6 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tunç Çağı Çobanlarının Yolculukları Hakkında Yeni Görüş

Şu anda güney Rusya’da bulunan Bronz Çağı doğa pastoralistleri, daha önce düşünülenden daha kısa mesafeler kat ettiler. Hint-Avrupa dillerinin bu bölgeden gelmiş olabileceğine inanılıyor ve bu bulgular, teknik ve tarımsal yeniliklerin Avrupa’ya nasıl yayıldığına dair yeni sorular ortaya çıkarıyor. Basel Üniversitesi’nin katılımıyla uluslararası bir araştırma ekibi bu konuda bir makale yayınladı.

Tunç Çağı boyunca (yaklaşık MÖ 3900 – 1000), çobanlar ve aileleri kuzeye Kafkasya’nın yamaçlarını ve bozkırlarına taşıyarak yanlarında koyun, keçi ve sığırlarını götürdüler. Hint-Avrupa dillerini, yerli atlar ve metal silahlar gibi teknik yenilikleri Avrupa’ya getiren Hint-Germen gruplarının bu bölgeden çıkmış olabileceği düşünülüyor.

Şimdiye kadar uzmanlar, bu teknoloji transferinin bu hareketli kırsal toplulukların uzun mesafeli göçlerine ve ticaret bağlantılarına dayandığını ve bu hareketliliğin Orta Doğu ile Avrupa’yı birbirine bağladığını varsaydılar. Basel Üniversitesi’nin katılımıyla uluslararası bir araştırma ekibi bu toplulukların gerçekten bu kadar uzun mesafeler kat edip etmediğini sorguladılar. Çalışmalarını da Plos One dergisinde yayınladılar.

Beslenme, düşük hareketlilik seviyelerini ortaya çıkarır

Araştırmacılar, göçleri hakkında sonuçlar çıkarmak için Bronz Çağı doğal toplumlarının rejimlerini yeniden oluşturdular. Analizleri, Kafkasya yaylalarında ve kuzeye komşu bozkırlarda bulunan mezar höyüklerinden ve mezarlardan alınan iskelet kalıntılarına dayanıyordu. Basel Üniversitesi’nde misafir Profesör Kurt Alt, “Bu insan kemikleri ve dişleri arkeolojik hazinelerdir” diyor. “Ekonomik stratejiler, bunlarla ilişkili hareketlilik modelleri ve sosyal farklılaşma hakkında daha derin bir anlayış kazanmak için temel kaynaklardır.”

Araştırma ekibi, sekiz bölgeden alınan 150 kişinin iskelet kalıntılarından kemik kolajeninde ki izotopik karbon ve nitrojen bileşimini analiz etti. Buluntular, MÖ 5000 ila 500 yılları arasında bir döneme kadar uzanıyor. Ayrıca bilim adamları bu verileri 50 hayvanın kemik kolajenindeki izotopik oranları ve o zamanın yerel bitki örtüsü ile karşılaştırdı.

Görünüşe göre, bu grupların yiyeceklerinin esas olarak kalıntılarının bulunduğu manzaralardaki gıda maddelerine dayanıyordu.

Çalışmanın ortak yazarı olan Basel Üniversitesi Çevre Bilimleri Bölümü’nden Sandra Pichler, “Topluluklar görünüşte kendi ekolojik alanları içinde kaldılar ve bozkır, orman bozkırları veya daha yüksek bölgeler arasında geçiş yapmadılar” diye açıklıyor. İzotop analizine göre et, süt ve süt ürünleri bu bireylerin temel yiyeceklerinin büyük bir bölümünü oluştururken, yabani bitkiler tarafından da destekleniyordu. Tunç Çağı’nın sonuna kadar, diyetleri daha çok ekili tahıllara dayalı olmaya başladı, muhtemelen bu bakımdan ana mahsul darı idi.

Teknoloji transferi

“Bu çalışmanın bulguları, Kafkas topluluklarının çok hareketli olmadıklarını ve büyük ölçekli göçlere girişmediklerini ima ediyor, bu da MÖ 4. ve 3. bin yılların vagonlar veya metal silahlar gibi devrim niteliğindeki teknik yeniliklerinin başka yollarla aktarıldığını gösteriyor.”

Zamanın doğal toplulukları daha kısa mesafelerde hareket etselerdi, teknolojiler bir gruptan diğerine metal silahlar, bronz işlenmesi ve atların evcilleştirilmesi bilgisini aktaramazdı.

https://www.sciencedaily.com/releases/2020/10/201021111553.htm  Sitesinden çeviri yapılmıştır.

Banner
Related Articles

Arnavutluk’ta kayıp 2 bin yıllık antik kent Bassania bulunmuş olabilir

19 Haziran 2022

19 Haziran 2022

Arnavutluk’un kuzeybatısında İşkodra köyü yakınlarında 2018 yılında bir antik kentin izleri tespit edilmişti. Kazılarda ele edilen ilk bulgular 2 bin...

Karadeniz’in Antik kenti Tios’a İnşaat Yolu Açılıyor

7 Temmuz 2021

7 Temmuz 2021

Karadeniz’in önemli antik kenti Tios, 1. derece sit alanından 3. derece sit alanına düşürülerek; Tios Antik Kenti’ne inşaat yapılmasının önü...

İtalya’da daha önce bilinmeyen bir Etrüsk tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2022

12 Kasım 2022

Freiburg Üniversitesi ve Mainz Üniversitesi’nden arkeologlar, İtalya’nın Lazio bölgesindeki Vulci antik kentinde daha önce bilinmeyen bir Etrüsk tapınağı keşfetti. 45...

Persepolis’te Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtı bulundu

26 Şubat 2022

26 Şubat 2022

Persepolis Müzesi depolarındaki yazılı nesnelerin ve parçalı yazıtların sınıflandırılması ve belgelenmesi projesi sırasında uzmanlar, Büyük Xerxes’e atfedilen bir Elam yazıtının...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

Çin’deki Terracotta Ordusu çukurunda 20’den fazla Terracotta Savaşçısı çıkarıldı

24 Ocak 2022

24 Ocak 2022

Çin haber ajansı CGTN’ye göre, Çin’in kuzeybatısındaki Shaanxi eyaleti Xi’an’daki Terracotta Ordusu çukurundan 20’den fazla Terracotta Savaşçısı çıkarıldı. İmparator Qinshihuang’ın...

400 Yıl Önce Keşfedilen Mumyaların Gizemleri Aydınlandı

13 Kasım 2020

13 Kasım 2020

İlk kez 1615’te İtalyan bir besteci tarafından bulunan mumyaların BT taramaları yapıldı. BT taramalarında mumyaların iç organlarıyla birlikte mumyalandıkları ortaya...

Hititlerin Önemli Kült Merkezi Samuha’da Nadir Çivi Yazılı “Kuş Alâmeti Tableti” Keşfedildi

24 Temmuz 2025

24 Temmuz 2025

Sivas ‘da yer alan Hititlerin önemli bir kült merkezi olan Samuha’da (günümüzde Kayalıpınar) önemli bir keşif yapıldı. Arkeologlar, Hititlerin manevi...

Topraklarını kiralayarak gelir elde eden Amos

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Antik Çağ boyunca Anadolu’da kurulmuş küçük büyük krallıkların hepsinin gelir kaynağı savaşlardan elde edilen ganimetlerdi. Halktan alınan vergiler, vassallardan gelen...

Aizanoi’de heyecanlandıran keşif; Roma dönemi yuvarlak planlı çeşme kalıntısı bulundu

8 Kasım 2022

8 Kasım 2022

Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağı’na ev sahipliği yapan aynı zamanda UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer alan Aizanoi Antik...

Ukrayna’da bir mağarada 5000 yıllık kadın figürinleri keşfedildi

15 Mayıs 2023

15 Mayıs 2023

Arkeologlar, batı Ukrayna’nın Borshchiv Bölgesi’ndeki Verteba Mağarası’nda bir delik içinde gizlenmiş kilden yapılmış beş kadın figürini keşfettiler. Yaklaşık 5.000 yıl...

Köylüler tarafından yıllarca ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında mozaikler ortaya çıkarıldı

3 Ocak 2025

3 Ocak 2025

Muğla’nın Milas ilçesindeki Herakleia Antik Kenti’nde, köylüler tarafından uzun yıllar ahır olarak kullanılan Roma hamamının tabanında timsah, yunus, flamingo ve...

İzmir Kazılarında 8.500 Yıllık Küçük El Aleti Ortaya Çıkarıldı

4 Haziran 2021

4 Haziran 2021

2021 arkeoloji kazı faaliyetleri başladı. İlk buluntu haberi 8.500 yıllık küçük bir el aletinin ortaya çıkarıldığı İzmir Bornova ilçesindeki Yeşilova...

Ünlü Kumarhane İşletmecisi 1000 Yıllık Tapınağın Yanına Tatil Köyü Yapacak

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Nagacorp firması 2020’nin dev atılım planı açıklandı. Yapılan açıklamaya göre firma Kamboçya’nın ünlü Angkor Vat tapınaklarının yakınında bir tatil yeri...

Norveç’in Arendal kıyılarında keşfedilen gizemli balta

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Araştırmacılar, Arendal kıyılarında, Norveç arkeolojisi için bir ilk olabilecek bulgu keşfettiler. Arendal yakınlarında 12 metre derinlikte, araştırmacıların Tunç Çağı’na ait...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]