30 May 2026 Gelecek Geçmişin Ürünüdür

Mısır’da, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir tapınak keşfedildi

Mısır’daki Arap Çölü’ndeki bir Greko-Romen limanı olan Berenike sahasında kazı yapan arkeologlar, şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran bir tapınak keşfettiler.

Keşif, American Journal of Archaeology’de yayınlandı.

Makalede tapınak araştırmacılar tarafından Falcon Tapınağı olarak adlandırıldı.

Berenike haritası

Berenike, Ptolemaik dönemde M. Ö. üçüncü yüzyılda kuruldu. Ptolomy II Philadelphus tarafından kurulan kent adını Philadelphus’un annesi Mısırlı I. Berenice’den alıyor.

Afrika Boynuzu, Arabistan ve Hindistan arası ticaret yolunun ana giriş noktasında kurulmuş olması Berenike Antik Kenti’ne stratejik özellik kazandırdı.

Berenike, önemli bir Kızıldeniz limanı olma özelliğini Roma ve Bizans dönemlerinde de devam ettiriyor.
Kent kısmen Nubian kökenli göçebe bir nüfus grubu olan Blemis tarafından dördüncü ve altıncı yüzyıllar arasında işgal ediliyor.

Sikait Projesi ekibi Soldan sağa: Delia Eguiluz Maestro, Joan Oller Guzmán, David Fernández Abella ve Vanesa Trevín Pita. Fotoğraf Berenike Projesi/Sikait Projesi
Sikait Projesi ekibi Soldan sağa: Delia Eguiluz Maestro, Joan Oller Guzmán, David Fernández Abella ve Vanesa Trevín Pita. Fotoğraf Berenike Projesi/Sikait Projesi

Polonya Akdeniz Arkeoloji Merkezi ve Delaware Üniversitesi tarafından kazılan alan, dördüncü yüzyıldan itibaren Blemia nüfusu tarafından kendi inanç sistemine uyarlanan ve şimdiye kadar görülmemiş antik dini ritüeli barındıran Mısır geleneğinin küçük bir tapınağını tanımlamayı mümkün kıldı.

Burada bir kafa kaynatmak uygun değildir

University Of Barcelona (UAB) Antik Çağ ve Orta Çağ Bilimleri Bölümü’nden Profesör liderliğindeki Sikait Projesi’nin araştırma ekibi tarafından Falcon Temple “Şahin Tapınağı” olarak adlandırılan dini kompleks, M. S. 4. ila 6. yüzyıllar arasındaki Geç Roma Dönemi’ne karşılık geliyor. Bu dönemde, şehir kısmen Blemmyes tarafından işgal edildi ve kontrol edildi. M. S. 4. yüzyıldan sonra Blemmyes tarafından kendi inanç sistemlerine uyarlanan küçük bir geleneksel Mısır tapınağındaki bir stel üzerindeki yazıtların keşfi ile belirlendi.

Ekip, tapınakta ilk kez yumurtalar ile gömülmüş 15 başsız şahinden oluşan bir adak tarzı düzenleme buldu. Bu keşif, Nil Vadisi’ndeki şahin mezarlarıyla karşılaştırıldığında daha önce bilinmeyen yeni bir antik ritüeli gösterdi.

Şahin Tanrısı'nın yer aldığı stel üzerinde "Bu yerde bir kafa kaynatmak uygun değildir" yazısı bulunuyor.
Şahin başlı tasvir edilen Horus’un yer aldığı stel üzerinde “Bu yerde bir kafa kaynatmak uygun değildir” yazısı bulunuyor. Fotoğraf K. Braulińska; çizim: O.E. Kaper

Diğer bölgelerde, kafası kesilmiş şahinlerin mumyaları da bulunmuş, ancak her zaman Berenike’de olduğu gibi gruplar halinde değil, izole edilmiş şeklinde ele geçmişti.

Tapınakta ele geçen stelde “Burada bir kafa kaynatmak uygun değildir” cümlesi dikkat çekiyor. Normalde bir yazıta karşılık geldiği gibi bir adanmışlık veya şükran işareti olmaktan uzak olan mesaj, içeri giren herkesin tapınağın içindeki hayvanların kafalarını kaynatmasını yasaklayan; kafa kopartmanın saygısızlık olarak görüldüğünü anlatıyor.

Sunulmuş peregrine şahininin tam iskeleti
Sunulmuş peregrine şahininin tam iskeleti

Joan Oller’e göre, “tüm bu unsurlar, Mısır geleneklerini Blemmyes’in katkılarıyla birleştiren, muhtemelen tanrı Khonsu’nun (Ayın eski Mısır tanrısı) ibadetiyle ilgili teolojik bir temel tarafından sürdürülen yoğun ritüel faaliyetlere işaret ediyor”

Makalenin orijinal halini buradan okuyabilirsiniz.

Banner
Benzer Yazılar

Romalılarda çarmıha germenin ilk kanıtı Cambridgeshire köyünde keşfedildi

9 Aralık 2021

9 Aralık 2021

İngiltere’nin Cambridgeshire köyünde, Romalıların suçlulara uyguladıkları ceza yöntemi çarmıha gerilmenin en eski kanıtı keşfedildi. Çarmıha gerilme yöntemi Roma döneminin en...

Oxford Üniversitesi araştırmacıları şimdiye kadarki en büyük insan soy ağacını oluşturdu

27 Şubat 2022

27 Şubat 2022

Oxford Üniversitesi araştırmacıları, günümüzden binlerce yıl önce Afrika’dan başlayan insan genetik çeşitliliğini izleyerek şimdiye kadar oluşturulan en büyük insan soy...

Türkçe, Korece, Moğolca ve Japonca 9.000 yıl önce yaşayan çiftçilerde izlendi

11 Kasım 2021

11 Kasım 2021

İletişim aracı dilin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığına dair kesin bir bilgiye sahip değiliz. İnsanın ilk atasının, işaretler ve...

Theodosius Limanı’ndaki gemi enkazında bulunan 1.600 yıllık kadın sandalet ve tarak

14 Nisan 2023

14 Nisan 2023

Marmara Denizi kıyısında inşa edilen ikinci büyük liman olan Theodosius Limanı’nın (Portus Theodosiacus) kazıları sırasında ortaya çıkarılan 1.600 yıllık sandalet...

Japon ve Çinli Arkeologlar Şanlıurfa’daki Taş Tepeler Projesi’ne Katılıyor

2 Mayıs 2026

2 Mayıs 2026

Taş Tepeler Projesi’ne Japon ve Çinli arkeologların katılmasıyla, Şanlıurfa dünyanın en önemli Neolitik araştırma alanlarından biri olarak daha güçlü bir...

Ölü Şehirler

30 Ocak 2021

30 Ocak 2021

“Unutulmuş Şehirler” olarak da adlandırılan Ölü Şehirler, Halep platosunda Kuzey-Batı Suriye’de bulunan bir dizi antik kent, anıt ve yerleşim yeridir....

İnsanların Büyük Beyinlerinin Gelişimini Ne Tetikledi?

15 Mart 2021

15 Mart 2021

İnsanların büyük beyinlerinin gelişimi bilim insanları tarafından hala tam anlamıyla çözümlenemeyen bir olaydır. Bu yüzden her yıl farklı hipotezler geliştiren...

Gökçeada, Ege Adaları Arasında Tarım ve Hayvancılığa Dayalı İlk Köy Yerleşimini Barındırıyor

26 Temmuz 2025

26 Temmuz 2025

Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde yer alan Uğurlu-Zeytinlik Höyüğü’nde 15 yıldır süren arkeolojik kazılar, Ege adaları arasında tarım ve hayvancılığa dayalı en...

Kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu

5 Ocak 2023

5 Ocak 2023

Kudüs yakınlarında 2017 yılında gerçekleştirilen kazılar sırasında kendini demir halkalarla zincirleyen Bizans keşişe ait iskelet bulundu. Kilolarca ağırlıkta demir halkalarla...

Tunç Çağı kalay bulmacasını kim çözecek? 

3 Ekim 2023

3 Ekim 2023

Uzmanlar, Tunç Çağı’nda kılıç, miğfer, bilezik, tabak veya sürahilerin yapımında kullanılan kalayın hangi madenlerden geldiği sorusunu 150 yıldır tartışıyorlar. Kalayın...

Dara Antik Kenti’nde daha önce görülmeyen ampulla bulundu

11 Ocak 2022

11 Ocak 2022

Ampulla, antik dönemlerde Hristiyan hacıların kutsal merkezleri ziyaretleri sırasında oradan getirdikleri koku kaplarına verilen genel isimdir. Birçok antik dönem kent...

Gre Fılla Höyüğü buluntuları bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösteriyor

4 Ağustos 2022

4 Ağustos 2022

Diyarbakır’ın Kocaköy ilçesindeki Gre Fılla Höyüğü’nde gerçekleştirilen kazılarda elde edilen buluntular bölgenin Göbeklitepe ile çağdaş olduğunu gösterdi. Çanak-Çömleksiz Neolitik Dönem’de...

Kadınlar, Antik Yunan Seramiklerinin Ardındaki Gerçek Kahramanlar mıydı?

2 Ocak 2021

2 Ocak 2021

Dipylon amforasını klasik arkeolojiyle ilgilenen herkes duymuştur. Antik Atina kentinin kuzeybatısında Kerameikos’taki Dipylon Kapısı civarında Dipylon mezarlığında bulunmuştur. Amforayı yapan...

Dünya’nın en eski kalpazanlığı

22 Kasım 2020

22 Kasım 2020

Hayfa Üniversitesi ve Kudüs İbrani Üniversitesi, Arkeoloji Bilimi Dergisi’nin gelecek ay yayınlanması beklenen sayısında Dünya’nın en eski kalpazanlığı konusunu ele...

Arkeologlar, 1.000 yıl önce ‘kocasının’ yanına gömülmüş, yüzünün üst kısmı oyulmuş soylu bir kadın buldular

4 Kasım 2023

4 Kasım 2023

Arkeologlar, Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletindeki Eisleben kasabası yakınlarında kocasının yanına gömülmüş, yüzü ve başı oyulmuş 1.000 yıllık bir kadın kalıntısını ortaya...

Yorumlar
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

[mc4wp_form id=”621″]