16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gübreye Atılan 3 Adam Modern Avrupa’nın Kapılarını Açtı

Günümüz Modern Avrupası, demokrasi, insan hakları, ekonomik serbestlik konusunda ileri ülkeler barındırıyor. Almanya, İsviçre, İsveç, Norveç, Finlandiya bu ülkelerin başında gelmekte…

Demokrasinin en uç kesimini yaşayan Kara Avrupası‘nın (her noktası olmamakla beraber) kuruluşunda yatan öyle bir yaşanmışlık var ki; tarihin trajikomik tarafını bizlere gösteriyor.

Gübre ve pisliğe 3 adamın düşmesi Modern Avrupa‘nın oluşmasına yol açmış desek hepimiz tebessüm ederiz. Ama yazımızı okuyunca bu tebessümün hayrete dönüşeceğinden eminiz…

İmparatorlukların egemenliği yıkılıp yerine ulusal devletlerin kurulması, Modern Demokratik Avrupa temellerinin oluşması tam 30 yıl süren, onun için  tarihte Otuz Yıl Savaşları olarak anılan hadise ile başlar. Avrupa’yı kasıp kavuran dönemin en kanlı savaşı Otuz Yıl Savaşları, Vestfelya Anlaşması ile sona ermiştir.

Bir bela bazen iyi şeylerin doğmasına yol açar deyişinin yaşanmışlığı olan Otuz Yıl Savaşları nasıl başlamıştı? İşte trajikomik bölüme geldik.

Avrupa’yı derinden sarsan Otuz Yıl Savaşalrı Modern Avrupa’nın temellerini oluşturmuştur.

Kıta Avrupası’nın göbeğinde yer alan eski adı ile Çekoslovakya, sonrasında 1 Ocak 1993 tarihinde Çekya ismi ile ayrılarak ayrı devlet olan Çekler, Otuz Yıl Savaşları‘nın başlatıcı fitilini ateşleyen halk oldular.

Çekler, bir kısmı Katolik bir kısmı Protestanlığı seçmiş, M.S. 9. y.y. da Slovenlerle birlikte ilk milli devletleri Büyük Moravya Krallığı‘nı kuran halktır. Çekler, o dönemlerde sürekli gerek dini gerekse milliyetçi sorunlar yüzünden Kutsal Roma-Germen İmparatorluğu‘na başkaldırmışlardır.

Bu başkaldırıların birisi Husculuk Hareketi olarak kayıtlara geçmiştir. Jan Hus Bohemyalı bir din adamının önderliğinde başlayan başkaldırı da Çekler, Katolik kilisesinin bazı uygulamalarının değiştirilmesi ve Hristiyanlığın unutulmuş özü ile ilgili alanlara tekrar dönülmesini talep etmişlerdi. Başlatılan bu isyan Hus’un idam edilmesiyle bastırılmıştı.

Bundan sonra Çekler, Vaiz Jan de Zeliv‘in liderliğinde Kutsal Roma -Germen İmparatorluğu‘na ve Bohemya Kralı 4. Vaklav‘a karşı ayaklanmışlardı. Bu ayaklanmada 4. Vaklav‘ın adamı olan yedi Katolik meclis üyesini Prag Belediyesi Sarayı penceresinden attılar. İşte bu pencereden atma Bohemya usulü idam modeli oldu. Bu, Bohemya usulü idam modeli 16. Y.Y. da kendisini tekrar gösterecekti.

Bohemya usulü idam modeli Çek isyancıların simgesi olmuştu.

16. Y.Y. da Protestanlık yayılmaya başlamıştı. Bu yayılış Bohemya‘da (Çekler bu adla da anılıyor) iki dini sınıfın karşı karşıya gelmesine yol açar. Çek asillerin mezhebi Protestan takipçiler bir taraftan sarayın görevlilerin ağırlıkta olduğu Katolikler… Temelde mezhepsel çatışma gibi görünen bu çekişmenin temelinde Çek milliyetçiliği yatmaktaydı. Fransız İhtilali öncesi Çekler, milliyetçilik rüzgarını kendi içlerinde estirmeye başlamışlar hatta bir kanun çıkartarak ülke sınırları içerisinde Almanca’nın kullanılmasını dahi yasaklamışlardı.

Protestan Çekler, imparatorluk içinde ibadet tavizleri almak kendi kiliselerini kurmak için İmparator Rudolp‘a istek sunmaya başladılar. İlk zamanlarda istekleri tam rıza gösterilmeden kabul edilse de, daha sonraları kilise kurma hakkının tüm imparatorluk sınırları içine yayılması istenince imparatorluk içinde ki Katolikler şiddetle karşı çıkmaya başlaması iplerin tekrar kopmasına neden oldu. Protestanların medeni hakları ellerinden alınmaları haricinde Protestan belediye başkanların yerine Katolik belediye başkanlarının getirilmesi bardağı taşıran su damlası oldu.

Protestan Çekler, Thurn Kontu Matthias liderliğinde 23 Mayıs 1618 tarihinde isyan başlatarak krallık sarayı Hradçany‘ı ele geçirdiler. Sarayda bulunan ve olayların büyümesinde sorumlu görülen Matinitz ve Slavata‘yı yakalayan Protestan Çeklerin arasında bulunan bir kişinin ” Onlara Bohemya’nın geleneklerine göre davranalım ve pencereden aşağı atalım” deyince Matinitz ve Slavata’yı pencereden dışarıya attılar. Bu iki kişi dışında o anda orada bulunan bir katipte pencereden dışarıya atılır. Böylelikle;  Bohemya usulü idam şekli tekrar canlandırılmıştı.

İsyancılar, 18 metre yükseklikten pencereden aşağı attıklarının öldüklerinden o kadar emindiler ki; canlı olarak kaçmaya başladıklarını görünce hayret içinde kalmışlardı. Peki aşağıya atılanlar neden ölmemişti. Çünkü pencerenin hemen altında içi pislik ve hayvan dışkısı dolu bir hendek vardı ve bunlar bu yumuşak zemine düşerek canlarını kurtarabilmişlerdi. Ve hızla saraya kaçtılar.

Otuz Yıl Savaşları’nı bitiren ve Avrupa’yı modernliğe götüren yolu açan Vestfalya Westphalia Antlaşması imzalandı.

Bu yaşanan olaylar Viyana Sarayı’nda büyük bir kaosa yol açtı. İmparator Matthias  görevden alındı yerine katı Katolik 2. Ferdinand getirildi ve uzun yıllar sürecek mezhep savaşlarına kapı açılmış oldu. Mezhep savaşları Avrupa’yı yakmış yıkmıştı. Çok acıların yaşandığı yıllardan sonra imzalanan Vestfelya Anlaşması ile Avrupa devletleri birbirlerine karışmama sözü verirler. Ufak tefek hadiseler dışında Avrupalılar, demokratikleşme, sanayileşme yolunda ilerlemeye başlarlar. Önceliği kalkınma faaliyetlerine verirler.

İşte böyle; Bohemya usulü idam ile pencereden atılan ama gübre sayesinde kurtulan bu üç adamın hikayesi ile başlamış olur günümüz Modern Avrupası‘nın şekillenmesi…

 

Yazımızda Zeynep Dramalı’nın Tarihi Tersten Okumak adlı eserinden alıntılar yapılmıştır.

Banner
Related Articles

Kazakistan Liri, Sutton Hoo kalıntısında bulunan lir ile benzer çıktı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Kazakistan’ın güneybatısındaki Dzhetyasar bölgesinde 1973 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bir dizi ahşap nesne bulunmuş ama uzmanlar bu buluntuya fazla ilgi...

Maya Vazosu Üzerindeki Hiyeroglif Yazısının Çözülme Hikayesi

26 Mart 2021

26 Mart 2021

Uygarlık tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen yazının geçmişi 5 bin yıla dayanmaktadır. İnsan ağzından çıkardığı arbitrer (karışık) sesleri, duvarlara, taşlara,...

Karaman’daki Binbir Kilise’de Eski Türk Yazısını Andıran İşaretler Bulundu

13 Temmuz 2026

13 Temmuz 2026

Karaman’ın kuzeyindeki Binbir Kilise arkeolojik alanında, bir Orta Çağ kilisesinin yakınında Eski Türk yazısını ve Türk boy damgalarını andıran işaretler...

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen Baia’daki Batık bir Roma villasında bulunan mermer kakma zeminler

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Antik dünyanın ‘Las Vegas’ı olarak bilinen batık Baia kentinin Terme del Lacus bölgesinde gerçekleştirilen yeni araştırmalar antik Roma lüks villalarının...

İmparator Hadrianus tarafından yaptırılan Kestros Çeşmesi’nden 1800 yıl sonra yeniden su akmaya başladı

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Perge Antik Kenti’nde M.S. 2. yüzyılda İmparator Hadrianus tarafından yaptırıldığı bilinen antik “Kestros Çeşmesi”nden restorasyon çalışmalarının ardından yeniden su akmaya...

Herakleia Latmos Antik Kenti Turizme Açılıyor

13 Nisan 2021

13 Nisan 2021

Muğla’nın Milas ilçesi Kapıkırı köyü sınırları içerisinde kalan içinde 10 bin yıllık kalıntılar barındıran Herakleia Latmos antik kenti turizme açılıyor....

Google Arts & Culture ile Mısır’ın En Önemli Arkeolojik Alanlarını Sanal Olarak Gezin

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

“Firavun mezarlarından Memluk camilerine ve Kıpti manastırlarından Roma villalarına” artık Mısır’ın en önemli arkeolojik alanlarına çevrimiçi turlar yapabilirsiniz. Google Arts &...

Sibirya’da Denisova insanına ait en eski fosiller bulundu

29 Kasım 2021

29 Kasım 2021

Neanterdaller gibi soyları tükenen Denisovalı insanına dair yeni bulgulara ulaşılmaya devam ediyor., Sibirya’da Denisova mağarasında araştırmacılar, Denisovalı insanına ait 200.000...

Suudi Arabistan’ın “Cehennem Kapıları” ve Gizemli Yapıları

31 Mart 2024

31 Mart 2024

Suudi Arabistan’ın “Cehennem Kapıları” olarak adlandırılan gizemli neolitik yapıların bulunduğu bölgesinde, 9.000 yıl öncesine ait 400 civarında yapı bulunuyor. Geniş...

Leicester Katedrali kazılarında 1800 yıllık Roma tapınağı kalıntılarına ulaşıldı

7 Mart 2023

7 Mart 2023

Leicester Üniversitesi arkeologlarının gerçekleştirdiği kazılarda, Leicester Katedrali’nin bulunduğu alanın yaklaşık 1.800 yıl önce ibadet ve dini gözlem için kullanıldığına dair...

İstanbul’un 7’nci Tepesindeki Bulgur Palas İBB Tarafından Satın Alındı

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

İstanbul’un önemli tarihi yapılarından İstanbul’un 7’nci tepesindeki Bulgur Palas, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından satın alındı. İstanbul’un 7’nci tepesinde yer...

Irak’taki arkeolojik alanlar kum fırtınaları tehdidi altında

16 Nisan 2023

16 Nisan 2023

Birçok arkeolojik alan, dünya genelinde yaşanan sıcaklık ve nem değişimleri, fırtınalar, yağışlar, sel ve toprak erozyonu gibi doğal afetlerle karşı...

Kayseri’de bütün halinde gergedan kafatası bulundu

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

Kayseri’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları bölgenin çeşitli zengin fosil kalıntılarını barındırdığını gösteriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat...

Amerika’da kemikten yapılmış en eski mızrak ucu

3 Şubat 2023

3 Şubat 2023

Yeni bir çalışma ile Amerika kıtasında kemikten yapılmış en eski mızrak ucu belgelendi. 13900 yıllık kemik mızrak ucu Amerika’da bilinen...

7000 Yıllık Özbaki Höyüğü Sıkıntılı Günler Yaşıyor

25 Kasım 2020

25 Kasım 2020

Tahran’ın 80 km batısında Albroz ilinde bulunan Tepe Özbaki (Özbaki Tappeh) höyüğü yeterli finansman sağlanamadığı için korunma ve restore konusunda...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]