31 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünya’nın En Eski Haritası “Çatalhöyük’te” Bulundu

Holosen dönemin başlamasıyla birlikte bir çok göl kurumuş ve yerleşime olanak tanır hale gelmiştir. Konya Ovası’da Holosen dönemde kuruyan göl tabanlarından biridir. Bu bölgede bir çok höyük bulunmaktadır. Bu höyüklerden en önemlilerinden biri de kuşkusuz Çumra ili sınırları içerisinde yer almakta olan Çatalhöyüktür.

Adını büyük ihtimal iki tepenin çatal gibi şekline borçludur. Bugün doğu ve batı olmak üzere iki höyük olsa da kazı çalışmaları batı höyük’te devam etmektedir. Sakinleri erken kalkolitik dönemde nehrin yön değiştirmesiyle batı höyüğe taşınmışlardır.

Çatalhöyük 1958 yılında James Mellaart tarafından bulunmuştur.1993’ten beri de Mellaart’ın öğrencisi olan Ian Hodder tarafından kazılar devam ettirilmiş olup günümüz de kazı çalışmalarını Doç. Dr. Çiler Çilingiroğlu devam ettirmektedir.

Doğu höyük, MÖ. 7400 – 6200 yıllarına tarihlenen 18 neolitik yerleşim katmanına rastlanmış. 12 ve 8 katmanlar Erken Neolitik’in (MÖ 6500 – 6000) ilk evresine tarihlenmektedir. 6 katman sonrası ise erken neolitiğin ikinci evresine aittir.

Batı höyükteki Kalkolitik Çağ tabakaları MÖ 6200 – 5200 yılları arasına tarihlenmektedir.

Yapının kuzey ve doğu duvarlarında 1963 yılı kazıları sırasında Çatalhöyük kent planı olduğu düşünülen bir harita ortaya çıkarılmıştır. Günümüzden yaklaşık olarak 8200 yıl öncesine tarihlenen (radyokarbon tarihleme yöntemi ile saptanan yaşı MÖ 6200 ± 97) bu çizim, dünyanın bilinen ilk haritasıdır. Yaklaşık olarak 3 metre uzunluğa ve 90 cm. yüksekliğe sahiptir. Hâlen Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kendine özgü özellikleri vardır. Sanatın korunmuş olması, sembolizmin olması, sosyal yapı, çok fazla insanın yaşaması, boğa kültü, insanların evlerine gömülmesi, kafatasları, ata kültü, ev şekillerine bakıldığında eşitlikçi bir yaşam tarzı görülmektedir.

Enteresan bir şekilde çanak çömlek yapımından haberdar oldukları halde 5 tabakaya kadar yoğun bir kullanım göstermemişler. Bu orada yaşayanların sadece bir tercihidir. Muhtemelen ahşap işçiliğinde gelişmiş oldukları için geleneksel yapılarını değiştirmek istememişlerdi.

Kullandıkları konutlarda oldukça iç içeydi. Savaş ve yıkım izi görünmediği için bu iç içeliğin akrabalık ilişkilerinin yoğun bir bağ içerdiği anlamına gelebilirdi. Evlere damlardan girilirdi. Muhtemelen bu damlar sıcak günlerde sosyalleşme içinde kullanılıyordu. Ev için gerekli olan bir çok işinde buralarda olduğu düşünülmektedir. Düz damlı olan bu evlere günümüzde Güney doğu da rastlamaktayız.

Sanat anlayışının çok gelişmiş olduğu yerleşimde duvarlara yapılan resimler dikkat çekicidir. Konut duvarlarında yer alan tasvirler av ve dans sahneleri, insan ve hayvan resimleridir. Hayvan resimleri akbaba, leopar, çeşitli kuşlar, geyik ve aslan gibi hayvanlardır. Ayrıca 8800 yıl öncesine ait, kilim motifleri denilebilecek motifler de görülmektedir ve günümüz Anadolu kilim motifleriyle ilişkilendirilmektedir.

Boğa boynuz ve başları burada yaşayanlar için önemli olmalıdır. Birçok evin duvarında gerçek boğa başlarının kille sıvanmasıyla yapılan kabartmalar mevcuttur. Figürin buluntular sığır, domuz, koyun, keçi, boğa, köpek ve tek olarak sığır boynuzlarıdır.

Bu höyük’te Boğa kültü yaygın olarak görünmektedir.

Orta Doğu’da Çatalhöyük’ten daha eski neolitik yerleşmeler vardır. Örneğin Eriha Çatalhöyük’ten bin yıl daha eski bir neolitik yerleşimdir. Yine de Çatalhöyük, daha eski ya da çağdaşı yerleşimlerden farklı özelliklere sahiptir. Başta gelen farklardan biri de, on bin kişiye ulaşan nüfusudur.

Hodder’e göre Çatalhöyük “köy kavramını mantıksal boyutların ötesine taşıyan bir merkez”dir.

UNESCO tarafından 2012 yılında Dünya Miras Listesi’ne dahil edilmesine karar verilmiştir.

Kaynak: Çatalhöyük Araştırma Projesi, Çatalhöyük 2008 Raporu

YAZAR, Müjde, Anadolu’da Neolitik Dönem Sanatı ve Merkezleri, Gazi
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, Eskiçağ Tarihi
Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2008

 

 

Banner
Related Articles

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Taştepeler’in erkek heykelleri, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir.

15 Haziran 2022

15 Haziran 2022

Taştepeler bölgesinde ortaya çıkarılan çok sayıda erkek heykel ve figürin buluntuları, doğurganlığın ve nüfusun önemini simgeleyen bir kültürün göstergesi olabilir....

Termessos Antik Kenti’nde Arkeologlar, Binlerce Yıl Sonra İki Anıtsal Mezarı Yeniden Ayağa Kaldırıyor

27 Kasım 2025

27 Kasım 2025

Antalya’nın sarp dağları arasında gizlenen Termessos Antik Kenti, bu yıl başlayan kapsamlı çalışmalarla yeniden dikkatlerin odağına yerleşti. Güllük Dağı’nın eteklerine...

Karabük’te Hz. Süleyman’ı tasvir eden 1600 yıllık eşsiz bir kolye keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde yapılan arkeolojik kazılarda, yaklaşık 1600 yıllık, Hz. Süleyman’ı tasvir eden eşsiz bir kolye...

Anadolu’nun İçlerinde Fenike İzleri: Oluz Höyük’te Olası Bebek Küp Mezarları Bulundu

30 Aralık 2025

30 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bebek ve cenin mezarları, Fenike dünyasına ait ritüel uygulamaların Anadolu’nun içlerine...

Körzüt Kalesi’nde Urartu Kralı Menua’nın ikinci tapınağı gün yüzüne çıkarılıyor

20 Aralık 2022

20 Aralık 2022

Van ilinin Muradiye ilçesine bağlı Uluşar mahallesinde yer alan Urartu Kralı Menua’nın yaptırdığı Körzüt Kalesi’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ikinci tapınak...

2500 Yıllık Afrodit Tapınağı Keşfedildi

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Arkeologlar, İzmir iline bağlı Çeşme ve Urla ilçesi civarında Tanrıça Afrodit adına yapılmış 2500 yıllık bir tapınak keşfettiler. İzmir’e bağlı...

Türkiye’nin En Büyük Depremleri

30 Ekim 2020

30 Ekim 2020

Türkiye en etkin deprem kuşaklarından biri üzerinde yer almaktadır. Sismik olarak oldukça aktif bir ülkedir ve hem Avrasya levhası, hem...

Laodikeia Antik Kenti’nde 1.800 Yıllık Roma Dönemi Hermes Heykel Başı Ortaya Çıktı

1 Ocak 2026

1 Ocak 2026

Denizli yakınlarındaki Laodikeia Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Roma dönemine tarihlenen yaklaşık 1.800 yıllık bir Hermes heykel başı bulundu. Eser, kentin...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

Osmaniye’de Bulunan Kadın Figürlü Mozaik Portre Zeugma’yı Tahtından Edecek mi?

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

2015 yılında bir inşaat kazı çalışması sırasında Kadirli ilçesine bağlı Dere Mahallesi’nde ortaya çıkan mozaikler hayranlık ve şaşkınlık yaratmaya devam...

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Deniz Kavimleri Kimdir?

6 Kasım 2020

6 Kasım 2020

Karanlık çağın başlangıcı olarak görülen Deniz kavimleri aslında kimdir ve nereden gelmişlerdir? Tarihi belgelerde adları geçer ama çoğunlukla onların kim...

Girnavaz Höyüğün Cinleri

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Girnavaz höyük Mardin iline bağlı Nusaybin ilçesinin kuzeyinde ve 4 km uzaklığındadır. Suriye sınırına çok yakın bir konumdadır. Kuzey Mezopotamya’dan...

Olympos Antik Kenti’nde “Doğru Yolda Olanlar Girebilir” Yazıtı Ortaya Çıktı

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Antalya’nın Kumluca ilçesindeki Olympos Antik Kenti’nde sürdürülen kazılarda Bizans dönemine ait 1 Nolu Kilise’nin zemininde mozaiklerle işlenmiş yazıt ve yeni...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]