14 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Göbeklitepe üzerindeki sır perdesini aralayacak yeni buluntulara ulaşıldı

Neolitik Çağ’ın başlangıç tarihini değiştirecek Göbeklitepe kazılarında bu yıl yerleşik düzene ait yeni buluntulara ulaşıldı.

Kazılarda ortaya çıkarılan günlük kullanım öğütme taşlarının, Göbeklitepe üzerindeki sır perdesinin aralaması bekleniyor.

Göbeklitepe kazı başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Karul, “Arkeolojik kazılarda elde edilen bilgilerin çalışmalar yapıldıkça, veri analizine gidildikçe değişmektedir. Göbeklitepe’ye ilişkin genel kabul gören bazı konuların geçerliliğini koruduğunu, bazılarının çok doğruyu yansıtmadığını gördüklerini ve başka olasılıkları da düşünmeye başladıklarını” söyledi.

Bu yıl ele geçen öğütme taşlarında yapılacak analiz sonuçları, taşlarla gerçekleştirilen faaliyetlerin neler olduğu hakkında fikir kazandıracak. Çalışmaların kış döneminde yapılması planlıyor.

Elde edilen yeni bulgular, Göbeklitepe’nin yerleşim alanı olma olasılığını artırıyor

Prof. Dr. Necmi Karul, son elde edilen veriler ışığında “Buranın bir toplanma merkezi mi, yoksa insanların aynı zamanda yaşadıkları bir yerleşme mi” sorusu daha fazla tartışılır hale geldiğini belirtti.

Prof. Dr. Necmi Karul
Prof. Dr. Necmi Karul “Günlük kullanıma işaret eden öğütme taşları, el taşları gibi buluntularla karşılaştık.”

Prof. Dr. Karul, “Bunlardan öne çıkan konulardan bir tanesi her ne kadar Göbeklitepe’de sadece kimilerine göre tapınak olarak adlandırılan kamusal yapıların olduğu önerilse de konut tarzında, barınak tarzında mekanların olduğu biliniyordu. Bunların daha fazlasına ulaşıldı. Göbeklitepe ile birlikte benzeri çağdaş yerlerden biri olan Karahan Tepe veyahut da bölgedeki diğer taş tepeler kapsamındaki kazılarda da yine konutlarla karşılaşmış olmamız bu yerlerin içlerinde kamusal yapıları barındıran yerleşmeler olma olasılığı daha da arttırdı” dedi.

AA muhabirine, Göbeklitepe’de özellikle ikinci evreye tarihlenen dörtgen planlı yapıların olduğu yerde çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Karul, “Bu yılki çalışmalarda bu mekanların içerisinde çok sayıda günlük kullanıma işaret eden öğütme taşları, el taşları gibi buluntularla karşılaştık. Analizleri bize bu faaliyetlerin neler olduğu hakkında fikir verecek. Bunları da bu önümüzdeki kış döneminde yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Göbeklitepe ve Taş Tepeler Projesi’nde (Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi) yürütülen kazıların birbirine çağdaş olduğuna ve yaklaşık 1500 yıllık bir dönemi kapsadığına dikkati çeken Karul, buralardan gelen her verinin o dönem kültürünü yansıttığını vurguladı.

Necmi Karul; “Göbekliktepe ve Taş Tepeler bölgesinde ilk tarım denemelerinin yapıldığını söyleyebiliyoruz”

“Elde edilen verilerden biz bu bölgede ilk tarım denemelerinin yapıldığını söyleyebiliyoruz. Tarım denemelerine işaret eden aletlerin varlığı bize bu bölgede ilk yerleşiklik başladığında henüz tarımın olmadığını ama yabani tahılların toplandığını, zaman içerisinde bu toplama sürecinin bitkilerin tarıma alınmasına doğru evrildiğini gösteriyor.”

Karul, geçen sene tanıtımı yapılan Taş Tepeler Projesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığının himayesinde yürütüldüğünü, bu yıl 9 ayrı noktada kazı çalışmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bu çalışmaların, neolitik çağın başlangıç aşamasına yönelik, çok uluslu ekiplerce eş zamanlı yapıldığını anlatan Karul, şöyle konuştu:

Göbeklitepe
Fotoğraf arkeonews.net

“Geçtiğimiz yıl Çakmak Tepe’de Göbeklitepe ve Karahan Tepe’den olasılıkla daha eski katmanlar, Sayburç’ta neolotik dönemin başlangıç aşamasına tarihlenen kompleks toplumlarının olduğuna işaret eden mimari kalıntılar, Sefer Tepe’de bu dönemin sonlarına tarihlenen dörtgen planlı, yine bir kompleks oluşturacak yapı kalıntılarına rastladık. Söğüt tarlasından neolitik dönemin öncesine tarihlenen buluntular ortaya çıkarıldı.

Biz o 1500 yıllık sözünü ettiğimiz süreci farklı yerlerden gelen bilgilerle tanımlamaya çalışıyoruz. Ama şu bir gerçek hem Göbeklitepe hem diğer yerleşim yerleri, yaklaşık 11 bin – 11 bin 500 yıl önce geniş bir coğrafyada etkileşim halindeki bir sosyal organizasyonun parçası olan yerleşmeler. Bunların içerisinde özellikle anıtsal yapı kalıntılarıyla gelişkin sembolizmasıyla oldukça gelişkin teknolojileriyle bu bölgenin komşularıyla çağdaşı diğer bölgelerin içerisinde biraz daha farklılaştığını söyleyebiliriz.”

“Yeni bir toplumun inşasıyla yüz yüzeyiz”

Karul, bu dönemin yerleşikliğin başlangıç aşaması olduğuna ve insanların ilk kez daha büyük kalabalıklar halinde bir arada yaşamaya başladığına dikkati çekerek, bunun da yeni bir toplum düzenini, yeni ilişkileri ve iş bölümünü de beraberinde getirdiğini vurguladı.

Gelişmiş bir iş gücü organizasyonu bulunduğuna işaret eden Karul, kamusal yapıların bunun en iyi göstergeleri arasında yer aldığını, bu yapılardaki figürlerin, oluşturdukları sahnelerin komünal, uzak bir geçmişe dayanan hafızanın ürünleri olduğunu ifade etti.

Karul, “Tüm bunları bir araya getirdiğimizde öncesinde hiç karşılaşmadığımız yeni bir toplumun inşasıyla yüz yüzeyiz. Bunu anlamanın da çok kısa sürmeyeceği aşikar, birçok yerden gelen verinin bir araya getirilmesiyle mümkün. Taş Tepeler Projesi de bunun için oldukça iyi bir fırsat.” dedi.

Kapak fotoğrafı arkeonews.net

Banner
Related Articles

Gürcistan Alfabesini Turist Merkezi Yaptı

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Gürcistan, Büyük Kafkas Dağları’nın ana tepesinin güney yamaçlarında Karadeniz’in doğu kıyılarında yer alan kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülkedir....

Kahire’den Mekke’ye giden Darb al-Hajj rotasında keşfedilen büyü ritüellerinde kullanılan eserler

11 Eylül 2023

11 Eylül 2023

1990’larda Kahire’den Mekke’ye giden eski Darb al-Hajj rotasında bulunan eserler, yeni yayınlanan bir araştırmaya göre büyü ritüellerinde kullanılmış olabilir. İsrail Eski Eserler...

Büyük Piramit, düşündüğümüzden çok daha eski olabilir mi? Yeni erozyon araştırması tartışmayı yeniden alevlendirdi

29 Ocak 2026

29 Ocak 2026

Arkeolojinin en köklü tartışmalarından biri yeniden alevlendi. Gize’deki Büyük Piramit gerçekten bildiğimiz kadar “genç” mi, yoksa insanlık tarihinin çok daha...

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Moğolistan’da Bakır Aramaları 3 Bin Yıllık Göçebe Mezarlarını Ortaya Çıkardı

21 Aralık 2025

21 Aralık 2025

Moğolistan’da yürütülen jeolojik araştırmalar, ülkenin kadim göçebe geçmişine açılan beklenmedik bir pencere sundu. Oyut Sahası’nda gerçekleştirilen maden aramaları sırasında, Tunç...

Bu Müzede Çalışacak Direktör Aranıyor! Maaşı 1.000.000 TL

5 Aralık 2020

5 Aralık 2020

İşsizlik her zaman dünyanın ve ülkemizin birinci sorunu oldu. Hele birde içinde bulunduğumuz Covid-19 pandemi süreci bu soruna daha çok...

Arkeologlar, 1386 yıl önce aynı adı taşıyan ünlü savaşa tanık olan Jalula antik kentinin izlerini keşfetti

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Irak Devlet Eski Eserler ve Miras Kurulu (SBAH), Jalula antik kentinin sınırlarının ve çeşitli yapılarının keşfedildiğini duyurdu. Irak Devlet Eski...

Ojo Guareña, Burgos Mağaralarını Kullananların 4600 Yıllık Ayak İzleri

13 Mart 2021

13 Mart 2021

Dünya’nın bir çok yerinde insanlara ait olduğu düşünülen bir çok ayak izi bulundu. Şüphesiz bunlardan bir çoğu insanın evrim teorisini...

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Bulgaristan’daki kazılar sırasında 2. yüzyıldan kalma yazıtlı mermer bir levha keşfedildi

23 Ekim 2023

23 Ekim 2023

Arkeologlar, Bulgaristan’ın Plovdiv eyaletinde küçük bir tatil beldesi olan Hisarya’da Roma Hamamları’nda eski bir Yunanca yazıt taşıyan 1.900 yıllık bir...

3200 yıllık mezar içinde Miken bronz kılıçları bulundu

15 Mart 2023

15 Mart 2023

Yunan arkeologlar, Mora Yarımadası’nın Achaia bölgesindeki Aegio şehri yakınlarında MÖ 12. yüzyıla dayanan Miken nekropolünde yer alan bir mezarda Miken...

İspanya’da Kadınlar 4000 Yıl Önce Dişlerini Alet Olarak Kullanmışlar

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Castellón Alto arkeolojik sahasında (Granada, İspanya) gömülü 106 kişinin diş aşınması üzerine yapılan bir araştırmada, sadece kadınların ön dişlerini ip...

Uzuncaburç Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ortaya çıkarıldı

2 Ocak 2022

2 Ocak 2022

Mersin’de bulunan Uzuncaburç (Diocaesarea) Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ve çevresinde kolye, kolye ucu, küpe, amulet (muska), boru biçimli bilezik ve...

Mısır’da 59 Antik Tabut Bulundu

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Mısır‘daki arkeologlar, 2500 yıldan daha uzun bir süre önce gömülmüş 59 adet iyi korunmuş ve mühürlenmiş ahşap tabutun keşfini duyurdu....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]