9 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Negev Çölü’nde binlerce yıllık devekuşu yumurtaları bulundu

Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan bir Negev kamp alanındaki ateş çukurunun yanında 4.000 ila 7.500 yıl öncesine tarihlenen sekiz devekuşu yumurtası bulundu.

Yumurtalar, İsrail Eski Eserler Kurumu tarafından Moshav Be’er Milka tarım arazisinde yapılan arkeolojik bir kazı sırasında keşfedildi.

Kazı direktörü Lauren Davis şunları söyledi: “Tarih öncesi çağlardan beri göçebeler tarafından kullanılan yaklaşık 200 metrekarelik bir kamp alanı bulduk. Sahada yanmış taşlar, çakmaktaşı ve taş aletlerin yanı sıra çanak çömlek parçaları bulduk, ancak gerçekten özel bulgu bu devekuşu yumurtası koleksiyonu “dedi.

Devekuşu yumurtalarına ek olarak, kazılarda yanmış taşlar, çakmaktaşı ve taş aletler ve çanak çömlek parçaları ortaya çıkarıldı.

Devekuşları, tarih öncesi çağlardan on dokuzuncu yüzyılda vahşi doğada nesli tükenene kadar bölgede yaygındı. Yumurtaları arkeolojik alanlarda birkaç dönemdir keşfedilmiştir, bu da devekuşu yumurtasının hammadde olarak önemini göstermektedir.

“Devekuşu yumurtalarını mezar bağlamlarında arkeolojik alanlarda ve lüks eşyalar ve su kantinleri olarak buluyoruz. Doğal olarak, bir besin kaynağı olarak kullanıldılar. Bir devekuşu yumurtası yaklaşık 25 normal tavuk yumurtasının besin değerine sahip!” diyor IAA araştırmacısı Dr. Amir Gorzalczany.

Negev Çölü kazısı sırasında ortaya çıkarılan çakmaktaşı buluntuları. Sol tepside: İsrail’in güneyindeki Nitzana kumulları kazılarında bulunan devekuşu yumurtası kabuğu parçaları. Fotoğraf: Emil Aladjem/İsrail Eski Eserler Kurumu

“Bazen devekuşu yumurtaları üzerinde dekoratif eşya olarak kullanımlarını gösteren dekorasyon ve kesme kanıtları bile vardır. Devekuşu yumurtası kazılarda nadir olmasa da, büyük kuşun kemiklerinin bulunmaması ilginçtir. Bu, antik dünyada insanların devekuşu ile uğraşmaktan kaçındıklarını ve yumurtalarını toplamaktan memnun olduklarını gösterebilir” dedi.

Davis, yumurta grubunun ateş çukuruna yakınlığının, toplandıklarını ve bu nedenle muhtemelen yiyecek olarak kullanıldıklarını gösterdiğini belirtti.

“Kazıdan sonra yumurtaları tıpkı bir bulmaca gibi yeniden inşa edeceğiz. Bütün yumurta bize türleri ve tam olarak ne için kullanıldıklarını söyleyebilir. Bana kalırsa, her yumurta kabuğu altın ağırlığına değer! Laboratuvarlardaki araştırmaları gerçekten dört gözle bekliyorum. En iyisi henüz önümüzde!” dedi Davis.

Davis, “Göçebeler bu alanda kalıcı yapılar inşa etmemiş olsalar da, buluntular çöldeki varlıklarını hissetmemize izin veriyor” diye devam etti. “Bu kamp alanları kum tepeleri tarafından hızla kaplandı ve yüzlerce ve binlerce yıl boyunca kum hareketi ile yeniden ortaya çıkarıldı. Bu gerçek, yumurtaların olağanüstü korunmasını açıklıyor ve eski zamanlarda çölde dolaşan göçebelerin yaşamlarına bir göz atmamızı sağlıyor. “

IAA

Kapak Fotoğrafı: İsrail’in güneyindeki Nitzana kumulları kazılarında bulunan devekuşu yumurtaları. Emil Aladjem/İsrail Eski Eserler Kurumu

Banner
Benzer Yazılar

Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği Almanya’da ortaya çıkarıldı

14 Temmuz 2022

14 Temmuz 2022

Almanya’nın Bavyera eyaletinde gerçekleştirilen bir yol çalışmasında, Batı Karadeniz Bölgesi’nde görülen su tanrıçası heykelciği ortaya çıkarıldı. Bavyera Eyaleti Anıt Koruma...

Kültür Bakanlığı’ndan Müze Severlere İyi Haber…

17 Aralık 2020

17 Aralık 2020

Teknolojinin gelişmesi her alanda olduğu gibi kültür alanında da değişimin itici gücü oldu. Bu değişimlerin birisi olan Kültür ve Turizm...

LiDAR Teknolojisi ile Romanya Ormanlarında 5.000 Yıllık Kale Keşfedildi

21 Mart 2025

21 Mart 2025

Romanya’nın Neamț bölgesindeki yoğun ormanların derinliklerinde, arkeologlar LiDAR teknolojisinin yardımıyla 5.000 yıllık bir kalenin kalıntılarını ortaya çıkardılar. Bu önemli keşif,...

Ordu’da cami cemaatının yıllardır oturduğu taşın, Roma İmparatoru III. Gordianus dönemi bir mil taşı olduğu ortaya çıktı

10 Kasım 2024

10 Kasım 2024

Ordu’nun Fatsa ilçesinde , Roma İmparatoru III. Gordianus (MS 239) dönemine ait mil taşı bulundu. 1800 yıllık mil taşının, uzun...

İsveç’in Pryssgården kentinde sıra dışı bir Demir Çağı kadın mezarı bulundu

9 Kasım 2024

9 Kasım 2024

İsveç’in Pryssgården kentinde bir Demir Çağı mezarlığında arkeologlar, kadının doğrudan mezarın içine küçük bir iğne ve demir bir çakı ile...

Antik Genomlar İskitlerin Yükselişi ve Kayboluşu Hakkında Yeni Bilgiler Veriyor

27 Mart 2021

27 Mart 2021

İskitler Demir çağının en önemli kültürlerinden biridir. Varlıkları hakkında bir çok bilgiye rağmen hala onlar hakkında bilinmyen bir çok şey...

İsveç’te arkeologlar Viking Demir Bilezik ve Altın Boyun Halkası Keşfetti

23 Mart 2025

23 Mart 2025

İsveç’te arkeologlar Öland adasındaki Löt yakınlarında bir bataklıkta bulunan nadir bir Viking demiri bilezik ve Trollhättan’da 2.000 yıllık altın boyun...

Fizana Kadar Gidenlerin Görmesi Gereken Şehir Ghat!

12 Kasım 2020

12 Kasım 2020

Ghat başkent Trablus’a 1400 km uzaklıkta, Libya-Cezayir sınırının eteklerinde Fezzan’ın (Fizan) güneybatı bölgesinde, batı Libya çölünde yer alan antik bir...

Arkeologlar, Orkney’de “şaşırtıcı” olarak tanımladıkları 5.000 yıllık bir tahta parçası buldular.

11 Ağustos 2021

11 Ağustos 2021

Arkeologlar Orkney’de şaşırtıcı keşifler yapmaya devam ediyor. Organik materyalleri bulmak oldukça zor olsa da arkeologlar Orkney’de 5.000 yıllık bir tahta...

Çin’in Sanxingdui harabelerinde bir metre boyunda bronz heykel bulundu

17 Haziran 2022

17 Haziran 2022

Çinli arkeologlar, Çin’in güneybatısındaki Sichuan Eyaletindeki antik Sanxingdui harabeleri alanında bir metre boyunda bronz heykel keşfettiler. Sichuan Eyaleti Kültürel Kalıntıları...

Yeni bir araştırma; genler dillerin çeşitliliğinde her zaman baş rol oynamıyor

24 Kasım 2022

24 Kasım 2022

Dünya üzerinde 7.000’den fazla dil konuşulmaktadır. Bu dilsel çeşitlilik, biyolojik özellikler gibi, genler aracılığı ile nesilden nesile aktarılır. Charles Darwin’in...

Türk Arkeoloji Öğrencisi Likya Araştırmasıyla Uluslararası Ödüle Layık Görüldü

28 Temmuz 2025

28 Temmuz 2025

Durham Üniversitesi’nden Batuhan Özdemir, 19. yüzyılda Britanya’daki Likya koleksiyonlarını merkeze alan çalışmasıyla prestijli BIAA-Bilkent doktora sonrası bursuna değer görüldü. İngiltere...

Saqqara’da Bilinmeyen Bir Mısır Kraliçesinin Mezarı Keşfedildi “Kraliçe Neit”

18 Ocak 2021

18 Ocak 2021

Giza Piramitinin yakınlarında Saqqara nekropolünde çalışan Mısırlı arkeologlar, 4300 yıl önce Mısır’ı yöneten altıncı hanedanlığın ilk firavunu olan Kral Teti’nin...

Metropolis Antik Kentinde Bulunan Sarnıçlar Şehrin Yaşamına Ayna Tutuyor

5 Ocak 2021

5 Ocak 2021

İzmir’in Torbalı ilçesine Yeniköy ve Özbey mahalleri sınırları içerisinde kalan Metropolis antik şehri kazıları 1990 yılından beri devam ediyor. Kültür...

Sakkara’da kraliyet hekimi “Tanrıça Selket’in Büyücüsü”nün antik mastaba mezarı keşfedildi

8 Ocak 2025

8 Ocak 2025

Mısır Turizm ve Eski Eserler Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, Sakkara arkeolojik alanının güney bölgesinde Fransız ve İsviçreli ortak arkeoloji ekibi,...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]