9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda tarihin en acımasız ve sömürgeci devlet anlayışı ile  Mezopotamyadan Anadoluya, Doğu Akdenizden Mısır kıyılarına kadar geniş bir hinterlandı içine alan bölgede yayılım göstermişlerdir.

Yeni Assur devletinden yaklaşık 2300 yıl sonra kurulacak olan Osmanlı İmparatorluğu ile Saray planından içindeki harem bölümüne kadar benzerlik göstermesi oldukça şaşırtıcıdır.

Yeni Assur devletine başkentlikte yapmış olan Kalhu’da (Musul yakınlarında) arkeolojik araştırmalar sonucu bulunan Kuzeybatı Sarayı’nın (MÖ. 9 YY.)Topkapı sarayı ile plan bakımından benzerliği şaşırtıcıdır. Doğu uygarlığının 2500 yılık bir süreçte kendi mirasını bir şekilde muhafaza etmeyi başardığının en iyi tanığıdır.

Bölgede büyük bir imparatorluk kuran Pers imparatorluğunun da Assur ve Babil saray planını benimsediği görülmektedir. Pers imparatorluğunun başkenti Persepolis’te yapılan arkeolojik araştırmaların sonuçlarıda bunu doğrulamaktadır. Türkler’in Doğu İskitler ile başlayan tarih yolculuğunda İran coğrafyası içinde bulunmaları bu kültürün Türk-İslam Anadolusuna  aktarılmasına sebep olmuş gibi görünmektedir.

Kuzeybatı sarayı planı turuncu ile belirtilmiş kısım taht odasıdır, hemen dışında ki babanu (dış avlu) ve taht odasından sonra merkezde kalan bitanu (iç avlu) görünmektedir.

Yeni Assur saray planına baktığımız da Babanu denilen bir dış avlu ve bu avluyu çevreleyen küçük işlevsel odalara sahip olduğu görülür. Babanu’dan “taht odasına “geçilirdi. Taht odası adından da anlaşılacağı üzerine kralın kabul salonu idi. Krallar girenin sol tarafında kalan bir taht altlığı ile yükseltilmiş taht üzerinde otururdu. Taht odası renkli ve gösterişli freskolar ile süslenirdi. Taht odası sarayın en büyük kapalı mekanıydı ve dikdörtgen bir plana sahipti. Bitanu ise iç avlu anlamına gelmekteydi. Bitanu taht odasından sonra geçilen iç avluydu. Babanu ve bitaniyi birbirine taht odası bağlardı. Harem bitanu yakınlarında yer alır ve dışarıdan kimsenin giremeyeceği şekilde konumlandırılmıştı. Harem yeni Assur saraylarının en korunaklı bölümüydü.

Osmanlı saraylarında ki birun (babanu), enderun (bitanu), Arz Odası (Ana Kabul Salonu) ve Harem bölümleri plan bakımından incelendiğinde büyük bir benzerlik göstermektedirler.

Harem kültürünün kökeni MÖ. 9 yy. kadar gitmektedir. islamiyet öncesi Türk gelenek ve görenekleri içinde  yer bulmamış olan bu kültürün hem mekansal olarak hem de kurumsal anlamda yapılandırılması Yeni Assur sarayları ile olmuştur.Öncelikle harem bir Sami geleneğidir. Harem yapılanmasıyla birlikte bu bölümde hadım edilmiş görevlilerin de öncelikle Yeni Assur’da görüldüğünüde belirtmek gerekir. Harem’in sorumluluğu ise “şar eşi” denilen hadım ağaya aittir.

Osmanlı imparatorluğunda 2300 yıl önce varlık gösteren bir devletin başka bir devletin yapı planlarının bu kadar benzerlik göstermesi oldukça şaşırtıcıdır.

Kaynak: DÖNMEZ, Ş. (2020), “Osmanlı Haremi’ne Assur’un Selamı Var”, Tarih Dergisi, Sayı: 70, S:12-13

Banner
Related Articles

Yeni araştırma Mezopotamya’da güveç yemekleri yendiğini gösteriyor

23 Kasım 2022

23 Kasım 2022

Mezopotamya… İki nehrin arasında medeniyetin yeşerdiği topraklar… İlk kentsel oluşumlarının görüldüğü bu topraklarda arkeologlar gerçekleştirdikleri kazılarla günümüz yaşantısının ilklerini bulmaya...

Ordu’da Roma Dönemi 2.000 Yıllık Lahitler Bulundu

16 Eylül 2021

16 Eylül 2021

Ordu’da yol genişletme çalışmaları sırasında kepçe operatörünün dikkati sayesinde 2.000 yıllık lahitler bulundu. Lahitlerin içerisinde ziynet eşyaları da çıktı. Ordu’nun...

Bilecik’te 8.500 Yıllık Müzik Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Temmuz 2021

4 Temmuz 2021

Bilecik’te bir apartmanın altında 2 yıldır sürdürülen arkeolojik kazı çalışmalarında 8.500 yıllık 3 delikli müzik aleti ortaya çıkarıldı. Çalışmalarda ayrıca,11...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Topkapı Sarayı’nda 500 Yıllık Saz Yolu Bulundu

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Fatih Sultan Mehmet‘in İstanbul’u fethettikten sonra inşaa edilen Topkapı Sarayı’nda 500 yıllık “Saz Yolu” bezemesi bulundu. İstanbul’un görkemli Osmanlı eserlerinden...

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşan tek Roma tiyatrosu Tios tekrar kazılıyor

4 Aralık 2022

4 Aralık 2022

Karadeniz’in kıyı kesiminde günümüze ulaşabilen tek Roma tiyatrosu Tios, 10 yıl aradan sonra tekrar kazılıyor. Zonguldak Çaycuma ilçesine bağlı Filyos...

Çin’de bulunan eyer, şimdiye kadar ortaya çıkarılan en eski eyer olabilir

25 Mayıs 2023

25 Mayıs 2023

Uluslararası bir arkeolog ekibi, Çin’deki bir kazı alanında eyer ortaya çıkardılar. Uzmanlara göre bulunan eyer, şimdiye kadar bilinen en eski...

Mimar Sinan eseri Ayakapı Hamamı internette satışa çıkarıldı

19 Mayıs 2022

19 Mayıs 2022

Mimar Sinan tarafından yapılan 440 yıllık Ayakapı Hamamı emlak sitesinde satışa çıkarıldı. 33 milyon TL. satış fiyatı ile satışa çıkarılan...

Bilimsel Astronominin Babası Hipparchus’un kayıp efsanevi yıldız haritasına ait bir parça bulundu

21 Ekim 2022

21 Ekim 2022

Bilimsel astronominin babası Hipparchus’un çizdiği ve binlerce yıldır kayıp olan Dünyanın en eski yıldız haritasına ait bir parça bulundu. Hipparchus’un...

Kosova’da Tarihin Katmanları Arasında Bir Keşif: Vuçak Kalesi’nden 1700 Yıllık Roma Sunağı

23 Nisan 2025

23 Nisan 2025

Kosova’nın Vuçak Kalesi’nde 1700 Yıllık Roma Sunağı keşfedildi. Başbakan Albin Kurti’nin duyurduğu üzere, kalede yapılan arkeolojik kazılar, MS 3. yüzyıla...

Dünyanın ilk mobil CT tarayıcısı ile zarflı kil tabletler açılmadan okunabilecek

28 Ocak 2024

28 Ocak 2024

Sümerliler tarafından keşfedilen yazı insanlık tarihinin en önemli mihenk noktasıdır. Günümüze kadar ulaşabilen çivi yazılı kil tabletler, Sümer, Akad, Asur...

İngiliz arkeologlar ‘Britanya’nın Pompeii’sinde İran cam boncukları buldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

İngiliz arkeologlar, ‘Britanya’nın Pompeii’si’ olarak adlandırılan bir Tunç Çağı yerleşiminde İran cam boncukları keşfettiler. Britanya’nın Pompeii’si, İngiltere’nin Cambridgeshire kentinde Must...

Levent Vadisi’nde bulunan 2800 yıllık Hitit tanrıçası heykelciği

13 Kasım 2023

13 Kasım 2023

65 milyon yıllık bir jeolojik oluşum sonucu meydana gelen Levent Vadisi’nde MÖ 8. yüzyıla tarihlenen Hitit tanrıçası figürü dikkat çekiyor....

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

Flaman Arkeolojik Buluntularının Fransız Hazinesinden Çalındığı Ortaya Çıktı

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Belçika’nın flaman bölgesinde bulunan Limburg ilinde toprak satın alan bir Fransız vatandaşının tarlasından MÖ. 3.yy ait 14.000 adet Roma sikkesi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]