3 April 2025 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Çatalca Kaleiçi Tarihi Surları Restorasyonunda Ytong Tartışması

İstanbul’un Çatalca ilçesinde yer alan Kaleiçi Tarihi Surları restorasyonunda ytong adı verilen inşaat malzemesi kullanıldığına dair iddialar tartışmaları beraberinde getirdi.

Çatalca Kaleiçi Mahallesi’nde bulunan Anastasios Surları’nda Çatalca Belediyesi tarafından bir süre önce restorasyon çalışması başlatılmış ancak çalışmalar devam ederken restorasyonun uygun şekilde yapılmadığı ve ‘ytong’ diye tabir edilen inşaat malzemelerinin kullanıldığına dair iddialar gündeme gelmişti.

Bu iddialar üzerine çalışmalara ara verilerek uzman ekiplerin incelemesi sonrası, 15 Eylül’de yayınlanan İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün kararının ardından tekrar başlamıştı.

Yapılan uygulama da yanlış, müdahale şekli de mantalitesi de yanlış

M. S. 6’ncı yüzyıldan kaldığı değerlendirilen Anastasios Surları restorasyonunda uygun malzeme kullanılmadığını belirten Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanı Mimar Serhat Şahin, “Yapılan uygulama onaylanmayacak durumda. Yanlış uygulamalar var. İşin kötü tarafı, 1 Nolu Anıtlar Koruma Bölge Kurulu’nun da bu restorasyon projesine onay vermesi çok düşündürücü. Yaklaşık 1500 yıllık 1. derece bir tarihi eserden, belge niteliğindeki bir eserden bahsediyoruz. Ama gelin görün ki, 21. yüzyılda bir neslin buna yaptığı uygulamada pek restorasyon ve koruma ilkeleri uygulamaları anlamında çok sıradan ve bilimsel temellerin çok aşağısında kalıyor” dedi.

Anastasios Surları restorasyonunda ytong kullanılıyor tartışması

DHA ajansına konu ile ilgili bilgi veren Şahin, yapıların 1. derece tarihi eser ve belge niteliğinde olduğuna dikkat çekerek, “Eğer siz bunun tarihi eser niteliğini, göz ardı edip bir yerel yönetim ölçeğinde hizmet ediyoruz diye sıradan bir bahçe duvarı, sıradan bir inşaat faaliyeti alanı gibi düşünürseniz elinizdeki belge niteliğinin tüm özelliklerini kaybetmiş olursunuz. Yapılan uygulama da yanlış. Koruma ilkelerini anlamından müdahale şekli de mantalitesi de yanlış. Burası bir yerel yönetimin bir yatırım faaliyeti olarak düşünülecekse başka konular üzerinde düşünülmesini dernek olarak biz tercih ederiz” dedi.

Çatalca Belediyesi, “restorasyon sürecinde ytong değil yonu taşı kullanılmaktadır.”

Anastasios Surları’nın restorasyonunda uygun olmayan malzeme ytong kullanıldığına dair tartışmalar üzerine bir basın açıklaması yayınlayan Çatalca Belediyesi, “Çatalca’mızdaki tarihi surların restorasyonu çalışmalarını sürekli yerinde denetleyen aynı zamanda mesleği mimar olan Başkanımız Mesut Üner, geçtiğimiz günlerde surların restorasyonunda ytong kullanılıyor iddialarına resmi belgelerle yanıt vererek, restorasyon sürecinde ytong kullanılmadığını resmi belgelerle ispatlayarak, restorasyon süreci ile ilgili iftira içeren iddiaları çürüttü” denildi.

Çalışmalar sırasında, Ytong kullanılmadığı, yonu taşı kullanıldığı, restorasyon çalışmalarının onaylı projesine uygun olarak devam edildiği ifade edilen yazılı açıklamada “restorasyon çalışmalarının onaylı projesine uygun olarak devam ettiği KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜLTÜR VARLIKLARI VE MÜZELER GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İstanbul 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından belirtilerek gerekli bilgi, belge, fotoğraflar, fatura, rapor ve yapı tespit tutanakları Çatalca Belediye’mize ulaştı” denildi.

YTONG nedir? Nerelerde Kullanılır?

YTONG yapı malzemesi, “gazbeton” olarak da bilinmektedir. Milyonlarca gözenekten oluşmasından dolayı ısı yalıtımı için ek bir malzeme kullanılmasının önüne geçmektedir.

YTONG malzemesinin ana maddesi toprak değildir. Kuvarsit ya da kum ile çimento, kireç ve suyun karışmasından elde edilmektedir.

Banner
Benzer Yazılar

Sakkara’da kraliyet hekimi “Tanrıça Selket’in Büyücüsü”nün antik mastaba mezarı keşfedildi

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Sakkara arkeolojik alanının güney bölgesinde Fransız ve İsviçreli ortak arkeoloji ekibi,...

Buzul Çağı mağara resimleri yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Buzul Çağı avcılarının mağara duvarlarına yaptıkları resimlerde yer alan noktalamalar ve diğer semboller yazının ilk örneklerini taşıyor olabilir. Buzul Çağı...

90 yıl sonra Athena figürinin parçaları birleştirilerek ziyarete açıldı

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

1930 yılında İzmir’in Bayraklı ilçesinde ortaya çıkarılan Athena figürinin parçaları İzmir Arkeoloji Müzesi uzmanları tarafından birleştirildi. 90 yıl boyunca kasalarda...

Aşıklı Höyük’te 9500 yıl önce beyin ameliyatı olan kadın 3D ile canlandırılacak

12 Eylül 2021

12 Eylül 2021

Aksaray ilinde bulunan Aşıklı Höyük’te 1989 yılında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan ve tarihte ilk beyin ameliyatını geçirdiğine inanılan kadın...

Polonya’daki en eski bakır ürünü bir balta keşfedildi

30 Mart 2024

30 Mart 2024

Polonya’nın Hrubieszów bölgesindeki Horodło belediyesinde MÖ 4. ila 3. binyıla ait Trypillia kültürüyle özdeşleşmiş bir bakır balta bulundu. Hrubieszów bölgesinde...

Sağanak Yağış 2500 Yıllık Boğa Heykelciğini Ortaya Çıkardı

19 Mart 2021

19 Mart 2021

Yunanistan’da sağanak yağış 2500 yıllık boğa heykelciğini ortaya çıkardı. Antik Olympia’da bir arkeolog gerçekleştirdiği rutin arazi incelemesi sırasında 2500 yıllık...

Karakuş Tümülüsü’nde Kommagene Kraliçe Mezarları Bulundu

22 Eylül 2021

22 Eylül 2021

Adıyaman Karakuş Tümülüsü ‘nde, Kommagene Kralı II. Mithritades’in (M.Ö 36-21 ) annesi İsias, kız kardeşi Antiokhis ve Antiokhis’in kızı Aka...

Side Antik Kenti tapınaklar ile anılacak

10 Haziran 2022

10 Haziran 2022

Geçtiğimiz yıl Side Antik Kenti’nde kaçak yapıların yıkılması ile başlayan arkeolojik kazı çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. Kasım ayında...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

Atalar Şehri Ahlat Mezar Taşları

16 Kasım 2020

16 Kasım 2020

Bitlis’in Nemrut ve Süphan dağlarıyla çevrili Van Gölü kıyısındaki naif bir ilçesi olan Ahlat, Türklerin Anadolu’ya giriş kapısıdır desek abartmamış...

İsveç’te keşfedilen iki eşsiz Orta Çağ gemi batığı denizdeki yaşam hakkında bilgiler veriyor

21 Nisan 2023

21 Nisan 2023

İsveç’teki Varberg arkeolojik kazı alanında çarklı olarak bilinen iki eşsiz Orta Çağ gemi batığı keşfedildi. Batık içinde elde edilen mürettebata...

7 bin 500 yıllık ardıç ağacı gövdesi en eski Ana Tanrıça Aşera olabilir

17 Mayıs 2022

17 Mayıs 2022

Kızıldeniz kıyı şehri Eilat’ta 7 bin 500 yıl önce oluşturulan mezar alanında yapılan çalışmalarda bir gömünün içinde ardıç ağacı gövdesine...

Gordion kazılarında heyecan veren keşif. Gordion adının geçtiği yazıt bulundu

7 Ağustos 2022

7 Ağustos 2022

Frigler… Anadolu topraklarında iz bırakmış döneminin güçlü ve etkin kavimlerinden biri. Kral Midas ile tanınan Frigler hakkında bilgilerimizi çoğunlukla M....

890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar keşfedilen en eski hayvan olabilir.

1 Ağustos 2021

1 Ağustos 2021

Kanada’nın kuzeybatısındaki “Little Dal” kireçtaşlarında bulunan 890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar bulunan en eski hayvan olabilir. Nature dergisinde...

Doç. Dr. Erkan Fidan “Luvilere ait bir kent olabilir”

27 Kasım 2021

27 Kasım 2021

Anadolu üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış eşsiz bir coğrafyadır. Prehistorya ve Protohistorya dönemlere ait Hatti, Hitit, Urartu, Frig, Lidya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]