31 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu.

Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden binlerce yıl önce, proto-şehir Çatalhöyük Orta Anadolu’da gelişti. 34 dönümlük bir alana yayılmış ve 8,000 kadar kişiye ev sahipliği yapan, zamanının metropolüydü. İnsanlar bu toplulukta yaklaşık 2.000 yıl boyunca sürekli yaşadılar.

Arkeologlar, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, geçen yıl yapılan kazılarda 7 kişinin bulunduğu ilginç bir mezara rastladıklarını söyledi.

Bir evin zemininde kazılan insan iskeletleri üzerinde yapılan çalışmalarda, genç bir erkek bireyin kafatası kemiklerinde 2,5 santimetre çapında delik bulundu.

Çatalhöyük Kazı Başkanı ve Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan yaptığı açıklamada;

Çatalhöyük’de 16 tabaka boyunca bir yerleşim oldu. Dünyada eşi benzeri olmayan bir bölgedir. Kültürün çok yavaş ilerlediği ve terk edildiği bir yerleşim yeridir. Özellikle ‘kuzey Korugan’ dediğimiz sergi alanının yanındaki uzun sokakta bulduğumuz mahallede çalışmalarımız devam ediyor. Yerleşimin yamacına doğru yeni bir alan açtık. O bölgeyi açarken ikinci mahalleyi bulduk. Yeni alanda büyük bir bina tespit ettik. Çalışmaları 80 odacıklı yaklaşık 5 metrekarelik binada yoğunlaştırdık. Geçen yıl burada bir evde akbaba pençesiyle örtülmüş bir mezara rastladık. Kazının antropologları, 7 kişinin bulunduğu mezarın detaylı incelemelerini yaptı. Genç bir adam: “Bireyin kafatasındaki delme işlemi dikkatimizi çekti. Çatalhöyük’te ilk kez trepanasyonun açık bir örneğini gördük” dedi.

Türkcan, bulgulara ilişkin akademik çalışmanın yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti.

Fotoğraf: AA

Çalışma, Anadolu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Handan Üstündağ, Trakya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Başak Boz, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nden Prof. Dr. Arzu Demirel ve yüksek lisans öğrencisi arkeolog Donald Kale tarafından gerçekleştirildi.

Kazının antropoloji ekibinde yer alan Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Handan Üstündağ, şunları söyledi:

“Kafatasının yan tarafından yaklaşık 2,5 santimetre çapında dairesel bir kesiden yuvarlak bir kemik parçası çıkarıldı. Bu işlem sırasında kafa derisini sıyırdıklarını gösteren birçok kesi izi bulduk. Bunun terapötik amaçlı bir trepanasyon olduğunu düşünüyoruz. Bu iskeletin 18-19 yaşlarında genç bir erkeğe ait olduğu tespit edildi. Bireyin bu operasyondan sonra yaşadığına dair bir belirti yoktur. Çünkü kemik dokusunda iyileşme belirtisi yoktu. Bu ameliyat yapıldığında bu kişi ya ölüyordu ya da çoktan ölmüştü” dedi.
Üstündağ, trepanasyon uygulamasının geçmişte tıbbi tedavi amacıyla kullanıldığının bilindiğini, trepanasyonun baş ağrısı, beyin kanaması, kafa travması sonrası kırık kemik parçalarının ve kanın temizlenmesi, beyinde sıvı birikimi ve ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bir yöntem olduğunu ifade etti.

Fotoğraf: AA

Anadolu’daki kazılarda trepanasyon uygulamasının birçok örneğinin bulunduğunu vurgulayan Üstündağ, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çatalhöyük’te bulduğumuz örnek en eskilerden biri. Aksaray’ın Kızılkaya köyü yakınlarında bulunan Aşıklı Höyük ve Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında Çatalhöyük’ten en az 1000 yıl daha eski uygulama örneklerine rastlanmıştır. Çatalhöyük’te trepanasyonun ilk kesin örneğini keşfettik.

“Buluntumuz Anadolu’daki en eski örneklerden biridir ve açılan çukurun büyüklüğü açısından aynı döneme ait diğer örneklerden ayrılmaktadır. Bulgularımız, 8.500 yıl önce yaşayan insanların hastalıkları tedavi etmeye, akrabalarının acılarını veya ıstıraplarını dindirmeye ve ölümleri önlemeye çalıştıklarını gösteriyor. Bu bulgu tıbbi öykü açısından da dikkat çekicidir” dedi.

Banner
Related Articles

Karaköy Sen Piyer Han Bakıma Alınıyor

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

İstanbul’un güzide mimari yapılarından Karaköy Sen Piyer Han İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bakıma alınıyor. Karaköy semtinde yer alan İstanbul’un ünlü...

Mezolitik Taş Devri’nde bir çocuk kuş tüyleri, bitki lifleri, kürkü ve köpeği ile gömülmüş

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Finlandiya’nın doğusunda Outokumpu belediyesi sınırları içinde kalan Majoonsuo’da gerçekleştirilen kazılarda Mezolitik Taş Devri’ne ait bir mezar alanı keşfedildi. Mezar alanında...

Golan Tepeleri’nde 1.700 Yıllık Sınır İşareti ve Memlük Kamu Binası Ortaya Çıkarıldı

28 Ekim 2020

28 Ekim 2020

Golan Tepeleri’ndeki İsrail ordu üssünün yakınında bulunan antik kent sınırı işaretleyicisi ve Memlük Devletine ait bir kamu binası keşfedildi. Golan...

Side Antik Kenti’nde Roma Dönemi Caddesi ve Daha Önce Kazılmamış Sokaklar Ortaya Çıkarıldı

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar...

Araştırmacılar, Neandertallerin İnsanlarla Aynı İşitme Kapasitesine Sahip ve Konuşabildiklerini Söylüyor

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Bilim insanları, insan evrimi konusunda uzun süredir devam eden bir soruyu çözmüş olabileceklerine inanıyorlar. Neandertal kulaklarının sanal olarak yeniden yapılandırılması...

Polonyalı Arkeologdan, Arkeolojide Devrim Yaratacak Yapay Zeka Projesi

5 Nisan 2021

5 Nisan 2021

Polonyalı bilim insanları arkeolojide yeni bir çağ açıyor. Tarih öncesi mezarlıkları, kaleleri ve yerleşim yerlerini tespit etmek için yapay zeka...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Persler Hakkında Bilinmeyen 5 Gerçek

22 Ocak 2021

22 Ocak 2021

Pers kültürü, 1000 yıldan daha fazla bir süre Yakın Doğu ve Dünya’nın geri kalanını etkiledi. Kültürleri, bir çok yönüyle uzun...

El Algar’ı Tunç Çağında Kadınlar Yönetmiş Olabilir

12 Mart 2021

12 Mart 2021

El Algar kültürüne ait olan Tunç Çağı mezarında bulunan diadem bir kraliçeye ait olabilir. Mezar içinde bulunan değerli eşyaların çokluğu...

Hırvatistan’da 2500 yıllık Yunan-İlirya miğferi keşfedildi

16 Nisan 2024

16 Nisan 2024

Hırvatistan’ın Pelješac yarımadasındaki Zakotorac köyünde MÖ 1. binyılın ikinci yarısına ait zengin mezarların keşfedildiği Gomile mağara mezar alanında kazı çalışmalarına...

Son kazılar Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor

14 Ocak 2023

14 Ocak 2023

Muğla’nın Milas ilçesinde devam eden kurtarma kazıları, 4 bin yıllık geçmişe sahip Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor. Milas ilçesinde...

Adilcevaz Kef Kalesi Kazıları 45 Yıl Sonra Tekrar Başlıyor

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

Bitlis ili Adilcevaz ilçesi’nde yer alan Urartu döneminden kalma Kef Kalesi’nin kazı çalışmalarına 45 yıl aradan sonra tekrar başlanıyor. Çivi...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

Orta Çağ Dönemine Ait Bir Kilise’de Cadı İşaretleri Bulundu

23 Ekim 2020

23 Ekim 2020

İngiltere’deki 700 yıllık bir kilisede ‘sonsuz bir labirentte hapsedilerek’ kötü ruhları kovmak için kullanılmış “Cadı işaretleri” bulundu. Arkeologlar, 700 yıl...

Bulunan İskelet Vezüv’den Kaçanları Kurtarmaya Çalışan Subaya Ait Olabilir

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

2.000 yıl önce patlayan Vezüv Yanardağı birçok insanın ölümüne yol açmıştı. Patlamanın şiddeti ve Vezüv’ün çıkardığı lav ve küf bulutu...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]