2 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Midas’ın Gölgesi Bilecik’te mi? Karaağaç Tümülüsü Frig Kraliyet Gücünü Yeniden Düşündürüyor

Frigya denildiğinde akla gelen ilk merkez, kuşkusuz Gordion. Uzun yıllar boyunca Frig siyasi gücünün, kraliyet ritüellerinin ve elit yaşamın yalnızca bu başkent çevresinde şekillendiği kabul edildi. Ancak Bilecik’teki Karaağaç Tümülüsü, bu yerleşik kabulleri sorgulatan çarpıcı veriler sunuyor.

MÖ 8. yüzyıla tarihlenen ve görkemli bir mimariye sahip olan mezar, Frig Kralı Midas’ın ailesi ya da kraliyet çevresiyle doğrudan bağlantılı olabilecek bir gömüye işaret ediyor.

Yerel Bir Elitten Fazlası

Bilecik kırsalında yer alan Karaağaç Tümülüsü, sıradan bir yerel mezardan çok daha fazlasını barındıran bir tümülüs.

Ahşap mezar odasının planlaması, kullanılan yapı teknikleri ve gömü düzeni, Frig kraliyet gömülerine özgü özellikler taşıyor. Bu ölçekte ve nitelikte bir mezar, gömüt sahibinin yalnızca bölgesel bir elit değil, Frig iktidar sistemi içinde ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğunu düşündürüyor.

Mimari ayrıntılar, özellikle Gordion’daki kraliyet tümülüsleriyle dikkat çekici benzerlikler göstermekte. Bu durum, mezarın Frig merkezî gücüyle doğrudan ilişkili bir kişiye ait olabileceğini güçlendiriyor.

Karaağaç Tümülüsü

Bronz Kaplar ve Frigce Bir İsim

Mezarda ele geçen buluntular da bu yorumu destekler nitelikte. Frig mezar geleneklerine özgü çok sayıda seramiğin yanı sıra, üzerinde Frigce bir isim yazılı bir çömlek bulunmuş durumda. Ancak en dikkat çekici eserler, bronz kaplar arasında yer alıyor.

Özellikle situla olarak adlandırılan, savaş ve alay sahneleriyle bezeli bronz kap parçaları, Karaağaç Tümülüsü’nün önemini bir kat daha artırıyor. Zira bu tür bronz situlalar, bugüne kadar yalnızca Gordion’daki Midas Tümülüsü’nde belgelenmişti. Aynı tip eserlerin Bilecik’te ortaya çıkması, gömünün kraliyet ailesiyle ya da saraya doğrudan bağlı üst düzey bir yöneticiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor.

Frigya’da Güç Tek Merkezli Değildi

Araştırmanın en çarpıcı yönlerinden biri, Karaağaç Tümülüsü’nün Gordion’a yaklaşık 160 kilometre uzaklıkta bulunması. Bu mesafe, Frigya’nın siyasi yapısına dair yeni bir tabloyu gündeme getiriyor.

Çalışmayı yürüten Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden Doç. Dr. Hüseyin Erpehlivan’a göre Frig Krallığı, Assur veya Urartu gibi katı biçimde merkezileşmiş bir devlet yapısına sahip değildi. Aksine, siyasi ve ekonomik gücün Orta Anadolu’ya daha dağınık biçimde yayıldığı, çok odaklı bir yönetim modeli söz konusu olabilir. Başkentten uzak bir bölgede böylesine görkemli bir mezarın inşa edilmesi, Frig elitlerinin yalnızca büyük kentlerde yoğunlaşmadığını ortaya koyuyor.

3 Bin Yıllık Bir Gömü Alanı

Karaağaç Tümülüsü’nü önemli kılan bir diğer unsur ise alanın çok katmanlı kullanımı. Arkeolojik veriler, bölgede İlk Tunç Çağı’na tarihlenen bir mezarlık alanının bulunduğunu, Frig döneminde ana gömütün gerçekleştirildiğini ve daha sonraki dönemlerde de definlerin devam ettiğini gösteriyor.

Bu süreklilik, Karaağaç Tümülüsü’nü Orta Anadolu’da yaklaşık 3 bin yıla yayılan gömü geleneklerini anlamak açısından nadir bir referans noktası hâline getirdi.

Uluslararası Literatüre Giren Bir Bulgular Dizisi

Araştırma, American Journal of Archaeology’nin Ocak 2026 sayısında yayımlanarak uluslararası akademik literatürde yerini aldı. Çalışma, yalnızca dikkat çekici bir mezarı belgelemekle kalmıyor; Frigya’da iktidarın nasıl örgütlendiğine dair daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Karaağaç Tümülüsü, Midas’ın gölgesinin yalnızca Gordion’la sınırlı olmadığını, Frig kraliyet gücünün Anadolu’nun farklı bölgelerine yayılan karmaşık bir ağ üzerinden şekillendiğini göstermekte.

Banner
Benzer Yazılar

İspanya’da bulunan 2000 yıldan daha eski bir Keltiberya şehri

16 Temmuz 2023

16 Temmuz 2023

Madrid Politeknik Üniversitesi, İspanya’nın kuzeyindeki Soria eyaletinde bir Roma kampının ve Keltiberya kenti Titiakos’un keşfedildiğini duyurdu. Buna ek olarak, üniversiteden...

Van’daki Kevenli Kalesi’nde 76 Çivi Yazılı Pithos Ortaya Çıkarıldı: Urartuların En Büyük Depo Merkezi

7 Eylül 2025

7 Eylül 2025

Van’ın İpekyolu ilçesindeki Kevenli Kalesi’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, Urartu Krallığı dönemine ait 76 adet dev pithos (depo küpü) bulundu. Üzerlerinde...

İstinat Duvarı Çalışmasına Bakarken Roma Döneminden Kalma Stel Keşfetti

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Erdoğan Tunaboylu, Bursa iline bağlı Nilüfer ilçesinde ki Evinin karşısında yapılan istinat duvarının yapımını izlerken Roma döneminden kalma steli keşfetti....

125.000 $ ‘a Titanik Gemisini Sualtında Ziyaret Edebilirsiniz!

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Titanik severlere müjdeli bir haber Ocean Gate Expeditions şirketinden geldi. Şirket Titanik enkazı üzerinde bir denizaltı araştırması ve keşif gezisi...

Dünyanın En Eski Mumyaları Şili’de Bulundu

22 Şubat 2024

22 Şubat 2024

20. yüzyılın başında, dünyanın en kurak yeri olan Şili’nin Atacama Çölü’nde Mısır mumyalarından tam 2000 yıl öncesine ait Dünyanın en...

Ukrayna’da bir mağarada 5000 yıllık kadın figürinleri keşfedildi

15 Mayıs 2023

15 Mayıs 2023

Arkeologlar, batı Ukrayna’nın Borshchiv Bölgesi’ndeki Verteba Mağarası’nda bir delik içinde gizlenmiş kilden yapılmış beş kadın figürini keşfettiler. Yaklaşık 5.000 yıl...

Araştırmacılar, ilk Neandertal ailesine ulaşmayı başardı.

19 Ekim 2022

19 Ekim 2022

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü‘nden araştırmacılar tarafından yönetilen uluslararası bir ekip, Sibirya’daki uzak bir Neandertal topluluğundan on üç bireyin genomunu...

Bilim insanları, Mayaların esrarengiz 819 günlük sayımını çözdü

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Mayalar, gök cisimlerinin hareketlerini yakından gözlemleyen ve tutulmaları ve diğer astronomik olayları tahmin etmek için karmaşık yöntemler geliştiren yetenekli astronomlardı....

Ege antik kentlerinde bulunan taşlar Yunan masa oyununun parçası olabilir

10 Ekim 2022

10 Ekim 2022

Arkeologlar, Ege ve Akdeniz’de yer alan antik yerleşimlerde bulunan taş kürelerin, Yunan masa oyununun bir parçası olabileceğini düşünüyorlar. Yunan masa...

İskitler Sadece Göçebe Bir Halk Değildi, Yerleşik Hayatta Sürdüler

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Göçebe ve savaşçı bir halk olarak tanıdığımız İskitler uzun zamandır gizemini koruyan halklardan biridir. Bir çok halkın köken arayışında sahiplenmiş...

Tanrı Mars’ın Gravürü Romalılara mı Yoksa Britonlara mı Ait?

15 Ocak 2021

15 Ocak 2021

İngiltere’nin, Colchester şehrinde bulunan Roma dönemine ait mücevherden yapılmış yüzük mührün düşünülen tarihten çok daha eski olduğu ortaya çıktı. Üzerinde...

Anglosakson manastırları Viking saldırılarına karşı düşünülenden daha dirençliydi

1 Şubat 2023

1 Şubat 2023

Reading Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden araştırmacılar, Anglosakson manastır topluluklarının Viking baskınlarına karşı düşünülenden daha dirençli olduğuna dair yeni kanıtlar buldular. Kent’teki...

Yeni araştırma, Polonya’da bulunan Neolitik bir rondelin inşası, kullanımı ve ritüel anlamı hakkında daha önce bilinmeyen yönleri ortaya çıkardı

13 Aralık 2024

13 Aralık 2024

Kuzey-batı Polonya’da Nowe Objezierze’de yapılan bir arkeolojik kazı, yaklaşık M.Ö. 4800 tarihli bir rondel keşfetti ve bu, Neolitik toplumların törensel...

Jale İnan Hoca ile başlayan mücadele sonuç verdi. Bu topraklara ait 6 tarihi eser iade edildi.

13 Kasım 2022

13 Kasım 2022

1967 yılında Amerika’da bir sergide yer alan bir grup bronz heykelin Anadolu kökenli olduğuna dair bulgulara ulaşılması sonrası Jale İnan...

Zernaki Tepe “kırlangıç sistemi” ile depreme dayanıklı hale getirilmiş

19 Ekim 2021

19 Ekim 2021

Van’ın Erçiş ilçesinde, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisi olan Zernaki Tepe kentinin duvarlarının “kırlangıç sistemi” ile...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]