26 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda tarihin en acımasız ve sömürgeci devlet anlayışı ile  Mezopotamyadan Anadoluya, Doğu Akdenizden Mısır kıyılarına kadar geniş bir hinterlandı içine alan bölgede yayılım göstermişlerdir.

Yeni Assur devletinden yaklaşık 2300 yıl sonra kurulacak olan Osmanlı İmparatorluğu ile Saray planından içindeki harem bölümüne kadar benzerlik göstermesi oldukça şaşırtıcıdır.

Yeni Assur devletine başkentlikte yapmış olan Kalhu’da (Musul yakınlarında) arkeolojik araştırmalar sonucu bulunan Kuzeybatı Sarayı’nın (MÖ. 9 YY.)Topkapı sarayı ile plan bakımından benzerliği şaşırtıcıdır. Doğu uygarlığının 2500 yılık bir süreçte kendi mirasını bir şekilde muhafaza etmeyi başardığının en iyi tanığıdır.

Bölgede büyük bir imparatorluk kuran Pers imparatorluğunun da Assur ve Babil saray planını benimsediği görülmektedir. Pers imparatorluğunun başkenti Persepolis’te yapılan arkeolojik araştırmaların sonuçlarıda bunu doğrulamaktadır. Türkler’in Doğu İskitler ile başlayan tarih yolculuğunda İran coğrafyası içinde bulunmaları bu kültürün Türk-İslam Anadolusuna  aktarılmasına sebep olmuş gibi görünmektedir.

Kuzeybatı sarayı planı turuncu ile belirtilmiş kısım taht odasıdır, hemen dışında ki babanu (dış avlu) ve taht odasından sonra merkezde kalan bitanu (iç avlu) görünmektedir.

Yeni Assur saray planına baktığımız da Babanu denilen bir dış avlu ve bu avluyu çevreleyen küçük işlevsel odalara sahip olduğu görülür. Babanu’dan “taht odasına “geçilirdi. Taht odası adından da anlaşılacağı üzerine kralın kabul salonu idi. Krallar girenin sol tarafında kalan bir taht altlığı ile yükseltilmiş taht üzerinde otururdu. Taht odası renkli ve gösterişli freskolar ile süslenirdi. Taht odası sarayın en büyük kapalı mekanıydı ve dikdörtgen bir plana sahipti. Bitanu ise iç avlu anlamına gelmekteydi. Bitanu taht odasından sonra geçilen iç avluydu. Babanu ve bitaniyi birbirine taht odası bağlardı. Harem bitanu yakınlarında yer alır ve dışarıdan kimsenin giremeyeceği şekilde konumlandırılmıştı. Harem yeni Assur saraylarının en korunaklı bölümüydü.

Osmanlı saraylarında ki birun (babanu), enderun (bitanu), Arz Odası (Ana Kabul Salonu) ve Harem bölümleri plan bakımından incelendiğinde büyük bir benzerlik göstermektedirler.

Harem kültürünün kökeni MÖ. 9 yy. kadar gitmektedir. islamiyet öncesi Türk gelenek ve görenekleri içinde  yer bulmamış olan bu kültürün hem mekansal olarak hem de kurumsal anlamda yapılandırılması Yeni Assur sarayları ile olmuştur.Öncelikle harem bir Sami geleneğidir. Harem yapılanmasıyla birlikte bu bölümde hadım edilmiş görevlilerin de öncelikle Yeni Assur’da görüldüğünüde belirtmek gerekir. Harem’in sorumluluğu ise “şar eşi” denilen hadım ağaya aittir.

Osmanlı imparatorluğunda 2300 yıl önce varlık gösteren bir devletin başka bir devletin yapı planlarının bu kadar benzerlik göstermesi oldukça şaşırtıcıdır.

Kaynak: DÖNMEZ, Ş. (2020), “Osmanlı Haremi’ne Assur’un Selamı Var”, Tarih Dergisi, Sayı: 70, S:12-13

Banner
Benzer Yazılar

Kraliyetler Arası İlk Resmi Boşanma Davası

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Tunç Çağı döneminde yaşanan ve çivi yazılı tabletlere kaydedilen kraliyetler arası ilk resmi boşanma Ugarit kralı ve kraliçesi arasında yaşanmıştır....

Adramytteion Antik Kenti kazılarında Roma hamamına ait yer altı ısıtma sistemi ortaya çıkarıldı

8 Ekim 2022

8 Ekim 2022

Antik çağ tarihçilerinden Strabon, Heredot ve Stephanos Byzantinos’un eserlerinde adı geçen Adramytteion Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Roma dönemine ait...

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

2 Mart 2022

2 Mart 2022

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu...

Yakutya’da Soyu Tükenmiş Yünlü Gergedan Kalıntıları Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

İklim değişikliğinin dünyanın en eski donmuş topraklarının çoğunu eritmesiyle birlikte, arkeologlar geçmiş bin yıldan kalma hayvan kalıntılarını keşfetmeye devam ediyor. Rusya’da...

Macaristan Gümrüğünde Yakalanan 412 Adet Tarihi Eser Türkiye’ye Getiriliyor

20 Şubat 2021

20 Şubat 2021

Kültür ve Turizm Bakanlığının, tarihi eser kaçakçılığıyla olan mücadelesi hız kesmeden devam ediyor. Ülkemizden yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan eserler için çalışmalar...

Dünyanın En Eski Gülücük Emojili Su Matarası Sergilenecek

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Hitit İmparatorluğunun yıkılmasından sonra Anadolu ve Suriye topraklarında Geç Hitit Devletleri kurulmuştu. Bu devletlerden birisi de günümüz Gaziantep ilinin Karkamış...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Kuzey İngiltere’nin Carlisle kentinde ortaya çıkarılan iki anıtsal Roma heykel başı

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

3. yüzyılın başlarına tarihlendirilen iki anıtsal Roma heykel başı, kuzey İngiltere’deki Carlisle’deki bir kriket kulübünde yapılan kazılar sırasında ortaya çıkarıldı....

Termessos Antik Kenti’nde 2500 Yıllık Hayvan Sevgisi

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Hayvan dostlarımıza yapılan vicdansızlıklara, zulümlere, işkencelere her geçen gün daha fazla şahit olmaktayız. Kürkleri için canlı canlı derileri yüzülen tavşanlar,...

Anadolu’nun İçlerinde Fenike İzleri: Oluz Höyük’te Olası Bebek Küp Mezarları Bulundu

30 Aralık 2025

30 Aralık 2025

Amasya yakınlarındaki Oluz Höyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan bebek ve cenin mezarları, Fenike dünyasına ait ritüel uygulamaların Anadolu’nun içlerine...

Polonya’da MÖ 8000-7000’e Tarihlenen Mezolitik Toplu Mezar: Bedenleri Birbirine Sarılmış Bir Aile Ortaya Çıktı

29 Ağustos 2025

29 Ağustos 2025

Orłowo köyüne bağlı Inowrocław komününde, bir gaz boru hattı inşaatı sırasında, bedenleri birbirine sarılmış gibi duran dört kişilik bir toplu...

İthaka’da Odysseus’a Adanmış Kült Alanı Ortaya Çıkarıldı

16 Haziran 2025

16 Haziran 2025

Yunanistan’ın İthaka adasında sürdürülen arkeolojik kazılarda, antik dönemin efsanevi kahramanı Odysseus’a adanmış kutsal bir kült alanı gün yüzüne çıkarıldı. Agios...

Yunus Emre Müzesi Bakımsızlıktan Harabeye Dönüyor

29 Temmuz 2021

29 Temmuz 2021

Okuduğu Türkçe şiirleri ile gönülleri fetheden tasavvuf ehli, halk ozanı Yunus Emre için, yetiştiği Eskişehir’de kurulan Yunus Emre Müzesi ve...

Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde Sergileniyor

17 Eylül 2021

17 Eylül 2021

Mısır inancında ölen kişiye öbür alemde hizmet etmesi için yanına konulan Uşabti heykelcikleri İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyarete açıldı. Mısır Uşabti...

İskoçya’da Bulunan Cursus Anıtı Neolitik Dönemin Katedrali Olarak Adlandırıldı

20 Ocak 2021

20 Ocak 2021

Arran Adası’ndaki Tormore’da bir kilometreden daha uzun olan bir Cursus anıtının keşfi, İskoçya’daki Neolitik tarihin genellikle doğu kıyısıyla ilişkilendirilen bu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]