13 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Afrika’nın Unutulmuş Krallığı “Kush”

Sudan’da kurulmuş olan en eski krallıklardan biridir. Bu krallık 5000 yıl önce muhteşem bir krallık kurmuş ve nedense akabinde unutulmuştur. Bu krallığı ananların ise sanki Mısır ülkesinin bir parçası gibi bahsetmesi oldukça şaşırtıcıdır. Peki bu ülke neden tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya bırakılmıştır?

Sudan’ın başkenti olan Hartum’dan kuzeye doğru gidildiğinde Kush krallığının başkenti olan Meroe’ye ulaşılır. Meroe antik kentini bir yol ortadan ikiye ayırmaktadır. Doğuda Kraliyet mezarları batıda ise saray ve bir tapınağın kalıntıları bulunmaktadır.

14. yüzyıla ait Soleb Tapınağı, Mısır’ın saltanatının eski Nubia’yı kapsadığı bir dönemde Mısır firavunu III.Amenhotep tarafından inşa edilmiştir.

Bu ülke tarihte farklı isimlerle anılmaktaydı. Ta-Seti ya da Yay Ülkesi, bu isim ülke sakinlerinin uzman okçular olması sebebiyle bu şekilde adlandırıldı. Ta-Nehesi veya Bakır Ülkesi, Yunanca’dan Etiyopya veya Yanık Yüzler Ülkesi, Nubia ise muhtemelen bol miktarda bulunan altın için eski bir Mısır kelimesinden türetilmiştir.

Yaklaşık MÖ 2500 ile MS 300 arasında bölgeye hakim olan krallıktır Kush! Bazı dini geleneklerde Kush, Ham’ın oğlu ve soyundan gelenleri kuzeydoğu Afrika’da yaşayan Nuh’un torunu olan İncil’deki Cush ile bağlantılı olduğunu söyler.

Nedense Avrupalı ve Amerikalı arkeologlar yıllarca bu krallığı kendi önyargılarıyla değerlendirmişlerdir.  20. yüzyılın başlarında, Harvardlı bir Mısır bilimci olan George Reisner, Nubia yerleşim yeri olan Kerma’nın kalıntılarını gördükten sonra, burayı bir Mısır karakolu ilan etmiştir. Bununla da kalmayıp Boston Güzel Sanatlar Müzesi için Ekim 1918’de yayınlanan bir bültende, “Yerli zenci ırkı, ne ticaretin ne de anılmaya değer bir endüstriyi asla geliştirmemişti ve kültürel konumlarını Mısırlı göçmenlere ve ithal Mısır medeniyetine borçluydu” diye yazdı.

20 yy ortalarına kadar süren arkeolojik kazılar neticesinde Kerma’nın MÖ. 3000 lere kadar giden bir geçmişi olduğu kanıtlandı. Kerma güçlü ve en önemlisi yerli bir krallığın başkentiydi.

Mısır’a dahil olmak bir kenara Mısır’ın en büyük rakibi oldu ve zaman zaman onun önüne bile geçti.

Kush Krallığı harita. Kaynak

İlk Kush krallığı doğuya Kızıldeniz boyunca, Mısır ve antik Punt gibi komşu devletlerle fildişi, altın, bronz, abanoz ve kölelerle ticaret yaptı ve mavi sırlı çanak çömlek ve ince cilalı lale şeklindeki kırmızı- kahverengi seramikleriyle ünlendi.

İsviçreli arkeolog Charles Bonnet 1970 lerden itibaren bölgede bir çok çalışma yaptı. Kush krallığının ve başkent Kerma’nın eski tarihini yeniden yazacak olan keşifler yaptı. Dukki Gel olarak bilinen ve MÖ 2. binyıldan kalma bir Kushite metropolünü belirledi ve kazdı.

Kerma antik şehri. SUDAN

MÖ 1500 civarında, Mısır’ın firavunları Nil boyunca güneye yürüdüler ve Kerma’yı fethettikten sonra kaleler ve tapınaklar kurarak Mısır kültürünü ve dinini Nubia’ya taşıdılar. Mısırlılar, Jebel Barkal’da kutsal bir tapınak inşa ettiler. Eski Mısırlıların Yaratılışın kaynağı olduğuna inandıkları, gün batımını ölümle ilişkilendiren bir tapınaktı.

Mısır yönetimi MÖ 11. yüzyıla kadar Kush’ta hüküm sürdü. Mısır çekilirken Kushite krallarının yeni bir hanedanı, Kerma’nın 120 mil güneydoğusundaki Napata şehrinde yükselişe geçmişti. Napata’nın üçüncü kralı olan ve Sudan’da daha çok Piankhi olarak bilinen Piye, atlılardan, yetenekli okçulardan ve Nil’in kuzeye yelken açan deniz kuvvetlerinden oluşan bir orduyla kuzeye yürüdü. Mısır prenslerinden oluşan bir koalisyonu mağlup eden Piye, kralları genellikle Kara Firavunlar olarak bilinen Mısır’ın 25. Hanedanlığını kurdu.

Kara Firavunlar Dönemi

Piye, zaferini bugün Kahire’deki Mısır Müzesi’nde korunan koyu gri granit bir stel üzerinde Orta Mısır hiyeroglifleriyle yazılmış 159 satırlık bir yazıta kaydetti. Daha sonra yeni genişleyen krallığını yönetmek için Napata’ya döndü.

Piye’nin oğullarından biri olan ve Sudan’da Tirhaka olarak bilinen Taharqa’dan İbranice İncil’de Kudüs Kralı Hizkiya’nın müttefiki olarak bahsedilmiştir. Kraliyet mezarlığını 14 mil ötedeki Nuri’ye taşıdı ve kendisi için Kushite krallarını onurlandırmak için dikilenlerin en büyüğü olan bir piramit yaptırdı. Arkeologlar hala neden kraliyet mezarlığını taşıdığını tartışıyorlar.

El Kurru’da bulunan Kral Tantamani’nin mezarı

Kara Firavunların Mısır hakimiyeti yaklaşık bir asır sürdü, ancak Taharqa Mısır’ın kontrolünü Asurlular işgaliyle  kaybetti. MÖ altıncı yüzyıldan başlayarak, Napata Mısırlılar, Persler ve Romalılar tarafından tehdit edildiğinde, Kush kralları başkentlerini güneye Meroe’ye taşıdılar. Demir ve diğer değerli metaller açısından zengin bölgede birçok önemli ticaret yolunun kesişme noktasında bulunan bu şehir, Afrika ile Akdeniz arasında bir köprü haline geldi ve zenginleşti.

Krallık dışarıdan Mısır etkileri, Greko-Romen etkileri, ama aynı zamanda Afrika’dan da etkiler aldı.

Münih’teki Mısır Devlet Müzesi’nden Arnulf Schlüter, “bu etkiler ile birlikte kendi fikirlerini, kendi mimari ve sanatlarını oluşturduklarını” söyledi.

Meroe piramitleri

2011 yılında Unesco Dünya Mirası alanı olarak adlandırılan Meroe’deki piramitler, şüphesiz buradaki en çarpıcı özellik. Mısır’daki piramitler kadar eski veya büyük olmasalar da, daha dik olmaları bakımından benzersizdirler ve hepsi kraliyet ailelerine adanmamışlardır; soylular (en azından bunu karşılayabilenler) piramitlere gömülmeye başlanmıştır. Bugün birçok Sudanlı, ülkedeki ayakta duran antik piramitlerin sayısının (200’den fazla) Mısır’dakilerden fazla olduğunu biliyor.

Kush’u yaklaşık MÖ 40’tan MÖ 10’a kadar yöneten bir savaşçı-kraliçe olan Amanirenas’dı.Yunan coğrafyacı Strabon onu “erkeksi ve tek gözü kör bir kadın” olarak tanımlar.

Diğer bir ünlü kraliçesi ise Naga kasabasında, başka bir kandake M.Ö. 1’den MS 25’e kadar hüküm süren Amanitore, yerli aslan tanrısı Apedemak’a adanmış bir tapınağın giriş kapısı duvarında eş vekili Kral Natakamani’nin yanında tasvir edilmiştir.

Kraliçe Amanitore

Pek çok bilim adamı Amanitore’nin halefi Amantitere’nin Yeni Ahit’te “Etiyopyalıların kraliçesi Candace” (Saba melikesi Belkıs) olarak anılan  ibadet için Kudüs’e giden Kushite kraliçesi olduğuna da inanılmaktadır.

MS. dördüncü yüzyılda, Kush’un gücü azalmaya başladı. Tarihçiler, bunu iklim değişikliğinden kaynaklanan kuraklık ve kıtlığın, doğuda rakip bir medeniyet olan Aksum’un yükselişi dahil olmak üzere bunun için farklı yorumlarda bulunuyorlar.

Yıllarca, Kush’un tarihi ve dünya medeniyetine katkıları büyük ölçüde göz ardı edildi. Erken Avrupalı ​​arkeologlar, burayı Mısır’ın bir yansımasından daha fazlası olarak göremediler.

Sudan’daki siyasi istikrarsızlık, ihmal ve az gelişmişlik, ülkenin eski tarihi hakkında yeterli araştırmayı engelledi.

Yine de Kush’un mirası, kendine özgü kültürel başarıları ve medeniyeti nedeniyle önemlidir: kendi dili ve yazısı vardı; ticarete ve vasıflı çalışmaya dayalı bir ekonomi; okçulukta iyi bilinen bir uzmanlık, sığır yetiştirmeye izin veren bir tarım modeli; süt, darı ve hurma gibi yerel çevreyi yansıtan yiyecekler içeren özgün bir mutfak. Eşsiz şehir planlaması ve güçlü kadın asilleriyle Mısır, Levant ve Mezopotamya’daki komşularından farklı olarak örgütlenmiş bir toplumdu.

Kaynak: Török, László. The Kingdom of Kush: History and Civilization (İngilizce). Brill. s. 49. ISBN 978-9004104488.

  • Kerma – İsviçre’nin Sudan’da yürüttüğü arkeolojik çalışmanın resmi internet sitesi
Banner
Related Articles

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

İsrailli arkeologlar, Hz. İsa’nın sembolü “iyi çoban” yüzüğü buldular

24 Aralık 2021

24 Aralık 2021

İsrail Eski Eserler Kurumu (IAA) Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrailli arkeologların Caesarea kıyılarında deniz tabanındaki iki geminin enkazları arasında antik...

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

22 Eylül 2022

22 Eylül 2022

Van Gölü’nde suların geri çekilmesi Urartu dönemi ana kayaya oyulmuş basamaklı limanı gün yüzüne çıkardı. Aşırı buharlaşma ve yağışların azalması...

Arkeolog, İrlanda’daki kısmen batık bir yapının tarih öncesi bir mezar olduğunu söylüyor

25 Ekim 2022

25 Ekim 2022

Yeni araştırmalar, yıllar önce Güney İrlanda’daki küçük Rostellan köyünün kuzeyinde, Rostellan Ormanı’ndaki Cork Limanı’nın doğu kıyısında bulunan yapının tarih öncesi...

Geç Hitit döneminden kalma Gerger Kalesi restore ediliyor

6 Haziran 2022

6 Haziran 2022

Geç Hitit beylikler döneminden kaldığı tespit edilen 2200 yıllık Gerger Kalesi, restorasyon ön fizibilite çalışması başlatıldı. Gerger Kalesi, bazı kaynaklara...

İskandinavya’nın Trøndelag’daki en eski gemi mezarı “Tarihi Yeniden Yazıyor”

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Norveç’in Trøndelag ilçesindeki bir belediye olan Leka’da arkeologlar, İskandinavya’nın MS 700 yıllarına kadar uzanan en eski gemi mezarını ortaya çıkardılar....

3500 yıl öncesinden gelen iyi dilek

28 Nisan 2023

28 Nisan 2023

Eskiden sevdiklerimize yazdığımız mektupları “Seni Allah’a emanet ediyorum. Sağlıklı, huzurlu, mutluluk dolu uzun ömürler dilerim. Hayat boyu sağlık, huzur ve...

Tüm Neandertaller Erkek Değildi “Sheanderthal”

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Zamanın lahitinden çıkan ilk Neandertal yüzü bir kadına aitti. 1848 Cebelitarık’ta Forbes taş ocağında bulunmuştu. İlk tanınan Neandertal, Alfred Russel Wallace...

Roma Nasıl Düştü?

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

Kavimler göçünün başladığı sırada Roma İmparatorluğu dini mücadeleler, bitmek bilmeyen iç ayaklanmalar ve Sasani devletiyle savaşlarla mücadele etmekteydi. Halk bütün...

Arkeologlar, Nimrud’daki Asur Ninurta Tapınağı’nın içinde dikkat çekici şekilde korunmuş tapınaklar keşfettiler

1 Ocak 2025

1 Ocak 2025

Penn Müzesi’nin Iraklı arkeologlarla işbirliği yaparak yürüttüğü Nimrud’daki son arkeolojik çalışma, Irak’ın kuzeyindeki Nimrud antik kentinde yaklaşık 2.600 yıl önce...

İngiltere’de Roma ‘ritüel merkezi’ keşfedildi

13 Ocak 2023

13 Ocak 2023

Arkeologlar, İngiltere yakınlarında devam eden Northampton kazıları sırasında bir Roma ritüel merkezi keşfettiler. Ritüel merkezi, Northampton yakınlarındaki Overstone’daki Londra Arkeoloji...

Minos Yazısı Linear A’nın Çözülmesi Yönünde Büyük Adım

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

Avrupa’nın ilk büyük medeniyetinin kurucusunun esrarengiz Minoslular olduğuna inanılmaktadır. Minos, Yunanistan’a bağlı Girit Adası‘nda görülen (M. Ö. 3500 yıllarında) tunç...

Urartu Kralı Argişti’nin bronz kalkanı bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı

30 Ocak 2023

30 Ocak 2023

Urartu Kralı Argişti’ye ait bronz kalkanın üzerinde yer alan yazıt bilinmeyen bir ülkenin adını ortaya çıkardı. Rezan Has Müzesi tarafından...

Irak’ın Batı Çölü’nde 1,5 Milyon Yıllık El Baltaları ve Yedi Paleolitik Alan Keşfedildi

30 Ocak 2025

30 Ocak 2025

Free University of Brussels (Brüksel Özgür Üniversitesi) arkeologları, Irak’ın Batı Çölü’nde 10×20 kilometrelik bir alanda 1,5 milyon yıl öncesine tarihlenen...

İzmir’de 1500 Yıllık Mozaik Kaçak Kazı Yapanların Elinden Kurtarıldı

3 Nisan 2021

3 Nisan 2021

Neredeyse her gün kaçak kazı yapıldığına dair haberleri bültenlerde okuyoruz. Kaçak kazı haberlerini okuyunca duyunca mutlaka üzülüyoruz. Ama, kimi haberlerde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]