14 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası olabilecek eşsiz bir gravür tespit etti

Paris’in güneyindeki ünlü kumtaşı masifinde yer alan Ségognole 3 mağarasında çalışan bilim insanları, dünyanın en eski üç boyutlu (3D) haritası olabilecek eşsiz bir gravür tespit etti.

Oxford Journal of Archaeology‘de yayınlanan yeni bir çalışma, 20.000 yıl önce avcı-toplayıcıların mağara ortamını su akışını ve potansiyel olarak çevredeki manzarayı temsil edecek şekilde nasıl şekillendirdiğini ve uyarladığını ortaya koyuyor. Arkeologlar haritanın yanı sıra mağarada at ve kadın insan formu gravürleri de buldu ve bu da alanın sembolik bir anlamı olabileceğini gösteriyor.

Médard Thiry ve Anthony Milnes liderliğindeki araştırma ekibi, mağaradaki gravür setinin çevredeki peyzajın yapay bir temsili, bölgenin hidrolojik ve jeomorfolojik varyasyonlara sahip bir tür “ölçek modeli” olduğunu varsayıyor.

Noisy-sur-École‘un peyzajının ölçekli modeli, Ségognole 3 mağarasının arkasındaki zeminde yer almaktadır. Detay ve doğruluk düzeyi hayret vericidir. Mağaranın eski sakinleri olan avcı-toplayıcılar, bölgenin hidrolojik ve jeomorfolojik özelliklerinin inanılmaz bir minyatür tasvirini yaratmışlardır.

Araştırmacılar, zeminin yüzeyinin, su akışını doğru kanallar, çöküntüler ve havzalar aracılığıyla yönlendirmek için ustaca oyulduğunu söyledi. Taştaki belirli girintiler ve eğimler, bölgedeki çeşitli tepeleri ve bunların çevredeki nehirler, göller ve deltalarla nasıl ilişkili olduğunu temsil ediyor.

Araştırmacılar, “Oyulmuş motifler ve bunların barınağın kumtaşındaki doğal özelliklerle ilişkisi, çevredeki peyzajdaki başlıca jeomorfolojik özelliklerle karşılaştırılabilir” dedi.

Yazarlar, barınak üzerindeki gravürlerin bir bölgenin bilinen en eski üç boyutlu haritası olabileceğini, bunun da dönemin taşınabilir ve iki boyutlu diğer temsillerinden farklı olduğunu iddia ediyor.

Bu son keşifler, mağaradaki gravürlerle ilgili 2020 yılında başlayan bir araştırmanın sonuna işaret ediyor. Thiry ve Milnes, mağaranın oluklarından geçen suyun tamamının vulva benzeri bir çöküntüde son bulduğunu, mağaradaki diğer çöküntü ve kırıkların ise suyu başka yollardan akmaya yönlendirdiğini keşfettiklerinde, mağaradaki desenlerin belirli bir anlamı olduğunu fark ettiler. Yağmur suyunun, doğrudan rüzgârın itişiyle gelen yağışı yakalamak üzere tasarlanmış küçük yüzey çatlaklarından girdiğini açıkladılar.

Oymalar ve doğal çatlaklar böylece hem çevredeki manzarayı hem de kadın bedenini temsil ediyor.

Araştırmacılar mağarayla ilgili bir makalede, “Ségognole 3 sığınağının doğal jeomorfolojik özellikleri, Üst Paleolitik Çağ’da açıkça önem taşıyan bir tema olan kadınlığın bu parçalı temsilini damgalamak için uygun bir ortam sağlamıştır” dedi.

Paleolitik avcı-toplayıcılar, avcılık ve toplayıcılıktaki becerilerinin yanı sıra, Ségognole 3’teki keşfin de kanıtladığı gibi, çevreleri hakkında derin bir farkındalık ve bunları soyutlama ve pratik yollarla kullanma kapasitesi de göstermişlerdir.

https://doi.org/10.1111/ojoa.12316

Kapak fotoğrafı: SYGREF, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons aracılığıyla

Banner
Benzer Yazılar

5 Bin Yıl Önceki Bir Depremin İzleri Çayönü Höyüğü’nde Ortaya Çıkarıldı

4 Kasım 2025

4 Kasım 2025

Diyarbakır’ın Ergani ilçesindeki Çayönü Höyüğü kazılarında, yaklaşık 5.000 yıl önce meydana gelen bir depremin etkisiyle yıkılmış bir yapı gün yüzüne...

9 Yaşında ki Çocuk Süleyman Tapınağına Ait Altın Bir Boncuk Buldu

1 Aralık 2020

1 Aralık 2020

Bar-Ilan üniversitesinin gönüllüler için düzenlemiş olduğu Temple Mount Eleme Projesi (TMSP) kapsamında çalışan 9 yaşındaki bir çocuk 3000 yıllık altın bir...

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

İskoç tarihinin en önemlisi olarak nitelendirilen 2000 yıllık antik Roma Yolu keşfedildi

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

İskoçya’nın Stirling kenti yakınlarındaki Old Inn Cottage’ın bahçesinde 2000 yıllık bir antik Roma Yolu ortaya çıkarıldı. Site, Stirling şehir merkezinden...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Osmanlı Mezar Taşları Mezarlık Duvarında Kullanılmış

20 Mart 2021

20 Mart 2021

Osmanlı mezar taşları mezarlık duvarı yapımında kullanılmış. İstanbul’un Şile ilçesi’nde Osmanlı dönemi 16 ve 17. yüzyıllarına ait kitabeli mezar taşları...

Afrika’da 3.500 Yıl Önce Bal Toplanmaya Başlanmış

18 Nisan 2021

18 Nisan 2021

Bal, tarih boyunca  insan için en önemli besin maddesi aynı zaman da şifa kaynağı olmuştur. Yaklaşık 3 bin yıldan birçok...

Arkeologlar, Hırvatistan şehir müzesinin altında büyük Roma hamamı keşfettiler

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Dominik Papalık sarayının içinde yer alan Hırvatistan’ın en önemli ve ziyaret edilen müzelerinden biri olan Split Şehir Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına...

Slovakya’nın Vráble kenti Neolitik yerleşim alanında 36 başsız insana ait kalıntılar bulundu

26 Eylül 2022

26 Eylül 2022

Arkeologlar, Batı Slovakya’nın Vráble kentinde M. Ö. 5250-4950 tarihli bir yerleşim yerinde yaklaşık 36 başsız insan cesedinin kalıntılarını içeren bir...

Kırgızistan’da 2500 yıllık geyik taşı bulundu

10 Nisan 2023

10 Nisan 2023

Kırgızistan’ın Naryn bölgesinde yer alan Tarmal-Sai yerleşiminde bir geyik taşı keşfedildi. Bronz ve Demir Çağ göçebe toplumları tarafından dikilen geyik...

Umman’da 5.000 yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfedildi

3 Ocak 2023

3 Ocak 2023

Ummanlı arkeologlar, Al Gharyein arkeolojik alanında devam eden kazılarda 5 bin yıllık Erken Tunç Çağı yerleşim alanı keşfettiler. Al Gharyein...

Arkeologlar Ermenistan’daki kazılar sırasında altın kolye dolu mezar ortaya çıkardılar

27 Mart 2023

27 Mart 2023

Polonyalı ve Ermeni bilim insanlarından oluşan bir arkeolog ekibi, Ermenistan’ın Metsamor kentinde içinde iki iskelet bulunan altın kolye dolu bir...

Trabzon’da Yaşam 13.000 Yıl Önce Bu Mağarada Başlamış

11 Mart 2021

11 Mart 2021

Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü akademisyenleri, Trabzon’da yaşamın 13.000 yıl önce Koskarlı Mağarası’nda başlamış olduğunu gösteren bulgulara ulaştılar. Trabzon’un Düzköy...

Düzce’de Roma dönemine ait olduğu düşünülen pişmiş topraktan yapılmış bir tiyatro bileti bulundu

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Düzce’de bulunan Prusias Ad Hypium Antik Kenti’nde, Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen pişmiş topraktan yapılmış tiyatro bileti bulundu ....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]