12 February 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sibirya Halkı 12.000 Yıl Önce Fildişini Oyun Hamuruna Benzeten Bir Tekniğe Sahipti

12.000 yıldan daha uzun bir süre önce insanlar, mamut fildişinden oyun hamuru benzeri bir malzeme yapmak için sofistike bir teknik geliştirdiler.

Bu tarih öncesi teknik, modern bilim insanlarını hala şaşırtan aletler  veya süslemeler  yapmalarını sağladı.

Hayvan benzeri figürler, yünlü mamut kemiklerinin süngerimsi kısımlarından yapılmıştı. Paleolitik döneme ait oyuncak ya da bir tür ilkel sanat olabilirdi.

2000 yılının başlarında, Krasnoyarsk’taki Yenisey nehri kenarındaki Afontova Gora-2 arkeolojik kazılarında, yumuşatılmış fildişinden yapılmış bir düzine sağlam uzun fildişi çubuk ve büyük mamut kemiklerinin süngerimsi kısımlarından yapılmış birkaç figürin ortaya çıktı.

The Siberian Times , figürinlerin çeşitli hayvanlara benzediğini ve farklı-bilinmeyen bir yöntemle yapılmış olabileceğini yazıyor.

Eserlerin bulunuşu yeni değil fakat  Dr.Evgeny Artemyev tarafından yeniden incelendi ve figürinlerin günümüz Sibirya’sının bu bölgesinde yaşayan insanlar tarafından yapılan Buz Devri oyuncakları veya bir tür ilkel sanat olabileceğini söyledi.

Onlara farklı açılardan baktığınız da, farklı hayvan türlerine benziyorlar.

Arkeolog, “Uluslararası bilim camiasının henüz farkında olmadığı, Paleolitik sanatın yeni biçimi olması olasıdır” dedi.

Bilim adamları bu şekillerin neden yapıldığını henüz anlayamasalar da, ‘oyun hamuru’ üretim tekniği, bu eski insanların hayal ettiklerinden çok daha büyük becerilere sahip olduklarını anlamalarına yardımcı oluyor. Resim: Evgeny Artemyev

1990’lardan beri bölgede çalışan Dr. Artemyev, Paleolitik döneme tarihlendirilmiş iki figürinin bir ayı ve bir mamutu andırdığını söylüyor.

Başka bir açıdan bakıldığında, figürinlerden biri uyuyan bir insan olabilir. Aynı yerde bulunan, bazıları fallik şekilli (erkek organına benzeyen) olan fildişi çubuklar,  kemikleri neredeyse ‘akışkan’ yapan bir teknikle yaratıldı.

Mamut savunma dişi, günümüzün oyun hamurunu andıran ölçüde yumuşatıldı. Dr. Artemyev, eski insanların bunu nasıl başardığını henüz bilmiyoruz ‘dedi.

Eşyaların üzerinde, taş aletlerin izlerini ve sertleşmeden önce maddenin akışını görebiliyoruz. Bu, savunma dişinin önemli ölçüde yumuşatıldığı, kıvamın viskoz (yapışkan) bir yapıda olduğu anlamına gelir.

Artemyev, “Büyük olasılıkla tüm savunma dişleri için değil, sadece işlenen üst kısmı için geçerli” dedi.

Arkeolog, diğer Paleolitik sit alanlarında benzer buluntulara rastlamadığını söyledi.

Dr. Artemyev, “Belki de bu tür bulgularla ilgili raporları göremiyoruz çünkü bilimsel ekipler düzgün bir şekilde açıklanamayan öğeler hakkında nadiren yayın yapıyorlar. Bu uzatılmış fildişi çubuklar ve aletler gelecekte oyuncak yapmak için hazırlanmış nesneler olabilir – ya da sadece tahmin edebileceğimiz herhangi bir şeyde olabilir. Bunu söylemek neredeyse imkansız “dedi.

Bilim insanları bu şekillerin neden yapıldığını henüz anlayamasalar da, ‘oyun hamuru’ üretim tekniği, bu eski insanların hayal ettiklerinden çok daha büyük becerilere sahip olduklarını anlamalarına yardımcı oluyor.

Dr Evgeny Artemyev, “Onları olduklarından daha ilkel olarak düşünme eğilimindeyiz. Yine de, dişlerin bu şekilde yumuşaması gibi, tam olarak anlayamadığımız ve tanımlayamadığımız teknolojileri vardı ” dedi.

Dr Evgeny Artemyev, Krasnoyarsk Orta Sibirya Arkeoloji ve Paleocoğrafya Laboratuvarı, Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü için çalışıyor.

Banner
Benzer Yazılar

Arkeologlar Başur Höyük’te Genç Kızların Törensel Olarak Kurban Edildiği 4.800 Yıllık Tunç Çağı Mezarlarını Ortaya Çıkardı

31 Mart 2025

31 Mart 2025

Mezopotamya ve Anadolu’da ilk uygarlıklar ortaya çıkmaya başlarken, sosyal yapı, ekonomi ve kültürde önemli dönüşümler yaşandı. Bu döneme ışık tutan...

Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği Almanya’da ortaya çıkarıldı

14 Temmuz 2022

14 Temmuz 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde gerçekleştirilen bir yol çalışmasında, Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği ortaya çıkarıldı. Bavyera Eyaleti Anıt Koruma...

Umman’da Yeni Bir Arkeolojik Sit Alanı Keşfedildi

8 Temmuz 2021

8 Temmuz 2021

Umman Miras ve Turizm Bakanlığı yakın zamanda Al Dakhiliyah Valiliği, Sumail (Samail) Eyaleti, Al Khobar kasabasında antik bir alan keşfetti. Oman...

Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu

3 Eylül 2022

3 Eylül 2022

Konya’nın Karatay ilçesinde bulunan Savatra Antik Kenti kazı sahasında Anadolu’da ilk kez Türk adının geçtiği yazıt bulundu. Anadolu’da 1071 Malazgirt...

Kene ısırması sonucu vefat eden Arkeolog Murat Kurt son yolculuğuna uğurlandı

8 Haziran 2022

8 Haziran 2022

Erzurum Şenkaya ilçesi Akşar Mahallesi’nde devam eden arkeolojik çalışmaya katılan Arkeolog Murat Kurt, kene ısırması sonucu hayatını kaybetmişti. Arkeolog Murat...

Ağlama Duvarı meydanı kazılarında Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı bulundu

1 Mart 2024

1 Mart 2024

Kudüs’teki Ağlama Duvarı meydanında devam eden kazılarda Birinci Tapınak Dönemine ait kil mühür baskısı (bulla) bulundu. Kazı ekibinde yer alan...

Arkeologlar, 2.000 yıllık yerleşim kazısı sırasında gladyatörlerin vücut kıllarını sökmek için kullandığı cımbızları ortaya çıkardılar

31 Mayıs 2023

31 Mayıs 2023

Roma Britanyası’nın en büyük yerleşim yerlerinden biri olan Shropshire’daki Wroxeter City’deki 2000 yıllık yerleşim yerinin kazı sırasında gladyatörlerin koltuk altı...

Amastris Antik Kenti’nde 1800 yıllık bir su perisi heykeli bulundu

8 Eylül 2023

8 Eylül 2023

Bartın’ın Amasra ilçesindeki Amastris Antik Kenti’nde, yapılan kazılarda 1800 yıllık olduğuna inanılan bir su perisi heykeli ortaya çıkarıldı. 1800 yıllık...

Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

Muğla’nın Datça ilçesinde bulunan Karya dönemine ait antik yerleşim Knidos’ta Helen ve Roma dönemi heykel başları ortaya çıkarıldı. Bilim, mimarlık...

Zimbabwe’nin Ulusal Anıtları “Ziwa Harabeleri”

13 Şubat 2021

13 Şubat 2021

Güney Afrika’da yer alan Zimbabwe’nin Nyanga bölgesinde demir çağı dönemine ait bir yerleşim alanıdır Ziwa. Bu yerleşim yeri Zimbabwe’nin arkeolojik...

Dünyanın En Büyük İmparatorluğu Hangisiydi?

7 Kasım 2020

7 Kasım 2020

Dünya üzerinde kurulan en büyük imparatorluk hangisiydi? Sorusuna verilecek cevap aşağı yukarı bellidir. Kimisi Büyük Roma İmparatorluğu diyecek, kimi Cengiz...

‘Kral Arthur’un Salonu’ olarak bilinen yapının aslında 5.000 yaşında Neolitik bir yapı olduğu keşfedildi

11 Kasım 2024

11 Kasım 2024

Cornwall’daki Kral Arthur’un Salonu olarak bilinen dikdörtgen toprak ve taş yapının aslında 4000 yıl önce inşa edilmiş bir Neolitik yapı...

KIŠIB: 80 bin Mezopotamya mühründen dijital bir arşiv oluşturuluyor

20 Aralık 2024

20 Aralık 2024

Önümüzdeki 16 yıl boyunca, Berlin’deki Yakın Doğu Arkeolojisi Enstitüsü (Freie Universität Berlin) ve Ludwig-Maximilians-Universität München (LMU Münih) araştırma ekibi, eski...

Antik Roma Kolonisi Liternum’da Önemli Arkeolojik Keşifler: Gladyatör Mezarı ve İmparatorluk Dönemi Yapıları Gün Yüzüne Çıktı

22 Mart 2025

22 Mart 2025

İtalya’nın Campania bölgesindeki Giugliano’da bulunan antik Roma kolonisi Liternum’da yapılan son arkeolojik kazılar, koloninin zengin tarihine ışık tutan İmparatorluk dönemine...

Göbeklitepe Gücün Sembolü müydü? Yeni Araştırma Taş Tepeler’de “Ekstaz” Olasılığını Gündeme Taşıdı

9 Şubat 2026

9 Şubat 2026

On yıllardır Güneydoğu Anadolu’daki anıtsal Neolitik merkezler benzer bir çerçevede yorumlandı: devasa T biçimli dikilitaşlar, dramatik hayvan kabartmaları ve sık...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]