2 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Akdeniz Tunç Çağı batığında 3600 yıllık kurşun ağırlıklar çıkarıldı

Dünyanın en eski batıklarından biri olan Antalya Kumluca açıklarındaki Tunç Çağı batığında su altı arkeolojik çalışmalar devam ediyor.

MÖ 16. yüzyıla tarihlenen Tunç Çağı batığında sürdürülen su altı arkeoloji kazı çalışmalarında 22 ve 44 gr ağırlığında 2 adet kurşun ağırlık çıkarıldı.

3600 yıl önce ticari hayatta kullanılan kurşun ağırlıklar hakkında kazı başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz, “Bugüne kadar tespit ettiğimiz yaklaşık 350 batık arasında hiç görmediğimiz kurşun ağırlıkları bulduk” dedi

Tunç Çağı batığı Doğu Akdeniz ticareti hakkında bilgi veriyor

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Sualtı Kültür Varlıkları Koruma ve Onarım Bölüm Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz, 3 bin 500- 3 bin 600 yaşlarında olan batığın muhtemelen Girit’e gitmekte iken fırtınadan kaçamayarak batan bir gemiye ait olduğunu söyledi.

Akdeniz Tunç Çağı batığı

Geminin muhtemelen Kıbrıs’taki bakır madenlerinden toplanan bakır külçelerle batıya doğru hareket ettiğini ifade eden Doç. Dr. Öniz, “Bu bakır külçelerin önemli bir özelliği var. O günlerde bölgeye egemen olan güç Mısırlılarsa bölgedeki devletler, örneğin Kıbrıs ya da Minos sarayları ya da Asurlular vergilerini Mısırlılara bu bakır külçelerle ödüyorlar” dedi.

Batıkta bakır külçelerin (ingot) o döneme ait her formuna rastladıklarını kaydeden Doç. Dr. Hakan Öniz, “Böylelikle biz, Doğu Akdeniz ticaretinin M.Ö. 16. yüzyılda nasıl yapıldığıyla ilgili ipuçlarına da ulaşmış olduk” diye konuştu. Doç. Dr. Öniz, 1999 yılından bugüne kadar gerçekleştirdikleri su altı arkeolojik kazı çalışmalarında Antalya ve Mersin illeri sınırları içinde yaklaşık 350 batık tespit ettiklerini söyledi.

Akdeniz Tunç Çağı batığı su altı arkeoloji çalışmaları

İlk tespiti 2018 yılında yapılan ve 2022 yılında da su altı arkeolojik kazıları devam eden Tunç Çağı batığında bir buluntunun kendilerini çok sevindirdiğini ve şaşırttığını ifade eden Doç. Dr. Öniz, “Bugüne kadar tespit ettiğimiz yaklaşık 350 batık arasında hiç görmediğimiz kurşun ağırlıkları bulduk” dedi.

Biri 22 gram, diğeri 44 gram olan kurşun ağırlıkların batan gemide muhtemelen Suriyeli bir tüccarın bulunduğuna da işaret ettiğini belirten Doç. Dr. Öniz, “Muhtemelen tüccarlar her yere kendi ağırlıklarıyla birlikte gidiyorlar. Dolayısıyla bu gemideki tüccarın 22 gram ve 44 gram kurşun ağırlıklarla seyahat ediyor. Bu ağırlıkların sahibi olan tüccar, muhtemelen Kıbrıs’taki değişik bakır madenlerine gidip örneğin 10 külçe bir madenden, 20 külçe bir başka madenden bakırları toplayıp gemiye yüklemiş. Buradan anladığımız, iş sadece deniz ticareti değil, tüccarın madenleri tek tek dolaşıp onları satın alıp, belki de kendi ağırlık birimlerini de başka bir şeyi ölçmek için kullanmış olması.”

Kaynak Selma Kunar/DHA

Banner
Benzer Yazılar

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Arkeologlar, gizliliği kaldırılmış casus uydu görüntülerini kullanarak ünlü bir erken İslam savaşının yerini belirlediler

15 Kasım 2024

15 Kasım 2024

Durham Üniversitesi ve El-Kadisiye Üniversitesi’nden arkeologlar, ABD casus uydularından gelen gizliliği kaldırılmış görüntülerle tarihi kayıtları karşılaştırarak, Irak topraklarında gerçekleşen tarihi...

Musul’da Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Iraklı arkeologlar tarafından Musul’da Maşki Kapısı’nda başlatılan kazı çalışmalarında Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı. Oymalar, M.Ö. 705’ten...

Arkeologlar, 1386 yıl önce aynı adı taşıyan ünlü savaşa tanık olan Jalula antik kentinin izlerini keşfetti

2 Aralık 2023

2 Aralık 2023

Irak Devlet Eski Eserler ve Miras Kurulu (SBAH), Jalula antik kentinin sınırlarının ve çeşitli yapılarının keşfedildiğini duyurdu. Irak Devlet Eski...

İtalya’da Camorra’dan Alınan Arazide Roma Villası Keşfedildi: Cicero’nun Damadı Dolabella’ya Ait Olabilir

4 Nisan 2026

4 Nisan 2026

İtalya’nın güney kıyılarında, bir zamanlar mafyanın kontrolünde olan bir arazi, beklenmedik bir keşfe sahne oldu. Yıllarca kapalı kalan Villa Ferretti...

Shakespeare’in Evinde Günlük Yaşamdan Kalıntılar Sanal Sergide Görülebilecek

15 Aralık 2020

15 Aralık 2020

Shakespeare Birthplace Trust vakfı ile işbirliği içinde Staffordshire Üniversitesi Arkeoloji Merkezi tarafından küratörlüğünü yapılan eserler Shakespeare Searching Bard’ın aile evi New...

İngiltere’de Roma ‘ritüel merkezi’ keşfedildi

13 Ocak 2023

13 Ocak 2023

Arkeologlar, İngiltere yakınlarında devam eden Northampton kazıları sırasında bir Roma ritüel merkezi keşfettiler. Ritüel merkezi, Northampton yakınlarındaki Overstone’daki Londra Arkeoloji...

Fethiye Kaymakamı Alper Balcı,”7 yıldan bu yana kapalı olan Telmessos Antik Tiyatrosu’nu açmakta kararlıyız”

16 Ağustos 2022

16 Ağustos 2022

Muğla’nın Fethiye ilçesinde Likya döneminde M.Ö. 2. yüzyılda kurulduğu tahmin edilen Telmessos Antik Kenti’nin Antik Tiyatrosu 7 yıl aradan sonra...

Suudi Arabistan çölünde gizemli ve gerçek boyutlu deve oymaları bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Arkeologlar, Suudi Arabistan’ın Nafud çölünün güney sınırına yakın bir kayanın üzerinde gerçek boyutlu deve oymaları buldular. Kuzey Arabistan’ın Neolitik dönemi,...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

London Bridge yakınlarında nadir bir Roma mozaiği keşfedildi

22 Şubat 2022

22 Şubat 2022

Londra Arkeoloji Müzesi’nden bir arkeolog ekibi, Southwark’taki London Bridge yakınlarında ki bir alanda bir odayı süslemiş olabilecek iyi korunmuş nadir...

Troya Müzesi’nin Dijital Dergisi “Troy Museum Journal” Birinci Yaşını Kutluyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Türkiye’nin ilk müze dergisi olma özelliğini taşıyan “Troy Museum Journal“, yayın hayatındaki birinci yılını tamamladı. Başarılı çalışmalarıyla adından sıkça söz...

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir

7 Eylül 2022

7 Eylül 2022

Yeni bir araştırmanın sonucuna göre; Endonezya’da bir mağarada bulunan 31.000 yıllık iskelet amputasyonun bilinen en eski kanıtı olabilir. Genç yetişkine...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]