23 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

2020’de Keşfedilen En Havalı Antik Silahlar

2020 hepimiz için zor geçen bir yıl olsa da yıl içinde çok özel arkeolojik gelişmeler yaşandı. Bunlardan en ilginç olanları da kuşkusuz geçmişin şiddet hikayelerinin kahramanları olan silahlardı. Buzul çağından orta çağa kadar geniş bir zaman dilimini kapsayan bu buluşlar hepimizin tarihini kapsıyor.

Arkeologlar bu yıl muhteşem kılıçlar, hançerler ve başka silahlar ortaya çıkardılar.

Buz devri atma çubuğu

Fotograf: Alexander Gonschior / Tübingen Üniversitesi

Nesli tükenmiş insan türü Homo heidelbergensis’in avlanmak için alet kullandığını biliyoruz. Yaklaşık 25 inç (64,5 santimetre) uzunluğundaki bu atma çubuğu, Almanya’da bulunduğu Nisan ayında ilk kez natüre Ecology& Evolution dergisinde yayınlandı. Tübingen Üniversitesi’ne göre alet, 300.000 yıl öncesine dayanıyor ve tavşanlar, kuğular ve ördekler gibi küçük avları yaralamak veya öldürmek için kullanılmış olmalı.

Homo heidelbergensis ayrıca avlanmak için mızrak ve uzun mızrak kullandı. Bu tahta silahların çoğu çoktan yok oldu, ancak Alman Schöningen bölgesi bu eski avcılık geleneğinin istisnai örneklerini koruyor.

Bronz Çağına ait bir kılıç

Görsel hakları: Ca ‘Foscari University of Venice / Andrea Avezzù

San Lazzaro degli Armeni manastırında o zamanlar öğrenci olan arkeolog Vittoria Dall’Armellina tarafından tespit edildi. Kılıç Orta çağa ait olarak etiketlenmiş olsa da, Dall’Armellina, bir ortaçağ eserinden çok, Bronz Çağı’na ait bir silah gibi göründüğünü fark etti. O ve meslektaşları kılıcı analiz ettiler ve gerçekten de yaklaşık 5.000 yıl önceki Tunç Çağı’ndan kalma bir bakır-arsenik alaşımı olduğunu buldular. Kılıcın kökeninin ise Anadolu olduğu düşünülmekte.

İşlemeli bir kabza

Fotograf: Silesian Müzesi, Çek Cumhuriyeti

Bu güzel kabza çek Cumhuriyetinde bir mantar toplayıcısı tarafından bulunmuş. Bu kabza ile birlikte birde balta keşfinede sebep olmuş. Sanırım Dünya’daki en şanslı mantar toplayıcılarından biri.

Kılıcın kabzası ve kulpu, zarif dairesel ve hilal şeklindeki oymalarla süslenmiş. Silezya Müzesi’ndeki arkeologlar eserleri incelediler ve yaklaşık 3.300 yıl önceki döneme yani Bronz Çağı’na tarihledirler.

Kılıcın neden ormanın ortasında olduğu açık değildi, ancak son yağmur binlerce yıldır ilk kez görünür kılacak kadar toprağı yıkamış olabilir. Arkeologlar, çevredeki bölgeyi daha fazla incelemeyi planlıyor.

Büyük bir keşif

Fotoğraf:Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi

Sibirya’da bulunan bir mezar keşfi de 2020’nin en ilginç keşiflerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. Tagar kültürünün bir parçası olan bir aile mezarlığı yaklaşık 2500 yıl öncesine tarihlendirildi.

Mezarda iki kadın, bir adam ve bir bebek iskeleti bulundu. Bunlarla beraber bronz hançerler, baltalar, bıçaklar olmak üzere bir de hazine zulası.

Silahlar hem erkeğin hem de genç kadının yanındaydı.

Tagar kadınlarının silahla gömülmesi alışılmadık bir durum olmasa da genellikle yay ve oklarla birlikte gömülürler. Bu genç kadının ise balta ile gömülmüştü. Erkek ve kadın öldüklerinde muhtemelen 30’larında veya 40’larında idi. Ayaklarının dibinde 60’larında bir kadının vücudu kıvrılmıştı. Mezar içinde ise dağınık bir durumda bir aydan daha küçük olduğu düşünülen bir bebeğe ait kemikler bulundu.

Kemik silahlar

Getty Images aracılığıyla WIN-Girişimi

İngiltere yakınlarındaki Man Adası’nda bulunan bir kemik bıçak sapı, silah söz konusu olduğunda eski insanların yaratıcılığını ortaya koyuyor.

İlk olarak 1970’lerde ortaya çıkarılan kemik pommel, Ekim ayında antiquty dergisinde yayınlanan bir raporla nihayet bu yıl analiz edildi . Eser, en az bir genç ve bir bebek de dahil olmak üzere dört kişinin yakılmış kemiklerini tutan bir mezarda bulundu.

Arkeologlar, iki kavanozda toplanan kısmen yanmış kemiklerin yanı sıra, muhtemelen bir ineğin veya atın kemiğinden yapılmış kemik boncukları ve bir kemik bıçak kulbu buldular. Araştırmacılar, bıçağı bulamadı ancak bu kulpu çubuk modern bir sofra bıçağı büyüklüğünde bir bıçak tutabilir diye tahinde buldular.

Belki de bu cenazedeki silahtan daha ilgi çekici olan bir dizi başka eserdi: kemikler yaklaşık 30 milimetre uzunluğunda ve köşeleri yuvarlatılmış dikdörtgen şekillerde işlendi. Daha önce kemik dikdörtgenler gibi bir şey bulunmamıştı ve ne için kullanıldıklarını hala bilmiyoruz!

Harika bir dekora sahip roma hançeri

Fotoğraf: Elif Siebenpfeiffer

9 aylık bir temizlik ve restorasyon sonrası ortaya etkileyici bir hançer çıktı.

Yaklaşık 13 inç (35 cm) uzunluğundaki hançer, MÖ 27 ve MS 14 yılları arasında bir Roma askeri üssünün bulunduğu Haltern’deki bir Romalı askerin mezarında bulundu. Hançer üssün mezarlığında bulundu ve bölgede keşfedilen birkaç silahtan biri.

Hançerin bıçağı demirden yapılmıştır ve sapı gümüş işlemelidir. Kulbu oldukça  görkemliydi, ıhlamur ağacıyla kaplıydı ve kırmızı cam ve emaye, gümüş ve savlo (genellikle kükürt, bakır, gümüş ve kurşunun siyah karışımı) ile süslenmişti.

Arkeolog bettina Tremmel, wordsSidekick.com için verdiği demeçte, “Romalılar genellikle silahlarıyla gömülmediler, bu nedenle mezardaki hançerin varlığı biraz muamma.”dedi.

“Aynadan öbür dünya” için bir kılıç 

(Görsel hakları: Ellen Grav Ellingsen / NTNU Üniversite Müzesi; CC BY-NC-ND 4.0 )

Arkeologlar, Norveç’te bir Viking savaşçısının 1100 yıllık mezarını ortaya çıkardıklarında, içinde bir kılıç bulduklarında şaşırmadılar; Vikingler genellikle silahlarıyla gömülürdü. Ama mezarı tuhaf yapan şey, kılıcın savaşçının sol tarafında olmasıydı; Viking kılıçları neredeyse her zaman ölen kişinin sağına gömülü olarak bulunur.

Hayatta sağ elini kullanan bir savaşçı, onu kolayca çekebilmek için sol tarafına kılıç takardı. Viking savaşçılarının kılıçlarıyla sağda gömülü olmaları, her şeyin ters yüz edildiği bir “ayna öbür dünya” ya inandıklarını gösteriyor. Norveç mezarına gömülen savaşçı solak olabilir, bu da kılıcını hayatta sağ tarafına takacağı anlamına geliyordu. Böylelikle aynadaki öbür dünyaya hazırlık için kılıcı sol tarafına yerleştirildi.

Gölde bulunan kılıç

Fotoğraf: A. Matiukas)

16. yüzyılda bir ortaçağ savaşçısının vücudu bir Litvanya gölünün dibinde bulundu.

Adamın neden gölün dibine düştüğü belli değil; tortular vücut üzerinde doğal olarak yerleşmiş ve onu su yüzeyinin 30 fit (9 metre) altına gömmüştü. Vücudun yanında, hepsi şaşırtıcı derecede iyi durumda olan tahta saplı iki bıçak ve bir demir kılıç vardı.

Erken topçu

Fotoğraf: Krka NP

Hırvatistan’ın Krka Ulusal Parkı’nda keşfedilen bir eser, ilk bakışta özellikle ağır hizmet termosuna benziyor ama aslında 17. veya 18. yüzyıldan kalma bir kuşatma silahı.

Cihaz, bir kaleyi veya kaleyi kuşatırken kullanılan bir tür harç olan bir makuladır. Hırvatistan haftasına göre , bronz eser, 14. yüzyılın başlarından kalma bir arkeolojik kalıntı olan Nečven kalesinin yakınında bulundu. Makula, kale duvarlarından birinin içinde bulundu. Park yetkililerine göre hem törensel hem de savunma değeri olabilir.

Bir makuladan gelen patlamalar geleneksel olarak her yıl Hırvatistan’ın Sinj kentinde düzenlenen geleneksel bir binicilik yarışması olan Sinjska alka’da kış festivallerini ve zaferi kutlamak için kullanılır.

Orijinal olarak Live Science’ta yayınlandı.

Banner
Benzer Yazılar

Perre Antik Kenti’nde 1800 yıllık Roma dönemi kadın rölyefi bulundu

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Kommagene Krallığı’nın beş büyük kentinden biri olan Perre Antik Kenti’nde devam eden arkeolojik kazı ve temizlik çalışmalarında 1800 yıllık Roma...

Anadolu Arkeolojisinde Heyecanlandıran Keşif “Kybele Mağarası”

29 Mart 2021

29 Mart 2021

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde Roma dönemine ait olduğu belirlenen mağaranın Anadolu kültüründe özel bir yeri bulunan Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir...

Batı Azerbaycan’da 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü ilk kez sistematik olarak araştırıldı

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Azerbaycan’daki 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü, Kiel Üniversitesi ROOTS Mükemmeliyet Kümesi’nden araştırmacılar ve Azerbaycan Bilimler Akademisi’nden meslektaşları tarafından 2021...

700 Yıllık Lord Vishnu’nun Heykeli Pedda Rushikonda Plajında Kıyıya Vurdu

23 Mart 2025

23 Mart 2025

Pedda Rushikonda sahilinde, sakin bir Cuma akşamı, dalgaların sürüklediği sıra dışı bir keşif yaşandı: Yüzyıllar öncesine ait, granitten oyulmuş bir...

Uzaydan Bakıldığında Unesco’nun Dünya Mirası Alanları

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

UNESCO kelimesi, İngilizce “United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization” kelimelerinin baş harfleri alınarak oluşturulmuş ve dilimize “Birleşmiş Milletler Eğitim,...

İranlı Arkeologlar, Nahavand Kentindeki Laodikea Tapınağı’nı Aramaya Devam Edecek

12 Ocak 2021

12 Ocak 2021

İranlı arkeologlar, İran’ın batısındaki Hamedan eyaletindeki modern Nahavand kasabasının altına gömüldüğüne inanılan esrarengiz Laodikea Tapınağı kalıntılarını gün yüzüne çıkarmak için son bir girişimde bulunacaklar. ...

Mısır’da bugüne kadar ortaya çıkarılan en büyük mumyalama çömlek zulası

10 Şubat 2022

10 Şubat 2022

Çek Mısır Bilim Enstitüsü’nden arkeologlar, 26. Hanedanlık dönemine tarihlenen bir grup mezar kuyusunda yapılan kazılar sırasında Mısır mumyalama uygulamasında kullanılan...

“Hepimiz Genomlarında Bir Miktar Neandertal Soyu Taşıyoruz”

7 Nisan 2021

7 Nisan 2021

Max Planck Enstitüsü’nün arkeogenetik bölümünden Kay Prufer ” Hepimiz genomlarında bir miktar neandertal soyu taşıyoruz” dedi. Bulgaristan’da yer alan Bacho...

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi

30 Temmuz 2022

30 Temmuz 2022

Kudüs kenti yakınlarında yer alan Zion Dağı arkeolojik kazılarında Neolitik Çağ’dan günümüze ulaşan en küçük ok ucu keşfedildi. Narin pembe...

Bitlis’te 5000 yıllık Karaz kültürünün izlerine ulaşıldı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Bitlis’in Ahlat ilçesindeki İç Kale’de yapılan kazılarda 5000 yıllık Karaz Kültürü’nün izlerine rastlandı. Karaz Kültürü, Sovyet arkeolog Boris Kuftin’in araştırmalarında...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

Gordion Antik Kenti’nde Frigya Kraliyet Mezarına Ulaşıldı

5 Haziran 2025

5 Haziran 2025

Ankara’nın Polatlı ilçesinde yer alan Gordion Antik Kenti’nde, Frigya Krallığı’na ait olduğu düşünülen ahşap bir mezar odası ortaya çıkarıldı. Kültür...

Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru bulundu

26 Ekim 2021

26 Ekim 2021

Neolitik dönemden Roma dönemine kadar birçok yerleşim izi görülen Tatarlı Höyük’te 4 bin yıllık çöp çukuru ortaya ortaya çıkarıldı. Tatarlı...

Parion Antik Kenti’nde 1900 Yıllık Mezar Steli Ortaya Çıkarıldı

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Çanakkale‘nin Biga ilçesi Kemerli köyü sınırları içerisinde yer alan Roma İmparatorloğu’nun liman kenti Parion Antik Kenti kazı çalışmalarında 1900 yıllık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]