21 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Polonyalı Keşif, Dünya’nın 7 Harikasından Biri olan Machu Picchu’nun Yapımına Işık Tutuyor

Peru And dağları ile Amazon havzası arasında ki buluşma noktasında ki inanılmaz manzaraya gömülmüş gibi duran Machu Picchu kalıntıları, İnka İmparatorluğunun ilginç gizemlerine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Peru’da bulunan bu görkemli İnka kalesi güzelliği ile hayranlık uyandırıyor. İnkalar’ın Cuzco’dan yaklaşık 80 mil uzaklıkta bulunan bu çarpıcı 15. yüzyıl da nasıl ve neden inşa ettiğini hala bilmiyoruz. 2430 metre yükseklikte konumlandırılmış bir antik şehir.

Eşsiz manzarası ile antik şehir 2007’de Dünya’nın 7 harikasından biri olarak seçilmiştir.

Bugün bu antik şehir ile ilgili olarak tek emin olduğumuz şey onu inşa eden kültürün oldukça bilinçli bir şekilde yerleşim alanlarını seçmiş olmalarıdır. Adını bile kendisine en yakın olan dağın zirvesinden almış çünkü henüz gerçek ismini bile bilmiyoruz. Machu Picchu “Eski zirve” anlamına gelmektedir.

İnkalar bilinçli bir şekilde tektonik fayların buluşma noktalarına şehirler inşa ettiler. Tektonik fay hattına yapılmış olan yerlerden biri de  Machu Picchu antik şehridir. Bilim insanları antik siteyi haritalandırdıklarında, kutsal alanın kentsel sektörlerinin ve çevresindeki tarım alanlarının yanı sıra tek tek binalar ve merdivenlerin de bu büyük fayların eğilimleriyle birlikte yönlendirildiğini keşfettiler.

Machu Picchu antik şehri.

Brezilya’nın Rio Grande do Sul Federal Üniversitesi’nden jeolog Rualdo Menegat, “”Düzen, sitenin altında yatan kırık matrisini açıkça yansıtıyor. Ollantaytambo, Pisac ve Cusco gibi diğer antik İnka şehirleri de fayların kesişme noktasında bulunuyor. Her biri, tam olarak sitenin jeolojik faylarının ana yönlerinin ifadesidir” dedi.

Polonyalı bir bilim insanı, Machu Picchu’nun kraliyet birim ölçümü kullanılarak İnkalar tarafından inşa edildiğini öne süren ilginç bir teori ortaya attı.

Wroclaw Teknoloji Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden araştırmacı Anna Kubicka, İnkaların Machu Picchu’daki binalarını ölçmek için iki modül (veya quanta) kullandığını belirledi. Temel olan 42 cm uzunluğundaydı ve 1.6 metre yüksekliğindeki ortalama İnka sakinlerinin önkol uzunluğuna karşılık geliyordu. Dr. Kubicka tarafından yeni keşfedilen ikincisi ise 54 cm uzunluğundadır.

Kubicka, İnka seçkinlerine ait temsilci kompleksleri ve konut binaları ile temel olan  çiftlik ve atölye binalarının kompleksleriyle ilişkilendirildiği için buna “kraliyet birimi” dedi. Kubicka, bunun Machu Picchu şehir planının ölçümünün imparatorluk mühendisleri tarafından denetlendiğinin kanıtı olduğuna inanıyor. Sistemin İnka Peru’daki diğer yerlerde de kullanılıp kullanılmadığı konusunda henüz araştırma yapılmadı.

Dr Kubicka, İnka ölçü sistemi üzerine şimdiye kadar yapılan araştırmanın esas olarak bu bölgeleri kolonileştiren İspanyollar tarafından tutulan 16. ve 17. yüzyıl tarihçelerine ve İnkalar tarafından kullanılan Quechua dilinin sözlüklerine dayandığını açıklıyor. Bu kaynaklar, örneğin ön kolun uzunluğu gibi antropometrik ölçümler hakkında bilgi içermektedir.Araştırmacı, Machu Picchu’daki saha araştırması sırasında 2010-2017 yıllarında yapılan ölçümleri kullanarak metrolojik analizler yapmıştır.

Araştırmalar ölçülendirmenin kraliyet ailesinin ön kol uzunluğuna göre yapıldığını keşfetseler de bu antik şehrin neden tektonik fayların buluşma noktasına yapıldığını açıklamıyor.

Machu Picchu birçok İnka şehri gibi gizemlerini hala koruyor.

Kaynak: https://naukawpolsce.pap.pl/

Banner
Related Articles

5000 Yıllık Bedeviler Mağarası Bakıma Muhtaç Durumda

23 Şubat 2021

23 Şubat 2021

El Halil kentinde bulunan Bedeviler mağarası Roma işgaline karşı direnen Filistinlilerin tarihinin bir tanığıdır. İşgal altında bulunan Batı Şeria’daki El...

Terör ve Savaştan Büyük Zarar Gören Musul Müzesi Tekrar Kapılarını Açıyor

8 Aralık 2020

8 Aralık 2020

İnsanlık tarihinin en önemli eserlerine ev sahipliği yapan ancak Irak Savaşı ve sonrasında DEAŞ terör örgütünün acımasız terör saldırıları nedeniyle...

Norveç’te muhtemelen Konstantinopolis’ten getirilen nadir bir Bizans altın sikkesi keşfedildi

10 Aralık 2023

10 Aralık 2023

Norveç’in güneyindeki Vestre Slidre belediyesindeki dağları araştıran bir metal dedektörü kullanıcısı, MS 960 civarında Konstantinopolis’te basılan ve İsa Mesih’i tasvir...

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da Yeni Eserler Bulundu

29 Ocak 2021

29 Ocak 2021

İskenderiye’deki Taposiris Magna’da, daha önce keşfedilen büyük nekropolün içinde, mumyaların altın içeren bir karton tabakayla kaplandığı ve geri kalanının da...

Sular çekilince Skepsis Antik Kenti’nin hamam ve kilise kalıntıları ortaya çıktı

26 Kasım 2022

26 Kasım 2022

Çanakkale’nin Bayramiç ilçesi Kurşunlu Tepesi’nde yer alan Skepsis Antik Kenti’nin hamam ve kilise kalıntıları Bayramiç barajının sularının çekilmesi ile tekrar...

İsrailli arkeologlar, Hz. İsa’nın sembolü “iyi çoban” yüzüğü buldular

24 Aralık 2021

24 Aralık 2021

İsrail Eski Eserler Kurumu (IAA) Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İsrailli arkeologların Caesarea kıyılarında deniz tabanındaki iki geminin enkazları arasında antik...

Elit Anglosakson mezarlarında bulunan fildişi halkaların kökeni

3 Temmuz 2023

3 Temmuz 2023

Eski Anglosakson kadınların seçkin bir sınıfı yüzlerce fildişi yüzükle gömüldü ve bu fildişi halkaların kökeni uzun zamandır bir gizem olarak...

Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtları M.Ö. 5. binyıla kadar uzanıyor

31 Ocak 2023

31 Ocak 2023

İranlı bilim insanlarının gerçekleştirdiği çalışma; Tahran ovasındaki metal işlemenin en eski kanıtlarının M.Ö. 5. binyıla kadar uzandığını gösterdi. İranlı araştırmacı...

Polonya’da 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer bulundu

24 Şubat 2024

24 Şubat 2024

Polonya’da bir metal dedektör kullanıcısı 4.000 yıldan daha eski bir bakır hançer buldu. Podkarpackie Voyvodalığı’nda bir ormanlık alanda keşfedilen bakırdan...

Suaygırları Yüzünden Çıkan Savaşta Öldürülen Mısır Firavunu

17 Şubat 2021

17 Şubat 2021

Firavun II. Seqenenre Taa savaş alanında korkunç bir ölümle karşılaştı. Live Science’de yayınlanan bir habere göre Firavun ülkesini korumak isterken...

Umman’da 7 Bin Yıllık Sır: Neolitik Topluluklar Köpekbalığı Avlamış

19 Ocak 2026

19 Ocak 2026

Umman’ın bugünkü çöl iç bölgelerinde yaşayan Neolitik toplulukların, yaklaşık 7 bin yıl önce denizlerin en üst yırtıcılarından biri olan köpekbalıklarını...

2 bin yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor

17 Şubat 2024

17 Şubat 2024

Bursa’nın İznik ilçesindeki 2000 yıllık Herkül kaya kabartması tahrip ediliyor. Roma döneminde bölgede çalışan taş işçileri tarafından yapıldığı düşünülen Herkül...

İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar çukurlarından biri Leicester Katedrali bahçesinde ortaya çıkarıldı

21 Kasım 2024

21 Kasım 2024

Arkeologlar, bir eğitim merkezi inşası öncesi Leicester Katedrali bahçesinde kazı yaparken , İngiltere’de şimdiye kadar keşfedilen en büyük toplu mezar...

Zerzevan Kalesi’nde Roma Mühendisliğinin İzleri: 1.800 Yıllık Su Dağıtım Sistemi Ortaya Çıkarıldı

1 Ağustos 2025

1 Ağustos 2025

Diyarbakır’ın Çınar ilçesindeki 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi’nde, Roma İmparatorluğu dönemine ait 1.800 yıllık bir su dağıtım sistemi gün yüzüne...

Tarih öncesi insanlar mezar taşı yerine kaya kristalleri kullandılar

16 Ağustos 2022

16 Ağustos 2022

İnsan, kaybettiği yakınlarını toprağa verdikten sonra mezar yerinin kaybolmaması için işaretler koyar. Her kültürde farklı sembol ve materyalin kullanıldığı mezar...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]