5 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl tabanlarından biridir. Bu bölgede bir çok höyük bulunmaktadır. Bu höyüklerden en önemlilerinden biri de kuşkusuz Çumra ili sınırları içerisinde yer almakta olan Çatalhöyüktür.

Adını büyük ihtimal iki tepenin çatal gibi şekline borçludur. Bugün doğu ve batı olmak üzere iki höyük olsa da kazı çalışmaları batı höyük’te devam etmektedir. Sakinleri erken kalkolitik dönemde nehrin yön değiştirmesiyle batı höyüğe taşınmışlardır.

Çatalhöyük 1958 yılında James Mellaart tarafından bulunmuştur.1993’ten beri de Mellaart’ın öğrencisi olan Ian Hodder tarafından kazılar devam ettirilmiş olup günümüz de kazı çalışmalarını Doç. Dr. Çiler Çilingiroğlu devam ettirmektedir.

Doğu höyük, MÖ. 7400 – 6200 yıllarına tarihlenen 18 neolitik yerleşim katmanına rastlanmış. 12 ve 8 katmanlar Erken Neolitik’in (MÖ 6500 – 6000) ilk evresine tarihlenmektedir. 6 katman sonrası ise erken neolitiğin ikinci evresine aittir.

Batı höyükteki Kalkolitik Çağ tabakaları MÖ 6200 – 5200 yılları arasına tarihlenmektedir.

Yapının kuzey ve doğu duvarlarında 1963 yılı kazıları sırasında Çatalhöyük kent planı olduğu düşünülen bir harita ortaya çıkarılmıştır. Günümüzden yaklaşık olarak 8200 yıl öncesine tarihlenen (radyokarbon tarihleme yöntemi ile saptanan yaşı MÖ 6200 ± 97) bu çizim, dünyanın bilinen ilk haritasıdır. Yaklaşık olarak 3 metre uzunluğa ve 90 cm. yüksekliğe sahiptir. Hâlen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kendine özgü özellikleri vardır. Sanatın korunmuş olması, sembolizmin olması, sosyal yapı, çok fazla insanın yaşaması, boğa kültü, insanların evlerine gömülmesi, kafatasları, ata kültü, ev şekillerine bakıldığında eşitlikçi bir yaşam tarzı görülmektedir.

Enteresan bir şekilde çanak çömlek yapımından haberdar oldukları halde 5 tabakaya kadar yoğun bir kullanım göstermemişler. Bu orada yaşayanların sadece bir tercihidir. Muhtemelen ahşap işçiliğinde gelişmiş oldukları için geleneksel yapılarını değiştirmek istememişlerdi.

Kullandıkları konutlarda oldukça iç içeydi. Savaş ve yıkım izi görünmediği için bu iç içeliğin akrabalık ilişkilerinin yoğun bir bağ içerdiği anlamına gelebilirdi. Evlere damlardan girilirdi. Muhtemelen bu damlar sıcak günlerde sosyalleşme içinde kullanılıyordu. Ev için gerekli olan bir çok işinde buralarda olduğu düşünülmektedir. Düz damlı olan bu evlere günümüzde Güney doğu da rastlamaktayız.

Sanat anlayışının çok gelişmiş olduğu yerleşimde duvarlara yapılan resimler dikkat çekicidir. Konut duvarlarında yer alan tasvirler av ve dans sahneleri, insan ve hayvan resimleridir. Hayvan resimleri akbaba, leopar, çeşitli kuşlar, geyik ve aslan gibi hayvanlardır. Ayrıca 8800 yıl öncesine ait, kilim motifleri denilebilecek motifler de görülmektedir ve günümüz Anadolu kilim motifleriyle ilişkilendirilmektedir.

Boğa boynuz ve başları burada yaşayanlar için önemli olmalıdır. Birçok evin duvarında gerçek boğa başlarının kille sıvanmasıyla yapılan kabartmalar mevcuttur. Figürin buluntular sığır, domuz, koyun, keçi, boğa, köpek ve tek olarak sığır boynuzlarıdır.

Bu höyük’te Boğa kültü yaygın olarak görünmektedir.

Orta Doğu’da Çatalhöyük’ten daha eski neolitik yerleşmeler vardır. Örneğin Eriha Çatalhöyük’ten bin yıl daha eski bir neolitik yerleşimdir. Yine de Çatalhöyük, daha eski ya da çağdaşı yerleşimlerden farklı özelliklere sahiptir. Başta gelen farklardan biri de, on bin kişiye ulaşan nüfusudur.

Hodder’e göre Çatalhöyük “köy kavramını mantıksal boyutların ötesine taşıyan bir merkez”dir.

UNESCO tarafından 2012 yılında Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesine karar verilmiştir.

Kaynak: Çatalhöyük Araştırma Projesi, Çatalhöyük 2008 Raporu

YAZAR, Müjde, Anadolu’da Neolitik Dönem Sanatı ve Merkezleri, Gazi
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, Eskiçağ Tarihi
Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2008

 

 

Banner
Related Articles

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

15 Ocak 2026

15 Ocak 2026

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca...

Özgürlük Sembolü Frig Şapkası’nın Türkiye’den Kolombiya’ya Yolculuğunun Hikayesi

10 Ocak 2021

10 Ocak 2021

Anadolu uygarlıkları içinde önemli bir krallık olan Frigler (Phrygia) modern dünyamızda şapkaları ile ünlüdürler. Frig şapkası, günümüzde özgürlüğün sembolü olarak...

Tanrıça Kybele Anavatanına Dönüyor

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

Bu toprakların hazineleri yıllarca yasadışı yollarla kaçırılmıştı. Bu hazinelerin birisi de bolluk ve bereket tanrısı Kybele Tanrıçası‘ydı. 60 yıl önce...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

İzmir Arkeoloji Müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesine Bir Prenses Kemeri İle Başladı

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyecek. Projeye ilk olarak Urartu Krallığından...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Diyarbakır Amida Höyük’te El Cezeri’nin Geliştirdiği Sistemle Yapılmış 1800 yıllık Isıtma Sistemi Bulundu

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Amida Höyükte yapılan kazı çalışmaları neticesinde 1800 yıllık ısıtma sistemi ve sulama kanalları ortaya çıkarıldı. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Amida...

Asur Ticaret Koloni Döneminden Günümüze Ulaşan Tebligat

4 Ağustos 2021

4 Ağustos 2021

Tebligat, günümüzde resmi işlemlerde bilgilendirme amacı taşıyan belgelere verilen isim olarak tanımlanmaktadır. Tebligat denince ilk akla gelen adli işlemlerdir. Mahkeme...

Çatalhöyük’te 8 bin 200 yıllık tapınak yapısı ortaya çıkarıldı

6 Eylül 2022

6 Eylül 2022

Anadolu’da Neolitik Dönem’in bilinen ilk yerleşim alanı Çatalhöyük’te gerçekleştirilen kazı çalışmalarında 30 metrekare büyüklüğünde sunak alanı, duvar resimleri ve kabartmaların...

Dünyada bir örneği olmayan Truva Savaşı kahramanı “Aeneas”ın mozaği bulundu

11 Mayıs 2023

11 Mayıs 2023

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bir inşaatın temel kazısı sırasında Truva Savaşı kahramanı aynı zamanda Roma halkının atası olarak bilinen “Aeneas”ın mozaiği...

Arkeologlar, Hitit kenti Samuha’da kuş falı tabletleri ve kraliyet mühürleri keşfetti

17 Eylül 2025

17 Eylül 2025

Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde yer alan Hitit yerleşim yeri Kayalıpınar, antik çağdaki adıyla Samuha, bu sezon yapılan kazılarda çarpıcı buluntulara sahne...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Karadağ’ın zirvesinde Urartulara ait kale kalıntısına ulaşıldı

2 Temmuz 2022

2 Temmuz 2022

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu başkanlığındaki kazı ekibi Urartulara ait en...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]