9 June 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Türk cevizinin de taşındığı çok kültürlü 1400 yıllık gemi enkazına ulaşıldı

İsrail’in kuzey kıyısında bir kibbutz (servetin ortak olduğu ve elde edilen karın bölgeye verilmesi anlayışına dayalı komün yaşam) olan Ma’agan Michael’da içinde Türk cevizinin de bulunduğu Hristiyan ve Müslüman mürettebattan oluşan 1400 yıllık gemi enkazına ulaşıldı.

MS 648-750 tarihlenen gemi enkazı daha önce iki amatör dalgıç tarafından 2015 yılında bulundu. Ancak, dip dalgalar enkaza ulaşmaya izin vermemiş kalıntılar kumla kaplanmıştı.

Hayfa Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yeniden keşfedilen enkaz üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda geminin erken İslami dönemden kalma 1400 yıllık bir tüccar enkazı olduğu ve daha önemlisi yalnızca savaşların damgasını vurduğu karanlık bir çağ olarak düşünülen bir dönemin algısını değiştirebilecek kanıt teşkil edeceği ortaya çıktı.

Ma'agan Michael B'de bulunan farklı kökenlere sahip kaplar Fotoğraf Amir Yurman
Ma’agan Michael B’de bulunan farklı kökenlere sahip kaplar Fotoğraf Amir Yurman

Ma’agan Michael B gemisi (MMB) olarak tescillendi. B tescilinin nedeni daha önce MÖ 500 Pers dönemine tarihlenen 1980 yılında keşfedilmiş daha küçük antik bir geminin Ma’agan Michael A gemisi olarak tescillenmesidir.

Hayfa Üniversitesi’nde sualtı kazılarına liderlik eden deniz arkeolojisi profesörü Deborah Cvikel, “yedi yıllık sualtı kazılarında enkazdan toplanan kanıtların, geminin Hristiyan ve Müslüman kontrolündeki bölgeler arasında mal taşıdığını ve çok kültürlü bir mürettebat tarafından yönetildiğini gösteriyor” dedi.

Hayvan kemikleri üzerinde çalışan bir doktora adayı Sierra Harding’de, “bu durumun, denizdeki faaliyetlerin esas olarak Müslümanlar ve Bizans İmparatorluğu arasındaki deniz çatışmalarından ibaret olduğu, Akdeniz bölgeleri arasında çok az temasın olduğu bir dönem olarak erken İslam döneminin geleneksel görüşüne meydan okuduğunu söylüyor” açıklamasını yaptı.

Ma'agan Michael B gemisinde bulunan Türk cevizleri
Fotoğraf Alexander Efromov

Cvikel ve ekibi yayınladığı araştırma makalesinde, geminin ceviz, zeytin, hurma, incir ve garum ( eski bir Roma fermente balık sosu ) gibi ürünlerle dolu en az 200 amfora taşıdığını bunun da geminin farklı coğrafi bölgeleri dolaştığını gösterdiğini belirttiler.

Ürünü depolamak için kullanılan kil amforalar da çeşitlilik gösteriyor. Amforaların biçimleri ve kimyasal analizleri Mısır, güney Filistin ve Kıbrıs dahil olmak üzere farklı noktalardan geldiklerini düşündürüyor.

“İlginç bir şekilde, bir Mısır amforasında ceviz bulduk ama Mısır’da ceviz yok, peki ne nereye gitti?” sorusuna Cvikel, şöyle yanıt arıyor. “Ceviz Türkiye’den Mısır’a gelip bu amforaya mı yüklendi yoksa amfora Mısır’dan Türkiye’ye mi gitti? Hâlâ çözmeye çalıştığımız şeylerden biri de bu.”

Gemi ayrıca Nil’den gelen sepetler dolusu tatlı su yumuşakçalarını ve kuzey Sina’dan göç eden kafesli yabani kuşları da taşıyordu.

Kaynak Ariel David/haaretz.com

Banner
Benzer Yazılar

Aydıntepe Yer Altı Şehri Kazıları Devam Ediyor

15 Mart 2021

15 Mart 2021

Bayburt’ta 1996 yılında bulunan Altıntepe yer altı şehri kazıları devam ediyor. Altıntepe ilçesinde inşaat kazısı sırasında ortaya çıkarılan yer altı...

1.300 Yıllık Peru Tüysüz Köpek Kalıntıları Bulundu: Yavrular Çocuklar Gibi Beslenmiş

22 Mayıs 2026

22 Mayıs 2026

Polonyalı arkeologlar, Peru’nun kuzey kıyısındaki Castillo de Huarmey arkeolojik alanında 1.300 yıllık Peru tüysüz köpek kalıntıları buldular. Peru tüysüz köpek...

2 bin yıllık Gizemli Kadın mumyasında boğaz kanseri tespit edildi

22 Temmuz 2022

22 Temmuz 2022

M. Ö. Birinci yüzyılda ölen Gizemli Kadın mumyası üzerinde yapılan analizlerde kadının boğaz ya da burun kanserine yakalanmış olduğu tespit...

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Tepecik Höyük kazılarında seramik fırını ortaya çıkarıldı

23 Ağustos 2021

23 Ağustos 2021

Kalkolitik Çağ’dan Roma dönemine uzanan kültür katmanlarına ev sahipliği yapan Tepecik Höyük kazılarında 3.500 yıllık seramik fırın ortaya çıkarıldı. Aydın...

Yakın Çağ’ın en güçlü silahlı gemisi Vasa’da bulunan erkek iskelet bir kadına ait çıktı

11 Nisan 2023

11 Nisan 2023

Dünyanın en güçlü silahlı gemisi olarak inşa edilen Vasa, çıktığı ilk yolculukta sadece 1500 metre yol aldıktan sonra battı. Gemide...

Hattuşa Yerkapı tünelinde bulunan boyalı hiyeroglifler Hitit dünyasında yeni bir sayfa açıyor

30 Nisan 2024

30 Nisan 2024

Prof. Dr. Andreas Schachner, Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa’daki Yerkapı tünelinde keşfedilen boyalı hiyerogliflerin Hitit dünyasında yeni bir sayfa açtığını söyledi....

Aizanoi Antik Kenti kazılarında 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı

19 Eylül 2022

19 Eylül 2022

Aizanoi Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmalarında Roma Dönemine ait 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici...

Depremler, Hatay Arkeoloji Müzesi’nde hafif hasara yol açtı

9 Şubat 2023

9 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli iki büyük depremin etkilediği on ilde yer alan müze ve ören yerlerinin son durumu hakkında Kültür ve Turizm...

Yahudiye Çölü’nde keşfedilen ‘Horoscope’ parşömeni, gizli bir tarikatın inanç şifrelerini ortaya koyuyor

13 Mart 2024

13 Mart 2024

Kudüs’ün doğusundaki Yahudiye Çölü’nde ortaya çıkarılan bir parşömen, eski bir düzenin ezoterik astroloji ve mistisizm uygulamalarının izlerini taşıyor. Binlerce yıl...

Arkeologlar Punt Ülkesini (Tanrı’nın Ülkesi) Bulabilmek İçin 3300 Yıllık Mumyaları Araştırıyor

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Eski Mısırlılar canlı babun ve tütsü gibi egzotik malları elde edebilmek için kilometrelerce yol katettiler. Punt diyarı yani Tanrı’nın ülkesini...

‘Kuzey’in Pompeii’si olarak bilinen Claterna’da eşsiz mücevherler bulundu

17 Kasım 2023

17 Kasım 2023

İtalyan arkeologlar, ‘Kuzey’in Pompeii’si olarak bilinen antik Roma bölgesi Claterna’da devam eden kazılarda eşsiz 50 mücevher ortaya çıkardılar. Mücevherler ile...

BAE’de 3.000 Yıllık İlk Büyük Demir Çağı Nekropol Keşfedildi

22 Nisan 2025

22 Nisan 2025

Abu Dabi Kültür ve Turizm Departmanı (DCT Abu Dabi), Al Ain Bölgesi’nde BAE’nin Demir Çağı’na ait ilk büyük nekropolün keşfedildiğini...

Peru, Castillo de Huarmey’deki kraliyet nekropolünde bulunan seçkin Wari ustalarının mezarları

12 Eylül 2022

12 Eylül 2022

Peru’nun Ancash Bölgesi’ndeki piramit benzeri bir mezar kompleksi olan Castillo de Huarmey arkeolojik alanında Wari kültürünün seçkin zanaatkarlarının bir grup...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]