12 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Atatürk’ün Arkeolojiye Verdiği Önem

Tabiatın esrar dolu sinesine her gün daha çok girmekte olan insan zekası, realiteye kavuşmak için çalışanları tatmin edecek ve insanlık tarihini aydınlatacak ilimler bulmuş ve tespit etmiştir. İşte Arkeoloji ve Antropoloji, o ilimlerin başında gelir. Tarih, bu son ilimlerin bulduğu belgelere dayandıkça temelli olur. Onun içindir ki, bizim tarih belgelerimizin her parçası klasik sayılan kültür eserlerinin de aynasıdır.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Atatürk hemen hemen sanatın ve bilimin her alanıyla ilgiliydi. Bale, çağdaş tiyatro, Batı müziği, opera ve tabii ki hepimizin en iyi bildiği yönüyle Türk Sanat Müziği tutkunuydu.

TBMM açılışının hemen ardından 9 Mayıs 1920 tarihindeki hükümet programında ‘Milli eski eserlerimizi derhal derleyerek korumanın amaçlandığı’ sözüne yer vermiştir. Yeni kurulan hükümette Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir müdür ve katipten oluşan ”Türk Asar-ı Atika Müdürlüğü’ kurulmuştur.

”Türkiye Cumhuriyeti’nin Temeli Kültürdür.” diyerek hem Arkeoloji hem de müze-bilime verdiği önemi dile getirmiştir. Arkeolojinin bir bilim dalı olarak eğitim dünyamızda yer almasını sağlamıştır.

İstiklal Savaşı bittikten sonra Hars Müdürlüğü adıyla Anadolu’da birçok ilde müzeler açılmaya başlanmış ve eserlerin derlenmesi, depolanması ve korunması için çalışmalar yapılmıştır.1921 yılında ”Türk Asar·ı Atika Müdürlüğü” “Hars Müdürlüğü” adını almış ve Anadolu’nun çeşitli illerinde açılan müzelerin gelişimini. kültür varlığı niteliğindeki her türlü eserin derlenmesini, depolanmasını ve korunmasını sağlamıştır.

Bu müdürlüğün başına getirilen Mübarek Galip bey sayesinde kültür ve sanat alanında ciddi adımlar atılmıştır. Bu alandaki ilk önemli adım 1921 yılında, yeni devletin ilk müzesi olan Ankara Anadolu Medeniyetler Müzesi’ nin kuruluşunun başlatılması olmuştur. Ankara Kalesi’nin Akkale olarak adlandırılan burcunda ilk defa kurulan müze, daha sonra bir “Eti Müzesi” kurma fikrinin Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından telkin edilmesiyle, Anadolu Medeniyetleri i Müzesi adını almıştır. 1936-1968 yılları arasında, bugünkü müzeyi oluşturan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın restorasyonu sonrasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin kuruluşu tamamlanmış ve son şeklini almıştır.

Atatürk, kültür varlıklarının bir araya getirilip sergilendiği müzelerimizin çağdaş düzeyde ele alınıp yenilenmesini istiyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında bazı büyük illerimizde “Müze-ı Hümayun Şubeleri” adı altında müze depoları vardı. Bu depolarda çevrede toplanmış eserler yer alıyordu. Sonraki yıllarda müze müdürlüklerine dönüştürülecek olan bu depolar yavaş yavaş artmaya başlamış ve halka açılmıştır.

1921- 1936 yılları arasında Ankara Arkeoloji, Diyarbakır, Antalya, Konya Mevlana, Efes, Sivas, Adana, Edirne, Tokat, Amasya, Ankara Etnografya, Bursa, Afyon, Bergama, Sinop, Tire ve Çanakkale Müzeleri açılmıştır.

Kısa zamanda Arkeoloji ile ilgili gelişmelerin alt yapısını tamamlatmıştır.

Kaynak : ÇETİN,Y. “Mustafa Kemal Atatürk Döneminde (1920-1938) Müze ve Eski Eserler Konusunda Yapılan Çalışmalar” Sanat Dergisi, s:117

Banner
Benzer Yazılar

Beş yıl boyunca uzmanlar Esna kentindeki tapınak tavanında çok sayıda kabartma ortaya çıkardılar

20 Ekim 2023

20 Ekim 2023

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı ve Tübingen Üniversitesi’nin ortak projesi olan Esna kentindeki tapınak tavanında astronomik temsillere sahip çok...

Leonardo da Vinci’nin kayıp eskizleri, Newton’dan çok önce yerçekimini anladığını gösteriyor

21 Şubat 2023

21 Şubat 2023

Leonardo da Vinci’nin yüzlerce yıllık eskizleri, yerçekiminin kilit yönlerini Galileo, Newton ve Einstein’dan çok önce anlamış olabileceğini gösteriyor. Caltech’ten mühendisler,...

Arkeologlar, kuzey İsrail’de keşfedilen 12.000 yıllık flütlerin kuşları cezbetmek için kullanılmış olabileceğini söylüyor

9 Haziran 2023

9 Haziran 2023

Yeni araştırmalar, yaklaşık 12.000 yıl önce, kuzey İsrail’de, insanların küçük kuşların kemikleri ile belirli kuşların seslerini taklit eden enstrümanlara dönüştürdüğünü...

İngiltere’de Roma ‘ritüel merkezi’ keşfedildi

13 Ocak 2023

13 Ocak 2023

Arkeologlar, İngiltere yakınlarında devam eden Northampton kazıları sırasında bir Roma ritüel merkezi keşfettiler. Ritüel merkezi, Northampton yakınlarındaki Overstone’daki Londra Arkeoloji...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

146 Bin Yıllık Kafatası, Denisovanların Gizemini Aydınlatacak

19 Haziran 2025

19 Haziran 2025

Bilim dünyası, insanlık tarihinin en gizemli akrabalarından biri olan Denisovanlar hakkında yıllardır süren büyük bir bilmecenin çözümüne yaklaştı. Çin’in kuzeydoğusunda...

Tarihin En Kötü İşkence Cihazı “Pirinç Boğa”

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Agrigentum Tiranlığı günümüzde Sicilya’nın güneybatısında Sicilya Özerk bölgesinde bulunan Agrigento il sınırları içindedir. Phalaris (MÖ 570-549) Agrigentum kentinin bilinen en...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

Aztekler’in İspanyol Kolonistleri Yedikleri Yer Tecoaque Kasabasın da Yeni Bulgular Ortaya Çıkarıldı

19 Ocak 2021

19 Ocak 2021

Meksika Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü, Azteklerin Nahuatl dilinde “onları yedikleri yer” anlamına gelen Tecoaque kasabasında yıllarca süren kazı çalışmalarının...

Girit Adası’nda nadir görülen Minos Dönemi mezar ve ölü hediyeleri bulundu

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

Girit Adası’nın doğusunda yer alan Lasithi’de devam eden Sissi arkeoloji kazılarında adada nadir görülen Minos Dönemi mezar ve ölü hediyeleri...

Prusias ve Hypium Antik Kentinde Heyecanlı Gelişmeler

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Prusias ve Hypium Antik Kentinde beklenmeyen buluntulara ulaşılması heyecanlı gelişmelerin kazı boyunca devam edeceğinin sinyallerini veriyor. Düzce’nin Konuralp mahallesinde yer...

Almanya’da ‘4 bin 200 yıllık zombi mezarı’ keşfedildi

23 Nisan 2024

23 Nisan 2024

Doğu Almanya’nın Saksonya-Anhalt’taki Oppin yakınlarında, sözde “zombi” olduğuna inanılan bir adamın iskeletini içeren 4.200 yıllık bir mezar buldular. Binlerce yıl...

Arnavutluk’ta Çifte Yazıtlı Roma Mezarı: Dibra Bölgesinde İlk Anıtsal Keşif

5 Eylül 2025

5 Eylül 2025

Arkeologlar, Arnavutluk’un kuzeyindeki tarihi Dibra bölgesinde, Roma dönemine ait anıtsal bir mezar keşfetti. Strikçan köyünde bulunan yapı, hem gömülen kişi...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]