10 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Stonehenge taşları güneş takviminin yaprakları olabilir

Dünya üzerinde gizemi hala tam olarak çözülememiş yapılar bulunuyor. Bunlardan birisi, İngiltere’deki Stonehenge taşlarıdır. Yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bu taşlar hakkında birçok bilim insanı değişik öngörülerde bulunmuştu

Stonehenge taşlarının, niçin inşa edildiği üzerine gerçekleştirilen yeni bir çalışma değişik bir bakış açısı ortaya çıkardı

Bournemouth Üniversitesi’nde arkeolog olan Profesör Timothy Darvill, Stonehenge’in sarsen adı verilen büyük kumtaşı levhalarının sayılarını ve konumlarını analiz ettiği çalışma ile, Stonehenge taşlarının eski bir güneş takvimi olarak hizmet ettiğini ve insanların yılın günlerini takip etmesine yardımcı olduğunu söyledi.

Taşların, mevsimlerin takip edilmesinde bir takvim olarak kullanabileceği görüşü önceden de savunuluyordu. Ancak, Darvill’in çalışması bu taşların nasıl takvim yaprakları gibi çalıştığına açıklık kazandırdı.

Takvim nasıl çalışıyordu

Profesör Darvill, Stonehenge’in 365.25 günlük tropikal bir güneş yılına dayanan “basit ve zarif” bir daimi takvim olduğunu belirtti.

Tüm sitenin bir ayın (30 gün süren) fiziksel temsili olduğunu ve sarsen dairesindeki 30 taşın her birinin ay içinde bir günü temsil ettiğini söyledi.

Sağda küçük boyutlu S11 ile Sarsen Çemberinde Sarsen taşı S10 (solda). Çemberin içinden dışarıya bakan görünüm Fotoğraf Timothy Darvill
Sağda küçük boyutlu S11 ile Sarsen Çemberinde Sarsen taşı S10 (solda). Çemberin içinden dışarıya bakan görünüm Fotoğraf Timothy Darvill

Stonehenge’deki insanların, her biri bir taşla temsil edilen ayın günlerini, belki küçük bir taş veya tahta bir mandal kullanarak basitçe işaretledikleri düşünülüyor.

Profesör Darvill makalesinde, “Stonehenge’in uzun zamandır bir tür takvimi içerdiği düşünülüyordu, ancak özel amacı ve tam olarak nasıl çalıştığı net olmaktan uzaktı… Sarsen öğelerini birleşik bir grup olarak anlamak ve her bir bileşendeki öğelerin sayısal önemini tanımak, ortalama bir tropikal yılda 365.25 güneş gününe dayanan basit ve zarif bir sürekli takvimin yapı taşlarını temsil etme olasılığını ortaya çıkarıyor” dedi.

English Heritage’de çalışma sistemi hakkında şu bilgilere yer verildi. Yaz gündönümünde Stonehenge’de, güneş ufkun kuzeydoğu kısmındaki Topuk Taşı’nın arkasından doğar ve ilk ışınları Stonehenge’in kalbine doğru parlar.

Sitenin tamamı bir ayın (30 gün süren) fiziksel temsiliydi ve sarsen dairesindeki 30 taşın her biri ay içinde bir günü temsil ediyordu. Bu resim, S1'den S30'a kadar numaralandırılmış 30 dik sarsen taşından oluşan halkayı saat yönünde göstermektedir. Profesör Darvill'e göre, her biri ay içinde bir günü temsil ediyordu.
Sitenin tamamı bir ayın (30 gün süren) fiziksel temsiliydi ve sarsen dairesindeki 30 taşın her biri ay içinde bir günü temsil ediyordu. Bu resim, S1’den S30’a kadar numaralandırılmış 30 dik sarsen taşından oluşan halkayı saat yönünde göstermektedir. Profesör Darvill’e göre, her biri ay içinde bir günü temsil ediyordu.

Kış gündönümünde Stonehenge’deki gözlemciler, muhafaza girişinde duran ve taşların merkezine bakan, ufkun güneybatı kısmında güneşin batışını izleyebilirler.

Bu yeni çalışmayla, ünlü Stonehenge sakinlerinin sadece yılın zamanlarını değil, ayın günlerini de takip ettiği görülüyor.

Profesör Darvill MailOnline’a “Yaptıklarının sadece taşın temsil ettiği günleri işaretlemek olduğunu düşündüm” dedi.

“Günleri listeledikleri ve her birinin yanında bir çiviyle işaretleyebilmeleri için bir delik bulunan daha sonraki tarih öncesi takvimlerimiz var.

“Stonehenge’de, belki küçük bir taş ya da tahta bir kazık kullanarak benzer bir şey olacağını düşünüyorum.”
Yakın zamanda yapılan araştırmalar, Stonehenge’in sarsenlerinin inşaatın aynı aşamasında – MÖ 2500 civarında – eklendiğini göstermişti.

Aynı bölgeden tedarik edildiler ve daha sonra aynı oluşumda kaldılar – bu, tek bir birim olarak çalıştıklarını gösteriyor.

Bu nedenle, Profesör Darvill bu taşları analiz etti, numerolojilerini inceledi ve bu döneme ait bilinen diğer takvimlerle karşılaştırdı.

Planlarında bir güneş takvimi belirledi ve Wiltshire’ın eski sakinlerinin günleri takip etmesine izin vermek için fiziksel bir temsil olarak hizmet ettiklerini öne sürdü.

Stonehenge inşa edildiğinde bir ay üç haftadan oluşuyordu. Bu haftaların her biri 10 günden oluşuyordu.

Profesör Darvill, dairenin içinde, ayın bu üç haftasının her birinin başlangıcını gösteren ayırt edici taşlar olduğunu söyledi.

10 günlük hafta, MÖ 2600’den itibaren Mısır takviminin önemli bir parçasıydı, diye ekledi.

Böyle bir güneş takvimi MÖ 3000’den sonraki yüzyıllarda Doğu Akdeniz’de geliştirildi ve Mısır’da 2700 civarında takvim olarak kabul edildi ve MÖ 2600 civarında Eski Krallığın başlangıcında yaygın olarak kullanıldı.

Bu, Stonehenge tarafından takip edilen takvimin bu diğer kültürlerden birinin etkisinden kaynaklanma olasılığını artırıyor.

Yakındaki buluntular, bu tür kültürel bağlantılara dair ipuçları veriyor – aynı dönemde yakınlarda gömülü olan yakındaki Amesbury okçusu, Alplerde doğdu ve bir genç olarak İngiltere’ye taşındı.

Bu grafik, Sarsen Çemberi'nin çevresi etrafındaki taş genişlikleri ve boşlukların modelini göstermektedir.
Bu grafik, Sarsen Çemberi’nin çevresi etrafındaki taş genişlikleri ve boşlukların modelini göstermektedir.

Ek olarak, güneş yılına uyması için beş günlük bir ara ay ve her dört yılda bir artık gün gerekiyordu.

Profesör Darvill, “Muhtemelen sitenin tanrılarına adanan ara ay, sitenin merkezindeki beş trilithon tarafından temsil ediliyor” dedi.

‘Sarsen Circle’ın dışındaki dört İstasyon Taşı, artık bir güne kadar çentik açmak için işaretler sağlıyor.’

Bu nedenle, kış ve yaz gündönümleri her yıl aynı taş çiftleriyle çerçevelenirdi.

Trilithonlardan biri de kış gündönümünü çerçeveliyor ve bu da yeni yıl olabileceğini gösteriyor.

Bu gündönümü hizalaması aynı zamanda takvimi kalibre etmeye de yardımcı olur – günlerin sayımındaki herhangi bir hata, güneş gündönümlerinde yanlış yerde olacağından kolayca tespit edilebilir.
Profesör Darvill’e göre, Stonehenge’de bir güneş takviminin tanımlanması, onu nasıl gördüğümüzü değiştirmelidir.

“Stonehenge mimarisinde temsil edilen bir güneş takvimi bulmak, anıtı yaşayanlar için bir yer olarak görmenin yepyeni bir yolunu açıyor” dedi.

‘Törenlerin ve festivallerin zamanlamasının, evrenin dokusuna ve göklerdeki göksel hareketlere bağlı olduğu bir yer.’

Çalışma bugün Antiquity dergisinde yayınlandı .

Banner
Benzer Yazılar

Klazomenai’da 2500 yıllık mitolojik yaratıklar ve araba yarışlarıyla süslenmiş lavabo keşfedildi

28 Eylül 2022

28 Eylül 2022

İzmir’in Urla ilçesinde yer alan Klazomenai Antik Kenti arkeolojik kazılarında 2500 yıllık mitolojik yaratıklar ve araba yarışlarıyla süslenmiş lavabo (perirrhanterion)...

3 Bin 300 Yıllık Hitit Yazıtı Kapı Yapımında Kullanılmış

10 Mayıs 2021

10 Mayıs 2021

Kültürel varlıklarımız, birer birer bilgisizliğin ve cahilliğin kurbanı oluyor. Tarihin karanlıklarını aydınlatacak eserler, amacı dışında kullanılmaya devam ediyor. 3 Bin...

Çin’in Büyük Kanal Sergisi Pekin’de Açılıyor

4 Kasım 2020

4 Kasım 2020

Çin’in Kuzeyinde Pekin’den güneyinde Zhejiang Eyaletine kadar uzanan Büyük Kanal, insan eliyle yapılmış dünyadaki en uzun ve en eski yapay...

DNA Analiziyle Tanımlandı: 11 Bin Yıllık Kız Çocuğu Kuzey Britanya’nın En Eski Bireyi

16 Şubat 2026

16 Şubat 2026

Cumbria’daki küçük bir kireçtaşı mağarasında bulunan 11 bin yıllık bir kız çocuğu iskeletinin, yapılan antik DNA analizi sonucunda 2,5–3,5 yaşlarında...

Kralların Oyunu “Hnefatafl”

9 Aralık 2020

9 Aralık 2020

Kralların strateji kurması için tasarlanmış bir oyun. Yoksa siz sadece oyunları  eğlenmek için olduklarını düşünenlerdenseniz kesinlikle çok yanılıyorsunuz. Antik dünyada...

Müzekart GNS ile Efes Antik Kenti ücretsiz gezilebilecek

5 Temmuz 2022

5 Temmuz 2022

Gençler, Müzekart GNS uygulaması ile UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Efes Antik Kenti’ni ücretsiz gezebilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı...

5 bin 600 yıllık elit evlerin çıkarıldığı Arslantepe Höyük kazıları başlıyor

9 Ağustos 2022

9 Ağustos 2022

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Arslantepe Höyük, 2022 kazı sezonuna başlıyor. Geçtiğimiz kazılarda M. Ö. 3600 yıllarına ait elit...

Kutsal Kase Housnslow Nehri’nin Altında mı?

19 Aralık 2020

19 Aralık 2020

Amatör bir arkeolog Kutsal kasenin yerini bildiğine inanıyor. Bilindiği üzere kutsal kase özel güçleri olduğu düşünülen ve Hz. İsa ve...

Düzce’de Roma dönemine ait olduğu düşünülen pişmiş topraktan yapılmış bir tiyatro bileti bulundu

2 Aralık 2024

2 Aralık 2024

Düzce’de bulunan Prusias Ad Hypium Antik Kenti’nde, Roma dönemine ait olduğu tahmin edilen pişmiş topraktan yapılmış tiyatro bileti bulundu ....

Bulgar arkeologlar 2500 yıllık İskit asası keşfettiler

14 Ekim 2023

14 Ekim 2023

Kuzeydoğu Bulgaristan’daki tarih öncesi tuz üretimi merkezi olan Provadia-Solnitsata’da yapılan kazılar sırasında MÖ 5. yüzyıldan kalma bir İskit savaşcısına ait...

Mahkeme, Kıbrıs Vadisi için verilen statü değişikliği kararını iptal etti

24 Nisan 2022

24 Nisan 2022

Ankara’nın doğa harikası Kıbrıs Vadisi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verdiği statü değişiklik kararını mahkeme iptal etti. Mimarlar...

Aizanoi Antik Kenti kazılarında 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı

19 Eylül 2022

19 Eylül 2022

Aizanoi Antik Kenti arkeolojik kazı çalışmalarında Roma Dönemine ait 2 bin yıllık güneş saati ortaya çıkarıldı. UNESCO Dünya Miras Geçici...

Kudüs Tepeleri’nde Roma dönemi nekromansi kanıtları; yağ lambaları, mızrak uçları ve kafatasları

14 Temmuz 2023

14 Temmuz 2023

Kudüs Tepeleri’ndeki Te’omim Mağarası, bir zamanlar insanların gelecek hakkında bilgi edinme umuduyla ölülerle iletişim kurduğu yer olarak hizmet etmiş olabilir....

Vitruvius’un Efsanevi Bazilikası Bulundu: Roma Mimarlık Tarihi Fano’da Yeniden Yazılıyor

20 Ocak 2026

20 Ocak 2026

İtalya’nın Fano kentinde yürütülen arkeolojik kazılarda, Antik Roma’nın en etkili mimarlarından Marcus Vitruvius Pollio tarafından tasarlandığı bilinen efsanevi bazilikanın kalıntıları...

Tarihi Eser Kaçakçılarına Yönelik “Miras” Operasyonu Düzenlendi

31 Mayıs 2022

31 Mayıs 2022

İçişleri Bakanlığı, Konya merkezli 38 ilde Anadolu’ya ait tarihi eserlerin yurtdışına kaçırılmasını sağlayan şüphelilere yönelik “Miras” operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Bakanlık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]