11 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu. Çalışma, prestijli bilim dergisi Nature Human Behaviour’da yayımlandı.

Mezarda bulunan 77’den fazla bireyin neredeyse tamamı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Araştırmacılara göre bu demografik tablo, Avrupa tarihöncesi için olağan değil ve bilinçli bir hedef seçimine işaret ediyor.

Yakın Mesafeden Uygulanan Şiddet

Osteolojik incelemeler ve BT taramaları, birçok bireyin darp ve kesici alet yaralanmaları sonucu hayatını kaybettiğini gösterdi. Travmalar, doğrudan ve yakın mesafeli saldırıları düşündürüyor.

Ancak mezarın düzeni dikkat çekici.

Ölüler rastgele bırakılmamış. Kişisel süs eşyaları, seramik kaplar ve yaklaşık 100 hayvana ait kalıntılar gömüye eşlik ediyor. Çukurun en altına sağlam bir buzağı yerleştirilmiş; üzerine yanmış tahıllar ve kırık öğütme taşları bırakılmış. Bu ayrıntılar, aceleyle yapılmış bir gömüden çok, kurgulanmış ve hatırlanmak istenen bir eylemi düşündürüyor.

Disiplinlerarası Yaklaşım Ne Ortaya Koydu?

Çalışmanın baş yazarlarından Dr. Miren Iraeta Orbegozo, yöntemin kapsamına dikkat çekiyor:

“Osteoloji, BT taramaları, radyokarbon tarihleme, genetik ve izotop analizlerini bir araya getirerek yalnızca bu insanların nasıl öldüğünü değil, aynı zamanda Erken Demir Çağı’nda toplulukların nasıl yaşadığını ve nasıl dönüştüğünü de gösterebildik.”

a–c, Gomolava’da kaydedilen kafatası travmalarının dağılımı ve örnekleri (a); arka-yan görünümde Sk26 (b) ve sağ-yan görünümde Sk33 (c). Her iki birey de ölüm anına yakın dönemde meydana gelen ciddi travmalar taşımaktadır. Her iki vakada da birincil darbe noktası, kemik kaybıyla oluşmuş boşluk şeklinde açıkça seçilmekte; darbe merkezinden çevreye doğru yayılan ikincil kırık hatları gözlemlenmektedir (çizimler: S.N.).

Genetik veriler, mezardaki bireylerin çoğunun yakın akraba olmadığını ortaya koydu. İzotop analizleri ise bir kısmının farklı bölgelerde büyüdüğünü ve farklı beslenme alışkanlıklarına sahip olduğunu gösteriyor.

Leiden Üniversitesi’nden Dr. Jason Laffoon ise çalışmanın metodolojik önemini şöyle vurguladı:

“Bu araştırma, yenilikçi disiplinlerarası yöntemlerin kitlesel şiddetin karmaşık dinamiklerini anlamamıza nasıl yeni kapılar açtığını gösteriyor. Bulgular yalnızca arkeolojik kayıt için değil, yapısal şiddetin farklı biçimlerini anlamak açısından da daha geniş bir potansiyel taşıyor.”

Neden Kadınlar ve Çocuklar?

Araştırmanın kıdemli yazarlarından Hannes Schroeder, bulguların sosyal boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi.

“Kadınların ve çocukların sistematik biçimde hedef alınması, soy hatlarını kırmaya ve topluluk direncini zayıflatmaya yönelik bir strateji olabilir.”

Erken Demir Çağı toplumlarında soy bağı ve kuşaklar arası süreklilik, mülkiyet ve toplumsal düzen açısından belirleyiciydi. Bu nedenle belirli yaş ve cinsiyet gruplarının ortadan kaldırılması, yalnızca fiziksel değil, yapısal bir müdahale anlamına gelebilirdi.

Bronz Çağı Sonrası Çalkantı

Olayın, Bronz Çağı’nın ardından yaşanan çalkantılı bir dönemde gerçekleştiği düşünülüyor. Bu süreçte birçok topluluk yeni yerleşimler kuruyor, tahkimli alanları yeniden kullanıyor ve arazi kontrolü için rekabete giriyordu. Gomolava’daki toplu gömü, bu daha geniş ölçekli dönüşüm ve çatışma ortamının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Banner
Related Articles

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı beş Bronz Çağı baltası keşfetti

6 Aralık 2023

6 Aralık 2023

Polonyalı metal dedektör kullanıcısı, Kociewie’de bulunan Starogard Orman Bölgesi’nde araştırma yaparken beş Tunç Çağı baltası keşfetti. Denis Konkol adlı bir...

Karahantepe’de tarihte bir ilk: İnsan yüzlü T biçimli dikilitaş bulundu

6 Ekim 2025

6 Ekim 2025

Şanlıurfa’daki Neolitik yerleşim alanı Karahantepe’de, arkeoloji dünyasında yankı uyandıran bir keşif yapıldı. İlk kez insan yüzü betimli bir T biçimli...

Hadrianopolis’te Nadir Roma Dönemi Bronz Filtre Bulundu

14 Şubat 2025

14 Şubat 2025

Karabük’te yer alan Hadrianopolis Antik Kenti’nde kazı yapan arkeologlar, Roma ve Bizans dönemlerinde içecekleri tüketimden önce arıtmak için kullanılan MS...

İzmir Büyükşehir Belediyesi Yeşilova ve Yassıtepe höyük temalı otobüsü sefere çıkardı

31 Mart 2022

31 Mart 2022

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 8 bin 500 yıllık geçmişe sahip Yeşilova ve Yassıtepe höyüklerinin tanıtımı için çalışmaya devam ediyor. İzmir Büyükşehir...

Başkentler Şehri İznik’ten Şaşırtan Lahit Manzarası

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

Bugün Bursa ya bağlı olan İznik ilçesi kelimenin tam anlamıyla “bir açıkhava müzesi” durumundadır. Tarih boyunca bir çok medeniyete başkentlik...

Amerikalı arkeologlar La Prele Mamut Alanı’nda 13 bin yıllık boncuk keşfettiler

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Arkeologlar, Amerika Birleşik Devletleri’nin Wyoming eyaletindeki Converse County’de bulunan La Prele Mammoth bölgesinde önemli bir keşfe imza attılar. Yaklaşık 13...

Son araştırmalara göre, Kral Alfred’in kuvvetleri Cerne Abbas Devi’ni toplanma noktası olarak kullandı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Oxford Üniversitesi’nden yapılan yeni bir araştırma, Cerne Abbas Devi’nin başlangıçta Batı Sakson orduları için bir toplanma istasyonunu işaretlemek için Herkül’ün...

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

7 bin yıllık mezarda inek kanı içildiğine dair en eski kanıtlar ele geçti

24 Mart 2023

24 Mart 2023

Sudan’da arkeologlar bir mezarda inek kanı içme ritüelinde kullanılmış olduğunu düşündükleri kemik aletler buldu. İnek kanı içme günümüzde Doğu Afrika’da...

HS2 arkeologları nadir bulunan Roma ahşap figürün ortaya çıkardı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

İngiltere’de hızlı tren HS2 projesi kapsamında yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında erken Roma döneminden kalma nadir bir ahşap oyma figürün keşfedildi....

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

2000 yıllık kenevir kalıntılarında en eski çevre kirliliğinin izleri keşfedildi

10 Şubat 2023

10 Şubat 2023

Tarih boyunca kumaş yapımında ve keyif verici madde olarak kullanılan kenevir ilk ıslah edilerek yetiştirilen bitkiler arasındadır. Kenevirin dokuma hammaddesi...

Anadolu’nun En Eski Yazılı Belgelerinin Bulunduğu Kültepe’de Sarayın Altında Bir Saray Keşfedildi

18 Aralık 2025

18 Aralık 2025

Kayseri yakınlarındaki Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri’nde yürütülen 2025 kazıları, Anadolu’nun erken tarihine dair bilinen çerçeveyi genişleten çarpıcı bir keşfi ortaya...

Müzekart GNS ile Efes Antik Kenti ücretsiz gezilebilecek

5 Temmuz 2022

5 Temmuz 2022

Gençler, Müzekart GNS uygulaması ile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ücretsiz gezebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı...

Son kazılar Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor

14 Ocak 2023

14 Ocak 2023

Muğla’nın Milas ilçesinde devam eden kurtarma kazıları, 4 bin yıllık geçmişe sahip Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor. Milas ilçesinde...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]