29 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç varoluşları ve aralarında ki kültür savaşları…

İskenderiye (Alexandria)  Kütüphanesi 900.000 el yazmasıyla Antikçağın en büyük dermesine sahip bir kütüphaneydi. MÖ.3. yüzyılın başlarında Mısır’ın İskenderiye kentinde Ptolemaios hanedanı tarafından kurulmuştur. İskenderiye Müzesi olarak bilinen araştırma enstitüsünün bir bölümü olarak inşa edilmiştir.

İnsanlık tarihinde meydana getirilmiş en önemli eserlerden biridir. Bilindiği üzere İskenderiye şehrini Büyük İskender kurmuştur. Onun ölümünden sonra kumandanlarından Lagus’un oğlu Ptolemaios I Mısır’da krallığını ilan etti.

Bu yeni devletin başkenti İskenderiye şehriydi ve yeni kral bu şehri baştan aşağı onarıp geliştirerek dönemin en ünlü başkenti yapacaktı. Ptolemaios I diğer kralların aksine ülkesinin sınırlarını genişletmek yerine barış içinde yaşamayı istiyordu. Sanata ve bilime düşkündü.

İskenderiye de meydana getirdiği en önemli eser ise müze ve müzeye bağlı olan kütüphane idi. Kurulması için özellikle saray civarında ve güzel bir yer seçildi. Müzede o devirde bilinen bütün ülkelerdeki hayvan ve bitkilerin bir örneği vardı. Ayrıca botanik bahçesi ve bir rasathane bulunuyordu. Otopsi yoluyla insan vücudunun incelenmesi için bir anatomi salonu açılmıştı. Bu bilim sitesinde fizik, kimya, tıp, astronomi, matematik, felsefe, edebiyat, ve fizyoloji bilgileri için evler yapılmıştı.

İskenderiye Kütüphanesi
Yeryüzünün en büyük kitap cenneti: İskenderiye Kütüphanesi.

Müzenin en önemli bölümü kuşkusuz  kütüphanesiydi. Kütüphanenin müdürü, bulabileceği her yazılı eseri alma yetkisine sahipti. Mısır’a gelen her kitap mutlaka kütüphaneye getirilirdi. Burada kopyası çıkarılıp kopyası sahibine verilir, kitabın aslı ise kütüphane de kalırdı. Farklı kitaplar için yurt dışına gönderilen memurlar, başka ülkelerde buldukları kitapları satın alıp, getirirlerdi. Böylece,  dağınık halde ve kaybolmaya mahkûm durumda olan her türden eser emin bir yerde toplanmış oldu.

Pergamon Kütüphanesi (Bergama-İzmir) ise İskenderiye kütüphanesinden neredeyse yüz yıl sonra kuruldu. Eumenes II (3yy.sonu) tarafından inşa edilen ve Akropolis’in kuzey ucunda yer alan Pergamon, antik dünyanın en önemli kütüphanelerinden biri haline geldi.

Attalos hanedanlığı tarafından İskenderiye dengine benzetmeye çalışılarak yapılmıştı. İçerisinde İskenderiye’de kullanılan Mısır papirüsü yerine, ‘Pergaminus’ ismindeki parşömenlere yazılmış 200.000 civarı metni barındırıyordu.

Parşömen kullanımı, Papirüs akışını kontrol eden İskenderiyelilerin büyük kıskançlık göstermesine neden olmuştu. Ne de olsa kültürel alanda birbirinin en ezeli rakibiydiler.

 

Pergamon

İskenderiye kütüphanesinde Matematik bilgini Öklides, mekanik bilimci Arkhimedes, tıp bilimci Herofilos, gök bilimci Eratosthenes, Batlamyus gibi isimler burada çalışmışlardır. Bununla birlikte Pergamon kütüphanesi de Pergamon Kralı I. Attalos zamanında Peripatoscu ve Plâtoncu bilim adamları saraya çağrılmışlar özellikle de Karystoslu Antigonos, Malloslu Krates, tarihçi Kleanthes ile Pergeli matematikçi Apollonios. Çağrılan bu kişilerden, Homeros’un şiirlerinin eleştirilerini yapmakla tanınan Malloslu Krates olasılıkla kütüphanenin başına yönetici olarak getirilmiş olmalıdır. Nitekim bu konuda bilgi aldığımız kaynaklara göre Krates, Pergamon’da gramer okulunu kurmuş ve Homeros’u İskenderiye Kütüphanesi’nde yapılanın aksine alegorik olarak yorumlamıştır.

İki kütüphane arasında rekabet oldukça artmış olmalı ki Pergamon’lu Galenos (İ.S.130–200) da İskenderiye Kütüphanesi ile Pergamon Kütüphanesi’nin el yazmaları elde etme konusunda birbirleriyle yarıştıklarından ve onların bu davranışları sonucunda kitap piyasasının körüklenmiş olduğundan böylece talebin çok olması ve sahte yazmaların ortaya çıktığından söz etmiştir.

Hatta İskenderiye ile Pergamon Kütüphanesi arasındaki bu rekabet o kadar ileri boyutlara ulaşmış ki; Mısır’dan Pergamon’a ihraç edilen papirüse ambargo konulmuş ve bunun üzerine Pergamon Kralları hayvan derilerinden yararlanarak gerekli yazı malzemesi sağlamak amacıyla parşömen (pergament) üretimine önem vermişlerdir.

Son söz olarak bu güzel yarışın galibi bilinmese de Parşömen kağıdın galibi Pergamon olmuş belli ki. Parşömen, Bergama Kağıdı anlamında Latince Charta Pergamena’dan türemiş ve bütün dillere de buradan geçmiştir. Ama burada düzeltilmesi gereken önemli bir hususta şudur ki aslında Parşömen bundan daha önce de Anadolu da üretilmekte ve kullanılmaktaydı.

Kaynak: Üreten,H.” Antikçağ Anadolu’sunda Bir Kültür Merkezi Pergamon – Kraliyet- Kütüphanesi” Türk Kütüphaneciliği 22, 4 (2008), s: 435-450

“of Alexandria İskenderiye Kütüphanesi.” Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica Online. Encyclopædia Britannica Inc.

İskenderiye müzesi için bkz: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0skenderiye_K%C3%BCt%C3%BCphanesi

 

Banner
Related Articles

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Labraunda Antik Kenti’nde Karya’nın Dağ Mabedi Yeniden Ayağa Kalkıyor

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan ve Antik Karya’nın kutsal merkezlerinden biri olan Labraunda Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Avcı-toplayıcı insanların 14 bin yıllık tarım aletleri bulundu

9 Ekim 2021

9 Ekim 2021

Anadolu’da yaşayan avcı-toplayıcı kültür dönemi insanlarının yaşantıları ile ilgili maddi varlıklara son arkeolojik kazılar ile daha çok ulaşılmaya başlandı. Göbeklitepe,...

Hırvatistan’daki Nadir Mithras Kutsal Alanı, Romalıların Açık Havada İbadet Etmiş Olabileceğini Gösteriyor

6 Haziran 2026

6 Haziran 2026

Hırvatistan’ın Adriyatik kıyısına yakın Močići bölgesindeki nadir bir Mithras kutsal alanı, Roma İmparatorluğu’nun en gizemli dini kültlerinden birine dair yerleşik...

Arkeologlar Gürcistan’da bilinmeyen bir dil içeren gizemli bir taş tablet buldular

5 Aralık 2024

5 Aralık 2024

Arkeologlar, Gürcistan’ın Dmanisi bölgesindeki Bashplemi Gölü yakınlarında bilinmeyen bir dilde yazıtlar içeren bir bazalt tablet ortaya çıkardılar. Tabletin kesin yaşı...

Beşparmak Dağlarının 8000 Yıllık Gizemi

24 Ekim 2020

24 Ekim 2020

Günümüzde “Beşparmak” adıyla bilinen Latmos Dağı Söke ve Milas ilçeleri arasında yer almakta ve Antik dönem’de Karia Bölgesi’nin kuzeybatı köşesini...

6. Yüzyıl İklim Krizinin Roma İmparatorluğu’nun Çöküşündeki Rolü Yeniden İncelendi

13 Nisan 2025

13 Nisan 2025

Uluslararası bir araştırma ekibi, 6. yüzyılda yaşanan ve Roma İmparatorluğu’nun çöküşüne katkıda bulunmuş olabilecek “Geç Antik Küçük Buz Çağı” olarak...

Orkney Çömleği Üzerinde 5.000 Yıllık Parmak İzi

23 Nisan 2021

23 Nisan 2021

Avrupa kıtasının en eski tarihi yerleşimlerine sahip İskoçya’nın kuzey bölgesinde yer alan Orkney takımadalarında  5.000 yıl öncesine dayanan bir çömlek...

Yunt Dağı’nın Antik Kenti Aigai

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Aigai Antik Kenti, günümüzde Manisa ili sınırlarında yer almaktadır. Aigai Antik Kenti, antik dönemde Aspordene olarak bilinen ve günümüzde Yunt...

Smyrna Antik Tiyatrosu’nun kulisinde latrina bulundu

3 Kasım 2021

3 Kasım 2021

2400 yıllık Smyrna Antik Kenti’nin kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan ilginç buluntular heyecan yaratmaya devam ediyor. İzmir’in Kadifekakale semti yakınlarında yer...

Erken Orta Çağ Altaylarında Bulunan Ayı Tasvirli Bronz Plaka, Unutulmuş Bir Kültürel Sınırı Ortaya Koyuyor

4 Şubat 2026

4 Şubat 2026

Yaklaşık on üç yüzyıl boyunca sessizce toprağın altında kalan küçük bir bronz plaka, bugün Orta Çağ Avrasya’sına dair yerleşik kabulleri...

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

İskit Altınları Ukrayna’ya geri dönüyor

15 Kasım 2021

15 Kasım 2021

İskit Altınları, “Kırım: Karadeniz’in Altın ve Gizemleri” adlı sergi ile, 2014 yazında Amsterdam’daki Allard Pearson Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılmıştı. Ancak,...

Antik Roma’nın Kutsal Bakireleri

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Roma kadınlar için çok şey vaad eden bir yer değildi. Ailenizin statüsü yani soylu yada halktan biri olmanız yaşamınızı esas...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]