9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit büyü ritüellerinde nesneler ve renkler

Büyü insanın yaşamında her zaman var olmuştur. İnsan çözemediği her konuda dış dünya varlıklarından, ataların ruhlarından büyü aracılığı ile yardım istemiştir.

Eski Çağ toplumlarında büyü sayesinde içinde bulunduğu dünyayı etkileme arzusu taşıyan büyücüler, doğaüstü, panaromal veya mistik yöntemlerle insanların, yöneticilerin üzerinde otorite kurmaktaydılar.

Büyücüler, aşk, sağlık, para, arınma, v. b. birçok alanda kendilerine başvuran kişilere yardımcı oluyorlardı. Büyücülerin özellikle savaş zamanlarında krala, ordu komutanlarına da yardımcı oldukları biliniyor. Fal ve kehanetler ile savaşların seyri öğrenilmeye çalışılıyordu.

Mezopotamya, Mısır, Anadolu uygarlıklarında Ak Büyü denilen ritüelleri yapan büyücüler el üstünde tutulurken Kara Büyü ile uğraşan kötü büyücüler ise lanetleniyordu.

Hitit toplumunda da büyü görülmekte ve sıklıkla başvurulmaktaydı. Çivi yazılı tabletlerde birçok büyü ritüeline yer verildiği görülmektedir. Tabletlerde MUNUS SU.GI olarak geçen büyücüler, aşk, çocuk sahibi olma, hastalıklardan ve belalardan kurtulma, ekinlerin ve hayvanların çoğalması için insanlara yardımcı oluyorlardı. Yine okunan bir tablette Ashella adlı bir büyücünün ordu içinde çıkan salgının defi için bir ritüel düzenlediği dolayısıyla bu tablet ile büyücülerin yönetim katında da söz sahibi olduğu görülmektedir.

Büyü, Kizzuwatna topraklarından Hitit toplumuna girmiştir. Elde edilen tabletlerde ki ritüellerde geçen Hurri tanrı isimleri, büyülerde kullanılan Hurrice ve Luvice kelimelerin çokluğu bu görüşü desteklemektedir.

Hitit büyü ritüellerinde nesnelerden yararlanılıyordu. Büyünün yapılacağı işe göre nesneler seçiliyordu. Ritüel malzemesi olarak, iplikler, yünler, süs eşyaları, araç gereçler, yiyecek ve içecekler, çeşitli hayvanlar, kaplar, değişik malzemelerden yapılmış heykeller, çeşitli madenlerden yapılmış malzemeler ve majik gücü olan daha birçok obje kullanılmaktaydı.

Çivi yazılı bir tablette erkekliği alınmış bir adamın erkekliğine tekrar kavuşması için yapılan bir ritüelde iğ, öreke, ok ve yay gibi nesnelerin kullanıldığı okunmaktadır.

Hattuşa kazılarında bulunmuş Hitit büyü tableti. İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde bulunuyor.
Hattuşa kazılarında bulunmuş Hitit büyü tableti (M. Ö. 13. yy) İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunuyor.

Hitit büyü ritüellerinde renkler çok önemliydi

Hitit büyü ritüellerinde nesnelerin seçimi büyünün tutmasında çok önemliydi. Hatta kullanılacak nesnenin arındırılması bile gerekiyordu. Nesne seçimi ve arındırılması dışında renklerde dikkat edilen bir konuydu.

İlknur Gürgen, “Eski Çağ Renkleri ve Anlamları” adlı makalesinde Hitit büyü ritüellerine bakıldığında renklerin oldukça önemli olduğundan bahseder. Büyünün türü ve yöntemi, büyüde kullanılacak malzemenin renginin belirlediğine işaret ederek, çeşitli renklerde yün ve ipliklerin kullanıldığı tablette geçen ritüeli şöyle aktarıyor.

“Büyü yapılan kişinin başı ile dizine yün iplikler bağlanır. Burada altı ayrı renkli iplik ile siyah koyun postu yedi kirlenme tipini temsil eder. Ritüelde kullanılan beyaz renkteki yün ise kötülüğün etkisiz hale gelmesi için kullanılmaktadır. B[u beyaz yün] şiddetli düşmanlığı nasıl dindirdiyse, bu beyaz yün de bu büyü (ve) pisliği öyle bertaraf etsin! Herhangi bir kimse tanrıların huzurunda herhangi birinin değerini düşürdüyse öyle olsun; [herhangi bir kimse] herhangi birini insanların huzurunda küçük düşürürse, öyle olsun — o halde şimdi bu beyaz yün onun bütün uzuvlarından alınsın ve büyücüye (geri) dönsün! Bu ise insanların huzurunda pislikten kurtulsun!”

Büyülerde kullanılacak hayvanlar çoğunlukla siyah renkten seçiliyordu.

Hitit ayinlerinde beyaz renk, temizliği ve saflığı çağrıştırırken koyu renkler özellikle siyah bela ve şeytani demon güçleri çekerdi.

Örneğin Tunnavi ritüelinde, siyah ve mavinin kirli kabul edildiği ve yapılan karşı büyü ile meydana gelen karanlık ve maviliğin önlenmeye çalışıldığı ifadeleri yer alır. Bazı uygulamalarda kırmızı ve mavi renklerin felaket ve musibetleri uzaklaştırmak için kullanıldığı görülmektedir.

Hititlerde ve Asur toplumunda ak büyü ve kara büyü şeklinde iki türlü büyü yapılmaktaydı. Kara büyü yine büyü ile ak büyü ile bozulmaktaydı.

Kan kırmızısı ile hastalıklar ve kirlenme türleri belirlenir. Bu türlere göre def büyü işleri yapılırdı.

Banner
Related Articles

500 yıllık tarihi Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek

6 Şubat 2022

6 Şubat 2022

Diyarbakır’da 16. yüzyılda inşa edilen, cemaati olmadığı için harap durumda bulunan Surp Sargis Ermeni Kilisesi restore edilecek. Diyarbakır’ın merkez Sur...

İtalya Alpleri’nde Avrupa’nın en yüksek Tarih Öncesi Petroglifleri keşfedildi

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Avrupa’nın en yüksek kaya resimleri, Kuzey İtalya Alpleri’ndeki Stelvio Milli Parkı’ndaki Pizzo Tresero’da (Valfurva) 3.000 metrenin üzerinde bulundu. Lombardiya’daki Valtellina...

Lüksemburg’da Dokuz Roma İmparatoruna Ait 141 Roma Altın Sikkesi Ortaya Çıkarıldı

14 Ocak 2025

14 Ocak 2025

Arkeologlar, Lüksemburg’un kuzeyinde yer alan Holzthum yakınlarında, MS 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen 141 Roma altın sikkesinden oluşan bir Roma...

I. Mansa Musa Döneminde Timbuktu, İslam medeniyetinin önemli bir entelektüel merkeziydi

1 Ağustos 2022

1 Ağustos 2022

Abbasi Halifeliği döneminden 14. yüzyılın sonlarına kadar devam eden İslam’ın Altın Çağı’nda İslam dünyasının bilimsel, ekonomik ve kültürel başkenti Bağdat’tır....

Dünya’nın ikonik mimari harikaları nasıl görünüyordu?

16 Ocak 2022

16 Ocak 2022

Dünya’nın ikonik mimari harikaları Parthenon, Güneş Piramidi, Largo Arjantin Tapınağı, Knossos Sarayı ve Luksor Tapınağı gibi anıtların ilk günlerindeki ihtişamlı hallerini...

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Pompeii’de 2.000 Yıllık Küller, Romalı Ailelerin Evlerinde Tanrılara Ne Yaktığını Ortaya Çıkardı

25 Mayıs 2026

25 Mayıs 2026

Vezüv Yanardağı MS 79 yılında Pompeii’yi kül ve taş altında bıraktığında, yalnızca bir Roma kentini yok etmedi. Romalı ailelerin evlerinin...

Tibet Platosu’na kalıcı olarak ilk yerleşenler: Denisovalılar veya Homo sapiens

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Tibet Platosu, uzun zamandır dünyanın dört bir yanına göç eden insanlar tarafından doldurulan son yerlerden biri olarak kabul edildi. Davis,...

Gökçeada’da 8.800 Yıllık Çiftçi Evleri Ortaya Çıktı: Ege Adaları’nda Bir İlk

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Türkiye’nin en batısında yer alan Gökçeada’da, Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü kazılarında Ege tarihini baştan yazacak bir keşif yapıldı. Arkeologlar, adada 8.800 yıl...

Hatay’da elektrik kablosu yenileme çalışmaları sırasında lahit bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Geçen yıl Şubat ayında meydana gelen iki büyük depremle yıkılan Hatay’da, enerji şirketinin başlattığı elektrik kablolarının yenileme çalışmaları sırasında bir...

Suffolk’ta Doğu Anglia Krallığı’nın Kraliyet Salonu Bulundu

5 Ekim 2022

5 Ekim 2022

Günümüz Suffolk ve Norfolk’u kapsayan Doğu Anglia Krallığı’nın 1.400 yıllık ahşap kraliyet salonu Rendlesham, Suffolk’ta keşfedildi. 2015 yılında hava fotoğrafçılığı...

İsveç’te Bronz Çağ Mezarında Benzersiz Sayılabilecek İki Boyun Halkası Bulundu

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

İsveç’in doğusunda, Norrköping yakınlarındaki Marby’de kazı yapan arkeologlar, Geç Bronz Çağı’na ait bir mezar anıtının içinde iki nadir bronz boyun...

Fransa’da keşfedilen anıtsal Roma kompleksi

20 Mart 2023

20 Mart 2023

Kuzeydoğu Fransa’daki Reims şehrinde, arkeologlar MS 2. – 3. yüzyıldan kalma anıtsal Roma kompleksi keşfettiler. Yapı, bir U’nun kollarını oluşturan...

İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar çukurlarından biri Leicester Katedrali bahçesinde ortaya çıkarıldı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Arkeologlar, bir eğitim merkezi inşası öncesi Leicester Katedrali bahçesinde kazı yaparken , İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar...

Karpat mağaralarında Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Doğu Avrupa’da yer alan Karpat Dağları’nda bulunan mağaralarda Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak. Karpat Dağları, Çekya Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]