28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç varoluşları ve aralarında ki kültür savaşları…

İskenderiye (Alexandria)  Kütüphanesi 900.000 el yazmasıyla Antikçağın en büyük dermesine sahip bir kütüphaneydi. MÖ.3. yüzyılın başlarında Mısır’ın İskenderiye kentinde Ptolemaios hanedanı tarafından kurulmuştur. İskenderiye Müzesi olarak bilinen araştırma enstitüsünün bir bölümü olarak inşa edilmiştir.

İnsanlık tarihinde meydana getirilmiş en önemli eserlerden biridir. Bilindiği üzere İskenderiye şehrini Büyük İskender kurmuştur. Onun ölümünden sonra kumandanlarından Lagus’un oğlu Ptolemaios I Mısır’da krallığını ilan etti.

Bu yeni devletin başkenti İskenderiye şehriydi ve yeni kral bu şehri baştan aşağı onarıp geliştirerek dönemin en ünlü başkenti yapacaktı. Ptolemaios I diğer kralların aksine ülkesinin sınırlarını genişletmek yerine barış içinde yaşamayı istiyordu. Sanata ve bilime düşkündü.

İskenderiye de meydana getirdiği en önemli eser ise müze ve müzeye bağlı olan kütüphane idi. Kurulması için özellikle saray civarında ve güzel bir yer seçildi. Müzede o devirde bilinen bütün ülkelerdeki hayvan ve bitkilerin bir örneği vardı. Ayrıca botanik bahçesi ve bir rasathane bulunuyordu. Otopsi yoluyla insan vücudunun incelenmesi için bir anatomi salonu açılmıştı. Bu bilim sitesinde fizik, kimya, tıp, astronomi, matematik, felsefe, edebiyat, ve fizyoloji bilgileri için evler yapılmıştı.

İskenderiye Kütüphanesi
Yeryüzünün en büyük kitap cenneti: İskenderiye Kütüphanesi.

Müzenin en önemli bölümü kuşkusuz  kütüphanesiydi. Kütüphanenin müdürü, bulabileceği her yazılı eseri alma yetkisine sahipti. Mısır’a gelen her kitap mutlaka kütüphaneye getirilirdi. Burada kopyası çıkarılıp kopyası sahibine verilir, kitabın aslı ise kütüphane de kalırdı. Farklı kitaplar için yurt dışına gönderilen memurlar, başka ülkelerde buldukları kitapları satın alıp, getirirlerdi. Böylece,  dağınık halde ve kaybolmaya mahkûm durumda olan her türden eser emin bir yerde toplanmış oldu.

Pergamon Kütüphanesi (Bergama-İzmir) ise İskenderiye kütüphanesinden neredeyse yüz yıl sonra kuruldu. Eumenes II (3yy.sonu) tarafından inşa edilen ve Akropolis’in kuzey ucunda yer alan Pergamon, antik dünyanın en önemli kütüphanelerinden biri haline geldi.

Attalos hanedanlığı tarafından İskenderiye dengine benzetmeye çalışılarak yapılmıştı. İçerisinde İskenderiye’de kullanılan Mısır papirüsü yerine, ‘Pergaminus’ ismindeki parşömenlere yazılmış 200.000 civarı metni barındırıyordu.

Parşömen kullanımı, Papirüs akışını kontrol eden İskenderiyelilerin büyük kıskançlık göstermesine neden olmuştu. Ne de olsa kültürel alanda birbirinin en ezeli rakibiydiler.

 

Pergamon

İskenderiye kütüphanesinde Matematik bilgini Öklides, mekanik bilimci Arkhimedes, tıp bilimci Herofilos, gök bilimci Eratosthenes, Batlamyus gibi isimler burada çalışmışlardır. Bununla birlikte Pergamon kütüphanesi de Pergamon Kralı I. Attalos zamanında Peripatoscu ve Plâtoncu bilim adamları saraya çağrılmışlar özellikle de Karystoslu Antigonos, Malloslu Krates, tarihçi Kleanthes ile Pergeli matematikçi Apollonios. Çağrılan bu kişilerden, Homeros’un şiirlerinin eleştirilerini yapmakla tanınan Malloslu Krates olasılıkla kütüphanenin başına yönetici olarak getirilmiş olmalıdır. Nitekim bu konuda bilgi aldığımız kaynaklara göre Krates, Pergamon’da gramer okulunu kurmuş ve Homeros’u İskenderiye Kütüphanesi’nde yapılanın aksine alegorik olarak yorumlamıştır.

İki kütüphane arasında rekabet oldukça artmış olmalı ki Pergamon’lu Galenos (İ.S.130–200) da İskenderiye Kütüphanesi ile Pergamon Kütüphanesi’nin el yazmaları elde etme konusunda birbirleriyle yarıştıklarından ve onların bu davranışları sonucunda kitap piyasasının körüklenmiş olduğundan böylece talebin çok olması ve sahte yazmaların ortaya çıktığından söz etmiştir.

Hatta İskenderiye ile Pergamon Kütüphanesi arasındaki bu rekabet o kadar ileri boyutlara ulaşmış ki; Mısır’dan Pergamon’a ihraç edilen papirüse ambargo konulmuş ve bunun üzerine Pergamon Kralları hayvan derilerinden yararlanarak gerekli yazı malzemesi sağlamak amacıyla parşömen (pergament) üretimine önem vermişlerdir.

Son söz olarak bu güzel yarışın galibi bilinmese de Parşömen kağıdın galibi Pergamon olmuş belli ki. Parşömen, Bergama Kağıdı anlamında Latince Charta Pergamena’dan türemiş ve bütün dillere de buradan geçmiştir. Ama burada düzeltilmesi gereken önemli bir hususta şudur ki aslında Parşömen bundan daha önce de Anadolu da üretilmekte ve kullanılmaktaydı.

Kaynak: Üreten,H.” Antikçağ Anadolu’sunda Bir Kültür Merkezi Pergamon – Kraliyet- Kütüphanesi” Türk Kütüphaneciliği 22, 4 (2008), s: 435-450

“of Alexandria İskenderiye Kütüphanesi.” Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica Online. Encyclopædia Britannica Inc.

İskenderiye müzesi için bkz: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0skenderiye_K%C3%BCt%C3%BCphanesi

 

Banner
Related Articles

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

ABD, kaçırılan 12 eseri Türkiye’ye iade ediyor

21 Mart 2023

21 Mart 2023

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy katıldığı bir televizyon programında Anadolu kökenli 12 eserin yarın Türkiye’ye gönderilmek üzere New...

Kuzey Moğolistan’da bulunan 42.000 yıllık bir kolye, bilinen en eski fallik sanat olabilir

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, kuzey Moğolistan’da, oyulmuş bir fallusun bilinen en eski örneği olabilecek bir kolye ucu buldu. Bu kolye,...

Eski Ayak İzleri, İnsanların 148.000 Yıl Önce Ayakkabı Giydiklerine Dair Kanıtlar Sunuyor

13 Eylül 2023

13 Eylül 2023

Güney Afrika’daki eski ayak izlerinin yeni bir analizi, bu izleri yapan insanların sert tabanlı sandalet giymiş olabileceğini gösteriyor. Cape Coast’taki...

Dicle Nehri kenarında 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı

30 Mayıs 2022

30 Mayıs 2022

Medeniyetin yeşerdiği topraklar olarak bilinen Mezopotamya’da 3400 yıllık Mitanni Kenti ortaya çıkarıldı. Mezopotamya’yı oluşturan iki nehirden biri olan Dicle nehrinin...

5700 yıllık anıtsal Menga Dolmen, Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından biri olarak görülüyor

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Güney İspanya’daki Menga dolmenini oluşturan devasa taşların kaynağının izini süren yeni bir araştırma, dolmenin Geç Neolitik mühendisliğin en büyük başarılarından...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Kuzey Çin’de 5500 yıllık beşgen yapı bulundu

13 Kasım 2021

13 Kasım 2021

Arkeologlar, kuzey Çin’in Shanxi Eyaleti, Taiyuan’da 5500 yıl öncesine dayanan beşgen bir yapının kalıntılarını keşfettiler. Taiyuan Arkeoloji Enstitüsüne göre, kalıntılar,...

Yeni araştırma; Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni bir bakış açısı getiriyor

31 Temmuz 2023

31 Temmuz 2023

Anadolu’nun kadim medeniyetleri Hitit, Luvi, Likya ve Friglerin kullandığı ve günümüzde dünyanın yarısının konuştuğu Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni...

4500 yaşında Tunç Çağı Çiftçisinin Mezarı Ortaya Çıkarıldı

8 Ağustos 2021

8 Ağustos 2021

İngiltere’de Cambridgeshire arkeolojik kazısında yaklaşık 4500 yıllık tunç çağı çiftçisinin mezarı ortaya çıkarıldı. Tunç çağı çiftçisine ait iskelet, Cambridgeshire Burwell’de,...

Mezopotamya’da 4500 yıl önce ortaya çıkan melez hayvan: Kunga

17 Ocak 2022

17 Ocak 2022

Medeni Dünya’nın temel taşlarının atıldığı Mezopotamya’da bilinen ilk biyomühendislik çalışmanın ürünü Kunga adı verilen melez eşek olduğu açıklandı. Bir genomik...

Google Earth ile Arabistan’da üç yeni Roma kampı tespit edildi

27 Nisan 2023

27 Nisan 2023

Arkeologlar, Google Earth üzerinde uzaktan algılama analizi yoluyla, kuzey Arabistan’da üç yeni Roma müstahkem kampı tespit ettiler. Bilim insanları, Antiquity...

Arnavutluk’ta kayıp 2 bin yıllık antik kent Bassania bulunmuş olabilir

19 Haziran 2022

19 Haziran 2022

Arnavutluk’un kuzeybatısında İşkodra köyü yakınlarında 2018 yılında bir antik kentin izleri tespit edilmişti. Kazılarda ele edilen ilk bulgular 2 bin...

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

Arkeologlar el değmemiş bir Etrüsk mezarını açtı

1 Kasım 2023

1 Kasım 2023

Orta İtalya’daki Vulci Arkeoloji Parkı’nda, Nisan ayında keşfedilen ve el değmeden kalan 2.600 yıllık, çift odalı, sağlam bir Etrüsk mezarı...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]