2 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Şamuha Kenti Tanrıçası İştar’ın tapınağı çıkarılacak

Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa dışında bir dönem başkentlik yapan Şamuha (Kayalıpark-Sivas) idari kent olma dışında dini özelliği ile de dikkat çeken bir Hitit kenti olmuştur.

II. Tuthaliya döneminde Kilikya bölgesinden getirilen gecenin tanrıçasına, II. Murşili ise Tanrıça Şauşka-İştar adına tapınak yaptırarak Şamuha kentini dini açıdan önemini artırmıştır.

III. Hattuşili, Yukarı Ülke kralı olmadan önce babası II. Murşili tarafından Şamuha kentine rahip olarak atandığından her zaman kendini kentin tanrıçası İştar’a hizmete adamıştır.

Ugarit’te bulunan bir mühür baskısında “Büyük kral, Hatti ülkesi kralı, kahraman, Arinna’nın Güneş Tanrıçası‘nın ve Şamuha kentinin İştarı’nın gözdesi Hattuşili” ibaresi geçmektedir. Bu mühür ile Hitit Kralı Hattuşili’nin dindarlığını ve yönetimi altındaki Şamuha kentinde başta kentin tanrıçası İştar’a karşı bağlılığını çıkartabiliyoruz.

II. Murşili ile başlayan tanrıça Şauşka-İştar kültü, 4. Tuthalija ve sonrasında gelen krallar tarafından da devam ettrilmiştir.

II. Tuthaliya ve II. Murşili tarafından yaptırıldığı bilinen tapınaklar dışında başka dini mimari yapılarında olabileceği düşünülen Şamuha kentinde önemli bir tapınak yapısının ortaya çıkarılması için çalışmalar başlayacak.

Ortaya çıkarılacak çivi yazılı tabletler birçok alanın aydınlanmasını sağlayacak

Şamuha (Kayalıpark) kentinde bulunan tapınağın ortaya çıkarılması için başlatılacak kazının başkanlığını yapacak Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Çiğdem Maner, AA’ya çalışma ile ilgili şu bilgileri verdi.

“Burada çok sayıda anıtsal ve idari bina var. O yapılar bize hem Eski Asur hem de Hitit dönemindeki önemini gösteriyor. Dolayısıyla bir ziyaretçinin burada görebileceği çok şey var. Kayalıpınar 2005-2019 arası Marburg Phillips Üniversitesinden Dr. Vuslat Karpe ve Prof. Andreas Müller-Karpe tarafından kazıldı, şu ana kadar çıkartılan yapılar o dönemden çıkartılan yapılar. Yeni açılacak alanların dışında bu yapılarda da çalışmalar sürecek. Ayrıca yeni mevkilerde de kazılar olacak. Hitit dünyası için bu çok önemli olacak. Burada hem kalıntılar hem buluntular var. Çivi yazılı tabletlerin de çıkma olasılığı yüksek, bunlar bize asıl tarihi ilişkileri ve yazışmaları anlatıyor. Bunların sayesinde Hitit medeniyetinin edebiyatı, dini, siyasi yapısı, Hitit dönemindeki Sivas bölgesi ve Hititlerin diğer medeniyetlerle yaptıkları yazışmalar da aydınlatılacaktır.”

“Tapınağın 14 odalı olduğundan bahsediliyor”

Bölgedeki tapınağın bahsinin metinlerde geçtiğini aktaran Maner, “14 oda olarak bahsediliyor. Şu an neyle karşılaşacağımızı bilemiyoruz. Hem Hattuşaş’ta hem Kuşaklı Sarissa’da hem de diğer Hitit kentlerinde olsun, tapınaklar kazıldı. Tek tük eserler, tabletler çıkabiliyor ama burada şehir yakılmış, dolayısıyla ne bulacağımızı bilemiyoruz. En güzeli ne olabilir, tanrıçanın heykeli, kült objeleri ve ayinleri aktaran çivi yazılı tabletler. Metinlerde heykel, kült obje ve giysilerinden bahsediliyor.” ifadelerini kullandı.

Hitit döneminde tapınağın nasıl kullanıldığı ve ne tür bilgiler verdiği konularını araştıracaklarını dile getiren Maner, “Sadece kazıp eser çıkartmak değil, diğer tapınaklarla da karşılaştırarak, değişik analizler yapıp buranın önemini ortaya çıkartacağız. Bunun Sivas bölgesi için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Yapılan arkeolojik çalışmalar ve Hitit metinleri bize aslında bu bölgenin çok önemli olduğunu söylüyor. Çok sayıda Hitit yerleşimi var. Burada yüzey araştırmaları yapıldı. Bu yerleşmeler Hitit medeniyetinin büyük olasılıkla Sivas bölgesinde oluştuğunu ve buradan yayıldığını göstermektedir. Dolayısıyla Sivas bölgesinde daha çok bütüncül araştırma gerekiyor. Kayalıpınar’ı ortaya çıkartıp öteki değerleri de ziyaretçiye açmak gerekir. Bunun için çok ciddi koruma, öğrenci ve öğretmenlere yönelik bilgilendirici çalışmalar gerekiyor.” dedi.

Banner
Benzer Yazılar

19. Yüzyılda Sözde Frenoloji Bilimi Neden Cadıların Kafataslarını İnceledi? Bu ‘Şarlatanlık mı Yoksa Bilim mi?’

31 Ekim 2020

31 Ekim 2020

19. yüzyılda İskoçya’da, Fife merkezli bir antikacı, tartışmalı sözde frenoloji biliminin (insanın özyapısını ve zihinsel yetisini kafatasının dış yapısına, dış...

Britanya’da Demir Çağı’na Ait En Büyük Altın Sikke Hazinesi: Sezar’a Verilen Bir Haraç mı?

16 Mayıs 2025

16 Mayıs 2025

İngiltere’de yapılan bir arkeolojik keşif, Demir Çağı tarihine dair şimdiye kadar bilinenleri yeniden gözden geçirmemize neden olabilir. Chelmsford şehri yakınlarında...

Arkeologlar, Çin’de türünün en küçük Neolitik çömleğini keşfettiler

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

Çin’in doğusundaki Henan Eyaleti, Xinzheng’deki Peiligang bölgesinde kazı yapan arkeologlar, türünün en küçüğü olan Neolitik bir çömlek keşfettiler. Bu tür...

Homo Erectus’un Yaptığı Bir Milyon Yıllık Taş Aletler

19 Mayıs 2021

19 Mayıs 2021

Tahmini 2 milyon önce ortaya çıkan Homo erectus’un (dik insan olarak da tanımlanır) bir milyon yıl önce yaptığı taş aletler...

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

Slavların İlk Yazı Sistemi Glakolitik Değil Alman Runeleri Çıktı

16 Şubat 2021

16 Şubat 2021

Şimdiye kadar, Orta Avrupa’da yaşayan Slav halkının kullandıkları en eski yazı, 9. yüzyılda Bizanslı misyonerler Constantine ve Methodius tarafından Moravya’ya...

Karadeniz’in Zeugması Restore Edilecek

8 Şubat 2021

8 Şubat 2021

Hadrianaupolis Antik Kenti Karabük’ün Eskiyapar ilçesinin 3 km batısında yer almaktadır. Bu antik kentimiz ortaya çıkarılan eşsiz güzellikteki mozaikleri nedeniyle...

Deprem, Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütununu yıktı

12 Şubat 2023

12 Şubat 2023

Kahramanmaraş merkezli yaşanan iki büyük depremde etkilenen kültürel varlıklardan birisi de Adıyaman Karakuş Tümülüsü’nde bulunan tokalaşma sütunu oldu. Kommagene Krallığı...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Dünyanın En Büyük Piramidi Meksika’daki Bir Tepenin İçinde Gizlidir

2 Kasım 2022

2 Kasım 2022

Dünyanın en büyük ve en yüksek piramitleri inanılmaz tasarım, mühendislik ve inşaat yetenekleridir. Giza’nın Büyük Piramidi, piramitler hakkında konuşurken genellikle...

İsveç’te bir Orta Çağ mezarında 4 metreden uzun kılıç bulundu

3 Ocak 2024

3 Ocak 2024

İsveç’in batı kıyısındaki liman kenti Halmstad’daki Lilla Torg’da yapılan arkeolojik araştırmalar sırasında alışılmadık ve heyecan verici bir keşif yapıldı. 6...

Tunç Çağında Görülen Nadir Hastalıkların İlginç Sosyal Boyutları

4 Mart 2021

4 Mart 2021

Nadir Hastalıklar denilince hemen hemen hepimizin aklına gelen şey bu hastalığın çok az kişiyi etkilemiş olmasıdır. Muhtemelen bahsedilen bu hastalık...

Thor’un ünlü çekici İsveç’te bulundu ama düşündüğünüz gibi değil

23 Ekim 2022

23 Ekim 2022

İsveç’in güneybatısındaki Halland eyaletindeki Ysby’de arkeologlar tarafından “türünün tek örneği” olarak adlandırılan Thor’un ünlü çekici ortaya çıkarıldı. Thor’un ünlü çekici,...

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski mezar alanını ortaya çıkardılar

16 Ekim 2022

16 Ekim 2022

Arkeologlar, Kuzey Almanya’da bilinen en eski insan kalıntılarını, Schleswig-Holstein, Lüchow’daki 10 bin 500 yıllık bir kremasyon mezarında keşfettiler. Kalıntılar, 20’den...

Hasankeyf kazılarında bulunan nadir tılsımlı şifa tası

3 Aralık 2023

3 Aralık 2023

Anadolu’da yer alan en eski neolitik dönem yerleşim alanlarından biri olan Hasankeyf Höyük’te devam eden kazılarda 800 yıllık şifa tası...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]