28 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Termessos Antik Kenti’nde Arkeologlar, Binlerce Yıl Sonra İki Anıtsal Mezarı Yeniden Ayağa Kaldırıyor

Antalya’nın sarp dağları arasında gizlenen Termessos Antik Kenti, bu yıl başlayan kapsamlı çalışmalarla yeniden dikkatlerin odağına yerleşti. Güllük Dağı’nın eteklerine kurulu ve tarih boyunca doğal savunması sayesinde bozulmadan günümüze ulaşan antik kentte, arkeologlar binlerce yıl sonra ilk kez iki anıtsal mezarı orijinal taşlarıyla ayağa kaldırmak için titiz bir çalışma yürütüyor. Burası, antik çağda bile “kartal yuvası” olarak anılan; Büyük İskender’in dahi ele geçiremediği kentlerden biriydi.

Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında, Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçak başkanlığında sürdürülüyor. Termessos’ta şimdiye kadar sistematik bir kazı yapılmamış olması, bu sezonu hem bilimsel hem de kültürel açıdan son derece önemli bir dönüm noktasına dönüştürdü.

Akdeniz’in En Büyük Nekropollerinden Biri

Kazı çalışmalarının odak noktasını, antik yolun iki yanına yayılan devasa nekropol alanı oluşturuyor. Yaklaşık 3 bin mezar yapısı ve bu yapılara ait 900’den fazla yazıt, Termessos’u Akdeniz coğrafyasının en büyük ve en yoğun lahit alanlarından biri haline getiriyor. Kentin yüksek ve ulaşılması güç topografyası sayesinde, yapı taşları Hristiyanlık döneminde başka yapılara taşınmamış; bu da mimari unsurların neredeyse tamamen orijinal halleriyle korunmasını sağlamış durumda.

Termessos
Termessos nekropolünde yer alan anıtsal mezarlardan birinin orijinal podyumu. Restorasyon tamamlandığında mezarın üst bölümü bu platformun üzerine yeniden yerleştirilecek. Fotoğraf: Süleyman Elcin/AA

Nekropol alanının merkezinde yer alan iki büyük anıt mezar, bu yılki çalışmanın ana hedefi. Her bir taşın dayanıklılık analizleri yapılıyor, üç boyutlu taramalarla dijital olarak işleniyor ve mezarların orijinal düzeni bilgisayar ortamında yeniden inşa ediliyor.

“Dans Eden Kadınlar” Mezarı Yeniden Doğuyor

İlk anıt mezar, giriş cephesindeki insan boyutundaki kabartmalardan dolayı ekip tarafından “Dans Eden Kadınlar Mezarı” olarak anılıyor. Bu kabartmaların birine ait baş parçası, uzun yıllar sonra ilk kez bu sezon yıkıntılar arasında bulunarak müzeye teslim edildi. Restorasyon tamamlandığında mezar yaklaşık 14 metre yüksekliğinde olacak ve üzerinde tiyatro maskeleri, eroslar, nikeler, aslan figürleri ve zengin bezemeler yer alacak.

Dans eden kadın figürleriyle süslü anıt mezardan bir taş blok üzerinde tiyatro maskesi kabartması. Bu özgün taş, mezarın dijital rekonstrüksiyonunda kullanılan ana mimari elemanlardan biri. Fotoğraf: Süleyman Elcin/AA

Koçak, mezarın tüm mimari elemanlarının orijinal olduğunu vurguluyor. Termessos’un yağmaya uğramamış olması, araştırmacılara benzersiz bir bütünlük sunuyor.

Amazon Savaşçılarına Gönderme Yapan Silah Kabartmaları

İkinci anıt mezar ise, üzerindeki yazıttan anlaşıldığı üzere, bir kadın tarafından kendisi ve eşi için yaptırılmış. Bu mezarın podyumunda kalkan, mızrak, kılıç, zırh ve balta gibi savaş unsurlarını betimleyen kabartmalar bulunuyor. Silahların bir kısmı dönemin gerçek askeri ekipmanını yansıtırken, bazıları Amazon kadın savaşçılarına atıf yapan mitolojik nitelikler taşıyor. Bu sembolik dil, mezarın hem sosyal hem de kültürel anlamda seçkin bir konuma işaret ettiğini gösteriyor.

İkinci anıt mezarın podyumunda yer alan kalkan, mızrak, kılıç ve balta kabartmaları. Bu ikonografi, hem gerçek hem de Amazon savaşçılarına atıf yapan mitolojik silahları bir arada. Fotoğraf: Süleyman Elcin/AA

Dijitalden Gerçeğe: Termessos’un Silueti Yeniden Şekilleniyor

Termessos kazı ekibi tüm taşları tek tek tarayarak, her bir parçayı dijital ortamda doğru yerine oturtuyor. Analizler tamamlandığında, bloklar ait oldukları podyumların üzerine yeniden yerleştirilecek ve mezarlar antik kentin siluetinde tekrar yükselmeye başlayacak.

Anatolian Archaeology

Banner
Benzer Yazılar

Araştırmacılar, eski bir İran tuz madeni Chehrabad’dan 1.600 yıllık koyun mumyası DNA’sını sıraladılar.

17 Temmuz 2021

17 Temmuz 2021

Çok uluslu bir genetikçi ve arkeolog ekibi, İran‘daki bir tuz madeni olan Chehrabad’da keşfedilen 1.600 yıllık bir koyun mumyası DNA’sını...

Arkeologlar, İspanya’da bir mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Arkeologlar, İspanya’nın Cantabria eyaletindeki Ribamontán al Monte belediyesinde bulunan La Garma mağara kompleksinde 16.800 yıllık bir Paleolitik yapı keşfettiler. La...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Eşyalara Duygusal Bağ Kurma 2.000 Yıl Öncede Görülüyor Olabilir!

22 Haziran 2021

22 Haziran 2021

Hepimizin mutlaka kullandığımız ve sonrasında herhangi bir nedenle atmaya kıyamadığımız duygusal bağ kurduğumuz eşyalarımız olmuştur. Eşyalarla kurduğumuz duygusal bağın sadece...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Dünya’nın En Eski Hayvan Tasviri Bulundu

14 Ocak 2021

14 Ocak 2021

Eski insanların sadece hayatta kalabilmekle ilgilendiklerini düşünmek kolaydır. Ama onlar hayatta kalabilmek için aletler icat ettiler değişen iklime uyum sağlabilmek...

Brezilya’da 16 yeni antik kaya sanatı alanı tespit edildi

10 Mart 2024

10 Mart 2024

Brezilya’nın Tocantins’in Jalapão bölgesinde çalışan arkeologlar, 2.000 yıllık 16 yeni antik kaya sanatı alanı tespit etti. Bu alanlarda insan ve...

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

22 Eylül 2022

22 Eylül 2022

Van Gölü’nde suların geri çekilmesi Urartu dönemi ana kayaya oyulmuş basamaklı limanı gün yüzüne çıkardı. Aşırı buharlaşma ve yağışların azalması...

Fransa’da uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak dairesel şekilli Demir Çağı Galya köyü bulundu

2 Nisan 2024

2 Nisan 2024

Fransa’nın Côtes d’Armor bölgesindeki Cap d’Erquy’de uydu görüntüleme teknolojisi kullanılarak Demir Çağı’ndan kalma dairesel şekilli bir köyün kalıntıları ortaya çıkarıldı....

Meksika’da Maya Uygarlığına Ait Bir İnsan Boyunda Maske Bulundu

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Meksika’nın Yucatán eyaletindeki bir arkeolojik alanda, bir insan boyunda dev bir Maya maskesi ortaya çıktı. Novedades Yucatán’ın haberine göre, bilinmeyen...

Almanya’nın Unutulmuş Roma Köşesi: Delbrück-Bentfeld Kazılarında Şaşırtıcı Keşifler

9 Nisan 2025

9 Nisan 2025

Kuzeybatı Almanya’nın sakin kırsalında, Delbrück-Bentfeld bölgesinde yapılan arkeolojik kazılar, Roma İmparatorluğu’nun sınırlarının ötesinde, beklenmedik bir Roma varlığını ortaya çıkardı. Bu...

Bulunan İskelet Vezüv’den Kaçanları Kurtarmaya Çalışan Subaya Ait Olabilir

11 Mayıs 2021

11 Mayıs 2021

2.000 yıl önce patlayan Vezüv Yanardağı birçok insanın ölümüne yol açmıştı. Patlamanın şiddeti ve Vezüv’ün çıkardığı lav ve küf bulutu...

İsrailli filologlar Akadca çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay zeka kullanıyor

4 Mayıs 2023

4 Mayıs 2023

İsrailli filologlar, Tunç Çağı devletleri arasında diplomatik dil (Lingua franca) kabul edilen Akadca ile yazılmış çivi yazılı tabletlerin okunmasında yapay...

İtalya’da 16 Milyon Yıllık Yarasa Bulundu

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

Araştırmacılar, elde ettikleri şaşırtıcı buluntular ile bizleri heyecanlandırmaya devam ediyorlar. Bu heyecanlandırıcı buluntuların birisi de  16 Milyon yıllık yarasa oldu....

AlUla, Eski Arap Medeniyetlerinin Yaşayan Müzesi

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Al Ula vahası, modern Tayma şehrinin yaklaşık 110 km güneybatısında ve Medine’nin 380 km kuzeyinde, yemyeşil Wadi Al-Qura veya “köyler...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]