1 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat, hukuk, fal ve kehanet ve tıp gibi bilgilerin de kaydedilmesi için kullanıldı.

Yazı sayesinde sadece yazıyı bulan Sümerlilerin değil, daha sonra yazıyı kullanan Babil, Akad, Asur ve Hititler’in yaşayışları, savaşları, sosyo-ekonomik hayatları ve devletlerinin yönetim işleyişleri hakkında bilgi sahibi olmaktayız.

Bizlere eskiçağ devletleri ve halklarının kültürlerini ulaştıran eşsiz bilgi kaynakları kil tabletler yapı gereği hassas arkeolojik kaynaklardır. Kil tabletler, toprak altında kırılabilmekte, yer üstü ve yer altı sular nedeniyle aşınabilmektedir. Aşınan ve kırılan tabletler de filologlar için büyük bir üzüntü kaynağı olmaktadır.

Gılgameş Destanını içeren bu tablet çok kırık içerdiği için tamamlanması filologları zorlamaktadır.

Frangmanların birleştirilme zorluğu hatta bazen de imkansızlığı filologların önemli tarihi bilgilere ulaşamamasına neden olmaktadır. Sadece tarihi bilgiler değil, destanlar, masallar, fal ve kehanet, dini bayramlar, törenler ve diğer alanlarda da tamamlanmayı bekleyen ya da umut kesilen  kil tablet dolu bir sepet beklemektedir filologları …

Ama bugün İsrail Gazetesi Haaretz’ de filologları sevindirecek bir haber geçti.

Haaretz, bir grup İsrailli bilim adamının “tekrarlayan sinir ağları” kullanarak eski parçalanmış kil tabletler üzerine yazılmış çiviyazısı metinleri deşifre etmek için bir yöntem bulmayı başardığını bildirdi.

Batı Şeria’daki Ariel Üniversitesi’nden Shai Gordin liderliğindeki araştırma ekibi, söz konusu metinlerin bol ve “çok formüle dayalı” olması nedeniyle, Akamenid döneminden kalma yaklaşık 2.000 Geç Babil metni üzerinde sinir ağlarını eğitti ve ardından sistemin olup olmadığını kontrol etti. “daha önce bilmediği cümleleri” tamamlayabilecek hale geldi.

Gordin’e atıfta bulunan gazete, ekibin “cümle yapılarını belirleyebildiğini” ve hatta “bağlam temelli istatistiksel çıkarımlar temelinde anlamsal özdeşimler yapmada beklenenden daha iyi iş çıkardığını” belirtti.

Bilim adamları şimdi yapay zeka kullanımının, parçalı metinleri geri yüklemek için çalışan dilbilimciler ve arkeologlar için önemli bir nimet olabileceğine ve onları oldukça fazla çaba sarf etmeden kurtarabileceğine inanıyor.

Banner
Benzer Yazılar

Sibirya’da Dünyanın En Eski Kaleleri Keşfedildi

9 Aralık 2023

9 Aralık 2023

Berlin Freie Üniversitesi’nden arkeologlar, uluslararası bir ekiple birlikte Sibirya’nın uzak bir bölgesinde müstahkem tarih öncesi yerleşimleri ortaya çıkardılar. Araştırmalarının sonuçları,...

Termessos Antik Kenti’nde Arkeologlar, Binlerce Yıl Sonra İki Anıtsal Mezarı Yeniden Ayağa Kaldırıyor

27 Kasım 2025

27 Kasım 2025

Antalya’nın sarp dağları arasında gizlenen Termessos Antik Kenti, bu yıl başlayan kapsamlı çalışmalarla yeniden dikkatlerin odağına yerleşti. Güllük Dağı’nın eteklerine...

Laos Kavanozlar Düzlüğü Sırrını Hala Koruyor

29 Nisan 2021

29 Nisan 2021

Güneybatı Asya ülkelerinden Laos’un dağ sırtlarında yaklaşık 30 mil alan içerisinde bulunan büyük taş kavanoz şeklinde kalıntılar üzerine çalışmalar devam...

Arkeologlar, Çin Seddi’nde 59 adet antik taş el bombası buldu

17 Ekim 2023

17 Ekim 2023

Çinli arkeologlar, Beijing’de UNESCO Dünya Mirası Alanı olan Badaling Çin Seddi’nin batı kısmındaki bir binanın kalıntılarından, 59 antik taş el...

Japonya’da Doğu Asya’nın en eski Dako kılıcı keşfedildi

28 Ocak 2023

28 Ocak 2023

Japonya’nın Nara bölgesinde bulunan Tomio Maruyama mezar höyüğünde Doğu Asya’nın en eski Dako kılıcı keşfedildi. Dako kılıcının bulunduğu mezar MÖ...

Kuzey İtalya’da keşfedilen 3300 yıllık Tunç Çağı boyunduruğu

30 Ekim 2023

30 Ekim 2023

Kuzey İtalya’nın Veneto bölgesindeki Este’de Geç Tunç Çağı’na ait bir yerleşimde 3.300 yıllık nadir bir ahşap boyunduruk keşfedildi. Ahşap boyunduruk...

Sanatın Müzeye Dönüşmesi mi Yoksa Müze Mimarisinin Sanat Olması mı?

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

Teshima Japonya’nın İç Denizinde , Naoshima ve Shōdoshima adaları arasında bulunan ve Kagawa Eyaletinin bir parçası olan bir adadır ....

Man Adası’nda Viking Hazinesi Bulundu

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Man Adası’nda emekli bir polis memuru en az 1000 yıllık Viking takıları buldu. Keşif, Kath Giles tarafından bir metal dedektörü...

“Göremediklerinizi Göreceksiniz” Sergisinde Bu Ay “Kilia İdoller”

2 Mayıs 2021

2 Mayıs 2021

Kültür Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Göremediklerinizi Göreceksiniz” sergisinde bu ay Kilia idoller sergileniyor. “12 Ay...

Metropolis’te Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” bulundu

11 Ağustos 2022

11 Ağustos 2022

İzmir Torbalı ilçesi’nde yer alan Metropolis Antik Kenti’nde Roma dönemi hamamın merkezi ısıtma sistemi “Hypocaust” ortaya çıkarıldı. Temeli 5 bin...

İspanya’da Faşist İdam Mangaları Tarafından Öldürülen Kadınlara Ait Toplu Mezar Bulundu

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Kuzeydoğu İspanya’daki arkeologlar, İspanya İç Savaşı’nın ilk günlerinde faşist bir idam mangası tarafından öldürülen 10 kadının toplu mezarını ortaya çıkardı...

İsrail’de 350.000 Yıllık Taş, Dünyanın En Eski Taş Bileme Aleti Olabilir!

4 Ocak 2021

4 Ocak 2021

İsrail’deki arkeologlar, Homo sapiens’in ortaya çıkmasından en az 50.000 yıl önce muhtemelen yiyecek ve diğer malzemeleri öğütmek için kullanılan 350.000...

Almanya’da ortaya çıkarılan İskandinav Bronz Çağı salonu, efsanevi Kral Hinz’in toplantı salonu olabilir

6 Kasım 2023

6 Kasım 2023

Almanya’nın Berlin kentinin kuzeybatısındaki Seddin’deki (Prignitz bölgesi) “kraliyet mezarı” yakınında yapılan kazılarda Tunç Çağı’ndan kalma bir salon keşfedildi. Yapının, altın...

Şaşırtıcı Bir Heykelcik Altın Gözlü Bronz Kelt Adamı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Slovakya’da yapılan kazılarda çok şaşırtıcı bir heykelcik bulundu. Altın Gözlü Bronz Kelt Adam Heykelciği benzersiz bir ayrıntı olarak kazının gözdesi...

890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar keşfedilen en eski hayvan olabilir.

1 Ağustos 2021

1 Ağustos 2021

Kanada’nın kuzeybatısındaki “Little Dal” kireçtaşlarında bulunan 890 milyon yıllık sünger fosili, şimdiye kadar bulunan en eski hayvan olabilir. Nature dergisinde...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]