23 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Yapay Zeka Filologların Kil Tabletler Üzerindeki Çalışmasına Yardımcı Olacak

Yazıyı bulan Sümerliler ilk yazı örneklerini, bizlere fırınlanmış kil tabletler aracılığıyla ulaştırdılar. İlk başta, ticaret için kullanılan yazı zamanla edebiyat, hukuk, fal ve kehanet ve tıp gibi bilgilerin de kaydedilmesi için kullanıldı.

Yazı sayesinde sadece yazıyı bulan Sümerlilerin değil, daha sonra yazıyı kullanan Babil, Akad, Asur ve Hititler’in yaşayışları, savaşları, sosyo-ekonomik hayatları ve devletlerinin yönetim işleyişleri hakkında bilgi sahibi olmaktayız.

Bizlere eskiçağ devletleri ve halklarının kültürlerini ulaştıran eşsiz bilgi kaynakları kil tabletler yapı gereği hassas arkeolojik kaynaklardır. Kil tabletler, toprak altında kırılabilmekte, yer üstü ve yer altı sular nedeniyle aşınabilmektedir. Aşınan ve kırılan tabletler de filologlar için büyük bir üzüntü kaynağı olmaktadır.

Gılgameş Destanını içeren bu tablet çok kırık içerdiği için tamamlanması filologları zorlamaktadır.

Frangmanların birleştirilme zorluğu hatta bazen de imkansızlığı filologların önemli tarihi bilgilere ulaşamamasına neden olmaktadır. Sadece tarihi bilgiler değil, destanlar, masallar, fal ve kehanet, dini bayramlar, törenler ve diğer alanlarda da tamamlanmayı bekleyen ya da umut kesilen  kil tablet dolu bir sepet beklemektedir filologları …

Ama bugün İsrail Gazetesi Haaretz’ de filologları sevindirecek bir haber geçti.

Haaretz, bir grup İsrailli bilim adamının “tekrarlayan sinir ağları” kullanarak eski parçalanmış kil tabletler üzerine yazılmış çiviyazısı metinleri deşifre etmek için bir yöntem bulmayı başardığını bildirdi.

Batı Şeria’daki Ariel Üniversitesi’nden Shai Gordin liderliğindeki araştırma ekibi, söz konusu metinlerin bol ve “çok formüle dayalı” olması nedeniyle, Akamenid döneminden kalma yaklaşık 2.000 Geç Babil metni üzerinde sinir ağlarını eğitti ve ardından sistemin olup olmadığını kontrol etti. “daha önce bilmediği cümleleri” tamamlayabilecek hale geldi.

Gordin’e atıfta bulunan gazete, ekibin “cümle yapılarını belirleyebildiğini” ve hatta “bağlam temelli istatistiksel çıkarımlar temelinde anlamsal özdeşimler yapmada beklenenden daha iyi iş çıkardığını” belirtti.

Bilim adamları şimdi yapay zeka kullanımının, parçalı metinleri geri yüklemek için çalışan dilbilimciler ve arkeologlar için önemli bir nimet olabileceğine ve onları oldukça fazla çaba sarf etmeden kurtarabileceğine inanıyor.

Banner
Benzer Yazılar

Ömür Harmanşah, “7 bin yıllık buğday safsatadan ibaret”

3 Haziran 2022

3 Haziran 2022

Asur Ticaret Koloni Çağı’nın en önemli yerleşimlerinden biri olan Kültepe yine “7 bin yıllık buğday yeşerdi” haberleri ile sosyal medya...

Assos kazılarında 1300 yıllık bebek ayak izi

3 Eylül 2021

3 Eylül 2021

1300 yıl önce bir bebek ekmek pişirme fırını yapmak için hazırlanan pişmiş tuğlalara bastı. Bebek yeni yürüme döneminde olmalı ki...

Bangkok’un Batısında 3000 Yıllık Balina İskeleti Bulundu

26 Kasım 2020

26 Kasım 2020

Bangkok’un batısındaki Samut Sakhon’da 3000 yıldan daha uzun bir süre önce bu denizlerde yüzmüş olduğu düşünülen bir balina iskeleti bulundu....

Örümcek Tanrısının 3.200 Yıllık Resmi Belgelendi

25 Mart 2021

25 Mart 2021

Eskiçağ insanı tanrıları hayvan biçimli olarak tasvir ediyordu. Hayvan biçimi verilerek tasvir edilen tanrılara literatürde zoomorfik tanrı tanımlaması yapılmaktadır. Bu...

Bilim insanları, tarih öncesi ve tarihi bireylerin akrabalarını altıncı dereceye kadar tanımlamalarını sağlayan yeni bir araç geliştirdiler

24 Aralık 2023

24 Aralık 2023

Yeni bir genetik analiz yöntemi, tarih öncesi ve tarihi bireylerin aile ilişkilerini altıncı dereceye kadar belirlemeyi mümkün kılmaktadır. Şimdiye kadar...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

Ölü Şehirler

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

“Unutulmuş Şehirler” olarak da adlandırılan Ölü Şehirler, Halep platosunda Kuzey-Batı Suriye’de bulunan bir dizi antik kent, anıt ve yerleşim yeridir....

Silla Prensesine Ait 1500 Yıllık Takılar Göz Kamaştırdı

12 Aralık 2020

12 Aralık 2020

Arkeologlar, Güney Kore’nin Kuzey Gyeongsang Eyaletindeki Gyeongju kentinde gömülü bir Silla Prensesinin mezarında yüzlerce mezar eşyası keşfettiler. Silla, MÖ 57’de...

Umman’da Yeni Bir Arkeolojik Sit Alanı Keşfedildi

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Umman Miras ve Turizm Bakanlığı yakın zamanda Al Dakhiliyah Valiliği, Sumail (Samail) Eyaleti, Al Khobar kasabasında antik bir alan keşfetti. Oman...

Perulu arkeologlar deri ve saçları bozulmamış bir mumya ortaya çıkardılar

25 Nisan 2023

25 Nisan 2023

Perulu arkeologlar bin yıllık deri ve saçları bozulmamış 12-18 yaşında olduğu düşünülen bir çocuğa ait mumya ortaya çıkardılar. Peru’nun başkenti...

Yunan tanrılarının kenti Bergama’da halk Kibele kültünü yaşatıyor

25 Ağustos 2021

25 Ağustos 2021

Yunan tanrılarına adanmış birçok kutsal mimari yapının görüldüğü Bergama Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan Anadolu’nun bereket tanrıçası Kibele figürünleri ve kutsal...

Regensburg’ta Ortaya Çıkan Roma Dönemi Mithras Tapınağı, Bavyera’daki En Eski Kült Alanı Olarak Tanımlandı

6 Şubat 2026

6 Şubat 2026

Almanya’nın güneydoğusunda, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Regensburg’un tarihi merkezinde sıradan bir inşaat denetimi yürütülüyordu. Beklenen; Roma katmanları, Orta...

Dünyanın en eski erotik grafitisi Yunan adası Astypalaia’da bulunuyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Tarih öncesi arkeoloji uzmanı Dr. Andreas Vlachopoulos Dünyanın en eski erotik grafitisini keşfettiğinde takvimler 2014 yılını gösteriyordu. Dr. Andreas Vlachopoulos...

Danimarka’daki Küçük Bir Damga, Sutton Hoo Miğferinin Kökenlerini Yeniden Şekillendiriyor

29 Mart 2025

29 Mart 2025

Danimarka’nın Tåsinge adasında yakın zamanda yapılan bir keşif, Anglo-Sakson tarihinin en değerli hazinelerinden biri olan Sutton Hoo miğferinin kökenleri hakkındaki...

İran’ın batısındaki Anahita Tapınağı Restore Ediliyor

12 Haziran 2021

12 Haziran 2021

İran’ın batısındaki Kangavar şehrinde bulunan antik Anahita tapınağının restorasyon projesine başlandı. Anahita Tapınağı, Kermanşah ili, Kangavar Şehri’nin ortasında, Hamedan’dan Kirmanşah’a giden...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]