14 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Genomlar İskitlerin Yükselişi ve Kayboluşu Hakkında Yeni Bilgiler Veriyor

İskitler Demir çağının en önemli kültürlerinden biridir. Varlıkları hakkında bir çok bilgiye rağmen hala onlar hakkında bilinmyen bir çok şey vardır. Bu bilinmeyenler araştırmacıların dikkatini çekmekte ve farklı araştırmalarla bu gizemli insanları anlamaya çalışmaya devam edilmektedir.

Avrasya tarihinde önemli bir rol oynayan bu kültür, çağdaşlarıyla olan çatışmaları nedeniyle tarih ve popüler kültürde zamanla efsanevi bir statüye sahip olmuşlardır.
Dış kaynaklardan gelen kanıtlara rağmen, İskitlerin tarihi hakkında çok az şey bilinmektedir. Yazılı dil veya doğrudan kaynaklar olmadan, kullandıkları dil veya diller, nereden geldikleri ve böylesine geniş bir alana yayılan farklı kültürlerin gerçekte ne ölçüde birbirleriyle ilişkili oldukları belirsizliğini koruyor.

Science Advances’da yayınlanan bir makalede Almanya’daki İnsan Tarihi Enstitüsü Arkeogenetik Bölümü’nden bilim adamları tarafından yönetilen uluslararası bir genetikçiler, antropologlar ve arkeologlar ekibi tarafından yayınlanan yeni bir çalışma, İskitlerin tarihini . Orta Asya bozkırlarının İskit ve İskit dışı arkeolojik kültürlerini 111 antik genom ile aydınlatmaya yardımcı oluyor.

Bu çalışmanın sonuçları, önemli genetik değişikliklerin uzun süreli yerleşik Bronz Çağı gruplarının ortadan kalkması ve Demir Çağı’nda İskit göçebe kültürlerinin yükselişi ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, Geç Tunç Çağı çobanlarının nispeten homojen kökenine uygun olarak, MÖ 1. binyılın başında, bozkıra doğu, batı ve güneyden akarak yeni karışık gen havuzları oluşturduğunu gösteriyor.

Orta Asya Bozkırlarının çeşitli halkları

Araştırma daha da ileri giderek göçebe Demir Çağı grupları için en az iki ana kaynak belirledi. Doğudaki kaynak Altay Dağlarının nüfusundan gelebilir. Demir Çağı boyunca, Altay Dağları batıya ve güneye yayıldı ve hareket ettikçe birbirine karıştı.

Bu genetik sonuçlar, arkeolojik kayıtlarda bulunan zaman ve konumlarla örtüşüyor ve ilk İskit mezarlarının bulunduğu Altay bölgesinin popülasyonlarının genişlemesine işaret ediyor, Saka, Tasmola ve Pazyryk gibi farklı ünlü kültürleri birbirine bağladı.

Altın adam
Eleke Sazy nekropolünden ‘Altın Adam’ olarak bilinen seçkinlerin cenazesi. Fotoğraf: Zainolla Samashev

Şaşırtıcı bir şekilde, batı Urallarda bulunan gruplar, ikinci bir ayrı ama eşzamanlı kaynaktan geliyor. Doğu örneğinin aksine, erken Sauroman-Sarmatian kültürlerinin karakteristik özelliği olan bu Batı gen havuzu, Sarmat kültürlerinin Urallardan Pontus-Hazar bozkırlarına batıya doğru yayılması sayesinde büyük ölçüde tutarlı kaldı.

Yeni genetik değişimlerle bağlantılı İskit kültürlerinin düşüşü

Çalışma aynı zamanda yeni genetik yenilenmeyi ve karışık olayları ortaya çıkaran Demir Çağı’ndan sonraki geçiş dönemini de kapsıyor. Bu olaylar, MS 1. binyılın başında yoğunlaşırken, aynı zamanda orta otlaktaki İskit kültürleri azaldı ve sonra ortadan kayboldu.

Bu durumda, Uzak Doğu’dan Avrasya’nın yeni akını, makul bir şekilde, Xiongnu ve Xianbei konfederasyonları gibi erken yüzyıllarda doğu bozkırlarının göçebe imparatorluklarının genişlemesiyle ve muhtemelen İran kaynaklarından gelen güneyden Perslere bağlı medeniyetin genişlemesiyle bağlantılı olarak yapılan küçük akınlarla ilişkilidir.

Eski DNA’lar tek başına İskit halkının tarihi hakkında pek çok cevaplanmamış soruyu çözmese de, bu çalışma Avrasya nüfusunun zamanla ne kadar değiştiğini ve bütünleştiğini gösteriyor. Yapılacak olan yeni çalışmaların da ne kadar öenmli olduğunu gözler önüne sermektedir.

Kaynak: https://www.shh.mpg.de/1972917/krause-scythians

Banner
Benzer Yazılar

İskenderiye’de 1.305 metrelik Greko-Romen antik kaya tünelini keşfedildi

4 Kasım 2022

4 Kasım 2022

Santo Domingo Üniversitesi’nden bir Mısır-Dominik arkeolojik misyonu tarafından Eski Mısır kenti Tapuziris Magna’nın altında 1.305 metre uzunluğunda bir Greko-Romen tüneli...

Bir Battaniye Yapmak İçin Kaç Hindi Tüyü Gerekir?

30 Kasım 2020

30 Kasım 2020

Atalarımızın bizim kadar şanslı olmadıkları dönemlerde kendilerini sıcak tutabilmek için alternatif bir çok şeye ihtiyaçları vardı. Bu alternatiflerden bazıları da...

DNA Analizi, Roma Öncesi İtalya’nın en büyüleyici uygarlıkları olan Piceni’nin genetik yapısını belirledi

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Roma Sapienza Üniversitesi ve İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi (CNR) koordinasyonunda uluslararası bir ekip tarafından yürütülen bir çalışma, Piceni’lerin genetik kökenlerini...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

Aizanoi Antik Kenti kazılarında 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı

19 Eylül 2022

19 Eylül 2022

Aizanoi Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmalarında Roma Dönemine ait 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici...

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

Belçika’da Arkeologlar Roma Dönemine Ait Çok İyi Korunmuş Bir Köpek İskeleti Keşfetti

25 Mart 2025

25 Mart 2025

Belçika’nın Zottegem kenti yakınlarındaki Velzeke’de arkeologlar, MS 1. ila 3. yüzyıllara tarihlenen bir Roma yerleşiminde yaptıkları kazılarda oldukça ilginç bir...

Amastris Antik Kenti’nde 1800 yıllık bir su perisi heykeli bulundu

8 Eylül 2023

8 Eylül 2023

Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde, yapılan kazılarda 1800 yıllık olduğuna inanılan bir su perisi heykeli ortaya çıkarıldı. 1800 yıllık...

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

31.000 yaşında Paleolitik bir kadının çarpıcı yüz rekonstrüksiyonu

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

1881’de arkeologlar, şu anda Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir köy olan Mladeč’teki bir mağaranın içine gömülü bir insanın kafatasını ortaya çıkardılar....

İskandinavya’nın Trøndelag’daki en eski gemi mezarı “Tarihi Yeniden Yazıyor”

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Norveç’in Trøndelag ilçesindeki bir belediye olan Leka’da arkeologlar, İskandinavya’nın MS 700 yıllarına kadar uzanan en eski gemi mezarını ortaya çıkardılar....

Yeni bir fosilin keşfi kertenkelelerin kökenini 35 milyon yıl öncesine tarihlendirdi

5 Aralık 2022

5 Aralık 2022

Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nden alınan bir örnek, günümüz kertenkelelerin daha önce düşünüldüğü gibi Orta Jurasik’te değil, Geç Triyasik’te ortaya çıktığını...

Yeni araştırma; Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni bir bakış açısı getiriyor

31 Temmuz 2023

31 Temmuz 2023

Anadolu’nun kadim medeniyetleri Hitit, Luvi, Likya ve Friglerin kullandığı ve günümüzde dünyanın yarısının konuştuğu Hint-Avrupa dillerinin Anadolu kökeni hakkında yeni...

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

Mısır’da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük mumyalama çömlek zulası

10 Şubat 2022

10 Şubat 2022

Çek Mısır Bilim Enstitüsü’nden arkeologlar, 26. Hanedanlık dönemine tarihlenen bir grup mezar kuyusunda yapılan kazılar sırasında Mısır mumyalama uygulamasında kullanılan...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]