16 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl tabanlarından biridir. Bu bölgede bir çok höyük bulunmaktadır. Bu höyüklerden en önemlilerinden biri de kuşkusuz Çumra ili sınırları içerisinde yer almakta olan Çatalhöyüktür.

Adını büyük ihtimal iki tepenin çatal gibi şekline borçludur. Bugün doğu ve batı olmak üzere iki höyük olsa da kazı çalışmaları batı höyük’te devam etmektedir. Sakinleri erken kalkolitik dönemde nehrin yön değiştirmesiyle batı höyüğe taşınmışlardır.

Çatalhöyük 1958 yılında James Mellaart tarafından bulunmuştur.1993’ten beri de Mellaart’ın öğrencisi olan Ian Hodder tarafından kazılar devam ettirilmiş olup günümüz de kazı çalışmalarını Doç. Dr. Çiler Çilingiroğlu devam ettirmektedir.

Doğu höyük, MÖ. 7400 – 6200 yıllarına tarihlenen 18 neolitik yerleşim katmanına rastlanmış. 12 ve 8 katmanlar Erken Neolitik’in (MÖ 6500 – 6000) ilk evresine tarihlenmektedir. 6 katman sonrası ise erken neolitiğin ikinci evresine aittir.

Batı höyükteki Kalkolitik Çağ tabakaları MÖ 6200 – 5200 yılları arasına tarihlenmektedir.

Yapının kuzey ve doğu duvarlarında 1963 yılı kazıları sırasında Çatalhöyük kent planı olduğu düşünülen bir harita ortaya çıkarılmıştır. Günümüzden yaklaşık olarak 8200 yıl öncesine tarihlenen (radyokarbon tarihleme yöntemi ile saptanan yaşı MÖ 6200 ± 97) bu çizim, dünyanın bilinen ilk haritasıdır. Yaklaşık olarak 3 metre uzunluğa ve 90 cm. yüksekliğe sahiptir. Hâlen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kendine özgü özellikleri vardır. Sanatın korunmuş olması, sembolizmin olması, sosyal yapı, çok fazla insanın yaşaması, boğa kültü, insanların evlerine gömülmesi, kafatasları, ata kültü, ev şekillerine bakıldığında eşitlikçi bir yaşam tarzı görülmektedir.

Enteresan bir şekilde çanak çömlek yapımından haberdar oldukları halde 5 tabakaya kadar yoğun bir kullanım göstermemişler. Bu orada yaşayanların sadece bir tercihidir. Muhtemelen ahşap işçiliğinde gelişmiş oldukları için geleneksel yapılarını değiştirmek istememişlerdi.

Kullandıkları konutlarda oldukça iç içeydi. Savaş ve yıkım izi görünmediği için bu iç içeliğin akrabalık ilişkilerinin yoğun bir bağ içerdiği anlamına gelebilirdi. Evlere damlardan girilirdi. Muhtemelen bu damlar sıcak günlerde sosyalleşme içinde kullanılıyordu. Ev için gerekli olan bir çok işinde buralarda olduğu düşünülmektedir. Düz damlı olan bu evlere günümüzde Güney doğu da rastlamaktayız.

Sanat anlayışının çok gelişmiş olduğu yerleşimde duvarlara yapılan resimler dikkat çekicidir. Konut duvarlarında yer alan tasvirler av ve dans sahneleri, insan ve hayvan resimleridir. Hayvan resimleri akbaba, leopar, çeşitli kuşlar, geyik ve aslan gibi hayvanlardır. Ayrıca 8800 yıl öncesine ait, kilim motifleri denilebilecek motifler de görülmektedir ve günümüz Anadolu kilim motifleriyle ilişkilendirilmektedir.

Boğa boynuz ve başları burada yaşayanlar için önemli olmalıdır. Birçok evin duvarında gerçek boğa başlarının kille sıvanmasıyla yapılan kabartmalar mevcuttur. Figürin buluntular sığır, domuz, koyun, keçi, boğa, köpek ve tek olarak sığır boynuzlarıdır.

Bu höyük’te Boğa kültü yaygın olarak görünmektedir.

Orta Doğu’da Çatalhöyük’ten daha eski neolitik yerleşmeler vardır. Örneğin Eriha Çatalhöyük’ten bin yıl daha eski bir neolitik yerleşimdir. Yine de Çatalhöyük, daha eski ya da çağdaşı yerleşimlerden farklı özelliklere sahiptir. Başta gelen farklardan biri de, on bin kişiye ulaşan nüfusudur.

Hodder’e göre Çatalhöyük “köy kavramını mantıksal boyutların ötesine taşıyan bir merkez”dir.

UNESCO tarafından 2012 yılında Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesine karar verilmiştir.

Kaynak: Çatalhöyük Araştırma Projesi, Çatalhöyük 2008 Raporu

YAZAR, Müjde, Anadolu’da Neolitik Dönem Sanatı ve Merkezleri, Gazi
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, Eskiçağ Tarihi
Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2008

 

 

Banner
Benzer Yazılar

İnkaya Mağarası’nda Paleolitik Dönem taş atölyesi bulundu

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Anadolu ile Balkanlar arasında insan hareketliliğine dair önemli bilgiler verecek İnkaya Mağarası’nda devam eden kazılarda Orta Paleolitik Dönem taş atölyesi...

Erek Dağı eteklerinde Urartulara ait onlarca çivi yazılı pithos bulundu

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Van’ın İpekyolu ilçesinde Erek Dağı eteklerindeki kale kalıntısında yapılan arkeolojik kazılarda, Urartular döneminde yağ, tahıl ve içeceklerin muhafaza edildiği çivi...

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet

22 Nisan 2022

22 Nisan 2022

Türkiye’de eşi görülmemiş 1800 yıllık mermer küvet, tarihi eser kaçakçıların elinden kurtarılarak Afrodisias Müze Müdürlüğü’ne teslim edildi. Aydın’ın Karacasu ilçesinde...

Myra Antik Kenti Tanrıçası Artemis’e 2000 Yıl Sonra İlk Bakış

12 Nisan 2021

12 Nisan 2021

Akdeniz bölgesinin en önemli antik kentlerinden olan Myra antik kenti kazı çalışmaları 2020 yılında da tüm hızıyla devam etti. Kazı...

71 yıl aradan sonra Yazılıkaya/Midas Kale arkeolojik kazıları yeniden başlıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Anadolu medeniyetlerinden Friglerin önemli yerleşim alanı Yazılıkaya/Midas Kale’de 71 yıl aradan sonra yeniden arkeolojik kazı çalışmaları başlıyor. Anadolu Üniversitesi öncülüğünde...

3 Bin 300 Yıllık Hitit Yazıtı Kapı Yapımında Kullanılmış

10 Mayıs 2021

10 Mayıs 2021

Kültürel varlıklarımız, birer birer bilgisizliğin ve cahilliğin kurbanı oluyor. Tarihin karanlıklarını aydınlatacak eserler, amacı dışında kullanılmaya devam ediyor. 3 Bin...

Boncuklu Höyük ve Çatalhöyük Mutfak Kültürü Kitaplaştı

25 Nisan 2021

25 Nisan 2021

Anadolu’da yerleşik kültürün ilk örneklerini gördüğümüz 10.000 yıllık Boncuklu Höyük ve 8.000 yıllık Çatalhöyük’te mutfak kültürü, pişirme ve saklama yöntemleri,...

İzmir’de 1500 Yıllık Mozaik Kaçak Kazı Yapanların Elinden Kurtarıldı

3 Nisan 2021

3 Nisan 2021

Neredeyse her gün kaçak kazı yapıldığına dair haberleri bültenlerde okuyoruz. Kaçak kazı haberlerini okuyunca duyunca mutlaka üzülüyoruz. Ama, kimi haberlerde...

Hattuşa kazılarında 2 bin 800 yıllık fil dişinden yapılmış süsleme parçası bulundu

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

Anadolu’nun ilk merkezi devlet teşkilatını kuran Hititlerin başkenti Hattuşa’da Prof. Dr. Andreas Schachner başkanlığında devam eden kazılarda 2 bin 800...

Olympos Antik Kenti’nde “Doğru Yolda Olanlar Girebilir” Yazıtı Ortaya Çıktı

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda Bizans dönemine ait 1 Nolu Kilise’nin zemininde mozaiklerle işlenmiş yazıt ve yeni...

Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nin teras duvarları ortaya çıkarıldı

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Bursa’nın Mudanya ilçesinde yer alan Myrleia-Apemeia Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında kentin üst villa yapılarına ait teras duvarları ortaya çıkarıldı....

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti ödenek yetersizliğinden kazılamıyor

10 Ocak 2023

10 Ocak 2023

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposluk merkezi olan İncil’de adı geçen Derbe Antik Kenti’nde 2013 yılında başlayan kazı çalışmalarına ödenek yetersizliğinden devam...

3 Bin Yıllık Antik Kent Tehlike Altında

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

İzmir’in Aliağa ilçesi’nde yapılması planlanan liman için 3 bin yıllık antik kentin bir kısmı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya…...

Hititlerde Bira Tutkusu

29 Eylül 2020

29 Eylül 2020

Biranın keşfi günümüzden binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Mezopotamya kültürlerinden başlayarak hemen hemen bir çok uygarlıkta biranın karşılığına denk gelen kelimelerin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]