29 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar.

Büyük Gize Sfenksi, Dünyadaki en büyük tek-taş heykeli olarak biliniyor. Sfenks, 73.5 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde ve 20 metre yüksekliğindedir.

New York Üniversitesi’nden bilim insanlarından oluşan bir ekip, 4.500 yıl önce Gize Sfenksi’nin inşa edildiği dönemde var olan koşulları tekrarladı ve rüzgarın kaya oluşumlarına karşı nasıl hareket ettiğini göstermek için muhtemelen dünyanın en tanınmış heykellerinden birini şekillendirdi.

New York Üniversitesi Courant Matematik Bilimleri Enstitüsü’nde doçent olan ve Physical Review Fluids dergisinde yayınlanmak üzere kabul edilen çalışmanın kıdemli yazarı Leif Ristroph, “Bulgularımız, Sfenks benzeri oluşumların erozyondan nasıl ortaya çıkabileceğine dair olası bir ‘köken hikayesi’ sunuyor. Laboratuvar deneylerimiz, şaşırtıcı bir şekilde sfenks benzeri şekillerin aslında hızlı akışlarla aşınan malzemelerden gelebileceğini gösterdi” dedi.

Çalışma, rüzgarla savrulan toz ve kumdan kaynaklanan çöllerde bulunan olağandışı kaya oluşumları olan yardangları kopyalamaya ve Büyük Sfenks’in daha sonra insanlar tarafından yaygın olarak tanınan heykel biçiminde detaylandırılan bir yardang olarak nasıl ortaya çıkmış olabileceğini keşfetmeye odaklandı.

Mısır'ın Beyaz Çölü'ndeki Yardanglar
Mısır’ın Beyaz Çölü’ndeki Yardanglar. Fotoğraf: atdigit / Getty Images

Bunu yapmak için, Ristroph ve NYU’s Applied Mathematics Laboratory (NYU’nun Uygulamalı Matematik Laboratuvarı)’ndaki meslektaşları, Büyük Sfenks’in oturduğu kuzeydoğu Mısır’daki araziyi taklit ederek, içine gömülü daha sert, daha az aşınabilir malzeme içeren yumuşak kil höyükleri aldılar.

Daha sonra bu oluşumları, onları oyan ve yeniden şekillendiren ve sonunda Sfenks benzeri bir oluşuma ulaşan rüzgarı çoğaltmak için hızlı akan bir su akışıyla yıkadılar. Daha sert veya daha dayanıklı malzeme aslanın “başı” haline geldi ve alttan kesilmiş bir “boyun”, yere yerleştirilmiş “pençeler” ve kemerli “sırt” gibi diğer birçok özellik gelişti.

Bir laboratuvar Sfenksi, bir zamanlar şekilsiz kil höyüklerine karşı hareket eden rüzgarı kopyalayan bir deneyle oyulmuştur, daha sert malzeme aslanın “başı” haline gelir ve alttan kesilmiş bir “boyun”, “pençeler” gibi diğer özellikler yerde öne serilir ve kemerli “arka” gelişir. Fotoğraf: courtesy of NYU’s Applied Mathematics Laboratory

“Sonuçlarımız, Sfenks benzeri oluşumların erozyondan nasıl meydana gelebileceğine dair basit bir köken teorisi sunuyor” diyor Ristroph. “Aslında, bugün var olan, oturan veya yatan hayvanlara benzeyen, sonuçlarımızı destekleyen yardanglar var.”

“Çalışma, kaya oluşumlarını etkileyen faktörleri, yani bileşimde homojen veya tekdüze olmadıklarını ortaya çıkardığı için jeologlar için de yararlı olabilir. Beklenmeyen şekiller, akışların daha sert veya daha az aşınabilir kısımların etrafına nasıl yönlendirildiğinden kaynaklanıyor” diye ekliyor.

Makalenin diğer yazarları, çalışma sırasında doktora sonrası araştırmacı olan Samuel Boury ve çalışma sırasında NYU doktora öğrencisi olan Scott Weady’dir.

NYU

Banner
Related Articles

Doğu Anadolu’nun Kapadokya’sı Meya Antik Kenti

14 Kasım 2020

14 Kasım 2020

Meya mağaraları, Ağrı iline bağlı Diyadin ilçe merkezinin 15 km. güneybatısında Günbuldu köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Tarihi alan, köyün...

Babil Kralı Nabonidus adına Suudi Arabistan’da yazıt bulundu.

25 Temmuz 2021

25 Temmuz 2021

Suudi Turizm ve Ulusal Miras Komisyonu, Babil Kralı Nabonidus adına Suudi Arabistan’ın kuzeyinde bazalt taş üzerine oyulmuş 2.550 yıllık bir...

Arnavutluk’un Dıraç kentinde 1900 yıllık nadir bir mozaik keşfedildi

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Arnavutluk’un batısındaki Adriyatik Denizi’ndeki liman kenti Dıraç’ta 1900 yıl öncesine ait eşsiz bir mozaik bulundu. Balkanlar’ın en eski ve en...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Urartulu Kadına Ait 2.800 Yıllık Ayak İzi İlk Kez Van Müzesi’nde Sergileniyor

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Van’daki Van Kalesi Höyüğü’nde 2018 yılında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan ve 2.800 yıl öncesine tarihlenen bir Urartu kadınına ait ayak...

Büklükale’de Bulunan Hayvan Figürlü Mühür Hitit Dönemine Uzanan Yeni Bir İz Olabilir

28 Haziran 2026

28 Haziran 2026

Kırıkkale’nin Karakeçili ilçesindeki Büklükale kazılarında, üzerinde iki hayvan figürü bulunan tutamaklı bir damga mühür ortaya çıkarıldı. Kazı başkanı Doç. Dr....

Athena Tapınağı’nın 2 bin 600 yıllık koruyucuları İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açılıyor

18 Nisan 2022

18 Nisan 2022

İzmir’in Foça ilçesindeki Phokaia Antik Kenti’nde yer alan 2 bin 600 yıllık Athena Tapınağı’nın 2 at ve 2 griffon büstünden...

Stonehenge yakınlarındaki kazılar Tunç Çağı Yuvarlak Mezarlığı’nı ortaya çıkardı

4 Haziran 2023

4 Haziran 2023

İngiltere’nin Salisbury kenti yakınlarındaki planlı bir konut geliştirme alanında kazı yapan Cotswold Archaeology ekibi, 3.500 ila 4.000 yıl arasında olabilecek...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Gılgamış Rüya Tableti Irak’a Geri Döndü

8 Aralık 2021

8 Aralık 2021

Dünyanın bilinen en eski yazılı edebi ve dini içerikli çivi yazılı Gılgamış Rüya tableti koleksiyonunun kaçırılan parçası Salı günü (07...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]