12 January 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Termessos Antik Kenti’nde Arkeologlar, Binlerce Yıl Sonra İki Anıtsal Mezarı Yeniden Ayağa Kaldırıyor

Antalya’nın sarp dağları arasında gizlenen Termessos Antik Kenti, bu yıl başlayan kapsamlı çalışmalarla yeniden dikkatlerin odağına yerleşti. Güllük Dağı’nın eteklerine kurulu ve tarih boyunca doğal savunması sayesinde bozulmadan günümüze ulaşan antik kentte, arkeologlar binlerce yıl sonra ilk kez iki anıtsal mezarı orijinal taşlarıyla ayağa kaldırmak için titiz bir çalışma yürütüyor. Burası, antik çağda bile “kartal yuvası” olarak anılan; Büyük İskender’in dahi ele geçiremediği kentlerden biriydi.

Kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi kapsamında, Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Koçak başkanlığında sürdürülüyor. Termessos’ta şimdiye kadar sistematik bir kazı yapılmamış olması, bu sezonu hem bilimsel hem de kültürel açıdan son derece önemli bir dönüm noktasına dönüştürdü.

Akdeniz’in En Büyük Nekropollerinden Biri

Kazı çalışmalarının odak noktasını, antik yolun iki yanına yayılan devasa nekropol alanı oluşturuyor. Yaklaşık 3 bin mezar yapısı ve bu yapılara ait 900’den fazla yazıt, Termessos’u Akdeniz coğrafyasının en büyük ve en yoğun lahit alanlarından biri haline getiriyor. Kentin yüksek ve ulaşılması güç topografyası sayesinde, yapı taşları Hristiyanlık döneminde başka yapılara taşınmamış; bu da mimari unsurların neredeyse tamamen orijinal halleriyle korunmasını sağlamış durumda.

Termessos
Termessos nekropolünde yer alan anıtsal mezarlardan birinin orijinal podyumu. Restorasyon tamamlandığında mezarın üst bölümü bu platformun üzerine yeniden yerleştirilecek. Fotoğraf: Süleyman Elcin/AA

Nekropol alanının merkezinde yer alan iki büyük anıt mezar, bu yılki çalışmanın ana hedefi. Her bir taşın dayanıklılık analizleri yapılıyor, üç boyutlu taramalarla dijital olarak işleniyor ve mezarların orijinal düzeni bilgisayar ortamında yeniden inşa ediliyor.

“Dans Eden Kadınlar” Mezarı Yeniden Doğuyor

İlk anıt mezar, giriş cephesindeki insan boyutundaki kabartmalardan dolayı ekip tarafından “Dans Eden Kadınlar Mezarı” olarak anılıyor. Bu kabartmaların birine ait baş parçası, uzun yıllar sonra ilk kez bu sezon yıkıntılar arasında bulunarak müzeye teslim edildi. Restorasyon tamamlandığında mezar yaklaşık 14 metre yüksekliğinde olacak ve üzerinde tiyatro maskeleri, eroslar, nikeler, aslan figürleri ve zengin bezemeler yer alacak.

Dans eden kadın figürleriyle süslü anıt mezardan bir taş blok üzerinde tiyatro maskesi kabartması. Bu özgün taş, mezarın dijital rekonstrüksiyonunda kullanılan ana mimari elemanlardan biri. Fotoğraf: Süleyman Elcin/AA

Koçak, mezarın tüm mimari elemanlarının orijinal olduğunu vurguluyor. Termessos’un yağmaya uğramamış olması, araştırmacılara benzersiz bir bütünlük sunuyor.

Amazon Savaşçılarına Gönderme Yapan Silah Kabartmaları

İkinci anıt mezar ise, üzerindeki yazıttan anlaşıldığı üzere, bir kadın tarafından kendisi ve eşi için yaptırılmış. Bu mezarın podyumunda kalkan, mızrak, kılıç, zırh ve balta gibi savaş unsurlarını betimleyen kabartmalar bulunuyor. Silahların bir kısmı dönemin gerçek askeri ekipmanını yansıtırken, bazıları Amazon kadın savaşçılarına atıf yapan mitolojik nitelikler taşıyor. Bu sembolik dil, mezarın hem sosyal hem de kültürel anlamda seçkin bir konuma işaret ettiğini gösteriyor.

İkinci anıt mezarın podyumunda yer alan kalkan, mızrak, kılıç ve balta kabartmaları. Bu ikonografi, hem gerçek hem de Amazon savaşçılarına atıf yapan mitolojik silahları bir arada. Fotoğraf: Süleyman Elcin/AA

Dijitalden Gerçeğe: Termessos’un Silueti Yeniden Şekilleniyor

Termessos kazı ekibi tüm taşları tek tek tarayarak, her bir parçayı dijital ortamda doğru yerine oturtuyor. Analizler tamamlandığında, bloklar ait oldukları podyumların üzerine yeniden yerleştirilecek ve mezarlar antik kentin siluetinde tekrar yükselmeye başlayacak.

Anatolian Archaeology

Banner
Benzer Yazılar

Dünyanın İlk Kilisesi Aya Elena (Aya Elenia) Olabilir mi?

24 Şubat 2021

24 Şubat 2021

Dünyanın ilk kilisesi Antakya’da Aziz Petrus Kilisesi olarak bilinir. Ancak Anadolu tarihçisi, yazar ve Türkolog Ali Canip Olgunlu’ya göre; Dünya’nın...

İzmir’de 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi

26 Kasım 2021

26 Kasım 2021

İzmir’de Dikili ve Bergama arasında bulunan bir mağarada 14000 yıllık yerleşim alanı keşfedildi. Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün (DAI) yaptığı bilgilendirme de,...

Beyaz Jaguar’ın Ülkesi Sak-Bahlán: Maya Direnişinin Kayıp Şehri Meksika Ormanlarında Ortaya Çıktı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Meksika’nın Chiapas eyaletindeki yoğun yağmur ormanlarının derinliklerinde, arkeologlar Maya uygarlığının son direnişçilerinin saklandığı ve yüzyıllardır kayıp olan Sak-Bahlán kentinin izini...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

Bilim insanları, kehribar içinde gizlenmiş 99 milyon yıllık tahtakurusu keşfetti

24 Nisan 2024

24 Nisan 2024

Kudüs İbrani Üniversitesi’ndeki (HU) bilim insanları, Myanmar’dan gelen kehribarda tahtakurusu buldular. Tahtakurusunun 99 milyon yaşında olduğu belirlendi. Tahtakuruları, insan kanıyla...

Aziz Konstantin ve Helena’ya adanmış Bizans manastır kilisesi bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Ordu’da 2021 yılında yol yapım çalışması sırasında Antik Roma dönemine ait 8 mezarın bulunduğu alanda başlatılan arkeolojik kazı çalışmasında Bizans...

Danimarka’da türünün tek örneği 1000 yıllık altın küpe bulundu

14 Aralık 2021

14 Aralık 2021

Danimarka’daki bir metal dedektörü, İskandinavya’da daha önce hiç görülmemiş, 11. yüzyıldan kalma, türünün tek örneği bir altın mücevher parçasını ortaya...

Arjantin’de Devasa Bir Dinazor Bulundu Ancak Fon Bulunamadığı İçin Çalışmalara Devam Edilemiyor

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

Arjantin’in güney Patagonya bölgesinde 2012 yılında bulunan devasa bir titanozor sauropod kalıntıları, şimdiye kadar bulunan en büyük dinazorlardan biri olabilir....

Hititlerin Kayıp Başkenti Tarhuntašša’nın Olduğu Düşünülen Türkmen Karahöyük’te 2 Bin Yıllık Kemik Kalem Keşfedildi

20 Ağustos 2025

20 Ağustos 2025

Hitit Kralı II. Muvattali, Kadeş Savaşı öncesinde aldığı radikal bir kararla başkenti Hattuşa’dan Tarhuntašša’ya taşımıştı. Tarhuntašša’nın yeri hâlâ kesin olarak...

Theopetra Mağarasında ki Yeni Bulgular Yunanistan’ın Neolitik Çağına Işık Tutuyor

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Yunanistan’ın Teselya bölgesinde bulunan Theopetra Mağarası Kalambaka şehrinin 3 km güney doğusunda yer alan mağara, bir kalker oluşumudur. Kireçtaşı kayanın...

Laos’ta bir mağarada 130 bin yıllık Denisova insanı dişi keşfedildi

18 Mayıs 2022

18 Mayıs 2022

İnsan tarihi ile ilgili karanlık noktalar yeni buluntularla aydınlanmaya devam ediyor. Güneydoğu Asya ülkesi Laos’ta bir mağarada 130 bin yıllık...

Arkeologlar Ukrayna’da Erken Demir Çağı’na ait kil heykelcikler keşfetti

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Arkeologlar, Ukrayna’nın batısındaki Dinyester Nehri üzerindeki tarihi bir şehir olan Halych yakınlarındaki Krylos köyündeki Metropolitan Chambers yakınında Erken Demir Çağı’na...

Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iadesi mümkün mü?

12 Mart 2022

12 Mart 2022

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Türkiye ziyareti sırasında İbrani tarihinin en önemli yazıtlarından biri olan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e iade edilmesini istediği...

Portekiz’in Balsa antik Roma kentinde antik balık işleme atölyeleri keşfedildi

19 Temmuz 2022

19 Temmuz 2022

Güney Portekiz’deki en önemli ve sembolik arkeolojik alanlardan biri olan Roma kenti Balsa’da, arkeologlar M. S. 1. ve 2. yüzyıllarda...

Pompeii’de arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve Helle’yi tasvir eden bir fresk ortaya çıkardılar

2 Mart 2024

2 Mart 2024

Antik Roma kenti Pompeii’deki Insula 6, Regio V’deki Leda Evi’nin bitişiğindeki bir evi kazan arkeologlar, Yunan mitolojik kardeşler Phrixus ve...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]