9 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Türk cevizinin de taşındığı çok kültürlü 1400 yıllık gemi enkazına ulaşıldı

İsrail’in kuzey kıyısında bir kibbutz (servetin ortak olduğu ve elde edilen karın bölgeye verilmesi anlayışına dayalı komün yaşam) olan Ma’agan Michael’da içinde Türk cevizinin de bulunduğu Hristiyan ve Müslüman mürettebattan oluşan 1400 yıllık gemi enkazına ulaşıldı.

MS 648-750 tarihlenen gemi enkazı daha önce iki amatör dalgıç tarafından 2015 yılında bulundu. Ancak, dip dalgalar enkaza ulaşmaya izin vermemiş kalıntılar kumla kaplanmıştı.

Hayfa Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yeniden keşfedilen enkaz üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda geminin erken İslami dönemden kalma 1400 yıllık bir tüccar enkazı olduğu ve daha önemlisi yalnızca savaşların damgasını vurduğu karanlık bir çağ olarak düşünülen bir dönemin algısını değiştirebilecek kanıt teşkil edeceği ortaya çıktı.

Ma'agan Michael B'de bulunan farklı kökenlere sahip kaplar Fotoğraf Amir Yurman
Ma’agan Michael B’de bulunan farklı kökenlere sahip kaplar Fotoğraf Amir Yurman

Ma’agan Michael B gemisi (MMB) olarak tescillendi. B tescilinin nedeni daha önce MÖ 500 Pers dönemine tarihlenen 1980 yılında keşfedilmiş daha küçük antik bir geminin Ma’agan Michael A gemisi olarak tescillenmesidir.

Hayfa Üniversitesi’nde sualtı kazılarına liderlik eden deniz arkeolojisi profesörü Deborah Cvikel, “yedi yıllık sualtı kazılarında enkazdan toplanan kanıtların, geminin Hristiyan ve Müslüman kontrolündeki bölgeler arasında mal taşıdığını ve çok kültürlü bir mürettebat tarafından yönetildiğini gösteriyor” dedi.

Hayvan kemikleri üzerinde çalışan bir doktora adayı Sierra Harding’de, “bu durumun, denizdeki faaliyetlerin esas olarak Müslümanlar ve Bizans İmparatorluğu arasındaki deniz çatışmalarından ibaret olduğu, Akdeniz bölgeleri arasında çok az temasın olduğu bir dönem olarak erken İslam döneminin geleneksel görüşüne meydan okuduğunu söylüyor” açıklamasını yaptı.

Ma'agan Michael B gemisinde bulunan Türk cevizleri
Fotoğraf Alexander Efromov

Cvikel ve ekibi yayınladığı araştırma makalesinde, geminin ceviz, zeytin, hurma, incir ve garum ( eski bir Roma fermente balık sosu ) gibi ürünlerle dolu en az 200 amfora taşıdığını bunun da geminin farklı coğrafi bölgeleri dolaştığını gösterdiğini belirttiler.

Ürünü depolamak için kullanılan kil amforalar da çeşitlilik gösteriyor. Amforaların biçimleri ve kimyasal analizleri Mısır, güney Filistin ve Kıbrıs dahil olmak üzere farklı noktalardan geldiklerini düşündürüyor.

“İlginç bir şekilde, bir Mısır amforasında ceviz bulduk ama Mısır’da ceviz yok, peki ne nereye gitti?” sorusuna Cvikel, şöyle yanıt arıyor. “Ceviz Türkiye’den Mısır’a gelip bu amforaya mı yüklendi yoksa amfora Mısır’dan Türkiye’ye mi gitti? Hâlâ çözmeye çalıştığımız şeylerden biri de bu.”

Gemi ayrıca Nil’den gelen sepetler dolusu tatlı su yumuşakçalarını ve kuzey Sina’dan göç eden kafesli yabani kuşları da taşıyordu.

Kaynak Ariel David/haaretz.com

Banner
Related Articles

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

İzmir polisi kaçak kazı yapılan evde 2700 yıllık mozaik ele geçirdi

16 Kasım 2021

16 Kasım 2021

İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Kaçakçılığı Büro Amirliği ekipleri, kaçak kazı yapıldığına dair alınan...

İsrail Tabor Doğa Koruma Alanı’nda nadir görülen 2.800 yıllık Assur bok böceği mühür bulundu

14 Şubat 2024

14 Şubat 2024

Bir doğa gezgini, Kuzey İsrail’deki Aşağı Celile’de yer alan Tabor Doğa Koruma Alanı’nda Birinci Tapınak döneminden kalma nadir görülen bir...

Neandertallerin güçlü parmakları varken, insanlar daha iyi kontrole sahipti…

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Yeni bir araştırmaya göre, Neandertal parmaklarının saplı aletleri tutmaya daha iyi adapte olduğu bulundu. Neandertallere ait baş parmağın hareketinden sorumlu...

71 yıl aradan sonra Yazılıkaya/Midas Kale arkeolojik kazıları yeniden başlıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Anadolu medeniyetlerinden Friglerin önemli yerleşim alanı Yazılıkaya/Midas Kale’de 71 yıl aradan sonra yeniden arkeolojik kazı çalışmaları başlıyor. Anadolu Üniversitesi öncülüğünde...

Mısır El-Ezher Üniversitesi Mumyaların Sergilenmesine Karşı Çıkıyor

27 Ocak 2021

27 Ocak 2021

Mısır’ın önde gelen dini kurumlarından biri olan El-Ezher Üniversitesi’nin, eski Mısır mezarlarının kazılması ve mezarlarından çıkartılan mumyaların sergilenmesini yasaklaması protestolara...

Araştırmacılar, Antik Maya İlaç Kaplarında Yeni Bir Bitki Keşfettiler

16 Ocak 2021

16 Ocak 2021

Bilim adamları, antik Maya ilaç kaplarında tütün olmayan bir bitkinin varlığını ilk kez tespit ettiler. Washington Eyalet Üniversitesi araştırmacıları, 14...

Sibirya’da 2.000 Yıllık Dans Eden Adam Heykelciği Bulundu

6 Mayıs 2021

6 Mayıs 2021

Rusya’nın en büyük üçüncü bölgesi olan Novosibirsk’teki Ob Nehri üzerinde yeni bir köprü için yapılan kazılarda, on santimetre yüksekliğinde bir...

Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli bulundu

1 Şubat 2022

1 Şubat 2022

İzmir’in Buca ilçesinde 8 bin 500 yıl öncesi yerleşim izlerine rastlanan Yeşilova Höyük’te “Göğe, yıldızlara bakan tanrıça heykeli” bulundu. Kültür...

Karadeniz’de Şamanizm İzleri Kahin Tepe’de Görüldü

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Doğa olaylarını, bir hayvana ya da nesneye eşitleyerek ona verdikleri ruh enerjisine tapınım olarak kabul edilen inanç sistemi Şamanizm’in izlerine...

Akdeniz Tunç Çağı batığında 3600 yıllık kurşun ağırlıklar çıkarıldı

27 Kasım 2022

27 Kasım 2022

Dünyanın en eski batıklarından biri olan Antalya Kumluca açıklarındaki Tunç Çağı batığında su altı arkeolojik çalışmalar devam ediyor. MÖ 16....

Monolitler: Gizemli Heykeller mi? Yoksa Bir Kurgu mu?

7 Aralık 2020

7 Aralık 2020

Geçtiğimiz günlerde haber sitelerinde gizemli monolit bulundu haberleri dolaştı. Gizemli heykeller monolitler, son birkaç hafta içinde en son Wight Adası’nda...

Hattuşa’da heyecanlandıran keşif; 3 Bin 500 yıllık hiyeroglif işaretler bulundu

11 Eylül 2022

11 Eylül 2022

Anadolu’da ilk merkezi devleti kuran Hititler’in başkenti Hattuşa, her kazı sezonunda olduğu gibi bu yılda şaşırtan keşfe sahne oldu. Günümüz...

Beckwith “İskit Felsefesi Peki Sonuçta Klasik Bir Avrasya Çağı Var mıydı?”

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Amerikalı sinolog ve dilbilimci olan Prof. Christopher I. Beckwith, Indiana Üniversitesi’nde “İskit Felsefesi Peki Sonuçta Klasik Bir Avrasya Çağı Var...

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısında 2400 yıllık eserler bulundu

29 Mart 2024

29 Mart 2024

Karadeniz’in ilk bilimsel sualtı kazısı Kerpe Koyu’nda gerçekleştirildi. MÖ 4. yüzyıldan MS 12. yüzyıla kadar uzanan onlarca tarihi eser gün...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]