20 July 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısır’da, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir tapınak keşfedildi

Mısır’daki Arap Çölü’ndeki bir Greko-Romen limanı olan Berenike sahasında kazı yapan arkeologlar, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir tapınak keşfettiler.

Keşif, American Journal of Archaeology’de yayınlandı.

Makalede tapınak araştırmacılar tarafından Falcon Tapınağı olarak adlandırıldı.

Berenike haritası

Berenike, Ptolemaik dönemde M. Ö. üçüncü yüzyılda kuruldu. Ptolomy II Philadelphus tarafından kurulan kent adını Philadelphus’un annesi Mısırlı I. Berenice’den alıyor.

Afrika Boynuzu, Arabistan ve Hindistan arası ticaret yolunun ana giriş noktasında kurulmuş olması Berenike Antik Kenti’ne stratejik özellik kazandırdı.

Berenike, önemli bir Kızıldeniz limanı olma özelliğini Roma ve Bizans dönemlerinde de devam ettiriyor.
Kent kısmen Nubian kökenli göçebe bir nüfus grubu olan Blemis tarafından dördüncü ve altıncı yüzyıllar arasında işgal ediliyor.

Sikait Projesi ekibi Soldan sağa: Delia Eguiluz Maestro, Joan Oller Guzmán, David Fernández Abella ve Vanesa Trevín Pita. Fotoğraf Berenike Projesi/Sikait Projesi
Sikait Projesi ekibi Soldan sağa: Delia Eguiluz Maestro, Joan Oller Guzmán, David Fernández Abella ve Vanesa Trevín Pita. Fotoğraf Berenike Projesi/Sikait Projesi

Polonya Akdeniz Arkeoloji Merkezi ve Delaware Üniversitesi tarafından kazılan alan, dördüncü yüzyıldan itibaren Blemia nüfusu tarafından kendi inanç sistemine uyarlanan ve şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran Mısır geleneğinin küçük bir tapınağını tanımlamayı mümkün kıldı.

Burada bir kafa kaynatmak uygun değildir

University Of Barcelona (UAB) Antik Çağ ve Orta Çağ Bilimleri Bölümü’nden Profesör liderliğindeki Sikait Projesi’nin araştırma ekibi tarafından Falcon Temple “Şahin Tapınağı” olarak adlandırılan dini kompleks, M. S. 4. ila 6. yüzyıllar arasındaki Geç Roma Dönemi’ne karşılık geliyor. Bu dönemde, şehir kısmen Blemmyes tarafından işgal edildi ve kontrol edildi. M. S. 4. yüzyıldan sonra Blemmyes tarafından kendi inanç sistemlerine uyarlanan küçük bir geleneksel Mısır tapınağındaki bir stel üzerindeki yazıtların keşfi ile belirlendi.

Ekip, tapınakta ilk kez yumurtalar ile gömülmüş 15 başsız şahinden oluşan bir adak tarzı düzenleme buldu. Bu keşif, Nil Vadisi’ndeki şahin mezarlarıyla karşılaştırıldığında daha önce bilinmeyen yeni bir antik ritüeli gösterdi.

Şahin Tanrısı'nın yer aldığı stel üzerinde "Bu yerde bir kafa kaynatmak uygun değildir" yazısı bulunuyor.
Şahin başlı tasvir edilen Horus’un yer aldığı stel üzerinde “Bu yerde bir kafa kaynatmak uygun değildir” yazısı bulunuyor. Fotoğraf K. Braulińska; çizim: O.E. Kaper

Diğer bölgelerde, kafası kesilmiş şahinlerin mumyaları da bulunmuş, ancak her zaman Berenike’de olduğu gibi gruplar halinde değil, izole edilmiş şeklinde ele geçmişti.

Tapınakta ele geçen stelde “Burada bir kafa kaynatmak uygun değildir” cümlesi dikkat çekiyor. Normalde bir yazıta karşılık geldiği gibi bir adanmışlık veya şükran işareti olmaktan uzak olan mesaj, içeri giren herkesin tapınağın içindeki hayvanların kafalarını kaynatmasını yasaklayan; kafa kopartmanın saygısızlık olarak görüldüğünü anlatıyor.

Sunulmuş peregrine şahininin tam iskeleti
Sunulmuş peregrine şahininin tam iskeleti

Joan Oller’e göre, “tüm bu unsurlar, Mısır geleneklerini Blemmyes’in katkılarıyla birleştiren, muhtemelen tanrı Khonsu’nun (Ayın eski Mısır tanrısı) ibadetiyle ilgili teolojik bir temel tarafından sürdürülen yoğun ritüel faaliyetlere işaret ediyor”

Makalenin orijinal halini buradan okuyabilirsiniz.

Banner
Related Articles

Orkney’de 5.500 yıllık mezarda iki gizemli taş

2 Eylül 2021

2 Eylül 2021

Orkney’de arkeologlar, 5.500 yıllık bir mezarda iki gizemli taş top keşfettiler. Arkeologlar, Sanday, Tresness’te, İskoçya’nın en eski anıtlarından biri olduğu...

Taş Devri Avcılarının Şaşırtan Dengeleri

18 Kasım 2020

18 Kasım 2020

Leeds Beckett Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar, tarih öncesi avcılar tarafından toplanan taş nesnelerin hayvanları avlamak için silah atmak kadar etkili olduğunu...

Arslantepe Höyüğü’nde 3 Bin Yıllık Geç Hitit Et Pişirme Fırını Keşfedildi

3 Eylül 2025

3 Eylül 2025

Arslantepe Höyüğü’nde arkeologlar, yaklaşık 3.000 yıllık bir yer altı et pişirme fırını keşfetti. Yapı, geleneksel tandıra benzer görünmesine rağmen farklı...

Çatalhöyük’te 8 bin 500 yıllık trepanlı kafatası keşfedildi

23 Aralık 2023

23 Aralık 2023

Konya’da Neolitik Çağ yerleşimi 9.000 yıllık Çatalhöyük’te bulunan bir kafatasında trepanasyon (kafatası delme işlemi) izleri bulundu. Güneyde Mezopotamya şehirlerinin yükselişinden...

Arkeoloğun Bir Şey Yok Dediği Yerde Tarih Yatıyor

10 Temmuz 2021

10 Temmuz 2021

İstanbul, tarihin her devrine ait birçok izleri içinde barındırıyor. Yarımburgaz mağarası ve Megaralıların günümüz Kadıköy ilçesinde kurdukları ilk yerleşim olan...

İskit El İşçiliğinin En Değerli Ürünü Olan Dünyanın En Eski Halısı “Pazyryk Halısı” İnceleniyor

6 Mart 2021

6 Mart 2021

Altay Bölgesi Pazyryk Vadisinde bulunan Pazyryk halısı, 2016 yılında dünyanın en eski halısı olarak kabul edildi.Rus arkeolog Sergei Rudenko 1949’da...

Antik Likya Kenti Phaselis’te mahkeme ikinci yürütmeyi durdurma kararı verdi

7 Haziran 2023

7 Haziran 2023

Antik Likya Kenti Phaselis’te yapımı tamamlanma aşamasına gelen Bostanlık ve Alacasu koylarındaki halk plajları için Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge...

Ayasuluk Tepesi kazılarında bulunan Miken figürünü Arzava Krallığı’nın başkentinin Selçuk olduğunu kuvvetlendiriyor

11 Haziran 2022

11 Haziran 2022

Ayasuluk Tepesi kazılarında, Anadolu Tunç Çağı krallıklarından Arzava Krallığı’nın başkenti Appasas’ın Selçuk olduğunu kuvvetlendiren 3 bin 200 yıllık Miken figürünü...

Ege’de Küçük Bir Kayalıkta Bulunan Antik Kent Şaşırtmaya Devam Ediyor

9 Kasım 2020

9 Kasım 2020

Tesalya Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden arkeologlar, bir zamanlar erken Bizans döneminde önemli bir şehre ev sahipliği yapan Yunan adası Kythnos yakınlarındaki...

Nimes’te Dikkat Çekici Yer Süslemeleriyle Bezenmiş Roma Dom’ları

26 Şubat 2021

26 Şubat 2021

Nîmes kentinde kazı yapan arkeologlar, iki yüksek statülü Roma domusunun (evlerinin) kalıntılarını keşfettiler. Fransa’nın Nimes şehri tarih verimliliği açısından oldukça...

Truva’nın 3.500 yıllık Kemerdere Su Kemeri Restore Ediliyor

8 Ocak 2021

8 Ocak 2021

Truva (Troya), tarih ve mitolojinin baskın antik kenti… Günümüz Çanakkale il sınırları içerisinde Kaz Dağları’nın eteklerinde konumlanan tarihin refah, zenginlik,...

Antik Çağ insanın beslenmesinde zengin fakir ayrımı dikkat çekiyor

25 Kasım 2021

25 Kasım 2021

Yerleşik hayata geçilmesi ile birlikte görülmeye başlayan yönetici, elit yapı, mülkiyet sahipliliği, kaynakların adaletsiz kazanımı ve dağılımından doğan varsıllığın yoksul...

Nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya çıkarıldı

12 Ağustos 2023

12 Ağustos 2023

Roma medeniyeti ile özdeşleşen birbirinden güzel ve ilginç taban mozaiklerin içinde nadir görülen kanatlı Medusa başı tasvirli taban mozaiği ortaya...

Dünyanın En Eski Pantolonu Üç Dokuma Tekniğiyle Üretilmiş

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

2014 yılında, bir grup arkeolog Çin’de yaklaşık 3300 yıl öncesine ait şimdiye kadar bulunan en eski bir çift yün pantolon...

Kayıp Atlantis Kıtası Ege Denizi’nde Olabilir mi?

21 Aralık 2020

21 Aralık 2020

Gizemini koruyan efsanevi iki kayıpk ıtası Atlantis ve Mu için lokalizasyon çalışmaları devam ediyor. Kayıp kıta Atlantis‘in, günümüz Yunan adalarından...

Comments
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]