20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Atatürk’ün Arkeolojiye Verdiği Önem

Tabiatın esrar dolu sinesine her gün daha çok girmekte olan insan zekası, realiteye kavuşmak için çalışanları tatmin edecek ve insanlık tarihini aydınlatacak ilimler bulmuş ve tespit etmiştir. İşte Arkeoloji ve Antropoloji, o ilimlerin başında gelir. Tarih, bu son ilimlerin bulduğu belgelere dayandıkça temelli olur. Onun içindir ki, bizim tarih belgelerimizin her parçası klasik sayılan kültür eserlerinin de aynasıdır.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Atatürk hemen hemen sanatın ve bilimin her alanıyla ilgiliydi. Bale, çağdaş tiyatro, Batı müziği, opera ve tabii ki hepimizin en iyi bildiği yönüyle Türk Sanat Müziği tutkunuydu.

TBMM açılışının hemen ardından 9 Mayıs 1920 tarihindeki hükümet programında ‘Milli eski eserlerimizi derhal derleyerek korumanın amaçlandığı’ sözüne yer vermiştir. Yeni kurulan hükümette Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir müdür ve katipten oluşan ”Türk Asar-ı Atika Müdürlüğü’ kurulmuştur.

”Türkiye Cumhuriyeti’nin Temeli Kültürdür.” diyerek hem Arkeoloji hem de müze-bilime verdiği önemi dile getirmiştir. Arkeolojinin bir bilim dalı olarak eğitim dünyamızda yer almasını sağlamıştır.

İstiklal Savaşı bittikten sonra Hars Müdürlüğü adıyla Anadolu’da birçok ilde müzeler açılmaya başlanmış ve eserlerin derlenmesi, depolanması ve korunması için çalışmalar yapılmıştır.1921 yılında ”Türk Asar·ı Atika Müdürlüğü” “Hars Müdürlüğü” adını almış ve Anadolu’nun çeşitli illerinde açılan müzelerin gelişimini. kültür varlığı niteliğindeki her türlü eserin derlenmesini, depolanmasını ve korunmasını sağlamıştır.

Bu müdürlüğün başına getirilen Mübarek Galip bey sayesinde kültür ve sanat alanında ciddi adımlar atılmıştır. Bu alandaki ilk önemli adım 1921 yılında, yeni devletin ilk müzesi olan Ankara Anadolu Medeniyetler Müzesi’ nin kuruluşunun başlatılması olmuştur. Ankara Kalesi’nin Akkale olarak adlandırılan burcunda ilk defa kurulan müze, daha sonra bir “Eti Müzesi” kurma fikrinin Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından telkin edilmesiyle, Anadolu Medeniyetleri i Müzesi adını almıştır. 1936-1968 yılları arasında, bugünkü müzeyi oluşturan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın restorasyonu sonrasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin kuruluşu tamamlanmış ve son şeklini almıştır.

Atatürk, kültür varlıklarının bir araya getirilip sergilendiği müzelerimizin çağdaş düzeyde ele alınıp yenilenmesini istiyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında bazı büyük illerimizde “Müze-ı Hümayun Şubeleri” adı altında müze depoları vardı. Bu depolarda çevrede toplanmış eserler yer alıyordu. Sonraki yıllarda müze müdürlüklerine dönüştürülecek olan bu depolar yavaş yavaş artmaya başlamış ve halka açılmıştır.

1921- 1936 yılları arasında Ankara Arkeoloji, Diyarbakır, Antalya, Konya Mevlana, Efes, Sivas, Adana, Edirne, Tokat, Amasya, Ankara Etnografya, Bursa, Afyon, Bergama, Sinop, Tire ve Çanakkale Müzeleri açılmıştır.

Kısa zamanda Arkeoloji ile ilgili gelişmelerin alt yapısını tamamlatmıştır.

Kaynak : ÇETİN,Y. “Mustafa Kemal Atatürk Döneminde (1920-1938) Müze ve Eski Eserler Konusunda Yapılan Çalışmalar” Sanat Dergisi, s:117

Banner
Related Articles

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Tarihi Mısır Sarayı Yıkılıyor

27 Ağustos 2021

27 Ağustos 2021

Mısır Eski Eserler Yüksek Kurulu genel sekreteri Mostafa Waziri’ye göre, Luksor Tapınağı’nın bitişiğinde bulunan tarihi Tevfik Paşa Andraos Sarayı, çatlaklar...

Türkiye İş Bankası Müzesi’nde 250 İstiklal Madalyası “Bir Asrın Ardından” sergisinde ziyarete açılacak

27 Ekim 2021

27 Ekim 2021

29 Ekim’de Cumhuriyetimizin ilan edilişinin 98’nci yıl dönümünü kutlayacağız. İstiklal Savaşı’nda canını bu toprakların bağımsızlığı için bir an dahi tereddüte...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Altay’da Keşfedilen Erken Türk Çağı’na Ait Nadir Petroglifler

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Devlet Arkeoloji Üniversitesi tarafından yapılan bir arkeolojik yüzey araştırması, Ulazhonsky Bölgesi’ndeki Pazyryk mezar höyüklerinin yakınında bulunan ortaçağ kaya sanatı incelendi....

Norveç’teki Salhushaugen höyüğünde bir Viking gemisi keşfedildi

23 Nisan 2023

23 Nisan 2023

Norveçli arkeologlar, daha önce boş olduğuna inanılan Salhushaugen höyüğünde jeoradar kullanarak 20 metre uzunluğunda bir Viking gemisi keşfettiler. “Bu, en...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Radyokarbon tarihleme,”Filistin” kültürünün tarihlendirilmesi konusunda uzun süredir devam eden bir tartışmaya katkıda bulunuyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, Levant’daki en önemli Bronz ve Demir Çağı bölgelerinden biri olan Tel Gezer için yeni bir radyokarbon...

Japon Arkeologlar Kaman Kalehöyük’te 4.200 Yıllık Demir İşçiliğine Dair Kanıt Buldu

19 Şubat 2025

19 Şubat 2025

Japon arkeologlar, Orta Anadolu’daki Kaman Kalehöyük kazı alanında 4.200 yıllık bir Tunç Çağı katmanında demir işçiliğinin tarihini değiştirebilecek önemli kanıtlar...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

İskandinavya’da şahin avcılığını betimleyen en eski figür ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2021

17 Aralık 2021

Kuzey Avrupa’da, birkaç buluntu dışında şimdiye kadar fazla karşılaşılmayan şahin avcılığını betimleyen, şahin tutan taçlı bir figür bulundu. Norveç’in başkenti...

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

Çek arkeologlar, Avarlar’ın kullandığı eşsiz bronz kemer tokası keşfettiler

12 Aralık 2023

12 Aralık 2023

Çek arkeologlar, Orta Çağ’ın başlarından kalma bronz bir kemer tokası keşfettiler. Keşfi, Brno Masaryk Üniversitesi duyurdu. Kemer tokası, Hıristiyanlık öncesi...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Orta Çağ’da Veba Doktorları ve İlginç Üniformaları

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Kara veba tarihin en ölümcül salgınıydı ve sadece birkaç yılda 25 milyon Avrupalıyı yok etti. Yönetimdekiler çaresizlikten  ikinci sınıf ve...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]