9 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısırda Güzelliğin Sembolü Kraliçe Nefertiti, Mitanni Prensesi Tadukhipa Olabilir mi?

Kraliçe Nefertiti’nin eski Mitanni Krallığından gelen bir prenses olduğu ve adının aslında prenses Tadukhipa olabileceği bazı bilim insanları tarafından öne sürülmüştür.

Kraliçe Nefertiti Mısır’ın güzellik sembollerinden biridir. İsminin anlamı da bunu destekliyor zaten “güzellik geliyor” ya da “güzelden gelen” anlamına gelmekte. Mısırlılar için Nefertiti güzellikle o kadar bütünleşmiştir ki Petrie Müzesine koyulan bir Nefertiti heykelini çirkin buldukları için müzeyi heykeli kaldırmaya zorlamışlardır.(Petrie Müzesi Londra’da bulunmaktadır.)

Nefertiti Mısır’ın en güçlü kadınlarından biriydi. Mısır Firavunu IV. Amenhotep’in (sonradan Akhenaton) eşi, Firavun Tutankhamun’un kayınvalidesidir.

Kraliçe Nefertiti güçlüydü çünkü kocası Akhenaton, yani firavunla aynı düzeyde bulunuyordu. Hatta firavunun uygulaması gereken cezaları ya da yapması gereken işleri yapabilme yetkisi vardı. Bu durum, Mısır’da alışkın olunan bir uygulama olmadığından halk ve din adamları hiç memnun değildi. Tahtta çok uzun süre kalamadıklarından dolayı bu memnuniyetsizlik uzun sürmedi. Akhenaton saraya yayılan salgın bir hastalıktan öldü. Nefertiti de ondan sonra bir süre daha tahtta kaldı.

Nefertiti’nin kökenleri hakkında çok az şey biliniyor.

Mitanni Kralı Tushratta’nın kızı, Tadukhipa

Tadukhipa, Mitanni kralı Tushratta (yaklaşık MÖ 1382 – MÖ 1342) ve kraliçesi Juni’nin kızıydı. Prenses Tadukhipa hakkında pek bir şey bilinmiyor. Mısır Firavunu III.Amenhotep’in saltanatının 21. yılında (MÖ 1366) doğduğuna inanılıyor.

On beş yıl sonra, Tushratta kızını müttefiki III.Amenhotep ile evlendirdi. Tushratta Amonhotep’in annesinden kızının kraliçe olmasını talep etmişti.Tushratta’nın MÖ 1350-1340 yıllarına ait on üç Amarna mektubundan yedisinde bahsedilmektedir.

Kral Tushratta, kızının kraliçe eşi olmasını istedi. Tushratta tarafından Mısır’a gönderilen hediyeler arasında altınla kaplanmış ve değerli taşlarla süslenmiş bir çift at ve bir araba, altın ve değerli taşlarla süslenmiş bir deve için bir çöp, kumaş ve giysiler, bilezikler, kolçaklar ve diğer süs eşyaları gibi takılar bulunmaktadır. altın kartallarla süslenmiş bir at için eyer, büyük bir sandık içinde mor, yeşil ve kızıl renkli bir çok elbise ve eşya…

Bunun karşılığında III. Amenhotep teklif ettiği altın heykelleri asla göndermedi. Amarna mektuplarında Kral Tushratta bundan dolayı şikayette bulunuyordu ve ona sözünü tutması için elçiler gönderecekti.

Ancak, Amenhotep III, Tadukhipa Mısır’a geldikten kısa bir süre sonra öldü. Tadukhipa ise firavunun oğlu Amenhotep IV (Akhenaten) ile evlendi.

Philip Pikart – Yükleyenin kendi çalışması, CC BY-SA 3.0, https://commons.wikimedia.org/w/index.php?curid=8433730

Tadukhipa, Kraliçe Nefertiti miydi?

Bazı bilim adamları, Prenses Tadukhipa’yı Akhenaten kraliçesi Kiya ile özdeşleştirir. Kiya’nın hikayesinin, İki Kardeşin Hikayesi adlı Yeni Krallık hikayesinin kaynağı olabileceği öne sürüldü.

Bu masal, firavunun saçını kokladıktan sonra yabancı güzel bir kadına nasıl aşık olduğunu anlatır.

Tadukhipa’nın kiya olduğu varsayılırsa firavun ile birlikte kendi güneşliğine sahip olduğu ve en az bir kızı ile tasvir edildiği Amarna’da yaşardı.

Petrie, Drioton ve Vandier gibi diğerleri, Tadukhipa’ya Akhenaten’in eşi olduktan sonra yeni bir isim verildiğini ve ünlü kraliçe Nefertiti olarak tanımlanacağını öne sürdü.

Bu teori, Nefertiti’nin “güzel olan” adının, Nefertiti’nin yabancı kökenini Tadukhipa olarak ifade ettiğini öne sürüyor.

Birkaç tarihçi, Ay’ın eşi Tey’in Nefertiti’ye dadı sıfatını taşıdığını ve bunun bu kimliğe aykırı olduğunu belirtti.Mısır’a gelen olgun bir prensesin dadıya ihtiyacı olmayacaktı.

Nefertiti’nin III. Amenhotep’in oğlu, gelecekteki firavun Amenhotep IV ile evlendiği kesin tarih bilinmiyor. Evlendiklerinde 15 yaşında olduğuna inanılıyor, ki bu Akhenaten tahta geçmeden önce olmuş olabilir .

Nefertiti ve eşi, güneş tanrısı Aten kültünü kurdu. Bugün, bir Nefertiti büstü, Mısır’ın en ikonik sembollerinden biridir.

Nefertiti “güzelin geldiği” anlamına gelir ve birçok Mısırlı için ülkenin güzelliğinin ve zengin kültürel mirasının bir sembolüdür.

1891’de Flinders Petrie, Amarna’da Nefertiti’yi temsil etmesi muhtemel iki eseri kazdı. Bunlardan biri, kireçtaşı üzerine kendine özgü uzun tacını takan kraliçenin taslağı. Diğer parça, Nefertiti’yi tasvir ettiğine inanılan kırmızı kuvarsitten modellenmiş küçük bir kafadır.

Eserler, 1890’larda sergilendiğinde Londra’daki çağdaş sanat dünyasında muazzam bir etki yarattı. Petrie ayrıca Nefertiti’ye ait olabilecek aynı eyalette (Amarna) ve zamanda (MÖ 1550-1300) küpeler buldu.

Bu buluntularla birlikte Tadukhipa’nın kimliğide tekrar sorgulanır olmuştu.

Flinders Petrie Kimdir?

Flinders Petrie olarak bilinen Sir William Matthew Flinders Petrie , (3 Haziran 1853 – 28 Temmuz 1942), bir İngiliz Mısırbilimciydi ve arkeoloji ve eserlerin korunmasında sistematik metodolojinin öncüsüydü.

Bazıları onun en ünlü keşfini ki Petrie’nin kendisinin de hemfikir olduğu bir düşünce,  Merneptah Steli olarak görüyor .

Petrie, çanak çömlek ve seramik bulgulara dayanan tarihleme katmanları sistemini geliştirdi.

Kaynak :https://en.wikipedia.org/wiki/Tadukhipa

https://en.wikipedia.org/wiki/Flinders_Petrie

Mitanni Devleti hakkında bilgi almak isterseniz bu yazımıza bir göz atabilirsiniz.

Banner
Related Articles

Dinozorlar Zamanında Yaşayan Dev Fare

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Omurgalı Paleontoloji Dergisi’nde bugün yayınlanan yeni araştırma , bugün Afrika, Güney Amerika, Avustralya, Antarktika olarak tanınan güney süper kıta Gondwana’daki...

Babil Kulesi inşasında kullanıldığı düşünülen tuğla bulundu

4 Kasım 2021

4 Kasım 2021

Dünya’nın 7 harikasından biri olan Babil’in Asma Bahçeleri içinde bulunan Babil Kulesi’nin inşasında kullanıldığı tahmin edilen tuğla bulundu. Babil’i işgal...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

İncil’de Anlatılan Kral Davut’un Çarpıştığı Goliath Dev Olmayabilir!

3 Aralık 2020

3 Aralık 2020

İbranice İncil’de Kral Davut, Filistin devi Goliath’ı öldürmesi ve İsrail’i Kudüs merkezli büyük bir krallığa genişletmesiyle ünlüdür. İncil’de dev Goliath’ın...

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinler Roma dünyası hakkında yeni bilgiler veriyor

11 Ocak 2023

11 Ocak 2023

Papirüs üzerine yazılmış Latince metinleri deşifre eden araştırmacılar, Roma dünyası hakkında yeni bilgilere ulaştılar. Roma toplumunun ve eğitiminin nasıl bir...

Hollanda’da 4 Bin Yıllık Güneş Tapınağı Keşfedildi

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

İngiltere’nin ünlü Stonehenge yapısının bir benzeri Hollanda’da keşfedildi. Arkeologlara göre; Tiel Belediyesi’nde ortaya çıkarılan yapı Güneş’in hareketlerine göre inşa edilmiş...

Araştırmacılar Japonya’da 3000 yıllık Köpekbalığı Saldırısı Kurbanı Buldu

24 Haziran 2021

24 Haziran 2021

Gazeteler düzenli olarak korkunç köpekbalığı saldırılarının hikayelerini yayınlar ve çoğu insan bu saldırı haberlerine aşinadır. Ancak bugün yayınlanan bir makalede,...

Antik Çağlardan Günümüze “Domuz”

17 Mart 2021

17 Mart 2021

Domuz İslamiyette  haram edilen hayvanlardan biri olduğu için Müslümanlar için yiyecek statüsünde görülmez. Ama tarihte uzunca bir müddet geriye doğru...

30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç Göbeklitepe’yi şekillendirmiş olabilir

24 Haziran 2022

24 Haziran 2022

Neolitik tarihinin başlangıç noktasını M. Ö. 10 binlere çeken Göbeklitepe kültürünün şekillenmesinde 30 bin yıl önce Sibirya’dan başlayan göç dalgasının...

Polonyalı arkeologlar, Łysa Góra’da nadir bir Kelt trepanasyon aleti ve demir döküm izleri keşfetti

24 Ekim 2025

24 Ekim 2025

Polonya’nın Mazowsze bölgesindeki “Łysa Góra” arkeolojik alanında çalışan arkeologlar, kafatası trepanasyonunda kullanılan nadir bir cerrahi alet ile demir döküm faaliyetlerine...

İrlanda’nın Newgrange’ı Mısır piramitlerinden ve Stonehenge’den daha eski

3 Haziran 2021

3 Haziran 2021

Newgrange, İrlanda’nın Eski Doğusundaki Boyne Vadisi’nde bulunan 5.200 yıllık antik bir mezardır. Arkeologlar Newgrange’ı bir geçit mezarı olarak sınıflandırdılar, ancak Newgrange...

Parçacık fiziği ve arkeoloji işbirliği, Napoli’deki gizli Helenistik yeraltı odasını ortaya çıkardı

13 Mayıs 2023

13 Mayıs 2023

Yunanlılar tarafından MÖ dördüncü yüzyılın sonu ile üçüncü yüzyılın başı arasında inşa edilen Neapolis’in antik nekropolü’nün kalıntıları, günümüz Napoli’sinin yaklaşık...

İnsanlar, Avrupa’da “daha önce düşünülenden 1.000 yıl önce” büyük ölçekli savaşlara girdiler

5 Kasım 2023

5 Kasım 2023

Yeni bir araştırmaya göre, bir mezar alanından çıkarılan yüzlerce insan kalıntısı, Avrupa’da güçlü devletlerin oluşumundan çok önce Taş Devri insanları...

I.Bulgar İmparatorluğu’nun Başkenti Pliska’nın Üçüncü Uydu Kenti, Türk Akımı Doğal Gaz Boru Hattı Kazıları Sırasında Bulundu

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Türk Akımı doğalgaz boru hattının yapımı için başlatılan kurtarma kazıları şaşırtıcı bir keşifle sonuçlandı. MS. 680 ve 893 yılları arasında...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]