11 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların da kullandığı bu tip kokular sadece güzel koku için değil aynı zamanda kötü ruhları kovma ve sağlık açısından da kullanılmaktaydı.

Toplumsal ve dinsel hayatın her alanında kullanılan güzel kokulara ait tarihte ilk yazılı bilgiye Tapputi’nin Akadça yazılı çivi yazılı tableti ile ulaşılıyor.

Tarihteki ilk kadın parfümörü ve ilk kadın kimyageri olarak bilinen Mezopotamya’da yaşamış Tapputi’nin 3 bin 200 yıl önce kil tablete Akadça olarak yazdığı/yazdırdığı koku formüllerinden biri yeniden hayat buldu.

3 bin 200 yıl önce Tapputi’nin Akadça çivi yazılı metin ile bize ulaşan parfüm formülü 15 kişilik bir uzman ekip tarafından yeniden yapıldı.

Koku Akademisi ve Koku Kültürü Derneği’nin iş birliği ile hayata geçirilen bu çalışma ile ilgili Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül, “Bulunan kil tabletlerdeki Akadça çivi yazılarında Tapputi’nin bazı bilgileri mevcut. Kokuyu nasıl yaptığı, damıtma işlemini nasıl gerçekleştirdiği, sıvı koku maddelere nasıl ulaştığı gibi soruların cevaplarını bu tabletlerde bulabildik” dedi.

3 yıllık bir çalışmanın sonucuna ulaşmanın büyük heyecanını yaşadıklarını dile getiren Bihter Türkan Ergül, bu çalışma da Antik Dönem parfümleri, seramik ve cam eserleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Cenker Atila, Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ile toplamda 15 kişilik bir uzman kadrosunun emeğinin olduğunu söyledi.

Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül
Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül fotoğraf DHA

Mezopotamya topraklarının çok zengin olduğunu söyleyen Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül, “Bu kadar zenginlik varken koku kültürü de hiç geri kalmamış. Asur, Mezopotamya, Hitit, Selçuklu, Osmanlı gibi medeniyetlere baktığımız zaman Türkiye’nin bir koku uygarlığı olduğunun anlıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır üzerinde çalıştığımız projede Mezopotamya’daki koku kültürünü araştırıyoruz. Bu süreçte arkeologlarımızla yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda Tapputi’ye ulaştık. Tapputi dünyanın ilk parfümör kadını olarak geçer. Bulunan kil tabletlerdeki Akadça çivi yazılarında Tapputi’nin bazı bilgileri mevcut. Kokuyu nasıl yaptığı, damıtma işlemini nasıl gerçekleştirdiği, sıvı koku maddelere nasıl ulaştığı gibi soruların cevaplarını bu tabletlerde bulabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Taputti, sadece formülü değil yapılış şeklini de veriyor

Koku üzerine bugüne kadar ortaya çıkartılan yüzlerce tablet olduğuna değinen Ergül, bunların bir kısmının çevrildiğini, geri kalanlarının üzerinde ise çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Ergül, Tapputi tarafından yazılan kil tablet ile ilgili de aşağıdaki açıklamalarda bulundu:

“Kil tabletlerde yer alan koku formüllerinde Tapputi’nin işlemlerini dolunayda nasıl yaptığı, yıldızlara nasıl arz ettiği gibi bilgiler tek tek yer alıyor. Yani sadece formül değil kokunun yapılış şeklide yazıyor. Tablette, nasıl damıtmış, ateşi, suyu nasıl kullanmış, nasıl dinlendirmiş, nasıl demlemiş ve nasıl süzdürmüş en ince ayrıntısına kadar yer alıyor. Görmüş olduğunuz iki tabletten toplamda 27 sayfa çeviri çıktı. Bunun yorumlanması da sayfalar sürdü. Şu kadarcık bir tabletin içindeki çivi yazısından bu kadar zengin bir bilgi çıkıyor. Burada oğul otundan, mürden, gülden, botanik bitkilerinden bahsediliyor. Bunun her bir çivi yazısı bizlere ayrı birer heyecan verdi. Asıl zamanda yolculuk ise işin sonucunda onu koklayabilmekti. Bu proje bittikten sonra elimizde 11 kil tablet kalıyor. Ahir ömrüm onları üretmeye yeter mi bilmiyorum ama buradaki koku kültürünü yaşatmak ve tekrar gün ışığına çıkartmak adına büyük bir mesai bizi bekliyor.”

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi'nin 3 bin 200 yıllık parfüm formül ve yapılış bilgisini verdiği Akadça çivi yazılı tablet
Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfüm formül ve yapılış bilgisini verdiği Akadça çivi yazılı tablet

Doç. Dr. Cenker Atila: “Dünya’da ‘Tapputi’ adının geçtiği iki tane tablet bulunuyor”

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin parfüm yapımında her tür çiçeği, ağaç reçinesini, baharatı, eğir otu gibi bitki ve maddeleri kullandığını belirten Antik Dönem parfümleri, seramik ve cam eserleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Cenker Atila ise “Dünya’da ‘Tapputi’ adının geçtiği iki tane tablet bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Paris Louvre Müzesi’nde, diğeri Almanya Girl Müzesi’ndedir. Louvre’da bulunan tablette, Tapputi’nin krallara yakışır bir parfümör olduğu ve sarayda ‘Belatekallim=Hamın Sultan’ olarak adlandırıldığı belirtilmektedir. Almanya’da bulunan tablette daha çok bilgilere sahibiz. Fakat maalesef tabletin yarısında çoğu kırıktır. Buna rağmen Tapputi’nin, adının sonu –ninu ile biten bir kadın yardımcı ile çalıştığını ve parfüm distilasyonunu nasıl yaptığını öğreniyoruz” ifadelerini kullandı.

Tabletlerin çevirisinde rastladıkları iki önemli sorun olduğunu söyleyen Atila, “Bunlardan biri tabletlerin kırık olması ve bazı önemli bölümlerinin kaybolmuş olmasıdır. İkinci zorluk ise günümüzden 3200 yıl önce kullanılan bazı bitkilerin ve kapların tam karşılığının bulunmamasıdır. Örneğin “hirsu” kabı nedir tam olarak bilmiyoruz. Fakat parfüm damıtma işleminde kullanıldığı için büyükçe saksı gibi bir kap olmalıdır. Bunun yanında parfüm yapımında kullanılan bazı baharatların ve çiçeklerin günümüzdeki adlarını bilmeyişimiz önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Kaynak DHA

Banner
Related Articles

Kazakistan’da antik Türk dönemine ait 1300 yıllık taş baba heykeli bulundu

3 Ağustos 2021

3 Ağustos 2021

Kazakistan’ın güneyinde, Türkistan’dan yaklaşık 250 kilometre (155 mil) uzaklıkta, erken Türk dönemine ait 1300 yıllık bir taş baba heykeli keşfedildi....

“Atiye” Göbeklitepe’nin Tanıtımına Yardımcı Oluyor

27 Haziran 2021

27 Haziran 2021

Netflix’in orjinal Türk dizisi Atiye, UNESCO Miras Listesi’nde yer alan insanlık ortak tarihi Göbeklitepe’nin tanıtımını dünyaya yapıyor. Netflix’in orjinal dizileri...

DNA Analizi, Roma Öncesi İtalya’nın en büyüleyici uygarlıkları olan Piceni’nin genetik yapısını belirledi

24 Kasım 2024

24 Kasım 2024

Roma Sapienza Üniversitesi ve İtalyan Ulusal Araştırma Konseyi (CNR) koordinasyonunda uluslararası bir ekip tarafından yürütülen bir çalışma, Piceni’lerin genetik kökenlerini...

Polonya’daki Bir Kadın Mezarında Bulunan 1.800 Yıllık Roma Cam Balığı, Barbar Avrupa’nın Lüks Dünyasını Ortaya Çıkarıyor

3 Haziran 2026

3 Haziran 2026

Polonya’nın kuzeyindeki Czarnówko nekropolünde bulunan balık biçimli Roma cam şişesi, ilk bakışta küçük ve zarif bir mezar hediyesi gibi görünebilir....

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Mukiş Krallığı Başkenti Aççana Höyük Kazıları Devam Ediliyor

16 Temmuz 2021

16 Temmuz 2021

Bereketli toprakları, Doğu Akdeniz kara ve deniz ticaretinin önemli kesişme noktası M. Ö. 2 bin yılında varlığı görülen Mukiş Krallığı’nın...

Onna-Bugeisha, Japonya’nın Kadın Samurayları

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

Batı Dünyası, Samuray savaşçılarını doğaları gereği erkek olarak görmeye başlamadan çok önce kadın samuraylar vardı. Bu kadın samuraylar erkek meslektaşları...

Kaçak Kazı Yapılan Evin Altında Yer Altı Şehri Ortaya Çıktı!

24 Haziran 2021

24 Haziran 2021

Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesinde bir evin içinde kaçak kazı yapıldığı bilgisi üzerine eve baskın düzenleyen ekipler, kaçak kazı yapanların evin altında...

DNA analizleri ile yüzün yeniden yapılandırılması mümkün

22 Haziran 2022

22 Haziran 2022

Viyana Üniversitesi ve Ulsan Ulusal Bilim ve Teknoloji Enstitüsü tarafından Kore Ulusal Müzesi ile işbirliği içinde yönetilen uluslararası bir ekip,...

İsviçre’de Keşfedilen Olağan Üstü Büyük Roma Binası

21 Ekim 2020

21 Ekim 2020

Arkeologlar, güneybatı İsviçre’de boyutları ve yapım yöntemi bölgede hiç görülmeyen bir Roma binası ortaya çıkardılar. İsviçre’nin Brig kasabası yakınlarındaki Valais...

Beckwith “İskit Felsefesi Peki Sonuçta Klasik Bir Avrasya Çağı Var mıydı?”

6 Şubat 2021

6 Şubat 2021

Amerikalı sinolog ve dilbilimci olan Prof. Christopher I. Beckwith, Indiana Üniversitesi’nde “İskit Felsefesi Peki Sonuçta Klasik Bir Avrasya Çağı Var...

Side Antik Kenti’nde Roma Dönemi Caddesi ve Daha Önce Kazılmamış Sokaklar Ortaya Çıkarıldı

2 Haziran 2026

2 Haziran 2026

Antalya’nın Manavgat ilçesindeki Side Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, kentin doğu kapısına uzanan Roma dönemine ait cadde ve çevresindeki bazı sokaklar...

2000 Yıllık Bir İmza: Tacikistan’da Kadının Adı Testiye Kazınmış

4 Temmuz 2025

4 Temmuz 2025

Tacikistan’da yürütülen arkeolojik kazılarda, 2.000 yıl öncesine ait bir su testisinin üzerinde yazılı bir kadın ismi bulundu: Sagkina. Bu sıradan...

Buzul arkeologları eriyen buzda 1500 yıllık demir uçlu ok buldular

19 Ağustos 2022

19 Ağustos 2022

Buzul Arkeolojisi Programı’nda (Glacier Archaeology Program) çalışan buzul arkeologları Norveç Jotunheimen sıradağlarında, deniz seviyesinden 1750 metre yükseklikte eriyen buzul alanında...

Diyarbakır’daki 1900 yıllık kaya kilisesinde Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan canlının fosili bulundu

4 Mart 2024

4 Mart 2024

Diyarbakır’ın Eğil ilçesinde Hıristiyan dünyası için önemli bir yapı olan 1900 yıllık kaya kilisesinde yapılan çalışmalarda Pasifik Okyanusu kıyılarında yaşayan...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]