28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Kıbrıs’ın Tunç Çağı ticaret merkezi olduğunu gösteren buluntulara ulaşıldı

Kıbrıs’ta arkeologlar Tunç Çağı kenti Hala Sultan Tekkesi’nde iki mezarın kazısını tamamladılar. Mezarlardan elde edilen buluntular, Kıbrıs Adası’nın Tunç Çağı döneminin önemli bir ticaret merkezi olduğunu gösterdi.

Gothenburg Üniversitesi arkeologları tarafından gerçekleştirilen Hala Sultan Tekkesi kazılarında MÖ 1350’den kalma 150’den fazla insan iskeleti ve altın takılar, değerli taşlar ve seramikler dahil 500’e yakın nesne ortaya çıkarıldı.

2018 yılında keşfedilen yeraltı iki mezar içinde bulunan 3000 yıllık kemikler tuzlu toprak içinde kırılganlıkları arttığı için arkeologlar tarafından 4 yıl süren bir çalışma ile tamamen ortaya çıkarıldı.

155 kişiye ait kemiklerin yanı sıra 500 civarında çeşitli buluntular da gün yüzüne çıkarıldı.

Kıbrıs Larnaka Hala Sultan Tekkesi
Kıbrıs Larnaka Hala Sultan Tekkesi

Buluntular, mezarların Ada’nın zengin ailelerine ait olduğunu gösteriyor.

Mezar içlerinde görülen özellikle altın kolye, bilezik ve diğer değerli malzemeler mezar sahiplerinin bölgenin seçkin aile bireylerine ait olduğunu gösteriyor.

Kazı başkanı Profesör Peter Fischer, “altın bir kolye, altın küpeler ve altın bir taç ile beş yaşındaki bir çocuğun iskeletini bulduk. Bu muhtemelen güçlü ve varlıklı bir ailenin çocuğuydu”

Buluntular arasında altın, gümüş, bronz, fildişi ve değerli taşlardan yapılmış mücevherler ve diğer nesneler ve birçok kültüre ait zengin bir şekilde dekore edilmiş kaplar yer alıyor. Ayrıca seramik bir boğa bulduk, bu içi boş boğanın gövdesi iki açıklığa sahiptir: biri sıvı, muhtemelen şarapla doldurmak için arkada, diğeri ise burunda içmek için. Görünüşe göre odada ölülerini onurlandırmak için ziyafetler veriyorlardı” dedi.

5 yaşındaki çocuğun mezarında bulunan altın takı Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
5 yaşındaki çocuğun mezarında bulunan altın takı Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Mezopotamya mührü Kıbrıs’ta görülüyor

Özellikle önemli bir buluntu, arkeologların deşifre edebildikleri Mezopotamya’dan (bugünkü Irak) çivi yazılı bir yazıt ile mineral hematitten yapılmış silindir şeklindeki bir mühürdür.

“Metin üç satırdan oluşuyor ve üç isim geçiyor. Biri Mezopotamya’da tapılan bir tanrı olan Amurru’dur. Diğer ikisi, aynı döneme, yani MÖ 18. yüzyıla ait kil tabletlerdeki diğer metinlerde yakın zamanda izini sürmeyi başardığımız tarihi krallar, baba ve oğul. Şu anda mührün neden yapıldığı yerden 1000 kilometre ötede Kıbrıs’a geldiğini belirlemeye çalışıyoruz.”

Buluntular arasında Hindistan’dan gelen kırmızı değerli akik taşı, Afganistan’dan gelen mavi değerli taş lapis lazuli ve Baltık Denizi çevresinden gelen kehribar, kentin Tunç Çağı’nda ticaret için merkezi bir role sahip olduğunu gösteriyor. Altın takılar, bok böcekleri (hiyeroglifli kın kanatlı tılsımlar) ve Nil Vadisi’nden ithal edilen balık kalıntıları ile birlikte Mısır ile yoğun ticaretin hikayesini anlatıyor.

Kakma taşlı Mısır nilüfer takıları (yaklaşık MÖ 1350). Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
Kakma taşlı Mısır nilüfer takıları (yaklaşık MÖ 1350). Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Buluntular, Kıbrıs’ta geniş kapsamlı ticaret ağının kurulduğunu gösteriyor

Arkeologlar, Mısır’daki benzer buluntularla karşılaştırarak mücevherlerin tarihlendirmesini de yapabildiler.

Peter Fischer, “Karşılaştırmalar, nesnelerin çoğunun Nefertiti ve kocası Echnaton zamanından MÖ 1350 civarında olduğunu gösteriyor. Altın bir kolye gibi bulduk: işlemeli değerli taşlara sahip bir nilüfer çiçeği. Nefertiti de benzer takılar takıyordu” dedi.

Arkeologlar mezarlarda kuş suratlı tanrıça heykelcikleri buldular. Bu muhtemelen yarı kuş ve yarı insan olan bir çocuğu tutan kuş başlı bir tanrıçadır. Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge
Arkeologlar mezarlarda kuş suratlı tanrıça heykelcikleri buldular. Bu muhtemelen yarı kuş ve yarı insan olan bir çocuğu tutan kuş başlı bir tanrıçadır. Fotoğraf: Peter Fischer, Teresa Bürge

Seramik buluntular da önemlidir diyen Fischer, “Seramiklerin zaman içinde görünüş ve malzeme olarak değişme şekli, onları tarihlendirmemize ve bu insanların çevredeki dünyayla olan bağlantılarını incelememize olanak tanıyor. Beni en çok büyüleyen 3400 yıl önce sahip oldukları geniş kapsamlı ticari bağlantı ağı”

Bir sonraki adım, iskeletlerin DNA analizi olacak.

Peter Fischer, “Bu, farklı bireylerin birbirleriyle nasıl ilişkili olduğunu ve başka kültürlerden göçmenlerin olup olmadığını ortaya çıkaracak, ki bu geniş ticaret ağları düşünüldüğünde pek olası değil”

University of Gothenburg

Banner
Related Articles

Hun imparatoru Atilla Roma’ya sadece altın için mi saldırıyordu?

15 Aralık 2022

15 Aralık 2022

Avrupa’da Tanrı’nın Kırbacı olarak tanınan Avrupa Hun İmparatoru Atilla, hükümdarlığı boyunca Batı ve Doğu Roma’nın korkulu rüyası olmuştu. MS 434-453...

Antik Çağ’da Kadının Gücünü Gösteren Buluntular

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Tarihi yazanlar çoğu zaman erkekler olduğu için olmalıdır ki kadınları geri planda bırakmış hatta bahsetmekten bile özenle imtina etmişlerdir. Günümüzde...

Arkeologlar, Carlisle kazılarında nadir görülen Tyrian moru buldu

5 Mayıs 2024

5 Mayıs 2024

2023’te arkeologlar, Carlisle Kriket Kulübü’nün arazisindeki bir Roma Hamamı’nda yapılan kazılar sırasında nadir görülen bir Tyrian moru yumrusu keşfettiler. Roma...

Zernaki Tepe “kırlangıç sistemi” ile depreme dayanıklı hale getirilmiş

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

Van’ın Erçiş ilçesinde, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisi olan Zernaki Tepe kentinin duvarlarının “kırlangıç sistemi” ile...

Tripolis’te 1600 Yıllık Lüks Villa Ortaya Çıktı: Konuklara Havuzda Yetiştirilen Balıklar İkram Edilmiş

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Denizli’nin Buldan ilçesinde, Büyük Menderes Nehri kıyısında yer alan Tripolis Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen...

Arkeologlar, Google Earth ve uçak keşiflerini kullanarak Sırbistan’ın gizli Tunç Çağı yapılarını ve bilinmeyen yerlerini tespit ediyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

University College Dublin’deki arkeologlar, Google Earth ve uçak keşiflerini kullanarak daha önce bilinmeyen 100’den fazla site tespit etti. Uydu uzaktan...

Deprem, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütununu yıktı

12 Şubat 2023

12 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremde etkilenen kültürel varlıklardan birisi de Adıyaman Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütunu oldu. Kommagene Krallığı...

İspanya’nın güneyinde “Benzeri görülmemiş” Fenike nekropolü keşfedildi.

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Güney İspanya’daki Osuna bölgesinde M. Ö. 4. veya 5. yüzyıldan kalma bir Fenike nekropolü bulundu. İber yarımadasında yaşayan Fenikelilerin ölülerini...

Ana Tanrıça Ma’ya ithaf edilen tapınağın çıkartılması hedefleniyor

26 Temmuz 2022

26 Temmuz 2022

M. Ö. 2 binli yıllarda Anadolu’da tapınım gören Ana Tanrıça Ma’nın Tokat Niksar’da yer alan Komana Antik Kenti’nde bulunan tapınağının...

21 Aralık Kış Gündönümününde Gündoğumunu Stonehenge’de Canlı İzleyebilirsiniz

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Bu sene 21 Aralık kış gündönümünü Stonehenge’de izlemeye ne dersiniz? English Heritage’ten yapılan açıklamalar doğrultusunda bu sene 21 aralıkta gerçekleşecek...

Dünyaca Ünlü Lascaux Mağarası Sanal Ortamda Gezilebilecek

28 Temmuz 2021

28 Temmuz 2021

Üst Paleolitik dönemine ait yüzlerce paryetal duvar resmini içinde barındıran Dünyaca ünlü tarihi Lascaux Mağarası sanal ortamda gezilebilecek. Fransa’nın güneybatısındaki...

Gordion kazılarında heyecan veren keşif. Gordion adının geçtiği yazıt bulundu

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Frigler… Anadolu topraklarında iz bırakmış döneminin güçlü ve etkin kavimlerinden biri. Kral Midas ile tanınan Frigler hakkında bilgilerimizi çoğunlukla M....

Bir araştırmaya göre ilk insanlar geometri ve simetriye önem veriyordu ve 1,4 milyon yıl önce kasıtlı olarak küresel şekiller üretiyorlardı

7 Eylül 2023

7 Eylül 2023

İlk insanların 1.4 milyon yıl önce yaşadığı bir bölgede keşfedilen 4 yuvarlak, beyzbol topu büyüklüğündeki taşların incelenmesi, kasıtlı olarak kürelere...

Araştırmacılar, yanmış kalıntılardan yola çıkarak İncil’de geçen Yahuda Krallığı’na karşı düzenlenen seferleri doğruladı

26 Ekim 2022

26 Ekim 2022

İsrail’deki 17 arkeolojik alanda 21 yıkım katmanını, yanmış kalıntılarda kaydedilen dünyanın manyetik alanının yönünü ve / veya yoğunluğunu yeniden yapılandırarak...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]