25 April 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu bölgeden gelmiş olabileceğine inanılıyor ve bu bulgular, teknik ve tarımsal yeniliklerin Avrupa’ya nasıl yayıldığına dair yeni sorular ortaya çıkarıyor. Basel Üniversitesi’nin katılımıyla uluslararası bir araştırma ekibi bu konuda bir makale yayınladı.

Tunç Çağı boyunca (yaklaşık MÖ 3900 – 1000), çobanlar ve aileleri kuzeye Kafkasya’nın yamaçlarını ve bozkırlarına taşıyarak yanlarında koyun, keçi ve sığırlarını götürdüler. Hint-Avrupa dillerini, yerli atlar ve metal silahlar gibi teknik yenilikleri Avrupa’ya getiren Hint-Germen gruplarının bu bölgeden çıkmış olabileceği düşünülüyor.

Şimdiye kadar uzmanlar, bu teknoloji transferinin bu hareketli kırsal toplulukların uzun mesafeli göçlerine ve ticaret bağlantılarına dayandığını ve bu hareketliliğin Orta Doğu ile Avrupa’yı birbirine bağladığını varsaydılar. Basel Üniversitesi’nin katılımıyla uluslararası bir araştırma ekibi bu toplulukların gerçekten bu kadar uzun mesafeler kat edip etmediğini sorguladılar. Çalışmalarını da Plos One dergisinde yayınladılar.

Beslenme, düşük hareketlilik seviyelerini ortaya çıkarır

Araştırmacılar, göçleri hakkında sonuçlar çıkarmak için Bronz Çağı doğal toplumlarının rejimlerini yeniden oluşturdular. Analizleri, Kafkasya yaylalarında ve kuzeye komşu bozkırlarda bulunan mezar höyüklerinden ve mezarlardan alınan iskelet kalıntılarına dayanıyordu. Basel Üniversitesi’nde misafir Profesör Kurt Alt, “Bu insan kemikleri ve dişleri arkeolojik hazinelerdir” diyor. “Ekonomik stratejiler, bunlarla ilişkili hareketlilik modelleri ve sosyal farklılaşma hakkında daha derin bir anlayış kazanmak için temel kaynaklardır.”

Araştırma ekibi, sekiz bölgeden alınan 150 kişinin iskelet kalıntılarından kemik kolajeninde ki izotopik karbon ve nitrojen bileşimini analiz etti. Buluntular, MÖ 5000 ila 500 yılları arasında bir döneme kadar uzanıyor. Ayrıca bilim adamları bu verileri 50 hayvanın kemik kolajenindeki izotopik oranları ve o zamanın yerel bitki örtüsü ile karşılaştırdı.

Görünüşe göre, bu grupların yiyeceklerinin esas olarak kalıntılarının bulunduğu manzaralardaki gıda maddelerine dayanıyordu.

Çalışmanın ortak yazarı olan Basel Üniversitesi Çevre Bilimleri Bölümü’nden Sandra Pichler, “Topluluklar görünüşte kendi ekolojik alanları içinde kaldılar ve bozkır, orman bozkırları veya daha yüksek bölgeler arasında geçiş yapmadılar” diye açıklıyor. İzotop analizine göre et, süt ve süt ürünleri bu bireylerin temel yiyeceklerinin büyük bir bölümünü oluştururken, yabani bitkiler tarafından da destekleniyordu. Tunç Çağı’nın sonuna kadar, diyetleri daha çok ekili tahıllara dayalı olmaya başladı, muhtemelen bu bakımdan ana mahsul darı idi.

Teknoloji transferi

“Bu çalışmanın bulguları, Kafkas topluluklarının çok hareketli olmadıklarını ve büyük ölçekli göçlere girişmediklerini ima ediyor, bu da MÖ 4. ve 3. bin yılların vagonlar veya metal silahlar gibi devrim niteliğindeki teknik yeniliklerinin başka yollarla aktarıldığını gösteriyor.”

Zamanın doğal toplulukları daha kısa mesafelerde hareket etselerdi, teknolojiler bir gruptan diğerine metal silahlar, bronz işlenmesi ve atların evcilleştirilmesi bilgisini aktaramazdı.

https://www.sciencedaily.com/releases/2020/10/201021111553.htm  Sitesinden çeviri yapılmıştır.

Banner
Benzer Yazılar

Araştırmacılar, Vezüv patlamasında yanan Herculaneum parşömenlerini okumak için yapay zekayı kullanıyor

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Araştırmacılar, MS 79’daki Vezüv patlamasında yanan antik Roma kenti Herculaneum’daki kömürleşmiş bir parşömendeki ilk metinlerden birinden ilk kelimeyi çıkarmak için...

Yeni buluntular Amida Höyük tarihini 9 bin yıla çekti

31 Aralık 2021

31 Aralık 2021

M. Ö. 6 bin kültür tabakasından Osmanlıya kadar birçok kültür izlerine ulaşılan Amida Höyük kazılarında bu yıl 900 parça buluntu...

Glasgow’lu Sanatçı Plastik Poşet Müzesi Açtı!

1 Kasım 2020

1 Kasım 2020

İskoçyada ki Glasgow Üniversitesi mezunu Katrina Cobain plastik poşetlerden oluşan farklı bir sergiye ev sahipliği yapacak. Plastik poşetlerin dünyamıza ne...

Peru’da kamış çubuklara takılmış insan omur kemikleri ortaya çıkarıldı

5 Şubat 2022

5 Şubat 2022

Arkeologlar, 500 yıl önce Peru’nun Chincha Vadisi’nde kamış çubuklara takılmış yaklaşık 192 insan omur kemiği buldular. MS 1000 ve 1400...

Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği Almanya’da ortaya çıkarıldı

14 Temmuz 2022

14 Temmuz 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde gerçekleştirilen bir yol çalışmasında, Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği ortaya çıkarıldı. Bavyera Eyaleti Anıt Koruma...

M. Ö. 5 bin yılında süt üreticiliği Kafkasya topluluklarında görülüyor

3 Mayıs 2022

3 Mayıs 2022

Yeni bir çalışma, peynir, tereyağı, yoğurt, kaymak gibi süt ürünlerinin Kafkasya topluluklarında M. Ö. 5 bin yıllarında tüketildiğini gösterdi. Neolitik...

Lagina Hekate Kutsal Alanı’nda Bulunan Sütunlar Yeniden Yükseliyor

19 Şubat 2021

19 Şubat 2021

Lagina Hekate Kutsal Alanı Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunmaktadır. Leyne ismiyle anılan yörede Karialılara ait önemli bir kutsal alandır. Ünü günümüze...

Aizanoi Antik Kenti’nde Eros, Dionysos ve Herakles heykel başları bulundu

23 Aralık 2022

23 Aralık 2022

Aizanoi Antik Kenti’nde devam eden kazılarda Yunan tanrılarından Eros, Dionysos ve yarı tanrı Herakles’e ait heykel başları ortaya çıkarıldı. Kütahya’nın...

Mezopotamya tarım tarihini etkileyecek araştırma

12 Ocak 2022

12 Ocak 2022

Tarım, bereketli hilal olarak bilinen sulak Mezopotamya topraklarında başladı. Bilinen en eski tarım uygulamaları bu topraklarda görülür. Buğday, arpa ekimi...

3000 yıllık “Romeo ve Juliet” Bilinmezliklerinin Çözülmesini Bekliyor

16 Aralık 2020

16 Aralık 2020

İngiliz oyun yazarı William Shakespeare‘in dünya klasikleri arasında yer alan eşsiz eseri Romeo ve Juliet oyununu bilmeyen yoktur. 1591-1596 arasında...

Arkeologlar Ürdün Vadisi’nde nadir bir Haşmonayim sikke hazinesi ortaya çıkardı

2 Ocak 2025

2 Ocak 2025

Hayfa Üniversitesi’nden bir arkeolog ekibi, Ürdün Vadisi’nde yaptıkları kazıda Haşmonayim dönemine (Alexander Yannai‘nin hükümdarlığı (MÖ 104-76)) ait yaklaşık 160 sikkeden...

Lincoln Katedrali’ndeki 10 Nadir Eser Çevrimiçi Yayında

9 Mayıs 2021

9 Mayıs 2021

Lincoln Katedrali’nde  bulunan nadir eserler artık çevrimiçi olarak halkın erişimine açıldı. Çevrimiçi halka açılan Lincoln Katedrali’nin ilk koleksiyonu gümüş koleksiyon...

Danimarka tarihinin en büyük hazinelerinden biri bulundu

6 Eylül 2021

6 Eylül 2021

Danimarka tarihinin en büyük, en zengin ve en güzel altın hazinelerinden biri Jelling’in hemen dışındaki Vindelev’de bulundu. Hazinenin sergileneceği Vejle...

Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Anadolu’nun bin tanrılı halkı Hititler‘in ana tanrıçası Arinna’nın Güneş Tanrıçası İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ziyaretçilerini bekliyor. Hitit panteonunda en büyük tanrı,...

Kazakistan’da antik Türk dönemine ait 1300 yıllık taş baba heykeli bulundu

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Kazakistan’ın güneyinde, Türkistan’dan yaklaşık 250 kilometre (155 mil) uzaklıkta, erken Türk dönemine ait 1300 yıllık bir taş baba heykeli keşfedildi....

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]