9 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor.

Kudüs İslam Eserleri Müzesi’nde sergilenen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, İngiltere’nin Sotheby’s London’da müzayedeye çıkarılacak.

La Mayer İslam Eserleri müzesi mali zorluklarını gidermek için koleksiyonunda ki nadir ve eşsiz mücevherlerini satışa çıkardı. Bu eşsiz miğferin yanı sıra müzayede de eşsiz bir Türk halısı, nadir bir altın Breguet saati ve 258 değerli parçayı İngiliz müzayede evi Sotheby’s tarafından satılacak.

Kudüs’teki İslam Eserleri Müzesi, 27 ve 28 Ekim’de iki Sotheby’s Londra müzayedesinde koleksiyonundan 190 İslam sanatı nesnesi ve 68 nadir saat satacak. İlk satış, 7. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan ışıklı el yazmaları, tekstiller, seramikler ve metal işleri içermekteyken, ikincisi, 18. yüzyılın önde gelen horologu Abraham-Louis Breguet tarafından hazırlanmış üç saat de dahil olmak üzere nadir saatlerden oluşuyor.

İngiltere Prensi Kral George IV’e ait olan Abraham-Louis Breguet tarafından yapılan nadir bir 19. yüzyıl saatinin 400.000 – 600.000 £ olduğu tahmin edilmektedir.

Müze müdürü Nadim Sheiban İsrail radyo programı Gam Ken Tarbut’a yaptığı açıklamada, satışın iki yıldır düşünüldüğünü , kısmen “bu çatışmalı ve bölünmüş bölgede İslam sanatına adanmış tek müze” için sınırlı hükümet fonundan kaynaklandığını söyledi.
Nadim Sheiban 2014’te müze müdür oldu. Bir İsrail müzesinin ilk Filistinli yöneticisi oldu. Açıklamasında: “Sanatsal rolümüzün ötesinde önemli sosyal ve eğitim rollerimiz var” dedi.

Müzayede satışı Uluslararası Müzeler Konseyi’nin (Icom) ve İsrail Eski Eserler Kurumu’nun yerel bölümünden müze profesyonelleri satışların geniş kapsamını ve etik sonuçlarını eleştirdiler.

Bu değerli eserlerin satışa çıkarılması etik olarak tartışılmaya devam etmekte olsada umarız 15. yy. ait Akkoyunlu gümüş Türban miğferin alıcısı onu ait oldukları topraklara getirecek biri tarafından olur diye ümit etmekteyiz.

Kaynak: Haaretz.com sitesinden çeviri yapılmıştır.

Türbanlı Miğfer Özellikleri

Türbanlı miğfer 5. yüzyılın ortalarında Karakoyunlu Devleti’nin (1410-1468) başkenti olduğu dönemlerde Tebriz’de ortaya çıkan Turban stilinde (“türban”) miğferlerdendi. Buradan da 15-17. yüzyıllarda İdil’den Osmanlı İmparatorluğu’na kadar yaygınlaştırılmıştır.

15. yüzyıla ait Turban stilinde miğferlerin özellikleri şunlardır: alt kısmı silindirik, üst kısmı küre şeklindedir, dekoratif bilya ve yanları kesik ters koni ile tamamlanan genişletilmiş küresel koni biçiminde başlık, göz oyukları, döner burunluk ve zincir-li plakalı barmitsa Silindirik kısmın küre kısmına geçişi dikey oyuntular ile dekoratif bir şekilde tasarlanmıştır. Küre kısmının miğferin tepesine geçişi ise Arap yazıları ile motiflerle kaplıdır. Motif ve yazılar altın ve gümüş tellerle kombine edilmiş, bu da miğferin Akkoyunlu Devleti’nde üretildiğini kanıtlamaktadır. Zira silahları süsleme tarzı ve kullanılan malzemeler üretildiği yere göre değişiklik gösterirdi.

Örneğin, Memlûklular dönemi Mısır’ın silahları altın kakmayla, Akkoyunlular ve Safevîlerin silahları altın ve gümüş karışık kakmayla, Timurlular, Şirvan-şahlar ve Osmanlı İmparatorluğu’nun silahları ise gümüş kakmayla süslenirdi. Miğferin alt kısmında perçinleştirilmiş dekoratif kaşları olan göz oyukları vardır. Burunluk, dikey olarak tutturulmuş ve yüzü çapraz darbelerden koruyan çelik çubuk şeklindeydi. Burunluk küçük bir vidanın yardımıyla kaldırılıyor ve indiriliyordu. Miğferin kenarları boyunca “barmitsa” (Arapça “barm” kelimesinden geliyor) denilen örme zincirin tutturulduğu ufak delikler var. “Barmitsa” küçük halkalardan örülürdü ve ilikliyken yüzün bir kısmını, boğazı, boynu ve kısmen omuzları koruyordu.

Kaynak: https://studylibtr.com/doc/1194915/akkoyunlu-askerlerinin-z%C4%B1rhlar%C4%B1

Banner
Related Articles

Louvre Müzesi’nin Enteresan Tarihi

3 Şubat 2021

3 Şubat 2021

Paris’te bulunan Louvre Müzesi dünyanın en tanınmış ve büyük müzelerinden biridir. Aynı zamanda Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi olma...

Arkeologlar, 4.300 yıllık bir Çin Piramidi’nde taşa oyulmuş bir kralın portresini ortaya çıkardılar.

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

Arkeologlar, Çin’in kuzeybatısındaki Shaanxi eyaletindeki Shenmu bölgesinde 4.300 yıllık Shimao Piramidi’nin eteklerinde taşa oyulmuş bir kralın portresini ortaya çıkardılar. Shimao...

Azerbaycan Dağlarında 2.200 Yıllık Atropatene Yerleşimi Bulundu

15 Temmuz 2026

15 Temmuz 2026

Azerbaycan’ın güneyindeki dağlık bölgede yaklaşık 2.200 yıl öncesine tarihlenen büyük bir Atropatene yerleşimi keşfedildi. Alanda büyük yapılar, odalar, savunma amaçlı...

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Leonardo Da Vinci, Niçin Adana’ya Geldi

8 Haziran 2021

8 Haziran 2021

Ortaçağın en önemli bilim ve sanat insanı olan gerçekleştirdiği icatlarla ve çizdiği Mona Lisa tablosu ile hafızalara kazınan Leonardo Da...

Anadolu arkeolojisinin duayen ismi Prof. Dr. Refik Duru hayatını kaybetti

27 Şubat 2024

27 Şubat 2024

Anadolu arkeolojisinin duayen ismi Hacılar Höyük kazısı Onursal Başkanı Prof. Dr. Refik Duru hayatını kaybetti. Arkeolojiye adanmış 92 yıllık bir...

Anadolu’nun En Büyük Bizans Mozaiği Kayseri’de Bulundu

28 Ekim 2021

28 Ekim 2021

Kayseri İncesu arkeolojik kazılarında Anadolu’nun en büyük Bizans mozaiği ortaya çıkarıldı. Kayseri Müzesi denetiminde devam eden İncesu kazılarında şimdiye kadar,...

Diyarbakır’da ilk kez Roma dönemine ait lahit bulundu

3 Nisan 2024

3 Nisan 2024

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5.000 yıllık Diyarbakır surlarının tahrip olan noktalarının restorasyon çalışmaları sırasında Roma dönemine ait...

Altay’dan gelen genetik veriler, bölgede daha önce bilinmeyen insan topluluğunun varlığını gösteriyor

12 Ocak 2023

12 Ocak 2023

Altay’dan elde edilen genetik veriler daha önce bilinmeyen yaklaşık 7500 yıllık yeni bir insan topluluğunun keşfedilmesini sağladı. Çalışma, Sibirya ve...

İyon kadınlarının hüzünlü maskları

12 Kasım 2021

12 Kasım 2021

M. Ö. 1000 yılında Dor istilasından kaçarak Ege sahillerine gelen ve bölgede yüksek bir uygarlık kuran İyonların yaşadığı yerlerden biri...

Çiftçi Tarlasında Helenistik Döneme Ait Lahit Buldu

9 Nisan 2021

9 Nisan 2021

Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde bir çiftçi tarlasını sürerken Helenistik Döneme lahit buldu. Manisa’nın Gölmarmara ilçesine bağlı Taşkuyucak Mahallesi Akçakoca mevkiinde E....

Şerif Yaşar ”Böyle giderse Ayasofya 2050’yi göremez!”

29 Mayıs 2022

29 Mayıs 2022

Ayasofya Müzesi, 2020 yılında Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile  Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi adı ile ibadete açıldı. Açılışı üzerinden 2 yıl geçen Ayasofya...

Ağzında bir tuğla ile gömülü bulunan 16. yüzyıldan kalma bir İtalyan ‘vampiri’nin yüzü yeniden oluşturuldu

28 Mart 2024

28 Mart 2024

16. yüzyılda Venedik’te mezarı kazılan ve ağzında tuğla bulunan bir “vampir”in yüzü yeniden oluşturuldu. Arkeologlar, 2006 yılında Venedik’teki Lazzaretto Nuovo...

Arkeologlar Mexico City’de insan külleriyle dolu bir Aztek sunağı ortaya çıkardılar

1 Aralık 2021

1 Aralık 2021

Meksika’da arkeologlar, Mexico City’nin eğlence ve mariachi müziğiyle ünlü merkezi Plaza Garibaldi’de 16. yüzyıldan kalma bir sunak keşfettiler. Hernan Cortes...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]