7 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat, hukuk, fal ve kehanet ve tıp gibi bilgilerin de kaydedilmesi için kullanıldı.

Yazı sayesinde sadece yazıyı bulan Sümerlilerin değil, daha sonra yazıyı kullanan Babil, Akad, Asur ve Hititler’in yaşayışları, savaşları, sosyo-ekonomik hayatları ve devletlerinin yönetim işleyişleri hakkında bilgi sahibi olmaktayız.

Bizlere eskiçağ devletleri ve halklarının kültürlerini ulaştıran eşsiz bilgi kaynakları kil tabletler yapı gereği hassas arkeolojik kaynaklardır. Kil tabletler, toprak altında kırılabilmekte, yer üstü ve yer altı sular nedeniyle aşınabilmektedir. Aşınan ve kırılan tabletler de filologlar için büyük bir üzüntü kaynağı olmaktadır.

Gılgameş Destanını içeren bu tablet çok kırık içerdiği için tamamlanması filologları zorlamaktadır.

Frangmanların birleştirilme zorluğu hatta bazen de imkansızlığı filologların önemli tarihi bilgilere ulaşamamasına neden olmaktadır. Sadece tarihi bilgiler değil, destanlar, masallar, fal ve kehanet, dini bayramlar, törenler ve diğer alanlarda da tamamlanmayı bekleyen ya da umut kesilen  kil tablet dolu bir sepet beklemektedir filologları …

Ama bugün İsrail Gazetesi Haaretz’ de filologları sevindirecek bir haber geçti.

Haaretz, bir grup İsrailli bilim adamının “tekrarlayan sinir ağları” kullanarak eski parçalanmış kil tabletler üzerine yazılmış çiviyazısı metinleri deşifre etmek için bir yöntem bulmayı başardığını bildirdi.

Batı Şeria’daki Ariel Üniversitesi’nden Shai Gordin liderliğindeki araştırma ekibi, söz konusu metinlerin bol ve “çok formüle dayalı” olması nedeniyle, Akamenid döneminden kalma yaklaşık 2.000 Geç Babil metni üzerinde sinir ağlarını eğitti ve ardından sistemin olup olmadığını kontrol etti. “daha önce bilmediği cümleleri” tamamlayabilecek hale geldi.

Gordin’e atıfta bulunan gazete, ekibin “cümle yapılarını belirleyebildiğini” ve hatta “bağlam temelli istatistiksel çıkarımlar temelinde anlamsal özdeşimler yapmada beklenenden daha iyi iş çıkardığını” belirtti.

Bilim adamları şimdi yapay zeka kullanımının, parçalı metinleri geri yüklemek için çalışan dilbilimciler ve arkeologlar için önemli bir nimet olabileceğine ve onları oldukça fazla çaba sarf etmeden kurtarabileceğine inanıyor.

Banner
Benzer Yazılar

İran’da 5000 yıllık taş eşya atölyesi bulundu

24 Ocak 2023

24 Ocak 2023

İranlı arkeologlar, İran’ın Kerman Eyaleti’ndeki Jiroft’ta yaptıkları kazılar sırasında MÖ 3. Binyıla kadar uzandığı tahmin edilen bir taş eşya atölyesinin...

Trabzon’da 700 Yıllık Kilise Müze Oluyor

31 Ocak 2021

31 Ocak 2021

St. Michael kilisesinin 2018 yılında başlayan restorasyonu tamamlandı. Trabzon’un Akçaabat beldesinde bulunan 7 asırlık kilisenin bundan sonra müze olarak hizmet...

Hitler 1945’te İntihar Etmedi mi?

29 Kasım 2020

29 Kasım 2020

Arkeologlar Arjantin ormanındaki bir grup izole taş binayı incelemek için hızla ilerlerken, keşifleri İkinci Dünya Savaşı efsanesine yeni bir soluk...

Klazomenai Antik Kenti’nin 2 bin 600 yıllık sunu kapları

16 Ekim 2021

16 Ekim 2021

İzmir Körfezi’nin güney sahil şeridi üzerinde, Urla ilçesinin sınırları içerisinde bulunan Klazomenai Antik Kenti kazılarında ortaya çıkarılan 2 bin 600...

Obsidyen taşlarının analizi Minos Uygarlığı’nın yıkılış düşüncelerine farklı boyut kazandırıyor

25 Ağustos 2022

25 Ağustos 2022

Tunç Çağı döneminde Girit Adası’nda yüksek medeniyet kuran Minos Uygarlığı’nın yıkılıp Miken Uygarlığına evrilme süreci üzerine kurulan teorileri sarsacak yeni...

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

Çalışma, Fars platosunun Afrika’dan erken insan göçü için çok önemli bir merkez olarak ortaya çıktığını gösteriyor

29 Mart 2024

29 Mart 2024

60.000 ila 70.000 yıl önce, türümüz Homo sapiens Afrika’dan ayrıldı ve dünya çapında yeni yerleşim alanları bulmaya başladı. 70.000 ila...

Geleneksel düşünceye meydan okuyan antik yerleşimler “Karahantepe ve Taş Tepeler”

5 Aralık 2021

5 Aralık 2021

İnsanlık tarihinin 12 bin yıl öncesine ışık tutan ve arkeoloji dünyasının en büyük keşiflerinden biri olarak kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’nin...

Karadeniz’in Antik kenti Tios’a İnşaat Yolu Açılıyor

7 Temmuz 2021

7 Temmuz 2021

Karadeniz’in önemli antik kenti Tios, 1. derece sit alanından 3. derece sit alanına düşürülerek; Tios Antik Kenti’ne inşaat yapılmasının önü...

Arkeologlar İsveç adasında Viking tersanesi buldu

16 Haziran 2022

16 Haziran 2022

Stockholm Üniversitesi’nden arkeologlar, Stockholm’ün batısındaki Mälaren Gölü’ndeki Björkö adasındaki Birka’da bir Viking Çağı tersanesi keşfettiler. İsveççe Vikingastaden (Viking Şehri) olarak...

Karpat mağaralarında Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak

30 Ekim 2022

30 Ekim 2022

Doğu Avrupa’da yer alan Karpat Dağları’nda bulunan mağaralarda Avrupa’daki en eski insan izleri aranacak. Karpat Dağları, Çekya Cumhuriyeti, Slovakya, Polonya,...

Anadolu’da bir ilk “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu

29 Nisan 2022

29 Nisan 2022

Kocaeli’de Anadolu’da ilk defa “İmparatorun koruyucusu” unvanını taşıyan lahit bulundu. 2017-2019 yılları arasında bir binanın temel inşaatı sırasında arkeolojik maddi...

Bergama Antik Kenti’nde 2500 yıllık yeni sur duvarları keşfedildi

14 Şubat 2022

14 Şubat 2022

Bergama Antik Kenti’nde MÖ 500 yıllarına tarihlendirilen yeni sur duvarları keşfedildi. Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğünün Bergama Antik Kenti’ni...

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

Geçmişin Mutfak Sırları

19 Ekim 2020

19 Ekim 2020

Arkeologlar, sırsız seramik tencerelerin şimdiki ve geçmiş yemeklerin kimyasal kalıntılarını emdiğini buldular. California Üniversitesi, Berkeley liderliğindeki bir araştırma ekibi, sırsız...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]