2 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gübreye Atılan 3 Adam Modern Avrupa’nın Kapılarını Açtı

Günümüz Modern Avrupası, demokrasi, insan hakları, ekonomik serbestlik konusunda ileri ülkeler barındırıyor. Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Finlandiya bu ülkelerin başında gelmekte…

Demokrasinin en uç kesimini yaşayan Kara Avrupası‘nın (her noktası olmamakla beraber) kuruluşunda yatan öyle bir yaşanmışlık var ki; tarihin trajikomik tarafını bizlere gösteriyor.

Gübre ve pisliğe 3 adamın düşmesi Modern Avrupa‘nın oluşmasına yol açmış desek hepimiz tebessüm ederiz. Ama yazımızı okuyunca bu tebessümün hayrete dönüşeceğinden eminiz…

İmparatorlukların egemenliği yıkılıp yerine ulusal devletlerin kurulması, Modern Demokratik Avrupa temellerinin oluşması tam 30 yıl süren, onun için  tarihte Otuz Yıl Savaşları olarak anılan hadise ile başlar. Avrupa’yı kasıp kavuran dönemin en kanlı savaşı Otuz Yıl Savaşları, Vestfelya Anlaşması ile sona ermiştir.

Bir bela bazen iyi şeylerin doğmasına yol açar deyişinin yaşanmışlığı olan Otuz Yıl Savaşları nasıl başlamıştı? İşte trajikomik bölüme geldik.

Avrupa’yı derinden sarsan Otuz Yıl Savaşalrı Modern Avrupa’nın temellerini oluşturmuştur.

Kıta Avrupası’nın göbeğinde yer alan eski adı ile Çekoslovakya, sonrasında 1 Ocak 1993 tarihinde Çekya ismi ile ayrılarak ayrı devlet olan Çekler, Otuz Yıl Savaşları‘nın başlatıcı fitilini ateşleyen halk oldular.

Çekler, bir kısmı Katolik bir kısmı Protestanlığı seçmiş, M.S. 9. y.y. da Slovenlerle birlikte ilk milli devletleri Büyük Moravya Krallığı‘nı kuran halktır. Çekler, o dönemlerde sürekli gerek dini gerekse milliyetçi sorunlar yüzünden Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu‘na başkaldırmışlardır.

Bu başkaldırıların birisi Husculuk Hareketi olarak kayıtlara geçmiştir. Jan Hus Bohemyalı bir din adamının önderliğinde başlayan başkaldırı da Çekler, Katolik kilisesinin bazı uygulamalarının değiştirilmesi ve Hristiyanlığın unutulmuş özü ile ilgili alanlara tekrar dönülmesini talep etmişlerdi. Başlatılan bu isyan Hus’un idam edilmesiyle bastırılmıştı.

Bundan sonra Çekler, Vaiz Jan de Zeliv‘in liderliğinde Kutsal Roma -Germen İmparatorluğu‘na ve Bohemya Kralı 4. Vaklav‘a karşı ayaklanmışlardı. Bu ayaklanmada 4. Vaklav‘ın adamı olan yedi Katolik meclis üyesini Prag Belediyesi Sarayı penceresinden attılar. İşte bu pencereden atma Bohemya usulü idam modeli oldu. Bu, Bohemya usulü idam modeli 16. Y.Y. da kendisini tekrar gösterecekti.

Bohemya usulü idam modeli Çek isyancıların simgesi olmuştu.

16. Y.Y. da Protestanlık yayılmaya başlamıştı. Bu yayılış Bohemya‘da (Çekler bu adla da anılıyor) iki dini sınıfın karşı karşıya gelmesine yol açar. Çek asillerin mezhebi Protestan takipçiler bir taraftan sarayın görevlilerin ağırlıkta olduğu Katolikler… Temelde mezhepsel çatışma gibi görünen bu çekişmenin temelinde Çek milliyetçiliği yatmaktaydı. Fransız İhtilali öncesi Çekler, milliyetçilik rüzgarını kendi içlerinde estirmeye başlamışlar hatta bir kanun çıkartarak ülke sınırları içerisinde Almanca’nın kullanılmasını dahi yasaklamışlardı.

Protestan Çekler, imparatorluk içinde ibadet tavizleri almak kendi kiliselerini kurmak için İmparator Rudolp‘a istek sunmaya başladılar. İlk zamanlarda istekleri tam rıza gösterilmeden kabul edilse de, daha sonraları kilise kurma hakkının tüm imparatorluk sınırları içine yayılması istenince imparatorluk içinde ki Katolikler şiddetle karşı çıkmaya başlaması iplerin tekrar kopmasına neden oldu. Protestanların medeni hakları ellerinden alınmaları haricinde Protestan belediye başkanların yerine Katolik belediye başkanlarının getirilmesi bardağı taşıran su damlası oldu.

Protestan Çekler, Thurn Kontu Matthias liderliğinde 23 Mayıs 1618 tarihinde isyan başlatarak krallık sarayı Hradçany‘ı ele geçirdiler. Sarayda bulunan ve olayların büyümesinde sorumlu görülen Matinitz ve Slavata‘yı yakalayan Protestan Çeklerin arasında bulunan bir kişinin ” Onlara Bohemya’nın geleneklerine göre davranalım ve pencereden aşağı atalım” deyince Matinitz ve Slavata’yı pencereden dışarıya attılar. Bu iki kişi dışında o anda orada bulunan bir katipte pencereden dışarıya atılır. Böylelikle;  Bohemya usulü idam şekli tekrar canlandırılmıştı.

İsyancılar, 18 metre yükseklikten pencereden aşağı attıklarının öldüklerinden o kadar emindiler ki; canlı olarak kaçmaya başladıklarını görünce hayret içinde kalmışlardı. Peki aşağıya atılanlar neden ölmemişti. Çünkü pencerenin hemen altında içi pislik ve hayvan dışkısı dolu bir hendek vardı ve bunlar bu yumuşak zemine düşerek canlarını kurtarabilmişlerdi. Ve hızla saraya kaçtılar.

Otuz Yıl Savaşları’nı bitiren ve Avrupa’yı modernliğe götüren yolu açan Vestfalya Westphalia Antlaşması imzalandı.

Bu yaşanan olaylar Viyana Sarayı’nda büyük bir kaosa yol açtı. İmparator Matthias  görevden alındı yerine katı Katolik 2. Ferdinand getirildi ve uzun yıllar sürecek mezhep savaşlarına kapı açılmış oldu. Mezhep savaşları Avrupa’yı yakmış yıkmıştı. Çok acıların yaşandığı yıllardan sonra imzalanan Vestfelya Anlaşması ile Avrupa devletleri birbirlerine karışmama sözü verirler. Ufak tefek hadiseler dışında Avrupalılar, demokratikleşme, sanayileşme yolunda ilerlemeye başlarlar. Önceliği kalkınma faaliyetlerine verirler.

İşte böyle; Bohemya usulü idam ile pencereden atılan ama gübre sayesinde kurtulan bu üç adamın hikayesi ile başlamış olur günümüz Modern Avrupası‘nın şekillenmesi…

 

Yazımızda Zeynep Dramalı’nın Tarihi Tersten Okumak adlı eserinden alıntılar yapılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

İngiltere’de Latince ve İbranice yazıtlara sahip benzersiz bir altın broş tılsımı bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Birleşik Krallık’ta Wiltshire’daki Manningford semtinde üzerinde Latince bir dua ve İbranice harflerin yazılı olduğu bir Orta Çağ altın halka şeklindeki...

Fransız Nekropolü’nde, nesli tükenmiş Kelt dili Galyaca’da yazılmış bir tablet de dahil olmak üzere 21 Roma “lanet tableti” keşfedildi

18 Ocak 2025

18 Ocak 2025

Fransa’nın kuzeybatısındaki Orléans Arkeoloji Servisi (Service Archéologie Orléans) (SAVO) araştırmacıları tarafından 18. yüzyıldan kalma bir hastanenin kazısı sırasında, 2.000 yıllık...

Çatalhöyük’te cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun ilk yerleşim yerlerinden birisi olan Konya’nın Meram ilçesine bağlı Çatalhöyük Neolitik yerleşiminde cinsiyeti belli olmayan insan figürlü heykelcik bulundu....

Syedra antik kentini ziyaret edenler, popüler Roma oyunu “12 İşaret”i oynuyorlar

20 Kasım 2024

20 Kasım 2024

Antalya’nın Alanya ilçesinde bulunan Syedra Antik Kenti’nde, Romalıların popüler oyunu ’12 İşaret’ (ludus duodecim scriptorum) ziyaretçilere tanıtılıyor. “12 İşaret” oyunu...

Hitler 1945’te İntihar Etmedi mi?

29 Kasım 2020

29 Kasım 2020

Arkeologlar Arjantin ormanındaki bir grup izole taş binayı incelemek için hızla ilerlerken, keşifleri İkinci Dünya Savaşı efsanesine yeni bir soluk...

Haçlı Ordusunun Korkulu Rüyası I. Kılıçaslan

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu Süleyman Şah’ın en büyük oğlu olarak Gence’de dünyaya gelmiştir. Babasıyla birlikte geldiği Anadolu’da fetihlere katılmış ve...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Fransa’da 1700 yıllık Roma ayakkabısı ve zanaat bölgesi bulundu

3 Haziran 2023

3 Haziran 2023

Fransız Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (INRAP) arkeologları tarafından Therouanne kasabasının güneybatısında bir kanalın yakınında bir Roma dönemi zanaat bölgesi...

Arkeologlar Sanxingdui kalıntılarının en büyük bronz hayvan heykelini buldular

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Bugüne kadar Çin’de keşfedilen türünün en büyüğü ve tek örneği olan bronz hayvan heykeli, güneybatı Çin’in Sichuan Eyaleti’ndeki Sanxingdui Tunç...

Antik Selinus Kenti’nde Arkeolojik Yüzey Araştırması Başlıyor

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), Selinus Antik Kenti ve çevresinde kapsamlı bir arkeolojik yüzey araştırması başlatıyor. Bu önemli proje, Anadolu’nun...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Almanya’da Batavi savaşçılarına ait nadir bir süvari maskesi keşfedildi

23 Temmuz 2022

23 Temmuz 2022

4 yıl önce Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin Krefeld kentindeki bir savaş alanında bulunan paslı aşınmış bir plakanın, 1. yüzyıla kadar...

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

17 Mayıs 2022

17 Mayıs 2022

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine...

Kastabala Antik Kenti’nin tiyatrosu 2024 yılına kadar tamamen ortaya çıkarılacak

16 Aralık 2022

16 Aralık 2022

Osmaniye’nin 12 km kuzeybatısına düşen Kastabala Antik Kenti’nin tiyatro alanında devam eden kazı çalışmalarının 2024 yılına kadar tamamen bitirilmesi planlanıyor....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]