21 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit büyü ritüellerinde nesneler ve renkler

Büyü insanın yaşamında her zaman var olmuştur. İnsan çözemediği her konuda dış dünya varlıklarından, ataların ruhlarından büyü aracılığı ile yardım istemiştir.

Eski Çağ toplumlarında büyü sayesinde içinde bulunduğu dünyayı etkileme arzusu taşıyan büyücüler, doğaüstü, panaromal veya mistik yöntemlerle insanların, yöneticilerin üzerinde otorite kurmaktaydılar.

Büyücüler, aşk, sağlık, para, arınma, v. b. birçok alanda kendilerine başvuran kişilere yardımcı oluyorlardı. Büyücülerin özellikle savaş zamanlarında krala, ordu komutanlarına da yardımcı oldukları biliniyor. Fal ve kehanetler ile savaşların seyri öğrenilmeye çalışılıyordu.

Mezopotamya, Mısır, Anadolu uygarlıklarında Ak Büyü denilen ritüelleri yapan büyücüler el üstünde tutulurken Kara Büyü ile uğraşan kötü büyücüler ise lanetleniyordu.

Hitit toplumunda da büyü görülmekte ve sıklıkla başvurulmaktaydı. Çivi yazılı tabletlerde birçok büyü ritüeline yer verildiği görülmektedir. Tabletlerde MUNUS SU.GI olarak geçen büyücüler, aşk, çocuk sahibi olma, hastalıklardan ve belalardan kurtulma, ekinlerin ve hayvanların çoğalması için insanlara yardımcı oluyorlardı. Yine okunan bir tablette Ashella adlı bir büyücünün ordu içinde çıkan salgının defi için bir ritüel düzenlediği dolayısıyla bu tablet ile büyücülerin yönetim katında da söz sahibi olduğu görülmektedir.

Büyü, Kizzuwatna topraklarından Hitit toplumuna girmiştir. Elde edilen tabletlerde ki ritüellerde geçen Hurri tanrı isimleri, büyülerde kullanılan Hurrice ve Luvice kelimelerin çokluğu bu görüşü desteklemektedir.

Hitit büyü ritüellerinde nesnelerden yararlanılıyordu. Büyünün yapılacağı işe göre nesneler seçiliyordu. Ritüel malzemesi olarak, iplikler, yünler, süs eşyaları, araç gereçler, yiyecek ve içecekler, çeşitli hayvanlar, kaplar, değişik malzemelerden yapılmış heykeller, çeşitli madenlerden yapılmış malzemeler ve majik gücü olan daha birçok obje kullanılmaktaydı.

Çivi yazılı bir tablette erkekliği alınmış bir adamın erkekliğine tekrar kavuşması için yapılan bir ritüelde iğ, öreke, ok ve yay gibi nesnelerin kullanıldığı okunmaktadır.

Hattuşa kazılarında bulunmuş Hitit büyü tableti. İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde bulunuyor.
Hattuşa kazılarında bulunmuş Hitit büyü tableti (M. Ö. 13. yy) İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunuyor.

Hitit büyü ritüellerinde renkler çok önemliydi

Hitit büyü ritüellerinde nesnelerin seçimi büyünün tutmasında çok önemliydi. Hatta kullanılacak nesnenin arındırılması bile gerekiyordu. Nesne seçimi ve arındırılması dışında renklerde dikkat edilen bir konuydu.

İlknur Gürgen, “Eski Çağ Renkleri ve Anlamları” adlı makalesinde Hitit büyü ritüellerine bakıldığında renklerin oldukça önemli olduğundan bahseder. Büyünün türü ve yöntemi, büyüde kullanılacak malzemenin renginin belirlediğine işaret ederek, çeşitli renklerde yün ve ipliklerin kullanıldığı tablette geçen ritüeli şöyle aktarıyor.

“Büyü yapılan kişinin başı ile dizine yün iplikler bağlanır. Burada altı ayrı renkli iplik ile siyah koyun postu yedi kirlenme tipini temsil eder. Ritüelde kullanılan beyaz renkteki yün ise kötülüğün etkisiz hale gelmesi için kullanılmaktadır. B[u beyaz yün] şiddetli düşmanlığı nasıl dindirdiyse, bu beyaz yün de bu büyü (ve) pisliği öyle bertaraf etsin! Herhangi bir kimse tanrıların huzurunda herhangi birinin değerini düşürdüyse öyle olsun; [herhangi bir kimse] herhangi birini insanların huzurunda küçük düşürürse, öyle olsun — o halde şimdi bu beyaz yün onun bütün uzuvlarından alınsın ve büyücüye (geri) dönsün! Bu ise insanların huzurunda pislikten kurtulsun!”

Büyülerde kullanılacak hayvanlar çoğunlukla siyah renkten seçiliyordu.

Hitit ayinlerinde beyaz renk, temizliği ve saflığı çağrıştırırken koyu renkler özellikle siyah bela ve şeytani demon güçleri çekerdi.

Örneğin Tunnavi ritüelinde, siyah ve mavinin kirli kabul edildiği ve yapılan karşı büyü ile meydana gelen karanlık ve maviliğin önlenmeye çalışıldığı ifadeleri yer alır. Bazı uygulamalarda kırmızı ve mavi renklerin felaket ve musibetleri uzaklaştırmak için kullanıldığı görülmektedir.

Hititlerde ve Asur toplumunda ak büyü ve kara büyü şeklinde iki türlü büyü yapılmaktaydı. Kara büyü yine büyü ile ak büyü ile bozulmaktaydı.

Kan kırmızısı ile hastalıklar ve kirlenme türleri belirlenir. Bu türlere göre def büyü işleri yapılırdı.

Banner
Benzer Yazılar

Pompeii kazılarında kölelerin ve eşeklerin acımasızca çalıştırıldığı değirmen ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Vezüv yanardağının yerle bir ettiği (MS 79) Roma kenti Pompeii’de devam eden kazılarda kölelerin ve eşeklerin acımasız bir şekilde çalıştırıldıkları...

Norveç’te Bir Viking Pazar Yeri Bulunmuş Olabilir

21 Şubat 2024

21 Şubat 2024

Stavanger Üniversitesi’nden arkeologlar, Norveç’teki bir çiftlikte Viking Çağı’ndan kalma bir Viking pazar yeri kalıntılarını tespit ettiler. Çiftlik, Norveç’in güneybatı kıyısında...

Polonyalı arkeologlar, Roma lejyoner kampında antik bir “buzdolabı” keşfettiler

30 Eylül 2022

30 Eylül 2022

Polonyalı arkeologlar, Novae’deki (Bulgaristan) Roma lejyoner kampındaki kazılar sırasında antik “buzdolabı” olarak tanımlanabilecek yiyecekleri depolamak için kullanılan seramik plakalardan yapılmış...

İthaka’da Odysseus’a Adanmış Kült Alanı Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2025

16 Haziran 2025

Yunanistan’ın İthaka adasında sürdürülen arkeolojik kazılarda, antik dönemin efsanevi kahramanı Odysseus’a adanmış kutsal bir kült alanı gün yüzüne çıkarıldı. Agios...

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

Mezarlıkta keşfedilen 600 yıllık Papalık boğası

10 Mayıs 2023

10 Mayıs 2023

Papalığın güç, otorite ve iktidarını göstermek için kullandığı Papalık Boğası mührü bir Orta Çağ mezarlığında ele geçti. Keşfedilen Papalık Boğası,...

Britanya’da 7000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Reading Üniversitesi arkeologları, Severn Halici’ndeki çalışmaları sırasında 7.000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi. Ayak izlerinin 7000 yıl önce...

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Yunanistan’da 1.600 yıllık Roma döneminden kalma şarap dükkanı ortaya çıkarıldı

30 Ocak 2024

30 Ocak 2024

Wilfrid Laurier Üniversitesi’nden Scott Gallimore ve Austin Koleji’nden Martin Wells liderliğindeki bir ekip, Yunanistan’ın güneyindeki Sikyon antik kentinde, ani bir...

Antik Trakya kenti Perperikon’da bir Nymphaeum keşfedildi

20 Ağustos 2023

20 Ağustos 2023

Yeni araştırmalar, Perperikon’un güney çeyreğindeki rezervuarın üzerinde büyük bir anıtsal su tapınağı (Nymphaeum) ortaya çıkardı. Kazı başkanı Profesör Nikolay Ovcharov,...

Worcestershire’da İmparator Neron dönemine ait altın ve gümüş Roma sikkelerinden oluşan bir hazine bulundu

8 Aralık 2024

8 Aralık 2024

Batı İngiltere’deki Worcestershire’da inşaat çalışmaları sırasında İmparator Neron’nun saltanatına dayanan bir Roma ve Demir Çağı gümüş sikke hazinesi bulundu. 1.368...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

İtalyan kasabasında büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

İtalya’nın kuzeyindeki Mantua kenti yakınlarındaki San Giorgio Bigarello kasabasında, yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi....

İtalya’da keşfedilen 7.000 yıllık kanolar, Akdeniz’de denizcilik teknolojisinin erken gelişimini gösteriyor

21 Mart 2024

21 Mart 2024

İtalya’nın başkenti Roma’nın yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Neolitik (Geç Taş Devri) göl kıyısındaki La Marmotta köyünde 7.000 yaşında olduğu tahmin...

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

25 Şubat 2026

25 Şubat 2026

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]