20 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

Van Gölü’nde suların geri çekilmesi Urartu dönemi ana kayaya oyulmuş basamaklı limanı gün yüzüne çıkardı.

Aşırı buharlaşma ve yağışların azalması sonucu yaşanan su çekimi göl içerisinde kalan başka yapılarında ortaya çıkmasını sağladı.

Deniz taşımacılığı yapan Urartular tarafından ana kayaya oyularak yapılmış 3 metre genişliğinde 11 basamaktan oluşan limanın, kaleye malzeme taşımasında kullanıldığı değerlendiriliyor.

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Rafet Çavuşoğlu, AA muhabirine, söz konusu limanın Erciş ilçesi kıyılarında yer alan ve “Beylerin Kalesi” olarak adlandırılan tescilli kalenin eteklerinde yer aldığını söyledi.

Urartular döneminde buranın Liman Kalesi olarak kullanıldığını belirten Çavuşoğlu, gölün birleşme noktasındaki yaklaşık 20 metre yükseklikteki ana kayaya gemilerin rahat yanaşabilmeleri için 3 metre genişliğinde 11 basamaktan oluşan liman yapıldığını aktardı.

Van Gölü'nde yaşanan su çekilmesi Urartu dönemi limanı gün yüzüne çıkardı

Urartuların Van Gölü’nü aktif olarak kullandığı bilgisini veren Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Buradaki önemli husus, deniz taşımacılığında kullanılan ağır yüklerin daha rahat boşaltılması, teknenin daha rahat durabilmesi için bir bölüm açıldığını görüyoruz. Urartuların, Van Kalesi’nden itibaren hem güneye hem de batıya doğru kaleler inşa ettiğini biliyoruz. Bu kalelerin büyük bölümü Van Gölü’nün kenarında yer alıyor. Ayanis, Kef kaleleri bunlardan biri. Urartuların, uzun süren kış aylarında kaleler arasında ulaşımı sağlamak için deniz taşımacılığına önem verdiğini görüyoruz.”

Böyle bir yapı ile ilk defa karşılaşılıyor

Doğal koyların Urartular için liman vazifesi gördüğünü ancak bugüne kadar bunlara ait bir kalıntının bulunmadığını anlatan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

“Van Gölü’nün sularının çekilmesiyle teknenin yaklaşabileceği, sabitlenebileceği bir alan ortaya çıkmış durumda. Buranın yüklerin boşaltılması için yapıldığını görüyoruz. Hemen kalenin altında yer alıyor. Şu ana kadar böyle bir yapıyla ilk defa karşılaşıyoruz. Bizim için önemli bir şey. Van Gölü sularının Urartu döneminde biraz daha yüksek olduğunu gösteriyor çünkü hemen altındaki çıkıntı noktası açılmamış. Ana kayaya sağlı sollu dikdörtgen şeklinde basamaklar oluşturarak göle doğru açılmış durumda.”

Banner
Benzer Yazılar

Orta Çağ Avrupası savaş atları şaşırtıcı büyüklüğe sahipti

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Orta Çağ Avrupası krallıklarının savaşlarda kullandığı atların heybetli görünüşe sahip olduğu düşünülür. Güçlü yapılı atlar uzun boylu ve yerden oldukça...

2 Bin Yıllık Ankara Roma Tiyatrosu Restore Ediliyor

12 Temmuz 2021

12 Temmuz 2021

Ankara Büyükşehir Belediyesi, “Ankara Roma Tiyatrosu ve Arkeopark Projesi” kapsamında 2 Bin Yıllık Roma tiyatrosunu orijinal dokusunu koruyarak restore ediyor. 1982 yılında inşaat...

Güney Almanya’da Antik Kelt kemik kalemi keşfedildi

16 Aralık 2024

16 Aralık 2024

Stuttgart Bölge Konseyi’ne bağlı Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) bu yıl Ağustos-Ekim ayları arasında bir kez daha Altenburg (Jestetten Belediyesi)...

İzmir Arkeolojisi Müzesi’nde 2 bin yıllık Tanrı Hermes ve Herme heykelcikleri ilk kez sergileniyor

7 Aralık 2022

7 Aralık 2022

İzmir Arkeoloji Müzesi, “12 Ay 12 Sergi” projesi kapsamında müze envanterine kayıtlı olup şimdiye kadar sergilenmemiş 2 bin yıllık Tanrı...

Perre Antik Kenti’nde 1500 Yıllık Roma Dönemi Yaşam Alanı Gün Yüzüne Çıkarıldı

17 Kasım 2025

17 Kasım 2025

Adıyaman’daki Perre Antik Kenti’nde yürütülen 2025 kazı sezonu, bölgenin Roma dönemine ait yerleşim düzeni hakkında önemli bir bulgu daha sağladı....

Tarihin En Acımasız Türk ve Kadın Düşmanı ve Onun Şatosu

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Acımasızlık, kan ve vahşetin esiri olmuş hükümdarlar tarihin her döneminde olagelmiştir. Yaptığı acımasız ve zalim işkenceler ile adı hiç silinmeyen,...

Rusya’nın Suzdal bölgesinde nadir bulunan bir hazine ortaya çıkarıldı

15 Ağustos 2021

15 Ağustos 2021

Rusya Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Rusya’nın Suzdal bölgesinde nadir görülen bir hazine buldular. Suzdal Opolye’nin daha önce keşfedilmemiş alanlarından birinde...

Bilim insanları, Mayaların esrarengiz 819 günlük sayımını çözdü

24 Nisan 2023

24 Nisan 2023

Mayalar, gök cisimlerinin hareketlerini yakından gözlemleyen ve tutulmaları ve diğer astronomik olayları tahmin etmek için karmaşık yöntemler geliştiren yetenekli astronomlardı....

Neandertaller sembolik düşünme yeteneğine sahipti, sanatsal nesneler yaratabiliyorlardı

13 Ekim 2023

13 Ekim 2023

Trento Üniversitesi’nden arkeolog yakın zamanlı kazılardan elde edilen veriler sonrası “Neandertallerin sembolik düşünme yeteneğine sahip ve sanatsal nesneler yaratabildiklerini söyleyebiliriz”...

Amarna Yeni Krallık mezarlığında genç bir kadına ait teratom bulundu

10 Kasım 2023

10 Kasım 2023

Mısır’ın Amarna kentindeki Yeni Krallık mezarlığında genç bir kadının mezarı açılır. Mezarda, 21 yaşındaki kadına ait kalsifiye bir yumurtalık teratom...

Anadolu’da Tek Tanrı İnancının Kökleri Oluz Höyük’te Bulundu!

21 Ekim 2020

21 Ekim 2020

Tek Tanrılı inancın Ön Asya da ki ilk örneğidir Zerdüştçülük. Ve bu inancın temeli diyebileceğimiz kanıtlara da Oluz Höyük’te ulaşıldı....

Altın sikke bilinmeyen bir İngiliz Kralını ortaya çıkardı

21 Ekim 2023

21 Ekim 2023

İngiltere’nin güneydoğusundaki Hampshire’da unutulmuş bir Demir Çağı hükümdarının adını taşıyan bir madeni paranın olağanüstü keşfi sayesinde İngiliz tarihinin az bilinen...

DNA analizi, Tayland’daki Demir Çağı Kütük Tabut kültürünün gizemlerini aydınlatıyor

10 Şubat 2024

10 Şubat 2024

Pang Mapha’nın Kuzeybatı Tayland dağlık bölgesi, inanılmaz derecede tuhaf tarih öncesi insan mezarları içeren düzinelerce mağara ile tanınır. Bölge, Demir...

Yaşamın DNA RNA Karışımından Geldiği Teorisini Destekleyen Keşif

30 Aralık 2020

30 Aralık 2020

Scripps Research’teki Kimyagerler, gezegenimizde yaşamın nasıl ortaya çıktığına dair DNA RNA karışımından geldiği teorisini destekleyen  şaşırtıcı bir keşif yaptılar. Angewandte...

Dünyanın En Büyük Yürüyen Memelisine Ait Fosil

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Paleontologlar, Çin’in kuzeybatısındaki Gansu Eyaletindeki Linxia havzasında dünyanın en büyük yürüyen memelisine ait fosil buldular. Çinli ve Amerikalı paleontologlardan oluşan ekip...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]