ın kuzey doğusunda,...

Norveç’te Buzların Erimesi, Geçmişe Açılan Bir Pencere Oldu

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Norveç’te küresel ısınma sonucu eriyen buzul tabakası geçmişe aralanan bir pencere oldu. Küresel ısınmanın ekolojik dengeyi bozmasının kötü tarafları artarken...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]