6 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın En Eski Pitonu 47 Milyon Yaşında!

Bilim insanları 47 milyon yıllık fosil kalıntılarından dünyanın en eski pitonunu tespit ettiler.

Bilim insanı Krister Smith, São Paulo Üniversitesi’nden meslektaşı Hussam Zaher ile birlikte dünyanın bilinen en eski piton fosillerini tanımladı. Yaklaşık bir metre uzunluğunda neredeyse tamamen korunmuş yılanlar, UNESCO Dünya Mirası “Messel Çukuru” nda keşfedildi ve yaklaşık 47 milyon yaşında. Yeni piton türü Messelopython freyi, adını Karlsruhe’deki Devlet Doğa Tarihi Müzesi’nden paleontolog Eberhard “Dino Frey’in” onuruna verdi. Çalışma bugün Biology Letters bilimsel dergisinde yayınlandı.

Altı metreden fazla uzunluğa ulaşan pitonlar, dünyanın en büyük yılanları arasındadır. Bugün, bu yılanların çeşitli türleri öncelikle Afrika, Güney ve Güneydoğu Asya ve Avustralya’da bulunur. Senckenberg Araştırma Enstitüsü ve Doğa Tarihi’nden Dr. Krister Smith, “Pitonların coğrafi kökeni hala net değil. Messel Çukuru’nda yeni bir piton türünün keşfi, bu yılanların evrimsel tarihini anlamada ileriye doğru büyük bir adımdır” diye açıklıyor.

Smith ve Brezilyalı meslektaşı Dr. Hussam Zaher tarafından tanımlanan yeni piton türü Messelopython freyi, dünyanın herhangi bir yerinde bir pitonun bilinen en eski fosil kaydıdır. “Bulgularımıza göre, bu yılanlar, 47 milyon yıldan daha uzun bir süre önce, Eosen zamanında Avrupa’da meydana gelmişti. Analizlerimiz onların evrimsel tarihini Avrupa’ya kadar izliyor!”

Messel pitonunun başı ve gövdesi neredeyse tamamen korunmuştur. Kaynak: Hessian Eyalet Müzesi Darmstadt

Bununla birlikte, büyük yılanlar daha sonra Avrupa kıtasından oldukça uzun bir süre ortadan kayboldu. Bu yılan ailesinin fosilleri, 23 ila 5 milyon yıl önce Miyosene kadar bir daha ortaya çıkmadı. Smith, “Miyosen’den sonra küresel iklim yeniden soğumaya başladığında, pitonlar bir kez daha Avrupa’dan kayboldu” diyor.

İlkel pitonların aksine Messel çukurunda modern pitonların anatomik olarak çok benzer yakınları, boalar komple mekansal ayrılık yaşıyor. “Ancak Messel’de, hem Messelopython Freyi hem de Eoconstrictor fischeri gibi ilkel boalar aynı ekosistemde birlikte yaşadılar bu nedenle, bu iki yılan grubunun birbirleriyle rekabet ederek onları aynı şeyi paylaşamayacak hale getirdiği tezini yeniden gözden geçirmeliyiz. “diyor Smith.

Smith, fosilin adını açıklamak için ekliyor. “Yılanın bilimsel adı, bulunduğu yerin ve yılanın ailesinin birleşimidir. Yeni bulunan fosilin özel sıfatı Karlsruhe Devlet Doğa Tarihi Müzesi’nden Prof. Dr. Eberhard Frey’e borçludur. “Eberhard Frey, iyi bir nedenden ötürü” Dino “takma adını taşıyor fosil sürüngenleri üzerine titiz çalışmaları ile dünyaca ünlü. Yeni bir türe onun adını vererek , onun paleontoloji alanındaki başarılarını onurlandırmak istedik!” diyor.

Daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz https://maint.literatumonline.com/ sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

İsveç’te arkeologlar Viking Demir Bilezik ve Altın Boyun Halkası Keşfetti

23 Mart 2025

23 Mart 2025

İsveç’te arkeologlar Öland adasındaki Löt yakınlarında bir bataklıkta bulunan nadir bir Viking demiri bilezik ve Trollhättan’da 2.000 yıllık altın boyun...

Avrupa’nın Akraba Evliliğinden Muzdarip Kral ve Kraliçeleri

23 Ocak 2021

23 Ocak 2021

Avrupa Kraliyet ailesinin genel olarak varisleri yakın akraba evliliklerinden olan çocuklardı. Gücü elinde tutmak isteyen büyüklerin onayladığı evlilikleri yapan bu...

Norveç’te radar tarafından keşfedilen yeni büyük Viking çağı tekne mezarı

12 Nisan 2022

12 Nisan 2022

Arkeologlar, yere nüfuz eden bir radar (GPR) araştırması sırasında Norveç’teki Øyesletta yakınlarında Viking Çağından kalma bir tekne mezarı buldular. Bu...

İnsanın evriminde et yemek ne kadar önemliydi?

25 Ocak 2022

25 Ocak 2022

İnsanın evriminde beslenmenin etkisi üzerine çalışmalara devam eden bilim insanları, et yemenin evrim sürecinde ne kadar baskın olduğuna dair yeni...

Macaristan’da ortaya çıkarılan eşsiz cerrahi aletlerle gömülmüş Romalı bir doktorun mezarı

29 Nisan 2023

29 Nisan 2023

Macar arkeologlar, Budapeşte’ye yaklaşık 1 km uzaklıktaki Jászberény şehri yakınlarında yüksek kaliteli cerrahi aletlerle gömülmüş 8. yüzyıldan kalma bir Romalı...

Pinacosaurus fosili dinozorların seslerini ortaya çıkarabilir

22 Nisan 2023

22 Nisan 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, Pinacosaurus dinozoruna ait gırtlak kemiğini inceledi. Gırtlak kemiği dinozorların nasıl ses çıkardığını çözmeye yarayacak bilgilere ulaşılmasını...

Pompeii’de Kaçmaya Çalışan Vezüv Kurbanı Medicus (Romalı Bir Doktor) Olabilir

17 Mayıs 2026

17 Mayıs 2026

Pompeii’de kaçmaya çalışırken hayatını kaybeden bir Vezüv kurbanı üzerinde yapılan yeni incelemeler, adamın Roma döneminde tıbbi pratikle bağlantılı bir kişi...

Diyarbakır Amida Höyük’te Yeni Gelişmeler

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Geçtiğimiz aylarda Amida höyükle ilgili gelişmeleri sizler için kaleme almıştık. Diyarbakır’ın tarihi sur ilçesinde bulunan Amida höyükte kazı çalışmaları heyecanlı...

Apollon Tapınağı’nın bulunduğu Kız Ada kazıları devam ediyor

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde yer alan Gölyazı’daki 5 bin kişilik olduğu düşünülen antik tiyatro ve Apollon Tapınağı’nın yer aldığı Kız Ada...

İngiltere’de Romalılara Ait Tuz Üretim Alanı keşfedildi.

9 Ekim 2020

9 Ekim 2020

Spalding Western Relief Road için hazırlık çalışmaları kapsamında bir grup arkeolog Pinchbeck’te bir kazı çalışması yürütüyor. Yine bu çalışmalar kapsamında...

Bosna’daki tarih öncesi Kopilo mezarlarında keşfedilen yeni fibula türleri

28 Ağustos 2022

28 Ağustos 2022

Saraybosna’nın yaklaşık 70 mil batısında M.Ö. 1300 civarında kurulan bir tepe yerleşimi olan Kopilo’da gerçekleştirilen arkeolojik kazıda birkaç Tunç Çağı...

Araştırmacılar, Suriye’de antik bir mezar içinde dünyanın en eski alfabesini keşfetti

22 Kasım 2024

22 Kasım 2024

Suriye’nin kuzeyindeki Tell Umm-el Marra antik kentinde 2004 yılında ortaya çıkarılan bir mezarda dünyanın en eski alfabesinin izleri keşfedildi. Keşif, Johns...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın...

Topraklarını kiralayarak gelir elde eden Amos

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Antik Çağ boyunca Anadolu’da kurulmuş küçük büyük krallıkların hepsinin gelir kaynağı savaşlardan elde edilen ganimetlerdi. Halktan alınan vergiler, vassallardan gelen...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]