20 March 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler mermer kadın büstü bulmuşlar ve Bolu Müzesi yetkililerine teslim etmişlerdi. Müze yetkilileri inceledikleri kadın büstünün Roma dönemine ait olduğunu belirlemiş ve o günden bu yana da sadece Roma dönemine ait bir kadın büstü olarak müze de sergilenmeye devam etmişti. Fakat son gerçekleştirilen çalışmalar Roma dönemine ait kadın büstü hakkında şaşırtıcı bir gerçeği ortaya çıkardı.

Bolu Müzesi’nde sergilenen kadın büstü üzerinde çalışan uzmanlar büstün aslında Yunan mitolojisi tanrıçalarından Artemis’e ait olduğunu belirlediler. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen heykelin saç kısımlarının boyalı olması ve bu zamana kadar tahrip olmaması nedeniyle, dönemin kamu binasında sergilendiği ve dünyada eşi benzerinin bulunmadığı belirtildi.

Cumhuriyet Gazetesi internet sitesinde yer alan habere göre; Bolu Ticaret ve Sanayi Odası kentte tarih turizminin ön plana çıkarılmasını sağlamak amacıyla arkeologlardan oluşan bir heyet oluşturdu. Heyet, Bolu Kent Müzesi’nde bulunan heykeller üzerinde inceleme yaptı. Müzede ‘Roma Dönemi‘ne ait Kadın Büstü’ olarak 50 yıldır sergilenen heykelin Artemis’e ait olabileceğinin düşünülmesi üzerine çalışma başlatıldı. Çalışmanın sonucunda uzmanlar tarafından, heykelin Yunan mitolojisi tanrıçalarından ‘Artemis’e ait olduğu belirlendi. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen heykelin saç kısımlarının boyalı olması ve bu zamana kadar tahrip olmaması nedeniyle, dönemin kamu binasında sergilendiği ve dünyada eşi benzerinin bulunmadığı belirtildi.

Bolu Müzesinde sergilenmekte olan Roma dönemi Artemis Büstü
Düzce Konuralp Antik Tiyatro Kazı Heyeti Ekip Üyesi Arkeolog Dr. Güzin Bilir, “Karşınızdaki ‘boyalı kadın başı’, vahşi doğanın, bereketin, avcılığın ve okçuluğun simgeleştirilmiş hali olan Artemis’tir.” FOTO: DHA

“OLDUKÇA ÜST DÜZEY BİR SANAT ESERİDİR”

Heykel hakkında bilgiler veren Düzce Konuralp Antik Tiyatro Kazı Heyeti Ekip Üyesi Arkeolog Dr. Güzin Bilir, “Karşınızdaki ‘boyalı kadın başı’, vahşi doğanın, bereketin, avcılığın ve okçuluğun simgeleştirilmiş hali olan Artemis’tir. Bolu’nun doğal tabiat zenginliklerinin bir nevi kişileştirilmiş hali olan Artemis başı muhtemelen ada mermerinden veya Atina mermerinden yapılmış, oldukça üst düzey bir sanat eseridir. Kaliteliği, işçiliği ile dikkat çeken eser muhtemelen ithal olarak gelmiş, atölyesi ise güney İtalya bölgesi kökenli olabilir. Stilistik özelliklerine gelecek olursak eserin dikkat çekici noktası: yoğun boya izleri, özellikle saçlarında koyu kırmızı boyanın mevcut olmasıdır. Kızıl saç güzelliğin bir simgesi olarak görüldüğünden kadın saçları için kızıl boya tercih edilirdi” diye konuştu.

AUGUSTUS DÖNEMİNDE PROPAGANDA AMAÇLI ÜRETİLMİŞ

Güzin Bilir, heykelin ilk Roma İmparatoru Augustus döneminde propaganda amacıyla önemli kentlere gönderilmiş olabileceğini belirterek, “Hem Klasik dönem hem Helenistik dönem heykeltıraşlık özelliklerini gösteren ‘eklektik’, yani karışık bir eserdir. Böyle eserler özellikle ilk Roma imparatoru Augustus döneminde propaganda amaçla üretilmiş olup Roma eyaletlerde önemli yerlere dikilmiştir. Milattan önce 27 ve milattan sonra 14 yıllarına tarihleyebileceğimiz eser, Bolu kentinin en merkezi yerinde Akpınar semti, kız enstitüsü inşaatı sırasında bulunmuştur ve çok iyi korunmuş olmasından dolayı da kendi dönemi içinde, kent merkezindeki önemli bir kamu binası içinde kapalı bir alanda bulunuyor olmalıdır. Bu kadar kaliteli bir sanat eserinin Bolu’da bulunması, doğal ve tabiat güzelliklerinin yanında tarihsel ve kültürel güzelliklerinin de var olduğunu bizlere kanıtlar durumdadır. Aslında bu eser Bolu’nun doğal zenginlikleriyle kültürel mirasının bir nevi birleşmiş halidir” dedi.

“ROMA İMPARATORLUĞU’NDA BOLU’NUN DEĞERİNİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNUN GÖSTERGESİ”

Heykelin kentte bulunmuş olmasının Bolu’nun Roma İmparatorluğu’ndaki önemini gösterdiğini anlatan Bilir, “Yabancı turistler, geldiklerinde güzel bir alanda bu Artemis başını görmek isterler. Dünyadaki diğer örneklerinde çok önemli müzelerde sergileniyor. Az sayıda kendi döneminde sürekli bir modelin aynı basılması sön konusu oluyor. Ancak bu öyle bir heykel ki; kendi dönemi içerisinde basılıyor ve tekrarı basılmıyor. O yüzden çok çok önemli ve kullanılan mermer açısından çok değerli. Bu da demek oluyor ki Roma İmparatorluğu’nda Bolu’nun yerinin ve değerinin ne kadar önemli olduğunun göstergesi. Napoli’de yapılıp buraya gönderiliyor” diye konuştu.

“DÜNYADA TEK VE BOLU’DA ÇIKARILMIŞ BİR ESER”

Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker Ateş de heykelin dünyada eşsiz olduğunu belirterek, “Tek olan, dünyada eşsiz olan eserlerden. Buna ‘Unique’ deniliyor. Tek olması marka değeri oluşturuyor. Dünyada tek ve Bolu’da çıkarılmış bir eser. Bolu’nun ne kadar önemli bir yer olduğunu ve tarihinin ne kadar değerli olduğunu, Hitit döneminden bugüne kadar altımızda ne kadar eser olduğunu gösteriyor. Bu eserle birlikte Bolu’nun tarihinin gün yüzüne çıkması için ufak tefek dokunuşlara ihtiyacımız var. Tarihi eserlerin gün yüzüne çıkmasında yarar olduğunu biliyoruz. Dünyada bu eserleri görmek için milyonlarca insan geziyor. Turizm kentiysek bir tarihi olarak da eksik olmamalıyız. Bunun devamını hep beraber getireceğiz” ifadesini kullandı.

Kaynak: DHA Cumhuriyet Gazetesi

Banner
Benzer Yazılar

Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde ABD ulusal sembolünü taşıyan bir rozet bulundu

4 Ekim 2021

4 Ekim 2021

Daha önce Roma İmparatorluğu döneminde askeri bir yerleşim yeri olarak kullanılan Diyarbakır Zerzevan Kalesi’nde kazılara devam ediliyor. Kazılarda, ABD’nin Büyük...

Leuven’de Roma Dönemine Ait Ahşap Su Borusu Gün Yüzüne Çıkarıldı

8 Mayıs 2025

8 Mayıs 2025

Belçika’nın Leuven kentinde sürdürülen inşaat çalışmaları sırasında Roma dönemine ait ahşap bir su borusu ortaya çıkarıldı. Brusselsestraat bölgesinde, yeni bir...

Suudi Arabistan’daki deve oymaları 8000 yaşında!

15 Eylül 2021

15 Eylül 2021

Suudi Arabistan’da bulunan gerçek boyutlu deve oymaları, neredeyse 8.000 yıl önce, çölün yeşil olduğu Neolitik dönemde oyulmuştur. Başlangıçta, bu kabartmaların...

Sillyon Antik Kenti’nin stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor

26 Nisan 2024

26 Nisan 2024

Antalya’nın Serik ilçesindeki Sillyon Antik Kenti’nin 10 bin kişilik stadyumu gün yüzüne çıkarılıyor. Kazı ekibi şu ana kadar stadyumun yüzde...

Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı” zarar gördü.

19 Nisan 2022

19 Nisan 2022

Sanat Tarihi Derneği, sosyal medya hesabından Ayasofya Cami “İmparatorluk Kapısı’nın” zarar gördüğünü duyurdu. İmparatorluk Kapısı’nda oluşan zararı fotoğraflayan Sanat Tarihi...

Hitit Çivi Yazılı Tabletler Yapay Zeka Teknolojisi ile Okunacak

28 Aralık 2021

28 Aralık 2021

Anadolu’nun kadim medeniyetlerinden Hititlere ait çivi yazılı kil tabletlerin okunmasında yapay zeka teknolojisi kullanılacak. 1800 yıllarından bu yana başta Hitit...

Bugüne Kadar Bulunmuş En Büyük Viking Gemi Mezarlığı

11 Kasım 2020

11 Kasım 2020

Arkeologlar radar taramaları sırasında bugüne kadar gömülmüş en büyük gemi mezarlığını buldular. Norveç’in güneydoğusundaki Gjellestad’da yere nüfuz eden radar (GPR)...

Urartu Arkeolojisine Adanmış Bir Ömür Altan Çilingiroğlu

19 Haziran 2021

19 Haziran 2021

Arkeoloji camiası çok değerli bir bilim insanını Prof. Dr. Altan Çilingiroğlu’nu kaybetti. Urartu, Doğu Anadolu, İran ve Kafkas tarihi ve...

Tibet Buzullarında Yüzlerce Yeni Mikrop Türü Keşfedildi

12 Temmuz 2022

12 Temmuz 2022

Dünya da, Kuzey ve Güney Kutup bölgelerinin dışında en çok buzul kütlesi Tibet platosunda bulunuyor. Tibet platosunda bulunan 46 bin...

Biberon Kullanımı 3 Bin Yıl Öncesine Dayanıyor

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Bebeklerimize ek süt ve mama vermek için kullandığımız biberon günümüzden 3 bin yıl önce kullanılmış olabilir. Almanya’da açılan mezarlardan çıkarılan...

Amerika’da bilinen en eski ok uçları keşfedildi

25 Aralık 2022

25 Aralık 2022

Oregon Eyalet Üniversitesi’nden arkeologlar, Idaho’da daha önce Amerika’da keşfedilenlerden binlerce yıl daha eski ok uçları keşfettiler. Bu keşif, ilk insanların...

Kilis’teki Oylum Höyük’te 3.300 Yıllık Hitit Tabletleri ve Yönetici Mühürleri Ortaya Çıkarıldı

20 Ekim 2025

20 Ekim 2025

Türkiye–Suriye sınır hattında yer alan Oylum Höyük’te, 3.300 yıl öncesine tarihlenen Hitit ve Akad dillerinde yazılmış dört çivi yazılı tablet...

Macaristan’da bir arkeoloji öğrencisi Brigetio’da 2.000 Yıllık Bronz Figürinler Keşfetti

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Macaristan’ın Komárom kentinde yer alan Roma dönemi yerleşimi Brigetio’da yürütülen kazı çalışmalarında, tarihî açıdan dikkat çekici bir keşfe imza atıldı....

Kehribar İçinde 99 Milyon Yıldan Beri Korunan Gizemli Hayvan

20 Haziran 2021

20 Haziran 2021

Myanmar’da keşfedilen 99 milyon yıllık kehribar içine hapsolmuş hayvan kalıntısını bilim insanları küçük bir dinozorun kafatası olarak değerlendirmişlerdi. Kehribarın 99...

Tapınak olduğu düşünülen yapının anıtsal bir çeşme olduğu ortaya çıktı

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Hyllarima antik kentinde bir zamanlar tapınak olduğu düşünülen yapının aslında anıtsal bir çeşme olduğu belirlendi. Muğla’ya yaklaşık 2 kilometre uzunluğunda...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]