17 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Gelin Buketinin Bilinmeyen Tarihi

Düğün çiçeklerinin tarihi düşündüğümüzden daha eskidir. Şimdi kullanılmış olan çiçek buketlerinden farklı olsalar bile hemen hemen bütün çiçek buketlerinin amacı çifte şans ve mutluluk getirmeleridir.

Mısır, Yunanistan, Roma hatta çin tarihinde önemli bir gelenek olarak yerini almıştır. Eski dönemlere bakıldığında bir düğün iki kişinin mutlu olmasından ziyade bir iş anlaşmasına benzer. Evlilikler, bir hanedanın devamlılığını sağlamak, bir ticaret ittifakını güçlendirmek veya aile işleri için daha fazla insan gücü yaratmak için bir geçit töreni sayılırdı.

Eski zamanlarda gelinler doğurganlık ve bereketi temsil eden buğday başakları taşıyorlardı. Elle bağlanmış saplar genellikle başka tahıllarla, meyve veren dallarla veya ceviz ağaçlarının yapraklarıyla, bolluğa işaret eden, iyi talihi ve birçok çocuğu işaret eden her şeyle süslenirdi.

Muhtemelen bu dönemlerde hem gelin hem de damat çiçek ve yeşil yapraklarla süslü saç bantları yada çelenkler kullanmaktaydılar.

Yunan

Yunan düğünlerinde kullanılan çelenk ve taçlar arasında zeytin dalları, evlilik ve bereket tanrıçası Hera’yı onurlandırmak için yeşil otlar ve portakal çiçekleri gibi kokulu beyaz çiçekler vardı. Sarmaşık telleri, evliliğin kırılmaz bağını simgeliyordu; beyaz çiçekler tatlılık ve mutluluk anlamına geliyordu.

Roma

Romalı çiftler, Yunan düğün çiçeklerine benzer bir geleneği izlediler, yeşillikler ve çiçeklerle çelenkler ve taçlar örerek, kötülükten korunmak, tanrıları onurlandırmak, doğurganlığı çağırmak ve iyi şans elde etmek için portakal çiçeği, gül, kekik, fesleğen ve mercanköşk kokulu buketler taşıdılar.

Mısır

Nil boyunca bereketli topraklarda kümelenmiş eski Mısırlılar seyahatlerinde çiçek topladılar ve yerel nilüferlere saygı duydular. Mısır sanatında lotus çiçeği yaygın olarak görülür ve bir düğün dekorasyonunda iyi bir seçim olarak görülmüş olabilir.

MÖ 1100’lerden kalma bir papirüs şiiri , aşk ve nilüfer çiçeklerine gönderme yapmaktadır. Evlilikler oldukça basitti o zamanlar ve arkeolojik keşifler sadece Mısırlı gelinlerin kötü ruhlara karşı bir kalkan olarak kekik ve sarımsak taşıdıklarını gösteriyor.

Orta Çağ – 5. – 15. Yüzyıllar

Orta Çağ’da, hem gelin hem de damadın giydiği çiçek çelenklerinin yanı sıra, kokulu otlar ve sarımsak ve buğday demetleri gibi bol tahıllar sembolik düğün florasıydı.

Silahlara Çağrı, Edmund Blair Leighton, 1888

Romantizm ve Koku

Orta Çağ ve Elizabeth dönemlerinde, düzenli banyo ve çamaşır yıkama ayrıcalıklar  halk için zor hatta neredeyse imkansızdı. Köylüler genellikle  giyilecek tek bir kıyafete sahip olabildikleri için kokmaları hoşgörülürdü .

Bu yüzden  çiçekler ve kokulu bitkiler, güzel kokulu gelinler ve damatlar için dekordan daha fazlasıydı. Sarımsak sapları, güller ve taze biberiye, bahçeden ve mutfaktan gelen anımsatıcı kokularla kişisel keskin kokuyu maskeleyebilirlerdi.

Bir ortaçağ gelini, saçlarını dağınık çiçeklerle örülmüş veya bir çelenkle sarılmış olarak kullanabilir ve elbisesine bir şifalı ot veya kokulu bir ot takardı.

Elizabeth Dönemi – 16. Yüzyıldan 17. Yüzyıla

Kralice Elizabeth.

İngiltere’nin Elizabeth / Tudor döneminde, düğün çiçekleri eğlenceli ve daha boldu. Çiçek buketlerinin florası oldukça zenginleşmiştir.

Bu dönemlerde gelinler gelen misafirlere küçük kokulu buketler vermeleri yeni bir gelenek oluşturdu. Bu küçük buketleri yapmak genel olarak nedimelerin görevlerinden birisiydi.

Viktorya Dönemi – 19. Yüzyıl Ortası – 20. Yüzyıl

George Hayter’in Kraliçe Victoria Evliliği’nden (1840) Kaynak: wikipedia

Viktorya Dönemi, 1837’den 1901’e kadar Britanya’nın popüler hükümdarının dizginlerini kapsıyordu. Gelinler için sembolik çiçekler, vecize buketleri ve çiçek taçları modaydı.

Kraliçe Viktorya’nın günümüz gelinleri içinde anlamı büyüktür. Çünkü eskiden gelinler rengine bakmaksızın en sevdikleri kıyafetlerini düğün günü giyerlerdi. Kraliçe Viktorya saflığın sembolü olarak düğününde giydiği beyaz gelinlik ile düğünlerde yeni bir dönemi başlatmış oldu. Ondan sonra gelinler beyaz giymeye başlamışlardır.

Kraliçe Victoria’nın 1847’deki düğünü, düğün geleneklerini oluşturmak için bir dönüm noktasıydı. Saçına portakal çiçeklerinden bir çelenk takmıştı. Nesiller sonra çiçeklerin düğünlerle ilişkilendirilmesine devam ediliyor.

Bu dönem insanların çiçeklerin dilinden oldukça etkilenmişlerdi. Kraliçe Victorya detaylara ve görkemli sahnelemeye, özellikle çiçek sembolizmine titizlikle dikkat etti. Törenini kesilmiş ve açan çiçeklerle doldurdu saçına portakal çiçekleri taktı. Bu çiçekler bir iffet sembolü olunca gelin çiçeği taçları için vazgeçilmez oldular.

Modern Çağ – 20. Yüzyıl

19 yy. ortalarına gelindiğinde çiçek buketleri gözde olmaya devam etmiş. Çiçek buketleri artık şans ve bereketten ve koku gidermek dışında görsel güzellik katmak için var olmaya başlamış. Buketlerin içine koyulan tahılların baharatlı bitkilerin yerini güzel ve gerçek çiçekler almış.

Yirminci yüzyılda, çiçekler düğünler için zorunluluktu, hatta mütevazı törenlerde bile gelin buketi isteniyordu. Değişen servetler ve modalar, buket stillerini gözden düşürdü. Dolu dolu geleneksel bir düğün, hizmet ve resepsiyon için çiçekler, çiçek açan çardaklar ve saksı ağaçları, gelin partileri için buketler ve erkekler için yaka çiçekleri demekti.

Günümüze gelindiğinde ise hala gelinler elde buket taşımayı seviyor. Her geçen gün yeni bir moda akımı öncülüğünde buket seçimleri değişiyor. Canlı çiçek buketlerin yerini ise yapma çiçekler alıyor.

Banner
Benzer Yazılar

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Araştırmacılar, imparatorun mezarında bulunan 2.000 yıllık bronz bir kabın kopyasından damıtılmış şarap ürettiler

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Çin’de arkeologlar, bir imparatorun mezarından çıkarılan 2.000 yıllık bir bronz kabın replikasında damıtılmış şarap ürettiler ve bu, damıtılmış içki tekniğinin...

Çatalca Kaleiçi Tarihi Surları Restorasyonunda Ytong Tartışması

26 Eylül 2021

26 Eylül 2021

İstanbul’un Çatalca ilçesinde yer alan Kaleiçi Tarihi Surları restorasyonunda ytong adı verilen inşaat malzemesi kullanıldığına dair iddialar tartışmaları beraberinde getirdi....

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

Bahariya Vahasında Keşfedilen Eski Hristiyan Yerleşimi

14 Mart 2021

14 Mart 2021

Mısır son zamanlarda yeni keşiflerle sık sık gündem oluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde dünyanın en eski bira fabrikası ile gündem...

Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir tarih öncesi alan keşfedildi

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Arkeologlar, Kuzey Kutup Dairesi’nin sadece 50 mil (80 kilometre) güneyinde 6.500 yıllık bir Taş Devri mezarlığı olduğuna inanılan gizemli bir...

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

20 Şubat 2023

20 Şubat 2023

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar....

Prehistorik Megalitik Mezarda 5000 Yıllık Nadir Kristal Hançer Bulundu

24 Ocak 2021

24 Ocak 2021

İnsan evladı, ölüm sonrası hayatı sorgulamaya başladığı zamandan beri, gömme tekniklerine ayrı bir önem vermiştir. Yerleşik hayatla birlikte, ölülerin sonraki...

Orta Çağ’da Veba Doktorları ve İlginç Üniformaları

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Kara veba tarihin en ölümcül salgınıydı ve sadece birkaç yılda 25 milyon Avrupalıyı yok etti. Yönetimdekiler çaresizlikten  ikinci sınıf ve...

Antik parşömenler, MS birinci yüzyılda Petra’da yaşayan Nebati bir kadının hayatı hakkında şaşırtıcı bilgiler ortaya koyuyor

19 Aralık 2023

19 Aralık 2023

Petra, iki bin yıl önce güçlü bir ticaret imparatorluğunun başkentiydi. Ticarette uzmanlaşmış ve uzun yıllar bölgenin siyasi, kültürel ve ekonomik...

Batman Müzesi’nde Altın Sikkeler Kayboldu İddiası

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Batman Müzesi’nde tarihi eser kaçakçıların elinden 2017 yılında kurtarılan  20’ye yakın Roma ve İslam dönemine ait altın sikkenin kaybolduğu iddia...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

Adramytteion Antik Kenti kazılarında Roma hamamına ait yer altı ısıtma sistemi ortaya çıkarıldı

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

Antik çağ tarihçilerinden Strabon, Heredot ve Stephanos Byzantinos’un eserlerinde adı geçen Adramytteion Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Roma dönemine ait...

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand Adası’nda Büyük İskender’in eşsiz antik bronz minyatür portresini buldular

13 Nisan 2024

13 Nisan 2024

İki amatör arkeolog, Danimarka’nın Zealand adasındaki Ringsted yakınlarında eşsiz bir keşif yaptı. Tarihin en büyük imparatorlarından Büyük İskender’in eşsiz minyatür...

Galloway Viking Hazinesinin Orta Asya İşçiliği Herkesi Şaşırttı

27 Mayıs 2021

27 Mayıs 2021

Uzmanlar bir metal detektörü tarafından keşfedilen Viking Çağı hazinesinin büyüleyici sırlarını ortaya çıkardı. Altın, gümüş, mücevher, nadir bir Anglo-Sakson haçı...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]