28 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Tarihi Bağlantılara Işık Tutan Keşif: III. Ramses’in Kraliyet Yazıtı Güney Ürdün’de Bulundu

Arkeoloji dünyası, Ürdün’ün güneyindeki büyüleyici Wadi Rum Koruma Alanı’nda yapılan dikkat çekici bir keşifle heyecanlandı. Mısır Firavunu III. Ramses’in (MÖ 1186-1155) kraliyet kartuşunu taşıyan hiyeroglif bir yazıtın bulunması, antik Mısır, Ürdün ve Arap Yarımadası arasındaki tarihi etkileşimlere dair yeni ve değerli bir pencere açıyor.

Turizm ve Eski Eserler Bakanı Lina Annab, ünlü Mısırlı arkeolog Dr. Zahi Hawass‘ın katılımıyla düzenlenen basın toplantısında bu çığır açan bulguyu duyurdu. Bakan Annab, yazıtın benzersizliğine dikkat çekerek, “Bu, Ürdün topraklarında rastlanan türünün ilk örneği olup, Firavun Mısır’ının bu bölgedeki tarihi varlığına dair nadir ve somut kanıtlar sunmaktadır,” ifadelerini kullandı. Bu keşfin, Ürdün’ün zengin yazıt koleksiyonuna “niteliksel bir katkı” sağladığını ve ülkenin kültürel mirasının “açık hava kütüphanesi” olma özelliğini pekiştirdiğini vurguladı.

Ürdün-Suudi Arabistan sınırına yakın bir konumda yer alan Wadi Rum Rezervi’nin güneydoğu kesiminde ortaya çıkarılan yazıt, Mısır’ın Yirminci Hanedanlığı’nın güçlü hükümdarı III. Ramses’in hem doğum adını hem de taht adını içeren iki ayrı kartuşu barındırıyor. Dr. Hawass, bu bulgunun derin önemini vurgulayarak, “Bu keşif son derece önemli. Mısır’ın yaklaşık 3.000 yıl önce güney Levant ve Arap Yarımadası ile olan karmaşık ilişkilerini daha derinlemesine anlamamıza olanak sağlayabilir,” şeklinde konuştu.

Ürdün’ün güneyindeki Wadi Rum Rezervi’nde keşfedilen Firavun Ramses III’ün (MÖ 1186-1155) kraliyet kartuşunu taşıyan hiyeroglif yazıtı gösteren bir fotoğraf. Kaynak: Ministry of Tourism and Antiquities

Dr. Hawass ayrıca, Ürdün ve Mısır arasındaki tarihi bağlara ışık tutabilecek daha fazla eserin ortaya çıkarılması için bölgede organize arkeolojik kazıların yapılması çağrısında bulundu. Ürdün ve Suudi Miras Komisyonu arasındaki mevcut iş birliği çabalarının, III. Ramses’in bu bölgedeki olası askeri seferlerine dair kanıtları takip etmeyi amaçladığı belirtildi ve bu durum arkeolojik araştırmalar açısından umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.

MÖ 1186 ile 1155 yılları arasında hüküm süren III. Ramses, genellikle Yeni Mısır Krallığı’nın son büyük firavunu olarak kabul edilir. Hükümdarlığı, Mısır’ın istikrarını tehdit eden “Deniz Halkları” olarak bilinen denizci akıncılarına karşı kazandığı askeri zaferlerle ünlüdür. Aynı zamanda, görkemli Medinet Habu tapınak kompleksi de dahil olmak üzere gerçekleştirdiği büyük inşaat projeleriyle de tanınır. III. Ramses’in mirası, dış tehditlere karşı Mısır’ın direncini simgelemesi açısından büyük önem taşır.

Bu önemli keşif, arkeoloji camiasında büyük bir heyecanla karşılandı. Eski Eserler Dairesi Genel Müdürü Dr. Aktham Owaidi, yapılan iş birliğini ve kültürel ile bilimsel değişimin değerini övdü. Ürdün’ün zengin arkeolojik hazinelerinin hem bölgesel hem de küresel ölçekte bir miras ışığı olmaya devam ettiğini ifade etti.

Profesör Ahmed Lash ve Dr. Ali Manaseer gibi önde gelen Ürdünlü arkeologlar da, bölgenin yazılı mirasının hayati bir parçasını temsil eden bu yazıtın belgelenmesi sürecinde aktif rol aldılar. Yerel yetkililerle birlikte yürüttükleri bu çabalar, paylaşılan kültürel tarihi koruma konusundaki derin bağlılıklarını yansıtıyor.

Bakan Annab, Dr. Hawass’ın arkeoloji ve mirasın korunması alanındaki değerli katkılarından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu tür iş birliklerinin antik medeniyetlerin anlaşılmasını geliştirme noktasındaki kritik rolünü vurguladı. Keşfin resmi duyurusunun, kapsamlı bir yorumlama sağlamak amacıyla daha fazla araştırma ve analiz tamamlandıktan sonra yapılacağı belirtildi.

Jordan News Agency

Kapak Görseli: Ürdün’ün güneyindeki Wadi Rum Rezervi’nde keşfedilen Firavun Ramses III’ün (MÖ 1186-1155) kraliyet kartuşunu taşıyan hiyeroglif yazıtı gösteren bir görsel. Fotoğraf: Ministry of Tourism and Antiquities

Banner
Related Articles

Çin’de ilk kez Petalodus köpekbalığı dişleri bulundu

29 Ağustos 2021

29 Ağustos 2021

Çin’de 290 milyon yıllık, taç yaprağı şeklinde dişleri olan bir köpekbalığı fosili keşfedildi. Kuzey Çin, Shanxi Eyaleti, Yangquan Şehrindeki Qianshi...

Bakanlık; “Siloa Yazıtı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin malıdır”

13 Mart 2022

13 Mart 2022

İsrail medya kuruluşu Zman Yisrael’in İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunan Siloa Yazıtı’nın İsrail’e verileceğine dair yaptığı habere Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan...

İsveç’in 7000 yaşındaki “kadın şamanı” nasıl canlandırıldı

8 Şubat 2022

8 Şubat 2022

1980’lerin başında Trelleborg yakınlarındaki Skateholm arkeolojik alanında Mezar XXII’nin kazımı sırasında bulunan “kadın şamanı” canlandırıldı. Mezar XXII alanın kazımında MÖ...

Hitit Bit-Hilaniler’inden Antik Yunan Tapınak Sütunlarına

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Bit-Hilani kelimesinin Hititçe Hilambar yani kapı sözcüğünden türemiş olduğu düşünülmektedir. Demir çağında sıcak olan her yerde kullanılmış olan yapı türüdür....

Demir Çağı Savaşçılarının Kuş Tüyü Yatakları Araştırmacıları Şaşırttı

28 Mart 2021

28 Mart 2021

İsveç’te bulunan 7 nci yüzyıla ait Viking öncesi döneme tarihlendirilen mezarlardan şaşırtıcı sonuçlar geliyor. Demir çağına tarihlendirilen mezarlıktaki savaşçıların kuş...

Isparta’nın Dağlarında Unutulan Pisidya Kenti Adada, 1.700 Yıllık Yaşamın İzlerini Koruyor

24 Mayıs 2026

24 Mayıs 2026

Isparta’nın Sütçüler ilçesindeki Adada Antik Kenti, Pisidia’nın dağlık coğrafyasında 1.700 yıl boyunca kesintisiz süren kent yaşamının izlerini taşıyor. Helenistik dönemden...

Konuşma Dilinin Kayıp Halkası Bulundu mu?

21 Mayıs 2021

21 Mayıs 2021

İnsan, konuşan bir varlıktır. Konuşma dili sayesinde evrimini hızlandırmıştır. İnsanın, konuşma ile diğer canlı varlıklar arasında sivrilmesini sağlamıştır. Peki, konuşma...

Harran Ören Yeri’nde tanrıça Gula ile ilişkilendirilen ritüel köpek mezarları ortaya çıkarıldı

17 Aralık 2024

17 Aralık 2024

Dünya’nın en eski yerleşim yerlerinden Harran Ören Yeri’nde, Demir Çağı’na ait 4 köpek mezarı ortaya çıkarıldı. Ritüel olarak gömülen köpekler,...

İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçaları, bölgeye kehribarın 5.000 yıl önce geldiğini gösteriyor

19 Ekim 2023

19 Ekim 2023

Granada ve Cambridge Üniversiteleri’nden ve Katalonya Hükümeti’nden bir grup bilim insanı, İber Yarımadası’nda bulunan en eski Baltık kehribar parçalarını tespit...

Aydıntepe Yer Altı Şehri Kazıları Devam Ediyor

15 Mart 2021

15 Mart 2021

Bayburt’ta 1996 yılında bulunan Altıntepe yer altı şehri kazıları devam ediyor. Altıntepe ilçesinde inşaat kazısı sırasında ortaya çıkarılan yer altı...

Vikinglerin Yule Ağacı ve Noel Ağacı Arasındaki Benzerlikler

18 Aralık 2020

18 Aralık 2020

Kuzey halklarının genel isimlendirmesi denince hemen akla Vikingler gelmektedir. Bugün Viking terimi bu halklar için kullanılan en genel tanımdır. Halbuki...

Yapay Zekâ, Hitit Çivi Yazılı Tabletlerde Antik Kâtiplerin El Yazısını Ayırt Edebiliyor

18 Mayıs 2026

18 Mayıs 2026

Hitit çivi yazılı tabletler, binlerce yıl önce Anadolu’da kurulan güçlü bir devletin hafızasını taşıyor. Ancak bu hafızanın büyük bölümü bugün...

Kültür Bakanlığı’ndan Müze Severlere İyi Haber…

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Teknolojinin gelişmesi her alanda olduğu gibi kültür alanında da değişimin itici gücü oldu. Bu değişimlerin birisi olan Kültür ve Turizm...

Çin’de kucaklaşan aşıkların 1600 yıllık mezarı bulundu

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Jilin Üniversitesi’ne göre, arkeologlar yakın zamanda Kuzey Wei Hanedanlığı’na (386-534) tarihlenen kucaklaşan aşıkların mezarı hakkında bir çalışma yayınladılar. Mezar, 2020...

Fransa’da 1700 yıllık Roma ayakkabısı ve zanaat bölgesi bulundu

3 Haziran 2023

3 Haziran 2023

Fransız Ulusal Önleyici Arkeolojik Araştırma Enstitüsü (INRAP) arkeologları tarafından Therouanne kasabasının güneybatısında bir kanalın yakınında bir Roma dönemi zanaat bölgesi...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]