7 August 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Polonyalı Keşif, Dünya’nın 7 Harikasından Biri olan Machu Picchu’nun Yapımına Işık Tutuyor

Peru And dağları ile Amazon havzası arasında ki buluşma noktasında ki inanılmaz manzaraya gömülmüş gibi duran Machu Picchu kalıntıları, İnka İmparatorluğunun ilginç gizemlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Peru’da bulunan bu görkemli İnka kalesi güzelliği ile hayranlık uyandırıyor. İnkalar’ın Cuzco’dan yaklaşık 80 mil uzaklıkta bulunan bu çarpıcı 15. yüzyıl da nasıl ve neden inşa ettiğini hala bilmiyoruz. 2430 metre yükseklikte konumlandırılmış bir antik şehir.

Eşsiz manzarası ile antik şehir 2007’de Dünya’nın 7 harikasından biri olarak seçilmiştir.

Bugün bu antik şehir ile ilgili olarak tek emin olduğumuz şey onu inşa eden kültürün oldukça bilinçli bir şekilde yerleşim alanlarını seçmiş olmalarıdır. Adını bile kendisine en yakın olan dağın zirvesinden almış çünkü henüz gerçek ismini bile bilmiyoruz. Machu Picchu “Eski zirve” anlamına gelmektedir.

İnkalar bilinçli bir şekilde tektonik fayların buluşma noktalarına şehirler inşa ettiler. Tektonik fay hattına yapılmış olan yerlerden biri de  Machu Picchu antik şehridir. Bilim insanları antik siteyi haritalandırdıklarında, kutsal alanın kentsel sektörlerinin ve çevresindeki tarım alanlarının yanı sıra tek tek binalar ve merdivenlerin de bu büyük fayların eğilimleriyle birlikte yönlendirildiğini keşfettiler.

Machu Picchu antik şehri.

Brezilya’nın Rio Grande do Sul Federal Üniversitesi’nden jeolog Rualdo Menegat, “”Düzen, sitenin altında yatan kırık matrisini açıkça yansıtıyor. Ollantaytambo, Pisac ve Cusco gibi diğer antik İnka şehirleri de fayların kesişme noktasında bulunuyor. Her biri, tam olarak sitenin jeolojik faylarının ana yönlerinin ifadesidir” dedi.

Polonyalı bir bilim insanı, Machu Picchu’nun kraliyet birim ölçümü kullanılarak İnkalar tarafından inşa edildiğini öne süren ilginç bir teori ortaya attı.

Wroclaw Teknoloji Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden araştırmacı Anna Kubicka, İnkaların Machu Picchu’daki binalarını ölçmek için iki modül (veya quanta) kullandığını belirledi. Temel olan 42 cm uzunluğundaydı ve 1.6 metre yüksekliğindeki ortalama İnka sakinlerinin önkol uzunluğuna karşılık geliyordu. Dr. Kubicka tarafından yeni keşfedilen ikincisi ise 54 cm uzunluğundadır.

Kubicka, İnka seçkinlerine ait temsilci kompleksleri ve konut binaları ile temel olan  çiftlik ve atölye binalarının kompleksleriyle ilişkilendirildiği için buna “kraliyet birimi” dedi. Kubicka, bunun Machu Picchu şehir planının ölçümünün imparatorluk mühendisleri tarafından denetlendiğinin kanıtı olduğuna inanıyor. Sistemin İnka Peru’daki diğer yerlerde de kullanılıp kullanılmadığı konusunda henüz araştırma yapılmadı.

Dr Kubicka, İnka ölçü sistemi üzerine şimdiye kadar yapılan araştırmanın esas olarak bu bölgeleri kolonileştiren İspanyollar tarafından tutulan 16. ve 17. yüzyıl tarihçelerine ve İnkalar tarafından kullanılan Quechua dilinin sözlüklerine dayandığını açıklıyor. Bu kaynaklar, örneğin ön kolun uzunluğu gibi antropometrik ölçümler hakkında bilgi içermektedir.Araştırmacı, Machu Picchu’daki saha araştırması sırasında 2010-2017 yıllarında yapılan ölçümleri kullanarak metrolojik analizler yapmıştır.

Araştırmalar ölçülendirmenin kraliyet ailesinin ön kol uzunluğuna göre yapıldığını keşfetseler de bu antik şehrin neden tektonik fayların buluşma noktasına yapıldığını açıklamıyor.

Machu Picchu birçok İnka şehri gibi gizemlerini hala koruyor.

Kaynak: https://naukawpolsce.pap.pl/

Banner
Related Articles

Dünyanın İlk Hamile Mumyası Bulundu

1 Mayıs 2021

1 Mayıs 2021

Polonya Bilimler Akademisi’nden uzmanlar, Varşova Mumya Projesi kapsamında müzelerdeki tüm mumyaları araştırmayı hedefliyor. Bu projenin bir parçası olarak, araştırmacılar 20’li yaşlarında olduğu...

Umman’da Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi

1 Ekim 2022

1 Ekim 2022

Umman’ın Maskat vilayetinde yürütülen yüzey araştırmalarında 3 bin yıllık Demir Çağ yerleşimleri keşfedildi. Keşif, Sultan Qaboos Üniversitesi Sanat ve Sosyal...

20 Milyon Yıllık Fosil Ödeme Aracı Olarak Kullanılmış Olabilir

22 Ekim 2021

22 Ekim 2021

Bu yıl gerçekleştirilen arkeolojik kazı çalışmalarında ilginç buluntu ve bilgilere ulaşılıyor. Bunlardan birisi de, Tyana Antik Kenti’nde ele geçirilen 20...

Ayasofya Camii’nin tarihi su haznesi ayakkabılık oldu

9 Mayıs 2022

9 Mayıs 2022

Geçtiğimiz günlerde Sanat Tarihi Derneği’nin sosyal medya hesabından duyurduğu ve büyük tepki toplayan Ayasofya Camii’nin İmparatorluk Kapısı tahribatından sonra şimdide...

Musul’da Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı

18 Ekim 2022

18 Ekim 2022

Iraklı arkeologlar tarafından Musul’da Maşki Kapısı’nda başlatılan kazı çalışmalarında Asur dönemi anıtsal kaya oyma kabartması ortaya çıkarıldı. Oymalar, M.Ö. 705’ten...

Avrupa’da keşfedilen türünün en büyük deniz kaplumbağası fosili İspanya’da ortaya çıkarıldı

22 Kasım 2022

22 Kasım 2022

Kuzey İspanya’da, bilim adamları yeni bir muazzam deniz kaplumbağası türünün kalıntılarını keşfettiler. Tarih öncesi yaratık, Avrupa’da şimdiye kadar bulunan, yaklaşık...

Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor

5 Aralık 2023

5 Aralık 2023

Yasadışı yollarla yurtdışına kaçırılan Anadolu kökenli 41 eser Türkiye’ye iade ediliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yoğun uğraşları sonucunda Anadolu’ya...

4 bin yıllık gümüş kupa, insanlığın evrene bakışına dair en eski tasvirlerden birini barındırıyor olabilir

24 Ocak 2026

24 Ocak 2026

Yarım yüzyılı aşkın süredir bilinen küçük bir gümüş kupa, bugün yeniden bilim dünyasının gündeminde. ʿAin Samiya Kupası olarak tanınan bu...

Gre Fılla Höyüğü buluntuları bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösteriyor

4 Ağustos 2022

4 Ağustos 2022

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesindeki Gre Fılla Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntular bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösterdi. Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem’de...

İstahr Kayalıklarında İğne-oyma Sasani Kralı Tasviri Ortaya Çıktı

16 Kasım 2025

16 Kasım 2025

İran’ın güneyindeki Marvdaş bölgesinde yer alan antik İstahr kentinin kayalıklarında, iğne-oyma tekniğiyle yapılmış yeni bir Sasani kralı tasviri tespit edildi....

Aigai kazılarında bulunan 1800 yıllık mermer yazıt çözüldü

2 Ekim 2022

2 Ekim 2022

2005 yılında Aigai Antik Kenti’nde bulunan 3 parça mermerden oluşan 1800 yıllık yazıt çözüldü. Tercümesi yapılan mermer yazıt, Aigai halkının...

Arkeologlar, Kıpti, Yunanca ve Arapça olarak yazılmış metinler içeren ostraca (kil kap parçası) koleksiyonu buldu

20 Aralık 2021

20 Aralık 2021

Mısır ve Alman arkeologlardan oluşan bir ekip Sohag Tel Atribis’teki Al-Sheikh Hamad arkeolojik sahasında demotik, hiyeratik, Kıpti, Yunanca ve Arapça...

Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı

7 Aralık 2023

7 Aralık 2023

Helenistik dönemin ünlü heykeltraşlarından Philiskos’un meşhur dans eden Musa (Mousa) heykelinin orijinali ortaya çıkarıldı. Roma dönem kopyaları Perge, Rodos ve...

Aigai Antik Kenti’nde Demeter Tapınağı Ortaya Çıkarılıyor: Binlerce Minyatür Hydria Bulundu

26 Ağustos 2025

26 Ağustos 2025

Manisa’nın Yunusemre ilçesindeki Yuntdağı bölgesinde yer alan Aigai Antik Kenti’nde yürütülen kazılarda, Yunan mitolojisinin tarım ve bereket tanrıçası Demeter’e adandığı...

Yeni Çalışma: Ağrı Dağı’nın Nuh’un Gemisi Anlatısındaki Rolü Üç Din Perspektifinden Yeniden Değerlendirildi

26 Şubat 2026

26 Şubat 2026

Ağrı Dağı yüzyıllardır tek bir soruyla anılıyor: Nuh’un Gemisi gerçekten burada mı karaya oturdu? Bu soru sayısız keşif girişimine, dağ...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]