25 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sırbistan’daki 2.800 Yıllık Toplu Mezar, Erken Demir Çağı’nda Kadın ve Çocukların Hedef Alındığını Gösteriyor

Kuzey Sırbistan’daki Gomolava arkeolojik alanında yürütülen disiplinlerarası bir araştırma, yaklaşık 2.800 yıl önce yaşanmış kitlesel bir şiddet olayını ortaya koydu. Çalışma, prestijli bilim dergisi Nature Human Behaviour’da yayımlandı.

Mezarda bulunan 77’den fazla bireyin neredeyse tamamı kadın ve çocuklardan oluşuyor. Araştırmacılara göre bu demografik tablo, Avrupa tarihöncesi için olağan değil ve bilinçli bir hedef seçimine işaret ediyor.

Yakın Mesafeden Uygulanan Şiddet

Osteolojik incelemeler ve BT taramaları, birçok bireyin darp ve kesici alet yaralanmaları sonucu hayatını kaybettiğini gösterdi. Travmalar, doğrudan ve yakın mesafeli saldırıları düşündürüyor.

Ancak mezarın düzeni dikkat çekici.

Ölüler rastgele bırakılmamış. Kişisel süs eşyaları, seramik kaplar ve yaklaşık 100 hayvana ait kalıntılar gömüye eşlik ediyor. Çukurun en altına sağlam bir buzağı yerleştirilmiş; üzerine yanmış tahıllar ve kırık öğütme taşları bırakılmış. Bu ayrıntılar, aceleyle yapılmış bir gömüden çok, kurgulanmış ve hatırlanmak istenen bir eylemi düşündürüyor.

Disiplinlerarası Yaklaşım Ne Ortaya Koydu?

Çalışmanın baş yazarlarından Dr. Miren Iraeta Orbegozo, yöntemin kapsamına dikkat çekiyor:

“Osteoloji, BT taramaları, radyokarbon tarihleme, genetik ve izotop analizlerini bir araya getirerek yalnızca bu insanların nasıl öldüğünü değil, aynı zamanda Erken Demir Çağı’nda toplulukların nasıl yaşadığını ve nasıl dönüştüğünü de gösterebildik.”

a–c, Gomolava’da kaydedilen kafatası travmalarının dağılımı ve örnekleri (a); arka-yan görünümde Sk26 (b) ve sağ-yan görünümde Sk33 (c). Her iki birey de ölüm anına yakın dönemde meydana gelen ciddi travmalar taşımaktadır. Her iki vakada da birincil darbe noktası, kemik kaybıyla oluşmuş boşluk şeklinde açıkça seçilmekte; darbe merkezinden çevreye doğru yayılan ikincil kırık hatları gözlemlenmektedir (çizimler: S.N.).

Genetik veriler, mezardaki bireylerin çoğunun yakın akraba olmadığını ortaya koydu. İzotop analizleri ise bir kısmının farklı bölgelerde büyüdüğünü ve farklı beslenme alışkanlıklarına sahip olduğunu gösteriyor.

Leiden Üniversitesi’nden Dr. Jason Laffoon ise çalışmanın metodolojik önemini şöyle vurguladı:

“Bu araştırma, yenilikçi disiplinlerarası yöntemlerin kitlesel şiddetin karmaşık dinamiklerini anlamamıza nasıl yeni kapılar açtığını gösteriyor. Bulgular yalnızca arkeolojik kayıt için değil, yapısal şiddetin farklı biçimlerini anlamak açısından da daha geniş bir potansiyel taşıyor.”

Neden Kadınlar ve Çocuklar?

Araştırmanın kıdemli yazarlarından Hannes Schroeder, bulguların sosyal boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi.

“Kadınların ve çocukların sistematik biçimde hedef alınması, soy hatlarını kırmaya ve topluluk direncini zayıflatmaya yönelik bir strateji olabilir.”

Erken Demir Çağı toplumlarında soy bağı ve kuşaklar arası süreklilik, mülkiyet ve toplumsal düzen açısından belirleyiciydi. Bu nedenle belirli yaş ve cinsiyet gruplarının ortadan kaldırılması, yalnızca fiziksel değil, yapısal bir müdahale anlamına gelebilirdi.

Bronz Çağı Sonrası Çalkantı

Olayın, Bronz Çağı’nın ardından yaşanan çalkantılı bir dönemde gerçekleştiği düşünülüyor. Bu süreçte birçok topluluk yeni yerleşimler kuruyor, tahkimli alanları yeniden kullanıyor ve arazi kontrolü için rekabete giriyordu. Gomolava’daki toplu gömü, bu daha geniş ölçekli dönüşüm ve çatışma ortamının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Banner
Benzer Yazılar

Esna Tapınağı Orijinal Renklerine Kavuştu

15 Kasım 2020

15 Kasım 2020

Mısır  da bulunan Esna tapınağının keşfedilmesinin üzerinden 200 yıl geçtikten sonra araştırmacılar 2000 yıllık yazıtların orijinal renklerini ortaya çıkarmayı başardı....

Kayseri’de bütün halinde gergedan kafatası bulundu

10 Aralık 2021

10 Aralık 2021

Kayseri’de gerçekleştirilen yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları bölgenin çeşitli zengin fosil kalıntılarını barındırdığını gösteriyor. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Edebiyat...

İstanbul’da 4.000 Yıllık Ticaret Limanı Ortaya Çıkarıldı

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

İstanbul Küçükçekmece Gölü’nün ortasında yer alan bir yarımada üzerinde gerçekleştirilen arkeolojik kazılarda 4.000 yıllık çok önemli bir ticaret limanı ve...

Homo sapiens ve Neandertal beraber yaşadı mı?

13 Ekim 2022

13 Ekim 2022

Arkeologlar, insan evriminin son halkasını oluşturan Neandertal ile Homo sapiens tarihin herhangi bir anında beraber yaşamış olabilirler mi? Sorusuna cevap...

Eski Mısır Bes kültü takipçileri uyuşturucu, insan kanı ve vücut sıvılarının üçlü bir karışımı içti

8 Haziran 2023

8 Haziran 2023

Araştırmacılar, Ptolemaik dönem Mısır’ına kadar uzanan eski bir Bes vazosunda bulunan bazı bileşenleri tanımladılar. Araştırmacılar, MÖ ikinci yüzyıl vazosu üzerinde...

Bakır Çağı Mezarlığında Ortaya Çıkan Altın Eserler

18 Mart 2021

18 Mart 2021

Miskolc’daki Herman Ottó Müzesi’nden arkeologlar, eski bir mezarlığın kazıları sırasında bir altın eser hazinesi keşfettiler. Keşif, Macaristan’ın Borsod-Abaúj-Zemplén ilçesindeki Bükkábrány...

İspanya’da bulunan 2000 yıldan daha eski bir Keltiberya şehri

16 Temmuz 2023

16 Temmuz 2023

Madrid Politeknik Üniversitesi, İspanya’nın kuzeyindeki Soria eyaletinde bir Roma kampının ve Keltiberya kenti Titiakos’un keşfedildiğini duyurdu. Buna ek olarak, üniversiteden...

Suffolk kraliyet yerleşiminde keşfedilen Doğu Anglian Kralları zamanından kalma 1.400 yıllık tapınak

4 Aralık 2023

4 Aralık 2023

Arkeologlar, İngiltere’nin Suffolk kentindeki Sutton Hoo yakınlarındaki Rendlesham’daki Doğu Anglian Kralları zamanından kalma muhtemelen Hıristiyanlık öncesi bir tapınağı ortaya çıkardılar....

Kırgızistan’da 1.75 metre yüksekliğinde eski bir büyük kil kap “hum” ortaya çıkarıldı

9 Mart 2024

9 Mart 2024

Kırgızistan’ın Oş vilayetindeki Uzgen kasabasında yapılan son arkeolojik kazılarda, “hum” olarak bilinen 1,75 metre yüksekliğinde bir kil kap ortaya çıkarıldı....

Yeni araştırma; Levant’ta tarım, 12.800 yıl önce yaşanan göktaşı felaketi ile başladı

4 Ekim 2023

4 Ekim 2023

Tarih öncesi Dünya üzerinde yaşam göktaşların kaderine bağlıydı. Milyonlarca yıl önce devasa bir göktaşının yeryüzüne düşmesi ile dinozor nesli ortadan...

Luksor’da 3.000 Yıllık “Kayıp Altın Şehir” Bulundu

8 Nisan 2021

8 Nisan 2021

Mısır’ın güneyinde bulunan Luksor kentinde 3000 yıllık bir “kayıp altın şehir” ortaya çıkarıldı. Keşif, kazı lideri Zahi Hawass tarafından açıklandı....

Denizci bir halk olmayan Hititler Doğu Akdeniz ticaretini nasıl elinde tuttu

11 Aralık 2022

11 Aralık 2022

Anadolu, Tunç Çağı’nda önemli kara ticaret yollarına sahipti. Asurlu tüccarların kurduğu karumlar MÖ 2 binli yıllarda ticaretin ana damarlarını oluşturdu....

Dünyanın En Büyük Yürüyen Memelisine Ait Fosil

18 Haziran 2021

18 Haziran 2021

Paleontologlar, Çin’in kuzeybatısındaki Gansu Eyaletindeki Linxia havzasında dünyanın en büyük yürüyen memelisine ait fosil buldular. Çinli ve Amerikalı paleontologlardan oluşan ekip...

Binlerce yıllık diş taşı Paleolitik insanın Paleo diyeti yapmadığını gösteriyor

27 Ekim 2022

27 Ekim 2022

Paleolitik Dönem araştırmalarında elde edilen verilere bakıldığında insanların tek yönlü beslenmeyi seçtiği görülür. Özellikle, mağaralarda ele geçen kemik ve taştan...

Arkeologlar deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler

8 Mayıs 2023

8 Mayıs 2023

Arkeologlar, Adriyatik Denizi’nde yer alan Hırvat adası Korčula’yı yapay kara kütlesine bağlayan deniz altında Neolitik Dönem yol keşfettiler. Yol, Neolitik...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]