27 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Hitit büyü ritüellerinde nesneler ve renkler

Büyü insanın yaşamında her zaman var olmuştur. İnsan çözemediği her konuda dış dünya varlıklarından, ataların ruhlarından büyü aracılığı ile yardım istemiştir.

Eski Çağ toplumlarında büyü sayesinde içinde bulunduğu dünyayı etkileme arzusu taşıyan büyücüler, doğaüstü, panaromal veya mistik yöntemlerle insanların, yöneticilerin üzerinde otorite kurmaktaydılar.

Büyücüler, aşk, sağlık, para, arınma, v. b. birçok alanda kendilerine başvuran kişilere yardımcı oluyorlardı. Büyücülerin özellikle savaş zamanlarında krala, ordu komutanlarına da yardımcı oldukları biliniyor. Fal ve kehanetler ile savaşların seyri öğrenilmeye çalışılıyordu.

Mezopotamya, Mısır, Anadolu uygarlıklarında Ak Büyü denilen ritüelleri yapan büyücüler el üstünde tutulurken Kara Büyü ile uğraşan kötü büyücüler ise lanetleniyordu.

Hitit toplumunda da büyü görülmekte ve sıklıkla başvurulmaktaydı. Çivi yazılı tabletlerde birçok büyü ritüeline yer verildiği görülmektedir. Tabletlerde MUNUS SU.GI olarak geçen büyücüler, aşk, çocuk sahibi olma, hastalıklardan ve belalardan kurtulma, ekinlerin ve hayvanların çoğalması için insanlara yardımcı oluyorlardı. Yine okunan bir tablette Ashella adlı bir büyücünün ordu içinde çıkan salgının defi için bir ritüel düzenlediği dolayısıyla bu tablet ile büyücülerin yönetim katında da söz sahibi olduğu görülmektedir.

Büyü, Kizzuwatna topraklarından Hitit toplumuna girmiştir. Elde edilen tabletlerde ki ritüellerde geçen Hurri tanrı isimleri, büyülerde kullanılan Hurrice ve Luvice kelimelerin çokluğu bu görüşü desteklemektedir.

Hitit büyü ritüellerinde nesnelerden yararlanılıyordu. Büyünün yapılacağı işe göre nesneler seçiliyordu. Ritüel malzemesi olarak, iplikler, yünler, süs eşyaları, araç gereçler, yiyecek ve içecekler, çeşitli hayvanlar, kaplar, değişik malzemelerden yapılmış heykeller, çeşitli madenlerden yapılmış malzemeler ve majik gücü olan daha birçok obje kullanılmaktaydı.

Çivi yazılı bir tablette erkekliği alınmış bir adamın erkekliğine tekrar kavuşması için yapılan bir ritüelde iğ, öreke, ok ve yay gibi nesnelerin kullanıldığı okunmaktadır.

Hattuşa kazılarında bulunmuş Hitit büyü tableti. İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde bulunuyor.
Hattuşa kazılarında bulunmuş Hitit büyü tableti (M. Ö. 13. yy) İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunuyor.

Hitit büyü ritüellerinde renkler çok önemliydi

Hitit büyü ritüellerinde nesnelerin seçimi büyünün tutmasında çok önemliydi. Hatta kullanılacak nesnenin arındırılması bile gerekiyordu. Nesne seçimi ve arındırılması dışında renklerde dikkat edilen bir konuydu.

İlknur Gürgen, “Eski Çağ Renkleri ve Anlamları” adlı makalesinde Hitit büyü ritüellerine bakıldığında renklerin oldukça önemli olduğundan bahseder. Büyünün türü ve yöntemi, büyüde kullanılacak malzemenin renginin belirlediğine işaret ederek, çeşitli renklerde yün ve ipliklerin kullanıldığı tablette geçen ritüeli şöyle aktarıyor.

“Büyü yapılan kişinin başı ile dizine yün iplikler bağlanır. Burada altı ayrı renkli iplik ile siyah koyun postu yedi kirlenme tipini temsil eder. Ritüelde kullanılan beyaz renkteki yün ise kötülüğün etkisiz hale gelmesi için kullanılmaktadır. B[u beyaz yün] şiddetli düşmanlığı nasıl dindirdiyse, bu beyaz yün de bu büyü (ve) pisliği öyle bertaraf etsin! Herhangi bir kimse tanrıların huzurunda herhangi birinin değerini düşürdüyse öyle olsun; [herhangi bir kimse] herhangi birini insanların huzurunda küçük düşürürse, öyle olsun — o halde şimdi bu beyaz yün onun bütün uzuvlarından alınsın ve büyücüye (geri) dönsün! Bu ise insanların huzurunda pislikten kurtulsun!”

Büyülerde kullanılacak hayvanlar çoğunlukla siyah renkten seçiliyordu.

Hitit ayinlerinde beyaz renk, temizliği ve saflığı çağrıştırırken koyu renkler özellikle siyah bela ve şeytani demon güçleri çekerdi.

Örneğin Tunnavi ritüelinde, siyah ve mavinin kirli kabul edildiği ve yapılan karşı büyü ile meydana gelen karanlık ve maviliğin önlenmeye çalışıldığı ifadeleri yer alır. Bazı uygulamalarda kırmızı ve mavi renklerin felaket ve musibetleri uzaklaştırmak için kullanıldığı görülmektedir.

Hititlerde ve Asur toplumunda ak büyü ve kara büyü şeklinde iki türlü büyü yapılmaktaydı. Kara büyü yine büyü ile ak büyü ile bozulmaktaydı.

Kan kırmızısı ile hastalıklar ve kirlenme türleri belirlenir. Bu türlere göre def büyü işleri yapılırdı.

Banner
Benzer Yazılar

Bilinen en eski Bask dili ile yazılmış metin keşfedildi

15 Kasım 2022

15 Kasım 2022

İspanya’da arkeologlar, ülkenin kuzeyindeki Navarre bölgesi Irulegi arkeolojik alanında, “bilinen en eski Bask dili metni” içerdiğine inandıkları bir buluntu keşfettiler....

Napoli’de tamamen fresklerle kaplı bir oda mezarı ortaya çıkarıldı

10 Ekim 2023

10 Ekim 2023

Campania’nın (Napoli) bir banliyösü olan Giugliano’da, tavanları ve duvarları bozulmamış durumdaki freskler ile dolu, el değmemiş bir oda mezarı ortaya...

Hırvatistan’ın Šćedro Adası’ndaki Ratina Mağarasında 7.000 Yıllık Yaşam İzleri Keşfedildi

7 Mart 2025

7 Mart 2025

Hvar’ın güneyinde bulunan Šćedro Adası’ndaki son arkeolojik kazılar, adanın tarih öncesi geçmişine dair önceki anlayışlara meydan okuyan önemli bulguları ortaya...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Cova de les Dones’te Yazıtlı Roma Tapınağı Keşfedildi

31 Ocak 2025

31 Ocak 2025

Alicante Üniversitesi (UA) ve Zaragoza Üniversitesi (Unizar) araştırma ekibi, İber Yarımadası’nın en büyük kaya sanatı alanlarından biri olan Cova de...

Arkeolojik buluntu Çin çay kültürünün MÖ 400’e kadar izlenmesini sağladı

7 Şubat 2022

7 Şubat 2022

Doğu Çin’in Shandong Eyaleti’ndeki Shandong Üniversitesi’nden bir arkeoloji ekibinin elde ettiği arkeolojik buluntu, yaklaşık 2.400 yıl öncesine dayanan dünyada bilinen...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Almanya’da 3000 yıllık ahşap dilek kuyusu bulundu

8 Ocak 2023

8 Ocak 2023

Almanya’nın Bavyera eyaletindeki Germering kasabasında, arkeologlar ritüel birikintilerle dolu iyi korunmuş bir Tunç Çağı ahşap kuyusunun kalıntılarını ortaya çıkardılar. Arkeologlara...

Almanya’da ortaya çıkarılan İskandinav Bronz Çağı salonu, efsanevi Kral Hinz’in toplantı salonu olabilir

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Almanya’nın Berlin kentinin kuzeybatısındaki Seddin’deki (Prignitz bölgesi) “kraliyet mezarı” yakınında yapılan kazılarda Tunç Çağı’ndan kalma bir salon keşfedildi. Yapının, altın...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

Hint-Avrupa Dillerinin Yayılmasında Atların Evcilleştirilmesi Etkili Miydi?

20 Ekim 2021

20 Ekim 2021

Hint-Avrupa dilleri denince akla Anadolu’da uzun yıllar hakimiyet kurmuş dönemin güçlü imparatorluğunun kurucuları Hititler gelir. Anadolu’da her ne kadar bir...

İskandinavya’nın Trøndelag’daki en eski gemi mezarı “Tarihi Yeniden Yazıyor”

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Norveç’in Trøndelag ilçesindeki bir belediye olan Leka’da arkeologlar, İskandinavya’nın MS 700 yıllarına kadar uzanan en eski gemi mezarını ortaya çıkardılar....

Gökçeada’da 8.800 Yıllık Çiftçi Evleri Ortaya Çıktı: Ege Adaları’nda Bir İlk

31 Ağustos 2025

31 Ağustos 2025

Türkiye’nin en batısında yer alan Gökçeada’da, Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü kazılarında Ege tarihini baştan yazacak bir keşif yapıldı. Arkeologlar, adada 8.800 yıl...

Akdeniz’in En Eski El Dikimi Teknesi Bir Sonraki Yolculuğuna Hazırlanıyor

25 Ocak 2024

25 Ocak 2024

Akdeniz’in en eski el dikimi teknesi, Hırvatistan’ın Istria yarımadasındaki Umag yakınlarındaki Zambratija Körfezi’nde keşfedildi. Hırvatistan’daki Adriyatik deniz tabanında binlerce yıl...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]