14 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın En Eski Pitonu 47 Milyon Yaşında!

Bilim insanları 47 milyon yıllık fosil kalıntılarından dünyanın en eski pitonunu tespit ettiler.

Bilim insanı Krister Smith, São Paulo Üniversitesi’nden meslektaşı Hussam Zaher ile birlikte dünyanın bilinen en eski piton fosillerini tanımladı. Yaklaşık bir metre uzunluğunda neredeyse tamamen korunmuş yılanlar, UNESCO Dünya Mirası “Messel Çukuru” nda keşfedildi ve yaklaşık 47 milyon yaşında. Yeni piton türü Messelopython freyi, adını Karlsruhe’deki Devlet Doğa Tarihi Müzesi’nden paleontolog Eberhard “Dino Frey’in” onuruna verdi. Çalışma bugün Biology Letters bilimsel dergisinde yayınlandı.

Altı metreden fazla uzunluğa ulaşan pitonlar, dünyanın en büyük yılanları arasındadır. Bugün, bu yılanların çeşitli türleri öncelikle Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya ve Avustralya’da bulunur. Senckenberg Araştırma Enstitüsü ve Doğa Tarihi’nden Dr. Krister Smith, “Pitonların coğrafi kökeni hala net değil. Messel Çukuru’nda yeni bir piton türünün keşfi, bu yılanların evrimsel tarihini anlamada ileriye doğru büyük bir adımdır” diye açıklıyor.

Smith ve Brezilyalı meslektaşı Dr. Hussam Zaher tarafından tanımlanan yeni piton türü Messelopython freyi, dünyanın herhangi bir yerinde bir pitonun bilinen en eski fosil kaydıdır. “Bulgularımıza göre, bu yılanlar, 47 milyon yıldan daha uzun bir süre önce, Eosen zamanında Avrupa’da meydana gelmişti. Analizlerimiz onların evrimsel tarihini Avrupa’ya kadar izliyor!”

Messel pitonunun başı ve gövdesi neredeyse tamamen korunmuştur. Kaynak: Hessian Eyalet Müzesi Darmstadt

Bununla birlikte, büyük yılanlar daha sonra Avrupa kıtasından oldukça uzun bir süre ortadan kayboldu. Bu yılan ailesinin fosilleri, 23 ila 5 milyon yıl önce Miyosene kadar bir daha ortaya çıkmadı. Smith, “Miyosen’den sonra küresel iklim yeniden soğumaya başladığında, pitonlar bir kez daha Avrupa’dan kayboldu” diyor.

İlkel pitonların aksine Messel çukurunda modern pitonların anatomik olarak çok benzer yakınları, boalar komple mekansal ayrılık yaşıyor. “Ancak Messel’de, hem Messelopython Freyi hem de Eoconstrictor fischeri gibi ilkel boalar aynı ekosistemde birlikte yaşadılar bu nedenle, bu iki yılan grubunun birbirleriyle rekabet ederek onları aynı şeyi paylaşamayacak hale getirdiği tezini yeniden gözden geçirmeliyiz. “diyor Smith.

Smith, fosilin adını açıklamak için ekliyor. “Yılanın bilimsel adı, bulunduğu yerin ve yılanın ailesinin birleşimidir. Yeni bulunan fosilin özel sıfatı Karlsruhe Devlet Doğa Tarihi Müzesi’nden Prof. Dr. Eberhard Frey’e borçludur. “Eberhard Frey, iyi bir nedenden ötürü” Dino “takma adını taşıyor fosil sürüngenleri üzerine titiz çalışmaları ile dünyaca ünlü. Yeni bir türe onun adını vererek , onun paleontoloji alanındaki başarılarını onurlandırmak istedik!” diyor.

Daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz https://maint.literatumonline.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Labraunda Antik Kenti’nde Karya’nın Dağ Mabedi Yeniden Ayağa Kalkıyor

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan ve Antik Karya’nın kutsal merkezlerinden biri olan Labraunda Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...

Sırbistan’da kırmızı boya kaplı mezarlar bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Sırbistan Cumhuriyeti’nin kuzeyindeki Voyvodina’da iki höyükte kazı yapan Polonyalı arkeologlar, kırmızı hardal boyasıyla kaplı mezar ortaya çıkardılar. Araştırma, Avrasya bozkırının...

Eskişehir’de Roma Dönemi Eserler Ele Geçirildi

23 Haziran 2021

23 Haziran 2021

Eskişehir İl Jandarma Komutanlığ ekipleri tarihi eser kaçakçılarına yönelik operasyon düzenledi. Yapılan operasyonda Roma Dönemi eserler ele geçirildi. DHA’nın verdiği...

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür. Buğday, arpa ekimi...

Hitit Çivi Yazılı Tabletler Yapay Zeka Teknolojisi ile Okunacak

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlere ait çivi yazılı kil tabletlerin okunmasında yapay zeka teknolojisi kullanılacak. 1800 yıllarından bu yana başta Hitit...

İzmir Arkeolojisi Müzesi’nde 2 bin yıllık Tanrı Hermes ve Herme heykelcikleri ilk kez sergileniyor

7 Aralık 2022

7 Aralık 2022

İzmir Arkeoloji Müzesi, “12 Ay 12 Sergi” projesi kapsamında müze envanterine kayıtlı olup şimdiye kadar sergilenmemiş 2 bin yıllık Tanrı...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

Antik Çağın En İyi 5 Komutanı

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Dünya’nın her yerinde ordu muhafazakar bir kurumdur ve bu nedenle eski dünyanın askeri liderleri, kariyerlerinin sona ermesinden binlerce yıl sonra bile...

Kırgızistan’da 2500 yıllık geyik taşı bulundu

10 Nisan 2023

10 Nisan 2023

Kırgızistan’ın Naryn bölgesinde yer alan Tarmal-Sai yerleşiminde bir geyik taşı keşfedildi. Bronz ve Demir Çağ göçebe toplumları tarafından dikilen geyik...

Ortaçağ Boncuklarının Çizdiği Afrika Ticaret Yolları

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

Cam boncukların kimyasal bileşimi ve morfolojik özellikleri nereden geldiklerini ortaya çıkarabilir. Cenevre Üniversitesi’nden arkeologlar, Mali ve Senegal’deki kırsal alanlarda MS...

Eski zamanlarda aşk ve nefret: Büyülü metinleri keşfetmek

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

Aşk ve nefret, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren evrensel duygulardır. Eski uygarlıklar, sıklıkla dini ve büyüsel inançlarla iç içe geçen...

Bilim insanları İngiltere’de bir plajda 9 bin yıllık insan ayak izleri ile karşılaştı

3 Ekim 2022

3 Ekim 2022

Bilim insanları, Liverpool’daki Formby Plajı’nda 9 bin yıllık insan ayak izleri keşfettiler. İnsan ayak izlerinin dışında çeşitli hayvanlara ait ayak...

Güney Afrika’da 130.000 yıllık vatoz kum heykeli dünyanın en eski hayvan sanatı olabilir

4 Nisan 2024

4 Nisan 2024

Araştırmacılar, Cape Town’dan yaklaşık 205 mil (330 kilometre) uzaklıkta, Still Bay’in doğusunda ilk bakışta simetrik bir kaya gibi görünen bir...

Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan Urartu yapısının kurtarma kazılarına başlanıyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

Geçtiğimiz Haziran ayında Van Garibin Tepe’de kaçak kazı sırasında ortaya çıkan ve ilk incelemelerde yapının Urartu dönemi anıtsal yapı olduğu...

Arkeoloji, Eski Afrika Toplumlarının Salgınları Nasıl Yönettiğini Gösteriyor

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

İnsan ırkı belirli dönemlerde büyük salgınlar yaşamıştır. Bunlardan en yıkıcı olanlardan biri şüphesiz Kara Veba (1347-1351), diğeri ise İspanyol Gribi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]