7 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları da kuşkusuz geçmişin şiddet hikayelerinin kahramanları olan silahlardı. Buzul çağından orta çağa kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan bu buluşlar hepimizin tarihini kapsıyor.

Arkeologlar bu yıl muhteşem kılıçlar, hançerler ve başka silahlar ortaya çıkardılar.

Buz devri atma çubuğu

Fotograf: Alexander Gonschior / Tübingen Üniversitesi

Nesli tükenmiş insan türü Homo heidelbergensis’in avlanmak için alet kullandığını biliyoruz. Yaklaşık 25 inç (64,5 santimetre) uzunluğundaki bu atma çubuğu, Almanya’da bulunduğu Nisan ayında ilk kez natüre Ecology& Evolution dergisinde yayınlandı. Tübingen Üniversitesi’ne göre alet, 300.000 yıl öncesine dayanıyor ve tavşanlar, kuğular ve ördekler gibi küçük avları yaralamak veya öldürmek için kullanılmış olmalı.

Homo heidelbergensis ayrıca avlanmak için mızrak ve uzun mızrak kullandı. Bu tahta silahların çoğu çoktan yok oldu, ancak Alman Schöningen bölgesi bu eski avcılık geleneğinin istisnai örneklerini koruyor.

Bronz Çağına ait bir kılıç

Görsel hakları: Ca ‘Foscari University of Venice / Andrea Avezzù

San Lazzaro degli Armeni manastırında o zamanlar öğrenci olan arkeolog Vittoria Dall’Armellina tarafından tespit edildi. Kılıç Orta çağa ait olarak etiketlenmiş olsa da, Dall’Armellina, bir ortaçağ eserinden çok, Bronz Çağı’na ait bir silah gibi göründüğünü fark etti. O ve meslektaşları kılıcı analiz ettiler ve gerçekten de yaklaşık 5.000 yıl önceki Tunç Çağı’ndan kalma bir bakır-arsenik alaşımı olduğunu buldular. Kılıcın kökeninin ise Anadolu olduğu düşünülmekte.

İşlemeli bir kabza

Fotograf: Silesian Müzesi, Çek Cumhuriyeti

Bu güzel kabza çek Cumhuriyetinde bir mantar toplayıcısı tarafından bulunmuş. Bu kabza ile birlikte birde balta keşfinede sebep olmuş. Sanırım Dünya’daki en şanslı mantar toplayıcılarından biri.

Kılıcın kabzası ve kulpu, zarif dairesel ve hilal şeklindeki oymalarla süslenmiş. Silezya Müzesi’ndeki arkeologlar eserleri incelediler ve yaklaşık 3.300 yıl önceki döneme yani Bronz Çağı’na tarihledirler.

Kılıcın neden ormanın ortasında olduğu açık değildi, ancak son yağmur binlerce yıldır ilk kez görünür kılacak kadar toprağı yıkamış olabilir. Arkeologlar, çevredeki bölgeyi daha fazla incelemeyi planlıyor.

Büyük bir keşif

Fotoğraf:Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi

Sibirya’da bulunan bir mezar keşfi de 2020’nin en ilginç keşiflerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. Tagar kültürünün bir parçası olan bir aile mezarlığı yaklaşık 2500 yıl öncesine tarihlendirildi.

Mezarda iki kadın, bir adam ve bir bebek iskeleti bulundu. Bunlarla beraber bronz hançerler, baltalar, bıçaklar olmak üzere bir de hazine zulası.

Silahlar hem erkeğin hem de genç kadının yanındaydı.

Tagar kadınlarının silahla gömülmesi alışılmadık bir durum olmasa da genellikle yay ve oklarla birlikte gömülürler. Bu genç kadının ise balta ile gömülmüştü. Erkek ve kadın öldüklerinde muhtemelen 30’larında veya 40’larında idi. Ayaklarının dibinde 60’larında bir kadının vücudu kıvrılmıştı. Mezar içinde ise dağınık bir durumda bir aydan daha küçük olduğu düşünülen bir bebeğe ait kemikler bulundu.

Kemik silahlar

Getty Images aracılığıyla WIN-Girişimi

İngiltere yakınlarındaki Man Adası’nda bulunan bir kemik bıçak sapı, silah söz konusu olduğunda eski insanların yaratıcılığını ortaya koyuyor.

İlk olarak 1970’lerde ortaya çıkarılan kemik pommel, Ekim ayında antiquty dergisinde yayınlanan bir raporla nihayet bu yıl analiz edildi . Eser, en az bir genç ve bir bebek de dahil olmak üzere dört kişinin yakılmış kemiklerini tutan bir mezarda bulundu.

Arkeologlar, iki kavanozda toplanan kısmen yanmış kemiklerin yanı sıra, muhtemelen bir ineğin veya atın kemiğinden yapılmış kemik boncukları ve bir kemik bıçak kulbu buldular. Araştırmacılar, bıçağı bulamadı ancak bu kulpu çubuk modern bir sofra bıçağı büyüklüğünde bir bıçak tutabilir diye tahinde buldular.

Belki de bu cenazedeki silahtan daha ilgi çekici olan bir dizi başka eserdi: kemikler yaklaşık 30 milimetre uzunluğunda ve köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen şekillerde işlendi. Daha önce kemik dikdörtgenler gibi bir şey bulunmamıştı ve ne için kullanıldıklarını hala bilmiyoruz!

Harika bir dekora sahip roma hançeri

Fotoğraf: Elif Siebenpfeiffer

9 aylık bir temizlik ve restorasyon sonrası ortaya etkileyici bir hançer çıktı.

Yaklaşık 13 inç (35 cm) uzunluğundaki hançer, MÖ 27 ve MS 14 yılları arasında bir Roma askeri üssünün bulunduğu Haltern’deki bir Romalı askerin mezarında bulundu. Hançer üssün mezarlığında bulundu ve bölgede keşfedilen birkaç silahtan biri.

Hançerin bıçağı demirden yapılmıştır ve sapı gümüş işlemelidir. Kulbu oldukça  görkemliydi, ıhlamur ağacıyla kaplıydı ve kırmızı cam ve emaye, gümüş ve savlo (genellikle kükürt, bakır, gümüş ve kurşunun siyah karışımı) ile süslenmişti.

Arkeolog bettina Tremmel, wordsSidekick.com için verdiği demeçte, “Romalılar genellikle silahlarıyla gömülmediler, bu nedenle mezardaki hançerin varlığı biraz muamma.”dedi.

“Aynadan öbür dünya” için bir kılıç 

(Görsel hakları: Ellen Grav Ellingsen / NTNU Üniversite Müzesi; CC BY-NC-ND 4.0 )

Arkeologlar, Norveç’te bir Viking savaşçısının 1100 yıllık mezarını ortaya çıkardıklarında, içinde bir kılıç bulduklarında şaşırmadılar; Vikingler genellikle silahlarıyla gömülürdü. Ama mezarı tuhaf yapan şey, kılıcın savaşçının sol tarafında olmasıydı; Viking kılıçları neredeyse her zaman ölen kişinin sağına gömülü olarak bulunur.

Hayatta sağ elini kullanan bir savaşçı, onu kolayca çekebilmek için sol tarafına kılıç takardı. Viking savaşçılarının kılıçlarıyla sağda gömülü olmaları, her şeyin ters yüz edildiği bir “ayna öbür dünya” ya inandıklarını gösteriyor. Norveç mezarına gömülen savaşçı solak olabilir, bu da kılıcını hayatta sağ tarafına takacağı anlamına geliyordu. Böylelikle aynadaki öbür dünyaya hazırlık için kılıcı sol tarafına yerleştirildi.

Gölde bulunan kılıç

Fotoğraf: A. Matiukas)

16. yüzyılda bir ortaçağ savaşçısının vücudu bir Litvanya gölünün dibinde bulundu.

Adamın neden gölün dibine düştüğü belli değil; tortular vücut üzerinde doğal olarak yerleşmiş ve onu su yüzeyinin 30 fit (9 metre) altına gömmüştü. Vücudun yanında, hepsi şaşırtıcı derecede iyi durumda olan tahta saplı iki bıçak ve bir demir kılıç vardı.

Erken topçu

Fotoğraf: Krka NP

Hırvatistan’ın Krka Ulusal Parkı’nda keşfedilen bir eser, ilk bakışta özellikle ağır hizmet termosuna benziyor ama aslında 17. veya 18. yüzyıldan kalma bir kuşatma silahı.

Cihaz, bir kaleyi veya kaleyi kuşatırken kullanılan bir tür harç olan bir makuladır. Hırvatistan haftasına göre , bronz eser, 14. yüzyılın başlarından kalma bir arkeolojik kalıntı olan Nečven kalesinin yakınında bulundu. Makula, kale duvarlarından birinin içinde bulundu. Park yetkililerine göre hem törensel hem de savunma değeri olabilir.

Bir makuladan gelen patlamalar geleneksel olarak her yıl Hırvatistan’ın Sinj kentinde düzenlenen geleneksel bir binicilik yarışması olan Sinjska alka’da kış festivallerini ve zaferi kutlamak için kullanılır.

Orijinal olarak Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Related Articles

İnterpol Tarafından Aranan Mozaik Yasadışı Satış İçin Çevrimiçi Yayınlandı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Varşova Üniversitesi’nden araştırmacılar, günümüz Suriye’sinde Apamea’dan çalınan bir mozaiğin, bir Roma hidrolik su çarkının en eski temsili olduğunu belirlediler.  Apamea MÖ....

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Endonezya’da keşfedilen 7200 yıllık iskelette, bilinmeyen bir insan grubu ortaya çıktı

28 Ağustos 2021

28 Ağustos 2021

Bu hafta yayınlanan bir araştırmaya göre, arkeologlar Endonezya’da dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan “farklı bir insan soyuna” sahip bir kadın...

Yeşilova Höyük kazılarında 5 bin yıllık mermer idol ortaya çıkarıldı

17 Ağustos 2022

17 Ağustos 2022

Truva Antik Kenti ile benzerlikler görülen Yeşilova Höyük’te devam eden kazılarda 5 bin yıllık mermer idol bulundu. İzmir’in Bornova ilçesinde...

Baltık Denizi’nin Derinliklerinde Enigma Bulundu

4 Aralık 2020

4 Aralık 2020

Alman WWF dalgıçlar, Baltık Denizi‘nin derinliklerinde İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Enigma Şifreleme Makinesi buldular. Baltık’ta balık ağlarını toplamak için dalan...

Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde Elamit figürün parçaları bulundu

9 Mayıs 2023

9 Mayıs 2023

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Susa Antik Kenti yakınlarındaki tarım arazisinde kilden yapılmış Elamit figürün parçaları bulundu. Elam İmparatorluğunun...

Radyokarbon tarihleme,”Filistin” kültürünün tarihlendirilmesi konusunda uzun süredir devam eden bir tartışmaya katkıda bulunuyor

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

Avusturya Bilimler Akademisi’nden araştırmacılar, Levant’daki en önemli Bronz ve Demir Çağı bölgelerinden biri olan Tel Gezer için yeni bir radyokarbon...

İngiltere’de 6. yüzyıldan kalma bir Anglo-Sakson mezarında domuz yağı içeren antik Roma kadehi keşfedildi

11 Aralık 2024

11 Aralık 2024

2018 yılında Lincolnshire’daki Scremby’de yapılan kazılarda, 6. yüzyıla ait bir kadın mezarında emaye kaplı bir bakır alaşımlı chalice (kupa) bulundu....

Oxford Üniversitesi araştırmacıları şimdiye kadarki en büyük insan soy ağacını oluşturdu

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

Oxford Üniversitesi araştırmacıları, günümüzden binlerce yıl önce Afrika’dan başlayan insan genetik çeşitliliğini izleyerek şimdiye kadar oluşturulan en büyük insan soy...

Zile Kalesi kazı çalışmaları başladı

9 Eylül 2022

9 Eylül 2022

Tokat’ın Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi’nde kazı çalışmalarına başlandı. Kazılara Tokat Müzesi Müdürlüğü başkanlık edecek. Roma İmparatoru Jul...

Almanya’da bulunan 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri

12 Mayıs 2023

12 Mayıs 2023

Almanya’nın Aşağı Saksonya’daki Schöningen Paleolitik site kompleksinde 300.000 yıllık Homo heidelbergensis ayak izleri keşfedildi. Homo heidelbergensis ayak izleri, Almanya’da bulunan...

Pazyryk Buz Mumyasında Gizli Dövmeler: 2.500 Yıllık Vücut Sanatı Dijital Olarak Yeniden Canlandırıldı

31 Temmuz 2025

31 Temmuz 2025

Sibirya’nın dondurucu topraklarında yüzyıllar boyunca saklı kalan bir beden, şimdi sadece geçmişi değil, insanlığın en eski sanatsal geleneklerinden birini de...

Amastris Antik Kenti’nde 1800 yıllık bir su perisi heykeli bulundu

8 Eylül 2023

8 Eylül 2023

Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde, yapılan kazılarda 1800 yıllık olduğuna inanılan bir su perisi heykeli ortaya çıkarıldı. 1800 yıllık...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen yapılarla karşılaşıldı

17 Kasım 2022

17 Kasım 2022

Çorum’da Köktürk dönemi kurganlarına benzeyen birçok salur damgalı mezar yapıları ile karşılaşıldı. 1071 öncesi toplu mezar ve kurgan yapılarına Çorum’un...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]