8 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat, hukuk, fal ve kehanet ve tıp gibi bilgilerin de kaydedilmesi için kullanıldı.

Yazı sayesinde sadece yazıyı bulan Sümerlilerin değil, daha sonra yazıyı kullanan Babil, Akad, Asur ve Hititler’in yaşayışları, savaşları, sosyo-ekonomik hayatları ve devletlerinin yönetim işleyişleri hakkında bilgi sahibi olmaktayız.

Bizlere eskiçağ devletleri ve halklarının kültürlerini ulaştıran eşsiz bilgi kaynakları kil tabletler yapı gereği hassas arkeolojik kaynaklardır. Kil tabletler, toprak altında kırılabilmekte, yer üstü ve yer altı sular nedeniyle aşınabilmektedir. Aşınan ve kırılan tabletler de filologlar için büyük bir üzüntü kaynağı olmaktadır.

Gılgameş Destanını içeren bu tablet çok kırık içerdiği için tamamlanması filologları zorlamaktadır.

Frangmanların birleştirilme zorluğu hatta bazen de imkansızlığı filologların önemli tarihi bilgilere ulaşamamasına neden olmaktadır. Sadece tarihi bilgiler değil, destanlar, masallar, fal ve kehanet, dini bayramlar, törenler ve diğer alanlarda da tamamlanmayı bekleyen ya da umut kesilen  kil tablet dolu bir sepet beklemektedir filologları …

Ama bugün İsrail Gazetesi Haaretz’ de filologları sevindirecek bir haber geçti.

Haaretz, bir grup İsrailli bilim adamının “tekrarlayan sinir ağları” kullanarak eski parçalanmış kil tabletler üzerine yazılmış çiviyazısı metinleri deşifre etmek için bir yöntem bulmayı başardığını bildirdi.

Batı Şeria’daki Ariel Üniversitesi’nden Shai Gordin liderliğindeki araştırma ekibi, söz konusu metinlerin bol ve “çok formüle dayalı” olması nedeniyle, Akamenid döneminden kalma yaklaşık 2.000 Geç Babil metni üzerinde sinir ağlarını eğitti ve ardından sistemin olup olmadığını kontrol etti. “daha önce bilmediği cümleleri” tamamlayabilecek hale geldi.

Gordin’e atıfta bulunan gazete, ekibin “cümle yapılarını belirleyebildiğini” ve hatta “bağlam temelli istatistiksel çıkarımlar temelinde anlamsal özdeşimler yapmada beklenenden daha iyi iş çıkardığını” belirtti.

Bilim adamları şimdi yapay zeka kullanımının, parçalı metinleri geri yüklemek için çalışan dilbilimciler ve arkeologlar için önemli bir nimet olabileceğine ve onları oldukça fazla çaba sarf etmeden kurtarabileceğine inanıyor.

Banner
Related Articles

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

Britanya’da 7000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi

6 Ocak 2024

6 Ocak 2024

Reading Üniversitesi arkeologları, Severn Halici’ndeki çalışmaları sırasında 7.000 yıllık ayak izleri ve antik tuzaklar keşfedildi. Ayak izlerinin 7000 yıl önce...

Vikinglerde Kan Kartalı İşkencesi

14 Haziran 2021

14 Haziran 2021

Vikingler hakkında anlatılan bir çok hikaye var ve bu hikayeleri gerçekte olanlarla aslında hiç olmamış olanları birbirinden ayırt etmek bazen...

Suudi Arabistan çölünde gizemli ve gerçek boyutlu deve oymaları bulundu

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Arkeologlar, Suudi Arabistan’ın Nafud çölünün güney sınırına yakın bir kayanın üzerinde gerçek boyutlu deve oymaları buldular. Kuzey Arabistan’ın Neolitik dönemi,...

Şanlıurfa’da Dünya Neolitik Kongresi düzenlenecek

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Şanlıurfa’da Dünya Neolitik Kongresi düzenleneceğini söyledi. Afyonkarahisar’da Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün...

Afrika’da karşılaşılan en eski dinozor “Mbiresaurus raathi”

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Afrika’da şimdiye kadar bilinen en eski dinozor iskeleti bulundu. Dinozora “Mbiresaurus raathi” adı verildi. Kafatasının bir kısmının eksik olduğu görülen...

Uzuncaburç Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ortaya çıkarıldı

2 Ocak 2022

2 Ocak 2022

Mersin’de bulunan Uzuncaburç (Diocaesarea) Antik Kenti’nde 1400 yıllık iskelet ve çevresinde kolye, kolye ucu, küpe, amulet (muska), boru biçimli bilezik ve...

Toniná Site Museum Kısaca Tanıyalım

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

Dünya üzerinde irili ufaklı birçok müze vardır. İçinde barındırdığı tarihi değerler ile başı çeken belli başlı kült müzeler her dönemin...

Mısır’da Bulunan Mumya Portresi ile Mumyanın 3D Rekonstrüksiyonu Karşılaştırıldı.

15 Ekim 2020

15 Ekim 2020

Bilim adamları bizleri şaşırtmaya devam ediyor. Ms.1000 ‘ler de yaygın bir gelenek olan ölü gömme işlemlerinde mumyaların yüzüne koyulan ölü...

Hun imparatoru Atilla Roma’ya sadece altın için mi saldırıyordu?

15 Aralık 2022

15 Aralık 2022

Avrupa’da Tanrı’nın Kırbacı olarak tanınan Avrupa Hun İmparatoru Atilla, hükümdarlığı boyunca Batı ve Doğu Roma’nın korkulu rüyası olmuştu. MS 434-453...

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu. Urartular için dağlar her zaman çok önemli...

Sudan’ın başkenti Hartum’da Hristiyan figürel sahnelerle kaplı gizemli bir oda kompleksi keşfedildi

8 Nisan 2023

8 Nisan 2023

Sudan’ın başkenti Hartum’da iç kısımları Hıristiyan sanatına özgü figürel sahnelerle kaplı, güneşte kurutulmuş tuğladan yapılmış gizemli bir oda kompleksi keşfedildi....

İsviçre’de bir Tunç Çağı yerleşimi keşfedildi

18 Şubat 2024

18 Şubat 2024

Bern Kantonu Arkeoloji Servisi, Heimberg’deki bir inşaat projesi öncesinde 2023 sonbaharında bir kurtarma kazısı gerçekleştirdi. Kazı çalışması beklenen bir Roma...

Bilim İnsanları Tarih Öncesi Taşımacılığın 22.000 Yıllık Kanıtını Ortaya Çıkardı

12 Mart 2025

12 Mart 2025

Bilim insanları ilk atalarımızın yaratıcılığına dair dikkat çekici bir bakış açısı sunan son araştırma ile insanların 22.000 yıl önce, şu...

Sibirya’da Dünyanın En Eski Kaleleri Keşfedildi

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Berlin Freie Üniversitesi’nden arkeologlar, uluslararası bir ekiple birlikte Sibirya’nın uzak bir bölgesinde müstahkem tarih öncesi yerleşimleri ortaya çıkardılar. Araştırmalarının sonuçları,...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]