26 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Atatürk’ün Arkeolojiye Verdiği Önem

Tabiatın esrar dolu sinesine her gün daha çok girmekte olan insan zekası, realiteye kavuşmak için çalışanları tatmin edecek ve insanlık tarihini aydınlatacak ilimler bulmuş ve tespit etmiştir. İşte Arkeoloji ve Antropoloji, o ilimlerin başında gelir. Tarih, bu son ilimlerin bulduğu belgelere dayandıkça temelli olur. Onun içindir ki, bizim tarih belgelerimizin her parçası klasik sayılan kültür eserlerinin de aynasıdır.”

Mustafa Kemal ATATÜRK

Atatürk hemen hemen sanatın ve bilimin her alanıyla ilgiliydi. Bale, çağdaş tiyatro, Batı müziği, opera ve tabii ki hepimizin en iyi bildiği yönüyle Türk Sanat Müziği tutkunuydu.

TBMM açılışının hemen ardından 9 Mayıs 1920 tarihindeki hükümet programında ‘Milli eski eserlerimizi derhal derleyerek korumanın amaçlandığı’ sözüne yer vermiştir. Yeni kurulan hükümette Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir müdür ve katipten oluşan ”Türk Asar-ı Atika Müdürlüğü’ kurulmuştur.

”Türkiye Cumhuriyeti’nin Temeli Kültürdür.” diyerek hem Arkeoloji hem de müze-bilime verdiği önemi dile getirmiştir. Arkeolojinin bir bilim dalı olarak eğitim dünyamızda yer almasını sağlamıştır.

İstiklal Savaşı bittikten sonra Hars Müdürlüğü adıyla Anadolu’da birçok ilde müzeler açılmaya başlanmış ve eserlerin derlenmesi, depolanması ve korunması için çalışmalar yapılmıştır.1921 yılında ”Türk Asar·ı Atika Müdürlüğü” “Hars Müdürlüğü” adını almış ve Anadolu’nun çeşitli illerinde açılan müzelerin gelişimini. kültür varlığı niteliğindeki her türlü eserin derlenmesini, depolanmasını ve korunmasını sağlamıştır.

Bu müdürlüğün başına getirilen Mübarek Galip bey sayesinde kültür ve sanat alanında ciddi adımlar atılmıştır. Bu alandaki ilk önemli adım 1921 yılında, yeni devletin ilk müzesi olan Ankara Anadolu Medeniyetler Müzesi’ nin kuruluşunun başlatılması olmuştur. Ankara Kalesi’nin Akkale olarak adlandırılan burcunda ilk defa kurulan müze, daha sonra bir “Eti Müzesi” kurma fikrinin Gazi Mustafa Kemal Paşa tarafından telkin edilmesiyle, Anadolu Medeniyetleri i Müzesi adını almıştır. 1936-1968 yılları arasında, bugünkü müzeyi oluşturan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın restorasyonu sonrasında Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin kuruluşu tamamlanmış ve son şeklini almıştır.

Atatürk, kültür varlıklarının bir araya getirilip sergilendiği müzelerimizin çağdaş düzeyde ele alınıp yenilenmesini istiyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında bazı büyük illerimizde “Müze-ı Hümayun Şubeleri” adı altında müze depoları vardı. Bu depolarda çevrede toplanmış eserler yer alıyordu. Sonraki yıllarda müze müdürlüklerine dönüştürülecek olan bu depolar yavaş yavaş artmaya başlamış ve halka açılmıştır.

1921- 1936 yılları arasında Ankara Arkeoloji, Diyarbakır, Antalya, Konya Mevlana, Efes, Sivas, Adana, Edirne, Tokat, Amasya, Ankara Etnografya, Bursa, Afyon, Bergama, Sinop, Tire ve Çanakkale Müzeleri açılmıştır.

Kısa zamanda Arkeoloji ile ilgili gelişmelerin alt yapısını tamamlatmıştır.

Kaynak : ÇETİN,Y. “Mustafa Kemal Atatürk Döneminde (1920-1938) Müze ve Eski Eserler Konusunda Yapılan Çalışmalar” Sanat Dergisi, s:117

Banner
Benzer Yazılar

Pomeranya’da Gömülmüş Dört İskandinav Savaşçısı

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Uzman analizlerine göre, Ciepłe’deki (Pomeranya) mezarlığın orta kısmına zengin mezar hediyeleri ile gömülen dört savaşçı İskandinavya’dan geldi. Boleslaw I. Brave’in...

Sicilya’nın Syracuse açıklarında bulunan arkaik taş çapalar

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Sicilya Bölgesi Deniz Müfettişliği ve Messina’daki Guardia di Finanza Dalış Birimi tarafından yapılan ortak bir operasyon sırasında, Sicilya’nın Syracuse kıyılarındaki...

Stonehenge Tüneline Tepkiler Büyüyor

6 Aralık 2020

6 Aralık 2020

Tarihin en güzel ve ünlü tanıklarından olan Stonehenge dün tünel karşıtı protestestolara ev sahipliği yaptı. Geçtiğimiz aylarda İngiliz Hükümetinin anıtın...

Pompeii Kenti Kazılarında Daha Önce Görülmemiş Dört Tekerlekli Araba Ortaya Çıkarıldı

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

M.Ö. 79 yılında yaşanan Vezüv yanardağının korkunç patlaması sonrası Pompeii kenti kül ve lav altında kalmıştı. İki gün boyunca yağan...

Myra Antik Kenti’nin Tiyatrosu Orijinal Taşlarıyla Yeniden Ayağa Kalkıyor

13 Eylül 2025

13 Eylül 2025

Antalya’nın Demre ilçesinde yer alan ve Likya Birliği’nin en önemli altı kentinden biri olan Myra Antik Kenti, Roma dönemine ait...

3 Bin 500 Yıllık Hitit Kenti Büklükale Kazılarında Yeni Binaların Çıkarılması Hedefleniyor

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Büklükale, Hitit İmparatorluğu’nun en önemli yerleşim alanlarından biri olarak dikkat çekiyor. Her yıl Mayıs ve Haziran aylarında devam eden Büklükale...

Tarih öncesi insanlar mezar taşı yerine kaya kristalleri kullandılar

16 Ağustos 2022

16 Ağustos 2022

İnsan, kaybettiği yakınlarını toprağa verdikten sonra mezar yerinin kaybolmaması için işaretler koyar. Her kültürde farklı sembol ve materyalin kullanıldığı mezar...

Eflatunpınar Hitit Su Anıtı Adeta Can Çekişiyor

1 Ekim 2021

1 Ekim 2021

Hitit İmparatorluğu’nun en önemli kült merkezlerinden birisi olan Beyşehir Eflatunpınar Hitit Su Anıtı, son görüntüsü ile içleri sızlatıyor. MÖ 13’üncü...

Tevrat’ta Adı Geçen Kral II. Yarovam’a Ait Mühür Bulundu

10 Aralık 2020

10 Aralık 2020

1980’de bir pazarda çok düşük bir ücretle satın alınan kil baskılı yazıtın MÖ 8. yüzyıl paleo-İbranice olarak yazılmış. Bu kil...

Nötron aktivasyon analiz sonucu; Çanak çömlek avcı-toplayıcılar tarafından da kullanıldı

1 Mayıs 2022

1 Mayıs 2022

Çanak çömlek yapım ve kullanımının yerleşik hayata geçiş ile birlikte görülmeye başladığı kabul edilir. Ancak, Japonya’nın Tanegashima bölgesinde bulunan çanak...

Arkeolog Carl Blegen’in 90 yıllık Troya arşivi erişime açıldı

25 Kasım 2022

25 Kasım 2022

Ünlü tarihçi Homeros’un MÖ 730 yılında kaleme aldığı İliada (İlias) Destanı’nda adı geçen Troya Antik Kenti’nde yapılan kazılarda görev alan...

Çin’de bulunan eyer, şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski eyer olabilir

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

Uluslararası bir arkeolog ekibi, Çin’deki bir kazı alanında eyer ortaya çıkardılar. Uzmanlara göre bulunan eyer, şimdiye kadar bilinen en eski...

Arkeologlar İnsan Göçünün Tarihini Yeniden Yazabilirler “115.000 Yıllık Ayak İzi”

29 Aralık 2020

29 Aralık 2020

Suudi Arabistan’ın kuzeyindeki eski bir göl yatağının kavrulmuş tortusuna basılmış yedi ayak izi, insanların 115.000 yıl önce bölgede varlığına tanıklık...

Hampi Krishna Tapınağı 20 Yıldır Restore Edilmiyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Hampi Krishna Tapınak kompleksinin restorasyonu için anlaşmaya varılmasının üzerinden 20 yıl geçti. Tapınak  Tehlike Altındaki Dünya Mirası listesine 2000 yılında...

Adıyaman’da T Biçimli Taşlar Ortaya Çıktı: Taş Tepeler Kültürü Fırat Havzasına mı Yayılıyor?

27 Ocak 2026

27 Ocak 2026

Adıyaman’da baraj sularının çekilmesiyle ortaya çıkan T biçimli taş yapılar, Göbeklitepe ile tanımlanan Neolitik dünyanın sanılandan daha geniş bir coğrafyaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]