23 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat, hukuk, fal ve kehanet ve tıp gibi bilgilerin de kaydedilmesi için kullanıldı.

Yazı sayesinde sadece yazıyı bulan Sümerlilerin değil, daha sonra yazıyı kullanan Babil, Akad, Asur ve Hititler’in yaşayışları, savaşları, sosyo-ekonomik hayatları ve devletlerinin yönetim işleyişleri hakkında bilgi sahibi olmaktayız.

Bizlere eskiçağ devletleri ve halklarının kültürlerini ulaştıran eşsiz bilgi kaynakları kil tabletler yapı gereği hassas arkeolojik kaynaklardır. Kil tabletler, toprak altında kırılabilmekte, yer üstü ve yer altı sular nedeniyle aşınabilmektedir. Aşınan ve kırılan tabletler de filologlar için büyük bir üzüntü kaynağı olmaktadır.

Gılgameş Destanını içeren bu tablet çok kırık içerdiği için tamamlanması filologları zorlamaktadır.

Frangmanların birleştirilme zorluğu hatta bazen de imkansızlığı filologların önemli tarihi bilgilere ulaşamamasına neden olmaktadır. Sadece tarihi bilgiler değil, destanlar, masallar, fal ve kehanet, dini bayramlar, törenler ve diğer alanlarda da tamamlanmayı bekleyen ya da umut kesilen  kil tablet dolu bir sepet beklemektedir filologları …

Ama bugün İsrail Gazetesi Haaretz’ de filologları sevindirecek bir haber geçti.

Haaretz, bir grup İsrailli bilim adamının “tekrarlayan sinir ağları” kullanarak eski parçalanmış kil tabletler üzerine yazılmış çiviyazısı metinleri deşifre etmek için bir yöntem bulmayı başardığını bildirdi.

Batı Şeria’daki Ariel Üniversitesi’nden Shai Gordin liderliğindeki araştırma ekibi, söz konusu metinlerin bol ve “çok formüle dayalı” olması nedeniyle, Akamenid döneminden kalma yaklaşık 2.000 Geç Babil metni üzerinde sinir ağlarını eğitti ve ardından sistemin olup olmadığını kontrol etti. “daha önce bilmediği cümleleri” tamamlayabilecek hale geldi.

Gordin’e atıfta bulunan gazete, ekibin “cümle yapılarını belirleyebildiğini” ve hatta “bağlam temelli istatistiksel çıkarımlar temelinde anlamsal özdeşimler yapmada beklenenden daha iyi iş çıkardığını” belirtti.

Bilim adamları şimdi yapay zeka kullanımının, parçalı metinleri geri yüklemek için çalışan dilbilimciler ve arkeologlar için önemli bir nimet olabileceğine ve onları oldukça fazla çaba sarf etmeden kurtarabileceğine inanıyor.

Banner
Benzer Yazılar

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

İspanya’da bulunan saç telleri Avrupa’daki en eski uyuşturucu kullanımını gösterdi

6 Nisan 2023

6 Nisan 2023

İspanya’da bir mezar alanında ele geçen 3.000 yıllık saç telleri üzerinde yapılan analizler Avrupa’da en eski uyuşturucu kullanımına dair bulgulara...

Kythera açıklarında 2500 yıllık gemi enkazı bulundu

5 Kasım 2021

5 Kasım 2021

Yunanistan’ın Kythera adası açıklarında Klasik Çağ dönemine ait gemi enkazı bulundu. Enkaz, Bağımsız Güç İletim Operatörü (IPTO) nün Girit-Peloponnese denizaltı...

Dünyanın en eski yerleşim yerlerinden biri olan Harran’da bilinen ilk medreselerden biri açığa çıkarılıyor

21 Kasım 2021

21 Kasım 2021

Şanlıurfa ilinde bulunan Harran, dünyada bilinen en eski yerleşim yerlerden birisidir. Birçok kültürel katmana ev sahipliği yapan Harran ören yerinde...

Küllüoba Höyük’te yapılan kazılarda 4500 yıllık kapların içinde ağrı kesici kalıntıları bulundu

20 Eylül 2022

20 Eylül 2022

Anadolu’da 5000 yıl öncesine ait ilk kentleşme yapısının ortaya çıkarıldığı Eskişehir’deki Erken Tunç Çağı Küllüoba Höyük kazılarında, ağrı kesici ilaç...

Tepebağ Höyük kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu

7 Temmuz 2022

7 Temmuz 2022

Adana il merkezi Taşköprü civarında yer alan Tepebağ Höyük 2022 yılı kazılarında 3800 yıllık silindir mühür bulundu. 2013 yılında Osmaniye...

Verona’da “Minyatür Pompeii” Bulundu

15 Haziran 2021

15 Haziran 2021

M. S. 79 yılında dünyanın en büyük doğal felaketi Vezüv yanardağının patlaması ile dönemin en görkemli antik kenti Pompeii yok...

Cami Avlusunda Roma Dönemi Mozaiği Bulundu

20 Mayıs 2021

20 Mayıs 2021

Osmanlı dönemine ait Tekeli Mehmet Paşa Camii avlusunda Roma dönemine ait geometrik motiflerden oluşan mozaik ortaya çıkarıldı. Avluda yapılan kazılarda...

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

Şaşırtıcı Bir Heykelcik Altın Gözlü Bronz Kelt Adamı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Slovakya’da yapılan kazılarda çok şaşırtıcı bir heykelcik bulundu. Altın Gözlü Bronz Kelt Adam Heykelciği benzersiz bir ayrıntı olarak kazının gözdesi...

1,5 Milyon yıllık ayak izleri Kenya’da iki Antik İnsan türünün birlikte varlığını ortaya çıkardı

1 Aralık 2024

1 Aralık 2024

Kenya’daki Turkana Gölü’nün antik kıyılarında bulunan korunmuş ayak izleri sayesinde araştırmacılar, iki antik insan türünün bir milyon yıldan uzun bir...

Arkeologlar Tunus kıyılarında biri 2.000 yıllık üç gemi enkazı keşfettiler

12 Haziran 2023

12 Haziran 2023

Akdeniz’e kıyısı olan Tunus, Hırvatistan, Mısır, Fransa, İtalya, Fas, İspanya ve Cezayir olmak üzere sekiz ülkenin arkeologlarından oluşan bir ekip,...

Milli Mücadelenin Ateşlendiği Ev “Atatürk Müzesi”

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün Milli Mücadeleyi başlattığı İstanbul Şişli’deki ev “Atatürk Müzesi” olarak hizmet veriyor. Vatanın kurtulması için başlatılan mücadelenin...

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Depoları Neden Taşınıyor?

24 Mayıs 2021

24 Mayıs 2021

İstanbul Arkeoloji Müzeleri depolarında yer alan eserlerin Atatürk Havalimanı ve Maltepe’de Bakanlığa tahsisi yapılan alanlarda depo müzeler oluşturularak buralara taşınması...

Bin 700 Yıllık Lahidin Soyulmasını Lanet Bile Engelleyememiş

15 Şubat 2021

15 Şubat 2021

Antik dönemlerde bazı lahit sahipleri ebedi huzurların bozulmaması ve lahitlerinin soyulmaması için lanetleme yoluna gitmiştir. Çoğunlukla zengin ve üst sınıf...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]