8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Göbeklitepe üzerindeki sır perdesini aralayacak yeni buluntulara ulaşıldı

Neolitik Çağ’ın başlangıç tarihini değiştirecek Göbeklitepe kazılarında bu yıl yerleşik düzene ait yeni buluntulara ulaşıldı.

Kazılarda ortaya çıkarılan günlük kullanım öğütme taşlarının, Göbeklitepe üzerindeki sır perdesinin aralaması bekleniyor.

Göbeklitepe kazı başkanı İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necmi Karul, “Arkeolojik kazılarda elde edilen bilgilerin çalışmalar yapıldıkça, veri analizine gidildikçe değişmektedir. Göbeklitepe’ye ilişkin genel kabul gören bazı konuların geçerliliğini koruduğunu, bazılarının çok doğruyu yansıtmadığını gördüklerini ve başka olasılıkları da düşünmeye başladıklarını” söyledi.

Bu yıl ele geçen öğütme taşlarında yapılacak analiz sonuçları, taşlarla gerçekleştirilen faaliyetlerin neler olduğu hakkında fikir kazandıracak. Çalışmaların kış döneminde yapılması planlıyor.

Elde edilen yeni bulgular, Göbeklitepe’nin yerleşim alanı olma olasılığını artırıyor

Prof. Dr. Necmi Karul, son elde edilen veriler ışığında “Buranın bir toplanma merkezi mi, yoksa insanların aynı zamanda yaşadıkları bir yerleşme mi” sorusu daha fazla tartışılır hale geldiğini belirtti.

Prof. Dr. Necmi Karul
Prof. Dr. Necmi Karul “Günlük kullanıma işaret eden öğütme taşları, el taşları gibi buluntularla karşılaştık.”

Prof. Dr. Karul, “Bunlardan öne çıkan konulardan bir tanesi her ne kadar Göbeklitepe’de sadece kimilerine göre tapınak olarak adlandırılan kamusal yapıların olduğu önerilse de konut tarzında, barınak tarzında mekanların olduğu biliniyordu. Bunların daha fazlasına ulaşıldı. Göbeklitepe ile birlikte benzeri çağdaş yerlerden biri olan Karahan Tepe veyahut da bölgedeki diğer taş tepeler kapsamındaki kazılarda da yine konutlarla karşılaşmış olmamız bu yerlerin içlerinde kamusal yapıları barındıran yerleşmeler olma olasılığı daha da arttırdı” dedi.

AA muhabirine, Göbeklitepe’de özellikle ikinci evreye tarihlenen dörtgen planlı yapıların olduğu yerde çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Karul, “Bu yılki çalışmalarda bu mekanların içerisinde çok sayıda günlük kullanıma işaret eden öğütme taşları, el taşları gibi buluntularla karşılaştık. Analizleri bize bu faaliyetlerin neler olduğu hakkında fikir verecek. Bunları da bu önümüzdeki kış döneminde yapmayı planlıyoruz” diye konuştu.

Göbeklitepe ve Taş Tepeler Projesi’nde (Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi) yürütülen kazıların birbirine çağdaş olduğuna ve yaklaşık 1500 yıllık bir dönemi kapsadığına dikkati çeken Karul, buralardan gelen her verinin o dönem kültürünü yansıttığını vurguladı.

Necmi Karul; “Göbekliktepe ve Taş Tepeler bölgesinde ilk tarım denemelerinin yapıldığını söyleyebiliyoruz”

“Elde edilen verilerden biz bu bölgede ilk tarım denemelerinin yapıldığını söyleyebiliyoruz. Tarım denemelerine işaret eden aletlerin varlığı bize bu bölgede ilk yerleşiklik başladığında henüz tarımın olmadığını ama yabani tahılların toplandığını, zaman içerisinde bu toplama sürecinin bitkilerin tarıma alınmasına doğru evrildiğini gösteriyor.”

Karul, geçen sene tanıtımı yapılan Taş Tepeler Projesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığının himayesinde yürütüldüğünü, bu yıl 9 ayrı noktada kazı çalışmaları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Bu çalışmaların, neolitik çağın başlangıç aşamasına yönelik, çok uluslu ekiplerce eş zamanlı yapıldığını anlatan Karul, şöyle konuştu:

Göbeklitepe
Fotoğraf arkeonews.net

“Geçtiğimiz yıl Çakmak Tepe’de Göbeklitepe ve Karahan Tepe’den olasılıkla daha eski katmanlar, Sayburç’ta neolotik dönemin başlangıç aşamasına tarihlenen kompleks toplumlarının olduğuna işaret eden mimari kalıntılar, Sefer Tepe’de bu dönemin sonlarına tarihlenen dörtgen planlı, yine bir kompleks oluşturacak yapı kalıntılarına rastladık. Söğüt tarlasından neolitik dönemin öncesine tarihlenen buluntular ortaya çıkarıldı.

Biz o 1500 yıllık sözünü ettiğimiz süreci farklı yerlerden gelen bilgilerle tanımlamaya çalışıyoruz. Ama şu bir gerçek hem Göbeklitepe hem diğer yerleşim yerleri, yaklaşık 11 bin – 11 bin 500 yıl önce geniş bir coğrafyada etkileşim halindeki bir sosyal organizasyonun parçası olan yerleşmeler. Bunların içerisinde özellikle anıtsal yapı kalıntılarıyla gelişkin sembolizmasıyla oldukça gelişkin teknolojileriyle bu bölgenin komşularıyla çağdaşı diğer bölgelerin içerisinde biraz daha farklılaştığını söyleyebiliriz.”

“Yeni bir toplumun inşasıyla yüz yüzeyiz”

Karul, bu dönemin yerleşikliğin başlangıç aşaması olduğuna ve insanların ilk kez daha büyük kalabalıklar halinde bir arada yaşamaya başladığına dikkati çekerek, bunun da yeni bir toplum düzenini, yeni ilişkileri ve iş bölümünü de beraberinde getirdiğini vurguladı.

Gelişmiş bir iş gücü organizasyonu bulunduğuna işaret eden Karul, kamusal yapıların bunun en iyi göstergeleri arasında yer aldığını, bu yapılardaki figürlerin, oluşturdukları sahnelerin komünal, uzak bir geçmişe dayanan hafızanın ürünleri olduğunu ifade etti.

Karul, “Tüm bunları bir araya getirdiğimizde öncesinde hiç karşılaşmadığımız yeni bir toplumun inşasıyla yüz yüzeyiz. Bunu anlamanın da çok kısa sürmeyeceği aşikar, birçok yerden gelen verinin bir araya getirilmesiyle mümkün. Taş Tepeler Projesi de bunun için oldukça iyi bir fırsat.” dedi.

Kapak fotoğrafı arkeonews.net

Banner
Related Articles

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Erken Orta Çağ Altaylarında Bulunan Ayı Tasvirli Bronz Plaka, Unutulmuş Bir Kültürel Sınırı Ortaya Koyuyor

4 Şubat 2026

4 Şubat 2026

Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri...

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

İsveç’te Viking Dönemi Hristiyan Mezarlar Bulundu

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Sigtuna’da Viking dönemi yedi Hristiyan mezarı bulundu. Arkeologlara göre, Viking dönemi mezarlar şehrin en eski zamanlarına, 10. yüzyılın sonlarına tarihleniyor....

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Türkiye’nin İlk Kadın Arkeoloğu “Jale İnan”

8 Mart 2021

8 Mart 2021

Türkiye’nin ilk kadın arkeoloğu olan Jale İnan, Türk arkeoloji dünyası adına çok güzel işlere imza atmış, alanında ilk kadın uzman olarak ismini...

Persepolis’te Bulunan Görkemli Geçit

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

İranlı araştırmacılar, İran’ın güneyindeki UNESCO tescilli Persepolis yakınlarında güçlü Akameniş İmparatorluğunun (yaklaşık MÖ 550 – 330) kurucusu olan Büyük Kiros’un...

Ihlara Vadisi “Kontrollü Kullanım Alanı” ilan edildi

17 Mart 2022

17 Mart 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarının en önemli merkezlerinden biri olan ve irili ufaklı ilk kiliselere ev sahipliği yapan Ihlara Vadisi için “Kontrollü...

Arkeologlar, Charles Dickens’a ilham verdiği düşünülen 200 yıllık bakımevini ortaya çıkarıyor

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Londra Arkeoloji Müzesi’nden (MOLA) arkeologlar, Charles Dickens’a ilham verdiği düşünülen 200 yıllık bir Londra bakımevini ortaya çıkarıyorlar. Charles Dickens, Viktorya...

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

20 Şubat 2023

20 Şubat 2023

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar....

Çin’de ortaya çıkarılan antik pişmiş toprak dansçılar ve müzisyenler

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Çinli arkeologlar yakın zamanda Shanxi eyaletinin Datong kentindeki Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen bir mezardan pişmiş toprak heykelcik grubu keşfettiler....

Neandertaller ve Homo Sapiens Aynı Teknolojiyi Kullanmış

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Uzun zamandır Nubian teknolojisini sadece Homo sapiens’in kullandığı düşünülüyordu. Yapılan yeni araştırma sonuçları Neandertaller ve Homo sapiens’in aynı teknolojiyi kullandığını...

Myra-Andriake Antik Kenti Kazıları Başladı

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Prof. Dr. Nevzat Çevik’in “Anadolu’nun ‘Pompei’si” olarak nitelendirdiği Likya Birliğinin en önemli 6 kentinden birisi olan Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra-Andriake...

Gürcistan Alfabesini Turist Merkezi Yaptı

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Gürcistan, Büyük Kafkas Dağları’nın ana tepesinin güney yamaçlarında Karadeniz’in doğu kıyılarında yer alan kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülkedir....

Tanrıça Kybele Anavatanına Dönüyor

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

Bu toprakların hazineleri yıllarca yasadışı yollarla kaçırılmıştı. Bu hazinelerin birisi de bolluk ve bereket tanrısı Kybele Tanrıçası‘ydı. 60 yıl önce...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]