17 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Dünyanın En Eski Elbisesi “Tarkhan Elbisesi”

Yaşamın olmasa olmaz üçlüsü beslenme barınma ve giyinme… İlk insanın hayvan kürkleri ile kendisini soğuktan korumak için giyim ürünleri yaptıklarını biliyoruz. Zamanla, sadece bedeni korumak için giyinmemeye başlayan insan, günümüz modasının da temellerini atmaya başlar. Takılarla giyinmeyi çeşitlendirir. Buz adam Ötzi’de dahi dövme ve çeşitli giyim izleri görülür.

Antroploglar, giyinmenin sadece korunma ya da vücudun görünmesinin istenmeyen bölgelerin örtülmesi olarak değerlendirilmeyeceğini, giyinmenin kültürel bir gelişim ve statü aracı olarak tanımlanması gerektiğini belirtirler. Paleolitik çağda insanlar liderlerini kendilerinden farklı giyindirmekteydi. Neolitik çağda, üretim fazlası ile oluşan ticaret ve oluşan sosyal grupların üyeleri arasında farklar yine kıyafetlerin kalitesi ve çeşitliliği ile belli oluyordu.

Eski Mısır giyim kuşam
Mısır’da giyim çok önemli bir statü kaynağıydı. Güneşin oğlu firavunun ve diğer üst tebaanın giyim kuşamlarına önem verilirdi.

 

Zengin ve fakir ayırımı kıyafetlerin kalitesine yansımaktaydı. Sümer, Akad, Assur, Hitit, Mısır, Roma ve birçok kültürlerde giyinme statüyü gösteren bir araçtı. Özellikle, Mısır ve Roma kültürlerinde bu keskinlik daha çok belirgindi.

Dünyanın en eski dokuma giysisi “Tarkhan Elbisesi”

Arkeolojik kazılarla binlerce yıllık kıyafet örneklerine sahip olabiliyoruz. Bu kıyafetlerle dönemin kültürüne, iklim koşullarına, yaşam koşullarına dair bilgiler elde edebiliyoruz. Mısır ve Roma dönemi kıyafetleri bizlere oldukça fazla bilgi sağlayan kaynaklardır.

Şu ana kadar en eski giysi 1913 yılında Mısır’da Tarkhan kasabasında bulunan “Tarkhan Elbisesi”  olarak bilinmektedir. Yaklaşık beş yıl önce, en son radyokarbon tarihlendirme teknolojisi kullanılarak kesin olarak tarihlendirilmiştir. Araştırmacılar, ince detaylara sahip keten elbisenin M. Ö. 3482 ile 3103 yılları arasına tarihlendiğini belirlemiş ve bu da onu dünyanın en eski dokuma giysisi yapmıştır.

Londra’daki Petrie Mısır Arkeoloji Müzesi küratörü Alice Stevenson, arkeolojik alanlardan elde edilen tekstillerin genellikle 2.000 yıldan daha eski olmadığını söyledi. Araştırmacılar, Tarkhan Elbisesinin 5.000 yıldan daha eski bir tarihe dayandığını belirtiler.

Archaeology.org, bir zamanlar Sir Flinders Petrie tarafından Kahire’nin 30 mil güneyindeki yakındaki bir köyden sonra Tarkhan adını verdiği alanda 1913’te kazılan “büyük bir kirli keten bez yığını” nın parçası olduğunu yazmıştı. 1977’de Victoria ve Albert Müzesi’nden araştırmacılar, ince yapılmış Tarkhan Elbisesini keşfettiklerinde büyük kirli keten bez yığınını temizlemeye hazırlanıyorlardı. Dirseklerde ve koltuk altlarında birisinin elbiseyi giydiğini gösteren kırışıklıklar olsa da, pileli kollu ve korsajlı V yakalı keten gömlek, yaşına rağmen mükemmel durumdaydı.

Mısır'da bulunan dünyanın en eski elbisesi “Tarkhan Elbisesi” 
1913 yılında Mısır’da Tarkhan kasabasında bulunan “Tarkhan Elbisesi” dünyanın en eski elbisesi olarak kabul ediliyor.

Araştırmacılar kumaşı korudu, stabilize etmek için Crepeline ipeğine dikti ve sergiledi. Kısa süre sonra, büyük ölçüde keşfedildiği mezarın yaşı nedeniyle Mısır’ın en eski giysisi ve dünyanın en eski dokuma giysisi olarak kabul edildi. Bununla birlikte, giysinin bulunduğu mezar yağmalandığı için, araştırmacılar elbiseye kesin bir yaş veremediler.

1980’lerde, elbiseyle ilişkili keten, yeni bir hızlandırıcı kütle spektrometresi teknolojisi kullanılarak analiz edildiğinde, bunun M. Ö.  3. bin yılın sonlarına ait olduğuna inanılıyordu. Ancak araştırmacılara göre bu tarih çok genişti.

Son olarak, 2015 yılında, elbisenin kendisinden sadece 2.24 mg ağırlığında bir numune Oxford Üniversitesi’nin radyokarbon ünitesi tarafından analiz edildi. Sonuçlar, Tarkhan Elbisesinin MÖ 3482 ile 3102 arasında olduğunu ve hatta Mısır’ın 1. Hanedanlığından (MÖ 3111–2906 civarı) öncesine ait olabileceğini gösterdi.

Alice Stevenson; “Her zaman eski olduğundan şüphelenmiştik ve 1. Hanedanlığa yakın olmasa bile 5. Hanedan elbisesi [yakl. MÖ 2500], bu tür nesneler için arkeolojik standartlara göre hala oldukça eski… O kalitede ve o tarihin hiçbir yerinde buna benzer bir şey yok. Yaklaşık 5000 yıl hayatta kaldığını düşünmek şaşırtıcı” dedi.

Kaynak: https://face2faceafrica.com/ MİLDRED EUROPA TAYLOR

Banner
Benzer Yazılar

Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemi çözüldü

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Arkeologlar, 3400 yıl önce keşfedilen Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemini çözdüler. 1922’de firavunun mezarında bulunan hançer üzerinde yeni bir kimyasal çalışma...

Mısır’da arkeologlar 4500 yıllık bir Güneş tapınağı keşfettiler.

16 Kasım 2021

16 Kasım 2021

Arkeologlar, Mısır çölünde 4500 yıl öncesine dayanan eski bir Güneş tapınağı keşfettiler. Kalıntılar, Kahire’nin 20 kilometre güneyindeki Abu Gurob’daki başka...

Esna Tapınağı’nın tavanında canlı renklerde 46 kartal ortaya çıktı

16 Mayıs 2022

16 Mayıs 2022

Mısır’da Luksor’un 35 mil güneyinde, Nil’in batı kıyısında bulunan Esna Tapınağı’nda Alman/Mısır uzmanlarının yaptıkları restorasyon çalışmaları sırasında tapınak kompleksinin bir...

Akhenaton Tek Tanrılı Dinin Kurucusu ya da Akıllı Bir Politikacı

3 Ocak 2021

3 Ocak 2021

Mısır medeniyeti, dünya tarihine her alanda etki bırakan medeniyet olmuştur. Dünyanın yedi harikalarından birisi olan Mısır Piramitleri ile görkemliliğini günümüze...

İncil’de Anlatılan Kral Davut’un Çarpıştığı Goliath Dev Olmayabilir!

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

İbranice İncil’de Kral Davut, Filistin devi Goliath’ı öldürmesi ve İsrail’i Kudüs merkezli büyük bir krallığa genişletmesiyle ünlüdür. İncil’de dev Goliath’ın...

Ağlama Duvarı meydanı kazılarında Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı bulundu

1 Mart 2024

1 Mart 2024

Kudüs’teki Ağlama Duvarı meydanında devam eden kazılarda Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı (bulla) bulundu. Kazı ekibinde yer alan...

Suudi Arabistan’da Hz. Ömer’in Adının Geçtiği Kaya Yazıtları Bulundu

10 Haziran 2026

10 Haziran 2026

Suudi Arabistan’ın Medine bölgesinde yürütülen arkeolojik yüzey araştırmalarında, Hz. Ömer ibn el-Hattab’ın adını taşıyan kaya yazıtları belgelendi. Keşif, erken İslam...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Dışkı İçinde Korunmuş 1000 Yıllık Tavuk Yumurtası

9 Haziran 2021

9 Haziran 2021

İsrail Eski Eserler Kurumu, İsrail’in merkezindeki bir kasaba olan Yavne’de yaklaşık 1000 yıl öncesine ait tam olarak korunmuş tavuk yumurtası...

Mısır’daki Marea Antik Kenti’nde keşfedilen binlerce ‘Nummi Minimi’ sikkesi incelendi

20 Aralık 2023

20 Aralık 2023

Varşova Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi’nden nümismatistler, İskenderiye’nin 45 kilometre güneybatısında bulunan Marea Antik Kenti’nde keşfedilen; önce göz ardı edilen binlerce küçük...

İsrail Tabor Doğa Koruma Alanı’nda nadir görülen 2.800 yıllık Assur bok böceği mühür bulundu

14 Şubat 2024

14 Şubat 2024

Bir doğa gezgini, Kuzey İsrail’deki Aşağı Celile’de yer alan Tabor Doğa Koruma Alanı’nda Birinci Tapınak döneminden kalma nadir görülen bir...

Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Nasıralı İsa olarak da bilinen Hristiyan toplumunun peygamberi Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldığı iddiası Reading Üniversitesi’nden Profesör Ken...

Korku Mağarası’nda Yeni Ölü Deniz Parşömenleri Bulundu

16 Mart 2021

16 Mart 2021

İsrail’de Korku Mağarası’nda tarihlenen en eski ölü deniz parşömenleri bulundu. İsrailli arkeologların keşfettikleri ölü deniz parşömenler yaklaşık 2000 yılına tarihlendi....

Suudi Arabistan’da Keşfedilen Neolitik Döneme Ait Kaya Oyma Tapınak ve Yazıtlar

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Suudi Miras Komisyonu tarafından yönetilen bir projede, çok uluslu bir arkeolog ekibi, en son teknolojileri kullanarak Al-Faw bölgesinde Neolitik Döneme...

Arkeologlar, Sina bölgesinde 3 bin 300 yıllık su kuyuları keşfetti

1 Mart 2022

1 Mart 2022

Mısır’ın Kuzey Sina Bölgesi’nde, Mısır’ı Filistin’e bağlayan Horus Askeri Yolu üzerinde MÖ 13. yüzyıldan kalma su kuyuları keşfedildi. Mısırlı arkeologlardan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]