6 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor.

Kudüs İslam Eserleri Müzesi’nde sergilenen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, İngiltere’nin Sotheby’s London’da müzayedeye çıkarılacak.

La Mayer İslam Eserleri müzesi mali zorluklarını gidermek için koleksiyonunda ki nadir ve eşsiz mücevherlerini satışa çıkardı. Bu eşsiz miğferin yanı sıra müzayede de eşsiz bir Türk halısı, nadir bir altın Breguet saati ve 258 değerli parçayı İngiliz müzayede evi Sotheby’s tarafından satılacak.

Kudüs’teki İslam Eserleri Müzesi, 27 ve 28 Ekim’de iki Sotheby’s Londra müzayedesinde koleksiyonundan 190 İslam sanatı nesnesi ve 68 nadir saat satacak. İlk satış, 7. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan ışıklı el yazmaları, tekstiller, seramikler ve metal işleri içermekteyken, ikincisi, 18. yüzyılın önde gelen horologu Abraham-Louis Breguet tarafından hazırlanmış üç saat de dahil olmak üzere nadir saatlerden oluşuyor.

İngiltere Prensi Kral George IV’e ait olan Abraham-Louis Breguet tarafından yapılan nadir bir 19. yüzyıl saatinin 400.000 – 600.000 £ olduğu tahmin edilmektedir.

Müze müdürü Nadim Sheiban İsrail radyo programı Gam Ken Tarbut’a yaptığı açıklamada, satışın iki yıldır düşünüldüğünü , kısmen “bu çatışmalı ve bölünmüş bölgede İslam sanatına adanmış tek müze” için sınırlı hükümet fonundan kaynaklandığını söyledi.
Nadim Sheiban 2014’te müze müdür oldu. Bir İsrail müzesinin ilk Filistinli yöneticisi oldu. Açıklamasında: “Sanatsal rolümüzün ötesinde önemli sosyal ve eğitim rollerimiz var” dedi.

Müzayede satışı Uluslararası Müzeler Konseyi’nin (Icom) ve İsrail Eski Eserler Kurumu’nun yerel bölümünden müze profesyonelleri satışların geniş kapsamını ve etik sonuçlarını eleştirdiler.

Bu değerli eserlerin satışa çıkarılması etik olarak tartışılmaya devam etmekte olsada umarız 15. yy. ait Akkoyunlu gümüş Türban miğferin alıcısı onu ait oldukları topraklara getirecek biri tarafından olur diye ümit etmekteyiz.

Kaynak: Haaretz.com sitesinden çeviri yapılmıştır.

Türbanlı Miğfer Özellikleri

Türbanlı miğfer 5. yüzyılın ortalarında Karakoyunlu Devleti’nin (1410-1468) başkenti olduğu dönemlerde Tebriz’de ortaya çıkan Turban stilinde (“türban”) miğferlerdendi. Buradan da 15-17. yüzyıllarda İdil’den Osmanlı İmparatorluğu’na kadar yaygınlaştırılmıştır.

15. yüzyıla ait Turban stilinde miğferlerin özellikleri şunlardır: alt kısmı silindirik, üst kısmı küre şeklindedir, dekoratif bilya ve yanları kesik ters koni ile tamamlanan genişletilmiş küresel koni biçiminde başlık, göz oyukları, döner burunluk ve zincir-li plakalı barmitsa Silindirik kısmın küre kısmına geçişi dikey oyuntular ile dekoratif bir şekilde tasarlanmıştır. Küre kısmının miğferin tepesine geçişi ise Arap yazıları ile motiflerle kaplıdır. Motif ve yazılar altın ve gümüş tellerle kombine edilmiş, bu da miğferin Akkoyunlu Devleti’nde üretildiğini kanıtlamaktadır. Zira silahları süsleme tarzı ve kullanılan malzemeler üretildiği yere göre değişiklik gösterirdi.

Örneğin, Memlûklular dönemi Mısır’ın silahları altın kakmayla, Akkoyunlular ve Safevîlerin silahları altın ve gümüş karışık kakmayla, Timurlular, Şirvan-şahlar ve Osmanlı İmparatorluğu’nun silahları ise gümüş kakmayla süslenirdi. Miğferin alt kısmında perçinleştirilmiş dekoratif kaşları olan göz oyukları vardır. Burunluk, dikey olarak tutturulmuş ve yüzü çapraz darbelerden koruyan çelik çubuk şeklindeydi. Burunluk küçük bir vidanın yardımıyla kaldırılıyor ve indiriliyordu. Miğferin kenarları boyunca “barmitsa” (Arapça “barm” kelimesinden geliyor) denilen örme zincirin tutturulduğu ufak delikler var. “Barmitsa” küçük halkalardan örülürdü ve ilikliyken yüzün bir kısmını, boğazı, boynu ve kısmen omuzları koruyordu.

Kaynak: https://studylibtr.com/doc/1194915/akkoyunlu-askerlerinin-z%C4%B1rhlar%C4%B1

Banner
Benzer Yazılar

Bilecik Arkeoloji Çalıştayı düzenleniyor

12 Aralık 2022

12 Aralık 2022

Bilecik Belediyesi, Şeyh Edebali Üniversitesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğinde Bilecik arkeoloji çalıştayı düzenleniyor. Geçen yıl Bilecik Belediyesi katkılarıyla...

Bilimsel Astronominin Babası Hipparchus’un kayıp efsanevi yıldız haritasına ait bir parça bulundu

21 Ekim 2022

21 Ekim 2022

Bilimsel astronominin babası Hipparchus’un çizdiği ve binlerce yıldır kayıp olan Dünyanın en eski yıldız haritasına ait bir parça bulundu. Hipparchus’un...

Yunanistan’ın Akropolisi Çimentolama Kararına Tepkiler Büyüyor

3 Kasım 2020

3 Kasım 2020

Yunanistan kültür bakanlığı Akropolis’teki anıtların ziyaret koşullarını iyileştirmek adına Atina Parthenon’un üzerinde çalışma kararı aldı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, Akropol’de sunulan...

“Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesinde, Bu Ay “Attika Kırmızı Figürlü Bodur Lekythoslar” Sergileniyor

11 Şubat 2021

11 Şubat 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyemeye geçtiğimiz ay başlamıştı. İzmir Arkeoloji...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Thames Nehri’nde 5000 yıllık insan kemiği bulundu

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Londra Thames Nehri’nde kürek sporu yapan grafik sanatçısı Simon Hunt, nehir yatağı üzerinde bir insan uyluk kemiği veya üst bacak...

Arkeologlar Ukrayna’da Erken Demir Çağı’na ait kil heykelcikler keşfetti

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Arkeologlar, Ukrayna’nın batısındaki Dinyester Nehri üzerindeki tarihi bir şehir olan Halych yakınlarındaki Krylos köyündeki Metropolitan Chambers yakınında Erken Demir Çağı’na...

Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş Kazılarında Antik Limana Ulaşacağız”

11 Nisan 2021

11 Nisan 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında bir yıl önce başlayan Kabataş kazılarında yeni bulgulara ulaşıldı. Arkeolog Mehmet Ali Polat, “Kabataş kazılarında...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Dilin Yapısı 40 Milyon Öncesine Dayanıyor

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İnsanı diğer canlılardan farklı kılan en büyük özelliği kullandığı dildir. Dilin yapısının temellerinin ne zaman atıldığı ve nasıl günümüze kadar...

İngiltere’de 4000 yıllık veba DNA’sı bulundu

30 Mayıs 2023

30 Mayıs 2023

İngiltere’de iki toplu mezarda ele geçen 34 iskelet üzerinde yapılan araştırmalarda 4000 yıllık veba DNA’sı keşfedildi. Keşif, İngiltere’deki vebanın bugüne...

İngiltere’de keşfedilen Demir Çağı köyünde zengin Roma buluntularına ulaşıldı

13 Ocak 2022

13 Ocak 2022

Arkeologlar, İngiltere’nin HS2 yüksek hızlı demiryolu güzergahı üzerinde keşfettikleri geniş bir Demir Çağı köyünde Roma dönemine ait zengin bulgulara ulaştılar....

Küllüoba Höyüğü’nde Kuraklığa 4.200 Yıl Önce Nasıl Çare Bulundu

4 Eylül 2021

4 Eylül 2021

Kuraklık, günümüzün en büyük çevre sorunu… İnsanlığın daha iyi yaşam koşullarına sahip olmak için arsızca dünya varlığına verdiği zararlar, doğanın...

İskoçya’da Binlerce Yıllık Hayvan Oymaları Bulundu

31 Mayıs 2021

31 Mayıs 2021

İskoçya’da 5.000 yıllık olduğu düşünülen tarih öncesi hayvan oymaları bulundu. Tarihi Çevre İskoçya (HES), 4.000 ila 5.000 yıllık olduğu düşünülen...

5 bin yıl önce yemeği tabakta bırakıp kaçmalarının sebebi neydi?

4 Ekim 2022

4 Ekim 2022

Öyle arkeolojik buluntular vardır ki; elinize aldığınızda doğal felaket ya da düşman saldırısı sırasında insanların yaşadığı korkuyu, paniği, dehşet duygularını...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]