7 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların da kullandığı bu tip kokular sadece güzel koku için değil aynı zamanda kötü ruhları kovma ve sağlık açısından da kullanılmaktaydı.

Toplumsal ve dinsel hayatın her alanında kullanılan güzel kokulara ait tarihte ilk yazılı bilgiye Tapputi’nin Akadça yazılı çivi yazılı tableti ile ulaşılıyor.

Tarihteki ilk kadın parfümörü ve ilk kadın kimyageri olarak bilinen Mezopotamya’da yaşamış Tapputi’nin 3 bin 200 yıl önce kil tablete Akadça olarak yazdığı/yazdırdığı koku formüllerinden biri yeniden hayat buldu.

3 bin 200 yıl önce Tapputi’nin Akadça çivi yazılı metin ile bize ulaşan parfüm formülü 15 kişilik bir uzman ekip tarafından yeniden yapıldı.

Koku Akademisi ve Koku Kültürü Derneği’nin iş birliği ile hayata geçirilen bu çalışma ile ilgili Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül, “Bulunan kil tabletlerdeki Akadça çivi yazılarında Tapputi’nin bazı bilgileri mevcut. Kokuyu nasıl yaptığı, damıtma işlemini nasıl gerçekleştirdiği, sıvı koku maddelere nasıl ulaştığı gibi soruların cevaplarını bu tabletlerde bulabildik” dedi.

3 yıllık bir çalışmanın sonucuna ulaşmanın büyük heyecanını yaşadıklarını dile getiren Bihter Türkan Ergül, bu çalışma da Antik Dönem parfümleri, seramik ve cam eserleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Cenker Atila, Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ile toplamda 15 kişilik bir uzman kadrosunun emeğinin olduğunu söyledi.

Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül
Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül fotoğraf DHA

Mezopotamya topraklarının çok zengin olduğunu söyleyen Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül, “Bu kadar zenginlik varken koku kültürü de hiç geri kalmamış. Asur, Mezopotamya, Hitit, Selçuklu, Osmanlı gibi medeniyetlere baktığımız zaman Türkiye’nin bir koku uygarlığı olduğunun anlıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır üzerinde çalıştığımız projede Mezopotamya’daki koku kültürünü araştırıyoruz. Bu süreçte arkeologlarımızla yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda Tapputi’ye ulaştık. Tapputi dünyanın ilk parfümör kadını olarak geçer. Bulunan kil tabletlerdeki Akadça çivi yazılarında Tapputi’nin bazı bilgileri mevcut. Kokuyu nasıl yaptığı, damıtma işlemini nasıl gerçekleştirdiği, sıvı koku maddelere nasıl ulaştığı gibi soruların cevaplarını bu tabletlerde bulabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Taputti, sadece formülü değil yapılış şeklini de veriyor

Koku üzerine bugüne kadar ortaya çıkartılan yüzlerce tablet olduğuna değinen Ergül, bunların bir kısmının çevrildiğini, geri kalanlarının üzerinde ise çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Ergül, Tapputi tarafından yazılan kil tablet ile ilgili de aşağıdaki açıklamalarda bulundu:

“Kil tabletlerde yer alan koku formüllerinde Tapputi’nin işlemlerini dolunayda nasıl yaptığı, yıldızlara nasıl arz ettiği gibi bilgiler tek tek yer alıyor. Yani sadece formül değil kokunun yapılış şeklide yazıyor. Tablette, nasıl damıtmış, ateşi, suyu nasıl kullanmış, nasıl dinlendirmiş, nasıl demlemiş ve nasıl süzdürmüş en ince ayrıntısına kadar yer alıyor. Görmüş olduğunuz iki tabletten toplamda 27 sayfa çeviri çıktı. Bunun yorumlanması da sayfalar sürdü. Şu kadarcık bir tabletin içindeki çivi yazısından bu kadar zengin bir bilgi çıkıyor. Burada oğul otundan, mürden, gülden, botanik bitkilerinden bahsediliyor. Bunun her bir çivi yazısı bizlere ayrı birer heyecan verdi. Asıl zamanda yolculuk ise işin sonucunda onu koklayabilmekti. Bu proje bittikten sonra elimizde 11 kil tablet kalıyor. Ahir ömrüm onları üretmeye yeter mi bilmiyorum ama buradaki koku kültürünü yaşatmak ve tekrar gün ışığına çıkartmak adına büyük bir mesai bizi bekliyor.”

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi'nin 3 bin 200 yıllık parfüm formül ve yapılış bilgisini verdiği Akadça çivi yazılı tablet
Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfüm formül ve yapılış bilgisini verdiği Akadça çivi yazılı tablet

Doç. Dr. Cenker Atila: “Dünya’da ‘Tapputi’ adının geçtiği iki tane tablet bulunuyor”

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin parfüm yapımında her tür çiçeği, ağaç reçinesini, baharatı, eğir otu gibi bitki ve maddeleri kullandığını belirten Antik Dönem parfümleri, seramik ve cam eserleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Cenker Atila ise “Dünya’da ‘Tapputi’ adının geçtiği iki tane tablet bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Paris Louvre Müzesi’nde, diğeri Almanya Girl Müzesi’ndedir. Louvre’da bulunan tablette, Tapputi’nin krallara yakışır bir parfümör olduğu ve sarayda ‘Belatekallim=Hamın Sultan’ olarak adlandırıldığı belirtilmektedir. Almanya’da bulunan tablette daha çok bilgilere sahibiz. Fakat maalesef tabletin yarısında çoğu kırıktır. Buna rağmen Tapputi’nin, adının sonu –ninu ile biten bir kadın yardımcı ile çalıştığını ve parfüm distilasyonunu nasıl yaptığını öğreniyoruz” ifadelerini kullandı.

Tabletlerin çevirisinde rastladıkları iki önemli sorun olduğunu söyleyen Atila, “Bunlardan biri tabletlerin kırık olması ve bazı önemli bölümlerinin kaybolmuş olmasıdır. İkinci zorluk ise günümüzden 3200 yıl önce kullanılan bazı bitkilerin ve kapların tam karşılığının bulunmamasıdır. Örneğin “hirsu” kabı nedir tam olarak bilmiyoruz. Fakat parfüm damıtma işleminde kullanıldığı için büyükçe saksı gibi bir kap olmalıdır. Bunun yanında parfüm yapımında kullanılan bazı baharatların ve çiçeklerin günümüzdeki adlarını bilmeyişimiz önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Kaynak DHA

Banner
Related Articles

Peru Nazca’da Yeni Bir Kedi Geoglifi Keşfedildi

18 Ekim 2020

18 Ekim 2020

Peru Kültür bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Nazca’da yeni bir geoglif bulunduğu bildirildi. Bilindiği üzere Geoglif; zeminde üretilen ve tipik olarak kırıntılı...

“Cehennem Kapısı”nın bu yıl ziyaretçilere açılması bekleniyor

26 Temmuz 2021

26 Temmuz 2021

Denizli Pamukkale ilçesinde bulunan Hierapolis antik kentinde yer alan “Cehennem Kapısı”nın bu yıl içinde ziyaretçilere açılması bekleniyor. 2 bin 200...

Batı Azerbaycan’da 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü ilk kez sistematik olarak araştırıldı

4 Ocak 2025

4 Ocak 2025

Azerbaycan’daki 1.300’den fazla tarih öncesi mezar höyüğü, Kiel Üniversitesi ROOTS Mükemmeliyet Kümesi’nden araştırmacılar ve Azerbaycan Bilimler Akademisi’nden meslektaşları tarafından 2021...

Fatih Sultan Mehmet’e Ait Fermanın Geri Getirilmesi İçin Girişim Başlatıldı

13 Ekim 2021

13 Ekim 2021

Yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılan Fatih Sultan Mehmet’e ait fermanın Türkiye’ye getirilmesi için Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından girişim başlatıldı. Londra’da...

Madavans Mağaraları Dünyaya Tanıtılacak

6 Nisan 2021

6 Nisan 2021

Bitlis kent merkezine 65 km. uzaklıkta bulunan Ahlat, Selçuklu dönemine ait her biri sanat eseri niteliğindeki mezar taşları ile tanınmaktadır....

Mısır’ın Abusir kentinde Ölüler Kitabı metinleri ile donatılmış kraliyet katibinin mezarı keşfedildi

20 Şubat 2024

20 Şubat 2024

Çekya Mısırbilim Enstitüsü’nden (CIE) arkeologlar, Perslerin Mısır’ı işgali sırasında MÖ 5. veya 6. yüzyılda ölen bir kraliyet katibinin Ölüler Kitabı...

Nysa’da Bilgiye Açılan Yol Yeniden Ortaya Çıktı: Roma Dönemi Kütüphanesine Ulaşan 1.800 Yıllık Basamaklar Gün Yüzünde

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

Aydın’ın Sultanhisar ilçesinde yer alan Nysa Antik Kenti, Roma döneminde bilginin kent yaşamıyla nasıl iç içe geçtiğini gösteren çarpıcı bir...

Selanik Metrosu inşası sırasında 2400 yıllık kente ait kalıntılara ulaşıldı

15 Ocak 2023

15 Ocak 2023

Ege Denizi’nin Termaik Körfezi’nde bir Yunan liman kenti ve aynı zamanda Yunanistan’ın 2. büyük şehri olan Selanik’te yerel metro tesislerinin...

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

Çayönü Tepesi’nde DNA Araştırmaları, Anadolu’nun Erken İnsan Ağlarındaki Rolünü Ortaya Koyuyor

5 Ocak 2026

5 Ocak 2026

Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde yer alan Çayönü Tepesi’nde bulunan insan kemikleri üzerinde yürütülen DNA analizleri, Anadolu’nun Neolitik Çağ’da yalnızca bir yerleşim...

Notre Dame Katedrali’nde antik mezarlar keşfedildi

15 Mart 2022

15 Mart 2022

2019 yılında çıkan yangında hasar gören Notre Dame Katedrali’nde devam eden restorasyon çalışmalarında antik döneme ait mezarlar keşfedildi. Dünyanın önemli...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Hitit Toplumunda Ensest İlişkiye Nasıl Bakılıyordu?

28 Kasım 2020

28 Kasım 2020

Anadolu topraklarında uzun yıllar hüküm süren Hititler, kanunlar ile toplumsal yapıyı koruyan dönemin üst medeniyeti idi. Hititler, aile, kadın, erkek,...

Antandros Antik Kentinde ki Kazılar Yıl Boyu Devam Edecek

28 Ocak 2021

28 Ocak 2021

Antandros Antik Kenti Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk Mahallesi’ne 2 km uzaklıkta yer almaktadır. Mysia ile Troas şehirleri arasında önemli konumda...

Harput Kalesi’nde 2800 Yıllık Haldi Tapınağı Bulundu

19 Nisan 2021

19 Nisan 2021

Elazığ’da bulunan tarihi Harput kalesi’nde Urartu krallığına ait bir “açık hava tapınağı” bulundu. Urartular için dağlar her zaman çok önemli...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]