20 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Eski Çağda Kütüphane Savaşları!

Biri dünyanın en eski ve büyük kütüphanesi diğeri 100 yıl sonra ona rakip olarak doğmuş. Bu iki eşsiz kütüphanenin ilginç varoluşları ve aralarında ki kültür savaşları…

İskenderiye (Alexandria)  Kütüphanesi 900.000 el yazmasıyla Antikçağın en büyük dermesine sahip bir kütüphaneydi. MÖ.3. yüzyılın başlarında Mısır’ın İskenderiye kentinde Ptolemaios hanedanı tarafından kurulmuştur. İskenderiye Müzesi olarak bilinen araştırma enstitüsünün bir bölümü olarak inşa edilmiştir.

İnsanlık tarihinde meydana getirilmiş en önemli eserlerden biridir. Bilindiği üzere İskenderiye şehrini Büyük İskender kurmuştur. Onun ölümünden sonra kumandanlarından Lagus’un oğlu Ptolemaios I Mısır’da krallığını ilan etti.

Bu yeni devletin başkenti İskenderiye şehriydi ve yeni kral bu şehri baştan aşağı onarıp geliştirerek dönemin en ünlü başkenti yapacaktı. Ptolemaios I diğer kralların aksine ülkesinin sınırlarını genişletmek yerine barış içinde yaşamayı istiyordu. Sanata ve bilime düşkündü.

İskenderiye de meydana getirdiği en önemli eser ise müze ve müzeye bağlı olan kütüphane idi. Kurulması için özellikle saray civarında ve güzel bir yer seçildi. Müzede o devirde bilinen bütün ülkelerdeki hayvan ve bitkilerin bir örneği vardı. Ayrıca botanik bahçesi ve bir rasathane bulunuyordu. Otopsi yoluyla insan vücudunun incelenmesi için bir anatomi salonu açılmıştı. Bu bilim sitesinde fizik, kimya, tıp, astronomi, matematik, felsefe, edebiyat, ve fizyoloji bilgileri için evler yapılmıştı.

İskenderiye Kütüphanesi
Yeryüzünün en büyük kitap cenneti: İskenderiye Kütüphanesi.

Müzenin en önemli bölümü kuşkusuz  kütüphanesiydi. Kütüphanenin müdürü, bulabileceği her yazılı eseri alma yetkisine sahipti. Mısır’a gelen her kitap mutlaka kütüphaneye getirilirdi. Burada kopyası çıkarılıp kopyası sahibine verilir, kitabın aslı ise kütüphane de kalırdı. Farklı kitaplar için yurt dışına gönderilen memurlar, başka ülkelerde buldukları kitapları satın alıp, getirirlerdi. Böylece,  dağınık halde ve kaybolmaya mahkûm durumda olan her türden eser emin bir yerde toplanmış oldu.

Pergamon Kütüphanesi (Bergama-İzmir) ise İskenderiye kütüphanesinden neredeyse yüz yıl sonra kuruldu. Eumenes II (3yy.sonu) tarafından inşa edilen ve Akropolis’in kuzey ucunda yer alan Pergamon, antik dünyanın en önemli kütüphanelerinden biri haline geldi.

Attalos hanedanlığı tarafından İskenderiye dengine benzetmeye çalışılarak yapılmıştı. İçerisinde İskenderiye’de kullanılan Mısır papirüsü yerine, ‘Pergaminus’ ismindeki parşömenlere yazılmış 200.000 civarı metni barındırıyordu.

Parşömen kullanımı, Papirüs akışını kontrol eden İskenderiyelilerin büyük kıskançlık göstermesine neden olmuştu. Ne de olsa kültürel alanda birbirinin en ezeli rakibiydiler.

 

Pergamon

İskenderiye kütüphanesinde Matematik bilgini Öklides, mekanik bilimci Arkhimedes, tıp bilimci Herofilos, gök bilimci Eratosthenes, Batlamyus gibi isimler burada çalışmışlardır. Bununla birlikte Pergamon kütüphanesi de Pergamon Kralı I. Attalos zamanında Peripatoscu ve Plâtoncu bilim adamları saraya çağrılmışlar özellikle de Karystoslu Antigonos, Malloslu Krates, tarihçi Kleanthes ile Pergeli matematikçi Apollonios. Çağrılan bu kişilerden, Homeros’un şiirlerinin eleştirilerini yapmakla tanınan Malloslu Krates olasılıkla kütüphanenin başına yönetici olarak getirilmiş olmalıdır. Nitekim bu konuda bilgi aldığımız kaynaklara göre Krates, Pergamon’da gramer okulunu kurmuş ve Homeros’u İskenderiye Kütüphanesi’nde yapılanın aksine alegorik olarak yorumlamıştır.

İki kütüphane arasında rekabet oldukça artmış olmalı ki Pergamon’lu Galenos (İ.S.130–200) da İskenderiye Kütüphanesi ile Pergamon Kütüphanesi’nin el yazmaları elde etme konusunda birbirleriyle yarıştıklarından ve onların bu davranışları sonucunda kitap piyasasının körüklenmiş olduğundan böylece talebin çok olması ve sahte yazmaların ortaya çıktığından söz etmiştir.

Hatta İskenderiye ile Pergamon Kütüphanesi arasındaki bu rekabet o kadar ileri boyutlara ulaşmış ki; Mısır’dan Pergamon’a ihraç edilen papirüse ambargo konulmuş ve bunun üzerine Pergamon Kralları hayvan derilerinden yararlanarak gerekli yazı malzemesi sağlamak amacıyla parşömen (pergament) üretimine önem vermişlerdir.

Son söz olarak bu güzel yarışın galibi bilinmese de Parşömen kağıdın galibi Pergamon olmuş belli ki. Parşömen, Bergama Kağıdı anlamında Latince Charta Pergamena’dan türemiş ve bütün dillere de buradan geçmiştir. Ama burada düzeltilmesi gereken önemli bir hususta şudur ki aslında Parşömen bundan daha önce de Anadolu da üretilmekte ve kullanılmaktaydı.

Kaynak: Üreten,H.” Antikçağ Anadolu’sunda Bir Kültür Merkezi Pergamon – Kraliyet- Kütüphanesi” Türk Kütüphaneciliği 22, 4 (2008), s: 435-450

“of Alexandria İskenderiye Kütüphanesi.” Encyclopædia Britannica. Encyclopædia Britannica Online. Encyclopædia Britannica Inc.

İskenderiye müzesi için bkz: https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0skenderiye_K%C3%BCt%C3%BCphanesi

 

Banner
Benzer Yazılar

Ukrayna’nın Poltava bölgesinde bulunan benzersiz İskit cam kolyeler

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Arkeologlar, orta Ukrayna’nın Poltava bölgesindeki Kotelva kasabası yakınlarında amfora şeklinde benzersiz İskit cam kolyeler ortaya çıkardılar. Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi...

Arkeologlar Mexico City’de insan külleriyle dolu bir Aztek sunağı ortaya çıkardılar

1 Aralık 2021

1 Aralık 2021

Meksika’da arkeologlar, Mexico City’nin eğlence ve mariachi müziğiyle ünlü merkezi Plaza Garibaldi’de 16. yüzyıldan kalma bir sunak keşfettiler. Hernan Cortes...

Arkeologlar, Litvanya’da Yıkılan Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat Sandığı’nı Ortaya Çıkardılar

30 Ağustos 2021

30 Ağustos 2021

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan kazılarda, Holokost sırasında Naziler tarafından tahrip edilen ve daha sonra Sovyetler tarafından tekrar yerle bir edilen Büyük Vilna Sinagogu’nun Tevrat...

Chincha Krallığı’nın Yükselişinde Deniz Kuşu Gübresi Etkili Oldu

12 Şubat 2026

12 Şubat 2026

Altın maskeler ve gümüş süsler, Güney Amerika’nın eski uygarlıkları söz konusu olduğunda ilk akla gelen imgeler. Ancak Peru’nun Pasifik kıyısında...

Zeus Tapınağı’nın Ortaya Çıkarılması Planlanıyor

9 Temmuz 2021

9 Temmuz 2021

Magnesia Antik Kenti 2021 kazı çalışmalarında kent içerisinde yer alan Zeus Tapınağı’nın ortaya çıkarılması planlanıyor. Aydın’ın Germencik İlçesi, Ortaklar Bucağı’na...

Antik Dacia sfenksindeki ‘gizemli’ yazıt deşifre edildi

4 Ocak 2024

4 Ocak 2024

19. yüzyılın başlarında keşfedilen bronz Dacia sfenks heykelinin üzerindeki yazıtın gizemi tam bir asır geçtikten sonra çözüldü. Üçüncü yüzyıla tarihlenen...

Hitit döneminin önemli bir yönetim merkezi olan Oylum Höyük’te 2025 Kazıları Başladı

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Kilis’in hemen güneyinde, Suriye sınırının sıfır noktasında yer alan ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük höyüklerinden biri olan Oylum Höyük’te 2025...

Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor

7 Mart 2023

7 Mart 2023

8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Troya Müzesi’nde “Troyalı Kadınlar” sergisi açılıyor. İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

İspanya’da Faşist İdam Mangaları Tarafından Öldürülen Kadınlara Ait Toplu Mezar Bulundu

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Kuzeydoğu İspanya’daki arkeologlar, İspanya İç Savaşı’nın ilk günlerinde faşist bir idam mangası tarafından öldürülen 10 kadının toplu mezarını ortaya çıkardı...

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri Tunç Çağı Dönemi göçerleri hakkında bilgi veriyor

12 Aralık 2021

12 Aralık 2021

Kaya resimleri bizlere dönemin göçer topluluklarının sosyo-kültürel yapısı, dini inanç ve ritüelleri, düşün dünyası ve içinde bulunduğu doğası hakkında eşsiz...

Efsanelerin Şehri Troya’da 4.500 Yıllık Altın Broş ve Yeşim Taşı Keşfedildi

27 Eylül 2025

27 Eylül 2025

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Troya Antik Kenti, 160 yılı aşkın süredir devam eden kazılarda dünya çapında yankı uyandıracak yeni bir...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Bulgaristan’da Bakır Çağı Dönemine Ait Fırınlar Bulundu

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Bulgaristan’ın Tuna Nehri yakınlarında gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalarda bakır çağı dönemine ait iki fırın bulundu. Rusçuk Bölge Tarih Müzesi’nden araştırmacılar tarafından...

Teotihuacan Güneş Piramidi

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Meksika’nın en ünlü piramidi kuşkusuz Teotihucan’daki Güneş Piramididir. Bu piramitler Mısır’da bulunan emsallerine göre biraz gölgede kalmış gibi görünseler de...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]