20 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri Tunç Çağı Dönemi göçerleri hakkında bilgi veriyor

Kaya resimleri bizlere dönemin göçer topluluklarının sosyo-kültürel yapısı, dini inanç ve ritüelleri, düşün dünyası ve içinde bulunduğu doğası hakkında eşsiz bilgiler sunan maddi kültür varlıklarıdır.

Özellikle yazının bulunmadığı zaman diliminde iletişim aracı olarak değerlendirilen göçer toplulukların yaptığı kaya resimleri, Anadolu coğrafyasında Doğu Karadeniz Bölgesi, Doğu Anadolu’nun Erzurum-Kars-Ardahan Platosu ve Hakkâri-Van Bölgesi’nde görülür.

Artvin Demirkapı/Arılı kaya resimleri göçer toplulukların yaşantısına dair bilgiler veriyor

Artvin ili, Arhavi ilçesinin 20 km, Arılı Yaylası’nın 6,5 km güneybatısında, denizden 2200 m yükseklikte, Namazgâh adı verilen kayalık bir alanda bulunan Demirkapı/Arılı kaya resimleri üzerine çalışma yapan Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oktay Özgül, “Artvin İli ve İlçeleri Yüzey Araştırmaları” kapsamında yaptıkları çalışmalarda, 11 adet kaya üzerinde 56 adet çeşitli konuları içeren resim tespit ettiklerini, fotoğraflama ve çizim çalışmalarının yaptıklarını söyledi.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimlerinin bulunduğu bölge
Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri’nin bulunduğu bölge

Oktay Özgül, Belleten Dergisi’nin Aralık 2021 sayısında kaleme aldığı makalesinde kaya resimlerinin, dağ keçisi motif, hareket halinde yapılmış abartılı boynuzlu geyikler, av ve tuzak sahneleri, güneş kursu ve süvarilerden oluşan çeşitli kompozisyonların yer aldığını; ayrıca örneğine daha önce Anadolu’da rastlanılmayan özenle çizilmiş olan balık resimleri de ayrı bir yer tuttuğunu işaret etti.

Özgül, “Kaya resimlerinin, ritüel alanı özelliği gösteren semboller içerdiği gibi; pastoral hayatın günlük akışını tasvir eden resimlerin yer aldığı bir çeşit göçer bir yurt/oba yaşantısını yansıtan temaları da içerdiğini” belirterek iki kültürün hem deniz hem de yüksek yayla kültürüne dair izler taşıdığını dile getirdi.

Özgül, “Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri” makalesinde şu bilgilere yer veriyor.

Kaya resimlerinde Sibirya Şamanizmi’ne ait inanışların tasvir edilmesi şaşırtıcı bir durum

“Hayvancılık ile balıkçılığı bir arada yürüten bu insanların, kayıkları/sandalları ritüellerinin bir parçası olarak görmeleri, kaya resim alanını daha da mistik bir hale getirir. Deniz kültürünü yansıtan sandal, balık ve avlanmış balık sahneleri, daha önce yakın çevre ve diğer bölgelerde hiç rastlanmayan tasvirler olarak karşımıza çıkar.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri

Özellikle sandalların/kayıkların insanları veya ölen diğer canlıları başka dünyalara ruhlarını taşıması gibi, kökleri Sibirya Şamanizmi’ne dayanan inanışların tasvir edilmesi bizleri şaşırtmıştır. Bununla birlikte dağ keçisi ve tanımlanamayan başka bir hayvan üzerinde ellerini açmış dünyalar arası yolculuk yapan insanların/şamanların tasviri de çok ilginçtir. Yine farklı olarak I numaralı panoda ilkel bir formda çizilmiş çadır resmi de oba yaşantısının önemli bir parçasını açıkça gösteren öge olarak karşımıza çıkar. Buna ilaveten XII No.lu kayadaki av sahnesi, avcı-toplayıcı yaşamın temel bir özelliğini yansıtır. Bu tür sahnelerin benzer örneklerine yakın bölgedeki Kars Digor/Dolaylı kaya resimlerinde rastlanır.”

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri çizimi

Kaya resimleri Tunç Çağı kültür birliğine işaret ediyor

Doğu Anadolu kaya resimlerinde sıkça kullanılan vurma-oyma-çizgi tekniğinin yanı sıra burada farklı olarak, gagalama (pecked) yönteminin kullanılmış olmasına dikkat çeken Özgül, bir başka önemli verinin Erzurum-Hakkâri dağlık bölgesinin benzer kaya resim örneklerinin yanı sıra; benzer taş heykellerini de barındırması ve bu özelliklerin, iki bölgenin Tunç Çağı’ndaki kültür birliğine işaret etmesi olduğunu belirtiyor.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri

Özgül, “Kaya resimlerinin tarihlendirmesinde güçlükler yaşanıyor. Yakın çevrede herhangi bir kurgan, nekropol, yerleşim yeri kalıntısı bulunmaması, resimlerin hangi zamanda yapıldığına dair bilgiye ulaşılmıyor. Ancak, kaya resimlerindeki hayvan tasvirlerinin biçimsel özellikleri, yapım tekniklerinin analoji yolu ile çevre coğrafyalarla mukayesesi, bize bu konuda belli ölçülerde fikirler vermiştir. Buradan yola çıkarak Demirkapı/Arılıkaya resimlerinin Erken Tunç Çağ’ı ve Orta Tunç Çağı’nda yapıldıklarını söyleyebiliriz” diyor.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimlerinde balık figürü

Tunç Çağı insanı bölgeyi neden seçmiş olabilir?

Bölgenin insan grupları tarafından neden seçilmiş olabileceğine dair iki görüş ortaya atan Doç. Dr. Oktay Özgül, bunlardan birincisinin bölgenin ritüel alanı olmasının yüksek bir ihtimal olduğunu çünkü; resimlerde Şamanizm öğelerini içeren tasvirlerin yer aldığını Orta Tunç Çağı’ndan itibaren bozkır kavimleri arasında yaygınlaşan ve bir inanç kültürü olarak karşımıza çıkan bu tür tören sahneleri, Saymalıtaş-Tamgalısay vb. açık hava tapınaklarında çok açık bir şekilde karşımıza çıktığını belirtiyor. Buna benzer ritüel sahnelerinin ayrıca Kars/Digor Dolaylı kaya resimlerinde de göze çarptığını da söylüyor.

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimlerinde yaşam

İkinci bir görüş ise; konar-göçer yaşam süren toplulukların yaylağı gibi düşünülebileceğidir. Bu görüş içinde Özgül şunları söylüyor; “Bilindiği gibi bozkır toplulukları tarih boyunca yazın yüksek yerlere, kışın ise daha alçak yerlere göçüyorlardı. Burada buna benzer bir hayatın varlığını petrogliferdeki birbirinden bağımsız resimlerden anlayabiliriz. Kaya resimlerindeki av sahneleri, çadır, ateş, ocak, vahşi hayvan vb. tasvirler, yaylak hayatından sahneler olarak karşımıza çıkar. Bütün kayalık alan tarandığı zaman daha başka resimlerin de olduğunu düşünüyoruz. Yeni bulunacak kaya resimlerinde yaylak hayatı hakkında daha detaylı bilgi veren eğlence, oyun, savaş vb. hareketli kompozisyonları da bulabilmemiz mümkündür.”

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimlerinde dev örümcek çizimi

Artvin Arılı (Demirkapı) Yaylası Kaya Resimleri Tunç Çağı döneminde bölgede görülen ve günümüzde nesli tükenen hayvan faunası hakkında da bilgi sunduğuna işaret eden Özgül, “Kaya resimleri, bize bölgedeki hayvan faunası hakkında da bilgiler verir. Resimlerde yer alan ve tarafımızdan bizon olarak yorumlanan bir figürün muhtemelen Kafkas bizonu olduğunu ve neslinin tükenmiş olduğunu ifade edebiliriz” diyor.

Makalenin tam okumasını Belleten Dergisi Aralık 2021 sayısından yapabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Karacahisar Kalesi’nde Orhan Bey’in kendi adına bastırdığı sikke bulundu

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Ertuğrul Gazi’nin ölümünden sonra beyliğin başına geçen Osman Bey’in ilk fethettiği Bizans Kalesi olan Karacahisar’da oğlu Orhan Bey’in kendine adına...

Adıyaman’da 1.500 Yıllık Kaya Mezar Tesadüfen Bulundu

22 Nisan 2021

22 Nisan 2021

İş makinesinin geçişi sırasında oluşan göçükte ilk incelemelere göre M. S. 500 yılından kalma kaya mezar içinde iskeletler bulundu. Adıyaman...

Urfa Başbük Köyü’nde Asur Tanrılarını Betimleyen Kaya Resmi Bulundu

11 Mayıs 2022

11 Mayıs 2022

Asur Dönemi tanrılarının geçit törenini betimleyen kaya resmi 2017 yılında Urfa’nın Başbük köyünde kaçak kazı yapan kişiler tarafından açılan iki...

İngiltere’de 10.500 yıllık Avcı-Toplayıcı yerleşimi bulundu

21 Ocak 2023

21 Ocak 2023

Chester Üniversitesi ve Manchester’dan bir arkeolog ekibi, İngiltere’nin Scarborough kenti yakınlarındaki kazılar sırasında Avcı-Toplayıcı yerleşimini keşfetti. Ekip tarafından Kuzey Yorkshire’daki...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Antalya Müzesi, Anadolu’nun Güney Tarihine Işık Tutuyor

17 Nisan 2021

17 Nisan 2021

Türkiye’nin her yönüyle nefes kesen Akdeniz bölgesinin cenneti Antalya, inanılmaz kıyı şeridinin yanı sıra, antik eserler ve tarihi eserleri ile...

Köpeği, sığırı, koyunu ve 4 atı ile birlikte gömülmüş Urartulunun mezarı ortaya çıkarıldı

5 Eylül 2021

5 Eylül 2021

Eski çağlarda ölüler sahip oldukları canlı cansız varlıkları ile birlikte gömülüyorlardı. Ölü hediyesi olarak konulan sunular kültürlere göre değişiklik gösteriyordu....

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

Euromos Antik Kentine Ait Zeus Tapınağı Eski İhtişamına Kavuşuyor

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Muğla iline bağlı Selimiye’nin 4 km güneydoğusunda bulunan antik şehrin Milasa olan uzaklığı 12 kilometredir. Euromos antik kenti, oldukça iyi...

İstanbul’un İlk Ev Sahipleri Gerçekten Yunanistan’dan Gelen Megaralılar mı?

22 Aralık 2020

22 Aralık 2020

İstanbul’un ilk kuruluşu denildiği zaman akla ilk gelen çeşitli efsanelerle düzenlenmiş Yunanistan’dan gelen Megaralılara ait hikayelerdir. Tarihsel anlatımlar efsanelerden hoşlanmış...

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

24 Temmuz 2022

24 Temmuz 2022

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların...

Macaristan’da ortaya çıkarılan eşsiz cerrahi aletlerle gömülmüş Romalı bir doktorun mezarı

29 Nisan 2023

29 Nisan 2023

Macar arkeologlar, Budapeşte’ye yaklaşık 1 km uzaklıktaki Jászberény şehri yakınlarında yüksek kaliteli cerrahi aletlerle gömülmüş 8. yüzyıldan kalma bir Romalı...

Knossos Sarayı’nın görkemli taht odasının Avrupa’nın en eski taht odası olduğu düşünülüyor

16 Mart 2024

16 Mart 2024

Bir Tunç Çağı kültürü olan Minos uygarlığı, MÖ 2700 ile MÖ 1450 yılları arasında Girit adasında gelişti. Bu uygarlığın dikkat...

Nysa’da Bilgiye Açılan Yol Yeniden Ortaya Çıktı: Roma Dönemi Kütüphanesine Ulaşan 1.800 Yıllık Basamaklar Gün Yüzünde

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde yer alan Nysa Antik Kenti, Roma döneminde bilginin kent yaşamıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteren çarpıcı bir...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]