14 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Antik Genomlar İskitlerin Yükselişi ve Kayboluşu Hakkında Yeni Bilgiler Veriyor

İskitler Demir çağının en önemli kültürlerinden biridir. Varlıkları hakkında bir çok bilgiye rağmen hala onlar hakkında bilinmyen bir çok şey vardır. Bu bilinmeyenler araştırmacıların dikkatini çekmekte ve farklı araştırmalarla bu gizemli insanları anlamaya çalışmaya devam edilmektedir.

Avrasya tarihinde önemli bir rol oynayan bu kültür, çağdaşlarıyla olan çatışmaları nedeniyle tarih ve popüler kültürde zamanla efsanevi bir statüye sahip olmuşlardır.
Dış kaynaklardan gelen kanıtlara rağmen, İskitlerin tarihi hakkında çok az şey bilinmektedir. Yazılı dil veya doğrudan kaynaklar olmadan, kullandıkları dil veya diller, nereden geldikleri ve böylesine geniş bir alana yayılan farklı kültürlerin gerçekte ne ölçüde birbirleriyle ilişkili oldukları belirsizliğini koruyor.

Science Advances’da yayınlanan bir makalede Almanya’daki İnsan Tarihi Enstitüsü Arkeogenetik Bölümü’nden bilim adamları tarafından yönetilen uluslararası bir genetikçiler, antropologlar ve arkeologlar ekibi tarafından yayınlanan yeni bir çalışma, İskitlerin tarihini . Orta Asya bozkırlarının İskit ve İskit dışı arkeolojik kültürlerini 111 antik genom ile aydınlatmaya yardımcı oluyor.

Bu çalışmanın sonuçları, önemli genetik değişikliklerin uzun süreli yerleşik Bronz Çağı gruplarının ortadan kalkması ve Demir Çağı’nda İskit göçebe kültürlerinin yükselişi ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bulgular, Geç Tunç Çağı çobanlarının nispeten homojen kökenine uygun olarak, MÖ 1. binyılın başında, bozkıra doğu, batı ve güneyden akarak yeni karışık gen havuzları oluşturduğunu gösteriyor.

Orta Asya Bozkırlarının çeşitli halkları

Araştırma daha da ileri giderek göçebe Demir Çağı grupları için en az iki ana kaynak belirledi. Doğudaki kaynak Altay Dağlarının nüfusundan gelebilir. Demir Çağı boyunca, Altay Dağları batıya ve güneye yayıldı ve hareket ettikçe birbirine karıştı.

Bu genetik sonuçlar, arkeolojik kayıtlarda bulunan zaman ve konumlarla örtüşüyor ve ilk İskit mezarlarının bulunduğu Altay bölgesinin popülasyonlarının genişlemesine işaret ediyor, Saka, Tasmola ve Pazyryk gibi farklı ünlü kültürleri birbirine bağladı.

Altın adam
Eleke Sazy nekropolünden ‘Altın Adam’ olarak bilinen seçkinlerin cenazesi. Fotoğraf: Zainolla Samashev

Şaşırtıcı bir şekilde, batı Urallarda bulunan gruplar, ikinci bir ayrı ama eşzamanlı kaynaktan geliyor. Doğu örneğinin aksine, erken Sauroman-Sarmatian kültürlerinin karakteristik özelliği olan bu Batı gen havuzu, Sarmat kültürlerinin Urallardan Pontus-Hazar bozkırlarına batıya doğru yayılması sayesinde büyük ölçüde tutarlı kaldı.

Yeni genetik değişimlerle bağlantılı İskit kültürlerinin düşüşü

Çalışma aynı zamanda yeni genetik yenilenmeyi ve karışık olayları ortaya çıkaran Demir Çağı’ndan sonraki geçiş dönemini de kapsıyor. Bu olaylar, MS 1. binyılın başında yoğunlaşırken, aynı zamanda orta otlaktaki İskit kültürleri azaldı ve sonra ortadan kayboldu.

Bu durumda, Uzak Doğu’dan Avrasya’nın yeni akını, makul bir şekilde, Xiongnu ve Xianbei konfederasyonları gibi erken yüzyıllarda doğu bozkırlarının göçebe imparatorluklarının genişlemesiyle ve muhtemelen İran kaynaklarından gelen güneyden Perslere bağlı medeniyetin genişlemesiyle bağlantılı olarak yapılan küçük akınlarla ilişkilidir.

Eski DNA’lar tek başına İskit halkının tarihi hakkında pek çok cevaplanmamış soruyu çözmese de, bu çalışma Avrasya nüfusunun zamanla ne kadar değiştiğini ve bütünleştiğini gösteriyor. Yapılacak olan yeni çalışmaların da ne kadar öenmli olduğunu gözler önüne sermektedir.

Kaynak: https://www.shh.mpg.de/1972917/krause-scythians

Banner
Benzer Yazılar

Tüm Neandertaller Erkek Değildi “Sheanderthal”

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Zamanın lahitinden çıkan ilk Neandertal yüzü bir kadına aitti. 1848 Cebelitarık’ta Forbes taş ocağında bulunmuştu. İlk tanınan Neandertal, Alfred Russel Wallace...

Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü “Ara Güler Fotoğraflarında Arkeoloji” sergisine ev sahipliği yapıyor

17 Nisan 2022

17 Nisan 2022

Duayen fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in 21’i Türkiye’den 1’i Moğolistan’dan olmak üzere toplam 22 arkeolojik alanda çektiği 132 fotoğrafının yer aldığı...

Arkeologlar, Carlisle kazılarında nadir görülen Tyrian moru buldu

5 Mayıs 2024

5 Mayıs 2024

2023’te arkeologlar, Carlisle Kriket Kulübü’nün arazisindeki bir Roma Hamamı’nda yapılan kazılar sırasında nadir görülen bir Tyrian moru yumrusu keşfettiler. Roma...

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ilk arkeolojik deney başladı

19 Ocak 2022

19 Ocak 2022

Uluslararası Uzay İstasyonu’nda arkeologlar Flinders Üniversitesi’nden Doçent Doktor Alice Gorman ve California’daki Chapman Üniversitesi’nden Doçent Doktor Justin Walsh uzayda ilk...

İskandinav Elitlerinin Tanrılara Kurban Olarak Verdikleri 7 Altın Kolye Bulundu

13 Mayıs 2021

13 Mayıs 2021

Norveç’in Østfold County Rade belediyesi yakınlarındaki bir tarlada 7 altın kolye bulundu. Araştırmacılar, bu kolyelerin 6. yüzyılda bir kurban eyleminin...

Mısır El-Ezher Üniversitesi Mumyaların Sergilenmesine Karşı Çıkıyor

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Mısır’ın önde gelen dini kurumlarından biri olan El-Ezher Üniversitesi’nin, eski Mısır mezarlarının kazılması ve mezarlarından çıkartılan mumyaların sergilenmesini yasaklaması protestolara...

Dinozorlar Zamanında Yaşayan Dev Fare

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Omurgalı Paleontoloji Dergisi’nde bugün yayınlanan yeni araştırma , bugün Afrika, Güney Amerika, Avustralya, Antarktika olarak tanınan güney süper kıta Gondwana’daki...

Adıyaman’ın Fazla Bilinmeyen Antik Kenti

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

Adıyaman deyince gözlerimizin önüne gelen eşsiz güzellikte ki Nemrut Dağı ve ünlü Komagene Krallığı olur. Adıyaman, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kadim...

Runik Yazıtlı Hz. İsa’nın Sözleri Olan Tahta Parçası Bulundu

30 Aralık 2021

30 Aralık 2021

Norveç’te arkeologlar Oslo’da Medieval Park’ta runik yazıtlı üzerinde Hz.İsa’nın sözleri olarak bilinen tahta parçası buldu. Buluntu yerinde ayrıca yine runik...

Antik Dünya’nın en büyük agorasına sahip İtalya’nın Selinunte kentinde yapılan kazılarda “Sonuçlar beklentilerin çok ötesine geçti”

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Yunan döneminin en önemli arkeolojik alanlarından biri olan İtalya’nın Selinunte Antik Kenti’nde, 33.000 metrekarelik alana sahip antik dünyanın en büyük...

Arkeologlar, Rusya’daki antik Phanagoria’da altıncı yüzyıl bakır stater oluşan bir hazine keşfettiler.

2 Ağustos 2021

2 Ağustos 2021

Arkeologlar, Karadeniz kıyısındaki Phanagoria’da Bakır stater olarak bilinen altıncı yüzyıla ait 80 madeni para keşfettiler. Keşif, Rus arkeologların yangının neden...

5000 Yıllık Bedeviler Mağarası Bakıma Muhtaç Durumda

23 Şubat 2021

23 Şubat 2021

El Halil kentinde bulunan Bedeviler mağarası Roma işgaline karşı direnen Filistinlilerin tarihinin bir tanığıdır. İşgal altında bulunan Batı Şeria’daki El...

Ragna, gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele de yardımcı olacak

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Avrupa’da 800 yıl önce yaşama veda etmiş Ragna, bizlere gelecekte yaşanabilecek hastalıklarla mücadele konusunda yardımcı olacak bilgiler veriyor. 2017’de uluslararası...

Akdeniz Tunç Çağı batığında 3600 yıllık kurşun ağırlıklar çıkarıldı

27 Kasım 2022

27 Kasım 2022

Dünyanın en eski batıklarından biri olan Antalya Kumluca açıklarındaki Tunç Çağı batığında su altı arkeolojik çalışmalar devam ediyor. MÖ 16....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]