13 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu.

Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden binlerce yıl önce, proto-şehir Çatalhöyük Orta Anadolu’da gelişti. 34 dönümlük bir alana yayılmış ve 8,000 kadar kişiye ev sahipliği yapan, zamanının metropolüydü. İnsanlar bu toplulukta yaklaşık 2.000 yıl boyunca sürekli yaşadılar.

Arkeologlar, AA muhabirine yaptıkları açıklamada, geçen yıl yapılan kazılarda 7 kişinin bulunduğu ilginç bir mezara rastladıklarını söyledi.

Bir evin zemininde kazılan insan iskeletleri üzerinde yapılan çalışmalarda, genç bir erkek bireyin kafatası kemiklerinde 2,5 santimetre çapında delik bulundu.

Çatalhöyük Kazı Başkanı ve Anadolu Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Umut Türkcan yaptığı açıklamada;

Çatalhöyük’de 16 tabaka boyunca bir yerleşim oldu. Dünyada eşi benzeri olmayan bir bölgedir. Kültürün çok yavaş ilerlediği ve terk edildiği bir yerleşim yeridir. Özellikle ‘kuzey Korugan’ dediğimiz sergi alanının yanındaki uzun sokakta bulduğumuz mahallede çalışmalarımız devam ediyor. Yerleşimin yamacına doğru yeni bir alan açtık. O bölgeyi açarken ikinci mahalleyi bulduk. Yeni alanda büyük bir bina tespit ettik. Çalışmaları 80 odacıklı yaklaşık 5 metrekarelik binada yoğunlaştırdık. Geçen yıl burada bir evde akbaba pençesiyle örtülmüş bir mezara rastladık. Kazının antropologları, 7 kişinin bulunduğu mezarın detaylı incelemelerini yaptı. Genç bir adam: “Bireyin kafatasındaki delme işlemi dikkatimizi çekti. Çatalhöyük’te ilk kez trepanasyonun açık bir örneğini gördük” dedi.

Türkcan, bulgulara ilişkin akademik çalışmanın yakın zamanda kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti.

Fotoğraf: AA

Çalışma, Anadolu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Handan Üstündağ, Trakya Üniversitesi’nden Prof. Dr. Başak Boz, Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nden Prof. Dr. Arzu Demirel ve yüksek lisans öğrencisi arkeolog Donald Kale tarafından gerçekleştirildi.

Kazının antropoloji ekibinde yer alan Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Handan Üstündağ, şunları söyledi:

“Kafatasının yan tarafından yaklaşık 2,5 santimetre çapında dairesel bir kesiden yuvarlak bir kemik parçası çıkarıldı. Bu işlem sırasında kafa derisini sıyırdıklarını gösteren birçok kesi izi bulduk. Bunun terapötik amaçlı bir trepanasyon olduğunu düşünüyoruz. Bu iskeletin 18-19 yaşlarında genç bir erkeğe ait olduğu tespit edildi. Bireyin bu operasyondan sonra yaşadığına dair bir belirti yoktur. Çünkü kemik dokusunda iyileşme belirtisi yoktu. Bu ameliyat yapıldığında bu kişi ya ölüyordu ya da çoktan ölmüştü” dedi.
Üstündağ, trepanasyon uygulamasının geçmişte tıbbi tedavi amacıyla kullanıldığının bilindiğini, trepanasyonun baş ağrısı, beyin kanaması, kafa travması sonrası kırık kemik parçalarının ve kanın temizlenmesi, beyinde sıvı birikimi ve ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bir yöntem olduğunu ifade etti.

Fotoğraf: AA

Anadolu’daki kazılarda trepanasyon uygulamasının birçok örneğinin bulunduğunu vurgulayan Üstündağ, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çatalhöyük’te bulduğumuz örnek en eskilerden biri. Aksaray’ın Kızılkaya köyü yakınlarında bulunan Aşıklı Höyük ve Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında Çatalhöyük’ten en az 1000 yıl daha eski uygulama örneklerine rastlanmıştır. Çatalhöyük’te trepanasyonun ilk kesin örneğini keşfettik.

“Buluntumuz Anadolu’daki en eski örneklerden biridir ve açılan çukurun büyüklüğü açısından aynı döneme ait diğer örneklerden ayrılmaktadır. Bulgularımız, 8.500 yıl önce yaşayan insanların hastalıkları tedavi etmeye, akrabalarının acılarını veya ıstıraplarını dindirmeye ve ölümleri önlemeye çalıştıklarını gösteriyor. Bu bulgu tıbbi öykü açısından da dikkat çekicidir” dedi.

Banner
Related Articles

Kuzeybatı Çin’de bulunan 2700 yıllık Asur tarzı deri pullu zırh

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

MÖ ilk bin yılında Orta ve Doğu Avrasya arasında çevre ve insan toplulukları için çok önemli siyasi, kültürel, askeri ve...

Arkeologlar Derneği’nin Paylaşımı Kadın Arkeologlardan Tepki Topladı

22 Aralık 2021

22 Aralık 2021

Arkeologlar Derneği’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’nin kadın arkeologları hiç durmadan mesleğimize katkıda bulunmaya devam ediyor. Yolları açık olsun” videolu...

Perulu arkeologlar deri ve saçları bozulmamış bir mumya ortaya çıkardılar

25 Nisan 2023

25 Nisan 2023

Perulu arkeologlar bin yıllık deri ve saçları bozulmamış 12-18 yaşında olduğu düşünülen bir çocuğa ait mumya ortaya çıkardılar. Peru’nun başkenti...

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

Kazakistan çevre gönüllüleri Bronz Çağı petroglifleri keşfetti

2 Mayıs 2024

2 Mayıs 2024

Kazakistan’ın Zhambyl bölgesinde Taza (Temiz) Kazakistan çevre kampanyasının gönüllüleri tarafından yeni Tunç Çağı petroglifleri keşfedildi. Sarısu ilçesindeki Aktogay köyünden yaklaşık...

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi. Hititler, aile, kadın, erkek,...

Buzların İçinde Bulunan Kadın Altay Prensesi Miydi Yoksa Bir Şaman Mı?

1 Haziran 2021

1 Haziran 2021

1993 yılında Rus arkeolog Natalya Polosmak ve ekibi, Rusya’nın Altay Dağları bölgesinde, Çin sınırına yakın Ukok Platosu’nda eski bir mezar...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Arkeologlar, Maya sıvasını dayanıklı kılan gizli bileşeni keşfettiler

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Maya duvar ustaları, birçoğu bugün hala ayakta duran görkemli yapıları inşa etmek için kullandıkları sıvaları bilinmeyen bir formülle yapıyorlardı. Granada...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

3300 yıllık Hitit Altın İşlemeli Bilezik Çorum Müzesi’nde Sergileniyor

28 Mart 2022

28 Mart 2022

Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı Çitli köyünde bir çiftçinin tarlasını sürerken bulduğu 3300 yıllık Hitit altın işlemeli bilezik Çorum Müzesi’nde sergileniyor....

Nadir Bulunan Hitit Mührü Çorum Müzesinde Sergilenecek

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Çorum Ortaköy’de bulunan Şapinuva bölgesi olarak tanımlanan yerde 3500 yıllık bir Hitit mührü bulundu. Şapinuva, Bilindiği üzere Hitit İmparatorluğunun en...

Kuveyt’te 7.700 yıllık insan başı seramik ve mücevher atölyesi ortaya çıkarıldı

29 Kasım 2024

29 Kasım 2024

Kuveytli ve Polonyalı arkeologlardan oluşan bir ekip, Kuzey Kuveyt’teki Subiya Çölü’nde bulunan tarih öncesi Ubeyd dönemine (MÖ 5500-4000) ait Bahra...

Yunan Tanrısı Apollon’u Tasvir Eden 2000 Yıllık Mühür Kudüs’te Bulundu

8 Kasım 2020

8 Kasım 2020

Yunan tanrı panteonunda müziğin, sanatların, Güneş’in, ateşin ve şiirin tanrısı, Apollon‘un tasvir edildiği 2000 yıllık mühür Kudüs’te bulundu. Olympos Dağı’nın...

Aspendos’da Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli bulundu

3 Mart 2025

3 Mart 2025

Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos antik kentinde devam eden arkeolojik kazılarda, Roma İmparatorluk Dönemi’ne ait bir Hermes heykeli keşfedildi. Kazılar, M.Ö....

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]