16 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler mermer kadın büstü bulmuşlar ve Bolu Müzesi yetkililerine teslim etmişlerdi. Müze yetkilileri inceledikleri kadın büstünün Roma dönemine ait olduğunu belirlemiş ve o günden bu yana da sadece Roma dönemine ait bir kadın büstü olarak müze de sergilenmeye devam etmişti. Fakat son gerçekleştirilen çalışmalar Roma dönemine ait kadın büstü hakkında şaşırtıcı bir gerçeği ortaya çıkardı.

Bolu Müzesi’nde sergilenen kadın büstü üzerinde çalışan uzmanlar büstün aslında Yunan mitolojisi tanrıçalarından Artemis’e ait olduğunu belirlediler. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen heykelin saç kısımlarının boyalı olması ve bu zamana kadar tahrip olmaması nedeniyle, dönemin kamu binasında sergilendiği ve dünyada eşi benzerinin bulunmadığı belirtildi.

Cumhuriyet Gazetesi internet sitesinde yer alan habere göre; Bolu Ticaret ve Sanayi Odası kentte tarih turizminin ön plana çıkarılmasını sağlamak amacıyla arkeologlardan oluşan bir heyet oluşturdu. Heyet, Bolu Kent Müzesi’nde bulunan heykeller üzerinde inceleme yaptı. Müzede ‘Roma Dönemi‘ne ait Kadın Büstü’ olarak 50 yıldır sergilenen heykelin Artemis’e ait olabileceğinin düşünülmesi üzerine çalışma başlatıldı. Çalışmanın sonucunda uzmanlar tarafından, heykelin Yunan mitolojisi tanrıçalarından ‘Artemis’e ait olduğu belirlendi. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen heykelin saç kısımlarının boyalı olması ve bu zamana kadar tahrip olmaması nedeniyle, dönemin kamu binasında sergilendiği ve dünyada eşi benzerinin bulunmadığı belirtildi.

Bolu Müzesinde sergilenmekte olan Roma dönemi Artemis Büstü
Düzce Konuralp Antik Tiyatro Kazı Heyeti Ekip Üyesi Arkeolog Dr. Güzin Bilir, “Karşınızdaki ‘boyalı kadın başı’, vahşi doğanın, bereketin, avcılığın ve okçuluğun simgeleştirilmiş hali olan Artemis’tir.” FOTO: DHA

“OLDUKÇA ÜST DÜZEY BİR SANAT ESERİDİR”

Heykel hakkında bilgiler veren Düzce Konuralp Antik Tiyatro Kazı Heyeti Ekip Üyesi Arkeolog Dr. Güzin Bilir, “Karşınızdaki ‘boyalı kadın başı’, vahşi doğanın, bereketin, avcılığın ve okçuluğun simgeleştirilmiş hali olan Artemis’tir. Bolu’nun doğal tabiat zenginliklerinin bir nevi kişileştirilmiş hali olan Artemis başı muhtemelen ada mermerinden veya Atina mermerinden yapılmış, oldukça üst düzey bir sanat eseridir. Kaliteliği, işçiliği ile dikkat çeken eser muhtemelen ithal olarak gelmiş, atölyesi ise güney İtalya bölgesi kökenli olabilir. Stilistik özelliklerine gelecek olursak eserin dikkat çekici noktası: yoğun boya izleri, özellikle saçlarında koyu kırmızı boyanın mevcut olmasıdır. Kızıl saç güzelliğin bir simgesi olarak görüldüğünden kadın saçları için kızıl boya tercih edilirdi” diye konuştu.

AUGUSTUS DÖNEMİNDE PROPAGANDA AMAÇLI ÜRETİLMİŞ

Güzin Bilir, heykelin ilk Roma İmparatoru Augustus döneminde propaganda amacıyla önemli kentlere gönderilmiş olabileceğini belirterek, “Hem Klasik dönem hem Helenistik dönem heykeltıraşlık özelliklerini gösteren ‘eklektik’, yani karışık bir eserdir. Böyle eserler özellikle ilk Roma imparatoru Augustus döneminde propaganda amaçla üretilmiş olup Roma eyaletlerde önemli yerlere dikilmiştir. Milattan önce 27 ve milattan sonra 14 yıllarına tarihleyebileceğimiz eser, Bolu kentinin en merkezi yerinde Akpınar semti, kız enstitüsü inşaatı sırasında bulunmuştur ve çok iyi korunmuş olmasından dolayı da kendi dönemi içinde, kent merkezindeki önemli bir kamu binası içinde kapalı bir alanda bulunuyor olmalıdır. Bu kadar kaliteli bir sanat eserinin Bolu’da bulunması, doğal ve tabiat güzelliklerinin yanında tarihsel ve kültürel güzelliklerinin de var olduğunu bizlere kanıtlar durumdadır. Aslında bu eser Bolu’nun doğal zenginlikleriyle kültürel mirasının bir nevi birleşmiş halidir” dedi.

“ROMA İMPARATORLUĞU’NDA BOLU’NUN DEĞERİNİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNUN GÖSTERGESİ”

Heykelin kentte bulunmuş olmasının Bolu’nun Roma İmparatorluğu’ndaki önemini gösterdiğini anlatan Bilir, “Yabancı turistler, geldiklerinde güzel bir alanda bu Artemis başını görmek isterler. Dünyadaki diğer örneklerinde çok önemli müzelerde sergileniyor. Az sayıda kendi döneminde sürekli bir modelin aynı basılması sön konusu oluyor. Ancak bu öyle bir heykel ki; kendi dönemi içerisinde basılıyor ve tekrarı basılmıyor. O yüzden çok çok önemli ve kullanılan mermer açısından çok değerli. Bu da demek oluyor ki Roma İmparatorluğu’nda Bolu’nun yerinin ve değerinin ne kadar önemli olduğunun göstergesi. Napoli’de yapılıp buraya gönderiliyor” diye konuştu.

“DÜNYADA TEK VE BOLU’DA ÇIKARILMIŞ BİR ESER”

Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker Ateş de heykelin dünyada eşsiz olduğunu belirterek, “Tek olan, dünyada eşsiz olan eserlerden. Buna ‘Unique’ deniliyor. Tek olması marka değeri oluşturuyor. Dünyada tek ve Bolu’da çıkarılmış bir eser. Bolu’nun ne kadar önemli bir yer olduğunu ve tarihinin ne kadar değerli olduğunu, Hitit döneminden bugüne kadar altımızda ne kadar eser olduğunu gösteriyor. Bu eserle birlikte Bolu’nun tarihinin gün yüzüne çıkması için ufak tefek dokunuşlara ihtiyacımız var. Tarihi eserlerin gün yüzüne çıkmasında yarar olduğunu biliyoruz. Dünyada bu eserleri görmek için milyonlarca insan geziyor. Turizm kentiysek bir tarihi olarak da eksik olmamalıyız. Bunun devamını hep beraber getireceğiz” ifadesini kullandı.

Kaynak: DHA Cumhuriyet Gazetesi

Banner
Related Articles

Çin’in Henan Eyaletinde 5000 Yıllık Saray Keşfedildi

13 Ocak 2021

13 Ocak 2021

Çin’in Henan Eyaletinde 5000 yıllık antik bir saray keşfedildi. Antik saray Çin’in eski medeniyetine tanıklık ettiği düşünülen Shuanghuaishu bölgesinde bulundu....

Antik Likya kenti Phaselis’in plaj projeleri iptal edildi

6 Nisan 2024

6 Nisan 2024

Mahkeme, Antalya’nın güneyindeki antik Likya kenti Phaselis’in Bostanlık ve Alacasu koylarında geçen yıl şubat ayında ihalesi yapılan halk plajı projelerinin...

Ata Tohumları Üzerinde Tasarruf Türkiye’nindir!

17 Ağustos 2021

17 Ağustos 2021

Gıda ve su savaşlarının dünyanın geleceğinde görülme ihtimalinin her geçen gün yükseldiğine şahit olmaktayız. İnsanlık açlık ve susuzluk yoksunluğu tehdidi...

Klazomenai Antik Kenti’nin 2 bin 600 yıllık sunu kapları

16 Ekim 2021

16 Ekim 2021

İzmir Körfezi’nin güney sahil şeridi üzerinde, Urla ilçesinin sınırları içerisinde bulunan Klazomenai Antik Kenti kazılarında ortaya çıkarılan 2 bin 600...

Japonya’da şimdiye kadar bulunan en büyük ahşap haniwa keşfedildi

10 Aralık 2022

10 Aralık 2022

Haniwa, Japonya Kofun kültürü döneminde mezar ölü hediyesi olarak yapılan çoğunlukla kilden yapılan figürünlerdir. Haniwa figürünleri, Kofun dönemi yöneticileri ve...

Çin’de Erkekler İçin “Ay Sütünden” Yapılmış 2700 Yıllık Yüz Kremi Bulundu

9 Şubat 2021

9 Şubat 2021

Çin ve Alman araştırmacıların görev aldığı Çin’deki bir kazı alanında, erkekler için yapılmış 2.700 yıllık bir yüz kremine dair kanıt...

Beyrut Baalbek Pazarında Roma Mozaiği Bulundu

31 Aralık 2020

31 Aralık 2020

Beyrut’un kuzeydoğusunda ki Baalbek’te bir pazarı kazan işçiler MÖ 60 ile MS 300 yılları arasındaki Roma işgaline tarihlenen bir mozaik...

Arkeologlar, Charles Dickens’a ilham verdiği düşünülen 200 yıllık bakımevini ortaya çıkarıyor

16 Kasım 2023

16 Kasım 2023

Londra Arkeoloji Müzesi’nden (MOLA) arkeologlar, Charles Dickens’a ilham verdiği düşünülen 200 yıllık bir Londra bakımevini ortaya çıkarıyorlar. Charles Dickens, Viktorya...

Yeni bulgular, Klaros Antik Kenti’nin Hıristiyanlıktan sonra da bir kahin merkezi olarak hizmet vermeye devam ettiğini gösteriyor

14 Eylül 2022

14 Eylül 2022

Milattan sonra beşinci ve yedinci yüzyıllara tarihlenen oyun tahtaları ve çatallı haç motifleri, İyonya’nın en önemli pagan kutsal alanlarından biri...

“Anadolu” operasyonu ile tarihi eser kaçakçılarına darbe

10 Ağustos 2021

10 Ağustos 2021

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 30 ilde uluslararası tarihi eser...

Göbeklitepe Sadece Tapınak Değildi

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Avcı-toplayıcı kültür sonrası ilk yerleşim yeri uzun yıllar Çatalhöyük yerleşimi kabul edildi. Fakat, 1995 yılında Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden arkeolog Klaus...

Yeni araştırma, Balear Adaları’nda keşfedilen Geç Tunç Çağı kılıçlarının benzersiz özelliklerini ve karmaşık kökenlerini ortaya koyuyor

26 Kasım 2024

26 Kasım 2024

Son yapılan bir araştırma , 20. yüzyılda Akdeniz’in batısındaki İspanya’ya bağlı Balear Adaları’nda yapılan kazılarda bulunan Geç Tunç Çağı kılıçlarının...

Çin’de 32 bin yıl öncesine tarihlenen insan kafatası fosili bulundu

30 Eylül 2021

30 Eylül 2021

Çin’in Henan eyaleti arkeoloji yetkilileri, bir mağara sahasında 32 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen insan kafatası fosili bulduklarını...

Yeni Keşfedilen Fosil, Soyu Tükenmiş Bir İnsan Türünün Evrimine İşaret Ediyor

10 Kasım 2020

10 Kasım 2020

Paranthropus robustos soyu tükenmiş insan türlerinden bir tanesidir. Bu türün erkeklerinin dişilerden önemli ölçüde büyük olduğu düşünülmekteydi. Günümüz primatlarından orangutanlar,...

Yerebatan Sarnıcı Ziyarete Açılıyor

21 Temmuz 2022

21 Temmuz 2022

Bizans İmparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan İstanbul’un en önemli kültürel varlıklarından biri olan Yerebatan Sarnıcı yeniden ziyarete açılıyor. Ayasofya’nın...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]