4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl tabanlarından biridir. Bu bölgede bir çok höyük bulunmaktadır. Bu höyüklerden en önemlilerinden biri de kuşkusuz Çumra ili sınırları içerisinde yer almakta olan Çatalhöyüktür.

Adını büyük ihtimal iki tepenin çatal gibi şekline borçludur. Bugün doğu ve batı olmak üzere iki höyük olsa da kazı çalışmaları batı höyük’te devam etmektedir. Sakinleri erken kalkolitik dönemde nehrin yön değiştirmesiyle batı höyüğe taşınmışlardır.

Çatalhöyük 1958 yılında James Mellaart tarafından bulunmuştur.1993’ten beri de Mellaart’ın öğrencisi olan Ian Hodder tarafından kazılar devam ettirilmiş olup günümüz de kazı çalışmalarını Doç. Dr. Çiler Çilingiroğlu devam ettirmektedir.

Doğu höyük, MÖ. 7400 – 6200 yıllarına tarihlenen 18 neolitik yerleşim katmanına rastlanmış. 12 ve 8 katmanlar Erken Neolitik’in (MÖ 6500 – 6000) ilk evresine tarihlenmektedir. 6 katman sonrası ise erken neolitiğin ikinci evresine aittir.

Batı höyükteki Kalkolitik Çağ tabakaları MÖ 6200 – 5200 yılları arasına tarihlenmektedir.

Yapının kuzey ve doğu duvarlarında 1963 yılı kazıları sırasında Çatalhöyük kent planı olduğu düşünülen bir harita ortaya çıkarılmıştır. Günümüzden yaklaşık olarak 8200 yıl öncesine tarihlenen (radyokarbon tarihleme yöntemi ile saptanan yaşı MÖ 6200 ± 97) bu çizim, dünyanın bilinen ilk haritasıdır. Yaklaşık olarak 3 metre uzunluğa ve 90 cm. yüksekliğe sahiptir. Hâlen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kendine özgü özellikleri vardır. Sanatın korunmuş olması, sembolizmin olması, sosyal yapı, çok fazla insanın yaşaması, boğa kültü, insanların evlerine gömülmesi, kafatasları, ata kültü, ev şekillerine bakıldığında eşitlikçi bir yaşam tarzı görülmektedir.

Enteresan bir şekilde çanak çömlek yapımından haberdar oldukları halde 5 tabakaya kadar yoğun bir kullanım göstermemişler. Bu orada yaşayanların sadece bir tercihidir. Muhtemelen ahşap işçiliğinde gelişmiş oldukları için geleneksel yapılarını değiştirmek istememişlerdi.

Kullandıkları konutlarda oldukça iç içeydi. Savaş ve yıkım izi görünmediği için bu iç içeliğin akrabalık ilişkilerinin yoğun bir bağ içerdiği anlamına gelebilirdi. Evlere damlardan girilirdi. Muhtemelen bu damlar sıcak günlerde sosyalleşme içinde kullanılıyordu. Ev için gerekli olan bir çok işinde buralarda olduğu düşünülmektedir. Düz damlı olan bu evlere günümüzde Güney doğu da rastlamaktayız.

Sanat anlayışının çok gelişmiş olduğu yerleşimde duvarlara yapılan resimler dikkat çekicidir. Konut duvarlarında yer alan tasvirler av ve dans sahneleri, insan ve hayvan resimleridir. Hayvan resimleri akbaba, leopar, çeşitli kuşlar, geyik ve aslan gibi hayvanlardır. Ayrıca 8800 yıl öncesine ait, kilim motifleri denilebilecek motifler de görülmektedir ve günümüz Anadolu kilim motifleriyle ilişkilendirilmektedir.

Boğa boynuz ve başları burada yaşayanlar için önemli olmalıdır. Birçok evin duvarında gerçek boğa başlarının kille sıvanmasıyla yapılan kabartmalar mevcuttur. Figürin buluntular sığır, domuz, koyun, keçi, boğa, köpek ve tek olarak sığır boynuzlarıdır.

Bu höyük’te Boğa kültü yaygın olarak görünmektedir.

Orta Doğu’da Çatalhöyük’ten daha eski neolitik yerleşmeler vardır. Örneğin Eriha Çatalhöyük’ten bin yıl daha eski bir neolitik yerleşimdir. Yine de Çatalhöyük, daha eski ya da çağdaşı yerleşimlerden farklı özelliklere sahiptir. Başta gelen farklardan biri de, on bin kişiye ulaşan nüfusudur.

Hodder’e göre Çatalhöyük “köy kavramını mantıksal boyutların ötesine taşıyan bir merkez”dir.

UNESCO tarafından 2012 yılında Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesine karar verilmiştir.

Kaynak: Çatalhöyük Araştırma Projesi, Çatalhöyük 2008 Raporu

YAZAR, Müjde, Anadolu’da Neolitik Dönem Sanatı ve Merkezleri, Gazi
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, Eskiçağ Tarihi
Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2008

 

 

Banner
Related Articles

Anadolu’nun İçlerinde Fenike İzleri: Oluz Höyük’te Olası Bebek Küp Mezarları Bulundu

30 Aralık 2025

30 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bebek ve cenin mezarları, Fenike dünyasına ait ritüel uygulamaların Anadolu’nun içlerine...

Ayazini Mağaraları Turistlerin Yeni Gözdesi Olmaya Aday

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Ayazini mağaraları, artan potansiyeli ile Peribacalarına rakip olmaya hazırlanıyor. Frig Vadisi içerisinde bulunan Ayazini mağaraları son dönemlerde turistlerinde oldukça ilgisini çekiyor....

Apollon Smintheus Tapınağı’nda 2.000 yıllık mezar ve 10’dan fazla iskelet bulundu

27 Aralık 2023

27 Aralık 2023

Çanakkale’deki Apollon Smintheus Tapınağı’nda 2 bin yıllık bir mezar ortaya çıkarıldı. Mezarın içinde 10’dan fazla iskelet bulundu. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine...

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

Blaundos antik kentindeki Roma su kemerlerinin restorasyonu devam ediyor

18 Aralık 2024

18 Aralık 2024

Blaundos Antik Kenti’nde devam eden kazılarda ortaya çıkarılan Roma su kemerlerinin restorasyon çalışmaları sürüyor. Blaundos, Uşak ilinin Ulubey ilçesinde yer...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

Kınık Höyük’te Demir Çağı’na ait yerleşim alanları ortaya çıkarıldı

30 Ağustos 2022

30 Ağustos 2022

Niğde’nin Altunhisar ilçesine bağlı Yeşilyurt köyü yakınlarında Orta Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı dönemi yerleşim katmanlarına sahip Kınık Höyük’te...

Diyarbakır’da ilk defa sivri uçlu amfora bulundu

31 Temmuz 2022

31 Temmuz 2022

Diyarbakır Tarihi Surları’nın restorasyon çalışmaları sırasında bölgede ilk defa 1700 yıllık sivri uçlu amfora bulundu. Diyarbakır ilinin Sur ilçesinde yer...

Van’da 2800 yıllık Urartu Kalesi Bulundu

17 Haziran 2021

17 Haziran 2021

Arkeologlar, Van ilinin Gürpnar bölgesinde deniz seviyesinden 2.500 metre (8.200 fit) yükseklikte bir dağda 2.800 yıl öncesine dayanan kale kalıntılarını...

Anadolu insanı kuraklık ve iklim değişikliğine uyum sağlıyordu. Ancak, salgın, deprem ve savaşlar bu uyumu bozuyordu.

28 Haziran 2022

28 Haziran 2022

Anadolu coğrafyası, kuraklık ve iklim değişikliğinin getirdiği zorluklar ile sürekli savaşmak zorunda kalmıştır. Kuraklık, Hattiler, Hititler, Frigler ve daha birçok...

Hatay’daki Aççana Höyük’te Akadça Yazılmış Mitanni Arşivi ve Bilinmeyen Bir Hitit Prensine Ait Mühürler Ortaya Çıkarıldı

19 Ekim 2025

19 Ekim 2025

Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki Aççana Höyük’te (antik Alalah) yürütülen kazılarda, Mitanni İmparatorluğu’na ait kayıp bir devlet arşivi ve Akadça yazılmış çivi...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]