1 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen dönemin siyasi dengelerini altüst eden Medina Alzahira yüksek çözünürlüklü LiDAR verileri sayesinde ilk kez somut biçimde tanımlanmış olabilir.

Yüzyılı aşkın süredir ortaya atılan çok sayıda hipotez, şimdiye kadar araziyle doğrulanabilir fiziksel kanıtlara dayanamamıştı. Ancak bu durum, Antonio Monterroso Checa tarafından yürütülen yeni bir çalışmayla değişmiş görünüyor.

LiDAR verileriyle okunan gizli bir şehir

Córdoba Üniversitesi bünyesinde çalışan Monterroso Checa’nın Meridies. Estudios de Historia y Patrimonio de la Edad Media dergisinde yayımlanan araştırması, İspanya Ulusal Coğrafya Enstitüsü’nün üçüncü nesil açık erişimli LiDAR verilerine dayanıyor. Bu veriler, 2023 öncesine kıyasla araziyi çok daha yüksek çözünürlükte okumaya imkân tanıyor.

Córdoba’nın yaklaşık 12 kilometre doğusunda, tarihsel olarak Cabezos de las Pendolillas olarak bilinen bölgede yapılan analizlerde, 1.200 metreyi aşan doğrusal bir alana yayılan topoğrafik düzensizlikler tespit edildi. Çalışmaya göre bu anomaliler, tesadüfi arazi bozulmaları değil; yer altında ve kısmen yüzeyde korunmuş büyük ölçekli bir kentsel yerleşimin izleri.

120 hektarlık planlı bir kent

LiDAR okumaları, düzenli ve geniş bir kentsel planlamaya işaret ediyor. Dikdörtgen ve kare planlı yapı kümeleri, teraslı bir mimari anlayışla bir araya geliyor ve yaklaşık 120 hektarlık bir alanı kaplıyor. Bu ölçü, Medina Azahara ile neredeyse birebir örtüşüyor.

Medina Alzahira
Medina Alzahira, Córdoba’nın doğu ucundaki olası konumu (batıda Medina Azahara).
Fotoğraf: A. Monterroso / Córdoba Üniversitesi

Bazı yapılarda genel doğrultunun kırılarak güneydoğuya yönelmesi ise, kentin araziye bilinçli biçimde uyarlandığını düşündürüyor. Araştırmacıya göre bu ayrıntı, Alzahira’nın geçici bir yerleşim değil, baştan sona planlanmış bir idari başkent olduğunu gösteren önemli bir ipucu.

Siyasi güçle örtüşen bir arazi geçmişi

Önerilen alanın tarihsel kullanımı da dikkat çekici. Bölge, 15. yüzyıldan itibaren doğrudan kraliyet topraklarıyla ilişkilendiriliyor; II. Felipe döneminde Kraliyet Haraları’na ev sahipliği yapıyor. Córdoba sınırları içinde, Medina Azahara çevresiyle birlikte belgelenmiş yalnızca iki “Kraliyet Dehesası”ndan biri olması, alanın yüzyıllar boyunca iktidar çevreleriyle bağlantısını koruduğunu ortaya koyuyor.

Bu durum, araştırmada yazılı kaynaklar ve tarihsel gelenekle birlikte değerlendiriliyor; LiDAR verileri, metinlere dayalı yorumları ilk kez ölçülebilir bir zeminle buluşturuyor.

Yıkımla silinen bir başkent

Medina Alzahira, 979–987 yılları arasında, fiili iktidarı eline alan Almanzor tarafından inşa ettirildi. Halife Hişam II adına devleti yöneten Almanzor, Medina Azahara’yı terk ederek kendi sarayını, idaresini ve ordusunu barındıracak yeni bir başkent kurdu.

Ancak yükselişi kadar çöküşü de sert oldu. Almanzor’un 1002’deki ölümünün ardından şehir, 1009 yılında Córdoba halkı tarafından sistematik biçimde yağmalandı ve yok edildi. Amaç açıktı: Âmirî hanedanının izlerini tamamen silmek.

Yıkım o denli kapsamlıydı ki, kentin yeri zamanla kolektif hafızadan da silindi. 19. ve 20. yüzyıllarda San Bartolomé Şapeli, Santiago Mahallesi ve Moroquil gibi bölgeler yanlış biçimde Alzahira ile ilişkilendirildi. Bu görüşler daha sonra arkeolojik ve mimari çalışmalarla geçerliliğini yitirdi.

Medina Azahara’daki bazilika planlı yapı. Fotoğraf: Sombradeparra / Kamu malı / Wikimedia Commons

Metinden araziye uzanan bir hipotez

İspanyol mimarlık tarihçisi Leopoldo Torres Balbás, Orta Çağ tarihçisi el-Makkarî’nin metinlerine dayanarak, Alzahira’nın Córdoba’nın doğusunda, Guadalquivir’in bir menderesi yakınında yer alması gerektiğini savunmuştu. Monterroso Checa’nın çalışması, bu görüşü sıfırdan icat etmek yerine, ilk kez fiziksel ve ölçülebilir verilerle destekliyor.

Araştırmaya göre LiDAR, tarihsel sezgiyi somut bir jeomorfolojik gerçekliğe dönüştüren bir hassasiyet aracı işlevi görüyor.

Sırada yerinde doğrulama var

Elbette nihai doğrulama için saha çalışmaları gerekiyor. Çalışma, Cabezos de las Pendolillas’ta yüksek çözünürlüklü jeofizik taramaların bir sonraki adım olması gerektiğini vurguluyor. Bu taramalar, hava lazerlerinin işaret ettiği yapıları yer altında ayrıntılı biçimde haritalayabilir.

Eğer bulgular doğrulanırsa, Endülüs tarihinin en güçlü ama en kısa ömürlü siyasi sembollerinden biri, bin yılı aşkın bir aradan sonra yeniden gün yüzüne çıkabilir. Kağıt üzerinde kalan bir şehir, ilk kez toprağın kendisi tarafından işaret ediliyor.

Banner
Benzer Yazılar

Gürcistan Alfabesini Turist Merkezi Yaptı

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Gürcistan, Büyük Kafkas Dağları’nın ana tepesinin güney yamaçlarında Karadeniz’in doğu kıyılarında yer alan kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir ülkedir....

Yurt dışına kaçırılan binlerce eser Türkiye’ye geri getirildi

14 Nisan 2024

14 Nisan 2024

Türkiye, 1980 yılından bu yana izini sürdüğü binlerce kültür eserinin ait olduğu topraklara getirmeyi başardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde...

Hırvat Kıyılarında 6 Bin Yıllık Ada Yerleşimi Bulundu

25 Haziran 2021

25 Haziran 2021

Uydu görüntüleri, Hırvat kıyılarında 6 bin yıllık bir ada yerleşimini ortaya çıkardı. Zadar Üniversitesi’nde profesör olan arkeolog Mate Parica ,...

İspanyol arkeologlar 2.600 yıllık antik gemi batığını çıkarmayı başardılar

25 Aralık 2024

25 Aralık 2024

İspanyol arkeologlar, ülkenin güneydoğu kıyılarındaki sularda ilk kez keşfedilen 2.600 yıllık bir gemi batığını, 20 yıl süren çalışmaların ardından başarıyla...

İsrail’de 350.000 Yıllık Taş, Dünyanın En Eski Taş Bileme Aleti Olabilir!

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

İsrail’deki arkeologlar, Homo sapiens’in ortaya çıkmasından en az 50.000 yıl önce muhtemelen yiyecek ve diğer malzemeleri öğütmek için kullanılan 350.000...

Metropolis Antik Kentinde Bulunan Sarnıçlar Şehrin Yaşamına Ayna Tutuyor

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

İzmir’in Torbalı ilçesine Yeniköy ve Özbey mahalleri sınırları içerisinde kalan Metropolis antik şehri kazıları 1990 yılından beri devam ediyor. Kültür...

Hollanda’da 4 Bin Yıllık Güneş Tapınağı Keşfedildi

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

İngiltere’nin ünlü Stonehenge yapısının bir benzeri Hollanda’da keşfedildi. Arkeologlara göre; Tiel Belediyesi’nde ortaya çıkarılan yapı Güneş’in hareketlerine göre inşa edilmiş...

Hadrianopolis kazılarında keşfedilen testi içinde 1400 yıllık sikkeler çıktı

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Karadeniz’in Zeugması olarak da bilinen Hadrianopolis Antik Kenti’nde devam eden kazılarda keşfedilen testi içinde 1400 yıllık on adet sikke bulundu....

Antik Likya Kenti Phaselis’te mahkeme ikinci yürütmeyi durdurma kararı verdi

7 Haziran 2023

7 Haziran 2023

Antik Likya Kenti Phaselis’te yapımı tamamlanma aşamasına gelen Bostanlık ve Alacasu koylarındaki halk plajları için Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge...

İstanbul’un Fethi İlk Defa Fatih Sultan Mehmed Han-ı Gazi İhtifâli Olarak Kutlandı

29 Mayıs 2021

29 Mayıs 2021

Dünya tarihine bir çağ kapatıp bir çağ açan olarak geçen İstanbul’un fethi her yıl 29 Mayıs tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor....

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

Japonya’nın muhtemelen en eski bronz döküm taş kalıpları Yoshinogari harabelerinde keşfedildi

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Japonya’nın Saga bölgesinin batı vilayetindeki Yoshinogari Harabeleri’nde, bronz eserler için taş döküm kalıpları da dahil olmak üzere kalıntılar bulundu. Saga...

İtalya’da ölü hediyeli 10.000 yıllık mezar ortaya çıkarıldı

15 Aralık 2021

15 Aralık 2021

Mezolitik dönem insan topluluklarının ölü gömme biçim ve ritüelleri hakkında yeni bilgiler kazandıran buluntulara bir yenisi daha eklendi. Avrupa’nın ölü...

Noceto Vasca Votiva’nın gizemi su ritüeli miydi?

13 Haziran 2021

13 Haziran 2021

Noceto Vasca Votiva, 2005 yılında kuzey İtalya’daki küçük bir tepede keşfedilen türünün tek örneği bir ahşap yapıdır. Bir müstakil ev...

Tanzanya’nın gizemli ayak izleri, ayılar tarafından değil, ilk insanlar tarafından yapıldı.

6 Aralık 2021

6 Aralık 2021

Arkeologlar tarafından keşfedilen tarih öncesi ayak izlerinin, insanlar tarafından mı yoksa soyu tükenmiş hayvanlar tarafından mı bırakıldığını belirlemek bazı zamanlarda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]