2 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya çıkardı. Arkeologlar, daha önce tanımlanmış saray yapılarının altında, onlardan daha büyük ölçekli ve daha erken bir döneme tarihlenen yeni bir anıtsal mimari katmanla karşılaştı. Bulgular, Kültepe’de güçlü bir siyasal otoritenin Asur ticaret kolonilerinden çok daha önce şekillendiğini düşündürüyor.

Yaklaşık 77 yıldır aralıksız kazılan Kültepe, Anadolu’da yazının ilk kez kullanıldığı yer olarak biliniyor. Binlerce çivi yazılı tabletin ele geçtiği bu merkez, yalnızca ticaretin değil, erken idari ve hukuki düzenin de izlerini taşıyor. Yeni keşfedilen mimari katman ise, bu yazılı ve ekonomik sistemin ardında daha eski bir kurumsal gücün bulunduğunu ortaya koyuyor.

Kültepe neden kilit bir merkez?

Antik çağda Kaniš olarak bilinen Kültepe, Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda Mezopotamya ile Anadolu arasında kurulan ticaret ağlarının ana düğüm noktasıydı. Burada bulunan tabletler; sözleşmeler, borç kayıtları ve mektuplar aracılığıyla Anadolu’daki en erken yazılı yaşam pratiklerini belgeledi. Bu nedenle Kültepe, yalnızca arkeolojik değil, tarihsel ve kültürel açıdan da benzersiz bir konuma sahip.

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi
Fotoğraf: İHA

Kazılarda şimdi ortaya çıkan yeni yapı katmanı, bu yazılı belgelerden bilinen dönemin öncesine işaret etmesi bakımından özel bir önem taşıyor.

Bilinen sarayların altında daha büyük bir mimari

Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, alt seviyelerde açığa çıkarılan yapıların ölçüsüne dikkat çekti.
“Alt tabakalarda ortaya çıkan yapılar, üstteki saraylardan daha büyük. Dört metreye kadar ulaşan kalın duvarlara sahip binalarla karşılaştık,” diyen Kulakoğlu, bunun sıradan bir yerleşim mimarisi olmadığını vurguladı.

Kültepe’de bugüne kadar, Asurlu tüccarlar dönemine tarihlenen üç büyük saray yapısı biliniyordu. Bunların en görkemlisi olan Warşama Sarayı, yaklaşık 100 × 110 metrelik boyutlarıyla uzun süredir Anadolu’nun en büyük erken dönem yapılarından biri olarak kabul ediliyordu. Yeni keşif ise bu sarayların altında, daha erken bir mimari organizasyonun varlığını ortaya koydu.

Asur ticaretinden önce şekillenen bir güç

Prof. Dr. Kulakoğlu’na göre bu yapılar, Kültepe’ye Asurlu tüccarların gelişinden yaklaşık 500 yıl öncesine tarihlenen güçlü bir yerel otoritenin varlığına işaret ediyor.
“Bu mekânların idari ya da dini amaçlarla kullanılmış olması kuvvetle muhtemel,” diyen Kulakoğlu, mimarinin anıtsallığının kurumsallaşmış bir gücü yansıttığını belirtti.

Fotoğraf: İHA

Yazılı belgeler, Kültepe’deki sarayların ticaretle doğrudan ilişkili olduğunu da ortaya koyuyor. Saraylar yalnızca yönetim merkezleri değil; malların depolandığı, ticari faaliyetlerin düzenlendiği ve ekonomik ilişkilerin denetlendiği alanlar olarak işlev görüyordu. Yeni bulunan alt yapı, bu sistemin köklerinin daha erken bir döneme uzandığını gösteriyor.

Şimdilik yalnızca bir bölüm gün yüzüne çıktı

Kazı ekibi, keşfin önemine rağmen temkinli bir yaklaşım sergiliyor. Şu ana kadar yapının yalnızca sınırlı bir bölümü açığa çıkarılabildi.
“Kazı alanı oldukça geniş, ancak şu an için çok büyük bir yapının yalnızca köşesine ulaşabildik,” diyen Kulakoğlu, ilerleyen kazı sezonlarında daha net sonuçlara ulaşılacağını ifade etti.

Sarayın altından çıkan bu yeni saray, Kültepe’yi yalnızca Anadolu’nun en eski yazılı belgelerinin bulunduğu yer olarak değil, aynı zamanda Asur ticaret ağlarından önce de güçlü bir merkez olarak değerlendirmeyi gerektiriyor. Keşif, Anadolu’da erken dönem siyasal örgütlenme ve anıtsal mimari üzerine yeni tartışmaların önünü açtı.

Banner
Benzer Yazılar

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Assos kazılarında 1300 yıllık bebek ayak izi

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

1300 yıl önce bir bebek ekmek pişirme fırını yapmak için hazırlanan pişmiş tuğlalara bastı. Bebek yeni yürüme döneminde olmalı ki...

Şanlıurfa Müzesi selden etkilendi mi?

16 Mart 2023

16 Mart 2023

Şanlıurfa’da sağanak yağış sel felaketine yol açtı. Kentin birçok semtinde görülen sel sularında 9 kişi yaşamını yitirdi. Birçok ev ve...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

11 Aralık 2024

11 Aralık 2024

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu....

Batı Norveç’te 4000 yıllık bir taş kutu mezarın heyecan verici keşfi

11 Kasım 2023

11 Kasım 2023

Arkeologlar, Batı Norveç’te son derece önemli 4.000 yıllık bir taş kutu mezarın ortaya çıkarıldığını ve bunu son 100 yılda Norveç’teki...

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürü eserleri bulundu

17 Ekim 2022

17 Ekim 2022

Anadolu arkeolojisi tarihinde ilk defa Med kültürüne ait eserler ortaya çıkarıldı. Oluz höyük kazı başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, “Bu...

Köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği mermer blok bulundu

6 Ağustos 2022

6 Ağustos 2022

Düzce Belediyesi’nin destekleri ile devam eden Prusias ad Hypium Antik Kenti kazı çalışmalarında, köpekleri tarafından öldürülen Akteon’un mitolojik hikâyesinin resmedildiği...

İskandinav tanrısı Odin’e atıfta bulunan bilinen en eski yazıt

8 Mart 2023

8 Mart 2023

Bilim insanları, 2020 yılında iki amatör arkeolog tarafından bulunan Vindelev hazinesinde ortaya çıkarılan altın bir diskin parçası üzerinde İskandinav tanrısı...

İran’ın batısındaki Anahita Tapınağı Restore Ediliyor

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İran’ın batısındaki Kangavar şehrinde bulunan antik Anahita tapınağının restorasyon projesine başlandı. Anahita Tapınağı, Kermanşah ili, Kangavar Şehri’nin ortasında, Hamedan’dan Kirmanşah’a giden...

DNA analizi, Tayland’daki Demir Çağı Kütük Tabut kültürünün gizemlerini aydınlatıyor

10 Şubat 2024

10 Şubat 2024

Pang Mapha’nın Kuzeybatı Tayland dağlık bölgesi, inanılmaz derecede tuhaf tarih öncesi insan mezarları içeren düzinelerce mağara ile tanınır. Bölge, Demir...

Esatlı Kaya Yazıtları, Türk Göçlerinin Anadolu’ya Bilinenlerden Daha Önce Gerçekleştiğini Ortaya Koyabilir

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Türk kavimleri, Orta Asya olarak bilinen topraklardan batıya doğru bir göç dalgası başlattı. Batıya doğru iki büyük koldan göç eden...

1100 yıl önce Konstantinopolis’i kuşatan Bulgar askerlerine ait amulet bulundu

1 Nisan 2023

1 Nisan 2023

Bulgaristan’da Büyük Çar Simeon zamanından kalma Kiril dilinde bir yazıt taşıyan kurşun plakalı bir amulet keşfedildi. Amulet, Bulgaristan’ın güneyindeki Ivaylovgrad...

Çivril’deki 1000 yıllık balballar, Türk medeniyetinin ve inanç sisteminin izlerini taşıyor

1 Nisan 2024

1 Nisan 2024

Denizli’nin Çivril ilçesindeki Özdemirci Mezarlığı’ndaki balballar, tarih meraklılarının ve arkeologların ilgisini çekmeye devam ediyor. Yaklaşık 1000 yıllık bir geçmişe sahip...

Münih’te 2.300 Yıllık İlk Antik Kelt Köyü ve Roma Yerleşimi Keşfedildi

22 Ekim 2023

22 Ekim 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Münih kentinde eski bir Kelt köyü ve daha küçük bir Roma yerleşiminin kanıtlarını keşfettiler. Münih’in kuzey banliyölerindeki bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]