15 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit büyü ritüellerinde nesneler ve renkler

Büyü insanın yaşamında her zaman var olmuştur. İnsan çözemediği her konuda dış dünya varlıklarından, ataların ruhlarından büyü aracılığı ile yardım istemiştir.

Eski Çağ toplumlarında büyü sayesinde içinde bulunduğu dünyayı etkileme arzusu taşıyan büyücüler, doğaüstü, panaromal veya mistik yöntemlerle insanların, yöneticilerin üzerinde otorite kurmaktaydılar.

Büyücüler, aşk, sağlık, para, arınma, v. b. birçok alanda kendilerine başvuran kişilere yardımcı oluyorlardı. Büyücülerin özellikle savaş zamanlarında krala, ordu komutanlarına da yardımcı oldukları biliniyor. Fal ve kehanetler ile savaşların seyri öğrenilmeye çalışılıyordu.

Mezopotamya, Mısır, Anadolu uygarlıklarında Ak Büyü denilen ritüelleri yapan büyücüler el üstünde tutulurken Kara Büyü ile uğraşan kötü büyücüler ise lanetleniyordu.

Hitit toplumunda da büyü görülmekte ve sıklıkla başvurulmaktaydı. Çivi yazılı tabletlerde birçok büyü ritüeline yer verildiği görülmektedir. Tabletlerde MUNUS SU.GI olarak geçen büyücüler, aşk, çocuk sahibi olma, hastalıklardan ve belalardan kurtulma, ekinlerin ve hayvanların çoğalması için insanlara yardımcı oluyorlardı. Yine okunan bir tablette Ashella adlı bir büyücünün ordu içinde çıkan salgının defi için bir ritüel düzenlediği dolayısıyla bu tablet ile büyücülerin yönetim katında da söz sahibi olduğu görülmektedir.

Büyü, Kizzuwatna topraklarından Hitit toplumuna girmiştir. Elde edilen tabletlerde ki ritüellerde geçen Hurri tanrı isimleri, büyülerde kullanılan Hurrice ve Luvice kelimelerin çokluğu bu görüşü desteklemektedir.

Hitit büyü ritüellerinde nesnelerden yararlanılıyordu. Büyünün yapılacağı işe göre nesneler seçiliyordu. Ritüel malzemesi olarak, iplikler, yünler, süs eşyaları, araç gereçler, yiyecek ve içecekler, çeşitli hayvanlar, kaplar, değişik malzemelerden yapılmış heykeller, çeşitli madenlerden yapılmış malzemeler ve majik gücü olan daha birçok obje kullanılmaktaydı.

Çivi yazılı bir tablette erkekliği alınmış bir adamın erkekliğine tekrar kavuşması için yapılan bir ritüelde iğ, öreke, ok ve yay gibi nesnelerin kullanıldığı okunmaktadır.

Hattuşa kazılarında bulunmuş Hitit büyü tableti. İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde bulunuyor.
Hattuşa kazılarında bulunmuş Hitit büyü tableti (M. Ö. 13. yy) İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunuyor.

Hitit büyü ritüellerinde renkler çok önemliydi

Hitit büyü ritüellerinde nesnelerin seçimi büyünün tutmasında çok önemliydi. Hatta kullanılacak nesnenin arındırılması bile gerekiyordu. Nesne seçimi ve arındırılması dışında renklerde dikkat edilen bir konuydu.

İlknur Gürgen, “Eski Çağ Renkleri ve Anlamları” adlı makalesinde Hitit büyü ritüellerine bakıldığında renklerin oldukça önemli olduğundan bahseder. Büyünün türü ve yöntemi, büyüde kullanılacak malzemenin renginin belirlediğine işaret ederek, çeşitli renklerde yün ve ipliklerin kullanıldığı tablette geçen ritüeli şöyle aktarıyor.

“Büyü yapılan kişinin başı ile dizine yün iplikler bağlanır. Burada altı ayrı renkli iplik ile siyah koyun postu yedi kirlenme tipini temsil eder. Ritüelde kullanılan beyaz renkteki yün ise kötülüğün etkisiz hale gelmesi için kullanılmaktadır. B[u beyaz yün] şiddetli düşmanlığı nasıl dindirdiyse, bu beyaz yün de bu büyü (ve) pisliği öyle bertaraf etsin! Herhangi bir kimse tanrıların huzurunda herhangi birinin değerini düşürdüyse öyle olsun; [herhangi bir kimse] herhangi birini insanların huzurunda küçük düşürürse, öyle olsun — o halde şimdi bu beyaz yün onun bütün uzuvlarından alınsın ve büyücüye (geri) dönsün! Bu ise insanların huzurunda pislikten kurtulsun!”

Büyülerde kullanılacak hayvanlar çoğunlukla siyah renkten seçiliyordu.

Hitit ayinlerinde beyaz renk, temizliği ve saflığı çağrıştırırken koyu renkler özellikle siyah bela ve şeytani demon güçleri çekerdi.

Örneğin Tunnavi ritüelinde, siyah ve mavinin kirli kabul edildiği ve yapılan karşı büyü ile meydana gelen karanlık ve maviliğin önlenmeye çalışıldığı ifadeleri yer alır. Bazı uygulamalarda kırmızı ve mavi renklerin felaket ve musibetleri uzaklaştırmak için kullanıldığı görülmektedir.

Hititlerde ve Asur toplumunda ak büyü ve kara büyü şeklinde iki türlü büyü yapılmaktaydı. Kara büyü yine büyü ile ak büyü ile bozulmaktaydı.

Kan kırmızısı ile hastalıklar ve kirlenme türleri belirlenir. Bu türlere göre def büyü işleri yapılırdı.

Banner
Related Articles

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Arkeologlar, İspanya’da bir mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Arkeologlar, İspanya’nın Cantabria eyaletindeki Ribamontán al Monte belediyesinde bulunan La Garma mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler. La...

İngiltere’nin 3000 yıllık en eski deri ayakkabısı Kent sahilinde keşfedildi

26 Şubat 2023

26 Şubat 2023

Kent şehrinin sahilinde bulunan bir Tunç Çağı kalıntısının Birleşik Krallık’ta bulunan en eski ayakkabı olduğuna inanılıyor. Deriden yapılan ayakkabı 3000 yaşında...

İskoçya’da altından yapılmış nadir pommel keşfedildi

24 Ekim 2022

24 Ekim 2022

İskoçya’nın Stirling kentinde bir metal dedektörcüsü tarafından altından yapılmış nadir pommel keşfedildi. Kılıç, hançer, bıçak kabzasının olduğu kısma pommel deniyor....

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Bulgaristan’da tanrıça Tyche’nin heykel başı bulundu

10 Aralık 2024

10 Aralık 2024

Bulgaristan’da, günümüzdeki Plovdiv şehrinin bulunduğu alanda, Piskopos Bazilikası’nın kazıları sırasında Yunan tanrıçası Tyche’nin büyük bir heykelinin başı dikkat çekici bir...

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait...

Pompeii Domus’ta tanrıça Kibele kültü ile ilişkilendirilen pişmiş toprak figürünleri keşfedildi

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Arkeologlar, Pompeii’deki Via del Vesuvio boyunca “Leda ve Kuğu Evi”nin bitişiğindeki Domus’ta yapılan son kazılarda 13 pişmiş toprak figürün ortaya...

Çekya’da bir çiftçi tarlasında Tunç Çağı dönemi altın kemer buldu

16 Kasım 2022

16 Kasım 2022

Çekya’nın kuzeydoğusundaki Opava bölgesinde bir çiftçi tarlasında çalışırken eşsiz Tunç Çağı dönemine ait olduğu düşünülen altın kemer buldu. Tunç Çağı...

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

14 Ocak 2026

14 Ocak 2026

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen...

Galler’de nadir, erken bir Orta Çağ mezarlığı ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Arkeologlar, 6. veya 7. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen erken Orta Çağ mezarlığı buldular. Mezarlarda iyi korunmuş halde çıkarılan iskeletlerin...

Malta konut projesi çalışmaları sırasında keşfedilen nadir Arapça yazıt

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

Malta’nın güneydoğu bölgesi’ndeki Fgura kasabasında bir sosyal konut projesinin bulunduğu yerde, muhtemelen Orta Çağa kadar uzanan nadir bir Arapça yazıt...

Pompeii’de arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve Helle’yi tasvir eden bir fresk ortaya çıkardılar

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Antik Roma kenti Pompeii’deki Insula 6, Regio V’deki Leda Evi’nin bitişiğindeki bir evi kazan arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve...

Fransa’da ‘Venus the Victorious’ oymalı 1.800 yıllık altın yüzük ve karolenj sikkeleri keşfedildi

26 Aralık 2024

26 Aralık 2024

Fransa Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü’nden (INRAP) arkeologlar, savaşta zaferle ilişkilendirilen Roma tanrıçası Venüs’ün yontulmuş portresinin bulunduğu 1.800 yıllık altın...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]