16 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfümü yeniden hayat buldu

Mezopotamya ve Anadolu kültüründe çiçek ve baharatlardan elde edilen kokular tanrılara sunu olarak kullanıldığı için önemli bir madde idi. Soyluların da kullandığı bu tip kokular sadece güzel koku için değil aynı zamanda kötü ruhları kovma ve sağlık açısından da kullanılmaktaydı.

Toplumsal ve dinsel hayatın her alanında kullanılan güzel kokulara ait tarihte ilk yazılı bilgiye Tapputi’nin Akadça yazılı çivi yazılı tableti ile ulaşılıyor.

Tarihteki ilk kadın parfümörü ve ilk kadın kimyageri olarak bilinen Mezopotamya’da yaşamış Tapputi’nin 3 bin 200 yıl önce kil tablete Akadça olarak yazdığı/yazdırdığı koku formüllerinden biri yeniden hayat buldu.

3 bin 200 yıl önce Tapputi’nin Akadça çivi yazılı metin ile bize ulaşan parfüm formülü 15 kişilik bir uzman ekip tarafından yeniden yapıldı.

Koku Akademisi ve Koku Kültürü Derneği’nin iş birliği ile hayata geçirilen bu çalışma ile ilgili Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül, “Bulunan kil tabletlerdeki Akadça çivi yazılarında Tapputi’nin bazı bilgileri mevcut. Kokuyu nasıl yaptığı, damıtma işlemini nasıl gerçekleştirdiği, sıvı koku maddelere nasıl ulaştığı gibi soruların cevaplarını bu tabletlerde bulabildik” dedi.

3 yıllık bir çalışmanın sonucuna ulaşmanın büyük heyecanını yaşadıklarını dile getiren Bihter Türkan Ergül, bu çalışma da Antik Dönem parfümleri, seramik ve cam eserleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Cenker Atila, Harran Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Önal ile toplamda 15 kişilik bir uzman kadrosunun emeğinin olduğunu söyledi.

Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül
Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül fotoğraf DHA

Mezopotamya topraklarının çok zengin olduğunu söyleyen Koku Uzmanı Bihter Türkan Ergül, “Bu kadar zenginlik varken koku kültürü de hiç geri kalmamış. Asur, Mezopotamya, Hitit, Selçuklu, Osmanlı gibi medeniyetlere baktığımız zaman Türkiye’nin bir koku uygarlığı olduğunun anlıyoruz. Yaklaşık 3 yıldır üzerinde çalıştığımız projede Mezopotamya’daki koku kültürünü araştırıyoruz. Bu süreçte arkeologlarımızla yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda Tapputi’ye ulaştık. Tapputi dünyanın ilk parfümör kadını olarak geçer. Bulunan kil tabletlerdeki Akadça çivi yazılarında Tapputi’nin bazı bilgileri mevcut. Kokuyu nasıl yaptığı, damıtma işlemini nasıl gerçekleştirdiği, sıvı koku maddelere nasıl ulaştığı gibi soruların cevaplarını bu tabletlerde bulabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Taputti, sadece formülü değil yapılış şeklini de veriyor

Koku üzerine bugüne kadar ortaya çıkartılan yüzlerce tablet olduğuna değinen Ergül, bunların bir kısmının çevrildiğini, geri kalanlarının üzerinde ise çalışmalarını sürdürdüklerini belirtti. Ergül, Tapputi tarafından yazılan kil tablet ile ilgili de aşağıdaki açıklamalarda bulundu:

“Kil tabletlerde yer alan koku formüllerinde Tapputi’nin işlemlerini dolunayda nasıl yaptığı, yıldızlara nasıl arz ettiği gibi bilgiler tek tek yer alıyor. Yani sadece formül değil kokunun yapılış şeklide yazıyor. Tablette, nasıl damıtmış, ateşi, suyu nasıl kullanmış, nasıl dinlendirmiş, nasıl demlemiş ve nasıl süzdürmüş en ince ayrıntısına kadar yer alıyor. Görmüş olduğunuz iki tabletten toplamda 27 sayfa çeviri çıktı. Bunun yorumlanması da sayfalar sürdü. Şu kadarcık bir tabletin içindeki çivi yazısından bu kadar zengin bir bilgi çıkıyor. Burada oğul otundan, mürden, gülden, botanik bitkilerinden bahsediliyor. Bunun her bir çivi yazısı bizlere ayrı birer heyecan verdi. Asıl zamanda yolculuk ise işin sonucunda onu koklayabilmekti. Bu proje bittikten sonra elimizde 11 kil tablet kalıyor. Ahir ömrüm onları üretmeye yeter mi bilmiyorum ama buradaki koku kültürünü yaşatmak ve tekrar gün ışığına çıkartmak adına büyük bir mesai bizi bekliyor.”

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi'nin 3 bin 200 yıllık parfüm formül ve yapılış bilgisini verdiği Akadça çivi yazılı tablet
Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin 3 bin 200 yıllık parfüm formül ve yapılış bilgisini verdiği Akadça çivi yazılı tablet

Doç. Dr. Cenker Atila: “Dünya’da ‘Tapputi’ adının geçtiği iki tane tablet bulunuyor”

Tarihteki ilk kadın parfümörü Tapputi’nin parfüm yapımında her tür çiçeği, ağaç reçinesini, baharatı, eğir otu gibi bitki ve maddeleri kullandığını belirten Antik Dönem parfümleri, seramik ve cam eserleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Cenker Atila ise “Dünya’da ‘Tapputi’ adının geçtiği iki tane tablet bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi Paris Louvre Müzesi’nde, diğeri Almanya Girl Müzesi’ndedir. Louvre’da bulunan tablette, Tapputi’nin krallara yakışır bir parfümör olduğu ve sarayda ‘Belatekallim=Hamın Sultan’ olarak adlandırıldığı belirtilmektedir. Almanya’da bulunan tablette daha çok bilgilere sahibiz. Fakat maalesef tabletin yarısında çoğu kırıktır. Buna rağmen Tapputi’nin, adının sonu –ninu ile biten bir kadın yardımcı ile çalıştığını ve parfüm distilasyonunu nasıl yaptığını öğreniyoruz” ifadelerini kullandı.

Tabletlerin çevirisinde rastladıkları iki önemli sorun olduğunu söyleyen Atila, “Bunlardan biri tabletlerin kırık olması ve bazı önemli bölümlerinin kaybolmuş olmasıdır. İkinci zorluk ise günümüzden 3200 yıl önce kullanılan bazı bitkilerin ve kapların tam karşılığının bulunmamasıdır. Örneğin “hirsu” kabı nedir tam olarak bilmiyoruz. Fakat parfüm damıtma işleminde kullanıldığı için büyükçe saksı gibi bir kap olmalıdır. Bunun yanında parfüm yapımında kullanılan bazı baharatların ve çiçeklerin günümüzdeki adlarını bilmeyişimiz önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

Kaynak DHA

Banner
Benzer Yazılar

Kuzey Moğolistan’da bulunan 42.000 yıllık bir kolye, bilinen en eski fallik sanat olabilir

22 Haziran 2023

22 Haziran 2023

Uluslararası bir araştırma ekibi, kuzey Moğolistan’da, oyulmuş bir fallusun bilinen en eski örneği olabilecek bir kolye ucu buldu. Bu kolye,...

Eskişehir’in tarihsel özetini sunan Şarhöyük-Dorylaion kazıları yeniden başlıyor

29 Temmuz 2022

29 Temmuz 2022

Eskişehir’de ilk yerleşim izlerinin görüldüğü Şarhöyük-Dorylaion kazıları Anadolu Üniversitesi öncülüğünde yeniden başlıyor. M. Ö. 4. Bin yılının ikinci yarısına ait...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

Arslantepe Höyüğü’nde 3 Bin Yıllık Geç Hitit Et Pişirme Fırını Keşfedildi

3 Eylül 2025

3 Eylül 2025

Arslantepe Höyüğü’nde arkeologlar, yaklaşık 3.000 yıllık bir yer altı et pişirme fırını keşfetti. Yapı, geleneksel tandıra benzer görünmesine rağmen farklı...

İran’da Keşfedilen Elymaean Kaya Kabartması, Herkül–Hidra Mitine Olası Bir Gönderme Sunuyor

22 Aralık 2025

22 Aralık 2025

İran’ın güneybatısında ortaya çıkarılan yeni bir Elymaean kaya kabartması, sıra dışı betimlemesi ve Herkül ile Hidra arasındaki mitolojik mücadeleyi anımsatan...

Urartularda Ölü Gömme Gelenekleri: Urne Mezarları

13 Eylül 2021

13 Eylül 2021

Birçok Anadolu medeniyetinde olduğu gibi Urartularda ölümden sonra yaşama inanan bir toplumdu. Ölüm sonrası inancın ağır bastığı Urartu toplumunda değişik...

Kuveyt’in Failaka Adası’nda 4.000 yıllık Dilmun Tapınağı keşfedildi

12 Kasım 2024

12 Kasım 2024

Mosgard Müzesi liderliğindeki Danimarka-Kuveyt ortak kazı ekibi, Basra Körfezi’ndeki Kuveyt’in Failika Adası’nda M. Ö. 3.200-320 yılları arasında yaşamış erken Dilmun...

Anadolu’nun Karanlık Çağı

23 Kasım 2020

23 Kasım 2020

Anadolu tarih boyunca farklı insan topluluklarına ev sahipliği yapmış ve her daim değişik ve gelişkin bir kültür yapısına olanak sağlamıştır....

Idyma Antik Kenti’nin meclis binası ve tapınağı ortaya çıkarılıyor

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Gökova Körfezi’nin kuzeyinde Akyaka beldesi sınırları içinde yer alan 2700 yıllık Attika-Delos Deniz Birliği üyesi Idyma Antik Kenti’nin meclis binası...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

Eski zamanlarda aşk ve nefret: Büyülü metinleri keşfetmek

9 Şubat 2024

9 Şubat 2024

Aşk ve nefret, insanlık tarihi boyunca varlığını sürdüren evrensel duygulardır. Eski uygarlıklar, sıklıkla dini ve büyüsel inançlarla iç içe geçen...

Satyros Kabartması ve Heykeller Ziyarete Açılıyor

2 Temmuz 2021

2 Temmuz 2021

İzmir’de bulunan Smyrna Antik Kenti’nin agora ve tiyatro bölümünde yapılan kazı çalışmalarında bulunan Satyros kabartması ve çeşitli heykeller ziyarete açılıyor....

Yuvarlak hendek içinde görkemli nesnelerle birlikte bulunan Orta Çağ’dan kalma çifte mezar

23 Ağustos 2022

23 Ağustos 2022

Almanya’nın güneyindeki Kirchheim am Neckar Friedrichstrasse’de, Stuttgart’taki bölge konseyinde Devlet Anıtları Koruma Dairesi (LAD) tarafından denetlenen ve AAB şirketi tarafından...

Norveç’te Thor ve Odin’e Ait 1200 Yıllık Tanrı Evi

10 Ekim 2020

10 Ekim 2020

Norveç’in batı kıyısında, Bergen Üniversitesi Müzesi’nden arkeolog Søren Diinhoff liderliğindeki bir araştırma ekibi tarafından 1.200 yıllık Eski İskandinav tapınağının direk...

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]