14 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

6 Milyon TL Değerinde ki Akkoyunlu Türban Miğferi Satışa Çıkarılıyor

15. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, tahmini 520.000-780.000 Usd (yaklaşık 6 milyon TL) satışa çıkarılıyor.

Kudüs İslam Eserleri Müzesi’nde sergilenen gümüş işlemeli Akkoyunlu türban miğferi, İngiltere’nin Sotheby’s London’da müzayedeye çıkarılacak.

La Mayer İslam Eserleri müzesi mali zorluklarını gidermek için koleksiyonunda ki nadir ve eşsiz mücevherlerini satışa çıkardı. Bu eşsiz miğferin yanı sıra müzayede de eşsiz bir Türk halısı, nadir bir altın Breguet saati ve 258 değerli parçayı İngiliz müzayede evi Sotheby’s tarafından satılacak.

Kudüs’teki İslam Eserleri Müzesi, 27 ve 28 Ekim’de iki Sotheby’s Londra müzayedesinde koleksiyonundan 190 İslam sanatı nesnesi ve 68 nadir saat satacak. İlk satış, 7. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan ışıklı el yazmaları, tekstiller, seramikler ve metal işleri içermekteyken, ikincisi, 18. yüzyılın önde gelen horologu Abraham-Louis Breguet tarafından hazırlanmış üç saat de dahil olmak üzere nadir saatlerden oluşuyor.

İngiltere Prensi Kral George IV’e ait olan Abraham-Louis Breguet tarafından yapılan nadir bir 19. yüzyıl saatinin 400.000 – 600.000 £ olduğu tahmin edilmektedir.

Müze müdürü Nadim Sheiban İsrail radyo programı Gam Ken Tarbut’a yaptığı açıklamada, satışın iki yıldır düşünüldüğünü , kısmen “bu çatışmalı ve bölünmüş bölgede İslam sanatına adanmış tek müze” için sınırlı hükümet fonundan kaynaklandığını söyledi.
Nadim Sheiban 2014’te müze müdür oldu. Bir İsrail müzesinin ilk Filistinli yöneticisi oldu. Açıklamasında: “Sanatsal rolümüzün ötesinde önemli sosyal ve eğitim rollerimiz var” dedi.

Müzayede satışı Uluslararası Müzeler Konseyi’nin (Icom) ve İsrail Eski Eserler Kurumu’nun yerel bölümünden müze profesyonelleri satışların geniş kapsamını ve etik sonuçlarını eleştirdiler.

Bu değerli eserlerin satışa çıkarılması etik olarak tartışılmaya devam etmekte olsada umarız 15. yy. ait Akkoyunlu gümüş Türban miğferin alıcısı onu ait oldukları topraklara getirecek biri tarafından olur diye ümit etmekteyiz.

Kaynak: Haaretz.com sitesinden çeviri yapılmıştır.

Türbanlı Miğfer Özellikleri

Türbanlı miğfer 5. yüzyılın ortalarında Karakoyunlu Devleti’nin (1410-1468) başkenti olduğu dönemlerde Tebriz’de ortaya çıkan Turban stilinde (“türban”) miğferlerdendi. Buradan da 15-17. yüzyıllarda İdil’den Osmanlı İmparatorluğu’na kadar yaygınlaştırılmıştır.

15. yüzyıla ait Turban stilinde miğferlerin özellikleri şunlardır: alt kısmı silindirik, üst kısmı küre şeklindedir, dekoratif bilya ve yanları kesik ters koni ile tamamlanan genişletilmiş küresel koni biçiminde başlık, göz oyukları, döner burunluk ve zincir-li plakalı barmitsa Silindirik kısmın küre kısmına geçişi dikey oyuntular ile dekoratif bir şekilde tasarlanmıştır. Küre kısmının miğferin tepesine geçişi ise Arap yazıları ile motiflerle kaplıdır. Motif ve yazılar altın ve gümüş tellerle kombine edilmiş, bu da miğferin Akkoyunlu Devleti’nde üretildiğini kanıtlamaktadır. Zira silahları süsleme tarzı ve kullanılan malzemeler üretildiği yere göre değişiklik gösterirdi.

Örneğin, Memlûklular dönemi Mısır’ın silahları altın kakmayla, Akkoyunlular ve Safevîlerin silahları altın ve gümüş karışık kakmayla, Timurlular, Şirvan-şahlar ve Osmanlı İmparatorluğu’nun silahları ise gümüş kakmayla süslenirdi. Miğferin alt kısmında perçinleştirilmiş dekoratif kaşları olan göz oyukları vardır. Burunluk, dikey olarak tutturulmuş ve yüzü çapraz darbelerden koruyan çelik çubuk şeklindeydi. Burunluk küçük bir vidanın yardımıyla kaldırılıyor ve indiriliyordu. Miğferin kenarları boyunca “barmitsa” (Arapça “barm” kelimesinden geliyor) denilen örme zincirin tutturulduğu ufak delikler var. “Barmitsa” küçük halkalardan örülürdü ve ilikliyken yüzün bir kısmını, boğazı, boynu ve kısmen omuzları koruyordu.

Kaynak: https://studylibtr.com/doc/1194915/akkoyunlu-askerlerinin-z%C4%B1rhlar%C4%B1

Banner
Benzer Yazılar

Antakyalı Sosipatros’un Oğlunun Adak Sunağı Neden Bir Kilise Duvarında?

2 Aralık 2020

2 Aralık 2020

İsrail’in kuzeyinde bulunan Banyas Koruma Alanında bir Bizans Kilisesini kazmakta olan araştırmacılar Ms.400 civarına tarihlenen bu kilisenin temelinde Tanrı Pan’a...

İranlı çiftçilerin yaklaşık 3.000 yıl önce pirinç yetiştirdiğine dair kanıtlara ulaşıldı

18 Mayıs 2023

18 Mayıs 2023

İran’ın Mazandaran bölgesinde kazı yapan arkeologlar, İranlı çiftçilerin 3000 yıl önce pirinç yetiştirdiklerini ortaya çıkardı. Māzandarān, kuzeyde Hazar Denizi kıyısında...

Aššur Medeniyetinde Kan Parası

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

Bir kişinin kazaren ya da kasten öldürülmesi sonrası maktulün ailesine verilen paraya kan parası denilmektedir… Günümüz maddi hukukunda tam olarak...

Avrupa’nın En Eski Okunabilir El Yazması Derveni Papirüsü

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Derveni Papirüsü, Makedonyalı II. Filip döneminde M.Ö. 340 ila 320 yılları arasında tarihlendirilen, Avrupa’nın en eski okunabilir el yazması eseri...

Persepolis’te Bulunan Görkemli Geçit

10 Şubat 2021

10 Şubat 2021

İranlı araştırmacılar, İran’ın güneyindeki UNESCO tescilli Persepolis yakınlarında güçlü Akameniş İmparatorluğunun (yaklaşık MÖ 550 – 330) kurucusu olan Büyük Kiros’un...

Tunceli’de Urartulara ait olduğu düşünülen iki açık hava tapınağı keşfedildi

28 Mart 2024

28 Mart 2024

Arkeologlar, biri Tunceli’nin en doğusunda, diğeri ise en batısında olmak üzere iki kale içinde açık hava tapınağı keşfettiler. Açık hava...

Van Gölü’nün suyu çekilince Çarpanak Adası’na giden Urartu yolu ortaya çıktı

12 Mayıs 2022

12 Mayıs 2022

Yağışların azalması ve artan buharlaşma ile birlikte Van Gölü’nün su seviyesi düşünce Çarpanak Adası’nı kıyıya bağlayan bir kilometrelik Urartu yolu...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Sibirya’nın Son Şamanı: Donmuş Topraklardan Gelen DNA, Direnişin Sessiz Hikâyesini Anlatıyor

26 Ocak 2026

26 Ocak 2026

Sibirya’nın kuzeydoğusunda, kışın –50 dereceye inen sert coğrafyada zaman farklı işler. Burada toprak, geçmişi yok etmez; saklar. Şimdi ise bilim...

7 bin yıllık mezarda inek kanı içildiğine dair en eski kanıtlar ele geçti

24 Mart 2023

24 Mart 2023

Sudan’da arkeologlar bir mezarda inek kanı içme ritüelinde kullanılmış olduğunu düşündükleri kemik aletler buldu. İnek kanı içme günümüzde Doğu Afrika’da...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Dünyada bir örneği olmayan Truva Savaşı kahramanı “Aeneas”ın mozaği bulundu

11 Mayıs 2023

11 Mayıs 2023

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bir inşaatın temel kazısı sırasında Truva Savaşı kahramanı aynı zamanda Roma halkının atası olarak bilinen “Aeneas”ın mozaiği...

Sular çekilince Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan Pulur Sakyol ve Yeniköy höyükleri gün yüzüne çıktı.

7 Aralık 2021

7 Aralık 2021

Kura Nehri ile Aras Nehri arasında kalan alanda kurganlarla temsil edilen Kura-Aras Kültürü izlerini taşıyan önemli kültürel alanları Pulur Sakyol...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Yeni Araştırma Sonucu;11.000 Yıllık LSU Kampüs Höyükleri, Kuzey Amerika’da Bilinen En Eski İnsan Yapımı Yapılardır

24 Ağustos 2022

24 Ağustos 2022

Amerikan Bilim Dergisi’nde yayınlanan yeni araştırmada, Louisiana Eyalet Üniversitesi (LSU) kampüsündeki altı metrelik (20 fit) yüksekliğindeki iki höyük, Kuzey Amerika’da...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]