17 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Göbeklitepe üzerindeki sır perdesini aralayacak yeni buluntulara ulaşıldı

Neolitik Çağ’ın başlangıç tarihini değiştirecek Göbeklitepe kazılarında bu yıl yerleşik düzene ait yeni buluntulara ulaşıldı.

Kazılarda ortaya çıkarılan günlük kullanım öğütme taşlarının, Göbeklitepe üzerindeki sır perdesinin aralaması bekleniyor.

Göbeklitepe kazı başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Karul, “Arkeolojik kazılarda elde edilen bilgilerin çalışmalar yapıldıkça, veri analizine gidildikçe değişmektedir. Göbeklitepe’ye ilişkin genel kabul gören bazı konuların geçerliliğini koruduğunu, bazılarının çok doğruyu yansıtmadığını gördüklerini ve başka olasılıkları da düşünmeye başladıklarını” söyledi.

Bu yıl ele geçen öğütme taşlarında yapılacak analiz sonuçları, taşlarla gerçekleştirilen faaliyetlerin neler olduğu hakkında fikir kazandıracak. Çalışmaların kış döneminde yapılması planlıyor.

Elde edilen yeni bulgular, Göbeklitepe’nin yerleşim alanı olma olasılığını artırıyor

Prof. Dr. Necmi Karul, son elde edilen veriler ışığında “Buranın bir toplanma merkezi mi, yoksa insanların aynı zamanda yaşadıkları bir yerleşme mi” sorusu daha fazla tartışılır hale geldiğini belirtti.

Prof. Dr. Necmi Karul
Prof. Dr. Necmi Karul “Günlük kullanıma işaret eden öğütme taşları, el taşları gibi buluntularla karşılaştık.”

Prof. Dr. Karul, “Bunlardan öne çıkan konulardan bir tanesi her ne kadar Göbeklitepe’de sadece kimilerine göre tapınak olarak adlandırılan kamusal yapıların olduğu önerilse de konut tarzında, barınak tarzında mekanların olduğu biliniyordu. Bunların daha fazlasına ulaşıldı. Göbeklitepe ile birlikte benzeri çağdaş yerlerden biri olan Karahan Tepe veyahut da bölgedeki diğer taş tepeler kapsamındaki kazılarda da yine konutlarla karşılaşmış olmamız bu yerlerin içlerinde kamusal yapıları barındıran yerleşmeler olma olasılığı daha da arttırdı” dedi.

AA muhabirine, Göbeklitepe’de özellikle ikinci evreye tarihlenen dörtgen planlı yapıların olduğu yerde çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Karul, “Bu yılki çalışmalarda bu mekanların içerisinde çok sayıda günlük kullanıma işaret eden öğütme taşları, el taşları gibi buluntularla karşılaştık. Analizleri bize bu faaliyetlerin neler olduğu hakkında fikir verecek. Bunları da bu önümüzdeki kış döneminde yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Göbeklitepe ve Taş Tepeler Projesi’nde (Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi) yürütülen kazıların birbirine çağdaş olduğuna ve yaklaşık 1500 yıllık bir dönemi kapsadığına dikkati çeken Karul, buralardan gelen her verinin o dönem kültürünü yansıttığını vurguladı.

Necmi Karul; “Göbekliktepe ve Taş Tepeler bölgesinde ilk tarım denemelerinin yapıldığını söyleyebiliyoruz”

“Elde edilen verilerden biz bu bölgede ilk tarım denemelerinin yapıldığını söyleyebiliyoruz. Tarım denemelerine işaret eden aletlerin varlığı bize bu bölgede ilk yerleşiklik başladığında henüz tarımın olmadığını ama yabani tahılların toplandığını, zaman içerisinde bu toplama sürecinin bitkilerin tarıma alınmasına doğru evrildiğini gösteriyor.”

Karul, geçen sene tanıtımı yapılan Taş Tepeler Projesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığının himayesinde yürütüldüğünü, bu yıl 9 ayrı noktada kazı çalışmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bu çalışmaların, neolitik çağın başlangıç aşamasına yönelik, çok uluslu ekiplerce eş zamanlı yapıldığını anlatan Karul, şöyle konuştu:

Göbeklitepe
Fotoğraf arkeonews.net

“Geçtiğimiz yıl Çakmak Tepe’de Göbeklitepe ve Karahan Tepe’den olasılıkla daha eski katmanlar, Sayburç’ta neolotik dönemin başlangıç aşamasına tarihlenen kompleks toplumlarının olduğuna işaret eden mimari kalıntılar, Sefer Tepe’de bu dönemin sonlarına tarihlenen dörtgen planlı, yine bir kompleks oluşturacak yapı kalıntılarına rastladık. Söğüt tarlasından neolitik dönemin öncesine tarihlenen buluntular ortaya çıkarıldı.

Biz o 1500 yıllık sözünü ettiğimiz süreci farklı yerlerden gelen bilgilerle tanımlamaya çalışıyoruz. Ama şu bir gerçek hem Göbeklitepe hem diğer yerleşim yerleri, yaklaşık 11 bin – 11 bin 500 yıl önce geniş bir coğrafyada etkileşim halindeki bir sosyal organizasyonun parçası olan yerleşmeler. Bunların içerisinde özellikle anıtsal yapı kalıntılarıyla gelişkin sembolizmasıyla oldukça gelişkin teknolojileriyle bu bölgenin komşularıyla çağdaşı diğer bölgelerin içerisinde biraz daha farklılaştığını söyleyebiliriz.”

“Yeni bir toplumun inşasıyla yüz yüzeyiz”

Karul, bu dönemin yerleşikliğin başlangıç aşaması olduğuna ve insanların ilk kez daha büyük kalabalıklar halinde bir arada yaşamaya başladığına dikkati çekerek, bunun da yeni bir toplum düzenini, yeni ilişkileri ve iş bölümünü de beraberinde getirdiğini vurguladı.

Gelişmiş bir iş gücü organizasyonu bulunduğuna işaret eden Karul, kamusal yapıların bunun en iyi göstergeleri arasında yer aldığını, bu yapılardaki figürlerin, oluşturdukları sahnelerin komünal, uzak bir geçmişe dayanan hafızanın ürünleri olduğunu ifade etti.

Karul, “Tüm bunları bir araya getirdiğimizde öncesinde hiç karşılaşmadığımız yeni bir toplumun inşasıyla yüz yüzeyiz. Bunu anlamanın da çok kısa sürmeyeceği aşikar, birçok yerden gelen verinin bir araya getirilmesiyle mümkün. Taş Tepeler Projesi de bunun için oldukça iyi bir fırsat.” dedi.

Kapak fotoğrafı arkeonews.net

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Patara Antik Kenti Deniz Feneri Yapay Zeka İle Yeniden İnşaa Ediliyor

24 Mart 2021

24 Mart 2021

Patara Antik Kenti içinde yer alan, Roma İmparatoru Nero’nun yaptırdığı ve  M. S. 1481 yaşanan tsunamide yıkıldığı tahmin edilen deniz...

Saqqara’da Bilinmeyen Bir Mısır Kraliçesinin Mezarı Keşfedildi “Kraliçe Neit”

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Giza Piramitinin yakınlarında Saqqara nekropolünde çalışan Mısırlı arkeologlar, 4300 yıl önce Mısır’ı yöneten altıncı hanedanlığın ilk firavunu olan Kral Teti’nin...

Danimarka tarihinin en büyük hazinelerinden biri bulundu

6 Eylül 2021

6 Eylül 2021

Danimarka tarihinin en büyük, en zengin ve en güzel altın hazinelerinden biri Jelling’in hemen dışındaki Vindelev’de bulundu. Hazinenin sergileneceği Vejle...

ABD ve İngiltere’ye kaçırılan 42 tarihi eser Türkiye’ye döndü

2 Şubat 2024

2 Şubat 2024

ABD’de ve İngiltere’de ele geçirilen ve aralarında ünlü Roma İmparatoru Caracalla’nın genç ve yaşlı halini tasvir eden başlarında bulunduğu Anadolu...

Umman’da 4 Bin Yıllık Taş Oyun Tahtası Bulundu

10 Ocak 2022

10 Ocak 2022

Arkeologlar, Umman’daki Ayn Bani Saidah köyü yakınlarında yer alan Tunç Çağı ve Demir Çağı yerleşim kazılarında 4 bin yıllık taş...

Antik İber Dili ile Baskça Arasında Derin Bir Bağa Sahip Olabilir

21 Ocak 2026

21 Ocak 2026

Avrupa’nın en gizemli dillerinden biri olan Baskçanın kökeni, yüzyıllardır dilbilimcilerin en çok tartıştığı konular arasında yer alıyor. Şimdi yeni bir...

Araştırmacılar Kuşan yazısını deşifre etti

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Köln Üniversitesi dilbilim bölümü’ndeki bir araştırma ekibi, Orta Asya tarihinin etkili devletlerinden biri olan Kuşan İmparatorluğu’na ait bir yazı sistemini...

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

2500 Yıllık Afrodit Tapınağı Keşfedildi

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Arkeologlar, İzmir iline bağlı Çeşme ve Urla ilçesi civarında Tanrıça Afrodit adına yapılmış 2500 yıllık bir tapınak keşfettiler. İzmir’e bağlı...

Ulucak Höyük seramiklerinin üzerinde 8 bin yıllık parmak izleri

13 Ağustos 2022

13 Ağustos 2022

Ege Bölgesi’nin en önemli yerleşimi Ulucak Höyük kazılarında ortaya çıkarılan seramik atölyelerinde kullanılan seramik hamurlarının üzerinde 8 bin yıllık parmak...

Kibyra Antik Kenti’nde kış aylarında üzeri kapatılan Medusa Mozaiği yeniden ziyarete açıldı

12 Nisan 2025

12 Nisan 2025

Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti, kış aylarında koruma altına alınan Medusa mozaiğiyle yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Yaklaşık 2000 yıllık...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Kuzey Irak’ta 8.000 Yıllık Yapılar Keşfedildi

11 Ocak 2025

11 Ocak 2025

Udine Üniversitesi’nden arkeologlar, Kuzey Irak’ın Dohuk vilayetinin Rovia ilçesinde yaklaşık 8.000 yıl öncesine ait olduğu düşünülen iki antik insan yerleşimini...

7 bin yıllık mezarda inek kanı içildiğine dair en eski kanıtlar ele geçti

24 Mart 2023

24 Mart 2023

Sudan’da arkeologlar bir mezarda inek kanı içme ritüelinde kullanılmış olduğunu düşündükleri kemik aletler buldu. İnek kanı içme günümüzde Doğu Afrika’da...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]