12 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Assur Saraylarından Osmanlıya Kalan Miras “Harem ve Saray Planı”

Dünya’da ilk emperyalist yayılımı gerçekleştiren Akad devletinden sonra tarih sahnesine çıkan Assur devleti Akadlıların yayılım hayallerini gerçeğe dönüştürmüştür. MÖ.9 yüzyılda tarihin en acımasız ve sömürgeci devlet anlayışı ile  Mezopotamyadan Anadoluya, Doğu Akdenizden Mısır kıyılarına kadar geniş bir hinterlandı içine alan bölgede yayılım göstermişlerdir.

Yeni Assur devletinden yaklaşık 2300 yıl sonra kurulacak olan Osmanlı İmparatorluğu ile Saray planından içindeki harem bölümüne kadar benzerlik göstermesi oldukça şaşırtıcıdır.

Yeni Assur devletine başkentlikte yapmış olan Kalhu’da (Musul yakınlarında) arkeolojik araştırmalar sonucu bulunan Kuzeybatı Sarayı’nın (MÖ. 9 YY.)Topkapı sarayı ile plan bakımından benzerliği şaşırtıcıdır. Doğu uygarlığının 2500 yılık bir süreçte kendi mirasını bir şekilde muhafaza etmeyi başardığının en iyi tanığıdır.

Bölgede büyük bir imparatorluk kuran Pers imparatorluğunun da Assur ve Babil saray planını benimsediği görülmektedir. Pers imparatorluğunun başkenti Persepolis’te yapılan arkeolojik araştırmaların sonuçlarıda bunu doğrulamaktadır. Türkler’in Doğu İskitler ile başlayan tarih yolculuğunda İran coğrafyası içinde bulunmaları bu kültürün Türk-İslam Anadolusuna  aktarılmasına sebep olmuş gibi görünmektedir.

Kuzeybatı sarayı planı turuncu ile belirtilmiş kısım taht odasıdır, hemen dışında ki babanu (dış avlu) ve taht odasından sonra merkezde kalan bitanu (iç avlu) görünmektedir.

Yeni Assur saray planına baktığımız da Babanu denilen bir dış avlu ve bu avluyu çevreleyen küçük işlevsel odalara sahip olduğu görülür. Babanu’dan “taht odasına “geçilirdi. Taht odası adından da anlaşılacağı üzerine kralın kabul salonu idi. Krallar girenin sol tarafında kalan bir taht altlığı ile yükseltilmiş taht üzerinde otururdu. Taht odası renkli ve gösterişli freskolar ile süslenirdi. Taht odası sarayın en büyük kapalı mekanıydı ve dikdörtgen bir plana sahipti. Bitanu ise iç avlu anlamına gelmekteydi. Bitanu taht odasından sonra geçilen iç avluydu. Babanu ve bitaniyi birbirine taht odası bağlardı. Harem bitanu yakınlarında yer alır ve dışarıdan kimsenin giremeyeceği şekilde konumlandırılmıştı. Harem yeni Assur saraylarının en korunaklı bölümüydü.

Osmanlı saraylarında ki birun (babanu), enderun (bitanu), Arz Odası (Ana Kabul Salonu) ve Harem bölümleri plan bakımından incelendiğinde büyük bir benzerlik göstermektedirler.

Harem kültürünün kökeni MÖ. 9 yy. kadar gitmektedir. islamiyet öncesi Türk gelenek ve görenekleri içinde  yer bulmamış olan bu kültürün hem mekansal olarak hem de kurumsal anlamda yapılandırılması Yeni Assur sarayları ile olmuştur.Öncelikle harem bir Sami geleneğidir. Harem yapılanmasıyla birlikte bu bölümde hadım edilmiş görevlilerin de öncelikle Yeni Assur’da görüldüğünüde belirtmek gerekir. Harem’in sorumluluğu ise “şar eşi” denilen hadım ağaya aittir.

Osmanlı imparatorluğunda 2300 yıl önce varlık gösteren bir devletin başka bir devletin yapı planlarının bu kadar benzerlik göstermesi oldukça şaşırtıcıdır.

Kaynak: DÖNMEZ, Ş. (2020), “Osmanlı Haremi’ne Assur’un Selamı Var”, Tarih Dergisi, Sayı: 70, S:12-13

Banner
Benzer Yazılar

Asur ordusu antik Yahudi şehri Lachish’i nasıl fethetti

9 Kasım 2021

9 Kasım 2021

Arkeologlar, Kral Sanherib’in askerlerinin 2.700 yıl önce Yahudi Lachish şehrini yenmelerini sağlayan devasa kuşatma rampasını nasıl inşa ettiklerini keşfettiler. Antik...

Haydarpaşa Kazılarında Helenistik Dönem Mezar Ortaya Çıkarıldı

10 Nisan 2022

10 Nisan 2022

Haydarpaşa tren garı peronlarının kaldırılması ile başlayan arkeolojik kazılarda Helenistik ((MÖ 330-MÖ 30) döneme ait kiremit mezar bulundu. Haydarpaşa tren...

Yahudiye Çölü’nde keşfedilen ‘Horoscope’ parşömeni, gizli bir tarikatın inanç şifrelerini ortaya koyuyor

13 Mart 2024

13 Mart 2024

Kudüs’ün doğusundaki Yahudiye Çölü’nde ortaya çıkarılan bir parşömen, eski bir düzenin ezoterik astroloji ve mistisizm uygulamalarının izlerini taşıyor. Binlerce yıl...

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar Antik Çağ’ın bilgilerinden yararlanıyorlardı

13 Temmuz 2022

13 Temmuz 2022

Hristiyanlığın ilk yıllarında piskoposlar, Hristiyanlığı yaymak, Kilise’nin toplum üzerindeki etkisini artırmak için Antik Çağ’ın bilgilerinden ve düzenledikleri ritüellerin oluşturduğu yoğun...

Klazomenai Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Erkan Ersoy “kazı amacıyla iş makinelerinin kullanımı söz konusu değil”

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Klazomenai Antik Kenti nekropol alanında iş makineleri ile kazı yapıldığına yönelik çıkan haberler üzerine Klazomenia Kazı Başkanı Prof. Dr. Yaşar...

İncil’de Anlatılan Kral Davut’un Çarpıştığı Goliath Dev Olmayabilir!

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

İbranice İncil’de Kral Davut, Filistin devi Goliath’ı öldürmesi ve İsrail’i Kudüs merkezli büyük bir krallığa genişletmesiyle ünlüdür. İncil’de dev Goliath’ın...

Prag’da 7.000 Yıllık Gizemli Dairesel Yapı Ortaya Çıkarılıyor

15 Eylül 2022

15 Eylül 2022

Arkeologlar, Çek Cumhuriyeti’nin Prag kentinin eteklerindeki Vinoř bölgesinde bulunan 7.000 yıllık roundel olarak adlandırılan (Çek dilinde ‘rondely’, yuvarlak anlamına geliyor)...

Dünyanın En Küçük Stegosaurus İzi Bulundu

14 Mart 2021

14 Mart 2021

155 Milyon önce yaşamış dünyanın en küçük stegosaurus izi bulundu. Otçul bir dinozor olan stegosaurus, büyük ve yavaş olması ile...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Liangzhu Müzesi, Arttırılmış Gerçeklik Deneyimi İle Genç Müze Severleri Kendine Çekiyor

5 Kasım 2020

5 Kasım 2020

Liangzhu Müzesi, AR, VR teknolojileriyle gençleri etkileyecek bir sistem kurdu.1 Kasım’dan bu yana AR gözlükleri resmi olarak Liangzhu Müzesi’ndeki rehberli...

Diyarbakır Surları’nın iki burcunun restorasyonu tamamlandı

19 Ocak 2023

19 Ocak 2023

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından “Surlar’da Diriliş” mottosuyla başlatılan çalışmalarda Dağkapı 1 ve 2 nolu burçların restorasyonu tamamlandı. UNESCO Dünya Kültür...

Talas Dağları’nda 600’e Yakın Petroglif ve İki Yeni Soğdca Yazıt Ortaya Çıktı

2 Aralık 2025

2 Aralık 2025

Orta Asya’nın dağlık vadilerinde, Türk–Soğd kültürlerinin iç içe geçtiği karmaşık bir Orta Çağ toplumu yeniden şekilleniyor. Kırgızistan’ın batı Talas Dağları’nın...

Karadeniz’in Zeugması’nda 1800 yıllık Roma askerine ait demir maske bulundu

23 Kasım 2021

23 Kasım 2021

Karadeniz’in Zeugması olarak bilinen Hadrianaupolis Antik Kenti’nde yapılan kazılarda Roma askerine ait 1800 yıllık demir maske bulundu. Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki...

Veba Kurbanları Her Zaman Toplu Gömülmemiş

23 Haziran 2021

23 Haziran 2021

14. yüzyılın ortalarında Avrupa nüfusunun %40 ila %60’ını öldüren Kara Ölüm (Veba), kıtayı kasıp kavuran yıkıcı bir salgın olarak dünya...

Deniz arkeoloğu Wisconsin Gölü’nde 3.000 yıllık kano keşfetti

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinin adını aldığı Wisconsin gölünde bir deniz arkeoloğu 3.000 yıllık kano keşfetti. Kızılderili kabilelerinin 14 bin...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]