3 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların da kullandığı bu tip kokular sadece güzel koku için değil aynı zamanda kötü ruhları kovma ve sağlık açısından da kullanılmaktaydı.

Toplumsal ve dinsel hayatın her alanında kullanılan güzel kokulara ait tarihte ilk yazılı bilgiye Tapputi’nin Akadça yazılı çivi yazılı tableti ile ulaşılıyor.

Tarihteki ilk kadın parfümörü ve ilk kadın kimyageri olarak bilinen Mezopotamya’da yaşamış Tapputi’nin 3 bin 200 yıl önce kil tablete Akadça olarak yazdığı/yazdırdığı koku formüllerinden biri yeniden hayat buldu.

3 bin 200 yıl önce Tapputi’nin Akadça çivi yazılı metin ile bize ulaşan parfüm formülü 15 kişilik bir uzman ekip tarafından yeniden yapıldı.

Koku Akademisi ve Koku Kültürü Derneği’nin iş birliği ile hayata geçirilen bu çalışma ile ilgili Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül, “Bulunan kil tabletlerdeki Akadça çivi yazılarında Tapputi’nin bazı bilgileri mevcut. Kokuyu nasıl yaptığı, damıtma işlemini nasıl gerçekleştirdiği, sıvı koku maddelere nasıl ulaştığı gibi soruların cevaplarını bu tabletlerde bulabildik” dedi.

3 yıllık bir çalışmanın sonucuna ulaşmanın büyük heyecanını yaşadıklarını dile getiren Bihter Türkan Ergül, bu çalışma da Antik Dönem parfümleri, seramik ve cam eserleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Cenker Atila, Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ile toplamda 15 kişilik bir uzman kadrosunun emeğinin olduğunu söyledi.

Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül
Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül fotoğraf DHA

Mezopotamya topraklarının çok zengin olduğunu söyleyen Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül, “Bu kadar zenginlik varken koku kültürü de hiç geri kalmamış. Asur, Mezopotamya, Hitit, Selçuklu, Osmanlı gibi medeniyetlere baktığımız zaman Türkiye’nin bir koku uygarlığı olduğunun anlıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır üzerinde çalıştığımız projede Mezopotamya’daki koku kültürünü araştırıyoruz. Bu süreçte arkeologlarımızla yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda Tapputi’ye ulaştık. Tapputi dünyanın ilk parfümör kadını olarak geçer. Bulunan kil tabletlerdeki Akadça çivi yazılarında Tapputi’nin bazı bilgileri mevcut. Kokuyu nasıl yaptığı, damıtma işlemini nasıl gerçekleştirdiği, sıvı koku maddelere nasıl ulaştığı gibi soruların cevaplarını bu tabletlerde bulabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Taputti, sadece formülü değil yapılış şeklini de veriyor

Koku üzerine bugüne kadar ortaya çıkartılan yüzlerce tablet olduğuna değinen Ergül, bunların bir kısmının çevrildiğini, geri kalanlarının üzerinde ise çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Ergül, Tapputi tarafından yazılan kil tablet ile ilgili de aşağıdaki açıklamalarda bulundu:

“Kil tabletlerde yer alan koku formüllerinde Tapputi’nin işlemlerini dolunayda nasıl yaptığı, yıldızlara nasıl arz ettiği gibi bilgiler tek tek yer alıyor. Yani sadece formül değil kokunun yapılış şeklide yazıyor. Tablette, nasıl damıtmış, ateşi, suyu nasıl kullanmış, nasıl dinlendirmiş, nasıl demlemiş ve nasıl süzdürmüş en ince ayrıntısına kadar yer alıyor. Görmüş olduğunuz iki tabletten toplamda 27 sayfa çeviri çıktı. Bunun yorumlanması da sayfalar sürdü. Şu kadarcık bir tabletin içindeki çivi yazısından bu kadar zengin bir bilgi çıkıyor. Burada oğul otundan, mürden, gülden, botanik bitkilerinden bahsediliyor. Bunun her bir çivi yazısı bizlere ayrı birer heyecan verdi. Asıl zamanda yolculuk ise işin sonucunda onu koklayabilmekti. Bu proje bittikten sonra elimizde 11 kil tablet kalıyor. Ahir ömrüm onları üretmeye yeter mi bilmiyorum ama buradaki koku kültürünü yaşatmak ve tekrar gün ışığına çıkartmak adına büyük bir mesai bizi bekliyor.”

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi'nin 3 bin 200 yıllık parfüm formül ve yapılış bilgisini verdiği Akadça çivi yazılı tablet
Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfüm formül ve yapılış bilgisini verdiği Akadça çivi yazılı tablet

Doç. Dr. Cenker Atila: “Dünya’da ‘Tapputi’ adının geçtiği iki tane tablet bulunuyor”

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin parfüm yapımında her tür çiçeği, ağaç reçinesini, baharatı, eğir otu gibi bitki ve maddeleri kullandığını belirten Antik Dönem parfümleri, seramik ve cam eserleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Cenker Atila ise “Dünya’da ‘Tapputi’ adının geçtiği iki tane tablet bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Paris Louvre Müzesi’nde, diğeri Almanya Girl Müzesi’ndedir. Louvre’da bulunan tablette, Tapputi’nin krallara yakışır bir parfümör olduğu ve sarayda ‘Belatekallim=Hamın Sultan’ olarak adlandırıldığı belirtilmektedir. Almanya’da bulunan tablette daha çok bilgilere sahibiz. Fakat maalesef tabletin yarısında çoğu kırıktır. Buna rağmen Tapputi’nin, adının sonu –ninu ile biten bir kadın yardımcı ile çalıştığını ve parfüm distilasyonunu nasıl yaptığını öğreniyoruz” ifadelerini kullandı.

Tabletlerin çevirisinde rastladıkları iki önemli sorun olduğunu söyleyen Atila, “Bunlardan biri tabletlerin kırık olması ve bazı önemli bölümlerinin kaybolmuş olmasıdır. İkinci zorluk ise günümüzden 3200 yıl önce kullanılan bazı bitkilerin ve kapların tam karşılığının bulunmamasıdır. Örneğin “hirsu” kabı nedir tam olarak bilmiyoruz. Fakat parfüm damıtma işleminde kullanıldığı için büyükçe saksı gibi bir kap olmalıdır. Bunun yanında parfüm yapımında kullanılan bazı baharatların ve çiçeklerin günümüzdeki adlarını bilmeyişimiz önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Kaynak DHA

Banner
Benzer Yazılar

Kastabala Antik Kenti’nin tiyatrosu 2024 yılına kadar tamamen ortaya çıkarılacak

16 Aralık 2022

16 Aralık 2022

Osmaniye’nin 12 km kuzeybatısına düşen Kastabala Antik Kenti’nin tiyatro alanında devam eden kazı çalışmalarının 2024 yılına kadar tamamen bitirilmesi planlanıyor....

Dünyanın en eski erotik grafitisi Yunan adası Astypalaia’da bulunuyor

7 Nisan 2024

7 Nisan 2024

Tarih öncesi arkeoloji uzmanı Dr. Andreas Vlachopoulos Dünyanın en eski erotik grafitisini keşfettiğinde takvimler 2014 yılını gösteriyordu. Dr. Andreas Vlachopoulos...

Antik Yunan Gökbilimcisi Aratus’un Anıt Mezarı Antik Şehir Soli Pompeipolis’te bulundu!

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Mersin ilinde bulunan antik kent Soli Pompeipolis’te çalışan arkeologlar, MÖ 315 doğumlu Yunan şair ve astronom Aratus’un anıt mezarının açılışını...

Yahya Coşkun “Çalınan hiçbir kültür varlığımız yoktur”

16 Şubat 2023

16 Şubat 2023

Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun merkez üssü Kahramanmaraş olan 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerde bölgede bulunan...

Geçmiş Nesil DNA’larımız Kanseri Yenmemiz İçin Çözüm Olabilir

22 Ekim 2020

22 Ekim 2020

Geçmiş nesillerden DNA’mızdaki aktarılmış öğeler, basit bir enfeksiyon gibi kanser hücrelerini öldürmek için güçlü bir bağışıklık tepkisi geliştirebilir. Bu çalışma,...

Mersin’de 60 Milyon Yaşında Salyangoz Fosili Bulundu

22 Mayıs 2021

22 Mayıs 2021

Mersin’in Toroslar ilçesinde 60 milyon yaşına tarihlenen salyangoz fosili bulundu. Süleyman Uygun tarafından bulunan salyangoz fosili Mersin Üniversitesi Su Ürünleri...

Herkül ve Büyük İskender’e bağlı ikiz tapınaklar Sümer şehri Girsu’da keşfedildi

29 Ocak 2024

29 Ocak 2024

Arkeologlar, Irak’ın güneydoğusunda şu anda Tello olarak bilinen bir Sümer şehri olan Girsu’daki kazılar sırasında biri diğerinin üzerine gömülü iki...

Spello’da keşfedilen imparatorluk kült tapınağı: Roma İmparatorluğu’nun paganizmden Hıristiyanlığa geçişinde yeni bir sayfa açıyor

8 Ocak 2024

8 Ocak 2024

Amerikalı araştırmacılar, İtalya’nın Spello kentinde bir İmparatorluk kült tapınağının keşfedildiğini duyurdular. Keşif, Saint Louis Üniversitesi’nde tarih profesörü olan Douglas Boin...

Türkiye Coğrafyasında Yaşayan Eski Topluluklar İklim Değişikliğine Kolayca Adepte Oldular

2 Kasım 2020

2 Kasım 2020

İklim değişikliği toplumsal çöküşü tetikleyebilir ve popülasyonları hareket etmeye zorlayabilir, ancak her zaman değil! Yeni arkeolojik araştırmalar, antik Türkiye’deki popülasyonların,...

DNA Analizi, Roma Öncesi İtalya’nın en büyüleyici uygarlıkları olan Piceni’nin genetik yapısını belirledi

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Roma Sapienza Üniversitesi ve İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi (CNR) koordinasyonunda uluslararası bir ekip tarafından yürütülen bir çalışma, Piceni’lerin genetik kökenlerini...

Orta Çağ Avrupası’nın Korkunç İşkence Aletleri

26 Ocak 2021

26 Ocak 2021

İnsanoğlu icatları sadece insanlığın iyiliği için hizmete sokmamıştır. Sadece acı ve ızdırap için aletler tasarlamış, kurbanlarının ölümünü uzatmanın yollarını da...

Yerkapı Tüneli’nde keşfedilen Anadolu Hiyeroglif yazılar çözülüyor

12 Ekim 2023

12 Ekim 2023

Hititlerin başkenti Hattuşa’nın önemli yapılarından biri olan Yerkapı Tüneli’nde keşfedilen Anadolu Hiyeroglif yazılar çözülüyor. Geçtiğimiz yıl Mardin Artuklu Üniversitesi Arkeoloji...

Lagina’daki Hekate Tapınağı: Muğla’nın Gizemli Kutsal Alanı

9 Haziran 2025

9 Haziran 2025

Ege Bölgesi’nin kalbinde, Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarında yer alan Lagina Antik Kenti, antik dünyanın en gizemli ve etkileyici kutsal alanlarından...

Moğolistan’da bir mezarda keşfedilen boyalı bir ahşap eyer, modern biniciliğin en eski kanıtlarını temsil ediyor

14 Aralık 2023

14 Aralık 2023

Araştırmacılar, Moğolistan’ın Khovd eyaletinin engebeli arazisinde halk arasında “atlılar mağarası” olarak bilinen Urd Ulaan Uneet’teki bir mezarda demir üzengi ile...

İskoçya’nın 17. Yüzyılda Kumla Kaplı Adası Broo’da Yerleşim Keşfedildi

14 Ekim 2020

14 Ekim 2020

Bates Koleji’nden Gerry Bigelow ve meslektaşları, on yedinci yüzyılın sonlarına doğru yaklaşık olarak 2 m. kumulla kaplanmış olan Broo’nun Shetland...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]