3 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları da kuşkusuz geçmişin şiddet hikayelerinin kahramanları olan silahlardı. Buzul çağından orta çağa kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan bu buluşlar hepimizin tarihini kapsıyor.

Arkeologlar bu yıl muhteşem kılıçlar, hançerler ve başka silahlar ortaya çıkardılar.

Buz devri atma çubuğu

Fotograf: Alexander Gonschior / Tübingen Üniversitesi

Nesli tükenmiş insan türü Homo heidelbergensis’in avlanmak için alet kullandığını biliyoruz. Yaklaşık 25 inç (64,5 santimetre) uzunluğundaki bu atma çubuğu, Almanya’da bulunduğu Nisan ayında ilk kez natüre Ecology& Evolution dergisinde yayınlandı. Tübingen Üniversitesi’ne göre alet, 300.000 yıl öncesine dayanıyor ve tavşanlar, kuğular ve ördekler gibi küçük avları yaralamak veya öldürmek için kullanılmış olmalı.

Homo heidelbergensis ayrıca avlanmak için mızrak ve uzun mızrak kullandı. Bu tahta silahların çoğu çoktan yok oldu, ancak Alman Schöningen bölgesi bu eski avcılık geleneğinin istisnai örneklerini koruyor.

Bronz Çağına ait bir kılıç

Görsel hakları: Ca ‘Foscari University of Venice / Andrea Avezzù

San Lazzaro degli Armeni manastırında o zamanlar öğrenci olan arkeolog Vittoria Dall’Armellina tarafından tespit edildi. Kılıç Orta çağa ait olarak etiketlenmiş olsa da, Dall’Armellina, bir ortaçağ eserinden çok, Bronz Çağı’na ait bir silah gibi göründüğünü fark etti. O ve meslektaşları kılıcı analiz ettiler ve gerçekten de yaklaşık 5.000 yıl önceki Tunç Çağı’ndan kalma bir bakır-arsenik alaşımı olduğunu buldular. Kılıcın kökeninin ise Anadolu olduğu düşünülmekte.

İşlemeli bir kabza

Fotograf: Silesian Müzesi, Çek Cumhuriyeti

Bu güzel kabza çek Cumhuriyetinde bir mantar toplayıcısı tarafından bulunmuş. Bu kabza ile birlikte birde balta keşfinede sebep olmuş. Sanırım Dünya’daki en şanslı mantar toplayıcılarından biri.

Kılıcın kabzası ve kulpu, zarif dairesel ve hilal şeklindeki oymalarla süslenmiş. Silezya Müzesi’ndeki arkeologlar eserleri incelediler ve yaklaşık 3.300 yıl önceki döneme yani Bronz Çağı’na tarihledirler.

Kılıcın neden ormanın ortasında olduğu açık değildi, ancak son yağmur binlerce yıldır ilk kez görünür kılacak kadar toprağı yıkamış olabilir. Arkeologlar, çevredeki bölgeyi daha fazla incelemeyi planlıyor.

Büyük bir keşif

Fotoğraf:Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi

Sibirya’da bulunan bir mezar keşfi de 2020’nin en ilginç keşiflerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. Tagar kültürünün bir parçası olan bir aile mezarlığı yaklaşık 2500 yıl öncesine tarihlendirildi.

Mezarda iki kadın, bir adam ve bir bebek iskeleti bulundu. Bunlarla beraber bronz hançerler, baltalar, bıçaklar olmak üzere bir de hazine zulası.

Silahlar hem erkeğin hem de genç kadının yanındaydı.

Tagar kadınlarının silahla gömülmesi alışılmadık bir durum olmasa da genellikle yay ve oklarla birlikte gömülürler. Bu genç kadının ise balta ile gömülmüştü. Erkek ve kadın öldüklerinde muhtemelen 30’larında veya 40’larında idi. Ayaklarının dibinde 60’larında bir kadının vücudu kıvrılmıştı. Mezar içinde ise dağınık bir durumda bir aydan daha küçük olduğu düşünülen bir bebeğe ait kemikler bulundu.

Kemik silahlar

Getty Images aracılığıyla WIN-Girişimi

İngiltere yakınlarındaki Man Adası’nda bulunan bir kemik bıçak sapı, silah söz konusu olduğunda eski insanların yaratıcılığını ortaya koyuyor.

İlk olarak 1970’lerde ortaya çıkarılan kemik pommel, Ekim ayında antiquty dergisinde yayınlanan bir raporla nihayet bu yıl analiz edildi . Eser, en az bir genç ve bir bebek de dahil olmak üzere dört kişinin yakılmış kemiklerini tutan bir mezarda bulundu.

Arkeologlar, iki kavanozda toplanan kısmen yanmış kemiklerin yanı sıra, muhtemelen bir ineğin veya atın kemiğinden yapılmış kemik boncukları ve bir kemik bıçak kulbu buldular. Araştırmacılar, bıçağı bulamadı ancak bu kulpu çubuk modern bir sofra bıçağı büyüklüğünde bir bıçak tutabilir diye tahinde buldular.

Belki de bu cenazedeki silahtan daha ilgi çekici olan bir dizi başka eserdi: kemikler yaklaşık 30 milimetre uzunluğunda ve köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen şekillerde işlendi. Daha önce kemik dikdörtgenler gibi bir şey bulunmamıştı ve ne için kullanıldıklarını hala bilmiyoruz!

Harika bir dekora sahip roma hançeri

Fotoğraf: Elif Siebenpfeiffer

9 aylık bir temizlik ve restorasyon sonrası ortaya etkileyici bir hançer çıktı.

Yaklaşık 13 inç (35 cm) uzunluğundaki hançer, MÖ 27 ve MS 14 yılları arasında bir Roma askeri üssünün bulunduğu Haltern’deki bir Romalı askerin mezarında bulundu. Hançer üssün mezarlığında bulundu ve bölgede keşfedilen birkaç silahtan biri.

Hançerin bıçağı demirden yapılmıştır ve sapı gümüş işlemelidir. Kulbu oldukça  görkemliydi, ıhlamur ağacıyla kaplıydı ve kırmızı cam ve emaye, gümüş ve savlo (genellikle kükürt, bakır, gümüş ve kurşunun siyah karışımı) ile süslenmişti.

Arkeolog bettina Tremmel, wordsSidekick.com için verdiği demeçte, “Romalılar genellikle silahlarıyla gömülmediler, bu nedenle mezardaki hançerin varlığı biraz muamma.”dedi.

“Aynadan öbür dünya” için bir kılıç 

(Görsel hakları: Ellen Grav Ellingsen / NTNU Üniversite Müzesi; CC BY-NC-ND 4.0 )

Arkeologlar, Norveç’te bir Viking savaşçısının 1100 yıllık mezarını ortaya çıkardıklarında, içinde bir kılıç bulduklarında şaşırmadılar; Vikingler genellikle silahlarıyla gömülürdü. Ama mezarı tuhaf yapan şey, kılıcın savaşçının sol tarafında olmasıydı; Viking kılıçları neredeyse her zaman ölen kişinin sağına gömülü olarak bulunur.

Hayatta sağ elini kullanan bir savaşçı, onu kolayca çekebilmek için sol tarafına kılıç takardı. Viking savaşçılarının kılıçlarıyla sağda gömülü olmaları, her şeyin ters yüz edildiği bir “ayna öbür dünya” ya inandıklarını gösteriyor. Norveç mezarına gömülen savaşçı solak olabilir, bu da kılıcını hayatta sağ tarafına takacağı anlamına geliyordu. Böylelikle aynadaki öbür dünyaya hazırlık için kılıcı sol tarafına yerleştirildi.

Gölde bulunan kılıç

Fotoğraf: A. Matiukas)

16. yüzyılda bir ortaçağ savaşçısının vücudu bir Litvanya gölünün dibinde bulundu.

Adamın neden gölün dibine düştüğü belli değil; tortular vücut üzerinde doğal olarak yerleşmiş ve onu su yüzeyinin 30 fit (9 metre) altına gömmüştü. Vücudun yanında, hepsi şaşırtıcı derecede iyi durumda olan tahta saplı iki bıçak ve bir demir kılıç vardı.

Erken topçu

Fotoğraf: Krka NP

Hırvatistan’ın Krka Ulusal Parkı’nda keşfedilen bir eser, ilk bakışta özellikle ağır hizmet termosuna benziyor ama aslında 17. veya 18. yüzyıldan kalma bir kuşatma silahı.

Cihaz, bir kaleyi veya kaleyi kuşatırken kullanılan bir tür harç olan bir makuladır. Hırvatistan haftasına göre , bronz eser, 14. yüzyılın başlarından kalma bir arkeolojik kalıntı olan Nečven kalesinin yakınında bulundu. Makula, kale duvarlarından birinin içinde bulundu. Park yetkililerine göre hem törensel hem de savunma değeri olabilir.

Bir makuladan gelen patlamalar geleneksel olarak her yıl Hırvatistan’ın Sinj kentinde düzenlenen geleneksel bir binicilik yarışması olan Sinjska alka’da kış festivallerini ve zaferi kutlamak için kullanılır.

Orijinal olarak Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Related Articles

Tarih öncesi insanlar mezar taşı yerine kaya kristalleri kullandılar

16 Ağustos 2022

16 Ağustos 2022

İnsan, kaybettiği yakınlarını toprağa verdikten sonra mezar yerinin kaybolmaması için işaretler koyar. Her kültürde farklı sembol ve materyalin kullanıldığı mezar...

Kuveyt’in Failaka Adası’nda 4.000 yıllık Dilmun Tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Mosgard Müzesi liderliğindeki Danimarka-Kuveyt ortak kazı ekibi, Basra Körfezi’ndeki Kuveyt’in Failika Adası’nda M. Ö. 3.200-320 yılları arasında yaşamış erken Dilmun...

Bilim insanları Truva’da şarabın seçkin insanlara ait bir içecek olduğu düşüncesini yıktılar

28 Mart 2025

28 Mart 2025

Binlerce yıllık tarihiyle efsaneler ve gerçeklerin iç içe geçtiği Truva Antik Kenti’nde, şarabın sadece seçkin zümreye ait lüks bir içecek...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Michelangelo’nun Gizli Odası halka açılıyor

3 Kasım 2023

3 Kasım 2023

Michelangelo’nun 1530’da siyasi düşmanlarından saklandığı söylenen oda halka açılıyor. Michelangelo’nun Gizli Odası kırk sekiz yıl önce keşfedilmişti. San Lorenzo Bazilikası’nın...

Karahantepe’de ulaşılan yerleşik köy yaşantısına dair bulgular Neolitik Çağ bilgilerimizi değiştirecek

1 Haziran 2022

1 Haziran 2022

Karahantepe’de devam eden kazılarda yerleşik köy yaşantısına dair bulgulara ulaşılması Neolitik Çağ ile ilgili bilgilerimizi derinden değiştirecek nitelikte. Denizli’de gerçekleştirilen...

Sporun Vazgeçilmezi Top’un Orta Asya’daki 3000 yıllık Geçmişi

12 Ekim 2020

12 Ekim 2020

Top ile oynanan bir çok oyun günümüzde de popülerliğini sürdürmekte. Özellikle futbol, basketbol gibi çok bilinen ve sevilen spor dallarının...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Hindistan’ın İndus Vadisi bölgesindeki Rakhi Garhi’de 5000 yıllık Kuyumcu Atölyesi bulundu

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Hindistan Arkeoloji Araştırmaları (ASI), İndus Vadisi’nin en eski bölgelerinden biri olan Haryana’nın Rakhigarhi köyünde 5000 yıllık bir kuyumcu atölyesinin kalıntılarını...

Şamuha Kenti Tanrıçası İştar’ın tapınağı çıkarılacak

11 Eylül 2021

11 Eylül 2021

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa dışında bir dönem başkentlik yapan Şamuha (Kayalıpark-Sivas) idari kent olma dışında dini özelliği ile de dikkat...

İskoçya’da 170 milyon yıllık pterosaur fosili bulundu

23 Şubat 2022

23 Şubat 2022

Bilim insanları, tarih öncesi kanatlı sürüngenlerin dünyanın en iyi korunmuş iskeleti olarak tanımlanan 170 milyon yıllık bir pterosaur fosilinin İskoçya’daki...

Körzüt Kalesi’nde Urartu Kralı Menua’nın ikinci tapınağı gün yüzüne çıkarılıyor

20 Aralık 2022

20 Aralık 2022

Van ilinin Muradiye ilçesine bağlı Uluşar mahallesinde yer alan Urartu Kralı Menua’nın yaptırdığı Körzüt Kalesi’nde gerçekleştirilen kazı çalışmalarında ikinci tapınak...

Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemi çözüldü

25 Şubat 2022

25 Şubat 2022

Arkeologlar, 3400 yıl önce keşfedilen Kral Tutankhamun’un hançerinin gizemini çözdüler. 1922’de firavunun mezarında bulunan hançer üzerinde yeni bir kimyasal çalışma...

Kültepe Kazıları Suriye’de Bilinmeyen Bazı Olayları Çözebilecek

26 Mayıs 2021

26 Mayıs 2021

Anadolu’nun yazılı tarihini başlatan Kültepe kazıları Haziran ayında başlıyor. Kültepe kazı başkanı Prof. Dr. Fikri Kulaklıoğlu, Haziran ayında başlayacak ve...

Çin’in Shanxi Eyaletinde iyi korunmuş Ming Hanedanlığı mezarı ortaya çıkarıldı

18 Mart 2024

18 Mart 2024

Shanxi Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeologlar, Kuzey Çin’in Shanxi eyaletinin Xinzhou şehrinde Ming Hanedanlığı’ndan (1368-1644) iyi korunmuş bir mezar...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]