20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Doğum sırasında ölen mumyalanmış bir genç anne yeniden incelendi ve şaşırtıcı sonuçlar çıktı

Arkeologlar, 1500 yıl önce doğum sırasında ölen genç bir annenin mumyalanmış kalıntılarını yeniden incelediklerinde şaşırtıcı sonuçlara ulaştılar.

Genç anne henüz 14 ya da 17 yaşlarındaydı.

Bulguyu aynı anda hem dehşet verici hem de olağanüstü yapan şey, pelvik bölgede bulunan bir fetüs ve plasenta, göğüste ise bir başkasının olmasıdır.

Araştırmacılar, eski Mısır’da doğum sırasında ölen bir genç kızın mumyalanmış kalıntılarını analiz ederek, genç anne adayının öldüğünde ikizleri doğurma sürecinde olduğunu ortaya çıkardı. Ne yazık ki, ilk bebeğin kafası doğum kanalına sıkıştığında doğum olumsuz bir hal aldı ve hem bebeklerin hem de annenin ölümüyle sonuçlandı.

Mısır’ın Kharga Vahası’nda, genç anne 1908’de El Bagawat mezarlığında keşfedildi. Araştırmacılar, tüm vücudu etkili bir şekilde kurutan kurutucu özellikleriyle bilinen eski bir Mısır uygulaması olan “büyük miktarda tuz” ile yoğun bir şekilde katmanlandığını belirtti. Ceset, MÖ 404’ten 343’e kadar uzanan eski Mısır tarihinde Geç Hanedan’a tarihlendi.

Zamanın saha notları, bacaklarının arasında bir fetüs ve plasenta ile bulunduğunu ve obstetrik komplikasyonlardan öldüğü sonucuna yol açtığını ortaya koyuyor.

George Washington Üniversitesi ekibi, cesedin bilgisayarlı tomografi (BT) taramalarını kullanarak, doğum sırasında neyin yanlış gittiğini tam olarak belirlemek için bir asırdan fazla bir süre sonra mumyayı tekrar incelediler. Taramalar, kadının göğüs boşluğunda ikinci bir fetüsün varlığını ortaya çıkardı ve bu da ikiz taşıdığını gösterdi.

Araştırmacılar, kadının bacaklarının arasına yerleştirilen bebeğin başının eksik olduğunu fark ettiğinde daha şaşırtıcı bulgularla karşılaşıldı. Daha yakından incelendiğinde, bebeğin başının hala annenin pelvisine sıkışmış olduğunu fark ettiler ve bu da fetüsün doğum sürecinde başının kesildiğinden şüphelenmelerine neden oldu.

Çalışma yazarları bu sonucu, makat sunumlarının nadir bir sonucu olan “travmatik fetal dekapitasyon” vakası olarak tanımlamaktadır, yani doğum sırasında önce ayakların gelmesi.

(a) Mumyanın BT taraması. Daire, fetal kafatası, kaburgalar ve göğüs boşluğuna yerleşmiş uzun kemikleri gösterir. (b) BT taramaları, mumyanın göğüs boşluğuna yerleşmiş, uzun kemikler, kaburgalar, nöral kemerler, kafatası ve beş el kemiği gösteren başka bir fetüs tespit etti. Resim: Francine Margolis, David R. Hunt/onlinelibrary.wiley.com

Çalışmanın yazarlarından biri olan Francine Margolis, McClatchy News‘e verdiği demeçte, “Bu nadir bir bulgu” dedi. “Arkeolojik kayıtlarda doğum sırasında ölen birkaç kadın örneği var (biri ikiz hamilelikti). Ancak Mısır’da hiç rastlanmadı.”

Kadının göğüs boşluğunda keşfedilen ikinci fetüs biraz gizem yarattı. Araştırmacılara göre, mumyalayıcıların ikiz hamileliğin farkında olmaması ve mumyalamadan önce ikinci fetüsü çıkarmayı unutması mümkün. IFL Science’a göre, doğmamış ikiz, mumyanın diyaframı çözülürken rahimden göğüs boşluğuna geçmiş olabilir.

Çalışma yazarları, “Annenin ve çocuklarının doğumdaki bu muayenesi, özellikle bu süre zarfında hamileliğin, doğum sürecinin ne kadar tehlikeli olduğunu yeniden doğruluyor” diye yazıyor.

Eski Mısırlılar sembolizme, dengeye ve düzene derin bir saygı duyuyorlardı ve bu inançlar üreme ve doğum hakkındaki görüşlerine kadar uzanıyordu.

Eski papirüs üzerinde bulunan bir büyü olan Kehanet Tılsım duasında, “Erkek çocukları ve kız çocukları gebe bırakacağız. Onu Horus doğumundan, düzensiz doğumdan ve ikiz doğurmaktan koruyacağız.”

Bunun gibi büyüler, ikiz doğumlara karşı kültürel bir isteksizliği ortaya koyuyor, “düzensiz doğumdan” korunmak istiyor. Bu genç annenin ve doğmamış ikizlerinin trajik hikayesi, eski kadınların doğum sırasında karşılaştıkları zorlukların trajik bir hatırlatıcısıdır.

Mumyanın görüntüleri de dahil olmak üzere çalışma, Uluslararası Osteoarkeoloji Dergisi‘nde yayınlandı.

Kapak Fotoğrafı Kaynağı: Francine Margolis, David R. Hunt/onlinelibrary.wiley.com

Banner
Related Articles

Azerbaycan’da Nadir Mızrakla Gömülmüş Tunç Çağı Savaşçısına Ait Kurgan Ortaya Çıkarıldı

16 Temmuz 2025

16 Temmuz 2025

Azerbaycan’ın batısındaki rüzgârlı Ceyrançöl bozkırlarında arkeolojik açıdan büyük bir keşif yapıldı: Yaklaşık 3.800 yıl öncesine tarihlenen bir Tunç Çağı savaşçısına...

Uzmanlar, Garibin Tepe’de bulunan anıtsal ve üç boyutlu Urartu heykelinin sırrını ortaya çıkarmak üzere

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

Van’ın Tuşba İlçesi’nde geçen yıl kurtarma kazısı yapılan alanda arkeologlar tarafından yaklaşık 1 ton ağırlığında Urartular dönemine ait bazalt taşından...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

İtalya’da keşfedilen 7.000 yıllık kanolar, Akdeniz’de denizcilik teknolojisinin erken gelişimini gösteriyor

21 Mart 2024

21 Mart 2024

İtalya’nın başkenti Roma’nın yaklaşık 30 km kuzeybatısındaki Neolitik (Geç Taş Devri) göl kıyısındaki La Marmotta köyünde 7.000 yaşında olduğu tahmin...

Avrupa’nın Kuzeyinde Son Buzul Çağı’nda Yaşayan Neandertaller Hakkında Yeni Bilgiler

14 Mayıs 2022

14 Mayıs 2022

Neandertaller daha önce varsayıldığı gibi soğukta yaşama gerçekten de iyi uyum sağladılar mı, yoksa son Buzul Çağı’nda daha ılıman çevre...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

İngiltere’de Latince ve İbranice yazıtlara sahip benzersiz bir altın broş tılsımı bulundu

19 Şubat 2022

19 Şubat 2022

Birleşik Krallık’ta Wiltshire’daki Manningford semtinde üzerinde Latince bir dua ve İbranice harflerin yazılı olduğu bir Orta Çağ altın halka şeklindeki...

İtalya’da Camorra’dan Alınan Arazide Roma Villası Keşfedildi: Cicero’nun Damadı Dolabella’ya Ait Olabilir

4 Nisan 2026

4 Nisan 2026

İtalya’nın güney kıyılarında, bir zamanlar mafyanın kontrolünde olan bir arazi, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Yıllarca kapalı kalan Villa Ferretti...

Kutsal Kase Housnslow Nehri’nin Altında mı?

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Amatör bir arkeolog Kutsal kasenin yerini bildiğine inanıyor. Bilindiği üzere kutsal kase özel güçleri olduğu düşünülen ve Hz. İsa ve...

Sırp Arkeologlar, İmparator Caracalla’ya Adanmış Roma Zafer Takı’nı Ortaya Çıkardı

24 Ocak 2024

24 Ocak 2024

Sırbistan’daki arkeologlar, Belgrad’ın 70 km (45 mil) doğusundaki Kostollac kasabası yakınlarındaki bir Roma şehri olan Viminacium’da üçüncü yüzyıldan kalma antik...

Dünyanın En Büyük Piramidi Meksika’daki Bir Tepenin İçinde Gizlidir

2 Kasım 2022

2 Kasım 2022

Dünyanın en büyük ve en yüksek piramitleri inanılmaz tasarım, mühendislik ve inşaat yetenekleridir. Giza’nın Büyük Piramidi, piramitler hakkında konuşurken genellikle...

İklim Değişikliği 50 Bin Yıllık Mağara Resimlerini Tehdit Ediyor

14 Mayıs 2021

14 Mayıs 2021

Hızlı ve plansız gelişen sanayileşme Dünya’nın dengesini bozmaya devam ediyor. Daha fazla üretme ve ekonomik açıdan güçlü olma hevesiyle birbiri...

Assos kazılarında 1300 yıllık bebek ayak izi

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

1300 yıl önce bir bebek ekmek pişirme fırını yapmak için hazırlanan pişmiş tuğlalara bastı. Bebek yeni yürüme döneminde olmalı ki...

Gelin Buketinin Bilinmeyen Tarihi

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Düğün çiçeklerinin tarihi düşündüğümüzden daha eskidir. Şimdi kullanılmış olan çiçek buketlerinden farklı olsalar bile hemen hemen bütün çiçek buketlerinin amacı...

Tarihi Balat Surp Hraştagabet Khorenyan Ermeni Okulu Kaderine Terkedildi

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

İstanbul’un tarihi semtlerinden Balat’ın sokaklarını gezerken karşınıza içler acısı hali ile kaderine terkedilmiş, ölmesi beklenen hasta gibi duran tarihi Surp...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]