10 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Atatürk’ün Arkeolojiye Verdiği Önem

Tabiatın esrar dolu sinesine her gün daha çok girmekte olan insan zekası, realiteye kavuşmak için çalışanları tatmin edecek ve insanlık tarihini aydınlatacak ilimler bulmuş ve tespit etmiştir. İşte Arkeoloji ve Antropoloji, o ilimlerin başında gelir. Tarih, bu son ilimlerin bulduğu belgelere dayandıkça temelli olur. Onun içindir ki, bizim tarih belgelerimizin her parçası klasik sayılan kültür eserlerinin de aynasıdır.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Atatürk hemen hemen sanatın ve bilimin her alanıyla ilgiliydi. Bale, çağdaş tiyatro, Batı müziği, opera ve tabii ki hepimizin en iyi bildiği yönüyle Türk Sanat Müziği tutkunuydu.

TBMM açılışının hemen ardından 9 Mayıs 1920 tarihindeki hükümet programında ‘Milli eski eserlerimizi derhal derleyerek korumanın amaçlandığı’ sözüne yer vermiştir. Yeni kurulan hükümette Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir müdür ve katipten oluşan ”Türk Asar-ı Atika Müdürlüğü’ kurulmuştur.

”Türkiye Cumhuriyeti’nin Temeli Kültürdür.” diyerek hem Arkeoloji hem de müze-bilime verdiği önemi dile getirmiştir. Arkeolojinin bir bilim dalı olarak eğitim dünyamızda yer almasını sağlamıştır.

İstiklal Savaşı bittikten sonra Hars Müdürlüğü adıyla Anadolu’da birçok ilde müzeler açılmaya başlanmış ve eserlerin derlenmesi, depolanması ve korunması için çalışmalar yapılmıştır.1921 yılında ”Türk Asar·ı Atika Müdürlüğü” “Hars Müdürlüğü” adını almış ve Anadolu’nun çeşitli illerinde açılan müzelerin gelişimini. kültür varlığı niteliğindeki her türlü eserin derlenmesini, depolanmasını ve korunmasını sağlamıştır.

Bu müdürlüğün başına getirilen Mübarek Galip bey sayesinde kültür ve sanat alanında ciddi adımlar atılmıştır. Bu alandaki ilk önemli adım 1921 yılında, yeni devletin ilk müzesi olan Ankara Anadolu Medeniyetler Müzesi’ nin kuruluşunun başlatılması olmuştur. Ankara Kalesi’nin Akkale olarak adlandırılan burcunda ilk defa kurulan müze, daha sonra bir “Eti Müzesi” kurma fikrinin Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından telkin edilmesiyle, Anadolu Medeniyetleri i Müzesi adını almıştır. 1936-1968 yılları arasında, bugünkü müzeyi oluşturan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın restorasyonu sonrasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin kuruluşu tamamlanmış ve son şeklini almıştır.

Atatürk, kültür varlıklarının bir araya getirilip sergilendiği müzelerimizin çağdaş düzeyde ele alınıp yenilenmesini istiyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında bazı büyük illerimizde “Müze-ı Hümayun Şubeleri” adı altında müze depoları vardı. Bu depolarda çevrede toplanmış eserler yer alıyordu. Sonraki yıllarda müze müdürlüklerine dönüştürülecek olan bu depolar yavaş yavaş artmaya başlamış ve halka açılmıştır.

1921- 1936 yılları arasında Ankara Arkeoloji, Diyarbakır, Antalya, Konya Mevlana, Efes, Sivas, Adana, Edirne, Tokat, Amasya, Ankara Etnografya, Bursa, Afyon, Bergama, Sinop, Tire ve Çanakkale Müzeleri açılmıştır.

Kısa zamanda Arkeoloji ile ilgili gelişmelerin alt yapısını tamamlatmıştır.

Kaynak : ÇETİN,Y. “Mustafa Kemal Atatürk Döneminde (1920-1938) Müze ve Eski Eserler Konusunda Yapılan Çalışmalar” Sanat Dergisi, s:117

Banner
Benzer Yazılar

300 yıllık kutsal deniz kızı mumyasının gizemi çözüldü

20 Şubat 2023

20 Şubat 2023

Mumyalanmış bir deniz kızı yüzyıllardır Japonların kutsalları arasında yer alıyor. Kendisine tapıyorlar çünkü deniz kızının iyileştirici güçlere sahip olduğuna inanıyorlar....

Dilin Yapısı 40 Milyon Öncesine Dayanıyor

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en büyük özelliği kullandığı dildir. Dilin yapısının temellerinin ne zaman atıldığı ve nasıl günümüze kadar...

Mamutların Nasıl Evrildiği DNA Analizleriyle Belirlendi

18 Şubat 2021

18 Şubat 2021

Stockholm’deki Paleogenetik Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, 1,2 milyon yıllık mamut kalıntılarından elde edilen DNA’yı sıraladı. Analizler, son...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Vatikan ilk kez bir nekropolü halkın ziyaretine açıyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Vatikan tarihinde ilk kez şehrin altında yer alan bir nekropolün halkın ziyaretine açılmasına izin veriyor. Vatikan’ın altında yer alan antik...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Çatalhöyük’ten 84 yıl önce çalınan ana tanrıça heykelciği Konya’da sergileniyor

14 Kasım 2024

14 Kasım 2024

Anadolu’nun önemli Neolitik yerleşim yeri olan Çatalhöyük’te 1960 yılında yapılan kazılarda bulunan ve yasadışı yollarla kaçırılan ana tanrıça heykelciği Türkiye’ye getirildi. Kültür...

Romalılara Ait 1500 Yıllık Dana Burger Tarifi

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Günümüzde yaptığımız bir çok yemeğin kökeni geçmişe dayanmaktadır. Her evde mutlaka babaanne yada anneanneden kalma bir yemek tarifi vardır. Kuşkusuz...

Arkeologlar, 5300 yıllık bir kafatasında bilinen ilk kulak ameliyatının kanıtlarını buldular.

20 Şubat 2022

20 Şubat 2022

İspanyol arkeologlar, insanların 5000 yıldan daha uzun bir süre önce kulak ameliyatı yapmaya başlamış olabileceğini söylüyor. İspanyol araştırmacılar, bir İspanyol...

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Bir Orta Çağ Tersanesinin Kazısı Sırasında Roma Merkür Başı Keşfedildi

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

İngiltere’nin güneydoğusunda yer alan Kent’teki Smallhythe Place bölgesindeki bir Orta Çağ tersanesinin kazısı sırasında Roma Merkür başı keşfedildi. Bir Roma...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

Bilim insanları Aztek ‘Ölüm Düdüklerinin’ dinleyicilerin beyinleri üzerinde garip etkiler yarattığını keşfetti

19 Kasım 2024

19 Kasım 2024

Yeni bir araştırma, Azteklerin en ürkütücü eserlerinden biri olan, insan kafatasları şeklinde ve çığlık benzeri bir ses çıkarabilen kil ölüm...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için hizmet protokolü imzalandı

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Tarihi İpek yolu üzerinde yer alan Misis Antik Kenti kazı çalışmaları için destek protokolü imzalandı. İmzalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]