8 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor.

Kudüs İslam Eserleri Müzesi’nde sergilenen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, İngiltere’nin Sotheby’s London’da müzayedeye çıkarılacak.

La Mayer İslam Eserleri müzesi mali zorluklarını gidermek için koleksiyonunda ki nadir ve eşsiz mücevherlerini satışa çıkardı. Bu eşsiz miğferin yanı sıra müzayede de eşsiz bir Türk halısı, nadir bir altın Breguet saati ve 258 değerli parçayı İngiliz müzayede evi Sotheby’s tarafından satılacak.

Kudüs’teki İslam Eserleri Müzesi, 27 ve 28 Ekim’de iki Sotheby’s Londra müzayedesinde koleksiyonundan 190 İslam sanatı nesnesi ve 68 nadir saat satacak. İlk satış, 7. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan ışıklı el yazmaları, tekstiller, seramikler ve metal işleri içermekteyken, ikincisi, 18. yüzyılın önde gelen horologu Abraham-Louis Breguet tarafından hazırlanmış üç saat de dahil olmak üzere nadir saatlerden oluşuyor.

İngiltere Prensi Kral George IV’e ait olan Abraham-Louis Breguet tarafından yapılan nadir bir 19. yüzyıl saatinin 400.000 – 600.000 £ olduğu tahmin edilmektedir.

Müze müdürü Nadim Sheiban İsrail radyo programı Gam Ken Tarbut’a yaptığı açıklamada, satışın iki yıldır düşünüldüğünü , kısmen “bu çatışmalı ve bölünmüş bölgede İslam sanatına adanmış tek müze” için sınırlı hükümet fonundan kaynaklandığını söyledi.
Nadim Sheiban 2014’te müze müdür oldu. Bir İsrail müzesinin ilk Filistinli yöneticisi oldu. Açıklamasında: “Sanatsal rolümüzün ötesinde önemli sosyal ve eğitim rollerimiz var” dedi.

Müzayede satışı Uluslararası Müzeler Konseyi’nin (Icom) ve İsrail Eski Eserler Kurumu’nun yerel bölümünden müze profesyonelleri satışların geniş kapsamını ve etik sonuçlarını eleştirdiler.

Bu değerli eserlerin satışa çıkarılması etik olarak tartışılmaya devam etmekte olsada umarız 15. yy. ait Akkoyunlu gümüş Türban miğferin alıcısı onu ait oldukları topraklara getirecek biri tarafından olur diye ümit etmekteyiz.

Kaynak: Haaretz.com sitesinden çeviri yapılmıştır.

Türbanlı Miğfer Özellikleri

Türbanlı miğfer 5. yüzyılın ortalarında Karakoyunlu Devleti’nin (1410-1468) başkenti olduğu dönemlerde Tebriz’de ortaya çıkan Turban stilinde (“türban”) miğferlerdendi. Buradan da 15-17. yüzyıllarda İdil’den Osmanlı İmparatorluğu’na kadar yaygınlaştırılmıştır.

15. yüzyıla ait Turban stilinde miğferlerin özellikleri şunlardır: alt kısmı silindirik, üst kısmı küre şeklindedir, dekoratif bilya ve yanları kesik ters koni ile tamamlanan genişletilmiş küresel koni biçiminde başlık, göz oyukları, döner burunluk ve zincir-li plakalı barmitsa Silindirik kısmın küre kısmına geçişi dikey oyuntular ile dekoratif bir şekilde tasarlanmıştır. Küre kısmının miğferin tepesine geçişi ise Arap yazıları ile motiflerle kaplıdır. Motif ve yazılar altın ve gümüş tellerle kombine edilmiş, bu da miğferin Akkoyunlu Devleti’nde üretildiğini kanıtlamaktadır. Zira silahları süsleme tarzı ve kullanılan malzemeler üretildiği yere göre değişiklik gösterirdi.

Örneğin, Memlûklular dönemi Mısır’ın silahları altın kakmayla, Akkoyunlular ve Safevîlerin silahları altın ve gümüş karışık kakmayla, Timurlular, Şirvan-şahlar ve Osmanlı İmparatorluğu’nun silahları ise gümüş kakmayla süslenirdi. Miğferin alt kısmında perçinleştirilmiş dekoratif kaşları olan göz oyukları vardır. Burunluk, dikey olarak tutturulmuş ve yüzü çapraz darbelerden koruyan çelik çubuk şeklindeydi. Burunluk küçük bir vidanın yardımıyla kaldırılıyor ve indiriliyordu. Miğferin kenarları boyunca “barmitsa” (Arapça “barm” kelimesinden geliyor) denilen örme zincirin tutturulduğu ufak delikler var. “Barmitsa” küçük halkalardan örülürdü ve ilikliyken yüzün bir kısmını, boğazı, boynu ve kısmen omuzları koruyordu.

Kaynak: https://studylibtr.com/doc/1194915/akkoyunlu-askerlerinin-z%C4%B1rhlar%C4%B1

Banner
Benzer Yazılar

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Esna Tapınağında Tozların Altından Çıkan Koca Evren

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Esna Tapınağı uzun bir süredir yenilenmeyi ve yeniden nefes almayı beklerken geçtiğimiz günlerde eski renklerine kavuşmanın sevincini yaşamıştı. Bizde bu haberi...

Son kazılar Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor

14 Ocak 2023

14 Ocak 2023

Muğla’nın Milas ilçesinde devam eden kurtarma kazıları, 4 bin yıllık geçmişe sahip Karyalılar hakkında yeni bilgilere ulaşılmasını sağlıyor. Milas ilçesinde...

2.000 yıllık antik bir “aynalık” Çin’deki aristokrat yaşama ışık tutuyor

18 Mayıs 2022

18 Mayıs 2022

Pekin’deki arkeologlar, Han Hanedanlığı döneminde yüksek soylular tarafından sevilen 2.000 yıllık bir aynalık başarıyla yeniden oluşturdular. Aynalık, öğrencileriyle etkileşime giren...

Aşıklı Höyük’ten sonra bir başka sıradışı trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusu Van’da keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Anadolu’da ilk defa trepanasyon (beyin ameliyatı) buluntusuna Aşıklı Höyük kazılarında ulaşılması arkeoloji dünyasında büyük ses getirmişti. Aşıklı Höyük’ten sonra Anadolu’da...

Zeugma Antik Kenti Metaverse de gezilebilecek

6 Mart 2022

6 Mart 2022

Büyük İskender’in generallerinden I. Selevkos Nikator’un MÖ 300 yıllarında kurduğu ve muhteşem mozaikleri ile dikkatleri çeken Zeugma Antik Kenti metaverse...

Çin’de 32 bin yıl öncesine tarihlenen insan kafatası fosili bulundu

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Çin’in Henan eyaleti arkeoloji yetkilileri, bir mağara sahasında 32 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen insan kafatası fosili bulduklarını...

British Museum, Bavulla İngiltere’ye Kaçırılan Antik Çinileri Özbekistan’a İade Edecek

16 Ekim 2020

16 Ekim 2020

İngiltere’nin Heathrow Havaalanı’nda bir yolcunun valizinden çıkan altı sırlı fayansın Birleşik Krallık Sınır Gücü tarafından ele geçirildiği ve Özbekistan’a geri...

Gizli Taş Çemberlerin Sırları Ortaya Çıkarılmayı Bekliyor

17 Kasım 2020

17 Kasım 2020

İskoçya’da St Andrews Üniversitesi’ndeki araştırmacıların ünlü Calanais çemberine yakın bölgede gömülü olan taşlar hakkında daha fazla bilgi ortaya çıkarmalarına olanak...

Irak’ta 1300 yıllık Emevi Camisi bulundu

28 Kasım 2021

28 Kasım 2021

İslam peygamberi Hz. Muhammed’in ölümünden sonra İslam devletini 4 halife (Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali)...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Avusturya’daki Erken Orta Çağ Mezar Alanlarından Şaşırtıcı Genetik Bulgular

23 Ocak 2025

23 Ocak 2025

Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nden araştırmacılar, uluslararası bir ekiple iş birliği yaparak Erken Orta Çağ’a ait 700’den fazla bireyin kalıntılarını...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

1840 yılında keşfedilen bronz lambanın Dionysos kültü ile ilişkili olduğu belirlendi

12 Nisan 2024

12 Nisan 2024

1840 yılında İtalya’nın Cortona kasabası yakınlarında bir hendekte keşfedilen bronz lamba üzerindeki tartışmalar yakın zamana kadar devam etti. Birçok araştırmacı...

Gizliliği Kaldırılan CIA Uydu Casus Programı, Kayıp Antik Roma Kalelerini Ortaya Çıkardı

29 Ekim 2023

29 Ekim 2023

Arkeologlar, Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) gizliliği kaldırılmış bir uydu casusluk programından alınan görüntüleri kullanarak antik imparatorluğun sınırlarını yeniden çizen “devasa”...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]