18 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları da kuşkusuz geçmişin şiddet hikayelerinin kahramanları olan silahlardı. Buzul çağından orta çağa kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan bu buluşlar hepimizin tarihini kapsıyor.

Arkeologlar bu yıl muhteşem kılıçlar, hançerler ve başka silahlar ortaya çıkardılar.

Buz devri atma çubuğu

Fotograf: Alexander Gonschior / Tübingen Üniversitesi

Nesli tükenmiş insan türü Homo heidelbergensis’in avlanmak için alet kullandığını biliyoruz. Yaklaşık 25 inç (64,5 santimetre) uzunluğundaki bu atma çubuğu, Almanya’da bulunduğu Nisan ayında ilk kez natüre Ecology& Evolution dergisinde yayınlandı. Tübingen Üniversitesi’ne göre alet, 300.000 yıl öncesine dayanıyor ve tavşanlar, kuğular ve ördekler gibi küçük avları yaralamak veya öldürmek için kullanılmış olmalı.

Homo heidelbergensis ayrıca avlanmak için mızrak ve uzun mızrak kullandı. Bu tahta silahların çoğu çoktan yok oldu, ancak Alman Schöningen bölgesi bu eski avcılık geleneğinin istisnai örneklerini koruyor.

Bronz Çağına ait bir kılıç

Görsel hakları: Ca ‘Foscari University of Venice / Andrea Avezzù

San Lazzaro degli Armeni manastırında o zamanlar öğrenci olan arkeolog Vittoria Dall’Armellina tarafından tespit edildi. Kılıç Orta çağa ait olarak etiketlenmiş olsa da, Dall’Armellina, bir ortaçağ eserinden çok, Bronz Çağı’na ait bir silah gibi göründüğünü fark etti. O ve meslektaşları kılıcı analiz ettiler ve gerçekten de yaklaşık 5.000 yıl önceki Tunç Çağı’ndan kalma bir bakır-arsenik alaşımı olduğunu buldular. Kılıcın kökeninin ise Anadolu olduğu düşünülmekte.

İşlemeli bir kabza

Fotograf: Silesian Müzesi, Çek Cumhuriyeti

Bu güzel kabza çek Cumhuriyetinde bir mantar toplayıcısı tarafından bulunmuş. Bu kabza ile birlikte birde balta keşfinede sebep olmuş. Sanırım Dünya’daki en şanslı mantar toplayıcılarından biri.

Kılıcın kabzası ve kulpu, zarif dairesel ve hilal şeklindeki oymalarla süslenmiş. Silezya Müzesi’ndeki arkeologlar eserleri incelediler ve yaklaşık 3.300 yıl önceki döneme yani Bronz Çağı’na tarihledirler.

Kılıcın neden ormanın ortasında olduğu açık değildi, ancak son yağmur binlerce yıldır ilk kez görünür kılacak kadar toprağı yıkamış olabilir. Arkeologlar, çevredeki bölgeyi daha fazla incelemeyi planlıyor.

Büyük bir keşif

Fotoğraf:Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi

Sibirya’da bulunan bir mezar keşfi de 2020’nin en ilginç keşiflerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. Tagar kültürünün bir parçası olan bir aile mezarlığı yaklaşık 2500 yıl öncesine tarihlendirildi.

Mezarda iki kadın, bir adam ve bir bebek iskeleti bulundu. Bunlarla beraber bronz hançerler, baltalar, bıçaklar olmak üzere bir de hazine zulası.

Silahlar hem erkeğin hem de genç kadının yanındaydı.

Tagar kadınlarının silahla gömülmesi alışılmadık bir durum olmasa da genellikle yay ve oklarla birlikte gömülürler. Bu genç kadının ise balta ile gömülmüştü. Erkek ve kadın öldüklerinde muhtemelen 30’larında veya 40’larında idi. Ayaklarının dibinde 60’larında bir kadının vücudu kıvrılmıştı. Mezar içinde ise dağınık bir durumda bir aydan daha küçük olduğu düşünülen bir bebeğe ait kemikler bulundu.

Kemik silahlar

Getty Images aracılığıyla WIN-Girişimi

İngiltere yakınlarındaki Man Adası’nda bulunan bir kemik bıçak sapı, silah söz konusu olduğunda eski insanların yaratıcılığını ortaya koyuyor.

İlk olarak 1970’lerde ortaya çıkarılan kemik pommel, Ekim ayında antiquty dergisinde yayınlanan bir raporla nihayet bu yıl analiz edildi . Eser, en az bir genç ve bir bebek de dahil olmak üzere dört kişinin yakılmış kemiklerini tutan bir mezarda bulundu.

Arkeologlar, iki kavanozda toplanan kısmen yanmış kemiklerin yanı sıra, muhtemelen bir ineğin veya atın kemiğinden yapılmış kemik boncukları ve bir kemik bıçak kulbu buldular. Araştırmacılar, bıçağı bulamadı ancak bu kulpu çubuk modern bir sofra bıçağı büyüklüğünde bir bıçak tutabilir diye tahinde buldular.

Belki de bu cenazedeki silahtan daha ilgi çekici olan bir dizi başka eserdi: kemikler yaklaşık 30 milimetre uzunluğunda ve köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen şekillerde işlendi. Daha önce kemik dikdörtgenler gibi bir şey bulunmamıştı ve ne için kullanıldıklarını hala bilmiyoruz!

Harika bir dekora sahip roma hançeri

Fotoğraf: Elif Siebenpfeiffer

9 aylık bir temizlik ve restorasyon sonrası ortaya etkileyici bir hançer çıktı.

Yaklaşık 13 inç (35 cm) uzunluğundaki hançer, MÖ 27 ve MS 14 yılları arasında bir Roma askeri üssünün bulunduğu Haltern’deki bir Romalı askerin mezarında bulundu. Hançer üssün mezarlığında bulundu ve bölgede keşfedilen birkaç silahtan biri.

Hançerin bıçağı demirden yapılmıştır ve sapı gümüş işlemelidir. Kulbu oldukça  görkemliydi, ıhlamur ağacıyla kaplıydı ve kırmızı cam ve emaye, gümüş ve savlo (genellikle kükürt, bakır, gümüş ve kurşunun siyah karışımı) ile süslenmişti.

Arkeolog bettina Tremmel, wordsSidekick.com için verdiği demeçte, “Romalılar genellikle silahlarıyla gömülmediler, bu nedenle mezardaki hançerin varlığı biraz muamma.”dedi.

“Aynadan öbür dünya” için bir kılıç 

(Görsel hakları: Ellen Grav Ellingsen / NTNU Üniversite Müzesi; CC BY-NC-ND 4.0 )

Arkeologlar, Norveç’te bir Viking savaşçısının 1100 yıllık mezarını ortaya çıkardıklarında, içinde bir kılıç bulduklarında şaşırmadılar; Vikingler genellikle silahlarıyla gömülürdü. Ama mezarı tuhaf yapan şey, kılıcın savaşçının sol tarafında olmasıydı; Viking kılıçları neredeyse her zaman ölen kişinin sağına gömülü olarak bulunur.

Hayatta sağ elini kullanan bir savaşçı, onu kolayca çekebilmek için sol tarafına kılıç takardı. Viking savaşçılarının kılıçlarıyla sağda gömülü olmaları, her şeyin ters yüz edildiği bir “ayna öbür dünya” ya inandıklarını gösteriyor. Norveç mezarına gömülen savaşçı solak olabilir, bu da kılıcını hayatta sağ tarafına takacağı anlamına geliyordu. Böylelikle aynadaki öbür dünyaya hazırlık için kılıcı sol tarafına yerleştirildi.

Gölde bulunan kılıç

Fotoğraf: A. Matiukas)

16. yüzyılda bir ortaçağ savaşçısının vücudu bir Litvanya gölünün dibinde bulundu.

Adamın neden gölün dibine düştüğü belli değil; tortular vücut üzerinde doğal olarak yerleşmiş ve onu su yüzeyinin 30 fit (9 metre) altına gömmüştü. Vücudun yanında, hepsi şaşırtıcı derecede iyi durumda olan tahta saplı iki bıçak ve bir demir kılıç vardı.

Erken topçu

Fotoğraf: Krka NP

Hırvatistan’ın Krka Ulusal Parkı’nda keşfedilen bir eser, ilk bakışta özellikle ağır hizmet termosuna benziyor ama aslında 17. veya 18. yüzyıldan kalma bir kuşatma silahı.

Cihaz, bir kaleyi veya kaleyi kuşatırken kullanılan bir tür harç olan bir makuladır. Hırvatistan haftasına göre , bronz eser, 14. yüzyılın başlarından kalma bir arkeolojik kalıntı olan Nečven kalesinin yakınında bulundu. Makula, kale duvarlarından birinin içinde bulundu. Park yetkililerine göre hem törensel hem de savunma değeri olabilir.

Bir makuladan gelen patlamalar geleneksel olarak her yıl Hırvatistan’ın Sinj kentinde düzenlenen geleneksel bir binicilik yarışması olan Sinjska alka’da kış festivallerini ve zaferi kutlamak için kullanılır.

Orijinal olarak Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Related Articles

Hitit Çivi Yazılı Tabletler Yapay Zeka Teknolojisi ile Okunacak

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlere ait çivi yazılı kil tabletlerin okunmasında yapay zeka teknolojisi kullanılacak. 1800 yıllarından bu yana başta Hitit...

Yeni Çalışma; “Tunç Çağı’nda hançerler ne için kullanılıyordu” sorusuna cevap veriyor.

30 Nisan 2022

30 Nisan 2022

Tunç Çağı tabakalarının önemli maddi kalıntılarından biri olan bronz hançerler üzerinde yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Çalışma, “Tunç Çağı hançerleri ne...

Pakistan’da 2 bin 300 yıllık Budist tapınağı bulundu

23 Aralık 2021

23 Aralık 2021

Pakistanlı ve İtalyan arkeologlardan oluşan ortak bir ekip tarafından Kuzeybatı Pakistan’da 2300 yıllık bir Budist Tapınağının kalıntıları keşfedildi. ISMEO olarak...

Romalı askerleri korkudan titreten Kelt savaş trompeti carnyx

9 Temmuz 2023

9 Temmuz 2023

Roma İmparatorluğu’nun doğusunda ve batısında yaşayan Keltler, M.Ö. 4. yüzyılda, İtalya’nın kuzeyine akınlar düzenleyerek Roma’nın güvenliğini tehdit eden kabile topluluğu...

İki Kültür Varlığımız Daha UNESCO Dünya Miras Geçici Listesinde

30 Nisan 2021

30 Nisan 2021

Kültür Bakanlığı’nın ülkemizin önemli tarihi yerlerini UNESCO’nun miras listesine aldırma gayretleri meyvelerini vermeye devam ediyor. Kültür Bakanlığı’nın UNESCO nezdinde yaptığı...

Prof. Dr. Gül Işın ‘Höyük Kazıp Otopark Yapan Tek Millet Biziz’

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Türkiye’nin zengin tarihi mirası, definecilerin yağmasıyla sınırlı kalmıyor. İmar faaliyetleri, yol projeleri, maden ocakları ve “restorasyon” kisvesi altında yapılan yanlış...

Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı” zarar gördü.

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Sanat Tarihi Derneği, sosyal medya hesabından Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı’nın” zarar gördüğünü duyurdu. İmparatorluk Kapısı’nda oluşan zararı fotoğraflayan Sanat Tarihi...

Kral VIII. Henry’nin Talihsiz Eşleri Adına Basılmış Altın Sikkeler Bulundu

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

British Museum bu yılki, çoğunluğu ülkenin metal arama meraklıları tarafından yapılan Taşınabilir Eski Eserler Planına (PAS) kayıtlı keşiflerin ayrıntılarını açıkladı....

Pompei’de olağanüstü natürmort fresklerine sahip sütunlu bir salon bulundu

29 Aralık 2024

29 Aralık 2024

Dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından biri olan ünlü antik Roma kenti Pompei’deki arkeologlar, görkemli sütunlu bir salondaki gösterişli natürmort freskler...

Biberon Kullanımı 3 Bin Yıl Öncesine Dayanıyor

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Bebeklerimize ek süt ve mama vermek için kullandığımız biberon günümüzden 3 bin yıl önce kullanılmış olabilir. Almanya’da açılan mezarlardan çıkarılan...

Petra’da 116 Metrelik Kurşun Su Hattı Bulundu: Nabataean Mühendisliği Yeniden Değerlendiriliyor

7 Şubat 2026

7 Şubat 2026

Petra’nın su sistemi yıllardır “yerçekimiyle işleyen kanallar ağı” olarak anlatıldı. Pratik, düzenli, kontrollü. Yeni bulgular bu tabloyu karmaşıklaştırdı. Jabal al-Madhbah...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Side Antik Kenti’nde Roma Dönemi Caddesi ve Daha Önce Kazılmamış Sokaklar Ortaya Çıkarıldı

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar...

Baraj suları altında kalan Gre Fılla Höyük’te yılan kabartmalı aletler bulundu

10 Mart 2023

10 Mart 2023

Ambar Çayı üzerinde kurulan barajın suları altında kalan Gre Fılla Höyük ve Kendale Hecela höyüklerinde gerçekleştirilen kurtarma kazılarında yılan kabartmalı...

2 Bin 200 Yıllık Antik Tiyatro Kazılmaya Başladı

18 Ağustos 2021

18 Ağustos 2021

Bursa’nın Nilüfer ilçesi Gölyazı mahallesinde bulunan 2 bin 200 yıllık antik tiyatro alanının kazı çalışması başladı Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]