15 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca bu başkent çevresinde şekillendiği kabul edildi. Ancak Bilecik’teki Karaağaç Tümülüsü, bu yerleşik kabulleri sorgulatan çarpıcı veriler sunuyor.

MÖ 8. yüzyıla tarihlenen ve görkemli bir mimariye sahip olan mezar, Frig Kralı Midas’ın ailesi ya da kraliyet çevresiyle doğrudan bağlantılı olabilecek bir gömüye işaret ediyor.

Yerel Bir Elitten Fazlası

Bilecik kırsalında yer alan Karaağaç Tümülüsü, sıradan bir yerel mezardan çok daha fazlasını barındıran bir tümülüs.

Ahşap mezar odasının planlaması, kullanılan yapı teknikleri ve gömü düzeni, Frig kraliyet gömülerine özgü özellikler taşıyor. Bu ölçekte ve nitelikte bir mezar, gömüt sahibinin yalnızca bölgesel bir elit değil, Frig iktidar sistemi içinde ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğunu düşündürüyor.

Mimari ayrıntılar, özellikle Gordion’daki kraliyet tümülüsleriyle dikkat çekici benzerlikler göstermekte. Bu durum, mezarın Frig merkezî gücüyle doğrudan ilişkili bir kişiye ait olabileceğini güçlendiriyor.

Karaağaç Tümülüsü

Bronz Kaplar ve Frigce Bir İsim

Mezarda ele geçen buluntular da bu yorumu destekler nitelikte. Frig mezar geleneklerine özgü çok sayıda seramiğin yanı sıra, üzerinde Frigce bir isim yazılı bir çömlek bulunmuş durumda. Ancak en dikkat çekici eserler, bronz kaplar arasında yer alıyor.

Özellikle situla olarak adlandırılan, savaş ve alay sahneleriyle bezeli bronz kap parçaları, Karaağaç Tümülüsü’nün önemini bir kat daha artırıyor. Zira bu tür bronz situlalar, bugüne kadar yalnızca Gordion’daki Midas Tümülüsü’nde belgelenmişti. Aynı tip eserlerin Bilecik’te ortaya çıkması, gömünün kraliyet ailesiyle ya da saraya doğrudan bağlı üst düzey bir yöneticiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Frigya’da Güç Tek Merkezli Değildi

Araştırmanın en çarpıcı yönlerinden biri, Karaağaç Tümülüsü’nün Gordion’a yaklaşık 160 kilometre uzaklıkta bulunması. Bu mesafe, Frigya’nın siyasi yapısına dair yeni bir tabloyu gündeme getiriyor.

Çalışmayı yürüten Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hüseyin Erpehlivan’a göre Frig Krallığı, Assur veya Urartu gibi katı biçimde merkezileşmiş bir devlet yapısına sahip değildi. Aksine, siyasi ve ekonomik gücün Orta Anadolu’ya daha dağınık biçimde yayıldığı, çok odaklı bir yönetim modeli söz konusu olabilir. Başkentten uzak bir bölgede böylesine görkemli bir mezarın inşa edilmesi, Frig elitlerinin yalnızca büyük kentlerde yoğunlaşmadığını ortaya koyuyor.

3 Bin Yıllık Bir Gömü Alanı

Karaağaç Tümülüsü’nü önemli kılan bir diğer unsur ise alanın çok katmanlı kullanımı. Arkeolojik veriler, bölgede İlk Tunç Çağı’na tarihlenen bir mezarlık alanının bulunduğunu, Frig döneminde ana gömütün gerçekleştirildiğini ve daha sonraki dönemlerde de definlerin devam ettiğini gösteriyor.

Bu süreklilik, Karaağaç Tümülüsü’nü Orta Anadolu’da yaklaşık 3 bin yıla yayılan gömü geleneklerini anlamak açısından nadir bir referans noktası hâline getirdi.

Uluslararası Literatüre Giren Bir Bulgular Dizisi

Araştırma, American Journal of Archaeology’nin Ocak 2026 sayısında yayımlanarak uluslararası akademik literatürde yerini aldı. Çalışma, yalnızca dikkat çekici bir mezarı belgelemekle kalmıyor; Frigya’da iktidarın nasıl örgütlendiğine dair daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Karaağaç Tümülüsü, Midas’ın gölgesinin yalnızca Gordion’la sınırlı olmadığını, Frig kraliyet gücünün Anadolu’nun farklı bölgelerine yayılan karmaşık bir ağ üzerinden şekillendiğini göstermekte.

Banner
Benzer Yazılar

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Hırvatistan’ın Šćedro Adası’ndaki Ratina Mağarasında 7.000 Yıllık Yaşam İzleri Keşfedildi

7 Mart 2025

7 Mart 2025

Hvar’ın güneyinde bulunan Šćedro Adası’ndaki son arkeolojik kazılar, adanın tarih öncesi geçmişine dair önceki anlayışlara meydan okuyan önemli bulguları ortaya...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Afrika’nın Unutulmuş Krallığı “Kush”

6 Ocak 2021

6 Ocak 2021

Sudan’da kurulmuş olan en eski krallıklardan biridir. Bu krallık 5000 yıl önce muhteşem bir krallık kurmuş ve nedense akabinde unutulmuştur....

Haçlı Ordusunun Korkulu Rüyası I. Kılıçaslan

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Anadolu Selçuklu devletinin kurucusu Süleyman Şah’ın en büyük oğlu olarak Gence’de dünyaya gelmiştir. Babasıyla birlikte geldiği Anadolu’da fetihlere katılmış ve...

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

Zeus Tapınağı, Limyra’da 43 Yıl Sonra Gün Yüzüne Çıktı

15 Kasım 2025

15 Kasım 2025

Antalya’nın Finike ilçesindeki Limyra Antik Kenti’nde, 1982’den beri epigrafik kayıtlarda varlığı bilinen ancak bir türlü tespit edilemeyen Zeus Tapınağı sonunda...

259 Yıllık Güneş Saatine Boya Badana Yapıldı

25 Ocak 2021

25 Ocak 2021

Akademisyen Tarihçi Dr. Fatih Köse, twitter hesabından 259 yıllık güneş saati üzerine yapılan boya badanalı restorasyon çalışmasını “İnsan nereye boya...

Hitit–Luvi Yazıtı, Orta Anadolu’daki İvriz Kaynağının Antik Adını İlk Kez Ortaya Koydu

19 Kasım 2025

19 Kasım 2025

Konya’nın Ereğli ilçesinde 1986 yılında ortaya çıkarılan ikinci Tarhunza steli üzerinde yürütülen yeni epigrafik inceleme, bölgenin kutsal su kültüne ilişkin...

Simferopol yakınlarında bir İskit höyüğü keşfedildi

5 Mayıs 2022

5 Mayıs 2022

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü arkeologları, Kırım Piedmont’ta yaptıkları keşif gezisinde M. Ö. 4. yüzyıla ait bir mezar höyüğü keşfettiler....

Labraunda Antik Kenti’nde Karya’nın Dağ Mabedi Yeniden Ayağa Kalkıyor

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

Muğla’nın Milas ilçesi sınırlarında yer alan ve Antik Karya’nın kutsal merkezlerinden biri olan Labraunda Antik Kenti, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın...

Tozkoparan Höyüğü 50 Yıl Aradan Sonra Tekrar Kazılıyor

28 Haziran 2021

28 Haziran 2021

Tunceli’nde yer alan Tozkoparan Höyüğü’nde yapılacak arkeolojik kazıların , Tunceli kentini binlerce yıllık keşfedilmeyi bekleyen Doğu Anadolu’nun tarihi turizm merkezlerinden...

Yeni bir çalışma,10.000 yıl öncesine kadar uzanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını sunuyor.

9 Aralık 2022

9 Aralık 2022

Güney Çin’den gelen taş aletler üzerine yapılan yeni bir çalışma, 10.000 yıl öncesine dayanan pirinç hasadının en eski kanıtlarını ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]