4 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Sadece Kadın Büstü Diye Biliniyordu Gerçek Bambaşka Çıktı

50 yıl önce Bolu kent merkezi Akpınar Mahallesi’nde Kız Enstitüsü inşaatı için temel kazısı çalışmasına başlanılmıştı. Temel kazısı sırasında işçiler mermer kadın büstü bulmuşlar ve Bolu Müzesi yetkililerine teslim etmişlerdi. Müze yetkilileri inceledikleri kadın büstünün Roma dönemine ait olduğunu belirlemiş ve o günden bu yana da sadece Roma dönemine ait bir kadın büstü olarak müze de sergilenmeye devam etmişti. Fakat son gerçekleştirilen çalışmalar Roma dönemine ait kadın büstü hakkında şaşırtıcı bir gerçeği ortaya çıkardı.

Bolu Müzesi’nde sergilenen kadın büstü üzerinde çalışan uzmanlar büstün aslında Yunan mitolojisi tanrıçalarından Artemis’e ait olduğunu belirlediler. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen heykelin saç kısımlarının boyalı olması ve bu zamana kadar tahrip olmaması nedeniyle, dönemin kamu binasında sergilendiği ve dünyada eşi benzerinin bulunmadığı belirtildi.

Cumhuriyet Gazetesi internet sitesinde yer alan habere göre; Bolu Ticaret ve Sanayi Odası kentte tarih turizminin ön plana çıkarılmasını sağlamak amacıyla arkeologlardan oluşan bir heyet oluşturdu. Heyet, Bolu Kent Müzesi’nde bulunan heykeller üzerinde inceleme yaptı. Müzede ‘Roma Dönemi‘ne ait Kadın Büstü’ olarak 50 yıldır sergilenen heykelin Artemis’e ait olabileceğinin düşünülmesi üzerine çalışma başlatıldı. Çalışmanın sonucunda uzmanlar tarafından, heykelin Yunan mitolojisi tanrıçalarından ‘Artemis’e ait olduğu belirlendi. Yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen heykelin saç kısımlarının boyalı olması ve bu zamana kadar tahrip olmaması nedeniyle, dönemin kamu binasında sergilendiği ve dünyada eşi benzerinin bulunmadığı belirtildi.

Bolu Müzesinde sergilenmekte olan Roma dönemi Artemis Büstü
Düzce Konuralp Antik Tiyatro Kazı Heyeti Ekip Üyesi Arkeolog Dr. Güzin Bilir, “Karşınızdaki ‘boyalı kadın başı’, vahşi doğanın, bereketin, avcılığın ve okçuluğun simgeleştirilmiş hali olan Artemis’tir.” FOTO: DHA

“OLDUKÇA ÜST DÜZEY BİR SANAT ESERİDİR”

Heykel hakkında bilgiler veren Düzce Konuralp Antik Tiyatro Kazı Heyeti Ekip Üyesi Arkeolog Dr. Güzin Bilir, “Karşınızdaki ‘boyalı kadın başı’, vahşi doğanın, bereketin, avcılığın ve okçuluğun simgeleştirilmiş hali olan Artemis’tir. Bolu’nun doğal tabiat zenginliklerinin bir nevi kişileştirilmiş hali olan Artemis başı muhtemelen ada mermerinden veya Atina mermerinden yapılmış, oldukça üst düzey bir sanat eseridir. Kaliteliği, işçiliği ile dikkat çeken eser muhtemelen ithal olarak gelmiş, atölyesi ise güney İtalya bölgesi kökenli olabilir. Stilistik özelliklerine gelecek olursak eserin dikkat çekici noktası: yoğun boya izleri, özellikle saçlarında koyu kırmızı boyanın mevcut olmasıdır. Kızıl saç güzelliğin bir simgesi olarak görüldüğünden kadın saçları için kızıl boya tercih edilirdi” diye konuştu.

AUGUSTUS DÖNEMİNDE PROPAGANDA AMAÇLI ÜRETİLMİŞ

Güzin Bilir, heykelin ilk Roma İmparatoru Augustus döneminde propaganda amacıyla önemli kentlere gönderilmiş olabileceğini belirterek, “Hem Klasik dönem hem Helenistik dönem heykeltıraşlık özelliklerini gösteren ‘eklektik’, yani karışık bir eserdir. Böyle eserler özellikle ilk Roma imparatoru Augustus döneminde propaganda amaçla üretilmiş olup Roma eyaletlerde önemli yerlere dikilmiştir. Milattan önce 27 ve milattan sonra 14 yıllarına tarihleyebileceğimiz eser, Bolu kentinin en merkezi yerinde Akpınar semti, kız enstitüsü inşaatı sırasında bulunmuştur ve çok iyi korunmuş olmasından dolayı da kendi dönemi içinde, kent merkezindeki önemli bir kamu binası içinde kapalı bir alanda bulunuyor olmalıdır. Bu kadar kaliteli bir sanat eserinin Bolu’da bulunması, doğal ve tabiat güzelliklerinin yanında tarihsel ve kültürel güzelliklerinin de var olduğunu bizlere kanıtlar durumdadır. Aslında bu eser Bolu’nun doğal zenginlikleriyle kültürel mirasının bir nevi birleşmiş halidir” dedi.

“ROMA İMPARATORLUĞU’NDA BOLU’NUN DEĞERİNİN NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNUN GÖSTERGESİ”

Heykelin kentte bulunmuş olmasının Bolu’nun Roma İmparatorluğu’ndaki önemini gösterdiğini anlatan Bilir, “Yabancı turistler, geldiklerinde güzel bir alanda bu Artemis başını görmek isterler. Dünyadaki diğer örneklerinde çok önemli müzelerde sergileniyor. Az sayıda kendi döneminde sürekli bir modelin aynı basılması sön konusu oluyor. Ancak bu öyle bir heykel ki; kendi dönemi içerisinde basılıyor ve tekrarı basılmıyor. O yüzden çok çok önemli ve kullanılan mermer açısından çok değerli. Bu da demek oluyor ki Roma İmparatorluğu’nda Bolu’nun yerinin ve değerinin ne kadar önemli olduğunun göstergesi. Napoli’de yapılıp buraya gönderiliyor” diye konuştu.

“DÜNYADA TEK VE BOLU’DA ÇIKARILMIŞ BİR ESER”

Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Türker Ateş de heykelin dünyada eşsiz olduğunu belirterek, “Tek olan, dünyada eşsiz olan eserlerden. Buna ‘Unique’ deniliyor. Tek olması marka değeri oluşturuyor. Dünyada tek ve Bolu’da çıkarılmış bir eser. Bolu’nun ne kadar önemli bir yer olduğunu ve tarihinin ne kadar değerli olduğunu, Hitit döneminden bugüne kadar altımızda ne kadar eser olduğunu gösteriyor. Bu eserle birlikte Bolu’nun tarihinin gün yüzüne çıkması için ufak tefek dokunuşlara ihtiyacımız var. Tarihi eserlerin gün yüzüne çıkmasında yarar olduğunu biliyoruz. Dünyada bu eserleri görmek için milyonlarca insan geziyor. Turizm kentiysek bir tarihi olarak da eksik olmamalıyız. Bunun devamını hep beraber getireceğiz” ifadesini kullandı.

Kaynak: DHA Cumhuriyet Gazetesi

Banner
Related Articles

İzmir Arkeoloji Müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” Projesine Bir Prenses Kemeri İle Başladı

21 Ocak 2021

21 Ocak 2021

İzmir Arkeoloji müzesi “Görmediklerinizi Göreceksiniz” adı altında başladığı projede bugüne kadar depolarındaki görülmemiş eserleri sergileyecek. Projeye ilk olarak Urartu Krallığından...

Mezopotamya’da keşfedilen silindirik mühürler yazının kökenine dair ipuçları sağlıyor

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Bologna Üniversitesi’nden araştırmacılar, proto-çivi yazısı ile Uruk’ta MÖ 3000 civarından kalma antik silindir mühürlere oyulmuş eski taş resimler arasında bir...

Malatya Tohma Kanyonu’nda Anadolu’nun En Eski Resimli Mağaralarından Biri Keşfedildi

13 Haziran 2026

13 Haziran 2026

Malatya’daki Tohma Kanyonu’nda yapılan arazi çalışmaları, Anadolu tarihöncesi için önemli bir keşfi ortaya çıkardı. Bir mağaranın duvarlarında yüze yakın insan...

Flaman Arkeolojik Buluntularının Fransız Hazinesinden Çalındığı Ortaya Çıktı

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Belçika’nın flaman bölgesinde bulunan Limburg ilinde toprak satın alan bir Fransız vatandaşının tarlasından MÖ. 3.yy ait 14.000 adet Roma sikkesi...

İlk Çağ kenti Daskyleion kazılarında 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi bulundu

10 Ağustos 2022

10 Ağustos 2022

Balıkesir’in Bandırma ilçesinde bulunan İlk Çağ kenti Daskyleion arkeolojik kazılarında 10 metre uzunluğunda 2 bin 500 yıllık içme su şebekesi...

Kudüs İslam Eserleri Müzesi İslami Sanat Eserleri Satışını Erteledi!

27 Ekim 2020

27 Ekim 2020

Kudüs İslam Eserleri Müzesi, Londra’daki Sotheby’s müzayede evinde bugün ve yarın için satışa çıkarılacak olan İslami sanat eserlerinin satışını erteledi....

Ukrayna’nın Poltava bölgesinde bulunan benzersiz İskit cam kolyeler

8 Ekim 2021

8 Ekim 2021

Arkeologlar, orta Ukrayna’nın Poltava bölgesindeki Kotelva kasabası yakınlarında amfora şeklinde benzersiz İskit cam kolyeler ortaya çıkardılar. Ukrayna Ulusal Bilimler Akademisi...

Arkeologlar, Nimrud’daki Asur Ninurta Tapınağı’nın içinde dikkat çekici şekilde korunmuş tapınaklar keşfettiler

1 Ocak 2025

1 Ocak 2025

Penn Müzesi’nin Iraklı arkeologlarla işbirliği yaparak yürüttüğü Nimrud’daki son arkeolojik çalışma, Irak’ın kuzeyindeki Nimrud antik kentinde yaklaşık 2.600 yıl önce...

Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldı

24 Kasım 2020

24 Kasım 2020

Nasıralı İsa olarak da bilinen Hristiyan toplumunun peygamberi Hz. İsa’nın çocukluğunun geçtiği evin kalıntılarına ulaşıldığı iddiası Reading Üniversitesi’nden Profesör Ken...

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Kazakistan Liri, Sutton Hoo kalıntısında bulunan lir ile benzer çıktı

16 Aralık 2021

16 Aralık 2021

Kazakistan’ın güneybatısındaki Dzhetyasar bölgesinde 1973 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bir dizi ahşap nesne bulunmuş ama uzmanlar bu buluntuya fazla ilgi...

Çatalhöyük’te Evlerin Altına Gömülen Yetişkin ve Çocuklar Akraba Değildi

3 Mayıs 2021

3 Mayıs 2021

Uluslararası bir araştırma ekibi, dünyanın en eski şehirlerinden olan Çatalhöyük de yan yana gömülen çocukların ve yetişkinlerin birbirleriyle ilişkili olmadığını...

Maya Treni çalışması sırasında ortaya çıkarılan Maya mısır tanrısı tasvirli vazo

10 Ocak 2024

10 Ocak 2024

Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’nden (INAH) arkeologlar, Maya Treni projesi kurtarma çalışmaları yürütüyorlar. Çalışmalarda bir mısır tanrısının oyulmuş görüntüsüne sahip...

Kral Arthur’un efsanevi kılıcına benzeyen eşsiz ‘Excalibur’ kılıcının İslami kökenlere sahip olduğu ortaya çıktı

29 Nisan 2024

29 Nisan 2024

Araştırmacıların konumu nedeniyle ‘Excalibur’ adını taktığı ve Kral Arthur’un efsanevi kılıcıyla benzerlikler taşıyan tarihi kılıcın gizemi nihayet çözüldü. Demir kılıç,...

Arkeologlar Kırım Dağları’nda 1.600 yıllık asil kadınlara ait mezarlar ve altın takılar buldu

4 Aralık 2024

4 Aralık 2024

Arkeologlar, Kırım Dağları’nda Bahçesaray bölgesinin Mangup yaylasında, altın ve gümüş takılarla dolu soylu kadınlara ait mezarlar buldular. Rusya Bilimler Akademisi’ne...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]