12 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu. Çalışma, prestijli bilim dergisi Nature Human Behaviour’da yayımlandı.

Mezarda bulunan 77’den fazla bireyin neredeyse tamamı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Araştırmacılara göre bu demografik tablo, Avrupa tarihöncesi için olağan değil ve bilinçli bir hedef seçimine işaret ediyor.

Yakın Mesafeden Uygulanan Şiddet

Osteolojik incelemeler ve BT taramaları, birçok bireyin darp ve kesici alet yaralanmaları sonucu hayatını kaybettiğini gösterdi. Travmalar, doğrudan ve yakın mesafeli saldırıları düşündürüyor.

Ancak mezarın düzeni dikkat çekici.

Ölüler rastgele bırakılmamış. Kişisel süs eşyaları, seramik kaplar ve yaklaşık 100 hayvana ait kalıntılar gömüye eşlik ediyor. Çukurun en altına sağlam bir buzağı yerleştirilmiş; üzerine yanmış tahıllar ve kırık öğütme taşları bırakılmış. Bu ayrıntılar, aceleyle yapılmış bir gömüden çok, kurgulanmış ve hatırlanmak istenen bir eylemi düşündürüyor.

Disiplinlerarası Yaklaşım Ne Ortaya Koydu?

Çalışmanın baş yazarlarından Dr. Miren Iraeta Orbegozo, yöntemin kapsamına dikkat çekiyor:

“Osteoloji, BT taramaları, radyokarbon tarihleme, genetik ve izotop analizlerini bir araya getirerek yalnızca bu insanların nasıl öldüğünü değil, aynı zamanda Erken Demir Çağı’nda toplulukların nasıl yaşadığını ve nasıl dönüştüğünü de gösterebildik.”

a–c, Gomolava’da kaydedilen kafatası travmalarının dağılımı ve örnekleri (a); arka-yan görünümde Sk26 (b) ve sağ-yan görünümde Sk33 (c). Her iki birey de ölüm anına yakın dönemde meydana gelen ciddi travmalar taşımaktadır. Her iki vakada da birincil darbe noktası, kemik kaybıyla oluşmuş boşluk şeklinde açıkça seçilmekte; darbe merkezinden çevreye doğru yayılan ikincil kırık hatları gözlemlenmektedir (çizimler: S.N.).

Genetik veriler, mezardaki bireylerin çoğunun yakın akraba olmadığını ortaya koydu. İzotop analizleri ise bir kısmının farklı bölgelerde büyüdüğünü ve farklı beslenme alışkanlıklarına sahip olduğunu gösteriyor.

Leiden Üniversitesi’nden Dr. Jason Laffoon ise çalışmanın metodolojik önemini şöyle vurguladı:

“Bu araştırma, yenilikçi disiplinlerarası yöntemlerin kitlesel şiddetin karmaşık dinamiklerini anlamamıza nasıl yeni kapılar açtığını gösteriyor. Bulgular yalnızca arkeolojik kayıt için değil, yapısal şiddetin farklı biçimlerini anlamak açısından da daha geniş bir potansiyel taşıyor.”

Neden Kadınlar ve Çocuklar?

Araştırmanın kıdemli yazarlarından Hannes Schroeder, bulguların sosyal boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi.

“Kadınların ve çocukların sistematik biçimde hedef alınması, soy hatlarını kırmaya ve topluluk direncini zayıflatmaya yönelik bir strateji olabilir.”

Erken Demir Çağı toplumlarında soy bağı ve kuşaklar arası süreklilik, mülkiyet ve toplumsal düzen açısından belirleyiciydi. Bu nedenle belirli yaş ve cinsiyet gruplarının ortadan kaldırılması, yalnızca fiziksel değil, yapısal bir müdahale anlamına gelebilirdi.

Bronz Çağı Sonrası Çalkantı

Olayın, Bronz Çağı’nın ardından yaşanan çalkantılı bir dönemde gerçekleştiği düşünülüyor. Bu süreçte birçok topluluk yeni yerleşimler kuruyor, tahkimli alanları yeniden kullanıyor ve arazi kontrolü için rekabete giriyordu. Gomolava’daki toplu gömü, bu daha geniş ölçekli dönüşüm ve çatışma ortamının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Banner
Benzer Yazılar

Hasankeyf kazılarında bulunan nadir tılsımlı şifa tası

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Anadolu’da yer alan en eski neolitik dönem yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf Höyük’te devam eden kazılarda 800 yıllık şifa tası...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

Roopkund Gölündeki Yüzlerce İskelet DNA Analizleriyle Şaşırttı

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

Himalayalar’ın yüksek kesimlerinde  Roopkund adı verilen bir buzul gölü bulunmaktadır. Bu göl yöresel halk tarafından Gizem gölü ya da İskeletler gölü...

Çin’de ortaya çıkarılan antik pişmiş toprak dansçılar ve müzisyenler

14 Kasım 2022

14 Kasım 2022

Çinli arkeologlar yakın zamanda Shanxi eyaletinin Datong kentindeki Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen bir mezardan pişmiş toprak heykelcik grubu keşfettiler....

Uzuncaburç Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ortaya çıkarıldı

2 Ocak 2022

2 Ocak 2022

Mersin’de bulunan Uzuncaburç (Diocaesarea) Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ve çevresinde kolye, kolye ucu, küpe, amulet (muska), boru biçimli bilezik ve...

Kuzeydoğu İtalya’da keşfedilen amacı bilinmeyen antik yapı

26 Mart 2023

26 Mart 2023

Kuzeydoğu İtalya’daki Friuli Venezia Giulia bölgesinde amacı bilinmeyen antik yapı ortaya çıkarıldı. Keşif, Udine yakınlarındaki Torreano kasabasındaki fiber optik kurulum...

Eridu’da Binlerce Yıllık Sulama Sistemi Keşfedildi

10 Mart 2025

10 Mart 2025

Arkeologlar ve jeologlardan oluşan uluslararası bir ekip, Irak’ın güneyindeki Eridu bölgesinde, MÖ 6. binden MÖ 1. bine kadar uzanan, olağanüstü...

Almanya’da Osmanlı Dönemine Ait Eserlerinde Bulunduğu 1000 Yıllık Kilise Ortaya Çıkarıldı

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben’de keşfedilen Helfta Kraliyet Sarayı’nın büyük kilisesinin temel duvarları arkeologlar tarafından gün ışığına çıkarıldı. Kilise bu ayın...

Rutland’da Köleliğin Nadir Kanıtı Olarak Tanımlanan Zincirlenmiş Bir İskelet Bulundu

7 Haziran 2021

7 Haziran 2021

Arkeologlar, Rutland’da bir kuyuya atılmış bir suçlu olabileceği düşünülen bir Roma kölesinin iskeletini buldular. Uzmanlara göre yetişkin erkek, bir hendekte...

Norveç’te kullanılmış tarihsiz rün takvimi

3 Aralık 2022

3 Aralık 2022

Günleri, ayları, yılları gösteren zaman çizelgesi takvim, ilk örnekleri ile insanın tarıma başladığı Mezopotamya’da karşımıza çıkar. Tarım için olmazsa olmaz...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Roma metrosu kazılarında nadir görülen altın cam parçası keşfedildi

7 Şubat 2023

7 Şubat 2023

Ebedi Şehir’in tanrıçası “Roma”yı temsil eden çok nadir ve rafine bir altın cam parçası, Roma’nın Metro C metro hattının inşası...

Schachner, “Hitit Mahallesi tamamen çıkarılmaya çalışılacak”

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

Anadolu tunç çağı döneminin ilk merkezi devleti olan Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’da kazı çalışmaları devam ediyor. Hitit Mahallesi, bu yıl...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Arkeoloji Kazı Çalışmaları İçin 64 Milyon TL Destek

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

2021 yılı arkeoloji kazı çalışmaları için Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Türk Tarih Kurumu Başkanlığı tarafından 64 milyon...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]