8 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor.

2 bin 200 yıllık Hierapolis Antik Kenti içinde yer alan ve “ölüler ülkesine geçiş kapısı” olarak kaynaklarda geçen Cehennem Kapısı (Plütonyum) bu yıl ziyarete açılması bekleniyor.

AA’da yer alan habere göre; Prof. Dr. Francesco D’Andria başkanlığındaki kazı ekibi, 2013’te, milattan önce 2. yüzyılda Bergama Kralı 2. Eumenes tarafından kurulan antik kentte “ölüler ülkesine geçiş kapısı” olarak kabul edilen Plütonyum ile Pamukkale’deki travertenlere beyazlığını veren termal suyun orijinal kaynaklarından birinin yerini belirledi.

Prof. Dr. Francesco D’Adria’nın görev süresinin dolmasının ardından görevi devralan İtalya’daki Salento Üniversitesinden Prof. Dr. Grazia Semeraro başkanlığındaki kazı ekibinin 6 yıldır sürdürdüğü çalışmalarda Cehennem Kapısı’nın büyük bölümü ayağa kaldırıldı.

Yunan mitolojisindeki “Hades”i, Roma mitolojisindeki Plüton’u temsil eden heykel ile 3 başlı bekçi köpeği Kerberos heykeli, 2018’de kapıya yerleştirildi.

Cehennem Kapısı ziyarete açılıyor
Cehennem Kapısı olarak adlandırılan 2 bin 200 yıllık antik yapı dini ritüellerin yapıldığı bir yerdi. Foto: AA

Kapının, bu yıl içinde ziyarete açılması planlanıyor.

“Kutsal alan nedeniyle kent Hierapolis adını aldı”

Kazı Başkan Yardımcısı ve Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümünden Doktor Öğretim Üyesi Coşkun Daşbacak gazetecilere yaptığı açıklamada, ziyarete açılma çalışmaları öncesinde hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğunu belirtti.

Yapının, Frigler döneminde kutsal alan olarak düzenlendiğini ve törenler yapıldığını aktaran Daşbacak, şöyle dedi:

“Bu kapı, 2 bin 200 yıllık bir yapı. 1500 yıl önce meydana gelen depremde yıkılmış. Restorasyon çalışmasıyla alan, antik çağda dini törenlerin yapıldığı şekilde düzenlendi. Kapı, kenti kuzeyden güneye doğru kateden sismik fayın bulunduğu yerde yükseliyor. Bu noktada termal su kaynağının çıktığı bir mağara oluşmuş ve buradan canlılar için ölümcül karbondioksit gazı yayılıyor. Bu nedenle kutsal sayılmış. Millattan önce 3. yüzyılda Yunan kolonisi olarak kurulan kent, Firig Dönemi’nden itibaren bu ‘kutsal alan’ nedeniyle kent de ‘Hierapolis (Kutsal Kent)’ adını almıştır.”

Cehennem Kapısının gizemi

Yeraltından sıcak suyla birlikte çıkan karbondioksit gazının özellikle soğuk havalarda mağara tabanında biriktiğini ve bunun küçük hayvanlar için öldürücü olabildiğini aktaran Daşbacak, kapının gizemine ilişkin şu görüşleri aktardı:

“Karbondioksit gazı, havadan daha ağır olduğu için, geceleri hava soğuk olduğundan, zeminde biriktiği ortaya çıktı. O dönemki dini törenlerde rahipler, nefeslerini tutup, canlı hayvanlarla mağaraya gidiyordu. Sanki bir ilahi müdahale olmuş gibi içerideki gaz nedeniyle hayvanlar zehirlenerek ölürken rahipler ise dışarıya canlı olarak çıkıyordu. Böylece din adamları kutsal sayılıyor, ölen hayvanların ise Hades’e kurban edildiği kabul ediliyordu.”

Kapının, çok ilgi göreceğine inandığını aktaran Daşbacak, “Bu yıl içinde ziyarete açılması planlanıyor. Bu özellikleriyle ziyaretçi akını olacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Banner
Related Articles

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen yapılarla karşılaşıldı

17 Kasım 2022

17 Kasım 2022

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen birçok salur damgalı mezar yapıları ile karşılaşıldı. 1071 öncesi toplu mezar ve kurgan yapılarına Çorum’un...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

İnsanlar, Avrupa’da “daha önce düşünülenden 1.000 yıl önce” büyük ölçekli savaşlara girdiler

5 Kasım 2023

5 Kasım 2023

Yeni bir araştırmaya göre, bir mezar alanından çıkarılan yüzlerce insan kalıntısı, Avrupa’da güçlü devletlerin oluşumundan çok önce Taş Devri insanları...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Mısır’da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük mumyalama çömlek zulası

10 Şubat 2022

10 Şubat 2022

Çek Mısır Bilim Enstitüsü’nden arkeologlar, 26. Hanedanlık dönemine tarihlenen bir grup mezar kuyusunda yapılan kazılar sırasında Mısır mumyalama uygulamasında kullanılan...

USF’deki bir araştırmacı, Swahili uygarlığından ilk antik DNA’yı keşfetti

29 Mart 2023

29 Mart 2023

Güney Florida Üniversitesi’nden bir antropolog, 7. yüzyıla kadar uzanan Doğu Afrika kıyıları boyunca müreffeh ticaret devletleri olan Swahili Uygarlığı’ndan ilk...

Golan Tepeleri’nde 1.700 Yıllık Sınır İşareti ve Memlük Kamu Binası Ortaya Çıkarıldı

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Golan Tepeleri’ndeki İsrail ordu üssünün yakınında bulunan antik kent sınırı işaretleyicisi ve Memlük Devletine ait bir kamu binası keşfedildi. Golan...

LiDAR Teknolojisi ile Romanya Ormanlarında 5.000 Yıllık Kale Keşfedildi

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Romanya’nın Neamț bölgesindeki yoğun ormanların derinliklerinde, arkeologlar LiDAR teknolojisinin yardımıyla 5.000 yıllık bir kalenin kalıntılarını ortaya çıkardılar. Bu önemli keşif,...

Vindolanda’da bulunan nadir bir Roma kornu ağızlığı

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Hadrian Duvarı’nın hemen güneyinde, arkeologlar Vindolanda Roma kalesindeki antik subay evinin kalıntılarının altında son derece nadir bir Roma kornu ağızlığı...

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür. Buğday, arpa ekimi...

Almanya’da ortaya çıkarılan İskandinav Bronz Çağı salonu, efsanevi Kral Hinz’in toplantı salonu olabilir

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Almanya’nın Berlin kentinin kuzeybatısındaki Seddin’deki (Prignitz bölgesi) “kraliyet mezarı” yakınında yapılan kazılarda Tunç Çağı’ndan kalma bir salon keşfedildi. Yapının, altın...

Kuzeydoğu Fransa’da keşfedilen Geç Antik Çağ nekropolü

5 Kasım 2022

5 Kasım 2022

Inrap arkeologları, kuzeydoğu Fransa’daki Sainte-Marie-aux-Chênes’te MS 5. yüzyılın sonlarına tarihlenen Geç Antik Çağ nekropolü ortaya çıkardılar. Antik bir yol üzerinde...

Ukrayna, Rus kuvvetlerinin Melitopol Müzesi’nden İskit hazinelerini çaldığını iddia ediyor

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Ukrayna Başsavcılığı, Rus birliklerinin Melitopol Yerel Tarih Müzesi’nde saklanan eski İskit altını ve diğer tarihi ve kültürel değerli eşyaları çaldığını...

Batı Anadolu’da Bulunan 3.500 Yıllık Hitit Mührü Tunç Çağı’nın Siyasi Haritasını Yeniden Çizebilir

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Denizli’deki Aşağıseyit Höyük’te ortaya çıkarılan küçük bir Hitit mührü, Batı Anadolu ile Hitit dünyası arasındaki ilişkiler hakkında önemli bir tartışmayı...

Aztekler, Tlaloc Dağı’nda kurdukları gözlemevi ile tarım takvimi oluşturdular

6 Ocak 2023

6 Ocak 2023

Yerleşik hayatta geçen insan grupları tarım ve hayvancılıkta en üst rekolteyi alabilmek, artan nüfusu besleyebilmek için doğa olaylarını ve zamanını...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]