21 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Almanzor’un Kayıp Başkenti Medina Alzahira Bulunmuş Olabilir

Endülüs arkeolojisinin en uzun soluklu tartışmalarından biri yeniden şekilleniyor. Almanzor’un 10. yüzyılın sonunda inşa ettirdiği ve kısa ömürlü olmasına rağmen dönemin siyasi dengelerini altüst eden Medina Alzahira yüksek çözünürlüklü LiDAR verileri sayesinde ilk kez somut biçimde tanımlanmış olabilir.

Yüzyılı aşkın süredir ortaya atılan çok sayıda hipotez, şimdiye kadar araziyle doğrulanabilir fiziksel kanıtlara dayanamamıştı. Ancak bu durum, Antonio Monterroso Checa tarafından yürütülen yeni bir çalışmayla değişmiş görünüyor.

LiDAR verileriyle okunan gizli bir şehir

Córdoba Üniversitesi bünyesinde çalışan Monterroso Checa’nın Meridies. Estudios de Historia y Patrimonio de la Edad Media dergisinde yayımlanan araştırması, İspanya Ulusal Coğrafya Enstitüsü’nün üçüncü nesil açık erişimli LiDAR verilerine dayanıyor. Bu veriler, 2023 öncesine kıyasla araziyi çok daha yüksek çözünürlükte okumaya imkân tanıyor.

Córdoba’nın yaklaşık 12 kilometre doğusunda, tarihsel olarak Cabezos de las Pendolillas olarak bilinen bölgede yapılan analizlerde, 1.200 metreyi aşan doğrusal bir alana yayılan topoğrafik düzensizlikler tespit edildi. Çalışmaya göre bu anomaliler, tesadüfi arazi bozulmaları değil; yer altında ve kısmen yüzeyde korunmuş büyük ölçekli bir kentsel yerleşimin izleri.

120 hektarlık planlı bir kent

LiDAR okumaları, düzenli ve geniş bir kentsel planlamaya işaret ediyor. Dikdörtgen ve kare planlı yapı kümeleri, teraslı bir mimari anlayışla bir araya geliyor ve yaklaşık 120 hektarlık bir alanı kaplıyor. Bu ölçü, Medina Azahara ile neredeyse birebir örtüşüyor.

Medina Alzahira
Medina Alzahira, Córdoba’nın doğu ucundaki olası konumu (batıda Medina Azahara).
Fotoğraf: A. Monterroso / Córdoba Üniversitesi

Bazı yapılarda genel doğrultunun kırılarak güneydoğuya yönelmesi ise, kentin araziye bilinçli biçimde uyarlandığını düşündürüyor. Araştırmacıya göre bu ayrıntı, Alzahira’nın geçici bir yerleşim değil, baştan sona planlanmış bir idari başkent olduğunu gösteren önemli bir ipucu.

Siyasi güçle örtüşen bir arazi geçmişi

Önerilen alanın tarihsel kullanımı da dikkat çekici. Bölge, 15. yüzyıldan itibaren doğrudan kraliyet topraklarıyla ilişkilendiriliyor; II. Felipe döneminde Kraliyet Haraları’na ev sahipliği yapıyor. Córdoba sınırları içinde, Medina Azahara çevresiyle birlikte belgelenmiş yalnızca iki “Kraliyet Dehesası”ndan biri olması, alanın yüzyıllar boyunca iktidar çevreleriyle bağlantısını koruduğunu ortaya koyuyor.

Bu durum, araştırmada yazılı kaynaklar ve tarihsel gelenekle birlikte değerlendiriliyor; LiDAR verileri, metinlere dayalı yorumları ilk kez ölçülebilir bir zeminle buluşturuyor.

Yıkımla silinen bir başkent

Medina Alzahira, 979–987 yılları arasında, fiili iktidarı eline alan Almanzor tarafından inşa ettirildi. Halife Hişam II adına devleti yöneten Almanzor, Medina Azahara’yı terk ederek kendi sarayını, idaresini ve ordusunu barındıracak yeni bir başkent kurdu.

Ancak yükselişi kadar çöküşü de sert oldu. Almanzor’un 1002’deki ölümünün ardından şehir, 1009 yılında Córdoba halkı tarafından sistematik biçimde yağmalandı ve yok edildi. Amaç açıktı: Âmirî hanedanının izlerini tamamen silmek.

Yıkım o denli kapsamlıydı ki, kentin yeri zamanla kolektif hafızadan da silindi. 19. ve 20. yüzyıllarda San Bartolomé Şapeli, Santiago Mahallesi ve Moroquil gibi bölgeler yanlış biçimde Alzahira ile ilişkilendirildi. Bu görüşler daha sonra arkeolojik ve mimari çalışmalarla geçerliliğini yitirdi.

Medina Azahara’daki bazilika planlı yapı. Fotoğraf: Sombradeparra / Kamu malı / Wikimedia Commons

Metinden araziye uzanan bir hipotez

İspanyol mimarlık tarihçisi Leopoldo Torres Balbás, Orta Çağ tarihçisi el-Makkarî’nin metinlerine dayanarak, Alzahira’nın Córdoba’nın doğusunda, Guadalquivir’in bir menderesi yakınında yer alması gerektiğini savunmuştu. Monterroso Checa’nın çalışması, bu görüşü sıfırdan icat etmek yerine, ilk kez fiziksel ve ölçülebilir verilerle destekliyor.

Araştırmaya göre LiDAR, tarihsel sezgiyi somut bir jeomorfolojik gerçekliğe dönüştüren bir hassasiyet aracı işlevi görüyor.

Sırada yerinde doğrulama var

Elbette nihai doğrulama için saha çalışmaları gerekiyor. Çalışma, Cabezos de las Pendolillas’ta yüksek çözünürlüklü jeofizik taramaların bir sonraki adım olması gerektiğini vurguluyor. Bu taramalar, hava lazerlerinin işaret ettiği yapıları yer altında ayrıntılı biçimde haritalayabilir.

Eğer bulgular doğrulanırsa, Endülüs tarihinin en güçlü ama en kısa ömürlü siyasi sembollerinden biri, bin yılı aşkın bir aradan sonra yeniden gün yüzüne çıkabilir. Kağıt üzerinde kalan bir şehir, ilk kez toprağın kendisi tarafından işaret ediliyor.

Banner
Benzer Yazılar

Antik dünyanın en geniş imparatorluğu “Ahameniş Pers İmparatorluğu”

17 Aralık 2023

17 Aralık 2023

Ahameniş Pers İmparatorluğu’nun kökeni, İran ve Doğu Anadolu’nun (Türkiye) çoğuna hakim olan Med Kralı Astyages’in Pers kralı II. Cyrus tarafından...

Pompeii Kenti Kazılarında Daha Önce Görülmemiş Dört Tekerlekli Araba Ortaya Çıkarıldı

27 Şubat 2021

27 Şubat 2021

M.Ö. 79 yılında yaşanan Vezüv yanardağının korkunç patlaması sonrası Pompeii kenti kül ve lav altında kalmıştı. İki gün boyunca yağan...

2.700 Yıllık Eşsiz Donalar Kaya Mezarları Yok Oluyor

21 Temmuz 2023

21 Temmuz 2023

Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan ve Türkiye’de eşi benzeri olmayan 2 bin 700 yıllık Donalar Kaya Mezarları, bakımsızlık nedeniyle yok olma...

İstanbul Kara Surları Restore Ediliyor

25 Şubat 2021

25 Şubat 2021

İstanbul Kara Surları (Konstantinopolis Surları) Doğu Roma Dönemi’nde hendek, dış sur, iç sur olmak üzere 3 bölümde inşa edilmiş UNESCO...

Suaygırları Yüzünden Çıkan Savaşta Öldürülen Mısır Firavunu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Firavun II. Seqenenre Taa savaş alanında korkunç bir ölümle karşılaştı. Live Science’de yayınlanan bir habere göre Firavun ülkesini korumak isterken...

Fatih Sultan Mehmet’e Ait Fermanın Geri Getirilmesi İçin Girişim Başlatıldı

13 Ekim 2021

13 Ekim 2021

Yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan Fatih Sultan Mehmet’e ait fermanın Türkiye’ye getirilmesi için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından girişim başlatıldı. Londra’da...

Çalınan Nostradamus kehanetleri el yazması kitabı Almanya’da bulundu

8 Mayıs 2022

8 Mayıs 2022

Kehanetleri ile ünlü Fransız astrolog Michel de Nostredame’in (Nostradamus) yıllar önce kaybolan Latince el yazması kehanet kitabı “Profetie di Michele...

Konya’nın abidevi eseri İnce Minareli Medrese’sinin taç kapısı acil restore edilmeyi bekliyor

14 Ağustos 2022

14 Ağustos 2022

Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti Konya birçok Selçuklu dönemi eserlere ev sahipliği yapıyor. Bu eserlerin içinde Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahreddin...

Başkentler Şehri İznik’ten Şaşırtan Lahit Manzarası

6 Ekim 2020

6 Ekim 2020

Bugün Bursa ya bağlı olan İznik ilçesi kelimenin tam anlamıyla “bir açıkhava müzesi” durumundadır. Tarih boyunca bir çok medeniyete başkentlik...

Deniz arkeoloğu Wisconsin Gölü’nde 3.000 yıllık kano keşfetti

23 Eylül 2022

23 Eylül 2022

Amerika Birleşik Devletleri’nin Wisconsin eyaletinin adını aldığı Wisconsin gölünde bir deniz arkeoloğu 3.000 yıllık kano keşfetti. Kızılderili kabilelerinin 14 bin...

Kehribar İçinde 99 Milyon Yıldan Beri Korunan Gizemli Hayvan

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Myanmar’da keşfedilen 99 milyon yıllık kehribar içine hapsolmuş hayvan kalıntısını bilim insanları küçük bir dinozorun kafatası olarak değerlendirmişlerdi. Kehribarın 99...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

Sibirya’da Dünyanın En Eski Kaleleri Keşfedildi

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Berlin Freie Üniversitesi’nden arkeologlar, uluslararası bir ekiple birlikte Sibirya’nın uzak bir bölgesinde müstahkem tarih öncesi yerleşimleri ortaya çıkardılar. Araştırmalarının sonuçları,...

Antik Yunan metinlerinin çözümlenmesinde yapay zeka kullanılıyor

10 Mart 2022

10 Mart 2022

Yakın zamanda dilbilimcilerin işlerini oldukça kolaylaştıracak yapay zeka teknolojisi Ithaca ile Antik Yunan metinlerinin çözümlenmesi başlıyor. Oxford Üniversitesi Klasik Bilimler...

Buzul arkeologları eriyen buzda 1500 yıllık demir uçlu ok buldular

19 Ağustos 2022

19 Ağustos 2022

Buzul Arkeolojisi Programı’nda (Glacier Archaeology Program) çalışan buzul arkeologları Norveç Jotunheimen sıradağlarında, deniz seviyesinden 1750 metre yükseklikte eriyen buzul alanında...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]