5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gübreye Atılan 3 Adam Modern Avrupa’nın Kapılarını Açtı

Günümüz Modern Avrupası, demokrasi, insan hakları, ekonomik serbestlik konusunda ileri ülkeler barındırıyor. Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Finlandiya bu ülkelerin başında gelmekte…

Demokrasinin en uç kesimini yaşayan Kara Avrupası‘nın (her noktası olmamakla beraber) kuruluşunda yatan öyle bir yaşanmışlık var ki; tarihin trajikomik tarafını bizlere gösteriyor.

Gübre ve pisliğe 3 adamın düşmesi Modern Avrupa‘nın oluşmasına yol açmış desek hepimiz tebessüm ederiz. Ama yazımızı okuyunca bu tebessümün hayrete dönüşeceğinden eminiz…

İmparatorlukların egemenliği yıkılıp yerine ulusal devletlerin kurulması, Modern Demokratik Avrupa temellerinin oluşması tam 30 yıl süren, onun için  tarihte Otuz Yıl Savaşları olarak anılan hadise ile başlar. Avrupa’yı kasıp kavuran dönemin en kanlı savaşı Otuz Yıl Savaşları, Vestfelya Anlaşması ile sona ermiştir.

Bir bela bazen iyi şeylerin doğmasına yol açar deyişinin yaşanmışlığı olan Otuz Yıl Savaşları nasıl başlamıştı? İşte trajikomik bölüme geldik.

Avrupa’yı derinden sarsan Otuz Yıl Savaşalrı Modern Avrupa’nın temellerini oluşturmuştur.

Kıta Avrupası’nın göbeğinde yer alan eski adı ile Çekoslovakya, sonrasında 1 Ocak 1993 tarihinde Çekya ismi ile ayrılarak ayrı devlet olan Çekler, Otuz Yıl Savaşları‘nın başlatıcı fitilini ateşleyen halk oldular.

Çekler, bir kısmı Katolik bir kısmı Protestanlığı seçmiş, M.S. 9. y.y. da Slovenlerle birlikte ilk milli devletleri Büyük Moravya Krallığı‘nı kuran halktır. Çekler, o dönemlerde sürekli gerek dini gerekse milliyetçi sorunlar yüzünden Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu‘na başkaldırmışlardır.

Bu başkaldırıların birisi Husculuk Hareketi olarak kayıtlara geçmiştir. Jan Hus Bohemyalı bir din adamının önderliğinde başlayan başkaldırı da Çekler, Katolik kilisesinin bazı uygulamalarının değiştirilmesi ve Hristiyanlığın unutulmuş özü ile ilgili alanlara tekrar dönülmesini talep etmişlerdi. Başlatılan bu isyan Hus’un idam edilmesiyle bastırılmıştı.

Bundan sonra Çekler, Vaiz Jan de Zeliv‘in liderliğinde Kutsal Roma -Germen İmparatorluğu‘na ve Bohemya Kralı 4. Vaklav‘a karşı ayaklanmışlardı. Bu ayaklanmada 4. Vaklav‘ın adamı olan yedi Katolik meclis üyesini Prag Belediyesi Sarayı penceresinden attılar. İşte bu pencereden atma Bohemya usulü idam modeli oldu. Bu, Bohemya usulü idam modeli 16. Y.Y. da kendisini tekrar gösterecekti.

Bohemya usulü idam modeli Çek isyancıların simgesi olmuştu.

16. Y.Y. da Protestanlık yayılmaya başlamıştı. Bu yayılış Bohemya‘da (Çekler bu adla da anılıyor) iki dini sınıfın karşı karşıya gelmesine yol açar. Çek asillerin mezhebi Protestan takipçiler bir taraftan sarayın görevlilerin ağırlıkta olduğu Katolikler… Temelde mezhepsel çatışma gibi görünen bu çekişmenin temelinde Çek milliyetçiliği yatmaktaydı. Fransız İhtilali öncesi Çekler, milliyetçilik rüzgarını kendi içlerinde estirmeye başlamışlar hatta bir kanun çıkartarak ülke sınırları içerisinde Almanca’nın kullanılmasını dahi yasaklamışlardı.

Protestan Çekler, imparatorluk içinde ibadet tavizleri almak kendi kiliselerini kurmak için İmparator Rudolp‘a istek sunmaya başladılar. İlk zamanlarda istekleri tam rıza gösterilmeden kabul edilse de, daha sonraları kilise kurma hakkının tüm imparatorluk sınırları içine yayılması istenince imparatorluk içinde ki Katolikler şiddetle karşı çıkmaya başlaması iplerin tekrar kopmasına neden oldu. Protestanların medeni hakları ellerinden alınmaları haricinde Protestan belediye başkanların yerine Katolik belediye başkanlarının getirilmesi bardağı taşıran su damlası oldu.

Protestan Çekler, Thurn Kontu Matthias liderliğinde 23 Mayıs 1618 tarihinde isyan başlatarak krallık sarayı Hradçany‘ı ele geçirdiler. Sarayda bulunan ve olayların büyümesinde sorumlu görülen Matinitz ve Slavata‘yı yakalayan Protestan Çeklerin arasında bulunan bir kişinin ” Onlara Bohemya’nın geleneklerine göre davranalım ve pencereden aşağı atalım” deyince Matinitz ve Slavata’yı pencereden dışarıya attılar. Bu iki kişi dışında o anda orada bulunan bir katipte pencereden dışarıya atılır. Böylelikle;  Bohemya usulü idam şekli tekrar canlandırılmıştı.

İsyancılar, 18 metre yükseklikten pencereden aşağı attıklarının öldüklerinden o kadar emindiler ki; canlı olarak kaçmaya başladıklarını görünce hayret içinde kalmışlardı. Peki aşağıya atılanlar neden ölmemişti. Çünkü pencerenin hemen altında içi pislik ve hayvan dışkısı dolu bir hendek vardı ve bunlar bu yumuşak zemine düşerek canlarını kurtarabilmişlerdi. Ve hızla saraya kaçtılar.

Otuz Yıl Savaşları’nı bitiren ve Avrupa’yı modernliğe götüren yolu açan Vestfalya Westphalia Antlaşması imzalandı.

Bu yaşanan olaylar Viyana Sarayı’nda büyük bir kaosa yol açtı. İmparator Matthias  görevden alındı yerine katı Katolik 2. Ferdinand getirildi ve uzun yıllar sürecek mezhep savaşlarına kapı açılmış oldu. Mezhep savaşları Avrupa’yı yakmış yıkmıştı. Çok acıların yaşandığı yıllardan sonra imzalanan Vestfelya Anlaşması ile Avrupa devletleri birbirlerine karışmama sözü verirler. Ufak tefek hadiseler dışında Avrupalılar, demokratikleşme, sanayileşme yolunda ilerlemeye başlarlar. Önceliği kalkınma faaliyetlerine verirler.

İşte böyle; Bohemya usulü idam ile pencereden atılan ama gübre sayesinde kurtulan bu üç adamın hikayesi ile başlamış olur günümüz Modern Avrupası‘nın şekillenmesi…

 

Yazımızda Zeynep Dramalı’nın Tarihi Tersten Okumak adlı eserinden alıntılar yapılmıştır.

Banner
Related Articles

İskoçya’nın 17. Yüzyılda Kumla Kaplı Adası Broo’da Yerleşim Keşfedildi

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Bates Koleji’nden Gerry Bigelow ve meslektaşları, on yedinci yüzyılın sonlarına doğru yaklaşık olarak 2 m. kumulla kaplanmış olan Broo’nun Shetland...

Haydarpaşa Gar Alanı, Arkeopark ve Gar Kompleksi, tasarım konseptiyle dünyada bir ilk olacak

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Haydarpaşa Gar alanı için beklenen müjdeyi verdi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu...

Mısır’da Zues Kasios Tapınağı’nın kalıntıları ortaya çıkarıldı

27 Nisan 2022

27 Nisan 2022

Mısır’da Olympus Dağı tanrılarının başı Zues’a adanmış bir tapınağın kalıntılarına ulaşıldı. Keşif, Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı tarafından duyuruldu....

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları...

Romen Yetkililer Çalınmış “Benzersiz” Viking Kaskını Buldular

21 Şubat 2021

21 Şubat 2021

Romen polisi, 10 yıl önce kaybolan Romanya’da benzersiz ve Avrupa’nın geri kalanında ise nadir bulunan “Viking kökenli” bir ortaçağ başlığını...

Sırp Arkeologlar, İmparator Caracalla’ya Adanmış Roma Zafer Takı’nı Ortaya Çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

Sırbistan’daki arkeologlar, Belgrad’ın 70 km (45 mil) doğusundaki Kostollac kasabası yakınlarındaki bir Roma şehri olan Viminacium’da üçüncü yüzyıldan kalma antik...

Çin’in kuzeyinde antik mezar odası keşfedildi

3 Ocak 2022

3 Ocak 2022

Çin Halk Cumhuriyeti yerel yetkilileri, arkeologların kuzey Çin’in Shanxi Eyaletinde Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen taş dış tabutlu bir antik...

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar. Büyük Gize Sfenksi,...

Arkeologlar, Son Akşam Yemeği’nin Yendiği Bölgede Antik Kilise Buldu

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Arkeologlar, Hz. İsa ve havarilerinin son akşam yemeğini yediği evin yeri olduğuna inanılan bölgede bir Bizans kilisesi ve 2.000 yıllık...

Çin’in ilk imparatorunun mozolesinin yakınında bulunan nadir bir koyun arabası ve eski savaş arabaları

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Çin’in kuzeybatısındaki Xi’an’da, Qin Hanedanlığı döneminde (MÖ 221-MÖ 206) Çin’in ilk İmparatoru olan Qinshihuang’ın türbesinin yakınında nadir bir “altı koyun”...

Dünyanın en eski darphanesi Çin’de Keşfedildi

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

Çin’de Sarı Nehir yakınında bulunan antik Guanzhuang kentinin kazılarında dünyanın en eski darphanesi keşfedildi. Darphanenin bulunduğu Guanzhuang, M. Ö. 800...

Son Assur Başkenti “Ninive”

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

Ninive, Kuzey Irak’ta bugünkü Musul kenti yakınında, Dicle Nehri’nin doğu kıyısında bulunan eski bir Asur şehridir. Asur İmparatorluğu, MÖ 25....

En Eski Primat Türü Dinozorlardan Sonraki Yaşamı Anlamanın Anahtarı Olabilir 

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

66 milyon yıldan daha eski olan primat fosiller, eski atalarımızın en eski örnekleri ve dinozorlardan sonraki yaşamı anlamanın anahtarı olabilir....

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

15 Ocak 2026

15 Ocak 2026

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca...

Finlandiya’da Bir Tarlada Bulunan Küçük Rozet, Orta Çağ’ın En Nadir Hacı Buluntularından Biri Çıktı

25 Haziran 2026

25 Haziran 2026

Finlandiya’nın güneybatısında bir tarlada bulunan küçük ve kırık bir metal parça, Orta Çağ Baltık dünyasının en nadir hacı rozetlerinden biri...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]