28 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gelin Buketinin Bilinmeyen Tarihi

Düğün çiçeklerinin tarihi düşündüğümüzden daha eskidir. Şimdi kullanılmış olan çiçek buketlerinden farklı olsalar bile hemen hemen bütün çiçek buketlerinin amacı çifte şans ve mutluluk getirmeleridir.

Mısır, Yunanistan, Roma hatta çin tarihinde önemli bir gelenek olarak yerini almıştır. Eski dönemlere bakıldığında bir düğün iki kişinin mutlu olmasından ziyade bir iş anlaşmasına benzer. Evlilikler, bir hanedanın devamlılığını sağlamak, bir ticaret ittifakını güçlendirmek veya aile işleri için daha fazla insan gücü yaratmak için bir geçit töreni sayılırdı.

Eski zamanlarda gelinler doğurganlık ve bereketi temsil eden buğday başakları taşıyorlardı. Elle bağlanmış saplar genellikle başka tahıllarla, meyve veren dallarla veya ceviz ağaçlarının yapraklarıyla, bolluğa işaret eden, iyi talihi ve birçok çocuğu işaret eden her şeyle süslenirdi.

Muhtemelen bu dönemlerde hem gelin hem de damat çiçek ve yeşil yapraklarla süslü saç bantları yada çelenkler kullanmaktaydılar.

Yunan

Yunan düğünlerinde kullanılan çelenk ve taçlar arasında zeytin dalları, evlilik ve bereket tanrıçası Hera’yı onurlandırmak için yeşil otlar ve portakal çiçekleri gibi kokulu beyaz çiçekler vardı. Sarmaşık telleri, evliliğin kırılmaz bağını simgeliyordu; beyaz çiçekler tatlılık ve mutluluk anlamına geliyordu.

Roma

Romalı çiftler, Yunan düğün çiçeklerine benzer bir geleneği izlediler, yeşillikler ve çiçeklerle çelenkler ve taçlar örerek, kötülükten korunmak, tanrıları onurlandırmak, doğurganlığı çağırmak ve iyi şans elde etmek için portakal çiçeği, gül, kekik, fesleğen ve mercanköşk kokulu buketler taşıdılar.

Mısır

Nil boyunca bereketli topraklarda kümelenmiş eski Mısırlılar seyahatlerinde çiçek topladılar ve yerel nilüferlere saygı duydular. Mısır sanatında lotus çiçeği yaygın olarak görülür ve bir düğün dekorasyonunda iyi bir seçim olarak görülmüş olabilir.

MÖ 1100’lerden kalma bir papirüs şiiri , aşk ve nilüfer çiçeklerine gönderme yapmaktadır. Evlilikler oldukça basitti o zamanlar ve arkeolojik keşifler sadece Mısırlı gelinlerin kötü ruhlara karşı bir kalkan olarak kekik ve sarımsak taşıdıklarını gösteriyor.

Orta Çağ – 5. – 15. Yüzyıllar

Orta Çağ’da, hem gelin hem de damadın giydiği çiçek çelenklerinin yanı sıra, kokulu otlar ve sarımsak ve buğday demetleri gibi bol tahıllar sembolik düğün florasıydı.

Silahlara Çağrı, Edmund Blair Leighton, 1888

Romantizm ve Koku

Orta Çağ ve Elizabeth dönemlerinde, düzenli banyo ve çamaşır yıkama ayrıcalıklar  halk için zor hatta neredeyse imkansızdı. Köylüler genellikle  giyilecek tek bir kıyafete sahip olabildikleri için kokmaları hoşgörülürdü .

Bu yüzden  çiçekler ve kokulu bitkiler, güzel kokulu gelinler ve damatlar için dekordan daha fazlasıydı. Sarımsak sapları, güller ve taze biberiye, bahçeden ve mutfaktan gelen anımsatıcı kokularla kişisel keskin kokuyu maskeleyebilirlerdi.

Bir ortaçağ gelini, saçlarını dağınık çiçeklerle örülmüş veya bir çelenkle sarılmış olarak kullanabilir ve elbisesine bir şifalı ot veya kokulu bir ot takardı.

Elizabeth Dönemi – 16. Yüzyıldan 17. Yüzyıla

Kralice Elizabeth.

İngiltere’nin Elizabeth / Tudor döneminde, düğün çiçekleri eğlenceli ve daha boldu. Çiçek buketlerinin florası oldukça zenginleşmiştir.

Bu dönemlerde gelinler gelen misafirlere küçük kokulu buketler vermeleri yeni bir gelenek oluşturdu. Bu küçük buketleri yapmak genel olarak nedimelerin görevlerinden birisiydi.

Viktorya Dönemi – 19. Yüzyıl Ortası – 20. Yüzyıl

George Hayter’in Kraliçe Victoria Evliliği’nden (1840) Kaynak: wikipedia

Viktorya Dönemi, 1837’den 1901’e kadar Britanya’nın popüler hükümdarının dizginlerini kapsıyordu. Gelinler için sembolik çiçekler, vecize buketleri ve çiçek taçları modaydı.

Kraliçe Viktorya’nın günümüz gelinleri içinde anlamı büyüktür. Çünkü eskiden gelinler rengine bakmaksızın en sevdikleri kıyafetlerini düğün günü giyerlerdi. Kraliçe Viktorya saflığın sembolü olarak düğününde giydiği beyaz gelinlik ile düğünlerde yeni bir dönemi başlatmış oldu. Ondan sonra gelinler beyaz giymeye başlamışlardır.

Kraliçe Victoria’nın 1847’deki düğünü, düğün geleneklerini oluşturmak için bir dönüm noktasıydı. Saçına portakal çiçeklerinden bir çelenk takmıştı. Nesiller sonra çiçeklerin düğünlerle ilişkilendirilmesine devam ediliyor.

Bu dönem insanların çiçeklerin dilinden oldukça etkilenmişlerdi. Kraliçe Victorya detaylara ve görkemli sahnelemeye, özellikle çiçek sembolizmine titizlikle dikkat etti. Törenini kesilmiş ve açan çiçeklerle doldurdu saçına portakal çiçekleri taktı. Bu çiçekler bir iffet sembolü olunca gelin çiçeği taçları için vazgeçilmez oldular.

Modern Çağ – 20. Yüzyıl

19 yy. ortalarına gelindiğinde çiçek buketleri gözde olmaya devam etmiş. Çiçek buketleri artık şans ve bereketten ve koku gidermek dışında görsel güzellik katmak için var olmaya başlamış. Buketlerin içine koyulan tahılların baharatlı bitkilerin yerini güzel ve gerçek çiçekler almış.

Yirminci yüzyılda, çiçekler düğünler için zorunluluktu, hatta mütevazı törenlerde bile gelin buketi isteniyordu. Değişen servetler ve modalar, buket stillerini gözden düşürdü. Dolu dolu geleneksel bir düğün, hizmet ve resepsiyon için çiçekler, çiçek açan çardaklar ve saksı ağaçları, gelin partileri için buketler ve erkekler için yaka çiçekleri demekti.

Günümüze gelindiğinde ise hala gelinler elde buket taşımayı seviyor. Her geçen gün yeni bir moda akımı öncülüğünde buket seçimleri değişiyor. Canlı çiçek buketlerin yerini ise yapma çiçekler alıyor.

Banner
Benzer Yazılar

Almanya’nın Unutulmuş Roma Köşesi: Delbrück-Bentfeld Kazılarında Şaşırtıcı Keşifler

9 Nisan 2025

9 Nisan 2025

Kuzeybatı Almanya’nın sakin kırsalında, Delbrück-Bentfeld bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar, Roma İmparatorluğu’nun sınırlarının ötesinde, beklenmedik bir Roma varlığını ortaya çıkardı. Bu...

Amazon nehrindeki kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı

24 Ekim 2023

24 Ekim 2023

Dünyanın en uzun nehirlerinden biri olan Amazon nehrinde yaşanan kuraklık 2000 yıl önce kayalara oyulmuş insan yüzlerini ortaya çıkardı. Brezilya...

Arkeologlar, Sina bölgesinde 3 bin 300 yıllık su kuyuları keşfetti

1 Mart 2022

1 Mart 2022

Mısır’ın Kuzey Sina Bölgesi’nde, Mısır’ı Filistin’e bağlayan Horus Askeri Yolu üzerinde MÖ 13. yüzyıldan kalma su kuyuları keşfedildi. Mısırlı arkeologlardan...

Arkeologlar, Ayanis Kalesi’nde Haldi’ye Adanmış Kraliyet Tapınağı’nda Çarpıcı Bulgulara Ulaşıyor

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle yürütülen kazı çalışmaları, Urartu Krallığı’nın en görkemli yapılarından biri olan Ayanis Kalesi’nde devam ediyor. Urartuların...

Prof. Dr. Mehmet Ölmez, İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen taş üzerindeki yazıtı değerlendirdi

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Moğolistan’da II. Göktürk Kağanlığı’nın kurucusu İlteriş Kutluğ Kağan adına dikilen dikili taş üzerinde Eski Türkçe ve Soğdça yazıt bulunduğu Türk...

Tüm Neandertaller Erkek Değildi “Sheanderthal”

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Zamanın lahitinden çıkan ilk Neandertal yüzü bir kadına aitti. 1848 Cebelitarık’ta Forbes taş ocağında bulunmuştu. İlk tanınan Neandertal, Alfred Russel Wallace...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nda 1800 yıllık Satyros heykel başı çıkarıldı

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

İzmir, Kadifekale ve Smyrna Agorası arasındaki yamaçta bulunan Antik Smyrna Tiyatrosu’nda yapılan kazılarda M. S. 2. yüzyıla tarihlenen bir heykel...

Şaşırtıcı Keşif: Guatemala’da arkeologlar antik Maya kentindeki gizli mahalleyi ortaya çıkardı

28 Eylül 2021

28 Eylül 2021

Yakın tarihli bir lidar analizi, uzun süredir doğal bir tepe olduğu düşünülen Central Tikal’in Kayıp Dünya Kompleksi’ni çevreleyen bölgenin aslında...

Afrika’da 3.500 Yıl Önce Bal Toplanmaya Başlanmış

18 Nisan 2021

18 Nisan 2021

Bal, tarih boyunca  insan için en önemli besin maddesi aynı zaman da şifa kaynağı olmuştur. Yaklaşık 3 bin yıldan birçok...

Abu Dabi’nin Ghagha adasında 8500 yıllık yapılar keşfedildi

18 Şubat 2022

18 Şubat 2022

Abu Dabi’deki arkeologlar, Ghagha adasında 8500 yıldan daha eski – daha önce düşünülenden en az 500 yıl önce – bilinen...

Bulgaristan’da 1500 Yıllık Roma Yerleşimi Gün Yüzüne Çıktı

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Bulgaristan’ın Pazarcık bölgesindeki Borimeçkovo köyü yakınlarında, doğalgaz boru hattı projesi öncesi yapılan arkeolojik kazılarda, Geç Roma dönemine ait ve yangınla...

Beyrut Baalbek Pazarında Roma Mozaiği Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

Beyrut’un kuzeydoğusunda ki Baalbek’te bir pazarı kazan işçiler MÖ 60 ile MS 300 yılları arasındaki Roma işgaline tarihlenen bir mozaik...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

Antik Dünya’nın En Büyük Dairesel Mezarı Açılıyor

24 Aralık 2020

24 Aralık 2020

Julius Caesar’dan İmparatorluk görevini devir alan Augustus’un 2014’te açılması beklenen devasa anıt mezarın yıllardır devam eden resterasyon çalışmaları nihayet sona...

Antik Roma’da İkizlerin Dokunaklı Hikayesi: Hırvatistan’da Keşfedilen Roma Mezarı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Hırvatistan’ın Trogir (antik Tragurium) kentinde yapılan son arkeolojik kazılar, Roma dönemine ait, 1. ve 2. yüzyıllara tarihlenen olağanüstü ve yürek...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]