5 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları “Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgarın parmağı var mıydı?” sorusuna cevap aradı

Bilim insanları, Mısır’ın başkenti Kahire’de, Gize piramitleri bölgesinde yer alan Büyük Gize Sfenksi’nin oluşumunda rüzgar faktörünü araştırdılar.

Büyük Gize Sfenksi, Dünyadaki en büyük tek-taş heykeli olarak biliniyor. Sfenks, 73.5 metre uzunluğunda, 6 metre genişliğinde ve 20 metre yüksekliğindedir.

New York Üniversitesi’nden bilim insanlarından oluşan bir ekip, 4.500 yıl önce Gize Sfenksi’nin inşa edildiği dönemde var olan koşulları tekrarladı ve rüzgarın kaya oluşumlarına karşı nasıl hareket ettiğini göstermek için muhtemelen dünyanın en tanınmış heykellerinden birini şekillendirdi.

New York Üniversitesi Courant Matematik Bilimleri Enstitüsü’nde doçent olan ve Physical Review Fluids dergisinde yayınlanmak üzere kabul edilen çalışmanın kıdemli yazarı Leif Ristroph, “Bulgularımız, Sfenks benzeri oluşumların erozyondan nasıl ortaya çıkabileceğine dair olası bir ‘köken hikayesi’ sunuyor. Laboratuvar deneylerimiz, şaşırtıcı bir şekilde sfenks benzeri şekillerin aslında hızlı akışlarla aşınan malzemelerden gelebileceğini gösterdi” dedi.

Çalışma, rüzgarla savrulan toz ve kumdan kaynaklanan çöllerde bulunan olağandışı kaya oluşumları olan yardangları kopyalamaya ve Büyük Sfenks’in daha sonra insanlar tarafından yaygın olarak tanınan heykel biçiminde detaylandırılan bir yardang olarak nasıl ortaya çıkmış olabileceğini keşfetmeye odaklandı.

Mısır'ın Beyaz Çölü'ndeki Yardanglar
Mısır’ın Beyaz Çölü’ndeki Yardanglar. Fotoğraf: atdigit / Getty Images

Bunu yapmak için, Ristroph ve NYU’s Applied Mathematics Laboratory (NYU’nun Uygulamalı Matematik Laboratuvarı)’ndaki meslektaşları, Büyük Sfenks’in oturduğu kuzeydoğu Mısır’daki araziyi taklit ederek, içine gömülü daha sert, daha az aşınabilir malzeme içeren yumuşak kil höyükleri aldılar.

Daha sonra bu oluşumları, onları oyan ve yeniden şekillendiren ve sonunda Sfenks benzeri bir oluşuma ulaşan rüzgarı çoğaltmak için hızlı akan bir su akışıyla yıkadılar. Daha sert veya daha dayanıklı malzeme aslanın “başı” haline geldi ve alttan kesilmiş bir “boyun”, yere yerleştirilmiş “pençeler” ve kemerli “sırt” gibi diğer birçok özellik gelişti.

Bir laboratuvar Sfenksi, bir zamanlar şekilsiz kil höyüklerine karşı hareket eden rüzgarı kopyalayan bir deneyle oyulmuştur, daha sert malzeme aslanın “başı” haline gelir ve alttan kesilmiş bir “boyun”, “pençeler” gibi diğer özellikler yerde öne serilir ve kemerli “arka” gelişir. Fotoğraf: courtesy of NYU’s Applied Mathematics Laboratory

“Sonuçlarımız, Sfenks benzeri oluşumların erozyondan nasıl meydana gelebileceğine dair basit bir köken teorisi sunuyor” diyor Ristroph. “Aslında, bugün var olan, oturan veya yatan hayvanlara benzeyen, sonuçlarımızı destekleyen yardanglar var.”

“Çalışma, kaya oluşumlarını etkileyen faktörleri, yani bileşimde homojen veya tekdüze olmadıklarını ortaya çıkardığı için jeologlar için de yararlı olabilir. Beklenmeyen şekiller, akışların daha sert veya daha az aşınabilir kısımların etrafına nasıl yönlendirildiğinden kaynaklanıyor” diye ekliyor.

Makalenin diğer yazarları, çalışma sırasında doktora sonrası araştırmacı olan Samuel Boury ve çalışma sırasında NYU doktora öğrencisi olan Scott Weady’dir.

NYU

Banner
Related Articles

Troya’nın Kalbinde Savaşın İzleri: Efsane Gerçek Mi Oluyor?

9 Temmuz 2025

9 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Hisarlık Tepesi’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Troya Savaşı’nın tarihsel temellerine ışık tutabilecek yeni bulgular gün yüzüne çıkıyor. 3.500 yıllık sapan...

Tanrıça Kibele’nin Bulunduğu Kurul Kalesi Taş Ocağı Tehdidi Altında

20 Nisan 2021

20 Nisan 2021

2.100 yıllık Tanrıça Kibele’nin bulunduğu Kurul Kalesi arkeolojik çalışma alanının alt kesiminde yer alan taş ocağı işletmesinin patlattığı dinamitler yüzünden...

Eski Kudüs ametist mührü üzerinde tasvir edilen nadir “balsam ağacı”

21 Ekim 2021

21 Ekim 2021

Kudüs’ün Eski Şehri’nde çalışan arkeologlar, İkinci Tapınak’ta, tütsü ve Kleopatra’nın parfümü için kullanılan bir bitkinin, (balsam ağacı) en eski tasviri...

Haleplibahçe Mozaik Müzesi, Amazon kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor

25 Mayıs 2022

25 Mayıs 2022

Şanlıurfa Müzesi’ne komşu Haleplibahçe Mozaik Müzesi dünyanın en değerli mozaiklerinden Savaşçı Amazon Kraliçelerinin tasvir edildiği mozaiklere ev sahipliği yapıyor. Şanlıurfa...

Anadolu’nun Kayıp Dili Sidece Çözülmeye Yaklaşıyor: Antik Alfabenin Harf Sayısı 31’e Çıktı

4 Haziran 2026

4 Haziran 2026

Antalya’daki Side Antik Kenti’nde taşlara kazınmış birkaç satırlık yazılar, Anadolu’nun en az bilinen dillerinden birini çözmeye çalışan araştırmacılar için giderek...

Demir Çağı Savaşçıları, Yenilen Düşmanlarının Kılıçlarını Büküyor

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

Vestfalya-Lippe Bölge Birliği’nden (LWL) arkeologlar, bir metal dedektörünün “Batı Almanya’daki en büyük Demir Çağı silah istiflerinden birini” keşfettiğini açıkladı. Olpe...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

Safranbolu Tarihi Mezarlığı’nda Kaçak Kazı Yapılıyor İddiası

29 Eylül 2021

29 Eylül 2021

Safranbolu Tarihi Mezarlığı’nda kaçak kazı yapıldığına dair iddialar sonrasında Kastamonu Müzesi yetkilileri alanda incelemeler yapmaya başladı. Karabük’ün Safranbolu ilçesinde defin...

Nüfus Dinamikleri ve İç Asya’da İmparatorlukların Yükselişi

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Geç Bronz Çağı’ndan Orta Çağ’a kadar, doğu Avrasya Bozkırları bir dizi organize ve son derece etkili göçebe imparatorluklara ev sahipliği...

Kibyra Antik Kenti’nde kış aylarında üzeri kapatılan Medusa Mozaiği yeniden ziyarete açıldı

12 Nisan 2025

12 Nisan 2025

Burdur’un Gölhisar ilçesindeki Kibyra Antik Kenti, kış aylarında koruma altına alınan Medusa mozaiğiyle yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Yaklaşık 2000 yıllık...

Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Avcı-toplayıcı kültürden sonra ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük kazılarında çoklu mezara ulaşıldı. Çatalhöyük’ün doğu höyüğünde bir evin kazı çalışmasında çeşitli...

Mısır’da Ölüler Kitabı’nı içeren bir papirüs keşfedildi

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

Mısır’ın Minya Valiliği’ndeki Tuna Al-Gabal arkeolojik alanında devam eden arkeolojik kazılarda Ölüler Kitabı’nı içeren bir papirüs keşfedildi. Papirüs, MÖ 16....

Balawat (Imgur Enlil) Kapı Kabartmaları

2 Mart 2021

2 Mart 2021

Balawat, Dicle ve Zap Irmağının keşiştiği yani Assur üçgeni adı verilen bölgede yer almaktadır. Birinci başkent Kalhu güneyde, Durşarrukin en...

Çatalhöyük kazılarında 8 bin 500 yıllık ahşap merdiven parçası bulundu

12 Nisan 2022

12 Nisan 2022

Neolitik dönem ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Çatalhöyük’te sürdürülen kazılarda 8 bin 500 yıllık ahşap merdivene ait parça bulundu. Çatalhöyük yerleşiminde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]