9 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları da kuşkusuz geçmişin şiddet hikayelerinin kahramanları olan silahlardı. Buzul çağından orta çağa kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan bu buluşlar hepimizin tarihini kapsıyor.

Arkeologlar bu yıl muhteşem kılıçlar, hançerler ve başka silahlar ortaya çıkardılar.

Buz devri atma çubuğu

Fotograf: Alexander Gonschior / Tübingen Üniversitesi

Nesli tükenmiş insan türü Homo heidelbergensis’in avlanmak için alet kullandığını biliyoruz. Yaklaşık 25 inç (64,5 santimetre) uzunluğundaki bu atma çubuğu, Almanya’da bulunduğu Nisan ayında ilk kez natüre Ecology& Evolution dergisinde yayınlandı. Tübingen Üniversitesi’ne göre alet, 300.000 yıl öncesine dayanıyor ve tavşanlar, kuğular ve ördekler gibi küçük avları yaralamak veya öldürmek için kullanılmış olmalı.

Homo heidelbergensis ayrıca avlanmak için mızrak ve uzun mızrak kullandı. Bu tahta silahların çoğu çoktan yok oldu, ancak Alman Schöningen bölgesi bu eski avcılık geleneğinin istisnai örneklerini koruyor.

Bronz Çağına ait bir kılıç

Görsel hakları: Ca ‘Foscari University of Venice / Andrea Avezzù

San Lazzaro degli Armeni manastırında o zamanlar öğrenci olan arkeolog Vittoria Dall’Armellina tarafından tespit edildi. Kılıç Orta çağa ait olarak etiketlenmiş olsa da, Dall’Armellina, bir ortaçağ eserinden çok, Bronz Çağı’na ait bir silah gibi göründüğünü fark etti. O ve meslektaşları kılıcı analiz ettiler ve gerçekten de yaklaşık 5.000 yıl önceki Tunç Çağı’ndan kalma bir bakır-arsenik alaşımı olduğunu buldular. Kılıcın kökeninin ise Anadolu olduğu düşünülmekte.

İşlemeli bir kabza

Fotograf: Silesian Müzesi, Çek Cumhuriyeti

Bu güzel kabza çek Cumhuriyetinde bir mantar toplayıcısı tarafından bulunmuş. Bu kabza ile birlikte birde balta keşfinede sebep olmuş. Sanırım Dünya’daki en şanslı mantar toplayıcılarından biri.

Kılıcın kabzası ve kulpu, zarif dairesel ve hilal şeklindeki oymalarla süslenmiş. Silezya Müzesi’ndeki arkeologlar eserleri incelediler ve yaklaşık 3.300 yıl önceki döneme yani Bronz Çağı’na tarihledirler.

Kılıcın neden ormanın ortasında olduğu açık değildi, ancak son yağmur binlerce yıldır ilk kez görünür kılacak kadar toprağı yıkamış olabilir. Arkeologlar, çevredeki bölgeyi daha fazla incelemeyi planlıyor.

Büyük bir keşif

Fotoğraf:Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi

Sibirya’da bulunan bir mezar keşfi de 2020’nin en ilginç keşiflerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. Tagar kültürünün bir parçası olan bir aile mezarlığı yaklaşık 2500 yıl öncesine tarihlendirildi.

Mezarda iki kadın, bir adam ve bir bebek iskeleti bulundu. Bunlarla beraber bronz hançerler, baltalar, bıçaklar olmak üzere bir de hazine zulası.

Silahlar hem erkeğin hem de genç kadının yanındaydı.

Tagar kadınlarının silahla gömülmesi alışılmadık bir durum olmasa da genellikle yay ve oklarla birlikte gömülürler. Bu genç kadının ise balta ile gömülmüştü. Erkek ve kadın öldüklerinde muhtemelen 30’larında veya 40’larında idi. Ayaklarının dibinde 60’larında bir kadının vücudu kıvrılmıştı. Mezar içinde ise dağınık bir durumda bir aydan daha küçük olduğu düşünülen bir bebeğe ait kemikler bulundu.

Kemik silahlar

Getty Images aracılığıyla WIN-Girişimi

İngiltere yakınlarındaki Man Adası’nda bulunan bir kemik bıçak sapı, silah söz konusu olduğunda eski insanların yaratıcılığını ortaya koyuyor.

İlk olarak 1970’lerde ortaya çıkarılan kemik pommel, Ekim ayında antiquty dergisinde yayınlanan bir raporla nihayet bu yıl analiz edildi . Eser, en az bir genç ve bir bebek de dahil olmak üzere dört kişinin yakılmış kemiklerini tutan bir mezarda bulundu.

Arkeologlar, iki kavanozda toplanan kısmen yanmış kemiklerin yanı sıra, muhtemelen bir ineğin veya atın kemiğinden yapılmış kemik boncukları ve bir kemik bıçak kulbu buldular. Araştırmacılar, bıçağı bulamadı ancak bu kulpu çubuk modern bir sofra bıçağı büyüklüğünde bir bıçak tutabilir diye tahinde buldular.

Belki de bu cenazedeki silahtan daha ilgi çekici olan bir dizi başka eserdi: kemikler yaklaşık 30 milimetre uzunluğunda ve köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen şekillerde işlendi. Daha önce kemik dikdörtgenler gibi bir şey bulunmamıştı ve ne için kullanıldıklarını hala bilmiyoruz!

Harika bir dekora sahip roma hançeri

Fotoğraf: Elif Siebenpfeiffer

9 aylık bir temizlik ve restorasyon sonrası ortaya etkileyici bir hançer çıktı.

Yaklaşık 13 inç (35 cm) uzunluğundaki hançer, MÖ 27 ve MS 14 yılları arasında bir Roma askeri üssünün bulunduğu Haltern’deki bir Romalı askerin mezarında bulundu. Hançer üssün mezarlığında bulundu ve bölgede keşfedilen birkaç silahtan biri.

Hançerin bıçağı demirden yapılmıştır ve sapı gümüş işlemelidir. Kulbu oldukça  görkemliydi, ıhlamur ağacıyla kaplıydı ve kırmızı cam ve emaye, gümüş ve savlo (genellikle kükürt, bakır, gümüş ve kurşunun siyah karışımı) ile süslenmişti.

Arkeolog bettina Tremmel, wordsSidekick.com için verdiği demeçte, “Romalılar genellikle silahlarıyla gömülmediler, bu nedenle mezardaki hançerin varlığı biraz muamma.”dedi.

“Aynadan öbür dünya” için bir kılıç 

(Görsel hakları: Ellen Grav Ellingsen / NTNU Üniversite Müzesi; CC BY-NC-ND 4.0 )

Arkeologlar, Norveç’te bir Viking savaşçısının 1100 yıllık mezarını ortaya çıkardıklarında, içinde bir kılıç bulduklarında şaşırmadılar; Vikingler genellikle silahlarıyla gömülürdü. Ama mezarı tuhaf yapan şey, kılıcın savaşçının sol tarafında olmasıydı; Viking kılıçları neredeyse her zaman ölen kişinin sağına gömülü olarak bulunur.

Hayatta sağ elini kullanan bir savaşçı, onu kolayca çekebilmek için sol tarafına kılıç takardı. Viking savaşçılarının kılıçlarıyla sağda gömülü olmaları, her şeyin ters yüz edildiği bir “ayna öbür dünya” ya inandıklarını gösteriyor. Norveç mezarına gömülen savaşçı solak olabilir, bu da kılıcını hayatta sağ tarafına takacağı anlamına geliyordu. Böylelikle aynadaki öbür dünyaya hazırlık için kılıcı sol tarafına yerleştirildi.

Gölde bulunan kılıç

Fotoğraf: A. Matiukas)

16. yüzyılda bir ortaçağ savaşçısının vücudu bir Litvanya gölünün dibinde bulundu.

Adamın neden gölün dibine düştüğü belli değil; tortular vücut üzerinde doğal olarak yerleşmiş ve onu su yüzeyinin 30 fit (9 metre) altına gömmüştü. Vücudun yanında, hepsi şaşırtıcı derecede iyi durumda olan tahta saplı iki bıçak ve bir demir kılıç vardı.

Erken topçu

Fotoğraf: Krka NP

Hırvatistan’ın Krka Ulusal Parkı’nda keşfedilen bir eser, ilk bakışta özellikle ağır hizmet termosuna benziyor ama aslında 17. veya 18. yüzyıldan kalma bir kuşatma silahı.

Cihaz, bir kaleyi veya kaleyi kuşatırken kullanılan bir tür harç olan bir makuladır. Hırvatistan haftasına göre , bronz eser, 14. yüzyılın başlarından kalma bir arkeolojik kalıntı olan Nečven kalesinin yakınında bulundu. Makula, kale duvarlarından birinin içinde bulundu. Park yetkililerine göre hem törensel hem de savunma değeri olabilir.

Bir makuladan gelen patlamalar geleneksel olarak her yıl Hırvatistan’ın Sinj kentinde düzenlenen geleneksel bir binicilik yarışması olan Sinjska alka’da kış festivallerini ve zaferi kutlamak için kullanılır.

Orijinal olarak Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Related Articles

Arkeologlar, Hırvatistan şehir müzesinin altında büyük Roma hamamı keşfettiler

8 Aralık 2023

8 Aralık 2023

Dominik Papalık sarayının içinde yer alan Hırvatistan’ın en önemli ve ziyaret edilen müzelerinden biri olan Split Şehir Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına...

İtalyan kasabasında büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

İtalya’nın kuzeyindeki Mantua kenti yakınlarındaki San Giorgio Bigarello kasabasında, yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan büyük bir Bakır Çağı nekropolü keşfedildi....

Ming Hanedanlığı dönemine ait mezar ortaya çıkarıldı

30 Kasım 2021

30 Kasım 2021

Çin’de M. S. 1368 ile 1644 tarihleri arasında varlık gösteren Ming Hanedanlığı dönemine ait bir antik mezar ortaya çıkarıldı. Çin...

Tarihi Balat Surp Hraştagabet Khorenyan Ermeni Okulu Kaderine Terkedildi

1 Kasım 2021

1 Kasım 2021

İstanbul’un tarihi semtlerinden Balat’ın sokaklarını gezerken karşınıza içler acısı hali ile kaderine terkedilmiş, ölmesi beklenen hasta gibi duran tarihi Surp...

Seyitömer Höyüğü kazılarında 4 bin 500 yıllık urgan parçası bulundu

25 Aralık 2021

25 Aralık 2021

Kütahya’da yer alan Erken Tunç Çağı 2 ve 3’üncü dönemleri ile Roma Dönemi’ne ait yerleşimlerin ortaya çıkarıldığı Seyitömer Höyüğü kazılarında...

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Tripolis’te 1600 Yıllık Lüks Villa Ortaya Çıktı: Konuklara Havuzda Yetiştirilen Balıklar İkram Edilmiş

19 Temmuz 2025

19 Temmuz 2025

Denizli’nin Buldan ilçesinde, Büyük Menderes Nehri kıyısında yer alan Tripolis Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Amos Antik Kentinde Bir Mezar İçin Kurtarma Kazısı Yapılacak

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı Amos antik kentinde kaçak kazı aramaları sonucu bulunmuş bir mezarda kurtarma kazısı yapılacak. Antik Amos harabelerine...

Dünyanın En Eski Pitonu 47 Milyon Yaşında!

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Bilim insanları 47 milyon yıllık fosil kalıntılarından dünyanın en eski pitonunu tespit ettiler. Bilim insanı Krister Smith, São Paulo Üniversitesi’nden...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

Stonehenge yakınlarındaki kazılar Tunç Çağı Yuvarlak Mezarlığı’nı ortaya çıkardı

4 Haziran 2023

4 Haziran 2023

İngiltere’nin Salisbury kenti yakınlarındaki planlı bir konut geliştirme alanında kazı yapan Cotswold Archaeology ekibi, 3.500 ila 4.000 yıl arasında olabilecek...

5 bin yıl önce yemeği tabakta bırakıp kaçmalarının sebebi neydi?

4 Ekim 2022

4 Ekim 2022

Öyle arkeolojik buluntular vardır ki; elinize aldığınızda doğal felaket ya da düşman saldırısı sırasında insanların yaşadığı korkuyu, paniği, dehşet duygularını...

Petrol sondaj alanında urne benzeri mezarların bulunduğu 2.000 yıllık bir mezarlık ortaya çıkarıldı.

16 Temmuz 2022

16 Temmuz 2022

İran’ın güneybatısındaki Huzistan eyaletinin başkenti Ahvaz’da bulunan petrol sondaj alanında urne benzeri mezarlara sahip eski bir mezarlık keşfedildi. Mezarlık, Ahvaz...

Hitit kenti Büklükale’nin, Hurri toplumu ile yakın bağları olduğunu gösteren “önemli keşif”

20 Ekim 2022

20 Ekim 2022

Japon arkeologlar, Büklükale’de Hitit İmparatorluğu’nun ilk yıllarına ait Hurri dini arınma metnini içeren kil tablet parçasını keşfettiler. Araştırmacılara göre keşif,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]