Konya’nın güneydoğusunda yer alan ve Neolitik çağın en önemli yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’te, Polonyalı arkeologların yürüttüğü kazılar yeni bir keşfi gün yüzüne çıkardı. Doğu Çatalhöyük alanında çalışan Poznan Üniversitesi Prehistorya Enstitüsü’nden Prof. Dr. Arkadiusz Marciniak, bir avlunun etrafına yerleştirilmiş yapılar arasında günlük yaşam için kullanılmayan özel mekânlar bulduklarını açıkladı.

Marciniak’ın aktardığına göre, bunlardan en dikkat çekici olanı “Ruhani ev” ya da “Ölüler evi” olarak adlandırılan yapı oldu. Yapının tabanında, farklı yerlerde yaşamını yitirmiş 20 kişiye ait iskelet parçaları bulundu. Araştırmacılar, ölülerin törenle buraya getirildiğini ve bu evin ritüel amaçlı bir toplu gömü alanı olduğunu düşünüyor.

Kazılarda ayrıca, duvarları boyalı ve içinde 14 platform yer alan büyük bir ritüel yapısının da ortaya çıkarıldığı bildirildi. Bu yapının kazısına gelecek yıl başlanacak. Bunun dışında, günlük kullanıma yönelik olmayan fakat özenle sıvanmış ve uzun süre kullanıldığı anlaşılan küçük bir yapı da gün ışığına çıkarıldı. Yerleşimin en eski yapı gruplarından birinde ise platformların altında üç insana ait gömüler bulundu. Ancak bu yapıların kesin tarihlendirmesi için karbon 14 analizlerinin sonuçları bekleniyor.

Çatalhöyük: Avcı-toplayıcı yaşamdan tarıma geçişin tanığı
Yaklaşık 9 bin yıl önce kurulan Çatalhöyük, tarım toplumuna geçişin ve toplu yaşamın en eski örneklerinden biridir. Yerleşim, on binlerce yıl boyunca avcı-toplayıcı yaşamdan tarıma geçişi belgeleyen bulgularıyla arkeoloji literatüründe ayrı bir yere sahiptir.

Çatalhöyük’te evlerin yalnızca barınma alanı olmadığı, aynı zamanda dini törenler, gömüler ve toplumsal ritüellerin merkezi haline geldiği bilinir. Taban altına gömülen iskeletler ve duvarlara işlenen resimler, Neolitik toplumların ölüm, hafıza ve inanç sistemine dair ipuçları sunar.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Çatalhöyük, her yeni bulguyla birlikte yalnızca Anadolu tarihine değil, dünya uygarlığının kökenlerine ışık tutmaya devam ediyor.